31 Mart yerel seçimlerinin galibi CHP: İşte 81 ilde belediye başkanlığını kazanan adaylar

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

31 Mart yerel seçimlerinin galibi CHP: İşte 81 ilde belediye başkanlığını kazanan adaylar

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

31 Mart yerel seçimlerinde henüz resmi sonuçlar açıklanmazsa da birçok ilde kazananlar belli oldu. Son sonuçlara göre ilk sırada bulunan CHP 35, AK Parti 24, DEM Parti 10, MHP 8, Yeniden Refah Partisi 2, İYİ Parti ve BBP ise 1 ilde önde bitirdi.  AK Parti yarışı ikinci sırada tamamladı ve 22 yıllık iktidarında ilk kez seçim yenilgisi aldı. CHP bu sonuçla, 1989’da Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin yerel seçimlerde kazandığı başarıyı da oy oranıyla aşmış oldu. Yerel seçimlerinde sürpriz yapan bir başka parti ise Yeniden Refah oldu ve ilk kez girdiği yerel seçimlerde, oy oranıyla üçüncü siyasi parti konumuna yükseldi.

Oy sayım işlemleri büyük ölçüde tamamlandı. Cumhuriyet Halk Partisi büyük başarı sağlayarak hem kazandığı belediye başkanlığı sayısını hem de oy oranını arttırdı. Tarihi bir başarı elde eden CHP, Türkiye'nin birinci partisi oldu. Anadolu Ajansı'nın verilerine göre Türkiye'de sandıkların yüzde 99. 82’si açıldı. CHP yüzde 37,74 oy oranı ile AK Parti'nin 22 yıllık üstünlüğüne son verdi. AK Parti'nin oyu yüzde 35,49'da kaldı. AA'nın sonuçlarına göre Türkiye genelinde oyların yüzde 6,19'unu alan Yeniden Refah Partisi üçüncü parti konumuna yükseldi.

DEM Parti'nin oy oranı yüzde 5,68 oldu. MHP oyların yüzde 4,98'ini, İYİ Parti yüzde 3,77'sini, Zafer Partisi yüzde 1,73'ünü, Saadet 1,09'unu, HÜDA PAR yüzde 0,55'ini aldı.

Bu sonuçlara göre, CHP İstanbul, Ankara ve İzmir'in de aralarında olduğu 14 kentte büyükşehir belediye başkanlığı ile 21 il, 337 ilçe ve 48 beldenin belediye başkanlığını kazandı.  Hatay'da ise büyükşehir belediyesi CHP'den AKP'ye geçti.

İstanbul'da sandıkların yüzde 99,98'inde alınan sonuçlara göre, oyların yüzde 51,09'unu alan Ekrem İmamoğlu yeniden Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. AKP'nin adayı Murat Kurum ise oyların yüzde 39,60'ını aldı. CHP İstanbul'da 26 ilçeyi, AKP ise 13 ilçeyi kazandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim sonuçlarının belli olmasının ardından Saraçhane'de yaptığı konuşmada 31 Mart seçimlerinde İstanbul'da CHP'nin elindeki 14 belediyeyi korumanın yanı sıra, Beyoğlu Bayrampaşa, Beykoz, Çatalca, Silivri, Çekmeköy, Eyüpsultan, Sancaktepe, Tuzla, Şile ve Üsküdar'ı da kazandığını açıkladı.

Ankara'da sandıkların yüzde 99,93'ü açıldı. Oyların yüzde 60,35'ini alan CHP'nin adayı Mansur Yavaş açık ara farkla yeniden Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. AKP'nin adayı Turgut Altınok'un oy oranı ise yüzde 31,69 olarak belirlendi. CHP, Ankara'da ilçelerin 18'sını, AKP ise 8'ini aldı.

Sandıkların yüzde 99,73'ünün açıldığı İzmir'de de CHP birinci parti oldu. Oyların yüzde 48,90'ını alan CHP'nin adayı Cemil Tugay, kentin yeni Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. AKP'nin adayı Hamza Dağ ise oyların yüzde 37,07'sini aldı. CHP, kentte 28 ilçe, AKP ve MHP ise birer ilçe kazandı.

Kırklareli ve Hatay başa baş mücadele

Sandıkların yüzde 90'dan fazlasının açıldığı Kırklareli'nde MHP'nin adayı Derya Bulut'un oy oranı yüzde 41,23 iken CHP'nin adayı Siyam Kesimoğlu'nun oy oranı yüzde 40,51 düzeyinde.

Hatay'da da başa baş bir mücadele söz konusu. Sandıkların yüzde 95'ten fazlasının açıldığı Hatay'da CHP'nin tartışmalı adayı Lütfü Savaş yüzde 43,98 oy oranında, AKP adayı Mehmet Öntürk'ün oranı ise yüzde 44.

unceli, Iğdır, Ağrı, Muş, Van, Diyarbakır, Batman, Siirt, Hakkari, Mardin belediyelerini DEM Parti'nin adayları kazandı. Şanlıurfa ve Yozgat'ı Yeniden Refah Partisi kazanırken açılan sandıklara göre Kırklareli, Çankırı, Karaman, Osmaniye, Tokat, Gümüşhane, Erzincan ve Kars'ı MHP, Sivas belediye başkanlığını Büyük Birlik Partisi, Nevşehir'i ise İYİ Parti kazandı.

Açılan sandıklara göre Isparta, Konya, Aksaray, Niğde, Kayseri, Kahramanmaraş, Gaziantep, Malatya, Elazığ, Bingöl, Şırnak, Bitlis, Erzurum, Bayburt, Rize, Trabzon, Ordu, Samsun, Çorum, Karabük, Düzce, Sakarya, Kocaeli'de ise AKP seçim yarışından zaferle ayrıldı.

wergt

İşte Türkiye'nin 81 ilindeki resmi olmayan oy oranları:

Adana:

CHP ZEYDAN KARALAR %46.51 535.970 OY

AKP FATİH MEHMET KOCAİSPİR %37.46 431.680 OY

DEM MAHFUZ GÜLERYÜZ %5.12 59.058 OY

Adıyaman:

CHP ABDURRAHMAN TUTDERE %49.74 51.299 OY

AKP ZİYA POLAT %27.43 28.285 OY

YRP NAZİF ATALAY %13.74 14.173 OY

Afyonkarahisar:

CHP BURCU KÖKSAL %50.73 68.072 OY

AKP HÜSEYİN CEYLAN ULUÇAY %31.82 42.703 OY

MHP SEZER KÜÇÜKKURT %10.87 14.590 OY

Ağrı:

DEM HAZAL ARAS %51.07 25.374 OY

AKP MEHMET SALİH AYDIN %33.70 16.747 OY

YRP MEHMETŞAFİ ERİM %4.71 2.341 OY

Aksaray:

