31 Mart yerel seçimlerinin galibi CHP: İşte 81 ilde belediye başkanlığını kazanan adaylar

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

31 Mart yerel seçimlerinin galibi CHP: İşte 81 ilde belediye başkanlığını kazanan adaylar

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

31 Mart yerel seçimlerinde henüz resmi sonuçlar açıklanmazsa da birçok ilde kazananlar belli oldu. Son sonuçlara göre ilk sırada bulunan CHP 35, AK Parti 24, DEM Parti 10, MHP 8, Yeniden Refah Partisi 2, İYİ Parti ve BBP ise 1 ilde önde bitirdi.  AK Parti yarışı ikinci sırada tamamladı ve 22 yıllık iktidarında ilk kez seçim yenilgisi aldı. CHP bu sonuçla, 1989’da Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin yerel seçimlerde kazandığı başarıyı da oy oranıyla aşmış oldu. Yerel seçimlerinde sürpriz yapan bir başka parti ise Yeniden Refah oldu ve ilk kez girdiği yerel seçimlerde, oy oranıyla üçüncü siyasi parti konumuna yükseldi.

Oy sayım işlemleri büyük ölçüde tamamlandı. Cumhuriyet Halk Partisi büyük başarı sağlayarak hem kazandığı belediye başkanlığı sayısını hem de oy oranını arttırdı. Tarihi bir başarı elde eden CHP, Türkiye'nin birinci partisi oldu. Anadolu Ajansı'nın verilerine göre Türkiye'de sandıkların yüzde 99. 82’si açıldı. CHP yüzde 37,74 oy oranı ile AK Parti'nin 22 yıllık üstünlüğüne son verdi. AK Parti'nin oyu yüzde 35,49'da kaldı. AA'nın sonuçlarına göre Türkiye genelinde oyların yüzde 6,19'unu alan Yeniden Refah Partisi üçüncü parti konumuna yükseldi.

DEM Parti'nin oy oranı yüzde 5,68 oldu. MHP oyların yüzde 4,98'ini, İYİ Parti yüzde 3,77'sini, Zafer Partisi yüzde 1,73'ünü, Saadet 1,09'unu, HÜDA PAR yüzde 0,55'ini aldı.

Bu sonuçlara göre, CHP İstanbul, Ankara ve İzmir'in de aralarında olduğu 14 kentte büyükşehir belediye başkanlığı ile 21 il, 337 ilçe ve 48 beldenin belediye başkanlığını kazandı.  Hatay'da ise büyükşehir belediyesi CHP'den AKP'ye geçti.

İstanbul'da sandıkların yüzde 99,98'inde alınan sonuçlara göre, oyların yüzde 51,09'unu alan Ekrem İmamoğlu yeniden Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. AKP'nin adayı Murat Kurum ise oyların yüzde 39,60'ını aldı. CHP İstanbul'da 26 ilçeyi, AKP ise 13 ilçeyi kazandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim sonuçlarının belli olmasının ardından Saraçhane'de yaptığı konuşmada 31 Mart seçimlerinde İstanbul'da CHP'nin elindeki 14 belediyeyi korumanın yanı sıra, Beyoğlu Bayrampaşa, Beykoz, Çatalca, Silivri, Çekmeköy, Eyüpsultan, Sancaktepe, Tuzla, Şile ve Üsküdar'ı da kazandığını açıkladı.

Ankara'da sandıkların yüzde 99,93'ü açıldı. Oyların yüzde 60,35'ini alan CHP'nin adayı Mansur Yavaş açık ara farkla yeniden Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. AKP'nin adayı Turgut Altınok'un oy oranı ise yüzde 31,69 olarak belirlendi. CHP, Ankara'da ilçelerin 18'sını, AKP ise 8'ini aldı.

Sandıkların yüzde 99,73'ünün açıldığı İzmir'de de CHP birinci parti oldu. Oyların yüzde 48,90'ını alan CHP'nin adayı Cemil Tugay, kentin yeni Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. AKP'nin adayı Hamza Dağ ise oyların yüzde 37,07'sini aldı. CHP, kentte 28 ilçe, AKP ve MHP ise birer ilçe kazandı.

Kırklareli ve Hatay başa baş mücadele

Sandıkların yüzde 90'dan fazlasının açıldığı Kırklareli'nde MHP'nin adayı Derya Bulut'un oy oranı yüzde 41,23 iken CHP'nin adayı Siyam Kesimoğlu'nun oy oranı yüzde 40,51 düzeyinde.

Hatay'da da başa baş bir mücadele söz konusu. Sandıkların yüzde 95'ten fazlasının açıldığı Hatay'da CHP'nin tartışmalı adayı Lütfü Savaş yüzde 43,98 oy oranında, AKP adayı Mehmet Öntürk'ün oranı ise yüzde 44.

unceli, Iğdır, Ağrı, Muş, Van, Diyarbakır, Batman, Siirt, Hakkari, Mardin belediyelerini DEM Parti'nin adayları kazandı. Şanlıurfa ve Yozgat'ı Yeniden Refah Partisi kazanırken açılan sandıklara göre Kırklareli, Çankırı, Karaman, Osmaniye, Tokat, Gümüşhane, Erzincan ve Kars'ı MHP, Sivas belediye başkanlığını Büyük Birlik Partisi, Nevşehir'i ise İYİ Parti kazandı.

