İran'ın Hürremabad kentini İsrail drone'ları mı vurdu?

Şehirde duyulan şiddetli sesin ardından sarsıntı yaşandı

Hürremabad'daki askeri üste Şahab-3 füzelerine ait fırlatma sistemleri yer alıyor (AP)
Hürremabad'daki askeri üste Şahab-3 füzelerine ait fırlatma sistemleri yer alıyor (AP)
TT

İran'ın Hürremabad kentini İsrail drone'ları mı vurdu?

Hürremabad'daki askeri üste Şahab-3 füzelerine ait fırlatma sistemleri yer alıyor (AP)
Hürremabad'daki askeri üste Şahab-3 füzelerine ait fırlatma sistemleri yer alıyor (AP)

İran'ın Loristan eyaletindeki Hürremabad kentinde duyulan şiddetli sesin ardından meydana gelen sarsıntıda İsrail'in rolü olabileceği öne sürüldü.

Tesnim Haber Ajansı'nın aktardığına göre pazartesi akşamı yerel saatle 22.00 civarında duyulan şiddetli sesin ardından kentte güçlü bir sarsıntı yaşandı.

Tahran Üniversitesi Jeofizik Enstitüsü, bölgede herhangi bir deprem kaydedilmediğini bildirdi. Loristan eyaleti Kriz Yönetimi Genel Müdürü Mehdi Pazuki de sarsıntının ve sesin kaynağının henüz tespit edilemediğini ama  patlama ihtimali üzerinde durulduğunu belirtti. 

Öte yandan İsrail merkezli haber sitesi Times of Israel, Hürremabad kentinin yaklaşık 35 kilometre uzağında İmam Ali askeri üssünün yer aldığına dikkat çekti.

Söz konusu üste Şahab-3 adlı orta menzilli balistik füzeler üretiliyor. Haberde, füzenin yeni tasarlanan modelinin menzilinin 2 bin kilometreye çıkarıldığı ve İsrail'i vurabilecek kapasitede olduğuna da işaret edildi. 

Yazar ve gazeteci Babak Taghvaee, X'te yaptığı paylaşımda, patlamanın ve sarsıntının İsrail'in ulusal istihbarat teşkilatı Mossad'ın düzenlediği drone saldırısı nedeniyle yaşandığını öne sürdü.

Taghvee, İran Devrim Muhafızları'na ait üssün yakıt deposunun Mossad'a ait drone'larla vurulduğunu iddia etti. 

ABD'de yaşan İran asıllı araştırmacı gazeteci Erfan Fard da X'ten yaptığı paylaşımda, üssün Mossad tarafından vurulduğunu ileri sürdü. Tahran yönetiminin saldırıyı gizlemeye çalıştığını iddia eden Fard, üste Şahab-3 füzelerinin geliştirildiğini ve İsrail istihbaratının burayı etkisiz hale getirmeye çalıştığını savundu. 

Tahran yönetimi olaya dair henüz açıklama yapmazken, iddialar bağımsız olarak doğrulanamadı.  

Olayın, İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Rıza Talayinik'in pazar günü "Elimizde İsrail'i vurabilecek füzeler var" demesinin ardından yaşanması da dikkat çekti. 

Sözcü, füzeye 2020'de ABD'nin düzenlediği suikastla öldürülen Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani onuruna "Hacı Kasım" adının verildiğini söylemişti.

Independent Türkçe



Netflix izleyicileri, yeni filmi yerden yere vuruyor: "Berbat ötesi"

Paul Dano, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'nda CGI örümcek rolünde (Netflix)
Paul Dano, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'nda CGI örümcek rolünde (Netflix)
TT

Netflix izleyicileri, yeni filmi yerden yere vuruyor: "Berbat ötesi"

Paul Dano, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'nda CGI örümcek rolünde (Netflix)
Paul Dano, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'nda CGI örümcek rolünde (Netflix)

Amerikalı komedi kralı Adam Sandler'ın başrolünü oynadığı son film Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu (Spaceman), Netflix izleyicilerinden sert eleştiriler alıyor.

