Sudan'daki savaş, hurma hasadını tehdit ediyor

Çiftçiler, savaş ve devletin yokluğu nedeniyle ürünleri pazarlayamayacaklarından korkuyor

(AFP)
(AFP)
TT

Sudan'daki savaş, hurma hasadını tehdit ediyor

(AFP)
(AFP)

Huzeyfe Yusuf'un çalışmalarına Hindistan'da devam etmesi gerekiyordu, ancak Sudan'daki savaş onun için başka bir yol çizdi.

Genç adam artık memleketinde hurma hasadıyla uğraşıyor. Çiftçiler ise çıkan ürünü pazarlayamayacaklarından korkuyor.

Hartum'un 350 kilometre kuzeyinde bulunan Kerime kasabasında, su rezervleriyle dolu arazilerde eşit aralıklarla dikilmiş binlerce hurma ağacı bulunuyor.

Tüm kuzey Sudan'da olduğu gibi Kerime'de de hasat mevsimi Eylül ayı başlarında başladı. Ancak daha güneydeki el-Gadarif gibi diğer bölgelerde arazi bu yıl çorak kaldı.

Fatih el-Bedevi, Kerime'deki bahçesinde hasadı tamamladı. Ancak ürünleri pazarlayabileceğinden emin değil.

Hurmaları toplamak için yalın ayaklı birisi bacağına bağladığı bir iple ağaca çıkar ve demetleri keser.

Aşağıda bekleyen erkekler ise büyük beyaz bir çarşaf sererek düşen hurmaları toplar.

Sudan'da hurma hasadı.

Savaş her şeyi değiştirdi

Bunların arasında 15 Nisan'da patlak veren savaştan kaçmadan önce Hartum'da çalışmaya gelen 26 yaşındaki radyolog Huzeyfe Yusuf'ta var ve biraz para kazanmak için kuzeydeki ailesiyle beraber çalışıyor.

Yusuf AFP'ye verdiği demeçte, "Yüksek lisans için Hindistan'a gitmem gerekiyordu, ancak savaş, planlarımı değiştirmek zorunda bıraktı" dedi.

Sudan, ordu komutanı Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Güçleri Komutanı Muhammed Hamdan Daklu arasındaki savaşın patlak vermesinden bu yana kaosa sürüklendi.

Sivil toplum kuruluşu ACLED'e göre savaşlar 7 bin 500'den fazla kişinin ölümüne neden oldu. 5 milyondan fazla insan ise yerinden edildi.

Birleşmiş Milletler'e (BM) göre savaş, ülkedeki sanayinin parçalanmasına neden oldu. GSYİH'nın yüzde 40'ına katkıda bulunan ve Sudan'da işlerin yüzde 80'ini sağlayan tarım sektörünü olumsuz etkiledi.

Devletin yokluğu

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'ne (FAO) göre hurma, birçok Arap ülkesinde olduğu gibi Sudan'da da günlük bir besindir.

Ekonomi için hayati önem taşır. Dünyadaki hurma üreticileri listesinde yedinci sırada yer alan Sudan, her yıl 460 bin ton hurma pazarlar.

Ülke genelinde çiftçiler finansman sağlayamıyor, tüccarlar mallarını piyasalarda elden çıkaramıyor ve büyük tarım-sanayi şirketleri ülkede çalışmayı bıraktı.

Geçen mayıs ayında Sudan'daki en büyük istihdam kaynağı olan Hacer Tarım Endüstrileri Grubu ülkedeki faaliyetlerinin ve yatırımlarının askıya alındığını açıklarken, çalışmaya devam edenler çok büyük zorluklarla karşı karşıya kaldı.

Savaştan önce Hartum ticaretin merkeziydi, ancak savaşlar zaten zayıf olan ekonominin yapısını değiştirdi ve Sudan'ın ekonomik akciğeri olan başkenti tahrip etti.

Bedevi, "Coğrafi yakınlığı ve büyük talebi nedeniyle üretimimizin büyük kısmını Hartum'da satardık, ancak savaşla bu artık mümkün değil. Bizde alternatif pazarlar bulmaya çalışıyoruz" dedi.

Çiftçi ve cerrah Ahmed Ali, devlet yardımının kaliteli bir üretim elde etmek için gerekli olduğuna inanıyor. 45 yaşındaki Ali, Kerime'deki fabrikasına devletin yatırım yapacağını umuyor.

Ancak 5 aydır memurların maaşını ödemeyen Sudan, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle ana buğday tedarikçilerini kaybettiğinden beri ülkedeki nüfusuna temel gıda sağlamakta zorlanıyor. BM, yaklaşık 6 milyon Sudanlının kıtlığın eşiğinde olduğu konusunda uyardı.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yayımlanan bir röportajda, önümüzdeki on yıl içinde İsrail’in Amerikan askeri yardımlarına olan bağımlılığını ‘kademeli olarak azaltmayı’ umduğunu söyledi.

