Save The Children: Bu yıl en az 17,6 milyon çocuk açlık içinde doğacak

İngiltere merkezli sivil toplum kuruluşu Save The Children'ın (Çocukları Kurtarın) araştırması, bu yıl 17,6 milyondan fazla çocuğun açlık içinde doğacağını ortaya koydu

(AA)
(AA)
TT

Save The Children: Bu yıl en az 17,6 milyon çocuk açlık içinde doğacak

(AA)
(AA)

Save The Children, Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO), yetersiz beslenmenin yaygınlığına ilişkin en son ülke verilerini ve BM'nin doğum sayısına ilişkin tahminlerini kullanarak, Dünya Çocuk Günü'nde yeni analizini yayımladı.

Analizde, bu yıl 17,6 milyondan fazla çocuğun açlık içinde doğacağı ve bu rakamın 10 yıl öncesine kıyasla yüzde 22 artış anlamına geldiği bildirildi.

Ekonomik istikrarsızlık, çatışmalar ve tekrarlanan iklim değişikliklerinin dünyanın her köşesini etkileyen yıkıcı açlık krizine katkıda bulunduğu belirtilen analizde, bu yıl dünyada yetersiz beslenen doğumların yüzde 95'inin Afrika ve Asya'da gerçekleşeceği kaydedildi.

Öte yandan, verilerin, işgal altındaki Filistin topraklarında tırmanan şiddetin bölgedeki açlık veya doğum oranı üzerindeki etkisini içermediğine dikkat çekildi.

"KDC'de yaklaşık 1,5 milyon bebek, açlığın pençesinde dünyaya gelecek"

Analizde, nüfusunun en az yüzde 25'i kronik açlıkla karşı karşıya bulunan Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) bu yıl yetersiz beslenmeyle doğan bebek sayısında "en yüksek ülke" olacağı öngörüsü yer aldı.

KDC'de yaklaşık 1,5 milyon bebeğin, açlığın pençesinde dünyaya geleceği tahminine yer verilen analizde, bu sayının, FAO kayıtlarının başladığı 2001'den bu yana "ülke için kaydedilen en yüksek rakam" olacağı öngörüldü.

Ayrıca, tahminlerin, bu yıl KDC'de 5 yaş altındaki yaklaşık 6,6 milyon çocuğun yetersiz besleneceğini gösterdiğine işaret edildi.

Save the Children, analize ilişkin açıklamasında, bugün İngiltere'de düzenlenen Küresel Gıda Güvenliği Zirvesinde bir araya gelen dünya liderlerine seslenerek, akut gıda ve beslenme güvensizliğinin temel nedenlerini ele almaları çağrısında bulundu.



Ramazan yaklaşırken, Kahire’deki ateşkes görüşmeleri bir ilerleme sağlanmadan sona erdi

İsrail’in Han Yunus’ta bir evi hedef alması sonucu ölen Filistinlilerin akrabaları (AFP)
İsrail’in Han Yunus’ta bir evi hedef alması sonucu ölen Filistinlilerin akrabaları (AFP)
TT

Ramazan yaklaşırken, Kahire’deki ateşkes görüşmeleri bir ilerleme sağlanmadan sona erdi

İsrail’in Han Yunus’ta bir evi hedef alması sonucu ölen Filistinlilerin akrabaları (AFP)
İsrail’in Han Yunus’ta bir evi hedef alması sonucu ölen Filistinlilerin akrabaları (AFP)

Ramazan ayının başlamasına bir hafta kalırken, Mısır’ın başkenti Kahire’de Hamas ve arabulucular arasında düzenlenen, Gazze’de ateşkes anlaşmasına varılması amacıyla yapılan görüşmeler başarısızlıkla sonuçlandı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre, üst düzey Hamas liderlerinden Basem Naim, hareketin iki gün süren görüşmelerde ateşkes anlaşmasına yönelik öneriyi arabuluculara sunduğunu ve şu anda bu turda bulunmayan İsraillilerin yanıtını beklediğini söyledi.

Naim, “Başbakan Binyamin Netanyahu bir anlaşmaya varmak istemiyor ve top artık ABD’lilerin sahasında” dedi.

İsrail, Kahire görüşmeleri hakkında kamuya açık yorum yapmaktan kaçınıyor.

Bundan kısa bir süre önce Reuters’a konuşan bir kaynak, Hamas’ın Tel Aviv’in hayatta olan tüm rehinelerin listesini verme talebini reddetmesi nedeniyle, İsrail’in görüşmeleri boykot ettiğini bildirdi.

Naim, rehinelerin savaş bölgesine dağılması ve ayrı gruplar tarafından tutulması nedeniyle öncelikle ateşkes olmadan bu talebin imkansız olduğunu söyledi.