Uncut Gems'in 57 yaşındaki yıldızı filmde, eşi Lenka'yla (Maestro'dan Carey Mulligan canlandırıyor) evliliğinin çökmesinden kısa süre sonra Güneş Sistemi'nin sınırına bir göreve gönderilen Çek astronot Jakub Procházka'yı canlandırıyor.

Fakat izleyiciler filmin çıkış noktasını ve kafa karıştırıcı bir seçimle yardımcı oyuncu rolünde dev bir CGI örümcek olmasını yerden yere vuruyor.

Sandler'ın karakteri, Kan Dökülecek'ten (There Will be Blood) Paul Dano'nun seslendirdiği büyük boy örümcekle karşılaştığında ikili ilk başta birbirlerine karşı temkinli davranıyor. Ancak astronot, Hanus adlı örümceğin paylaşabileceği terapötik bir bilgeliği olabileceğinin farkına varıyor.

Netflix hayranları filmin çıkış noktasına ikna olmamış gibi görünürken, izleyiciler yapımı "berbat" ve "düpedüz aptalca" diye nitelendiriyor.

Bir X/Twitter kullanıcısı, "Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu berbat ötesi. Psikolojik değil, düpedüz aptalca" diye yazdı.

Başka biriyse şöyle ekledi:

Dün gece #Spaceman'de birkaç saat Adam Sandler izledim. Bu [bir] ağıttı. Ayrıca uzaylı da dev bir terapist örümcekti.

Bir hayran da yapımı, izlediği "EN KÖTÜ filmlerden biri" diye nitelendirecek kadar acımasızdı.

Öte yandan bazıları daha diplomatikti; bir izleyici filmin "harika performanslar, ilginç fikirler ve ağır temalar" barındırdığını fakat "yavaş temposu nedeniyle batağa saplandığını" yazdı.

Bununla beraber bir başka izleyiciyse filmin "aptalca bir çıkış noktası" olmasına rağmen vurucu temaları ele aldığını söyledi.

Aptalca bir çıkış noktası gibi gelen şey, son derece üzücü ve dokunaklı bir filme dönüşüyor; bu hafta sonu izlemek isteyen herkese şiddetle tavsiye ederim.

Bir başkası da "Hayatımda dost canlısı bir şekilde konuşan dev bir örümceğe ihtiyacım olduğunu bilmiyordum ama teşekkürler Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu" diye espri yaptı.

Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu'ndaki CGI örümceği seslendirmesi hakkında The Independent'a konuşan Dano filmin çıkış noktasının, "kulağa buradan bir şey çıkacak kadar çılgınca geldiğini" düşündüğü için imza attığını söylemişti.

Dano gülerek "Adam Sandler'ın bir uzay gemisinde dev bir örümcekle konuştuğunu duyduğumda dedim ki… Tamam" demişti.

Kulağa buradan bir şey çıkacak kadar çılgınca geldi.

Film eleştirmeni Geoffrey Macnab, Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu üzerine The Independent'ta kaleme aldığı iki yıldızlı incelemede filmin kimlik sorunu yaşadığını yazıyor.

Macnab bu filmin "Dünya gezegeninde çözülmemiş kişisel meseleleri olan, evinden çok uzaktaki astronotlarla ilgili filmlerden biri" olduğunu söylüyor.

Bir ilişki draması mı, insanın yalnızlığı üzerine Tarkovski tarzı bir meditasyon mu yoksa hayatta kalmaya çalışan bir astronotla ilgili Yerçekimi (Gravity) benzeri bir destan mı izlediğimizden asla tam emin olamıyoruz.

Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu, Netflix'te yayında.