Açılan sandıklara göre Isparta, Konya, Aksaray, Niğde, Kayseri, Kahramanmaraş, Gaziantep, Malatya, Elazığ, Bingöl, Şırnak, Bitlis, Erzurum, Bayburt, Rize, Trabzon, Ordu, Samsun, Çorum, Karabük, Düzce, Sakarya, Kocaeli'de ise AKP seçim yarışından zaferle ayrıldı.

wergt

İşte Türkiye'nin 81 ilindeki resmi olmayan oy oranları:

Adana:

CHP ZEYDAN KARALAR %46.51 535.970 OY

AKP FATİH MEHMET KOCAİSPİR %37.46 431.680 OY

DEM MAHFUZ GÜLERYÜZ %5.12 59.058 OY

Adıyaman:

CHP ABDURRAHMAN TUTDERE %49.74 51.299 OY

AKP ZİYA POLAT %27.43 28.285 OY

YRP NAZİF ATALAY %13.74 14.173 OY

Afyonkarahisar:

CHP BURCU KÖKSAL %50.73 68.072 OY

AKP HÜSEYİN CEYLAN ULUÇAY %31.82 42.703 OY

MHP SEZER KÜÇÜKKURT %10.87 14.590 OY

Ağrı:

DEM HAZAL ARAS %51.07 25.374 OY

AKP MEHMET SALİH AYDIN %33.70 16.747 OY

YRP MEHMETŞAFİ ERİM %4.71 2.341 OY

Aksaray:

AKP EVREN DİNÇER %36.85 42.769 OY

MHP İRFAN ÇITAK %28.72 33.331 OY

İYİP MUSTAFA TUĞRUL KARACAER %20.29 23.541 OY

Amasya:

CHP TURGAY SEVİNDİ %42.84 27.228 OY

AKP MEHMET UYANIK %28.96 18.407 OY

MHP BAYRAM ÇELİK %22.89 14.549 OY

Ankara:

CHP MANSUR YAVAŞ %60.35 1.986.620 OY

AKP TURGUT ALTINOK %31.74 1.044.947 OY

YRP SUAT KILIÇ %3.03 99.833 OY

Antalya:

CHP MUHİTTİN BÖCEK %48.63 704.027 OY

AKP HAKAN TÜTÜNCÜ %40.04 579.606 OY

DEM KEMAL BÜLBÜL %3.10 44.927 OY

Ardahan:

CHP FARUK DEMİR %45.06 5.049 OY

AKP YUNUS BAYDAR %43.51 4.875 OY

DEVA HALİL KAÇAR %6.71 752 OY

Artvin:

CHP BİLGEHAN ERDEM %45.04 6.473 OY

AKP MEHMET KOCATEPE %43.21 6.210 OY

İYİP DEMİRHAN ELÇİN %6.00 863 OY

Aydın:

CHP ÖZLEM ÇERÇİOĞLU %50.61 338.882 OY

AKP MUSTAFA SAVAŞ %36.62 245.192 OY

İYİP ÖZER KAYALI %4.30 28.803 OY

Balıkesir:

CHP AHMET AKIN %51.08 406.319 OY

AKP YÜCEL YILMAZ %40.56 322.611 OY

İYİP TURHAN ÇÖMEZ %3.05 24.275 OY

Bartın:

CHP MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA %51.29 22.383 OY

MHP HÜSEYİN FAHRİ FIRINCIOĞLU %36.61 15.978 OY

YRP FARUK TUTKUN %4.62 2.017 OY

Batman:

DEM GÜLÜSTAN SÖNÜK %64.52 122.143 OY

HÜDAPAR SERKAN RAMANLI %15.69 29.698 OY

AKP ADİL SEBATİ CEYLAN %12.42 23.511 OY

Bayburt:

AKP METE MEMİŞ %39.08 7.344 OY

MHP HÜKMÜ PEKMEZCİ %37.88 7.118 OY

YRP MUSTAFA GÜNCAN %8.00 1.504 OY

Bilecik:

CHP MELEK MIZRAK SUBAŞI %48.88 17.447 OY

AKP MUSTAFA YAMAN %34.54 12.328 OY

YRP CAFER ARSLANBOĞA %7.21 2.575 OY

Bingöl:

AKP ERDAL ARIKAN %33.69 15.593 OY

DEM AYDIN BÜRÇÜN %25.85 11.965 OY

YRP MEHMET ZİYA BUYANKARA %21.22 9.823 OY

Bitlis:

AKP NESRULLAH TANĞLAY %38.23 8.900 OY

DEM MEHMET NEZİR KARABAŞ %37.38 8.702 OY

YRP CELALETTİN MERMER %7.67 1.786 OY

Bolu:

CHP TANJU ÖZCAN %52.80 53.653 OY

AKP MUHAMMED EMİN DEMİRKOL %28.84 29.305 OY

MHP İLHAN DURAK %12.13 12.323 OY

Burdur:

CHP ALİ ORKUN ERCENGİZ %46.28 23.007 OY

AKP MEHMET ŞİMŞEK %42.90 21.324 OY

İYİP NAMIK KEMAL ÖZKAN %3.36 1.671 OY

Bursa:

CHP MUSTAFA BOZBEY %47.59 859.562 OY

AKP ALİNUR AKTAŞ %38.36 692.898 OY

YRP SEDAT YALÇIN %4.93 89.063 OY

Çanakkale:

CHP MUHARREM ERKEK %39.70 31.058 OY

İYİP ALAADDİN BURAK KUNT %36.89 28.861 OY

AKP JÜLİDE İSKENDEROĞLU %18.27 14.291 OY

Çankırı:

MHP İSMAİL HAKKI ESEN %59.80 25.748 OY

AKP HÜSEYİN FİLİZ %31.22 13.445 OY

CHP İLHAN TEKİN %2.69 1.160 OY

Çorum:

AKP HALİL İBRAHİM AŞGIN %40.58 54.806 OY

CHP HASAN LEVENT ÇÖPHÜSEYİNOĞLU %36.96 49.916 OY

YRP YAŞAR ANAÇ %14.47 19.540 OY

Denizli:

CHP BÜLENT NURİ ÇAVUŞOĞLU %47.96 304.264 OY

AKP OSMAN ZOLAN %38.85 246.460 OY

İYİP YASİN ÖZTÜRK %4.63 29.400 OY

Diyarbakır:

DEM AYŞE SERRA BUCAK KÜÇÜK %64.08 457.477 OY

AKP MEHMET HALİS BİLDEN %16.85 120.303 OY

HÜDAPAR FARUK DİNÇ %7.34 52.373 OY

Düzce:

AKP FARUK ÖZLÜ %40.22 41.233 OY

YRP DAVUT GÜLOĞLU %29.77 30.524 OY

CHP SEDAT ÇELİKEL %13.37 13.711 OY

Edirne:

CHP FİLİZ GENCAN AKIN %46.67 46.260 OY

AKP BELGİN İBA %42.49 42.119 OY

İYİP HAMDİ SEDEFÇİ %5.44 5.391 OY

Elazığ:

AKP ŞAHİN ŞERİFOĞULLARI %38.19 65.682 OY

YRP FARUK SEPTİOĞLU %21.14 36.364 OY

CHP COŞKUN ÇAĞLAR DURAN %16.49 28.368 OY

Erzincan:

MHP BEKİR AKSUN %40.45 30.217 OY

Bağımsız ÇAKIR YÜKSEL ÇAKIR %29.24 21.841 OY

CHP ÖZGE VATANER ÖZEGE %21.08 15.745 OY

Erzurum:

AKP MEHMET SEKMEN %50.37 173.537 OY

İYİP FATMA CANAN UÇAR %22.29 76.782 OY

DEM GÜLDEREN VARLİ %7.83 26.978 OY

Eskişehir:

CHP AYŞE ÜNLÜCE %50.86 273.760 OY

AKP İDRİS NEBİ HATİPOĞLU %37.94 204.198 OY

İYİP MELİH AYDIN %3.62 19.490 OY

Gaziantep:

AKP FATMA ŞAHİN %38.80 358.374 OY

CHP MUZAFFER ERTÜRK %28.11 259.602 OY

YRP ŞÜKRÜ YILMAZ %17.22 159.087 OY

Giresun:

CHP FUAT KÖSE %54.56 35.696 OY

AKP AYTEKİN ŞENLİKOĞLU %37.62 24.615 OY

YRP MESUT AYDIN %2.66 1.741 OY

Gümüşhane:

MHP VEDAT SONER BAŞER %41.62 6.690 OY

AKP ERCAN ÇİMEN %38.20 6.141 OY

CHP BEDRİ AĞAÇ %13.36 2.148 OY

Hakkari:

DEM MEHMET SIDDIK AKIŞ %48.92 14.528 OY

AKP İSMET ÖLMEZ %46.58 13.833 OY

CHP CÜNEYT ÖZBEK %1.43 424 OY

Hatay:

AKP MEHMET ÖNTÜRK %44.48 345.894 OY

CHP LÜTFÜ SAVAŞ %43.97 341.939 OY

YRP NURİ PARLAK %2.61 20.330 OY

Iğdır:

DEM MEHMET NURİ GÜNEŞ %46.61 23.066 OY

AKP ÜLKÜ ÖCAL %42.38 20.974 OY

İYİP GÜNDÜZ GÜNEŞ %4.50 2.227 OY

Isparta:

AKP ŞÜKRÜ BAŞDEĞİRMEN %41.96 54.433 OY

CHP ATAKAN YAZGAN %21.11 27.386 OY

İYİP AHMET TURAL %17.69 22.944 OY

İstanbul:

CHP EKREM İMAMOĞLU %51.06 4.420.784 OY

AKP MURAT KURUM %39.60 3.428.227 OY

YRP MEHMET ALTINÖZ %2.58 223.318 OY

İzmir:

CHP CEMİL TUGAY %48.89 1.277.580 OY

AKP HAMZA DAĞ %37.10 969.448 OY

DEM AKIN BİRDAL %4.12 107.747 OY

Kahramanmaraş:

AKP FIRAT GÖRGEL %42.41 247.777 OY

YRP MUHAMMED AYDOĞAR %33.40 195.158 OY

CHP MUKADDES ZEYNEP ARIKAN %15.20 88.794 OY

Karabük:

AKP ÖZKAN ÇETİNKAYA %34.08 20.587 OY

MHP RAFET VERGİLİ %26.49 16.002 OY

YRP İSMAİL ÖZER %23.08 13.942 OY

Karaman:

MHP SAVAŞ KALAYCI %49.14 45.003 OY

AKP MEVLÜT AKGÜN %24.05 22.023 OY

CHP RECEP SERTÇELİK %18.02 16.502 OY

Kars:

MHP ÖTÜKEN SENGER %36.20 16.384 OY

DEM KENAN KARAHANCI %28.98 13.120 OY

CHP DİNDAR GÜLTEKİN %17.24 7.805 OY

Kastamonu:

CHP HASAN BALTACI %49.19 31.478 OY

AKP TAHSİN BABAŞ %36.14 23.126 OY

MHP YÜKSEL AYDIN %6.90 4.416 OY

Kayseri:

AKP MEMDUH BÜYÜKKILIÇ %38.65 294.956 OY

YRP ABDULLAH ÖZKIRIŞ %19.79 151.017 OY

İYİP KAZIM YÜCEL %14.39 109.851 OY

Kırıkkale:

CHP AHMET ÖNAL %49.90 49.681 OY

AKP MEHMET SAYGILI %23.17 23.062 OY

MHP HARUN ULUSOY %19.15 19.064 OY

Kırklareli:

MHP DERYA BULUT %41.49 21.174 OY

CHP MEHMET SİYAM KESİMOĞLU %40.70 20.770 OY

Bağımsız TÜRKER SERDAR TÜRKER %5.94 3.029 OY

Kırşehir:

CHP SELAHATTİN EKİCİOĞLU %52.86 37.377 OY

AKP OSMAN ARSLAN %37.42 26.462 OY

İYİP UFUK CENGİZ %2.82 1.994 OY

Kilis:

CHP HAKAN BİLECEN %41.98 23.467 OY

AKP REŞİT POLAT %27.28 15.250 OY

MHP HASAN KARA %23.74 13.274 OY

Kocaeli:

AKP TAHİR BÜYÜKAKIN %45.79 514.359 OY

CHP ATASOY BİLGİN %28.93 324.964 OY

YRP DOĞAN AYDAL %7.59 85.221 OY

Konya:

AKP UĞUR İBRAHİM ALTAY %49.43 585.141 OY

YRP MEHMET KÖSEOĞLU %23.40 276.950 OY

CHP İSMAİL SONKAYA %12.78 151.247 OY

Kütahya:

CHP EYÜP KAHVECİ %29.69 40.712 OY

MHP ALİM IŞIK %29.16 39.986 OY

AKP KAMİL SARAÇOĞLU %27.71 37.992 OY

Malatya:

AKP SAMİ ER %48.99 190.224 OY

CHP VELİ AĞBABA %37.25 144.639 OY

YRP BİLAL YILDIRIM %9.39 36.460 OY

Manisa:

CHP FERDİ ZEYREK %57.20 502.986 OY

MHP CENGİZ ERGÜN %29.69 261.027 OY

İYİP GÜRHAN ÖZCAN %4.91 43.141 OY

Mardin:

DEM AHMET TÜRK %57.37 217.661 OY

AKP ABDULLAH ERİN %27.80 105.455 OY

YRP İBRAHİM ATMACA %4.49 17.016 OY

Mersin:

CHP VAHAP SEÇER %59.49 623.498 OY

MHP SERDAR SOYDAN %31.02 325.157 OY

İYİP MAHMUT BÜLENT ÖZKAN %3.45 36.196 OY

Muğla:

CHP AHMET ARAS %54.79 331.003 OY

AKP AYDIN AĞAN AYAYDIN %32.79 198.101 OY

İYİP METİN ERGUN %5.80 35.055 OY

Muş:

DEM SIRRI SÖYLEMEZ %41.86 18.327 OY

AKP FEYAT ASYA %25.13 11.000 OY

YRP AZİZ SÜNE %12.68 5.550 OY

Nevşehir:

İYİP RASİM ARI %52.03 33.268 OY

AKP MEHMET SAVRAN %34.50 22.061 OY

MHP ADNAN DOĞU %6.25 3.996 OY

Niğde:

AKP EMRAH ÖZDEMİR %36.23 28.793 OY

CHP HULUS ÖZEN %25.59 20.341 OY

MHP HAMDİ DOĞAN %19.03 15.121 OY

Ordu:

AKP MEHMET HİLMİ GÜLER %40.06 182.749 OY

İYİP ENVER YILMAZ %36.52 166.585 OY

CHP ZEKAİ SANA %16.58 75.656 OY

Osmaniye:

MHP İBRAHİM ÇENET %39.77 44.126 OY

İYİP ALPASLAN KOCA %23.70 26.294 OY

CHP SERKAN KARAYİĞİT %21.78 24.168 OY

Rize:

AKP RAHMİ METİN %54.70 29.841 OY

YRP CEMİL ÇOLAK %17.75 9.684 OY

CHP NECATİ TOPALOĞLU %12.14 6.623 OY

Sakarya:

AKP YUSUF ALEMDAR %47.25 285.080 OY

CHP AZİZE ÇEROĞLU %16.53 99.747 OY

YRP SELÇUK GEYVELİ %12.76 76.973 OY

Samsun:

AKP HALİT DOĞAN %42.16 330.451 OY

CHP CEVAT ÖNCÜ %27.01 211.692 OY

İYİP İMREN NİLAY TÜFEKCİ %14.12 110.671 OY

Siirt:

DEM SOFYA ALAĞAŞ %49.38 36.874 OY

AKP EKREM OLĞAÇ %37.29 27.848 OY

YRP UMUT BARDAK %2.68 2.000 OY

Sinop:

CHP METİN GÜRBÜZ %49.36 14.875 OY

AKP YAKUP ÜÇÜNCÜOĞLU %39.41 11.877 OY

İYİP SERPİL ÜNLÜTÜRK %4.89 1.474 OY

Sivas:

BBP ADEM UZUN %43.31 78.154 OY

AKP HİLMİ BİLGİN %29.18 52.669 OY

MHP REHA KARS %11.21 20.235 OY

Şanlıurfa:

YRP MEHMET KASIM GÜLPINAR %38.92 346.997 OY

AKP ZEYNEL ABİDİN BEYAZGÜL %33.64 299.959 OY

DEM CELALEDİN ERKMEN %21.09 188.007 OY

Şırnak:

AKP MEHMET YARKA %47.58 18.033 OY

DEM TURAN SALTAN %41.04 15.553 OY

CHP ÖZLEM BARAN %4.03 1.528 OY

Tekirdağ:

CHP CANDAN YÜCEER %50.14 327.768 OY

AKP CÜNEYT YÜKSEL %35.60 232.711 OY

DEM SADİ ÖZDEMİR %3.49 22.797 OY

Tokat:

MHP MEHMET KEMAL YAZICIOĞLU %54.86 46.778 OY

AKP EYÜP EROĞLU %30.18 25.732 OY

CHP MURAT YAZICI %9.36 7.980 OY

Trabzon:

AKP AHMET METİN GENÇ %51.49 234.734 OY

CHP HASAN SÜHA SARAL %28.43 129.610 OY

YRP LOKMAN ÖZTÜRK %9.14 41.656 OY

Tunceli:

DEM CEVDET KONAK %40.22 6.761 OY

CHP ALİ MUSTAFA ÇELİK %33.33 5.604 OY

AKP ERKAN EROĞLU %13.34 2.242 OY

Uşak:

CHP ÖZKAN YALIM %40.72 54.687 OY

AKP MEHMET ÇAKIN %24.42 32.793 OY

İYİP MUHAMMET GÜR %16.64 22.353 OY

Van:

CHP ÖZKAN YALIM %40.72 54.687 OY

AKP MEHMET ÇAKIN %24.42 32.793 OY

İYİP MUHAMMET GÜR %16.64 22.353 OY

Yalova:

CHP MEHMET GÜREL %46.39 27.122 OY

AKP MUSTAFA TUTUK %40.35 23.589 OY

DEM CENGİZ TOPBAŞLI %3.08 1.802 OY

Yozgat:

YRP KAZIM ARSLAN %36.33 17.141 OY

MHP ÖMER AÇIKEL %29.78 14.049 OY

AKP CELAL KÖSE %26.81 12.651 OY

Zonguldak:

CHP TAHSİN ERDEM %54.52 30.256 OY

AKP ÖMER SELİM ALAN %37.60 20.869 OY

YRP KENAN ZEREN %2.78 1.542 OY



Yeni bölgesel durum ve İsrail tehdidi arasında Lübnan ve Suriye

Suriye'nin güney sınırı boyunca yer alan İsrail tarafından ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki bir bölgede bir Merkava tankını inceleyen bir İsrail askeri, 25 Mart (AFP)
Suriye'nin güney sınırı boyunca yer alan İsrail tarafından ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki bir bölgede bir Merkava tankını inceleyen bir İsrail askeri, 25 Mart (AFP)
TT

Yeni bölgesel durum ve İsrail tehdidi arasında Lübnan ve Suriye

Suriye'nin güney sınırı boyunca yer alan İsrail tarafından ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki bir bölgede bir Merkava tankını inceleyen bir İsrail askeri, 25 Mart (AFP)
Suriye'nin güney sınırı boyunca yer alan İsrail tarafından ilhak edilen Golan Tepeleri'ndeki bir bölgede bir Merkava tankını inceleyen bir İsrail askeri, 25 Mart (AFP)

Elie el-Kasifi

Ortadoğu’daki tabloyu okumak için iki ana başlık var. Bunlardan birincisi İsrail’in Gazze Şeridi’ne ve dolayısıyla Lübnan ve Suriye'ye yönelik saldırılarını yeniden başlatması ve Batı Şeria'dan bahsetmemesi, ikincisi ise İran'ın nükleer programı, balistik silahları ve belki de Tahran destekli milislerin bölgedeki geleceğiyle ilgili müzakereler konusunda İran ve ABD arasında karşılıklı olarak verilen mesajlar ve savrulan tehditler.

