Uluslararası Af Örgütü: Boko Haram esaretinden kaçan kadınlar Nijerya ordusunun hücrelerinde tacize uğradı

23 Temmuz 2020 tarihinde Nijerya'nın kuzeydoğusundaki Maiduguri kentinde silahlı teröristler tarafından infaz edilen bir yardım görevlisinin yasını tutan kadınlar (Reuters)
23 Temmuz 2020 tarihinde Nijerya'nın kuzeydoğusundaki Maiduguri kentinde silahlı teröristler tarafından infaz edilen bir yardım görevlisinin yasını tutan kadınlar (Reuters)
TT

Uluslararası Af Örgütü: Boko Haram esaretinden kaçan kadınlar Nijerya ordusunun hücrelerinde tacize uğradı

23 Temmuz 2020 tarihinde Nijerya'nın kuzeydoğusundaki Maiduguri kentinde silahlı teröristler tarafından infaz edilen bir yardım görevlisinin yasını tutan kadınlar (Reuters)
23 Temmuz 2020 tarihinde Nijerya'nın kuzeydoğusundaki Maiduguri kentinde silahlı teröristler tarafından infaz edilen bir yardım görevlisinin yasını tutan kadınlar (Reuters)

Uluslararası Af Örgütü yayınladığı yeni bir raporda, onlarca kadın ve genç kızın ülkenin kuzeydoğusundaki Boko Haram aşırılıkçılarının esaretinden kaçtıktan sonra, Nijerya askeri gözaltı tesislerinde hukuka aykırı bir şekilde alıkonulduğunu ve tacize uğradığını bildirdi. Dün (Pazartesi) yayınlanan Raporda, bazı kadınların aşırılık yanlılarıyla ilişkileri nedeniyle çocuklarıyla birlikte yıllarca gözaltında tutulduğu belirtildi. Şarku’l Avsat’ın Associated Press'ten (AP) aktardığı habere göre rapor, teröristlerin isyan başlatmasından bu yana geçen 14 yıl boyunca çoğu hayatta kalanlarla yapılan 126 görüşmeye dayandırıldı.

Rapor, geçmişte dünyanın en uzun süreli çatışmalarından birinde yargısız infazlar ve hukuksuz gözaltılarla suçlanan Nijerya ordusuna ilişkin daha önceki insan hakları kaygılarını yineliyor.

Ancak raporda, uzun süreli ve hukuksuz gözaltı uygulamasının son yıllarda daha az yaygın olduğu kaydedildi.

Nijerya ordusu, raporu ‘asılsız’ olarak nitelendirerek reddetti ve insan hakları sicilini iyileştirmeye ve bireyleri sorumlu tutmaya devam ettiğini ileri sürdü.

Çatışma, sınırların ötesine taşarak en az 35 bin kişinin ölümüne ve iki milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine neden oldu. Rapora göre kadınlar ve genç kızlar genellikle zorla evlendiriliyor ya da esaret altında cinsel istismara uğruyor. Ancak Uluslararası Af Örgütü kriz araştırmacısı Nikki Frederick, Borno eyaletindeki askeri tesislerde bulunan gözaltı kampları hakkında, bazı kadınların esaretten kaçtıktan sonra kendilerini içinde buldukları koşulların ‘korkunç’ olduğunu, bazılarının ise Boko Haram'a geri dönmeyi seçtiğini söyledi.

Raporda, görüşülen en az 31 mağdurun bu tesislerde hukuka aykırı olarak alıkonulduklarını söyledikleri belirtildi.

Raporda, “Bazıları, askerlerin kendilerine ‘Boko Haram eşleri’ diyerek hakaret ettiklerini ve cinayetlerden sorumlu olmakla suçladıklarını söyledi. Birçoğu gözaltında işkence ya da kötü muameleye varan dayak ya da içler acısı koşullar tarif etti” denildi.