Independent Türkçe


Donald Trump zafer üstüne zafer kazandı

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Donald Trump zafer üstüne zafer kazandı

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Eski Başkan Donald Trump cumartesi günü Idaho, Michigan ve Missouri önseçimlerinde kazandığı zaferlerle Cumhuriyetçi adayı olmaya yaklaştı ve kalan tek rakibi Nikki Haley'i daha da geride bıraktı.

Idaho'da oyların yüzde 89,3'ünü, Missouri'de ise yüzde 100'ünü alan Trump bu önseçimleri kolaylıkla kazandı.

Eski Başkan cumartesi günü Michigan'da mevcut 39 delegenin tamamını topladı. Önceki günlerde Michigan'da yapılan ayrı bir önseçimde Trump diğer 16 delegenin 12'sini kazanmıştı.

Cumartesi günkü karşılaşmalar Süper Salı'dan önceki son seçimlerdi. Salı günü Nikki Haley, önseçimlerde tutunabileceğini ve seçmenlere bir alternatif sunabileceğini göstermek adına tek bir eyaleti bile almaya muhtaç.

Aralarında Haley'nin de bulunduğu bazı kişiler, 91 ağır suçlamayla karşı karşıya olan Trump'ın yarıştan çekilebileceğine inandıklarını üstü kapalı bir şekilde ima ediyor. 

5 Mart'ta Alabama, Alaska, Arkansas, Kaliforniya, Colorado, Maine, Massachusetts, Minnesota, Kuzey Carolina, Oklahoma, Tennessee, Teksas, Utah, Vermont ve Virginia'da seçmenler sandık başına gidecek. Temmuzda düzenlenecek Ulusal Cumhuriyetçi Kongre öncesindeki bu oylama dalgası, delegelerin üçte birinden fazlasını oluşturuyor.

Haley için bu salı günü kampanyasını yeniden canlandırması için bir fırsat. Trump içinse yarışı kesin bir şekilde bitirme zamanı.

Anketler Haley'nin herhangi bir yerde önde olduğunu göstermiyor ancak kampanyası banliyö nüfusunun yüksek olduğu eyaletlerde iyimser bir tutum sergiliyor.

Haley'nin süper PAC yönetimine yakın bir kaynak, Cumhuriyetçi aday adayının Güney Carolina'daki yenilgisinin ardından geçen hafta gazetecilere verdiği röportajda, "Vermont, Utah, Virginia. Bence demografik olarak bakarsanız, Haley'nin kazanma şansının olduğu eyaletler var" dedi. 

Trump bugüne kadar Cumhuriyetçi önseçimlerinde her eyaleti kazandı. Haley, Florida Valisi Ron DeSantis ve işadamı Vivek Ramaswamy'nin ocaktaki Iowa önseçimlerinin ardından adaylıktan çekilmeleriyle Trump'ın son rakibi oldu.

Eski Başkan, Cumhuriyetçi seçmenlerin favorisi olmaya devam ediyor ve bazı son anketlere göre birtakım salıncak eyaletlerde de Başkan Joe Biden'ın önünde yer alıyor.

Ancak diğer anketler, önemli sayıda Cumhuriyetçinin ve Amerika'nın bağımsız seçmenlerinin kasımdaki seçimde Trump'a oy vermeyeceğini gösteriyor.

Independent Türkçe


Kabataş-Bağcılar tramvay hattı seferlerinde düzenleme

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Kabataş-Bağcılar tramvay hattı seferlerinde düzenleme

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nda yapılacak hat revizyon çalışmaları nedeniyle sefer saatlerinde düzenlemeye gidildi.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nda bu gece yapılacak hat revizyon çalışmaları kapsamında Kabataş'tan Bağcılar yönüne saat 23.30'da, Bağcılar'dan Kabataş yönüne saat 23.20'de aktarmasız son sefer yapılacağı belirtildi.