Kahire görüşmelerinin, düzinelerce rehinenin serbest bırakılması ve Ramazan öncesinde kıtlığın önlenmesi için Gazze’ye yardım gönderilmesine imkan tanıyacak 40 günlük bir ateşkese ulaşılmasıyla, savaşta ilk uzun vadeli ateşkese varmadan önceki son durak olacağı yönünde umutlar vardı.

Mısırlı güvenlik kaynakları dün yatıkları açıklamada, müzakerelerin İsrail heyeti olmadan devam etmesini sağlamak için İsraillilerle hala temas halinde olduklarını söyledi.

İsrail’in hem en yakın müttefiki, hem de ateşkes görüşmelerinin sponsoru olan Washington, İsrail tarafından onaylanmış bir anlaşmanın halihazırda masada olduğunu ve bunu kabul etmenin Hamas’a bağlı olduğunu bildirdi.

Hamas ise bu görüşü reddederek, bunu görüşmelerin anlaşma sağlanamadan çökmesi durumunda suçu İsrail’den uzaklaştırma girişimi olarak kabul ediyor.

ABD ayrıca İsrail’i, saldırılar nedeniyle 30 binden fazla insanın öldüğü Gazze’deki insani felaketin hafifletilmesi için daha fazla çaba göstermeye çağırıyor.

 


Pentagon belgelerini sızdıran Ulusal Hava Muhafızı suçlamaları kabul etti

Pentagon’dan gizli belgeleri sızdırmakla suçlanan Jack Teixeira (Reuters)
Pentagon’dan gizli belgeleri sızdırmakla suçlanan Jack Teixeira (Reuters)
TT

Pentagon belgelerini sızdıran Ulusal Hava Muhafızı suçlamaları kabul etti

Pentagon’dan gizli belgeleri sızdırmakla suçlanan Jack Teixeira (Reuters)
Pentagon’dan gizli belgeleri sızdırmakla suçlanan Jack Teixeira (Reuters)

ABD ordusuna ait askeri bilgileri internette ifşa eden Massachusetts Ulusal Hava Muhafızları’nın istihbarat kanadı üyesi Jack Teixeira, federal mahkemede suçunu kabul etti.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Teixeira, federal savcıların 16 yıl 8 ay hapis cezası talep etmesi ve kendisine yönelik casusluk suçlamalarının düşürülmesi karşılığında, gizli bilgilerin saklanması ve iletilmesiyle ilgili altı suçlamayı kabul etti.

Anlaşma kapsamında, Teixeira’nın 16 yıl 8 aya kadar hapis cezası ve 50 bin dolar para cezasına çarptırılmasının yanı sıra, elinde bulunan tüm gizli materyalleri iade etmesi ve sızdırdığı bilgilerin değerlendirilmesi için istihbarat yetkililerine yardım sağlanması bekleniyor.

Teixeira, bazıları Ukrayna’daki savaşla ilgili olan, gizli ABD Savunma Bakanlığı’na (Pentagon) ait belgeleri sızdırma suçlamasıyla Nisan ayında Massachusetts’te tutuklandı.

Jack Teixeira iddia makamıyla anlaşmaya varmasaydı, Casusluk Yasası uyarınca ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya kalması bekleniyordu.

Yargıç, kendisine delillere itirazının olup olmadığını sorduğunda, Teixeira olumsuz yanıt verdi.

Belgelerin gizli olduğunu bilip bilmediğine ilişkin başka bir soruya da, “Evet sayın yargıç” yanıtını verdi.

Teixeira, elde edebildiği, bir kısmı Mart 2023 başlarına kadar uzanan belgeleri Discord platformunda yayınladı.

Bazı dosyalar, daha sonra Twitter, 4chan ve Telegram dahil diğer platformlarda da paylaşıldı.

Sızdırılan belgelerde, Rus ve Ukraynalı güçler arasındaki ölüm ve yaralanmalara ilişkin ayrıntılar, ABD istihbarat teşkilatlarının Moskova’daki faaliyetleri ve Ukrayna’ya sağlanan yardımlarla ilgili güncellemeler yer alıyordu.

Ayrıca ABD’nin müttefikleri İsrail ve Güney Kore’yi gözetlediği de ortaya çıktı.

Bu, Edward Snowden’ın 2013 yılında Ulusal Güvenlik Ajansı belgelerini sızdırmasından bu yana türünün en büyük ihlali olarak kabul edildi.

Aynı zamanda, Teixeira ve diğer kıdemsiz çalışanların üst düzey sırlara erişme yeteneği hakkında soru işaretleri yarattı.

Teixeira, Nisan 2023’te televizyon ağlarında canlı yayınlanan bir operasyonda tutuklandı.