AKP EVREN DİNÇER %36.85 42.769 OY

MHP İRFAN ÇITAK %28.72 33.331 OY

İYİP MUSTAFA TUĞRUL KARACAER %20.29 23.541 OY

Amasya:

CHP TURGAY SEVİNDİ %42.84 27.228 OY

AKP MEHMET UYANIK %28.96 18.407 OY

MHP BAYRAM ÇELİK %22.89 14.549 OY

Ankara:

CHP MANSUR YAVAŞ %60.35 1.986.620 OY

AKP TURGUT ALTINOK %31.74 1.044.947 OY

YRP SUAT KILIÇ %3.03 99.833 OY

Antalya:

CHP MUHİTTİN BÖCEK %48.63 704.027 OY

AKP HAKAN TÜTÜNCÜ %40.04 579.606 OY

DEM KEMAL BÜLBÜL %3.10 44.927 OY

Ardahan:

CHP FARUK DEMİR %45.06 5.049 OY

AKP YUNUS BAYDAR %43.51 4.875 OY

DEVA HALİL KAÇAR %6.71 752 OY

Artvin:

CHP BİLGEHAN ERDEM %45.04 6.473 OY

AKP MEHMET KOCATEPE %43.21 6.210 OY

İYİP DEMİRHAN ELÇİN %6.00 863 OY

Aydın:

CHP ÖZLEM ÇERÇİOĞLU %50.61 338.882 OY

AKP MUSTAFA SAVAŞ %36.62 245.192 OY

İYİP ÖZER KAYALI %4.30 28.803 OY

Balıkesir:

CHP AHMET AKIN %51.08 406.319 OY

AKP YÜCEL YILMAZ %40.56 322.611 OY

İYİP TURHAN ÇÖMEZ %3.05 24.275 OY

Bartın:

CHP MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA %51.29 22.383 OY

MHP HÜSEYİN FAHRİ FIRINCIOĞLU %36.61 15.978 OY

YRP FARUK TUTKUN %4.62 2.017 OY

Batman:

DEM GÜLÜSTAN SÖNÜK %64.52 122.143 OY

HÜDAPAR SERKAN RAMANLI %15.69 29.698 OY

AKP ADİL SEBATİ CEYLAN %12.42 23.511 OY

Bayburt:

AKP METE MEMİŞ %39.08 7.344 OY

MHP HÜKMÜ PEKMEZCİ %37.88 7.118 OY

YRP MUSTAFA GÜNCAN %8.00 1.504 OY

Bilecik:

CHP MELEK MIZRAK SUBAŞI %48.88 17.447 OY

AKP MUSTAFA YAMAN %34.54 12.328 OY

YRP CAFER ARSLANBOĞA %7.21 2.575 OY

Bingöl:

AKP ERDAL ARIKAN %33.69 15.593 OY

DEM AYDIN BÜRÇÜN %25.85 11.965 OY

YRP MEHMET ZİYA BUYANKARA %21.22 9.823 OY

Bitlis:

AKP NESRULLAH TANĞLAY %38.23 8.900 OY

DEM MEHMET NEZİR KARABAŞ %37.38 8.702 OY

YRP CELALETTİN MERMER %7.67 1.786 OY

Bolu:

CHP TANJU ÖZCAN %52.80 53.653 OY

AKP MUHAMMED EMİN DEMİRKOL %28.84 29.305 OY

MHP İLHAN DURAK %12.13 12.323 OY

Burdur:

CHP ALİ ORKUN ERCENGİZ %46.28 23.007 OY

AKP MEHMET ŞİMŞEK %42.90 21.324 OY

İYİP NAMIK KEMAL ÖZKAN %3.36 1.671 OY

Bursa:

CHP MUSTAFA BOZBEY %47.59 859.562 OY

AKP ALİNUR AKTAŞ %38.36 692.898 OY

YRP SEDAT YALÇIN %4.93 89.063 OY

Çanakkale:

CHP MUHARREM ERKEK %39.70 31.058 OY

İYİP ALAADDİN BURAK KUNT %36.89 28.861 OY

AKP JÜLİDE İSKENDEROĞLU %18.27 14.291 OY

Çankırı:

MHP İSMAİL HAKKI ESEN %59.80 25.748 OY

AKP HÜSEYİN FİLİZ %31.22 13.445 OY

CHP İLHAN TEKİN %2.69 1.160 OY

Çorum:

AKP HALİL İBRAHİM AŞGIN %40.58 54.806 OY

CHP HASAN LEVENT ÇÖPHÜSEYİNOĞLU %36.96 49.916 OY

YRP YAŞAR ANAÇ %14.47 19.540 OY

Denizli:

CHP BÜLENT NURİ ÇAVUŞOĞLU %47.96 304.264 OY

AKP OSMAN ZOLAN %38.85 246.460 OY

İYİP YASİN ÖZTÜRK %4.63 29.400 OY

Diyarbakır:

DEM AYŞE SERRA BUCAK KÜÇÜK %64.08 457.477 OY

AKP MEHMET HALİS BİLDEN %16.85 120.303 OY

HÜDAPAR FARUK DİNÇ %7.34 52.373 OY

Düzce:

AKP FARUK ÖZLÜ %40.22 41.233 OY

YRP DAVUT GÜLOĞLU %29.77 30.524 OY

CHP SEDAT ÇELİKEL %13.37 13.711 OY

Edirne:

CHP FİLİZ GENCAN AKIN %46.67 46.260 OY

AKP BELGİN İBA %42.49 42.119 OY

İYİP HAMDİ SEDEFÇİ %5.44 5.391 OY

Elazığ:

AKP ŞAHİN ŞERİFOĞULLARI %38.19 65.682 OY

YRP FARUK SEPTİOĞLU %21.14 36.364 OY

CHP COŞKUN ÇAĞLAR DURAN %16.49 28.368 OY

Erzincan:

MHP BEKİR AKSUN %40.45 30.217 OY

Bağımsız ÇAKIR YÜKSEL ÇAKIR %29.24 21.841 OY

CHP ÖZGE VATANER ÖZEGE %21.08 15.745 OY

Erzurum:

AKP MEHMET SEKMEN %50.37 173.537 OY

İYİP FATMA CANAN UÇAR %22.29 76.782 OY

DEM GÜLDEREN VARLİ %7.83 26.978 OY

Eskişehir:

CHP AYŞE ÜNLÜCE %50.86 273.760 OY

AKP İDRİS NEBİ HATİPOĞLU %37.94 204.198 OY

İYİP MELİH AYDIN %3.62 19.490 OY

Gaziantep:

AKP FATMA ŞAHİN %38.80 358.374 OY

CHP MUZAFFER ERTÜRK %28.11 259.602 OY

YRP ŞÜKRÜ YILMAZ %17.22 159.087 OY

Giresun:

CHP FUAT KÖSE %54.56 35.696 OY

AKP AYTEKİN ŞENLİKOĞLU %37.62 24.615 OY

YRP MESUT AYDIN %2.66 1.741 OY

Gümüşhane:

MHP VEDAT SONER BAŞER %41.62 6.690 OY

AKP ERCAN ÇİMEN %38.20 6.141 OY

CHP BEDRİ AĞAÇ %13.36 2.148 OY

Hakkari:

DEM MEHMET SIDDIK AKIŞ %48.92 14.528 OY

AKP İSMET ÖLMEZ %46.58 13.833 OY

CHP CÜNEYT ÖZBEK %1.43 424 OY

Hatay:

AKP MEHMET ÖNTÜRK %44.48 345.894 OY

CHP LÜTFÜ SAVAŞ %43.97 341.939 OY

YRP NURİ PARLAK %2.61 20.330 OY

Iğdır:

DEM MEHMET NURİ GÜNEŞ %46.61 23.066 OY

AKP ÜLKÜ ÖCAL %42.38 20.974 OY

İYİP GÜNDÜZ GÜNEŞ %4.50 2.227 OY

Isparta:

AKP ŞÜKRÜ BAŞDEĞİRMEN %41.96 54.433 OY

CHP ATAKAN YAZGAN %21.11 27.386 OY

İYİP AHMET TURAL %17.69 22.944 OY

İstanbul:

CHP EKREM İMAMOĞLU %51.06 4.420.784 OY

AKP MURAT KURUM %39.60 3.428.227 OY

YRP MEHMET ALTINÖZ %2.58 223.318 OY

İzmir:

CHP CEMİL TUGAY %48.89 1.277.580 OY

AKP HAMZA DAĞ %37.10 969.448 OY

DEM AKIN BİRDAL %4.12 107.747 OY

Kahramanmaraş:

AKP FIRAT GÖRGEL %42.41 247.777 OY

YRP MUHAMMED AYDOĞAR %33.40 195.158 OY

CHP MUKADDES ZEYNEP ARIKAN %15.20 88.794 OY

Karabük:

AKP ÖZKAN ÇETİNKAYA %34.08 20.587 OY

MHP RAFET VERGİLİ %26.49 16.002 OY

YRP İSMAİL ÖZER %23.08 13.942 OY

Karaman:

MHP SAVAŞ KALAYCI %49.14 45.003 OY

AKP MEVLÜT AKGÜN %24.05 22.023 OY

CHP RECEP SERTÇELİK %18.02 16.502 OY

Kars:

MHP ÖTÜKEN SENGER %36.20 16.384 OY

DEM KENAN KARAHANCI %28.98 13.120 OY

CHP DİNDAR GÜLTEKİN %17.24 7.805 OY

Kastamonu:

CHP HASAN BALTACI %49.19 31.478 OY

AKP TAHSİN BABAŞ %36.14 23.126 OY

MHP YÜKSEL AYDIN %6.90 4.416 OY

Kayseri:

AKP MEMDUH BÜYÜKKILIÇ %38.65 294.956 OY

YRP ABDULLAH ÖZKIRIŞ %19.79 151.017 OY

İYİP KAZIM YÜCEL %14.39 109.851 OY

Kırıkkale:

CHP AHMET ÖNAL %49.90 49.681 OY

AKP MEHMET SAYGILI %23.17 23.062 OY

MHP HARUN ULUSOY %19.15 19.064 OY

Kırklareli:

MHP DERYA BULUT %41.49 21.174 OY

CHP MEHMET SİYAM KESİMOĞLU %40.70 20.770 OY

Bağımsız TÜRKER SERDAR TÜRKER %5.94 3.029 OY

Kırşehir:

CHP SELAHATTİN EKİCİOĞLU %52.86 37.377 OY

AKP OSMAN ARSLAN %37.42 26.462 OY

İYİP UFUK CENGİZ %2.82 1.994 OY

Kilis:

CHP HAKAN BİLECEN %41.98 23.467 OY

AKP REŞİT POLAT %27.28 15.250 OY

MHP HASAN KARA %23.74 13.274 OY

Kocaeli:

AKP TAHİR BÜYÜKAKIN %45.79 514.359 OY

CHP ATASOY BİLGİN %28.93 324.964 OY

YRP DOĞAN AYDAL %7.59 85.221 OY

Konya:

AKP UĞUR İBRAHİM ALTAY %49.43 585.141 OY

YRP MEHMET KÖSEOĞLU %23.40 276.950 OY

CHP İSMAİL SONKAYA %12.78 151.247 OY

Kütahya:

CHP EYÜP KAHVECİ %29.69 40.712 OY

MHP ALİM IŞIK %29.16 39.986 OY

AKP KAMİL SARAÇOĞLU %27.71 37.992 OY

Malatya:

AKP SAMİ ER %48.99 190.224 OY

CHP VELİ AĞBABA %37.25 144.639 OY

YRP BİLAL YILDIRIM %9.39 36.460 OY

Manisa:

CHP FERDİ ZEYREK %57.20 502.986 OY

MHP CENGİZ ERGÜN %29.69 261.027 OY

İYİP GÜRHAN ÖZCAN %4.91 43.141 OY

Mardin:

DEM AHMET TÜRK %57.37 217.661 OY

AKP ABDULLAH ERİN %27.80 105.455 OY

YRP İBRAHİM ATMACA %4.49 17.016 OY

Mersin:

CHP VAHAP SEÇER %59.49 623.498 OY

MHP SERDAR SOYDAN %31.02 325.157 OY

İYİP MAHMUT BÜLENT ÖZKAN %3.45 36.196 OY

Muğla:

CHP AHMET ARAS %54.79 331.003 OY

AKP AYDIN AĞAN AYAYDIN %32.79 198.101 OY

İYİP METİN ERGUN %5.80 35.055 OY

Muş:

DEM SIRRI SÖYLEMEZ %41.86 18.327 OY

AKP FEYAT ASYA %25.13 11.000 OY

YRP AZİZ SÜNE %12.68 5.550 OY

Nevşehir:

İYİP RASİM ARI %52.03 33.268 OY

AKP MEHMET SAVRAN %34.50 22.061 OY

MHP ADNAN DOĞU %6.25 3.996 OY

Niğde:

AKP EMRAH ÖZDEMİR %36.23 28.793 OY

CHP HULUS ÖZEN %25.59 20.341 OY

MHP HAMDİ DOĞAN %19.03 15.121 OY

Ordu:

AKP MEHMET HİLMİ GÜLER %40.06 182.749 OY

İYİP ENVER YILMAZ %36.52 166.585 OY

CHP ZEKAİ SANA %16.58 75.656 OY

Osmaniye:

MHP İBRAHİM ÇENET %39.77 44.126 OY

İYİP ALPASLAN KOCA %23.70 26.294 OY

CHP SERKAN KARAYİĞİT %21.78 24.168 OY

Rize:

AKP RAHMİ METİN %54.70 29.841 OY

YRP CEMİL ÇOLAK %17.75 9.684 OY

CHP NECATİ TOPALOĞLU %12.14 6.623 OY

Sakarya:

AKP YUSUF ALEMDAR %47.25 285.080 OY

CHP AZİZE ÇEROĞLU %16.53 99.747 OY

YRP SELÇUK GEYVELİ %12.76 76.973 OY

Samsun:

AKP HALİT DOĞAN %42.16 330.451 OY

CHP CEVAT ÖNCÜ %27.01 211.692 OY

İYİP İMREN NİLAY TÜFEKCİ %14.12 110.671 OY

Siirt:

DEM SOFYA ALAĞAŞ %49.38 36.874 OY

AKP EKREM OLĞAÇ %37.29 27.848 OY

YRP UMUT BARDAK %2.68 2.000 OY

Sinop:

CHP METİN GÜRBÜZ %49.36 14.875 OY

AKP YAKUP ÜÇÜNCÜOĞLU %39.41 11.877 OY

İYİP SERPİL ÜNLÜTÜRK %4.89 1.474 OY

Sivas:

BBP ADEM UZUN %43.31 78.154 OY

AKP HİLMİ BİLGİN %29.18 52.669 OY

MHP REHA KARS %11.21 20.235 OY

Şanlıurfa:

YRP MEHMET KASIM GÜLPINAR %38.92 346.997 OY

AKP ZEYNEL ABİDİN BEYAZGÜL %33.64 299.959 OY

DEM CELALEDİN ERKMEN %21.09 188.007 OY

Şırnak:

AKP MEHMET YARKA %47.58 18.033 OY

DEM TURAN SALTAN %41.04 15.553 OY

CHP ÖZLEM BARAN %4.03 1.528 OY

Tekirdağ:

CHP CANDAN YÜCEER %50.14 327.768 OY

AKP CÜNEYT YÜKSEL %35.60 232.711 OY

DEM SADİ ÖZDEMİR %3.49 22.797 OY

Tokat:

MHP MEHMET KEMAL YAZICIOĞLU %54.86 46.778 OY

AKP EYÜP EROĞLU %30.18 25.732 OY

CHP MURAT YAZICI %9.36 7.980 OY

Trabzon:

AKP AHMET METİN GENÇ %51.49 234.734 OY

CHP HASAN SÜHA SARAL %28.43 129.610 OY

YRP LOKMAN ÖZTÜRK %9.14 41.656 OY

Tunceli:

DEM CEVDET KONAK %40.22 6.761 OY

CHP ALİ MUSTAFA ÇELİK %33.33 5.604 OY

AKP ERKAN EROĞLU %13.34 2.242 OY

Uşak:

CHP ÖZKAN YALIM %40.72 54.687 OY

AKP MEHMET ÇAKIN %24.42 32.793 OY

İYİP MUHAMMET GÜR %16.64 22.353 OY

Van:

CHP ÖZKAN YALIM %40.72 54.687 OY

AKP MEHMET ÇAKIN %24.42 32.793 OY

İYİP MUHAMMET GÜR %16.64 22.353 OY

Yalova:

CHP MEHMET GÜREL %46.39 27.122 OY

AKP MUSTAFA TUTUK %40.35 23.589 OY

DEM CENGİZ TOPBAŞLI %3.08 1.802 OY

Yozgat:

YRP KAZIM ARSLAN %36.33 17.141 OY

MHP ÖMER AÇIKEL %29.78 14.049 OY

AKP CELAL KÖSE %26.81 12.651 OY

Zonguldak:

CHP TAHSİN ERDEM %54.52 30.256 OY

AKP ÖMER SELİM ALAN %37.60 20.869 OY

YRP KENAN ZEREN %2.78 1.542 OY



‘Tüm anlaşmaların anası’ gün yüzüne çıkıyor... Hindistan ve AB, iki milyarlık nüfusu ile dünyanın en büyük pazarını hayata geçiriyor

TT

‘Tüm anlaşmaların anası’ gün yüzüne çıkıyor... Hindistan ve AB, iki milyarlık nüfusu ile dünyanın en büyük pazarını hayata geçiriyor

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Luis Santos da Costa, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile bir araya geldi. (EPA)
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Luis Santos da Costa, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile bir araya geldi. (EPA)

Yirmi yılı aşkın zorlu müzakerelerin ardından tarihi bir dönüm noktasına ulaşıldı. Yeni Delhi ile Brüksel bugün, ‘tüm anlaşmaların anası’ olarak nitelendirilen kapsamlı bir ticaret anlaşmasına vardıklarını açıkladı. Söz konusu anlaşma, yaklaşık iki milyar tüketiciyi kapsayan devasa bir serbest ticaret bölgesinin önünü açıyor. Küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık dörtte birini kapsayan bu iddialı anlaşma, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile Avrupa Birliği (AB) liderlerinin, yükselen ABD korumacılığına ve Çin kaynaklı ticari meydan okumalara karşı piyasalarını korumayı hedefleyen stratejik bir ‘ekonomik kalkan’ olarak değerlendiriliyor. Anlaşmayla birlikte, binlerce mal ve hizmette gümrük vergilerinin sıfırlanması öngörülürken, taraflar ekonomik açıklıkta yeni bir dönemin başladığını ilan etti.

Anlaşma kapsamında, Avrupa’nın ihracatının yaklaşık yüzde 97’sine uygulanan gümrük vergilerinin düşürülmesi ya da tamamen kaldırılması öngörülüyor. Bu düzenlemenin, 27 üyeli AB’ye yıllık 4 milyar euroya (4,75 milyar dolar) kadar gümrük vergisi tasarrufu sağlaması bekleniyor. Hindistan Başbakanı Narendra Modi bugün başkent Yeni Delhi’de AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Luis Santos da Costa ile yaptığı görüşmenin ardından anlaşmayı ‘tüm anlaşmaların anası’ olarak niteledi. Modi, “Bu anlaşma, Hindistan’daki 1,4 milyar insan ile AB’deki milyonlarca vatandaş için çok sayıda fırsat yaratacak” dedi. Modi ayrıca, anlaşmanın küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 25’ini ve dünya ticaretinin üçte birini temsil ettiğini vurguladı.

fvgh
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Luis Santos da Costa, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile bir araya geldi. (EPA)

AB, dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan’ı geleceğin kilit pazarlarından biri olarak görüyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bir gün önce AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ile birlikte Hindistan Cumhuriyet Günü törenlerinde onur konuğu olarak ağırlanmasının ardından yaptığı açıklamada, “Avrupa ve Hindistan bugün tarih yazıyor… İki milyar insanı kapsayan bir serbest ticaret bölgesi kurduk ve bundan her iki taraf da fayda sağlayacak” ifadelerini kullandı.