Açıklamada, aktarmasız son sefer sonrası Kabataş-Sultanahmet ve Yusufpaşa-Bağcılar istasyonları arasında seferlerin normal işletme düzeninde devam edeceği, Yusufpaşa-Sirkeci istasyonları arasında ücretsiz İETT otobüsleri ile hizmet verileceği bilgisi paylaşıldı.


İsrailli siyaset bilimci, "mesihçi radikallerin" ülkenin politikalarını şekillendirdiğini söyledi

Fotoğraf: Mostafa Alkharouf/AA
Fotoğraf: Mostafa Alkharouf/AA
TT

İsrailli siyaset bilimci, "mesihçi radikallerin" ülkenin politikalarını şekillendirdiğini söyledi

Fotoğraf: Mostafa Alkharouf/AA
Fotoğraf: Mostafa Alkharouf/AA

İsrailli Siyaset Bilimci Gayil Talshir, Filistinlilerin Gazze Şeridi'nden sürülmesi gerektiğine dair aşırı fikirler ortaya atan aşırı sağcı "mesihçi radikallerin" ülkeyi ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun başındaki hükümetin politikalarını şekillendirdiğini belirtti.

İsrail'in Haaretz gazetesine konuşan Kudüs İbrani Üniversitesinde görev yapan siyaset bilimci Talshir, ülkedeki mesihçi radikal grupların İsrail'in siyasi liderliğini ve politikalarını nasıl şekillendirdiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kudüs Uluslararası Kongre Merkezi'nde 28 Ocak'ta aşırı sağcılar tarafından düzenlenen ve "Filistinlileri Gazze'den sürme" fikrini savunan konuşmaların yapıldığı konferansa işaret eden Talshir, toplantıya katılanlar arasında Likud, Dini Siyonizm, Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) ve Birleşik Tevrat Yahudiliği gibi dört partiden en az 10 bakan ve İsrail parlamentosunun neredeyse dörtte birine tekabül eden 27 milletvekilinin olduğuna dikkati çekti.

Aşırılık yanlısı fikirleriyle tanınan Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in "dinci" siyonist hareketi ele geçirdiğini ve bununla birlikte aşırı dinsel mesajların İsrail siyasetinin ana akımına yerleştiğini söyleyen Talshir, şöyle devam etti:

Örneğin, Tapınak Tepesi'ni (Mescid-i Aksa) ziyaret etmek. Yahudiliğin çoğu akımında aşırı bir eylem olarak değerlendirilen bu eylem, bugün sağda milliyetçi-sembolik bir eylem haline geldi. Aynı şey, Filistinlilerin özel mülkiyetindeki araziler üzerine inşa edilen ve bugün 'genç yerleşim yerleri' olarak anılan yasa dışı yerleşimci ileri karakolları için de geçerli. Bugün bunlar artık Netanyahu hükümetinin çizgisini dikte ediyor.

Netanyahu'nun siyasi çıkarları için başında bulunduğu Likud Partisini aşırı sağcıların partisi haline getirdiğine işaret eden İsrailli siyaset bilimci, "Şu anda Netanyahu'yu kontrol edenler, İsrail'deki siyasi sistemin nasıl kontrol edileceğinin genetik kodunu kırmış kişilerdir. Ona büyük bir saygı ve halkın lideri rolünü sunuyorlar ve karşılığında da eğitim sistemi, medya, yargı, ekonomi ve tabii ki işgal altındaki bölgeler gibi toplumun daha derin yapılarının kontrolünü alıyorlar." ifadelerini kullandı.

Gayil Talshir, İsrail'in Suudi Arabistan, Mısır ve Filistin ile jeostratejik bir anlaşmaya yönelik fırsatının hazirana kadar devam edeceğini ifade ederek, bu tarihten sonra ABD yönetiminin ülkedeki seçimler nedeniyle diplomasi hamlelerinin zorlaşacağını söyledi.

