İsrail Savaş Konseyi, Mescid-i Aksa’nın yetkilerini Ben-Gvir’den geri aldı

Ben-Gvir, Netanyahu’nun temsilcisini Kudüs çevresindeki polis toplantısına çağırmadı

Müslüman kadınlar Mescid-i Aksa içinde yer alan Kubbetus-Sahra yakınında yürüyor (AP)
Müslüman kadınlar Mescid-i Aksa içinde yer alan Kubbetus-Sahra yakınında yürüyor (AP)
TT

İsrail Savaş Konseyi, Mescid-i Aksa’nın yetkilerini Ben-Gvir’den geri aldı

Müslüman kadınlar Mescid-i Aksa içinde yer alan Kubbetus-Sahra yakınında yürüyor (AP)
Müslüman kadınlar Mescid-i Aksa içinde yer alan Kubbetus-Sahra yakınında yürüyor (AP)

İsrail Savaş Konseyi’nin, Mescid-i Aksa üzerindeki güvenlik yetkilerini Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’den geri alma ve Ramazan ayında 1948 Filistinlileri’nin Mescid-i Aksa’ya alınmaması yönündeki talebini uygulamama kararı aldı.

Konsey’in ayrıca, Ben-Gvir’in bazı taleplerini kabul ettiği ve Ramazan ayında Cuma günleri 250 bin yerine 50-60 bin kişinin Mescid-i Aksa’ya girmesine izin verme kararı aldığı ortaya çıktı.

Şarku’l Avsat’ın İsrail merkezli Kanal 12’den aktardığı habere göre Savaş Kabinesi, bu konuyla ilgili kararları güvenlik güçlerinin tavsiyeleri doğrultusunda almaya ve Filistinli İsrail vatandaşlarının Mescid-i Aksa’ya girişine geniş kısıtlamalar getirmemeye karar verdi.

vdfe
Haziran 2016’DA Ramazan ayında Mescid-i Aksa dışındaki Filistinliler (AFP)

Ayrıca polisin güvenlik gerekçesiyle ibadet edecek kişi sayısına tavan koyması ve ‘istihbarat bilgilerine göre’ kişisel kısıtlama getirilmesi de kararlaştırıldı.

Polis, Ramazan başında durumun daha sonra değerlendirilmesi şartıyla yaklaşık 50-60 bin kişinin Mescid-i Aksa’ya girmesine izin verecek.

Ben-Gvir ise konuya ilişkin bir açıklama yaparak, Başbakan Binyamin Netanyahu’yu Savaş Kabinesi’nin aldığı kararlara dair çıkan haberleri reddetmeye çağırdı.

Ulusal Güvenlik Bakanı açıklamasında, Başbakan’ın Mescid-i Aksa konusunda savaş kabinesi üyesi Benny Gantz’ın, barışın baş eğerek ve teröre teslim olarak elde edildiği görüşünü benimsediğini iddia etti.

Ayrıca, Ulusal Güvenlik Bakanı’nın yetkilerinin ‘algı kabinesine teslim edildiğini’ belirtti.

Savaş Konseyi’nin söz konusu kararından önce, İsrail polis teşkilatındaki üst düzey yetkililer bir uyarıda bulundu.

sdwved
Mescid-i Aksa avlusundaki kişiler (Reuters)

Yetkiler, Ben-Gvir’in Mescid-i Aksa’da dayattığı, Ramazan ayında Mescid-i Aksa’ya kısıtlama getiren kararlarının Kudüs’te ve İsrail’de ‘karma şehirler’ olarak bilinen 1948 Filistinlilerinin yaşadığı bölgede güvenlik durumunun alevlenmesine yol açabileceği konusunda uyardı.

İlk bakışta, Netanyahu ile Ben-Gvir arasında beklenen bir kriz var gibi görünüyor.

Ben-Gvir, Ramazan ayı boyunca güvenlik durumuyla ilgili görüşmelerin yapılacağı polis liderliği oturumuna, Netanyahu’nun bir temsilcisinin katılmasına izin vermedi.