Uluslararası Af Örgütü'nün Batı ve Orta Afrika Bölge Direktörü Samira Daoud, “Nijerya yetkilileri, bu kızları ve genç kadınları topluma tam olarak yeniden entegre olabilmeleri için desteklemelidir” ifadesini kullandı.



Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
TT

Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)

Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna istilasının ardından ordusunu güçlendirmeye çalışan Avrupa ülkelerinden biri de Almanya oldu. 

2008 doğumlu 700 bin gence bu ay anket gönderildi. Kadın ve erkeklerin sağlık durumlarına ve askerlik yapıp yapmak istemediklerine dair bilgi vermeleri isteniyor. 

Yalnızca erkeklerin formu doldurması ve sağlık taramasından geçmesi zorunlu tutuldu. 

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ülkesinin milletvekillerine gönderdiği mektupta bu yıl 20 bin kişiyi silah altına almayı planladıklarını, diğer hizmetler için de 13 bin 500 kişinin daha orduya katılmasını öngördüklerini açıkladı. 

2035'e kadar muvazzaf asker sayısını 184 binden 260 bine, ihtiyat kuvvetleriniyse üç katına çıkararak 200 bine yükseltmeyi hedefleyen Almanya'nın bu rakamlara ulaşmasıysa zor görülüyor. 

Uzmanlar, yılda 60-70 bin kişinin askere alınması gerektiğini söylüyor. 

Berlin yönetimi maaşlarda artışa gitti, ayda 2750 euroya kadar para kazanmak mümkün. 4500 euroya yaklaşan sürücü ehliyeti ücretini karşılamak gibi teşvikler de veriliyor. 

Zorunlu askerliğin 2011'de askıya alındığı Almanya'da bu uygulamanın dönebileceği konuşuluyor.

Diğer yandan evrensel sağlık hizmeti, neredeyse ücretsiz üniversite eğitimi ve işsizlik maaşının verildiği Avrupa ülkesindeki on binlerce genç, sokaklara dökülerek askere gitmek istemediklerini vurguluyor. 

Ülke bütçesinin önemli kısmı yaşlılara ödenen emekli maaşlarına harcanırken hayat pahalılığı ve işsizlikle boğuşan gençler, bu fedakarlık karşılığında ne kazanacaklarını sorguluyor. 

2020'den beri anketler yapan Almanya ordusu, yeniden silahlanma politikalarının tüm yaş gruplarından geniş destek gördüğünü belirtiyor. 

Ancak askeri kariyer yapmayı düşünenlerin oranı son ankette en düşük düzeye geriledi. 

Diğer yandan bazı uzmanlar da gönüllülüğe dayalı bir askerlik sisteminin Alman ordusuna aradığı gücü veremeyeceğini savunuyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
TT

Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle Gazze'de bir barış konseyi kurulması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tepkisini çekti; Netanyahu bunu İsrail politikasına aykırı buluyor.

Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, Trump'ın Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulmasına ilişkin açıklamasının "İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasına aykırı olduğunu" belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu hayata geçirmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

Bu arada İsrail, Hamas'a silahsızlanması için iki aylık bir süre tanıdı ve bunu uygulamak için yeniden savaş tehdidinde bulundu.


Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
TT

Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin birkaç gün önce Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulması yönündeki duyurusunun İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasıyla çeliştiğini belirtti.

Ofis, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın bu konuyu Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile görüşeceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu ilerletmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

dcf
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)

Açıklamada, Trump'ın konseyin başkanlığını bizzat üstleneceği ve diğer üyelerin önümüzdeki haftalarda açıklanacağı belirtildi.

Konsey başkanı, bu operasyonel modeli desteklemek üzere Aryeh Lightstone ve Josh Grunbaum'u Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atadı. Onlara, konseyin stratejisini ve günlük operasyonlarını yönetmek, yetkisini ve diplomatik önceliklerini disiplinli bir uygulama mekanizmasına dönüştürmek görevi verildi.