İsrail hava saldırılarında Hudeyde'deki yakıt depoları yakıldı… Husiler alarma geçti

İsrail, söz konusu saldırıların, Tel Aviv'de bir kişinin ölümüne ve diğerlerinin yaralanmasına neden olan İHA saldırısına yanıt olduğunu bildirdi.

 İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)
TT

İsrail hava saldırılarında Hudeyde'deki yakıt depoları yakıldı… Husiler alarma geçti

 İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'ye düzenlediği saldırının gerçekleştiği bölgeden uzak bir alanda yaşayanlar tarafından görülen yoğun duman (AFP)

İran destekli örgüte bağlı medya kuruluşlarına göre İsrail, dün (cumartesi) Yemen'de Husilerin kontrolündeki Hudeyde Limanı’nda yakıt depolarının da aralarında bulunduğu yerleri hedef alan bir dizi hava saldırısı düzenleyerek ölümlere ve yaralanmalara neden oldu.

Şarku’l Avsat’ın Al Masirah TV'den aktardığı habere göre, İsrail hava saldırılarında üç kişi öldü, 87 kişi de yaralandı.

Söz konusu saldırı, Gazze'deki Filistinlileri desteklediğini iddia eden Husilerin üstlendiği bir insansız hava aracı (İHA) saldırısının Tel Aviv'de bir kişinin ölümüne ve diğerlerinin de yaralanmasına yol açmasından bir gün sonra gerçekleşti.

Geçtiğimiz kasım ayından bu yana İsrail'e karşı çok az etkisi olan birçok saldırı üstlenen Husiler, Kızıldeniz ve Arap Denizi'nde 170'ten fazla gemiye saldırdığını ve İsrail limanlarındaki gemilere tek başına yahut İran yanlısı Iraklı gruplarla ortaklaşa saldırdığını iddia etti.

zsdf
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde Limanı yakınlarındaki bir bölgeye düzenlediği saldırının gerçekleştiği yerden yoğun alev ve duman yükseliyor. (AFP)

İsrail ordusu saldırıların Hudeyde Limanı’ndaki yakıt depolama tesislerini hedef aldığını doğrularken, saldırılar büyük bir yangına yol açtı. Husi medya kuruluşları sayısı belirtilmeyen ölü ve yaralılar olduğunu bildirdi.

Hudeyde sakinlerinin Şarku’l Avsat'a anlattıklarına göre, Husiler kentin dört bir yanında harekete geçerken, kent sakinlerinin çoğu, ABD ve İngiltere'nin kentteki Husi mevzilerine yönelik saldırılarının başlamasından bu yana en ağır bombardıman olarak nitelendirilen saldırılar nedeniyle evlerinden çıkmadı.

Meşru hükümete bağlı Hudeyde Vilayeti Vali Yardımcısı Velid el-Kadimi Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, “Husiler halkı tekrarlanan ABD, İngiliz ve son olarak İsrail saldırılarına karşı savunmasız hale getirdi” ifadesini kullandı.

El-Kadimi, Husilerin amacının ‘İran'ın bölgedeki emellerini gerçekleştirmek ve Kızıldeniz ticaret koridorunu kontrol etmek’ olduğunu söyledi. El-Kadimi ayrıca, bölge sakinlerinin Hudeyde'deki evlerinden şehir dışına ve komşu illere göç ettirildiğini açıkladı.

Sana Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü Macid el-Mezhaci, Husilerle uluslararası çatışmada İsrail'in açık bir şekilde denkleme girmesiyle bu aşamanın daha ileri bir aşamaya geldiğini ve iki taraf arasındaki çatışmada sahnenin yeni bir dönemece girebileceğini düşünüyor.

Örgütün İsrail'e karşı İHA saldırısını benimsemesinin, uluslararası toplumu Husilerle birleştiren çatışma denkleminde büyük bir değişim olduğuna inanan el-Mezhaci şu ifadeleri kullandı: “Bu saldırı Yemen savaşında başka bir istasyon ve büyük bir değişim olarak tanımlanabilir. İsrail'e karşı ilk Husi saldırıları ABD ve İngiliz müdahalesine yol açtı. Bu kesinlikle Kızıldeniz'deki saldırılarla ilişkilidir, ancak diğer taraftan bu genellikle İsrail'in uluslararası korumacı boyutunu hareket ettirir ve müdahale seviyesini daha yüksek seviyelere taşır.”