İsrail hükümeti, Gazze’de savaşın başından itibaren Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet etmesine kısıtlamalar getirirken, Yahudiler her an Mescid-i Aksa’ya girme imkanına sahip.

Mescid-i Aksa’da Cuma namazın kılanların sayısı normal şartlarda 50 bin iken savaş döneminde 5 bin ila 10 bin arasında kaldı.

sacvdfe
İsrail polisi, Ben-Gvir’in Temmuz ayında yaptığı ziyaret sırasında Mescid-i Aksa’nın girişini kapattı (Reuters)

Ramazan ayındaki Cuma günlerinde ise burada namaz kılanların sayısı normal günlerde 250 ile 500 bine ulaşırken, Ramazan ayında Mescid-i Aksa’da ibadet edenlerin sayısının 60 binden fazla olamayacağına dair karar tepki çekebilir.

sxd vdf
Ben-Gvir (sağda) Netanyahu’nun Ocak ayı başında Tel Aviv’de düzenlenen hükümet toplantısında (AFP)

Savaş Konseyi, Ben-Gvir’in Batı Şeria sakinlerinin Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya girişinin engellenmesi yönündeki tavsiyelerinden bazılarını kabul etti.

Ben-Gvir bunların tamamen yasaklanmasını isterken, polis Batı Şeria’da 60 yaş ve üzeri sakinlerin girişine izin verilmesini önerdi.

İstihbarat servisi Şin Bet ise, 45 yaş üstü Batı Şeria sakinlerinin girişine izin verilmesini teklif etti.

Bu konuda henüz net bir karar alınmış değil ancak girişlerin ciddi şekilde kısıtlanması yönünde bir eğilim var.

sdcvdsv
İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant (DPA-Arşiv)

İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant ise Salı günü yaptığı açıklamada, Hamas’ın Ramazan ayını ‘istismar etmesine’ karşı uyardı.

Galant, bu durumun Hamas’ın asıl amacı olan, İran ve Hizbullah üzerinden güçlendirilip 7 Ekim’de başlayan planının ikinci aşamasına dönüştürüleceğini iddia etti.

Bakan açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

Bunu yapmalarına izin vermemeliyiz, amaç her ne şekilde olursa olsun bölgeyi sakinleştirmektir. Bu açıdan süreci iki basit parçaya bölmek gerekiyor ki, bunu siz de iyi biliyorsunuz, onlar da ayrımını yapıyorlar. Kim sabotajcıdır, kimden şüphelenilmelidir ya da kim bunu yapmak üzeredir ona ulaşmalı, onu durdurmalı ve ortadan kaldırmalıyız.

sdsv
İsrailli bir polis memuru, Ekim ayının sonunda Filistinli bir kadının Mescid-i Aksa’da namaz kılmasını engelledi (AFP)

İsrail Ordu Radyosu’na göre, ordu ve Şin Bet, Netanyahu’yu, İsrail’deki Arap vatandaşların Ramazan ayında Mescid-i Aksa’da ibadet etmelerine yönelik kısıtlamalar konusunda yeni müzakereler yürütme ve bu konudaki kararı değiştirmeye çağırdı.

Şin Bet, Batı Şeria’da ‘güvenlik bozulması ihtimalinin yüksek olduğunu’ belirten bir rapor sundu ve bu gerçekleşirse, önümüzdeki dönemde bu gerilimi durdurup durduramayacaklarına dair şüphelerin olduğunu ifade etti.

Gazze’deki savaşa ve Hizbullah’a yönelik karşılıklı bombardımanlara atıfta bulunulan raporda, İsrail güçlerinin tüm bu cephelere konuşlandığı bir dönemde yeni çatışma ihtimaline karşı uyarı yer aldı.

xsd
Hamas lideri İsmail Heniyye, Çarşamba günü Beyrut’ta düzenlenen Uluslararası Kudüs Vakfı konferansında konuşuyor (Reuters)

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, Kudüs ve Batı Şeria’daki Filistinlileri, Müslümanların girişine yönelik kısıtlamaya, Ramazan’ın ilk gününde Mescid-i Aksa’ya yürüyerek yanıt vermeye çağırdı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller ise, Hanniye’nin açıklaması hakkında yorum yapması istendiğinde, “ABD, geçmişteki uygulamalara uygun olarak, İsrail’i Müslümanların Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’ya erişimini kolaylaştırmaya çağırmaya devam ediyor” dedi.

