Le Monde: Macron'un Ukrayna'ya asker gönderme söylemi Batı'nın buradaki askeri varlığını ifşa etti

AA
AA
TT

Le Monde: Macron'un Ukrayna'ya asker gönderme söylemi Batı'nın buradaki askeri varlığını ifşa etti

AA
AA

Fransız gazetesi Le Monde, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un "Rusya'nın savaşı kazanmaması için Ukrayna'ya asker gönderme seçeneği dahil her şeyin masada olduğu" söyleminin bu ülkede halihazırda bulunan Batı ülkelerinin askeri varlığını ifşa ettiğini belirtti.

Le Monde'un haberine göre, Fransa, ABD ile İngiltere'nin Ukrayna'da askeri eğitim ve danışmanlık adı altında aktif olarak faaliyet yürüten çok sayıda asker ve istihbarat merkezi bulunuyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un bu hafta başkent Paris'te ev sahipliği yaptığı Ukrayna'ya destek konulu konferansın kapanış konuşmasında, "Rusya'nın savaşı kazanmaması için ne gerekiyorsa yapacaklarını ve bu amaca ulaşmak için Ukrayna'ya asker gönderimi dahil her şeyin masada olduğu"nu ifade etmesi burada askeri varlık bulunduran Batılı ülkeleri tedirgin etti.

Habere göre, Ukrayna topraklarında halihazırda çeşitli birimlere bağlı çok sayıda Batılı unsur bulunuyor.

Rusya-Ukrayna savaşı başladığından bu yana Batılı ülkeler, bazen doğrudan askeri unsur veya danışman olarak bazen de farklı isimler altında Ukrayna ordusuna destek için askeri eğitim veren birimler gönderiyor.

Haberde ismi açıklanmayan Ukraynalı diplomatik kaynak da "tam olarak muharebe birlikleri olmasa da bütün müttefik devletlerin istihbarat birimleri Ukrayna'da faaliyet yürütüyor." ifadeleriyle bu durumu teyit etti.

Söz konusu kaynak ülkesine askeri ekipman gönderiminin bu ekipmanların kullanılmasını kapsayan eğitimi verecek birimlerin de gönderildiğini doğruladığını ve Ukrayna'nın bu ekipmanların deneme sahası olarak görüldüğünü aktardı.

CIA'nın Ukrayna'da gizli 12 üssü bulunuyor

Le Monde'un haberine göre, Macron'un açıklamalarına en şeffaf karşılık veren İngiltere oldu.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak'ın sözcüsü, 26 Şubat'ta yaptığı açıklamada, Ukrayna topraklarında orduya destek vermek amacıyla az sayıda askeri unsur bulundurduklarını belirtti.

Eski İngiliz Deniz Kuvvetleri Generali Robert Magowan, 2022 sonunda Globe and Laurel dergisine verdiği röportajda, Ocak-Nisan 2022 döneminde 350 İngiliz askerin bu ülkede politik ve askeri risk taşıyan özel operasyon yürüttüğünü ifade etmişti. Bu açıklama hiçbir zaman Londra tarafından yalanlanmadı.

Rusya'nın Kırım'ı ilhakı kapsamında İngiltere ve Ukrayna arasında 2014'te yapılan işbirliğiyle çok sayıda askeri eğitmen Ukrayna ordusu bünyesinde faaliyet gerçekleştirdi.

Le Monde, ABD'nin ise İngiltere'nin aksine buradaki askeri varlığını açıklamaktan kaçındığını kaydetti.

New York Times'in yürüttüğü araştırmada, Ukrayna topraklarında özellikle Rusya sınırına yakın bölgelerde ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatının (CIA) gizli 12 üssünün olabileceği iddiası yer aldı. Araştırmaya göre, buradaki gizli CIA üslerinin tesisi de Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edildiği 2014'ten itibaren başladı.

CIA'in bu üsler aracılığıyla Ukrayna ordusunun gizli askeri operasyonlar gerçekleştirmesini sağladığı öne sürüldü.

Paris yönetimi, sadece Fransa dış istihbarat servisinden (DGSE) personelin Ukrayna'da bulunduğunu üstü kapalı şekilde kabul ederken, söz konusu personelin sayısı veya görevleri hakkında kamuoyuna açıklama yapmadı.

Fransız makamları, Ukrayna topraklarında askeri birlik bulundurmadıklarını savunurken, Fransız Özel Kuvvetlerinin, özelikle Polonya'da Ukraynalı askerlere eğitim verdiği ve silah sevkiyatını denetlediği belirtildi.

Ancak habere göre Fransa yönetiminin aklında Rusya'yı stratejik olarak zorda bırakacağı düşüncesiyle Ukrayna'ya askeri birlik geçirme fikri yatıyor.

 



Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
TT

Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa'yı Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık çıkarmaya çalışmakla suçlayarak, Avrupalı ​​elitlerin Ukrayna rejimini Rusya'ya karşı savaş açmak için kullandığını belirtti.

RT televizyonunun haberine göre Lavrov, "Avrupa, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın politikalarını Avrupa çıkarlarına zararlı gördüğü için Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık yaratmaya çalıştı ve hâlâ çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Rusya Dışişleri Bakanı sözlerine şöyle devam etti: "Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki çıkar ayrışmasının sıcak bir çatışmaya dönüşmesine izin vermek suç olur."