İsrail'den doğrulama

İsrail Ordu Sözcüsü, orduya ait jetlerin Yemen'in Hudeyde Limanı’ndaki ‘Husi terör rejimi’ hedeflerini vuran saldırılar düzenlediğini doğruladı. Sözcü, X platformu üzerinden paylaştığı bir gönderide, saldırıların ‘son aylarda İsrail devletine karşı düzenlenen yüzlerce saldırıya’ yanıt olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ise yaptığı açıklamada, ‘İsrail vatandaşlarının kanının bir bedeli olduğunu’ belirterek, Hudeyde Limanı’na yapılan saldırının sebebinin limanın İran'dan Husilere silah ve mühimmat aktarımı için bir kanal olması olduğunu söyledi.

sdfsfhn
Dün (cumartesi) Hudeyde'de vurulan bölgeden uzak bir alandan yangını izleyen Yemenliler (AFP)

Husilerden gelen ilk yorumda, Sözcü Muhammed Abdusselam X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, saldırıları ‘halkın acısını ikiye katlamak amacıyla Hudeyde'deki sivil tesisleri, petrol tanklarını ve elektrik santralini hedef alan acımasız bir saldırı’ olarak nitelendirdi. Abdusselam, daha fazla saldırı gerçekleştirmeye devam edeceklerinin sözünü verdi.

Bölge sakinlerine göre bombardıman limanın, yakıt depolarının ve bir benzin istasyonunun bulunduğu kuzey Hudeyde'ye ve kentteki Husilerin kontrolündeki askeri polis komutanlık binasına odaklandı.

Husi yanlısı medya, saldırıların yakıt ve gaz depolama tesislerinde büyük patlamalara ve uzak mesafelerden görülebilen yoğun dumanlara yol açtığını belirterek, saldırıların F-35 savaş uçakları tarafından gerçekleştirildiğini iddia etti. Al Masirah TV, tıbbi kaynakların çok sayıda kişinin öldürüldüğünü ve yaralandığını söylediğini aktardı.

Korku ve yakıt krizi

Şarku’l Avsat'a konuşan Hudeyde, Sana ve Husilerin kontrolündeki bazı bölgelerin sakinleri, saldırıların hemen ardından akaryakıt istasyonlarının kapılarını kapattığını ve araba yakıtında boğucu bir kriz ve artan fiyatlar korkusuyla petrol şirketi istasyonlarında uzun araba kuyrukları oluştuğunu bildirdi.

Bölge sakinlerine göre Husiler kasıtlı olarak bu tür krizler yaratarak akaryakıtı iki katına satıyor, resmi istasyonları kapatıyor ve satış için karaborsa işletiyor. İsrail saldırıları sırasında tüp dolum istasyonunun hedef alındığına dair haberlerin ardından bölge sakinleri yemeklik gazda da boğucu bir kriz yaşanmasından korkuyor.

Şarku’l Avsat'a konuşan kaynaklar, Hudeyde sakinlerinin kent üzerinde uçan savaş uçaklarının geri dönmesiyle panik içinde yaşadıklarını ve yeni saldırılardan korktuklarını söyledi.

Husilerin kentin hava sahasında kara bir bulut oluşturan yakıt depolarındaki yangını kontrol altına alamadığını belirten kaynaklar, bu saldırılarda can kayıpları olduğunu doğruladı. Ancak Husilerin hedef alınan yerlerde ve hastanelerin çevresinde uyguladığı sıkı önlemler, ölü ve yaralı sayısının tam olarak bilinmesini engelledi.

Yemen hükümet yetkilileri, 7 Ekim olaylarından bu yana Husilerin Yemenlilere karşı işlediği suçları aklama ve Filistinlileri destekleme bahanesiyle bölgesel bir oyuncu olmaya çalışma fırsatı bulduğunu, barış sürecinden kaçtığını ve örgüt liderlerinin gözleri Yemen'in kurtarılmış diğer bölgelerine odaklanmışken İsrail'le savaşmaya hazırlanma bahanesiyle yüz binlerce kişiyi saflarına katmak için gelişmeleri istismar ettiğini söylüyor.