Miller ayrıca, “Bu sadece insanlara hak ettikleri ve hakları olan din özgürlüğünün verilmesi meselesi değil, aynı zamanda İsrail’in güvenliği için de doğrudan önemli olan bir mesele. Batı Şeria’da veya daha geniş bir bölgede gerilimi alevlendirmek İsrail’in güvenlik çıkarına değildir” diye ekledi.



Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.


Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
TT

Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişiminde bulunması nedeniyle, özerk bölge Grönland'ın “karar anı” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Frederiksen, diğer Danimarka partilerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, “Grönland konusunda bir anlaşmazlık var... Bu, görünenden öteye geçen, belirleyici bir an” ifadesini kullandı.

Frederiksen bu hafta başında, ABD'nin bir NATO üyesine saldırmasının "her şeyin sonu" anlamına geleceğini, özellikle de NATO'nun ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kurulan güvenlik sisteminin bitireceğini açıklamıştı.

Trump, Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'nda oluşturduğu tehdidin giderek artması nedeniyle, Washington'un, bakir kaynaklar açısından zengin kutup adasını kontrol etmesinin ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığına inanıyor. Perşembe günü The New York Times'a verdiği röportajda Trump, NATO'nun birliğini korumak ile Danimarka topraklarını kontrol etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini kabul etti.

Frederiksen, Facebook ve Instagram'da yayınladığı bir mesajda, "Danimarka sadık ve kararlı bir müttefiktir. Büyük bir yeniden silahlanma sürecinden geçiyoruz ve Arktik dahil olmak üzere gerekli olduğu her yerde değerlerimizi savunmaya hazırız“ diyerek, ”Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanıyoruz ve bu nedenle egemenlik, kendi kaderini tayin ve toprak bütünlüğü ilkelerini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Grönland halkı, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmayı defalarca reddetti. Grönland gazetesi Sermitsiaq'ın Ocak 2025'te yayınladığı bir ankete göre, ada nüfusunun %85'i gelecekte Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmaya karşı çıkarken, sadece %6'sı bu adımı destekledi.


Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile iyi bir iş birliği içinde olduğunu belirterek, onunla görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

Trump, Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, "Venezuela ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Liderlikle çok iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Devrik Başkan Nicolás Maduro'nun yardımcısı olan Rodríguez ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda ise “Bir ara bunu yapacağım” cevabını verdi.

Rodríguez, Maduro ve eşi 3 Ocak'ta tutuklandıktan sonra geçici başkan olarak yemin etti ve o zamandan beri, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini özellikle kullanmak isteyen Washington ile çeşitli konularda müzakerelere başladı.

Karakas, 2019'dan beri kesik olan ABD ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmak amacıyla bir “keşif sürecine” karar verirken, Washington'a “bağımlı” olmadığını vurguladı.

Beyaz Saray'da cuma günü düzenlenen bir toplantıda Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin yetkililerini Venezuela'ya yatırım yapmaya çağırdı, ancak temkinli yanıtlar aldı.

Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, Venezuela'yı derin reformlar yapılmadan “yatırım için elverişsiz” bir ülke olarak nitelendirdi ve bu sözleri başkanın tepkisini çekti.

Donald Trump dün yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi, bunu yapmak isteyen birçok kişi var, bu yüzden muhtemelen (Exxon'u) hariç tutmaya meyilliyim. Onların yanıtını beğenmedim” dedi.

Uzmanlar, yıllarca süren kötü yönetim ve yaptırımların ardından Venezuela'nın petrol altyapısının harap olduğunu vurguluyor.