BMGK, İsrail'in Gazze'de yardım bekleyenlere saldırısı için "derin endişe" duyduğunu açıkladı

New York'taki Güvenlik Konseyi toplantısından  bir kare(AFP)
New York'taki Güvenlik Konseyi toplantısından bir kare(AFP)
TT

BMGK, İsrail'in Gazze'de yardım bekleyenlere saldırısı için "derin endişe" duyduğunu açıkladı

New York'taki Güvenlik Konseyi toplantısından  bir kare(AFP)
New York'taki Güvenlik Konseyi toplantısından bir kare(AFP)

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Gazze'de insani yardım konvoyuna İsrail tarafından açılan ateş sonucu 100'den fazla kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı olay için "derin endişe" duyulduğunu belirtti.BMGK tarafından yapılan yazılı açıklamada, Gazze'de sivillerin ve sivil yapıların korunması için her tür önlemin alınması çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, "Konsey üyeleri, Gazze şehrinin güneybatısındaki bir insani yardım konvoyunu çevreleyen büyük bir kalabalık sırasında İsrail güçlerinin dahil olduğu ve aralarında ateşli silahla yaralananların da bulunduğu olayda 100'den fazla kişinin hayatını kaybettiği, birkaç yüz kişinin de yaralandığını belirtilen haberlerden derin endişe duymaktadır." ifadesi yer aldı.

İsrail tarafından olayın soruşturulduğu not edilen açıklamada, Gazze'de taraflara uluslararası hukuka uymaları ve sivil nüfusun hayatta kalması için vazgeçilmez olan temel hizmetler ve insani yardımlardan mahrum bırakılmaktan kaçınılması çağrısı yapıldı.

İnsanı yardımların hızlı ve engelsiz bir şekilde ulaşmaması durumunda Gazellilerin "endişe verici düzeyde akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalacağı" uyarısında bulunulan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Konsey üyeleri İsrail'i, Gazze'ye insanı yardımın girebilmesi için sınır geçişlerini açık tutmaya, insani ihtiyaçları geniş ölçekte karşılamak için ek geçişlerin açılmasını kolaylaştırmaya ve yardım malzemelerinin Gazze Şeridi'nin tamamındaki insanlara hızlı ve güvenli bir şekilde ulaştırılmasını desteklemeye çağırıyor."

İsrail ordusunun, 29 Şubat'ta Gazze kentinde insani yardım bekleyen Filistinlilere yönelik saldırısında 116 kişi hayatını kaybetmiş, 760'dan fazla kişi yaralanmıştı.

Gazze'deki hükümet, İsrail'in insanı yardım bekleyenlere yönelik saldırısının "kasıtlı ve planlı" olduğunu vurgulamış ve "İşgal ordusu bu kişilerin, bölgeye insani yardım almak için geldiklerini biliyordu ancak onları soğukkanlılıkla öldürdü." ifadelerini kullanmıştı.



Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
TT

Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Maine'deki bir havalimanından kalkan ve içinde sekiz kişi bulunan özel bir uçağın düştüğünü ve alev aldığını, ancak yolcuların durumlarının ve kimliklerinin henüz bilinmediğini açıkladı.

FAA, yaptığı açıklamada, çift motorlu Bombardier Challenger 600 uçak kazasının dün saat 19:45 civarında Bangor Uluslararası Havaalanında meydana geldiğini belirtti.

Ayrıntılar resmi olarak açıklanmadı, ancak konuyla ilgili bir hükümet yetkilisi Reuters'e, kazadan sonra büyük bir yangın çıktığını söyledi. Hükümet yetkilisi, uçağın Teksas'tan Maine'e uçtuğunu belirtti.

Federal Havacılık İdaresi kayıtlarına göre, uçak Nisan 2020'de hizmete girmişti.

FAA, Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu ile iş birliği içinde kazayı soruşturacağını duyurdu.


Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
TT

Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)

Minneapolis sokaklarında ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlileri tarafından ikinci bir Amerikan vatandaşının öldürülmesi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasi ve sosyal gerilimleri daha da artırdı.

Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer önderliğindeki Demokrat milletvekilleri, İç Güvenlik Bakanlığı ve ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) teşkilatının sistematik suistimallerini gerekçe göstererek, 2026 bütçe tasarısında bu kurumlara ayrılan fonları kesme tehdidinde bulundular. Milletvekilleri ayrıca, yargı denetimini güçlendirmek ve ICE'nin yetkilerini kısıtlamak da dahil olmak üzere önemli reformlar yaparak, 1,2 trilyon dolarlık hükümet fonlama tasarısının oylanması ve kısmi hükümet kapanmasının önlenmesi için ön koşullar oluşturdular.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, şiddetli bir kış fırtınasının ülkeyi yoğun kar yağışıyla felç etme tehdidi oluşturmasından saatler önce, birçok eyalette olağanüstü hal ilan etti.


ABD'nin Refah sınır kapısının açılması yönündeki baskısı

Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
TT

ABD'nin Refah sınır kapısının açılması yönündeki baskısı

Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)

Amerikalı yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki savaşı sona erdirme planının "ikinci aşamasını" ilerletmek ve Filistin toprakları ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısını her iki yönde de açmaya yönelik adımlar atmak için İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti üzerindeki baskıyı yoğunlaştırdılar.

Resmi düzeyde, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nin açıklamalarında ABD elçileri Steve Wittkoff, Jared Kushner ve Josh Greenbaum'ın Netanyahu ile yaptığı görüşmeler "olumlu" ve "yapıcı" olarak nitelendirildi. Ancak Tel Aviv'deki siyasi kaynaklar, bunun "iki taraf arasındaki vizyon farklılığını gidermediğini" ortaya koydu.

Wittkoff, Başkan Trump'ın Gazze için hazırladığı 20 maddelik "barış planının" "ikinci aşaması" ile ilgili olarak Netanyahu ile yaptığı görüşmelerin "yapıcı" geçtiğini söyledi. Netanyahu hükümeti, Wittkoff ve Kushner aleyhinde resmi olmayan düşmanca açıklamalar sızdırarak ziyaretin etkisini önledi; "üst düzey bir yetkiliye" atfedilen alıntılar İbranice medyada yayınlandı ve onlara yönelik sert kişisel saldırılar içeriyordu.