Bu iki başlık arasındaki tüm bağlantıları, sanki bölge için hala sisli, dalgalı ve binlerce soruyu beraberinde getiren bir gelecek öngörüyormuşuz gibi aramanın bir önem yok. Bu iki başlığın eşzamanlı ve uluslararası sahneyi her geçen gün sarsan Donald Trump döneminde ABD'nin bölgedeki stratejisinin mihenk taşı olması yeterli. Zira bunun İran'dan Sudan'a, doğudan batıya bölgedeki tabloyu etkilemeden yapılması mümkün değil.

İster doğuda ister batıda” olsun hiç kimse tarafından 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana istediğini yapmaktan caydırılamayan İsrail, Donald Trump'ın Beyaz Saray'a girmesinden bu yana ABD'nin bölgedeki tutumuyla birebir özdeşleşmiş durumda. Trump’ın 20 Ocak'ta göreve başlamasının arifesinde İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkesin, ABD’nin Cumhuriyetçi Başkanı’nın seçim kampanyası sırasında söz verdiği gibi Gazze'deki savaşı durdurma konusunda ciddi olduğunu gösterdiği doğru olsa da çok geçmeden Trump'ın vaatlerinin İsrail'i ve hatta kendisini bile bağlamadığı ortaya çıktı. Slogan atma ve son tarih belirleme konusunda başarılı olan Trump’ın gerçeklere uyum sağlama ve planlarını yavaşlatma ya da iptal etme konusunda daha becerikli olduğu da açıkça görüldü. Aynı şey Ukrayna'daki savaşı rekor bir sürede sona erdirme vaadi için de geçerli.

Gazze Şeridi'ndeki savaşa gelince, İsrail’in yeniden başlayan saldırısı, sanki ABD’nin mevcut stratejisinin bir parçasıymış ve sadece İsrail stratejisini yansıtmıyormuş gibi ABD'nin tam desteğine sahip. Bu da Trump dönemi ile İsrail'in Gazze’deki ve bölgedeki vahşetini örtbas etmekten geri kalmayan Joe Biden dönemi arasında büyük bir fark olduğunu gösterdi. Ancak ABD’nin ve İsrail’in stratejileri arasındaki uyum daha önce hiç Trump yönetiminde olduğu kadar ileri boyutlara ulaşmamıştı. Trump'ın açıkladığı Gazze halkını yerinden etme planı bunun tek kanıtıdır. Trump, bu plandan geri adım atmış ya da planını ertelemiş gibi görünse de bu plan İsrail aşırı sağı için çok iddialı bir Amerikan tavanı oluşturdu. İsrail aşırı sağının önerilerine karşı zaman zaman çok muğlak da olsa bir mesafe koyan önceki Demokrat Partili Joe Biden yönetimi döneminde durum böyle değildi.

Aslında İsrail'in Gazze Şeridi’ne karşı yeniden başlayan saldırısı ‘güç yoluyla barış’ sloganının pratikteki tercümesi olurken pratikte bölgede barışı sağlamaktan ziyade İsrail'in bölge üzerindeki kontrolünü dayatmak anlamına geliyor. Ancak İsrail, 7 Ekim 2023’ten bu yana geleneksel rakipleri olan Filistinli gruplar ve Hizbullah'a karşı elde ettiği tüm ‘başarılara’ rağmen, şimdiye kadar kendisi için tamamen elverişli bir bölgesel durum tasarlayabilmiş ya da bölge üzerinde kontrolünü empoze etmesine yahut çevresiyle normal ilişkileri olan bir devlete dönüşebilmiş değil. Aksine, İsrail’in Gazze Şeridi, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye’de güç kullanmaya devam etmesi, onu bölgede ‘normal bir devlet’ olmaktan giderek daha da uzaklaştırıyor.

Hizbullah'ın askeri yetenekleri büyük ölçüde zayıfladığından ve Lübnan'da Arap ülkelerinin ve uluslararası toplumun desteğiyle yeni bir siyasi durum tesis edildiğinden, İsrail'in Lübnan'daki saldırıları artık bölgesel ve uluslararası alanda Hizbullah'a yönelik saldırılar olarak görülmüyor.

İsrail'in Hizbullah'ı zayıflatması, Hizbullah ile bölgedeki devletler ve halklar arasındaki köklü husumet göz önüne alındığında, Hizbullah'a karşı olumsuz bir hassasiyet uyandırmak bir yana İsrail'in Beşşar Esed rejiminin düşmesinden sonra Suriye'ye girmeye devam etmesi ve buradaki mezhepçi grupları kendi tarafına çekmeye çalışması, Suriye topraklarını sürekli bombalaması, İran'ın bölgedeki hegemonik projesinin çöküşünden sonra belli bir bölgesel denge yaratmaya çalışan bölgenin ağır toplarının İsrail'e karşı hassasiyetlerini ve öfkelerini artırdı. Tüm bunların yanında İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki soykırım savaşını sürdürmesi, bölge genelinde İsrail'e yönelik nefreti pekiştirirken İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi ihtimalini ortadan kaldırdı ya da en azından uzun bir süre için erteledi.