Avrupalı yetkililer, söz konusu anlaşmanın Hindistan’ın bugüne kadar imzaladığı en iddialı ticaret anlaşması olduğunu belirtirken, Avrupa şirketlerinin ‘pazara ilk giren olma avantajı’ elde edeceğini vurguladı. Anlaşmanın özellikle Avrupa’nın tarım, otomotiv ve hizmet sektörlerine önemli kazanımlar sağlaması bekleniyor.

Yeni Delhi yönetimi ise AB’yi, altyapı yatırımlarını hızlandırmak ve milyonlarca yeni istihdam yaratmak için ihtiyaç duyduğu teknoloji ve yatırımlar açısından kritik bir ortak olarak değerlendiriyor.

En yüksek düzeyde pazar erişimi

AB verilerine göre, 2024 yılında iki taraf arasındaki mal ticareti hacmi 120 milyar euroya (139 milyar dolar) ulaştı. Bu rakam, son on yılda yaklaşık yüzde 90’lık bir artışa işaret ederken, hizmet ticaretinin hacmi de 60 milyar euro (69 milyar dolar) olarak kaydedildi.

Anlaşma kapsamında Hindistan’ın, başlıca Avrupa ürünlerine yönelik pazar erişim kısıtlamalarını gevşetmesi bekleniyor. Buna göre otomobillere uygulanan ve azami yüzde 110’a kadar çıkan gümrük vergileri kademeli olarak yüzde 10 seviyesine kadar düşürülecek. Şarapta ise vergiler yüzde 150’den aşamalı biçimde yaklaşık yüzde 20’ye indirilecek. Halihazırda makarna ve çikolata gibi işlenmiş gıdalara uygulanan yüzde 50 oranındaki gümrük vergileri ise tamamen kaldırılacak.

dfv
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Konseyi Başkanı Antonio Luis Santos da Costa ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Hindistan Cumhuriyet Günü kutlamalarına katıldı. (DPA)

Ursula von der Leyen, Hindistan’a yapılan ihracatın iki katına çıkmasını beklediğini belirterek, AB’nin ‘geleneksel olarak korumacı olan Hindistan pazarında bir ticaret ortağına şimdiye kadar tanınmış en yüksek düzeyde pazar erişimini’ elde edeceğini vurguladı.

Anlaşmayla birlikte Avrupa şirketleri, Hindistan’daki finansal hizmetler ve deniz taşımacılığı sektörlerine de ayrıcalıklı erişim hakkı kazanacak. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ise anlaşmanın, tekstil, değerli taşlar ve mücevherat, deri ürünleri ile hizmetler dahil olmak üzere birçok sektörü güçlendireceğini ifade etti.

Görüşmelere yakın kaynaklar, müzakerelerin dün son ana kadar sürdüğünü ve AB’nin uyguladığı sınırda karbon vergisinin çelik sektörü üzerindeki etkileri başta olmak üzere bazı hassas başlıkların ele alındığını aktardı.

Net seçim

Anlaşma, Brüksel ve Yeni Delhi’nin, ABD’nin gümrük tarifeleri ile Çin’in ihracat kısıtlamalarına karşı yeni pazarlar açma arayışında olduğu bir dönemde hayata geçirildi. Aynı zamanda Hindistan ile AB arasında, mevsimlik işçiler, öğrenciler, araştırmacılar ve yüksek vasıflı profesyonellerin hareketliliğini kolaylaştırmaya yönelik bir anlaşmanın yanı sıra güvenlik ve savunma alanlarını kapsayan düzenlemelerin de sonuçlandırılmasının beklendiği belirtildi.

Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Hindistan ve Avrupa açık bir tercih yaptı: stratejik ortaklık, diyalog ve açıklık” ifadesini kullandı. Von der Leyen, “Bölünmüş bir dünyaya başka bir yolun hâlâ mümkün olduğunu gösteriyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) öngörülerine göre Hindistan, bu yıl dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olma yolunda ilerliyor. On yıllar boyunca temel askeri teçhizat konusunda Moskova’ya bağımlı olan Yeni Delhi, son yıllarda ithalatını çeşitlendirerek ve yerli sanayi kapasitesini güçlendirerek Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. AB ise benzer şekilde, ABD’ye olan bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.


Witkoff: Son İsrailli rehinenin cesedinin iadesi ile Ortadoğu'da yeni bir şafak doğdu

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Son İsrailli rehinenin cesedinin iadesi ile Ortadoğu'da yeni bir şafak doğdu

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff bugün yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nde tutulan son İsrailli rehinenin cesedinin geri getirilmesinin, savaş yerine barışın hâkim olduğu yeni bir geleceğin önünü açtığını söyledi.

Witkoff, X platformundaki paylaşımında, “Hayatta olan 20 rehinenin tamamı ile hayatını kaybeden 28 rehinenin tümünün naaşları ailelerine teslim edildi. Bu, pek çok kişinin beklemediği, büyük ve tarihi bir başarı” ifadelerini kullandı.

Bu sonucun, aralarında ABD Başkanı Donald Trump’ın da bulunduğu birçok kişinin yoğun çabaları sayesinde mümkün olduğunu belirten Witkoff, Trump’ın ‘barış için aralıksız çalıştığını’ vurguladı.

Witkoff, “Bu, Ortadoğu’da yeni bir şafak” ifadesini kullanarak, ABD’nin bölgede ‘herkes için kalıcı barış ve refahı sağlama’ konusundaki kararlılığını yineledi.

İsrail ordusu dün yaptığı açıklamada, Gazze’de bir mezarlıkta yaklaşık 250 ceset üzerinde yapılan incelemelerin ardından, son İsrailli esirin cesedinin bulunduğunu duyurmuştu.


Batı kampı parçalanırken Çin, İran ile ilişkilerini gözden mi geçiriyor?

Tayvan’ın Taipei kentinde İran'daki hükümet karşıtı protestoları destekleyen bir protesto gösterisi, 25 Ocak 2026 (AP)
Tayvan’ın Taipei kentinde İran'daki hükümet karşıtı protestoları destekleyen bir protesto gösterisi, 25 Ocak 2026 (AP)
TT

Batı kampı parçalanırken Çin, İran ile ilişkilerini gözden mi geçiriyor?

Tayvan’ın Taipei kentinde İran'daki hükümet karşıtı protestoları destekleyen bir protesto gösterisi, 25 Ocak 2026 (AP)
Tayvan’ın Taipei kentinde İran'daki hükümet karşıtı protestoları destekleyen bir protesto gösterisi, 25 Ocak 2026 (AP)

Şerbil Berekat

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun gözaltına alındığı ve ülkenin siyasi gidişatında gecikmiş de olsa öncü bir değişiklik yaratan yıldırım harekâtından birkaç gün sonra, Çin bir kez daha ‘dost’ ülkelerdeki çıkarlarını, bu ülkelerin rejimlerini savunmak zorunda kalmadan ve istenmeyen çatışmaların bedelini ödemeden nasıl koruyabileceğine dair tanıdık bir sınavla karşı karşıya kaldı.