Almanya Savunma Bakanı, Alman subaylarının dinlenmesinin "kişisel hatadan" kaynaklandığını belirtti

AA
AA
TT

Almanya Savunma Bakanı, Alman subaylarının dinlenmesinin "kişisel hatadan" kaynaklandığını belirtti

AA
AA

Pistorius, Hava Kuvvetleri subayları arasında Ukrayna'ya destek konusunda yapılan görüşmenin ses kaydının Rusya'da yayımlanmasıyla ilgili elde edilen ara sonuçlara ilişkin açıklama yaptı.

Bu sonuçlara göre, Alman iletişim sistemlerinin tehlikeye atılmadığının tespit edildiğini aktaran Pistorius, görüşmelerde belirli bir gizlilik seviyesine kadar görüşmeler için WebEx platformunu kullandıklarını belirtti.

Pistorius, bu WebEx platformunun herkesin erişebildiği değil, özel kullanım için onaylanmış bir sürüm olduğunu anlattı.

Bakan Pistorius, bunun için ülke dışında sunucuların da kullanılmadığını kaydetti.

Hava Kuvvetleri subayları arasındaki söz konusu telekonferansın dinlenme sebebinin "bireysel kullanım hatasından" kaynaklandığı bilgisini paylaşan Pistorius, "Tüm katılımcılar kurallarda yazdığı gibi güvenli arama prosedürüne uymadı. Mevcut bilgilere göre Singapur'daki katılımcıda veri akışı yaşanmıştır." ifadelerini kullandı.

Pistorius, bu katılımcının güvenli olmayan bir bağlantıdan görüşmeye katıldığını ancak bir Rus casusun, WebEx platformu üzerinden yapılan bu görüşmeye dahil olmadığını kaydetti.

Singapur'da söz konusu dönemde Avrupa ülkelerinden üst düzey askerlerin de katıldığı havacılık fuarı düzenlendiğine işaret eden Pistorius, böyle bir etkinliğin Rus istihbaratı için bulunmaz bir ortam olduğunu ve burada kullanılan otellerde kapsamlı dinleme eylemleri gerçekleştiğini söyledi.

Dinlenmenin sebebinin bulunmasına rağmen bu konudaki soruşturmanın devam edeceği ve tüm cihazların inceleneceği bilgisini paylaşan Pistorius, bu görüşmede WebEx platformu doğru kullanılmış olsa bile WebEx üzerinden tartışılmaması gereken konuların olup olmadığı sorusunu da hukuki olarak inceleyeceklerini ifade etti.

"Subaylarımı Putin'in oyunlarına feda etmem"

Almanya Savunma Bakanı Pistorius, bu konferansa katılan askerler hakkında ön inceleme başlatıldığını da belirterek, bunu sonucuna göre disiplin soruşturmasının da başlatılabileceğini ancak şu anda bir disiplin soruşturması yürütülmediğini vurguladı.

Dolayısıyla bu durumun konferansa katılanlar için bir sonucu olmayacağını belirten Pistorius, “En iyi subaylarımdan hiçbirini Putin'in oyunlarına feda etmeyeceğim.” diye konuştu.

Olayla ilgili partner ülkelerin savunma bakanlarıyla da görüştüğünü aktaran Pistorius, partnerlerin Almanya’ya güvenin devam ettiğini dile getirdi.

"Rusya'dan gelen bu hibrit saldırının bizi ayırmasına izin vermeyeceğiz." diyen Pistorius, olayı kararlılıkla aydınlatacaklarını kaydetti.

Bakan Pistorius, Alman ordusunun iletilişim sistemlerini daha iyi hale getirmeleri gerektiğini vurgulayarak "İletişim sistemlerine saldırılar büyük ölçüde artıyor." dedi.

Başka bir dinleme olayı olup olmadığına ilişkin bir bilgiye sahip olmadığını aktaran Pistorius, ancak bunun bu yöndeki bir ihtimali ortadan kaldırmadığını kaydetti.

Kayıtlar Rusya'da yayımlandı

Russia Today (RT) Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan, Alman subaylarının 30 dakikalık ses kaydını yayımlamıştı.

Ses kaydında üst düzey Alman Hava Kuvvetleri mensupları, siyasi bir karar alınması durumunda, Taurus füzelerinin ne şekilde gönderilebileceğini, bunların Ukrayna tarafından Almanya'nın istihbarat ve teknik desteği olmadan kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyorlardı.

Kayıtta ayrıca Taurus füzelerinin Rusya'nın yasa dışı ilhak ettiği Kırım Yarımadası'na inşa ettiği Kırım Köprüsü'nü teknik olarak imha edip edemeyeceği tartışması da yer alıyordu.