7u6ı8o9
İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği hava saldırısında hasar gören bina, 1 Nisan 2025 (AFP)

Hatta Lübnan dosyasıyla ilgili olarak İsrail'in ateşkesi açıkça ihlal ederek Lübnan topraklarında beş yeri işgal etmesi ve Beyrut'un güney banliyölerini yeniden bombalamaya başlaması, Hizbullah'ın askeri yetenekleri büyük ölçüde zayıfladığı ve Lübnan'da Arap ülkelerinin ve uluslararası toplumun desteğiyle yeni bir siyasi durum oluştuğu için bunlar yapılan artık bölgesel ve uluslararası alanda Hizbullah'a karşı yapılmış gibi görülmüyor. Öyle ki Hizbullah, doğrudan ya da dolaylı sorumlulukla, geçtiğimiz hafta İsrail’deki yerleşim birimlerine iki parti halinde ham roketlerle saldırmış olsa da bu durum İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını haklı çıkarmıyor. İsrail’in saldırıları Hizbullah’ın roketli saldırılarına verilen bir yanıt değil, Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye'de ateş kontrolünü sağlama iddiasından öteye geçmiyor.

Bu durum bölgedeki çatışmayı bir yanda İran ve vekilleri, diğer yanda İsrail arasında olmaktan çıkarıp bir yanda İsrail diğer yanda onun politikalarından etkilenen bölge ülkeleri arasında olmaya doğru sürüklüyor. Tel Aviv'in Suriye'nin güneyindeki saldırılarını genişleterek ve orada süresiz kalma tehdidinde bulunarak körüklemeye devam ettiği Suriye'de Türkiye ile İsrail arasında ortaya çıkan gerilim, bunun en açık örneğidir. Ayrıca İsrail, Suriye'de çoğunlukla Türkiye tarafından desteklenen yeni hükümete sürekli olarak saldırmış ve Suriye toprakları içindeki birçok yeri bombalamıştır.

Lübnan ve Suriye savunma bakanları arasında Riyad'da yapılan toplantının, Lübnan ve Suriye arenalarını tek bir arena olarak ele alan bölgesel ve özellikle Arap ülkeleri arasındaki dinamiği göstermeye yetti.

Peki Türkiye ile İsrail arasında Suriye’de yaşanan gerilim doğrudan bir çatışmaya dönüşür mü? Bu soruya cevap vermek için henüz çok erken olsa da Ankara'nın Suriye ordusuna eğitim vermek için Suriye'nin orta kesimlerinde yer alan Palmira’da (Tedmur) bir askeri üs kurmayı planlıyor olmasına İsrail'in verdiği tepkiden de görülebileceği gibi böyle bir çatışma mümkün. Her halükarda İsrail'in, saldırılarının, bombalamalarının ve ‘sızma girişimlerinin’ Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve hükümeti için görmezden gelemeyecekleri büyük bir meydan okumaya dönüşmesinin ardından Suriye'deki yeni hükümetin hızını etkilemeye çalıştığı aşikar. Bu konu Türkiye ile Şara yönetimi arasındaki başlıca ortak meselelerden biri haline geldi.

Trump'ın uzun süredir ABD güçlerini Suriye'den çekme arzusundan hareketle Türkiye ile İsrail arasında Suriye konusunda bir anlaşma yapılması için belli bir anda inisiyatif alacağını, bunun da ABD'nin Suriye'nin kuzeyinin güvenliğini Türkiye'ye emanet etme ihtiyacını haklı çıkardığını ve bu yüzden ABD yönetiminin Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şara yönetimi arasındaki anlaşmaya buradaki güvenlik düzenlemelerinin bir başlangıcı olarak itiraz etmediğini konuşanlar var. Bu anlaşmanın İsrail'in Suriye’ye yönelik politikalarından görünenin aksine Washington’ın Suriye’nin bölünmesini teşvik etmediğine dair bir sinyal verdiği de bu dosyanın gündeme getirdiği bir diğer nokta. Ancak henüz Suriye konusunda net bir ABD-İsrail çelişkisinden bahsetmek mümkün değilse de ABD'nin özellikle şu an Washington tarafından daha önce eşi ve benzeri görülmemiş şekilde korunan İsrail'in dosyaları ve arenaları birbirine bağlamasından bu yana Suriye stratejisinin bir bütün olarak bölgedeki dosyalarla ilgilenme stratejisinden ayrı tutulamayacağı kesin.

cfvbghy
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara'da bir araya geldiler, 4 Şubat 2025 (Suriye Cumhurbaşkanlığı)

İsrail'in Lübnan ve Suriye'nin yanı sıra Gazze ve Batı Şeria ile ilişkilerinin hızı ile başta Suudi Arabistan-Türkiye olmak üzere bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerin hızı arasında da bir çelişki var. İsrail bu bölgeleri gerginliğin ve istikrarsızlığın ortasında tutmaya çalışırken, İran'ın bölgedeki yayılmacı projesinin körüklediği yaklaşık yirmi yıldır süregelen çatışmaların ve krizlerin ardından bu bölgelerde istikrarın sağlanması Riyad ve Ankara'nın açıkça çıkarınadır. Bu durum, Suriye'deki ve daha az ölçüde Irak'taki çatışma dinamiklerinin bir parçası olan Ankara'ya kıyasla Riyad için daha çok geçerli.