İlk başarılı saldırı

Cuma günü Husi saldırılarında ilk İsrailli kayıp verilirken, İsrailli yetkililer ‘tüm savunma sistemlerini derhal güçlendirmek için çalıştıklarını ve İsrail devletini hedef alan ya da ona karşı terör estiren herkesten hesap soracaklarını’ ifade etti.

Örgüt, 19 Kasım'dan bu yana Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'nda, uyruğu ne olursa olsun İsrail'le bağlantılı gemilerin yanı sıra ABD ve İngiliz gemilerinin seyrini engellemek için saldırılar düzenlediğini ve Iraklı silahlı gruplarla birlikte Akdeniz'de ve İsrail limanlarında saldırılar gerçekleştirdiğini iddia ediyor.

dcfgrtyhjukı
İsrail'in dün (cumartesi) Hudeyde'deki tesislere düzenlediği saldırıdan çıkan dumanlar (AFP)

Husilerin Askerî Sözcüsü Yahya Seri televizyonda yaptığı açıklamada, grubunun ‘Yafa’ adlı yeni bir İHA’yla işgal altındaki Yafa bölgesinde (Tel Aviv) önemli bir hedefi vurduğunu belirterek, söz konusu İHA’nın önleme sistemlerini atlatma yeteneğine sahip olduğunu ve hedeflerine başarıyla ulaştığını ifade etti.

Seri, Tel Aviv'in güvensiz bir bölge ve İsrail'in içlerine ulaşmaya odaklanacak Husilerin menzilinde birincil hedef olacağı tehdidinde bulundu.

Geçtiğimiz haftalarda Husiler, tek başına ve İran destekli Iraklı gruplarla ortaklaşa olarak, Hayfa Limanı’ndaki gemilere ve Akdeniz'deki diğer gemilere karşı gerçekleştirilen önceki saldırıları üstlendi.

Yemenli gözlemciler, Husilerin İsrail'de etkili saldırılar gerçekleştirme kabiliyetine şüpheyle yaklaşıyor ve son saldırının İran'ın planlamasıyla Yemen dışındaki başka bölgelerden gerçekleştirilmiş olabileceği ihtimalini göz ardı etmiyor. Zira Husiler, İsrail'in Tahran'a karşılık verme riskini bertaraf etmek için bu yöntemi benimsedi.

Sürekli yükseltme

Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, perşembe günü yaptığı haftalık konuşmasında, gerilimin başladığı kasım ayından bu yana Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde 170 gemiye saldırdıklarını iddia etti. 12 Ocak'tan bu yana 570'ten fazla saldırı düzenlendiğini de kabul eden el-Husi, ABD ve İngiltere'nin grubun kapasitesini sınırlamak için dört kez başlattığı saldırılarda 57 kişinin öldüğünü ve 87 kişinin de yaralandığını belirtti.

x csvfdbgr
Dün (cumartesi) Hudeyde'de İsrail tarafından hedef alınan bölgeden yükselen dumanların bir başka görünümü (AFP)

Gerilimin başlamasından bu yana Husi saldırıları yaklaşık 30 gemiyi vurdu ve bunlardan ikisi battı. 18 Şubat'taki bir saldırı Kızıldeniz'de İngiliz gemisi Robimar’ın batmasına neden oldu, ardından 12 Haziran'da Yunan gemisi Tutor hedef alındı.

6 Mart'ta Aden Körfezi'nde Liberya gemisi True Confidence'ı hedef alan bir füze saldırısında üç denizci öldü, dört denizci de yaralandı.

Gemilerdeki yaralanmalara ek olarak, grup 19 Kasım'da ele geçirdiği Galaxy Leader gemisini halen elinde tutuyor.

Husilerin eylemleri, Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg önderliğindeki Yemen barış çabalarının durma noktasına gelmesine neden olurken, iki yıllık kırılgan ateşkesin çökeceği ve daha geniş çaplı çatışmaların yeniden başlayacağı korkusu hâkim.

Yemen hükümeti çözümün Husilere karşı Batı'nın savunmacı saldırıları olmadığını, en etkili yolun Hudeyde'yi, limanlarını ve ele geçirilen tüm devlet kurumlarını geri almak ve İran destekli darbeyi sona erdirmek için silahlı kuvvetleri desteklemek olduğunu savunuyor.

xcdsfv
Kızıldeniz'deki bir saldırının ardından petrol tankerinde meydana gelen patlamadan alevler ve dumanlar yükseliyor. (EPA)

Yemen Başkanlık Konseyi tarafından perşembe günü yapılan son açıklamada, Husilere ‘aklıselimi kullanması, barışı tesis etmeye yönelik iyi çabalara olumlu yaklaşması, Filistin halkının acıları ve haklı davaları üzerinden açıkça ticaret yapmayı bırakması’ çağrısında bulunuldu.