 


Rusya, NATO'nun genişlemesine karşı iki askeri bölge daha oluşturdu

AA
AA
TT

Rusya, NATO'nun genişlemesine karşı iki askeri bölge daha oluşturdu

AA
AA

Şoygu, Savunma Bakanlığı yetkilileriyle toplantıda yaptığı konuşmada, ülke içinde yeni askeri bölgeler oluşturulduğu bilgisini paylaştı.

NATO'nun Rusya sınırları yakınında askeri potansiyel oluşturduğunu, Finlandiya'nın NATO'ya üye olduğunu, İsveç'in de İttifak'a katılacağını hatırlatan Şoygu, "Kuzeybatı ve batı stratejik yönlerindeki birlik gruplarını güçlendirmek için adımlar attık. Silahlı Kuvvetlerde Leningrad ve Moskova askeri bölgeleri olmak üzere iki özel stratejik bölgesel birlik oluşturuldu." ifadelerini kullandı.


İsrail’in Gazze Şeridi’nin kuzeyine yönelik saldırılarında 9 kişi öldü

İsrail’in Gazze Şeridi’ni hedef almasının ardından dumanlar yükseliyor (AP)
İsrail’in Gazze Şeridi’ni hedef almasının ardından dumanlar yükseliyor (AP)
TT

İsrail’in Gazze Şeridi’nin kuzeyine yönelik saldırılarında 9 kişi öldü

İsrail’in Gazze Şeridi’ni hedef almasının ardından dumanlar yükseliyor (AP)
İsrail’in Gazze Şeridi’ni hedef almasının ardından dumanlar yükseliyor (AP)

Filistin televizyonu, İsrail’in bugün Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda bulunan El Hoca Caddesi’ndeki yerleşim alanına düzenlediği hava saldırısında yedi kişinin öldüğünü bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Alemu’l Arabi haber ajansından (AWP) aktardığına göre televizyonda yer alan haberde, saldırıda hayatını kaybedenlerin Kemal Advan Hastanesi’ne nakledildiği bilgisi verildi.

Filistin Şehab Haber Ajansı ise, İsrail’in bugün Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahya’da bir evi hedef alması sonucu iki kişinin öldüğünü bildirdi.

Haberde, El-Ghandour ailesinin evinin vurulmasının ardından ölen iki kişinin Kemal Advan Hastanesi’ne nakledildiği ifade edildi.

Ajansta kısa bir süre önce yer alan bir diğer haberde, Beyt Lahya’nın kuzeyinde Kilani ailesine ait bir evin hedef alındığı ve bunun çok sayıda can kaybına yol açtığı belirtilmişti.

Ajans, İsrail’e ait topçu birliklerinin bu sabah yoğun bombardımanla, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus şehrini hedef aldığını da bildirdi.

Han Yunus, İsrail ordusu ile Filistinli gruplar arasında beş aydan bu yana yaşanan en şiddetli çatışmalardan birine sahne oluyor.

İsrail 7 Ekim’den bu yana sürdürdüğü saldırılar sonucu yaşanan can kaybı 30 bin 500’ü aşarken, 70 binden fazla kişi de yaralandı.

Filistin Haber Ajansı (Wafa) ise, İsrail güçlerinin bugün şafak vakti Batı Şeria’daki Cenin’in batısında bulunan Kafr Dan köyüne baskın düzenleyerek, bazı evlerin çatılarına keskin nişancılar yerleştirdiğini bildirdi.

Wafa, köydeki gençlerle işgalci güçler arasında çatışmaların çıktığını belirterek, İsrail kuvvetlerinin çok sayıda Filistinliyi gözaltına aldığını da ifade etti.


İsrail ordusu, subaylarına 7 Ekim başarısızlıklarına karşı ‘yasal koruma’ sağlıyor

Hamas'ın 7 Ekim'de Gazze Şeridi'ndeki Kibbutz Beri'ye düzenlediği saldırıyla ilgili delil ve insan kalıntıları bulmaya çalışan İsrail askerleri. (AP)
Hamas'ın 7 Ekim'de Gazze Şeridi'ndeki Kibbutz Beri'ye düzenlediği saldırıyla ilgili delil ve insan kalıntıları bulmaya çalışan İsrail askerleri. (AP)
TT

İsrail ordusu, subaylarına 7 Ekim başarısızlıklarına karşı ‘yasal koruma’ sağlıyor

Hamas'ın 7 Ekim'de Gazze Şeridi'ndeki Kibbutz Beri'ye düzenlediği saldırıyla ilgili delil ve insan kalıntıları bulmaya çalışan İsrail askerleri. (AP)
Hamas'ın 7 Ekim'de Gazze Şeridi'ndeki Kibbutz Beri'ye düzenlediği saldırıyla ilgili delil ve insan kalıntıları bulmaya çalışan İsrail askerleri. (AP)