Bu soru, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı askeri bir saldırı emri vermeye çok yaklaşması, ancak son anda geri adım atarak ‘silahı masadan kaldırmadan’ dar bir diplomatik pencere açmasıyla yeniden gündeme geldi.

Venezuela ve İran ile 2024 yılının aralık ayında Suriye'de Beşşar Esed rejiminin düşüşü arasında, Pekin’i coğrafi olarak uzak ama taktiksel olarak yakın olan, ancak ilişkileri ‘karmaşık’ kalan ve ittifaka dönüştürülemeyen siyasi ortaklar şeklindeki tekrarlayan bir ikilemle karşı karşıya bırakan bir model ortaya çıktı.

Bu rejimler, Washington'dan uzak olmaları nedeniyle ideolojik bir yaklaşımla bir şekilde Çin'e bağlı olsalar da Pekin'in tercih ettiği bu rejimlerle ekonomik ilişkiler, yaptırımlar, yolsuzluk, kötü yönetim ve kalkınma eksikliği nedeniyle karmaşık ve kısıtlı olmaya devam ediyor. Bunun yanında söz konusu rejimler Pekin için çeşitli kazançlar sağlamaya devam etmektedir. Bunlar arasında ucuz petrol veya Kuşak ve Yol Girişimi içindeki stratejik coğrafi konum gibi doğrudan kazançlar ve Washington ile ilişkilerin dengelenmesi bağlamında dolaylı da olsa bazı kazançlar bulunuyor.

Trump'ın bu rejimleri hedef alması, özellikle ABD'nin küresel enerji haritasını yeniden çizmek ve kritik mineraller ve ilgili tedarik zincirleri konusunda Çin'e neredeyse tamamen bağımlı olması da dahil olmak üzere stratejik zayıflıklarını azaltmak için sistematik adımlar attığına dair söylentiler ışığında, Çin'in konumu hakkında meşru sorular ortaya çıkarıyor.

Ancak, Trump'ın politikalarına daha geniş bir perspektiften baktığımızda özellikle Grönland konusunda Batılı müttefikleriyle yaşadığı gerilim, Kanada'yı ilhak etme yönündeki tehditleri ve Washington'a sağladıkları gerçek katma değeri göz ardı etmesi, ayrıca ulusal güvenlik stratejisi çerçevesinde Çin ve Rusya’yı etkisiz hale getirme girişimleri, Çin'in ‘dostlarının’ aldığı darbeler karşısında itidalli ve temkinli davranmasına neden oldu. Bunun yanında Çin, özellikle Trump’ın muhtemelen nisan ayında gerçekleşecek olan Pekin ziyareti sebebiyle bir alanda yaşanan kayıpların başka bir alanda kazanca dönüştürülebileceği stratejik yatırım fırsatları arıyor.

Clement Chai: Washington, uluslararası politikada güçlü adam yaklaşımını benimsiyor Ancak, her zamanki pragmatizmleriyle Çinliler, Trump yönetiminin siyasi hataları yüzünden tökezleyeceğine bahse girecekler.

Çin ittifaklar kurmaz

Çin'in davranışını anlamak için, Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulmasından bu yana Çin dış politikasını yöneten temellere dönip bakmak gerekiyor. Çin ittifaklar kurmaz ve dış politikasını ittifak mantığına dayandırmaz, aksine çıkarlar ve taahhüt sınırları tarafından yönetilen esnek bir etkileşim çerçevesine dayandırır. Bu yaklaşım, 1954 yılında kabul edilen, egemenliğe saygı, müdahale etmeme ve karşılıklı yarar ilkelerine dayanan barış içinde bir arada yaşama beş ilkesine dayanıyor. Bu ilkeler, Pekin'in kesin taahhütlere girmeden çeşitli rejimlerle geniş ilişkiler kurmasını sağladı. Ardından eski Çin Halk Cumhuriyeti Merkezî Askerî Komisyon Başkanı Deng Şiaoping, stratejik hedefleri önceliklendirme, iç güçlenmeye odaklanma ve modernleşmeye hizmet etmeyen çatışmalardan kaçınma çağrısı olarak, temel çıkarlarından ödün vermeden ‘Tao Guang Yang Hui’ yani ‘Yeteneklerini Gizle ve Zamanını Bekle’ ilkesini geliştirdi.

Bu çerçeve, kurucu ilkeleri terk etmeyen, ancak Çin'in uluslararası sistemde daha merkezi bir konuma geçişine paralel olarak bunları yeniden yorumlayan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping dönemine kadar devam etti. ‘Müdahale etmeme’ ilkesi artık pasif tarafsızlık değil, Çin'in doğrudan müdahale maliyetini üstlenmeden çatışma bölgelerindeki varlığını genişletmesine olanak tanıyan bir yumuşak güç aracıdır. Tao Guang Yang Hui ile Şi Cinping döneminde, zayıflığı korumak için gizlilik politikasından, gücü organize etme ve gösterilme zamanını kontrol etme stratejisine geçti. Bu strateji, Güney Çin Denizi'nden Tayvan'a kadar, açık bir çatışma olmadan daha kendinden emin bir diplomasiyle yansıtıldı.

Bu bağlamda Şi, ittifaka dönüşmeden ilişki düzeylerini ayıran yarı resmi bir ortaklık sınıflandırma sistemi getirdi. Pakistan, askeri ittifak olmaksızın uzun vadeli siyasi taahhüdü güvence altına alan ‘her koşulda stratejik iş birliği ortaklığı’ sınıflandırmasına alındı. Rusya ile ilişkiler ise ‘sınırsız kapsamlı stratejik ortaklık’ olarak tanımlandı. Bu, siyasi açıdan büyük önem taşıyor ancak savunma açısından bağlayıcı değil.

sdcfvghy
İran Savunma Bakan Yardımcısı Macid Rızai ve Çin'in eski ABD askeri ataşesi Zhang Li, Pekin'deki Xiangshan Forumu genel kurulunda konuşmalarını yaptıktan sonra tokalaşırken, 19 Eylül 2025 (AFP)

İran'a gelince, Çin ile ilişkileri 2021'de uzun vadeli iş birliği anlaşmasının imzalanmasından önce, 2016'da ‘kapsamlı stratejik ortaklık’ düzeyine yükseltildi. Bu, yüksek bir diplomatik sınıflandırmadır, ancak olağanüstü ilişkiler düzeyinin altında kalmaktadır ve stratejik bir uyum veya Çin'in İran'ı savunma taahhüdü anlamına gelmiyor.