Benny Gantz ve Gadi Eisenkot gibi Savaş Kabinesi üyelerinin Netanyahu'ya ultimatom vermesi gerektiğini belirten Talshir, bu sayede Netanyahu'nun ülkenin çıkarlarını ilgilendiren kararlar almaya zorlanabileceğini belirtti.


Pakistan meclisinde yapılan oylamada Şahbaz Şerif ikinci kez başbakan seçildi

Pakistanlı politikacı Şehbaz Şerif (AFP)
Pakistanlı politikacı Şehbaz Şerif (AFP)
TT

Pakistan meclisinde yapılan oylamada Şahbaz Şerif ikinci kez başbakan seçildi

Pakistanlı politikacı Şehbaz Şerif (AFP)
Pakistanlı politikacı Şehbaz Şerif (AFP)

Pakistan Ulusal Meclis Başkanı Serdar Ayaz Sadık, Pakistan Müslüman Ligi-Navaz Partisi (PML-N) Başkanı Şahbaz Şerif'in, 201 oy alarak ikinci kez başbakan seçildiğini duyurdu.

The Dawn gazetesinin haberine göre, PML-N, Pakistan Halk Partisi (PPP) ve farklı siyasi partilerden oluşan ittifakın ortak adayı Şerif, Pakistan'ın yeni başbakanı oldu.

Ulusal Meclis Başkanı Sadık, Şerif'in, mecliste yapılan oylamada geçerli oyların 201'ini alarak ikinci kez başbakan seçildiğini açıkladı.

Başbakanlık seçiminde, Şerif'in rakibi olan ve eski Başbakan İmran Han'ın partisi Pakistan Adalet Hareketi (PTI) adayı Ömer Eyüp Han ise 92 oy aldı.

Şerif, 2022-2023 arasında da Pakistan Başkanı olarak görev yapmıştı.

Üç dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif'in kardeşi Şahbaz Şerif, 11 Nisan 2022'de mecliste düzenlenen seçimde 174 oyla çoğunluğun desteğini alarak başbakan seçilmiş ve ülkeyi Ağustos 2023'e kadar yönetmişti.


MSB, orta irtifa hava savunma füze sistemi HİSAR-O'nun atış görüntülerini paylaştı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

MSB, orta irtifa hava savunma füze sistemi HİSAR-O'nun atış görüntülerini paylaştı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), orta irtifa hava savunma füze sistemi HİSAR-O'nun atış görüntülerini paylaştı.

MSB'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Hava Savunma Tugay Komutanlığımızın envanterinde bulunan orta irtifa hava savunma füze sistemi HİSAR-O, kritik tesis, nokta ve birliklerin hava savunması görevini gerçekleştirmek üzere hedef tespit, teşhis, sınıflandırma, takip, komuta kontrol ve atış kontrol fonksiyonlarını dağıtık ve esnek mimaride icra edebiliyor. Sistem bataryası 3 füze fırlatma aracı, 1 orta menzilli hava savunma radarı, 1 atış kontrol merkeziyle ilave destek ünite ve araçlarından oluşuyor."


Yerel seçimlerde yarışacak adayların listeleri kesinleşti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Yerel seçimlerde yarışacak adayların listeleri kesinleşti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri'ne katılabilecek siyasi partilerin adayları ve bağımsız adaylara ilişkin kesin listeler, il ve ilçe seçim kurullarınca ilan edildi. İl seçim kurullarınca, birleşik oy pusulalarının basımına ve basımı tamamlandıkça bir plan dahilinde ilçe seçim kurulu başkanlıklarına dağıtımına ve teslimine de bugün başlanacak.

Yerel seçimlere ilişkin, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), Mahalli İdareler Genel Seçimleri için ilan ettiği seçim takvimi işliyor.

Takvim doğrultusunda, seçime katılma yeterliliğine sahip siyasi partiler ile bağımsız adaylar, 20 Şubat'ta il ve ilçe seçim kurullarına adaylık listelerini teslim etti.