Tel Aviv'de çok sayıda İsrailli subayın, Hamas'ın Gazze Şeridi'ndeki askeri mevzilere ve Yahudi kasabalarına yönelik saldırısı sırasında ortaya çıkan başarısızlıklarla ilgili iç soruşturmaların başlatılmasıyla, kendilerini adli prosedürlerden korumak için avukatlarla görüştüğü ortaya çıktı.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth gazetesinden aktardığı habere göre Askeri Kamu Savunma Birimi, soruşturmaya tabi tutulacak tüm subay ve askerlere, iç soruşturmalar boyunca kendilerine eşlik edecek yedek ve muvazzaf askeri savunma avukatları sağlıyor. Ayrıca savaşa ve ordunun savaş sırasındaki performansına ilişkin resmi bir soruşturma komitesi kurulmasına yönelik hazırlıklar devam ediyor.

fsvdfvdfs
Hamas'ın 7 Ekim'de Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırıda öldürülen veya esir alınan İsraillilerin fotoğrafları (AFP)

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, iki hafta önce savaşla ilgili geniş kapsamlı soruşturmaların başlayacağını duyurdu. Söz konusu soruşturmaya tabi tutulacak subaylara askeri savunma avukatları da eşlik edecek.

Yedioth Ahronoth, adımın boyutu ve niteliği itibarıyla alışılmışın dışında olduğuna dikkat çekti. Söz konusu soruşturmada 7 Ekim olaylarına yol açan koşullar ve operasyonlar, güçlerin o günkü performansı ve ardından askeri operasyonların yönetimi ele alınacak.

Soruşturmaların önümüzdeki mayıs ayında tamamlanarak İsrail Genelkurmay Başkanlığı ve kamuoyunun bilgisine sunulması bekleniyor. Bu, ‘hükümeti engellemediği ve oluşumunu geciktirmediği sürece’ bu yıl içinde oluşturulacak resmi bir soruşturma komitesinin temel alacağı bir giriş niteliğinde olacak.

Soruşturmaya tabi tutulacak subay ve askerlerin daha önceki ifadeleri resmi soruşturma komitesinde kendilerine karşı kullanılabilir. Bazı olayların polis tarafından yürütülen kriminal soruşturmalara aktarılması halinde, acil soruşturmalarda verilen ifadeler kriminal soruşturmaya malzeme olarak kullanılacak.

sdvdef
27 Ocak 2024 Cumartesi günü İsrail ordusundan Tuğgeneral Dan Goldfus (solda), İsrail’in Gazze Şeridi’nin Han Yunus şehrinde kara saldırısı sırasında bir Hamas tünelinin yanında poz verdi. (AP)

Savaşın başlangıcında üst düzey subaylar, Askeri İstihbarat Dairesi (AMAN), Güney Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve belki de İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet'te (Şabak) karşılıklı suçlamalar beklentisiyle savaşın patlak vermesine yol açan başarısızlıkları araştırmaya başlamayı reddetmişlerdi. Ancak savaşın ilk günlerinde yaşanan olaylar unutulmasın diye ordu birliklerinde iç soruşturmalar yapıldı. Dahili soruşturmalar, Duvdevan Birimi ve Birim 8200’ü de kapsıyordu.

Askeri Kamu Savunma Birimi avukatları, çok yüksek rütbeli subaylar da dahil olmak üzere, özellikle AMAN kökenli yüzlerce subaya hukuki danışmanlık sağlıyor. Ayrıca, 7 Ekim'de İsrail'in güneyine yönelik Hamas saldırısı sırasında görev yapan, sınırı izleyen kadın ve erkek muharebe birimlerinden askerlere de hukuki destek sağlanıyor.

Yedioth Ahronoth gazetesi, ordudaki tahminlerin özellikle savaşın ilk günlerinde ‘ordunun İsrail vatandaşlarını ve Filistinli sivilleri hedef aldığı’ suçlamasıyla sonuçlanan olayların araştırılması sırasında tabur ve tugay komutanları gibi saha birimlerindeki subayların avukatlara ihtiyaç duyacağı yönünde olduğunu belirtti.

tgnthn
Geçen hafta Nabulsi kavşağı yakınlarında meydana gelen İsrail katliamının kurbanlarını taşıyan Filistinliler. (Reuters)

Gazete, askeri kaynakların şu sözlerini aktardı: “Soruşturmaların sonuçları, soruşturmaya konu olan kişi ister Birim 8200’de bir bölüm başkanı, ister Gazze Tümeni'nde bir tabur komutanı, ister istihbarat subayı, ister Tel Aviv'deki ordu karargâhının operasyonlar bölümünde çalışan bir görevli olsun onun geleceğini etkileyecek.” Kaynaklar bu soruşturmaların alt veya üst düzey askeri personelin suçlanabileceği kural ihlalleri konusunda bir Pandora'nın kutusu oluşturduğunu ifade etti.