Bu bağlamda, Rusya Devlet Başkanlığı sözcüsü Dmitry Peskov bugün yaptığı açıklamada, Polonya ve Baltık ülkelerinin, "Rusya'ya düşman olanlar" listesinde en üst sıralarda yer aldığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Rus haber ajansı Sputnik'ten aktardığına göre Peskov, Rossiya 1 televizyon kanalından Pavel Zarubin'e, "Rus karşıtı saflarda Baltık ülkeleri ve Polonyalılar muhtemelen en ön sıralarda yer alıyor" dedi. Peskov ayrıca, "Rusya'ya ait her şeye duyulan nefret, Polonya liderliğinin tutumlarına da nüfuz etmiş durumda" ifadesini kullandı.

Peskov daha önce, Polonya ve Baltık yetkililerinin Rusya'ya karşı beslediği yoğun nefreti "ciddi bir hata" olarak nitelendirmiş ve Polonya ile Baltık devletlerinin, nedense Rusya'dan korktuğunu ve onu "şeytanlaştırdığını" belirtmişti. 

Peskov sözlerine şöyle sürdürdü: "Bu bir hata mı? Kesinlikle ciddi bir hata, çünkü bu ülkeler Rus kültüründen çok şey öğrenebilir ve Rusya ile etkileşim kurabilirlerdi."


İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
TT

İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)

İran, Avrupa ordularını “terör örgütü” olarak sınıflandırdı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bugün yaptığı açıklamada, söz konusu kararın Avrupa Birliği’nin (AB) İran Devrim Muhafızları’nı terör örgütleri listesine alma kararına misilleme olarak alındığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Kalibaf, diğer milletvekilleri gibi Devrim Muhafızları üniforması giyerek dayanışma mesajı verdiği meclis binasında yaptığı açıklamada, “İslami Devrim Muhafızları Ordusu’nun terör örgütü ilan edilmesine karşı alınacak tedbirler yasasının yedinci maddesi uyarınca, Avrupa ülkelerinin orduları terörist gruplar olarak kabul edilmektedir” dedi.

Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Devrim Muhafızları’nı bütünüyle terör örgütleri listesine dahil etmişti. Bu adımı, İran’daki üst düzey yetkililer sert tepkilerle karşıladı.

İran düzenli ordusu tarafından yayımlanan resmi bildiride, “Avrupa bugün bölünmüşlük ve felç hali içindedir ve uluslararası sistemde etkili bir rol oynamamaktadır” ifadelerine yer verildi. Bildiride, Avrupa’nın bu kararının “ABD Başkanını memnun etmeye yönelik bir girişim” olduğu savunularak, Ukrayna savaşı, Grönland ve NATO krizi gibi dosyalarda Washington’un desteğini kazanma çabasına işaret edildi.

Açıklamada, Avrupa’nın aldığı karar, “Avrupa sömürgeciliğinin kara sayfalarına eklenen yeni bir utanç lekesi” olarak nitelendirildi. Kararın İran halkının direncini zayıflatmayacağı belirtilirken, silahlı kuvvetlerin “Batı destekli terörizme karşı durmayı sürdüreceği” ifade edildi.

İran ordusu, yayımladığı bildiride Devrim Muhafızları ile aynı safta kalma taahhüdünü vurguladı.

Devrim Muhafızları, İran’da düzenli orduya paralel bir yapı olarak faaliyet gösteriyor ve iki kurum Silahlı Kuvvetler Genelkurmayı tarafından koordine ediliyor. Doğrudan İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olan dini lider Ali Hamaney’e bağlı olan yapı, ekonomi ve medya alanlarında da geniş bir etkiye sahip. 1979 İslam Devrimi’nin ardından, dönemin lideri Ayetullah Humeyni’nin talimatıyla, devrimi korumak ve olası darbe girişimlerini önlemek amacıyla kurulan Devrim Muhafızları, İran-Irak Savaşı’nda faaliyet alanını genişletti.

Devrim Muhafızları’na bağlı Besic gücü, özellikle protesto dönemlerinde polis teşkilatına paralel bir görev yapıyor. Yapı ayrıca, kendi istihbarat ağına da sahip bulunuyor. Kudüs Gücü, sınır ötesi istihbarat ve askeri operasyonlar yürüten dış koldur. Kriz zamanlarında, Devrim Muhafızları'nın özel bir birimi başkent Tahran'ı korumakla görevlidir.


Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
TT

Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, bugün yaptığı açıklamada, ABD'nin ülkesine saldırması durumunda bunun bölgesel bir çatışmaya dönüşeceğini söyledi.

İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Tesnim haber ajansına göre Hamaney sözlerine şöyle devam etti: "Biz hiçbir savaşın başlatıcısı değiliz, hiçbir ülkeye saldırmak da istemiyoruz, ancak İran halkı kendilerine saldıran herkese güçlü bir darbe indirecektir."

“Amerikalılar, savaş da dahil olmak üzere tüm seçeneklerin masada olduğunu iddia ediyorlar,” diye vurgulayan Hameney, “Bize karşı savaş ve askeri seferberlik söylemleri yeni bir şey değil ve İran tarihsel olarak bu tür olaylarla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı.

Son haftalarda İran'da yaşanan protestolara da değinen Hameney, “Son ayaklanma askeri darbeye benziyordu, ancak kesinlikle bastırıldı” dedi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in "düşmanlığı ve gerilimi artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini" iddia etti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah es-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın savaştan ziyade diplomatik çözümlere öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" vurguladı.

Ancak İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "sorunları diplomasi yoluyla çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, Amerika Birleşik Devletleri ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, “Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç yoluyla müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya girişimin kararlı ve güçlü bir şekilde karşılanacağını anlar” ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump ise dün, Tahran'ı askeri bir saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yürütülen yoğun diplomatik çabalar arasında İran'ın ABD ile “görüşmelerde” bulunduğunu söyledi.

 ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapabilir miyiz bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.