İl ve ilçe seçim kurulları, siyasi partilerin verdikleri aday listelerini inceleyerek eksiklikleri saptadı. Eksikliklerin siyasi partilerce tamamlanmasının ardından geçici aday listeleri ilan edildi.

Geçici aday listeleri üzerindeki incelemelerin de ardından siyasi partiler, aday listelerinde meydana gelen eksiklikleri tamamlayarak ilgili seçim kurullarına dün bildirdi.

Siyasi parti ve bağımsız adaylara ilişkin kesin listeler, bugün il ve ilçe seçim kurullarınca ilan edildi. Listeler, il ve ilçe seçim kurulu binalarına asıldı.

Adayların ilanından sonra, adaylıktan istifa, seçim sonuna kadar dikkate alınmayacak, ancak, bu adaylar seçilirse, istifaları hüküm ifade edecek ve yerlerine kendilerinden sonra gelenler seçilmiş sayılacak, ölüm halinde de aynı şekilde hareket edilecek.

Listelerin ilanının ardından il seçim kurullarınca birleşik oy pusulalarının basımına başlanacak. Basım işlemleri tamamlandıkça pusulalar bir plan dahilinde ilçe seçim kurulu başkanlıklarına gönderilecek.


Lavrov, ADF’deki etkinliklerin uluslararası yükümlülükleri hatırlattığını bildirdi

Fotoğraf: Mehmet Ali Özcan/AA
Fotoğraf: Mehmet Ali Özcan/AA
TT

Lavrov, ADF’deki etkinliklerin uluslararası yükümlülükleri hatırlattığını bildirdi

Fotoğraf: Mehmet Ali Özcan/AA
Fotoğraf: Mehmet Ali Özcan/AA

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Antalya Diplomasi Forumu'nda (ADF) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı oturum ve diğer etkinliklerin, uluslararası yükümlülüklere ülkelerin nasıl yaklaşması gerektiğini yeniden düşündürdüğünü söyledi.

Lavrov, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu ve Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen ADF sonrasında basın toplantısı düzenledi.

ADF’nin tamamlandığını belirten Lavrov, “Bu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan nispeten yeni bir siyaset bilimi formatıdır.” ifadesini kullandı.

Türkiye'de geçen yıl yaşanan yıkıcı deprem nedeniyle bir araya gelemediklerini dile getiren Lavrov, depremin sonuçlarının aşılması ve mağdurlara yardım edilmesi için tüm çabaların yoğunlaşması gerektiğini anımsattı.

Lavrov, Rusya’nın o dönemde Türkiye’ye yardım eden ilk ülkelerden biri olduğuna dikkati çekerek, deprem bölgesine arama kurtarma ekipleri, inşaat malzemeleri, insani yardım gönderdiklerini aktardı.

Umarım (forumdaki) müzakere faydalı olmuştur

Lavrov, bu seneki ADF’de geçen yılın telafi edildiğini kaydederek, forumda devlet ve hükümet başkanları da dahil olmak üzere 100'den fazla ülkenin temsil edildiğini, dışişleri bakanları düzeyinde çok sayıda katılımcı olduğunu bildirerek, "Bu fırsatı değerlendirerek basın aracılığıyla Türk meslektaşlarımıza misafirperverlikleri ve sıcak karşılamaları için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.” dedi.

Forumdaki programlar çerçevesinde “ABD öncülüğündeki Kolektif Batı’nın, tüm devletlerin egemen eşitliğine saygı ilkesi ile Birleşmiş Milletler Tüzüğü'nün ilkelerini açıkça hiçe saymasına” dikkati çektiğini söyleyen Lavrov, Batı’nın mevcut uluslararası durumu kendi kurallarını dayatmak için kullandığını belirtti.