Söz konusu soruşturmaların ordunun 7 Ekim öncesi ve saldırı sırasındaki çalışmaları ve eksiklikleriyle sınırlı kalacağını belirtmekte fayda var. Zira soruşturmalarda İsrail'in Gazze'ye ve sivil nüfusa yönelik saldırgan savaşı sırasında Filistinlilere yönelik uygulamaları ele alınmıyor.

Kıdemli generallerden uyarı

Diğer yandan İsrail ordu komutanları, Başbakan Binyamin Netanyahu'yu, hükümetin Gazze Şeridi sakinlerine insani yardım dağıtma sorumluluğuna ilişkin net bir politika belirlememesi halinde geçtiğimiz perşembe günü şafak vakti er-Reşid Caddesi'ndeki Nabulsi kavşağında yaşanan katliamın gelecekte de tekrarlanacağı konusunda uyardı.

Haaretz gazetesi dün (pazartesi) İsrailli üst düzey generallerden gelen şu sızıntıları yayınladı: “Sivil konularda Hamas hareketine alternatif olacak otoriter bir yapıya ihtiyaç var. Gazze Şeridi'ne insani yardımın getirilmesi de söz konusu otoritenin sorumlulukları arasında yer alıyor.”

Gazete İsrail ordusunun kıdemli generallerinin, hükümet tarafından Gazze Şeridi'nin kuzeyine yardımın ne şekilde ulaştırılacağı konusunda karar alınmamasının, Gazze'deki savaşın devamına özelde ABD'nin, genel olarak da uluslararası toplumun tanıdığı meşruiyetin azalmasına yol açacağı konusunda siyasileri uyardığını aktardı.

Gazeteye göre bu konu, Savaş Kabinesi ve İsrail hükümetinin genişletilmiş toplantılarında defalarca gündeme getirildi ve bu konu üzerinde ABD, Mısır ve Ürdün ile görüşmeler yapılıyor.


New York Times: Harris, Biden’a Gazze’deki sivillere daha fazla empati göstermesini tavsiye etti

ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris (Reuters)
ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris (Reuters)
TT

New York Times: Harris, Biden’a Gazze’deki sivillere daha fazla empati göstermesini tavsiye etti

ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris (Reuters)
ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris (Reuters)

ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, İsrail savaş kabinesi üyesi Benny Gantz ile dün Beyaz Saray’da yaptığı görüşme sırasında, Gazze’deki çatışmaların durdurulması ve insani yardımın ihtiyaç sahiplerine ulaşması için daha fazla çaba gösterilmesi çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın Arap Dünyası Haber Ajansı'ndan (AWP) aktardığına göre New York Times gazetesinde yer alan bir haberde, Harris’in Beyaz Saray’daki toplantılar sırasında, ABD yönetimine ‘Filistin asıllı ABD’lilerin öfkesini hafifletmek için çalışmalarını’ tavsiye etti.

Başkan Yardımcısına yakın dört kaynağa dayandırılan habere göre Harris, Biden ve Beyaz Saray’daki diğer yetkililere, Gazze’deki yüksek ölü sayısı ve hayatta kalanların durumu hakkında kamuoyuna konuşarak, ‘Filistinli sivillere daha fazla empati gösterilmesi gerektiğini’ defalarca söyledi.

Biden ise Harris’in tutumunu desteklerken, aynı zamanda yetkililerin Hamas’ın 7 Ekim saldırılarını kınamaya devam etmesi gerektiğini söyledi.

İsrail, beş aydır Gazze Şeridi’nde 30 binden fazla insanın hayatına mal olan ve 2,3 milyonluk nüfusun yüzde 80’inden fazlasını yerinden eden bir savaş yürütüyor.


ABD'nin savaş sonrası Gazze planları: "Batı Şeria'da asker yetiştiriliyor"

Gazze'deki saldırılarda ölü sayısı 30 bin 534'e yükselirken, İsrail ordusu dün Ramallah yakınındaki Amari mülteci kampına baskın düzenlemişti (AFP)
Gazze'deki saldırılarda ölü sayısı 30 bin 534'e yükselirken, İsrail ordusu dün Ramallah yakınındaki Amari mülteci kampına baskın düzenlemişti (AFP)
TT

ABD'nin savaş sonrası Gazze planları: "Batı Şeria'da asker yetiştiriliyor"

Gazze'deki saldırılarda ölü sayısı 30 bin 534'e yükselirken, İsrail ordusu dün Ramallah yakınındaki Amari mülteci kampına baskın düzenlemişti (AFP)
Gazze'deki saldırılarda ölü sayısı 30 bin 534'e yükselirken, İsrail ordusu dün Ramallah yakınındaki Amari mülteci kampına baskın düzenlemişti (AFP)

ABD'nin Batı Şeria'daki eğitim merkezinde Filistin Ulusal Yönetimi için güvenlik gücü yetiştirme programını yeniden canlandırmayı planladığı bildirildi.