Netanyahu, İsrail’in yabancı askeri yardımlara bağımlı olmamasının gerekli olduğunu vurguladı, ancak ülkenin ABD’den tamamen bağımsız hale gelmesi için kesin bir takvim vermedi.

Economist dergisine konuşan Netanyahu, “On yıl içinde askeri yardımları kademeli olarak azaltmak istiyorum” dedi. Bunun ‘zamanla sıfıra indirilmesi’ anlamına gelip gelmediği sorulduğunda ise “Evet” yanıtını verdi.

Netanyahu, son ABD ziyaretinde Başkan Donald Trump’a, İsrail’in Washington’dan yıllar boyunca aldığı askeri yardımları büyük bir takdirle karşıladığını, ancak artık güçlü hale geldiklerini ve olağanüstü yetenekler geliştirdiklerini söylediğini aktardı.

Geçtiğimiz aralık ayında Netanyahu, İsrail’in diğer ülkelere bağımlılığı azaltmak amacıyla bağımsız bir silah sanayii geliştirmek için 350 milyar şekel (110 milyar dolar) harcayacağını açıklamıştı.

2016 yılında ABD ve İsrail hükümetleri, Eylül 2028’e kadar geçerli olacak on yıllık bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Buna göre İsrail’e 38 milyar dolarlık askeri yardım sağlanacaktı. 33 milyar dolar ekipman alımları için, 5 milyar dolar ise füze savunma sistemleri için ayrılmıştı.

Geçen yıl İsrail’in savunma sanayii ihracatı yüzde 13 arttı. Bu artış, çok katmanlı gelişmiş hava savunma sistemleri de dahil olmak üzere İsrail savunma teknolojisinin büyük satın alma sözleşmeleri ile desteklendi.


Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
TT

Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)

Çin, Rusya ve İran bugün Güney Afrika sularında bir haftalık ortak deniz tatbikatına başladı. Ev sahibi ülke bu tatbikatı “deniz taşımacılığı ve denizcilik ekonomik faaliyetlerinin güvenliğini sağlamak” amacıyla gerçekleştirilen bir “BRICS Plus” operasyonu olarak nitelendirdi.

BRICS Plus, başlangıçta Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'yı içeren jeopolitik bloğun genişletilmiş halidir ve üyeleri tarafından Amerika ve Batı'nın ekonomik hakimiyetine karşı bir denge unsuru olarak görülmektedir. BRICS Plus içinde altı ülke daha bulunmaktadır.

Güney Afrika, Çin ve Rusya ile düzenli olarak deniz tatbikatları düzenlemektedir, ancak bu tatbikatlar, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile Çin, İran, Güney Afrika ve Brezilya gibi birçok BRICS Plus ülkesi arasında gerginliğin arttığı bir dönemde gerçekleşmektedir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre genişletilmiş BRICS grubu Suudi Arabistan, Mısır, Endonezya, Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni de içermektedir.

Açılış törenini yöneten Çinli askeri yetkililer, Brezilya, Mısır ve Etiyopya'nın gözlemci olarak katıldığını belirtti.

Güney Afrika Ordusu yaptığı açıklamada, "Barış İradesi 2026 tatbikatları, BRICS Plus ülkelerinin deniz kuvvetlerini, ortak deniz güvenliği operasyonları ve birlikte çalışabilirlik eğitimi için bir araya getiriyor" ifadelerini kullandı. Ortak operasyonların sözcüsü Yarbay Mbo Matipula ise Reuters'a, tüm üyelerin davet edildiğini ifade etti.

Trump, BRICS ülkelerini “anti-Amerikan” politikalar izlemekle suçluyor ve ocak ayında tüm üyelere yüzde 10'luk ek gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti.


Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
TT

Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)

Danimarkalı bir hükümet yetkilisinin Reuters’a verdiği bilgiye göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın yardımcıları perşembe günü Beyaz Saray’da Danimarka ve Grönland’dan gelen temsilcilerle görüştü. Toplantı, Trump’ın ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırma çabalarıyla paralel gerçekleşti.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkili, Danimarka'nın Washington Büyükelçisi Jesper Moller Sorensen ile Grönland’ın Washington’daki kıdemli temsilcisi Jakob Ipsboethsen’in Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilileriyle görüştüğünü belirtti.

Görüşmeler, ABD’nin son dönemde Grönland ile ilgili açıklamaları hakkında daha fazla netlik sağlama amacıyla yapıldı.

Beyaz Saray salı günü, ABD’nin Grönland’ı ele geçirme seçeneklerini değerlendirdiğini, bunun arasında Amerikan askeri gücünün de bulunduğunu açıklamıştı.

ABD’li yetkililer, bölgenin satın alınmasının da gündemde olduğunu belirtti. Trump, ABD’nin ulusal güvenliği için Grönland’a ihtiyaç duyduğunu söylüyor.

Önümüzdeki hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Washington’da Danimarkalı yetkililerle bir araya gelmesi bekleniyor.

ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırması, Trump ile Avrupa liderleri arasındaki ayrışmayı derinleştirebilir ve NATO içinde de çatlaklara yol açabilir.