İran: “Dalgaları kırmak”

Bu, Çin ile İran arasındaki ilişkinin marjinal veya ikincil olduğu ve hiçbir bedel ödemeden vazgeçilebileceği anlamına gelmez. (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika Cumhuriyeti, Mısır, Etiyopya, Endonezya, İran ve BAE’dan oluşan) BRICS grubunun bir üyesi olan İran ile Çin arasındaki petrol ticareti, Çin'in toplam petrol ithalatının yüzde 12 ila 14'ünü oluşturuyor. Bunun yanında, Körfez'in doğu kıyısındaki coğrafi konumu ve Hürmüz Boğazı'nı kontrol etmesi, onu sadece Çin'in petrol ihracatında değil, Pekin'in giderek daha fazla bağımlı hale geldiği diğer Körfez ülkelerinden gelen enerji akışının güvenliğinde de kilit bir unsur haline getiriyor.

Siyasi düzeyde İran, özellikle 7 Ekim 2023 olaylarından önce Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen'deki bölgesel güç ağlarında etkili bir rol oynadı. Bir zamanlar Ortadoğu'da ABD ve Batı ülkelerinin nüfuzuna karşı denge unsuru olan ve Çin'in bölgedeki çatışmalara doğrudan müdahil olmadan varlığını ve nüfuzunu dengelemesini sağlayan ‘direniş ekseninin’ lideri olarak kabul ediliyor.

Daha da önemlisi, Suriye ve Venezuela'nın aksine İran, siyasi pragmatizm ve dış baskılara uyum sağlama konusunda açık bir kapasite sergiliyor. Dini Lider’in merkezi rolüne rağmen, İran rejimi ‘tek adam yönetimine’ dayalı değil, on yıllardır hayatta kalmasını ve yaptırımlara ve tehditlere direnmesini sağlayan çok düzeyli bir kurumsal yapıya dayanmaktadır. Bu direnme yeteneği, Pekin'in görüşüne göre, onu Çin standartlarına göre muamele edilebilecek bir ortak haline getiriyor.

Çinli yazar ve araştırmacı Zhao Zhijun, Al-Majalla'ya yaptığı değerlendirmede, İran'ın Asya, Avrupa ve Afrika arasında bir bağlantı noktası olarak kabul edildiği için Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nde çok önemli bir stratejik konuma sahip olduğunu söylüyor. İran'ı kaybetmek, Avrupa ve Ortadoğu'ya giden ana kara yolunun kesilmesi anlamına gelir ve bu da ABD'nin kontrolündeki Malakka Boğazı'nı atlatmak için tasarlanan enerji güvenliği koridorlarının etkinliğini ortadan kaldırır.

Zhao, “İran, Ortadoğu'daki anti-Amerikan güç olarak, uzun süredir ABD'nin stratejik kaynaklarını tüketerek, Asya-Pasifik bölgesinde Çin üzerindeki baskıyı nesnel olarak hafifletmiştir. İran rejimi düşerse veya Batı'ya yönelirse, bu stratejik engel ortadan kalkacak ve Çin, Batı'nın kapsamlı ablukasıyla tek başına yüzleşmek zorunda kalacaktır” yorumunda bulundu.

Zhao, İran'ın Çin para birimi yuanın uluslararasılaşması için hayati bir test alanı olduğunu, çünkü petrol ticaretinin yuan ile yapılması Çin'in doların hakimiyetinden bağımsız bir finansal sistem kurmasına doğrudan yardımcı ettiğini belirtti. Çinli yazar ve araştırmacı, jeopolitik güvenlik açısından İran'ın sadece Çin'in Sincan bölgesine radikalizmin sızmasını önleyen bir ‘dalgakıran’ değil, aynı zamanda Orta Asya'ya girmeye çalışan ve Çin'in stratejisini baltalamaya çalışan Hindistan'ın etkisini engellemenin anahtarı olduğunu söyledi. Zira Tahran'daki mevcut rejim çökerse, Amerikan, İsrail ve Hint güçleri bu boşluğu doldurmak için hiç vakit kaybetmeyecekler.

Zhao Zhijun: İran, sadece radikalizmin Sincan'a sızmasını önleyen bir ‘dalgakıran’ değil, aynı zamanda Hindistan'ın Orta Asya'ya giden yolunu kesmenin de anahtarı.

Çin nasıl tepki verecek?

Bir yandan Çin'in pragmatik ve ölçülü dış politika felsefesi ve sınırlı kurumsal ilişkileri, diğer yandan ise rejimi devirmek veya zayıflatarak sert siyasi koşullar dayatmak amacıyla ABD'nin İran'a saldırmasının yol açabileceği ekonomik ve jeopolitik riskler arasında, Çin dikkatli hesaplar yapacak. Diplomatik tepkisini tasarlarken son derece ihtiyatlı davranacak. Bu tepki, İran hükümetine siyasi ve diplomatik destek, herhangi bir güç kullanımı veya İran'ın egemenliğinin ihlalinin kınanması ve muhtemelen diplomatik arabuluculuk girişiminden oluşacak ve Çin'in hayati çıkarlarını korumak için pratik önlemlerle paralel olarak uygulanacak.

Batı Asya ve Afrika Araştırmaları Enstitüsü'nün kıdemli araştırmacısı, Çin Sosyal Bilimler Akademisi Siyaset Bilimi Bölümü direktörü ve Çin Orta Doğu Araştırmaları Derneği başkan yardımcısı ve genel sekreteri Tang Zhichao, bununla ilgili olarak şunları söyledi:

“Venezuela'da olduğu gibi İran'da da Çin'in tutumu değişmedi. Çin, uluslararası hukuka saygı çağrısında bulunuyor, diğer ülkelerin iç işlerine müdahaleye karşı çıkıyor, hegemonyayı ve güç politikasını reddediyor ve uluslararası adaleti savunuyor. Çin aynı zamanda, kendi çıkarlarını kararlılıkla koruyacaktır.”

Tang Zhichao, ABD'nin eylemlerinin sadece Venezuela ve İran'ın egemenliğini ihlal etmekle kalmayıp, Çin'in çıkarlarını da etkilediğini belirtti. ABD'nin Çin'in ‘Batı Yarımküre'deki gelişimini sınırlandırma ve Ortadoğu ülkeleriyle iş birliğini kısıtlama’ girişimleri olduğunu söyleyen Tang Zhichao, bunları ‘yasadışı ve mantıksız çabalar’ olarak nitelendirdi ve ‘hiçbir ülkenin ABD'nin emirlerine boyun eğmeyeceğini’ belirtti.

sdfg
Umman Körfezi'nde İran-Rusya-Çin ortak tatbikatı sırasında bir Rus askeri gemisi, 12 Mart 2025 (AFP)

Çinli araştırmacı ve yazar Zhao, Çin’in ‘rejimi korumak için ekonomik kan pompalama’ politikasını benimseme olasılığının yüksek olduğunu düşünüyor. İran'da Çin'in vereceği herhangi bir tepkinin, İran'ın iç siyasi durumu, jeopolitik diplomatik maliyetler ve askeri teknik gerçekler şeklindeki üç ana kısıtlamaya tabi olacağını belirtti.