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post (WP), Eriha şehrinde Filistin Ulusal Yönetimi'ne bağlı Merkezi Eğitim Enstitüsü'ndeki çalışmaları yazdı.

Haberde, buradaki çalışmaların "Washington'un Gazze'de savaş sonrası dönemde istikrarın sağlanması için güçlendirilmiş bir Filistin Ulusal Yönetimi oluşturma planlarının merkezinde yer aldığı" belirtildi. 

ABD tarafından fonlanan enstitüde eğitim veren ve kimliğinin paylaşılmamasını isteyen bir albay, "Burada profesyonel bir eğitim sağlıyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz" dedi.

45 yaşındaki albay, İsrail'in kısıtlamaları nedeniyle merkezde son bir yıldır gerçek mermiyle atış eğitimi verilemediğine dikkat çekti. Eğitimci, 400 bin adet mühimmatın Ürdün'de hazır beklediğini fakat bunları getirtemediklerini söyledi.

WP'nin aktardığına göre Batı Şeria'daki eğitim merkezi 1994'te kuruldu. Bu dönemde merkezin Gazze'de de bir şubesi vardı. Tesis, Filistin Ulusal Yönetimi'nin Gazze'deki seçimleri kaybetmesinin ardından 2008'de kapsamlı şekilde yenilendi.

Gazze Şeridi, 1996-2006'da Filistin Ulusal Yönetimi'ne bağlıydı. Ancak Hamas, 2006'da yapılan seçimlerde, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın partisi Fetih'i geçerek 132 sandalyeli mecliste 74 koltuk kazanmış, Fetih ise 45 sandalyede kalmıştı. Daha sonra taraflar arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle 2007'de Gazze'de patlak veren çatışmalarda, Hamas bölgenin kontrolünü ele geçirmişti.

Haberde, Filistin Ulusal Yönetimi'ne bağlı 35 bin kişilik güvenlik güçlerinin "hizmet etmesi gereken halkla çoğu zaman ters düştüğü" de vurgulandı. Güvenlik güçlerinin, İsrail'İn Gazze'deki saldırılarına karşı Batı Şeria'da düzenlenen protestoları bastırdığı, Abbas yönetimini eleştirenlerle Hamas üyesi olduğu öne sürülen kişileri de gözaltına aldığı aktarıldı. 

Filistin güvenlik güçlerinin sözcüsü Talal Duveykat, halkın kendilerine tam güvenmemesinin daha geniş çaplı siyasi bir sorundan kaynaklandığını savunarak şunları söyledi: 

Ben güvenlik güçlerimle bir şehirdeyken, İsrail ordusunun gündüz vakti Cenin'e, Nablus'a, Ramallah'a ve El Halil'e girmesi Filistin Ulusal Yönetimi'ni zayıf göstermiyor mu? Bu, yönetimle halk arasındaki uçurumun genişlemesi anlamına gelmiyor mu?

Adının gizli tutulmasını isteyen Batılı bir diplomatsa Batı Şeria'daki ekonomik sıkıntılara işaret ederek, merkezin ABD Dışişleri Bakanlığı'nın fonlarıyla yeniden canlandırılmasının ciddi yatırım gerektiren bir hamle olacağını söyledi.

WP, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yorum taleplerini reddettiğini aktardı. 

ABD Başkanı Joe Biden, savaş sonrası dönemde iki devletli çözüm kapsamında Gazze Şeridi'nin kontrolünün Filistin Ulusal Yönetimi'ne devredilmesini talep ediyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise bu seçeneğe yanaşmıyor.

Haberde, güçlendirilmiş Filistin Ulusal Yönetimi planı kapsamında Başbakan Muhammed Iştiyye'nin geçen ay istifa ettiğine de dikkat çekildi. Iştiyye, görevi bırakırken Gazze savaşıyla birlikte değişen dinamiklere yanıt verebilecek yeni bir hükümetin kurulması istediğini söylemişti.

Independent Türkçe, Washington Post, AA


Rusya'da komünistler Stalin'in ölümünün yeniden araştırılmasını istiyor

Stalin'in ölümü sık sık komplo teorilerine konu oluyor (AFP)
Stalin'in ölümü sık sık komplo teorilerine konu oluyor (AFP)
TT

Rusya'da komünistler Stalin'in ölümünün yeniden araştırılmasını istiyor

Stalin'in ölümü sık sık komplo teorilerine konu oluyor (AFP)
Stalin'in ölümü sık sık komplo teorilerine konu oluyor (AFP)

Rusya Komünistleri Partisi, dün Rus istihbarat servisi FSB'ye ve savcılığa başvurarak eski Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin'in 1953'teki ölümünde Batı istihbaratının rolü olup olmadığının araştırılmasını istedi.