Rus Bakan, “Umarım (forumdaki) müzakere faydalı olmuştur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuştuğu oturum ve diğer panellerde nerede olduğumuz ve uluslararası yükümlülüklerimize nasıl yaklaştığımızı yeniden düşünmemiz gerektiği vurgulandı.” değerlendirmesinde bulundu.


İtalyan savaş gemisi, Kızıldeniz'de bir İHA düşürdü

Fotoğraf: AA_Arşiv
Fotoğraf: AA_Arşiv
TT

İtalyan savaş gemisi, Kızıldeniz'de bir İHA düşürdü

Fotoğraf: AA_Arşiv
Fotoğraf: AA_Arşiv

İtalya, Kızıldeniz'deki güdümlü füze destroyeri Duilio'nun, Yemen'deki Husilere ait bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü bildirdi.

İtalya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Duilio gemisinin, Kızıldeniz'de seyrüsefer ile ticaret güzergahlarının güvenliğini temin etme kapsamında bölgede bulunduğu belirtilerek, "Duilio gemisi, öğleden sonra meşru müdafaa prensibi çerçevesinde Kızıldeniz'de bir İHA'yı düşürdü. Önceki saldırılarda kullanılanlara benzer özelliklere sahip İHA, İtalyan gemisine yaklaşık 6 kilometre uzaklıktaydı ve üzerine doğru gelmekteydi." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto da "Husilerin terörist saldırıları uluslararası hukukun ciddi ihlalidir ve ekonomimizin bağlı olduğu deniz trafiğinin güvenliğine yönelik bir saldırıdır. Bu saldırılar, bazı ülkelere sadece askeri açıdan da değil her bakımdan zarar vermeyi amaçlayan hibrit savaşın bir parçasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de katıldığı bir televizyon programında, Duilio gemisine dün öğleden sonra bir İHA ile saldırıldığını ancak gemilerinin bu İHA'yı düşürdüğünü söyledi.

- Kızıldeniz'deki durum

Yemen'deki İran'ın desteklediği Husiler, İsrail'in Gazze'deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023'ten beri Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koyuyor ve bazılarına da insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenliyor.

Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'si, Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden yapılıyor.


İsrail ordusu Gazze'nin Han Yunus kentine hava saldırılarını sürdürdü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İsrail ordusu Gazze'nin Han Yunus kentine hava saldırılarını sürdürdü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus şehrine hava saldırılarına devam ederken, kente karadan da baskınlar düzenledi.

Görgü tanıklarının AA'ya verdiği bilgilere göre, İsrail askerlerinin şehre karadan saldırılarında patlama ve ağır makineli tüfek sesleri duyuldu.

Hava bombardımanının yanı sıra İsrail askeri araçları Han Yunus'un kuzey ve batısından şehrin içine doğru ilerleyişini sürdürdü.

Saldırılar sonucunda meydana gelen can ve mal kaybına ilişkin henüz bilgi edinilemedi.

Bu saldırılar, İsrail ordusunun dün akşam Han Yunus kentindeki bir binada patlamalar meydana gelmesi sonucu 3 askerin öldüğünü ve 5'i ağır olmak üzere 14 askerin yaralandığını duyurmasından saatler sonra gerçekleştirildi.

- İsrail'in Gazze'yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme" gerekçesiyle İsrail'e 7 Ekim 2023'te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim'deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 230'u çocuk, 8 bin 860'ı kadın olmak üzere 30 bin 320 Filistinli öldürüldü, 71 bin 533 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne saldırılarının başladığı 7 Ekim'den bu yana 245'i karadan işgal sürecinde olmak üzere 585 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023'te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan "insani ara"da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeyi sürdürdü.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 419 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ve Hizbullah arasında 8 Ekim'den bu yana sınırda yaşanan çatışmalarda 219 Hizbullah mensubu, 45 Lübnanlı sivil, 11 Emel Hareketi, 12 Hamas ve 12 İslami Cihad mensubu ile 6 İsrailli sivil ve 11 asker öldü.