Pekin'deki karar alıcıların İran'da güçlü bir ‘Batı yanlısı’ akımın varlığını kabul ettiklerini ve Tahran'ın ‘Doğu'ya yönelme’ stratejisinin genellikle Batı’nın yaptırımları nedeniyle zorunlu bir seçim olduğunu ifade eden Zhao, ‘karşılıklı stratejik güven’ düzeyinde bir eşitsizlik olduğunu söyledi.

Çin'in ABD-İran ilişkilerinde herhangi bir yumuşamanın Tahran'ın diplomatik rotasını değiştirebileceğinin çok iyi farkında olduğunu kaydeden Zhao’ya göre bu yüzden, jeopolitik açıdan istikrarsız ve mutlak sadakatinden yoksun bir ortak uğruna ABD ile doğrudan askeri çatışmaya girme riskini almayacak.

Çin'in jeopolitik diplomasi alanındaki ‘yan hasarların’ bedelini ödeyemeyeceğini, çünkü Çin'in Ortadoğu'daki temel çıkarlarının Körfez ülkeleri ve İsrail ile dengeli ilişkiler sürdürmek olduğunu düşünen Zhao, şu anda İran'a verilecek herhangi bir radikal askeri desteğin kaçınılmaz olarak İsrail'in Çin'e karşı cephe almasına yol açacağını ve ‘bu durumun yüksek teknoloji alanında hayati önem taşıyan iş birliği kanallarını koparacağını’ belirtti. Suudi Arabistan'ın endişelerini artıracak ve ‘enerji ve finans alanında Çin-Suudi Arabistan ittifakının temellerini’ tehdit edeceğini söyleyen Zhao’ya göre sadece İran'ı korumak için Arap dünyasını ve İsrail'i kaybetmek, stratejik açıdan şüphesiz kaybedilen bir anlaşma olur.

Zhao Zhijun: İran, sadece radikalizmin Sincan'a sızmasını önleyen bir ‘dalgakıran’ değil, aynı zamanda Hindistan'ın Orta Asya'ya giden yolunu kesmenin de anahtarı.

Zhao, bunun yanında Çin, Tahran'a herhangi bir ‘acil durum’ askeri desteği sağlamayı düşünse bile ‘askeri sistemlerdeki engellerin’ bunun etkili olmasını engelleyeceğini düşünüyor. Bu bağlamda Zhao, Pakistan ordusuna etkili yetenekler kazandıran, silahlanma, komuta zinciri ve taktiksel düşünce açısından Çin ve Pakistan orduları arasında on yıllardır süren derin entegrasyonu, İran ordusunun karmaşık ve karışık silah cephaneliği ile karşılaştırıyor. Zhao, kısa vadede İran ordusuna gelişmiş Çin silahları tedarik etmenin, bu ordunun hemen savaş kabiliyeti kazanmasını sağlamayacağı sonucuna varıyor. Aksine, uygun eğitim, veri bağlantısı uyumluluğu ve taktiksel entegrasyonun yokluğunda, bu silahlar kolay hedefler haline gelerek Çin askeri sanayisinin itibarını zedeleyebilir.

xsder
İran'ın Tahran kentinde bir binada bulunan ABD karşıtı duvar resmi, 24 Ocak 2026 (Reuters)

Observer Research Foundation Middle East araştırmacısı Clement Chai, Çin-İran ilişkilerinin Çin lehine dengesiz olduğunu belirtirken Pekin'in orta ve uzun vadede enerji ithalatını çeşitlendirmeye çalıştığı için Tahran'daki herhangi bir rejim değişikliğinin İran'ın petrol arzı üzerindeki etkisini önemsizleştirdiğinin vurguladı. Chai, enerji sektörüyle ilgili olaraksa “Çin, Tahran'daki alternatif bir liderlikle başa çıkmaya hazır olacaktır” yorumunda bulundu.

Şarku'l Avsat'ın Al-Majalla’dan aktardığı değerlendirmede Chai sözlerini şöyle sürdürdü:

“Washington'ın uluslararası politikada güçlü adam yaklaşımını benimsediği açık, ancak Çinliler her zamanki pragmatizmleriyle Trump yönetiminin siyasi hataları yüzünden tökezleyeceğine bahse girecekler. Kanada'nın Çin'e açılması ve Avrupa Birliği'nin (AB) Mercosur (Güney Amerika bölgesel ekonomik örgütü) bloğu ile serbest ticaret anlaşması imzalaması gibi, Washington'un diğer ülkelere itaat dayatmak için uyguladığı zorlayıcı yaklaşıma tepki olarak atılan adımlar da dahil olmak üzere, şimdiden dikkate değer jeopolitik değişikliklere tanık oluyoruz."

Chai, “Bölgesel bloklar ve tek tek ülkeler artık ulusal çıkarlarına göre dış politikalarını yeniden hesaplıyor ve bazı durumlarda Hindistan ve Çin gibi eski düşmanlarıyla yeni kanallar açıyor" diye ekledi.

Grönland'daki kaos ve ABD Başkanı Trump’ın BM’yi yalnızca kendisinin liderlik ettiği bir ‘Barış Konseyi’ ile değiştirme çabalarının hakim olduğu bu yıl Davos’ta gerçekleşen Dünya Ekonomik Forumu, Batı ülkelerinin Trump'ın politikalarına karşı açık bir muhalefet platformu olarak görev yaptı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, forumda yaptığı konuşmada, Çin'in Avrupa'nın hayati sektörlerine yatırımlarını artırması çağrısında bulunarak, ‘emperyalist emellere dönüşe’ karşı uyardı. Aynı platformda, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin konuşması daha çok Küresel Güney'den bir devlet başkanının konuşmasına benziyordu. Carney, ABD'yi ismini vermeden, ekonomik entegrasyon, gümrük vergileri ve finansal imkanları kendi iradesini dayatmak için siyasi bir silah olarak kullandığını suçlayarak, stratejik bağımsızlık ve orta güçler arasında ittifaklar kurulması çağrısında bulundu.

Venezuela'daki petrol planları siyasi ve teknik nedenlerle durma noktasına gelen Trump, İran ve Grönland'a yönelik tehditlerini yumuşatsa da daha sonra bu konulara geri dönme olasılığına kapıyı açık bıraktı. Ancak Batı kampındaki bölünme, hızlı bir şekilde onarılması zor bir aşamaya gelmiş görünüyor. Çin bunu objektif bir fırsat olarak görüyor ve bu durum Çin'i bazı müttefiklerinin ayrılmasıyla ilgili stratejik ihtiyatını derinleştirmeye ve kayıpları yönetmeyi ve fırsatları değerlendirmeyi tercih etmeye itiyor.