Bu çerçevede Lübnan ve Suriye savunma bakanları arasında Riyad'da yapılan toplantının, Lübnan ve Suriye arenalarını tek bir arena olarak ele alan bölgesel ve özellikle Arap ülkeleri arasındaki dinamiği göstermeye yetti. İsrail de bu iki arenayı tek bir arena olarak ele alıyor, ancak bu iki dinamik arasında, önümüzdeki ay Donald Trump'ın Suudi Arabistan'dan başlamak üzere Körfez'e yapacağı ziyaret turunda önemli bir noktaya gelecek olan bölgesel sahneyi bir bütün olarak etkilemesi mümkün olmayan açık bir çelişki söz konusu.

Trump’ın Körfez ülkelerine gerçekleştireceği ziyaret, ABD yönetiminin bölgedeki arenaların birbirine bağlılığını ne ölçüde kabul ettiği sorusunu gündeme getiriyor. Dolayısıyla İsrail, Gazze Şeridi’ndeki ve Batı Şeria'daki saldırılarını sürdürdüğü, Suriye'ye sızmaya devam ettiği, Lübnan'ın beş noktasında askerlerini konuşlandırdığı ve Lübnan ve Suriye topraklarını bombalamaya devam ettiği sürece mevcut durumda herhangi bir bölgesel anlaşmaya varılması oldukça zor.

Trump ve ekibindekilerin pervasız olduklarını, ne yaptıklarını bilmediklerini ve dünyayı gösterişli bir şekilde yönetmek istediklerini düşünmek saçma olur. ABD politikalarını ‘rasyonel’ olarak ele almak her zaman daha iyidir.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre İran'ın bölgesel nüfuzunun ciddi şekilde erimesi, bölge ülkelerinin Ortadoğu’daki tabloya geçmiş yıllardan, özellikle de 2015 yılında eski ABD Başkanı Barack Obama yönetimi ile İran arasında imzalanan nükleer anlaşmadan farklı bakmasına neden oluyor. O dönemde bu anlaşma İran'ın bölgede serbest kalmasıyla aynı anlama geliyordu. Şimdi ise İran rejimini çökmekten zar zor kurtaran bir anlaşmaya dönüştü. Dolayısıyla, bölge ülkelerine yönelik İran tehdidi artık geçmiş yıllarda olduğu gibi değil. Bu tehdit, İsrail hükümetinin aşırılık yanlısı politikaları nedeniyle yerini İsrail tehdidine bıraktı. İsrail tehdidi bölgedeki kaosu derinleştirmeye devam ediyor.

Ancak asıl önemli soru şu: Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ‘İsrail'in Lübnan ve Suriye'ye girdiğini ve onları sahada kontrol ettiğini, bunun da kapsamlı bir normalleşmeye kapıyı araladığını’ söylediğinde İsrail’in şu anki hızının bölgede uzun bir istikrarsızlık evresine işaret ettiği göz önüne alındığında, İsrail ile ABD arasındaki bu uyum daha ne kadar devam edecek? Trump’ın Gazze Şeridi’ni ‘Ortadoğu’nun Rivierası’ yapma önerisi ya da Rusya ile Ukrayna arasında barışı aceleye getirmesi gibi krizlerle başa çıkma konusundaki tarzı da İsrail ile tamamen uyumlu. Çünkü gerçekler Gazzelilerin gitmeye hazır olmadığını gösterirken ve ilk etapta gidebilecekleri bir yer yokken önerilerine kimsenin karşı koyamayacağına inanıyor ya da bunu ima ediyorlar. Rusya kendi koşullarını karşılamayan bir barışı sonuca ulaştırma konusunda hiç acele etmiyor, aksine Trump'ın girişimini tüketmeye ve kazanımlarını genişletmeye çalışıyor. Lübnan ya da Suriye'de normalleşme sürecinin mümkün ve gerçekçi olduğunu gösteren tek bir işaret dahi yok. Üstelik Witkoff'un önerdiği normalleşme reçetesi bölgesel kaosun daha uzun yıllar devam etmesinden başka bir işe yaramayacak.

Buna karşın Trump ve ekibindekilerin pervasız olduklarını, ne yaptıklarını bilmediklerini ve dünyayı gösterişli bir şekilde yönetmek istediklerini düşünmek saçma olur. ABD politikalarını ‘rasyonel’ olarak ele almak her zaman daha iyidir. Doğaları gereği hareketli olsalar da Trump ve ekibindekiler, şimdiye kadar sundukları çelişkili normalleşme önerileriyle ‘yaratıcı kaos’ teorisine inanıyor ya da bunu yeniden denemeye çalışıyor gibi görünüyorlar.