Parti genel başkanı Sergey Malinkoviç, konuyla ilgili "Stalin döneminde yaşayan birçok kişinin ifadesinde Sovyet liderin Batı etkisi altındaki ajanlar tarafından zehirlenmiş olabileceğinden bahsediliyor" dedi.

Malinkoviç, "Parti, Rusya Federasyonu Başsavcılığı'na ve FSB'ye Josef Stalin'in ölümünde Batılı istihbarat servislerinin dahli olup olmadığının araştırılması için başvuru yaptı" ifadelerini kullandı.

Malinkoviç ayrıca, parti yetkililerinin bugün Kremlin Duvarı'ndaki Stalin büstüne çiçek koyarak bir anma düzenleyeceğini söyledi.

Malinkoviç'in liderliğini üstlendiği Rusya Komünistleri Partisi 2012'de kurulmuş ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin devamı olduğu iddiasıyla siyaset yapan Rusya Federasyonu Komünist Partisi'ne rakip olarak ortaya çıkmıştı.

FSB ya da başsavcılığın, partiden gelen soruşturma talebine yanıt verip vermediği henüz bilinmiyor.

1924'ten hayatını kaybettiği 1953'e kadar Sovyetler Birliği'ni yöneten Josef Stalin, 71 yıl önce bugün hayatını kaybetmişti.

Sovyet yetkililer Stalin'in hemorajik inme nedeniyle yaşamını yitirdiğini duyurmuştu. Stalin, 1945'te bir inme ve kalp krizi geçirmiş ve daha sonra sağlığı kötüye gitmişti.

Rusya'nın hızlı bir şekilde sanayileşmesinin mimarlarından biri olan Stalin aynı zamanda ülkedeki kıtlıklarda ve toplama kamplarında ölen yüzbinlerce kişiyle ilgili de tartışmaların odak noktasındaki isimlerden biri.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de daha önce Stalin'in iç politikalarını "totaliter" olarak tanımlamış ancak Sovyet liderin savaş dönemi liderliğinden övgüyle bahsetmişti.

 

Independent Türkçe, Reuters, Politico


İsrail Başbakanı Netanyahu'nun "grip bahanesiyle" hükümet toplantılarına katılmadığı iddia edildi

AA
AA
TT

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun "grip bahanesiyle" hükümet toplantılarına katılmadığı iddia edildi

AA
AA

İsrail Başbakanlığı, kamuoyunda yayılan söz konusu iddialar üzerine açıklama yayımladı.

Açıklamada, Netanyahu ile Başbakanlık ofisi çalışanlarının birçoğunun mevsimsel gribe yakalandığı belirtilerek Netanyahu'nun grip bahanesiyle toplantılara katılmadığına dair iddiaların doğru olmadığı ifade edildi.

Netanyahu'nun hükümetle ilgili görevlerini yerine getirmeye ve Filistinlilere karşı savaşı yönetmeye devam ettiği ve durumunun iyi olduğu kaydedildi.

Öte yandan ülke medyasına yansıyan haberlere göre, "grip nedeniyle işe gitmeyen" Netanyahu'nun Kudüs'teki evine çorba götüren İsrailli esirlerin aileleri, 150 gündür Hamas'ın elinde tutulan esirlerin getirilmesi için acil anlaşma yapılması talebiyle gösteri düzenledi.

İsrail Başbakanlık Ofisinden 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Netanyahu'nun grip nedeniyle 3 Mart'taki haftalık kabine toplantısına katılmayacağı bildirilmişti. Daha sonra sosyal medyada, Netanyahu'nun ramazan ayı boyunca Tapınak Tepesi'ne (Mescid-i Aksa) yönelik "güvenlik planlarına" ilişkin hükümet içindeki tartışmalardan kaçmaya çalıştığına dair iddialar ortaya atılmıştı.

Ülke medyasında özellikle bazı savaş kabinesi üyeleri ile Netanyahu arasında Gazze'ye saldırılarla ilgili sürecin yönetimi konusunda tartışmalar yaşandığına dair haberler yer alıyor.

İsrail istihbaratının Filistinlilerin ramazan ayında Mescid-i Aksa'ya girişlerinin kısıtlanmasının güvenlik sorunlarına yol açacağı uyarılarına rağmen Netanyahu'nun kısıtlamaların uygulanması yönünde talimat verdiği bildirilmişti.