Sana Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü el-Mezhaci şunları söyledi: “Husilerin ilk saldırılarının başlamasıyla birlikte Kızıldeniz'de savunmada kalındı. Ancak asıl değişim, Tel Aviv'de bir kişinin öldürülmesiyle yaşandı. Bu durum kuralları değiştirdi ve risk seviyesini yukarıya taşıdı. Yemen'e müdahale eden ülkelerdeki askeri kurumların, siyasetçileri Husilere yönelik daha etkili saldırılara karar vermeye itmek için bekledikleri ekstra itici güç oldu.”

Bunun, uluslararası toplumun Husilerle angajmanının daha ileri bir aşaması olduğuna ve İsrail'in de açık bir şekilde buna dahil olduğuna inanan el-Mezhaci, “Uluslararası toplum ile Husiler arasındaki çatışmada sahnenin tamamen farklı bir yöne doğru gittiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.



Amerikan demokrasisinin göstergeleri, son yarım yüzyılın en düşük seviyelerine geriledi

6 Ocak 2021'de ABD Başkanı Donald Trump'ın destekçilerinden oluşan bir kalabalık, Washington'daki ABD Kongre Binası'nı bastıkları sırada kırdıkları kapıda kolluk kuvvetleriyle çatışıyor (Reuters)
6 Ocak 2021'de ABD Başkanı Donald Trump'ın destekçilerinden oluşan bir kalabalık, Washington'daki ABD Kongre Binası'nı bastıkları sırada kırdıkları kapıda kolluk kuvvetleriyle çatışıyor (Reuters)
TT

Amerikan demokrasisinin göstergeleri, son yarım yüzyılın en düşük seviyelerine geriledi

6 Ocak 2021'de ABD Başkanı Donald Trump'ın destekçilerinden oluşan bir kalabalık, Washington'daki ABD Kongre Binası'nı bastıkları sırada kırdıkları kapıda kolluk kuvvetleriyle çatışıyor (Reuters)
6 Ocak 2021'de ABD Başkanı Donald Trump'ın destekçilerinden oluşan bir kalabalık, Washington'daki ABD Kongre Binası'nı bastıkları sırada kırdıkları kapıda kolluk kuvvetleriyle çatışıyor (Reuters)

Stockholm merkezli Uluslararası Demokrasi ve Seçim Yardımı Enstitüsü (International IDEA) tarafından yayımlanan raporda, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki temel demokrasi göstergelerinin son yarım yüzyılın en düşük seviyesine gerilediği ve bu durumun küresel ölçekte olumsuz yansımaları olduğu açıklandı.

Basın özgürlüğünden yargı bağımsızlığına ve adalete erişime kadar ABD demokrasisinin ana bileşenlerinin son 50 yılın en dip noktasına indiği belirtildi. Washington’un kurallara dayalı uluslararası düzenden uzaklaşmasının çok taraflılığa olan güveni sarstığı ve otoriter liderleri cesaretlendirdiği vurgulandı.

Araştırmaya konu olan ülkelerin yaklaşık %57'sinde (2020-2025 yılları arasında) yargı bağımsızlığı, seçim dürüstlüğü veya ifade özgürlüğü gibi alanların en az birinde gerileme kaydedildi.

Enstitü Genel Sekreteri Kevin Casas-Zamora, Donald Trump’ın 2020 seçim sonuçlarını tanımamasının, seçim süreçlerinin meşruiyetine saldırma konusunda küresel bir emsal oluşturduğunu ve 6 Ocak 2021 Kongre baskınının bu süreci hızlandırdığını ifade etti.

Raporda, ABD’deki bu gelişmelerin Brezilya’da 8 Ocak 2023’te yaşanan kurum baskınları gibi benzer olaylara ve dünya genelinde sivil toplum üzerindeki baskıların artmasına zemin hazırladığı kaydedildi.


Pentagon, İran’daki savaş nedeniyle mühimmat sıkıntısı yaşandığını kabul etti

ABD'ye ait bir MQ-9 insansız hava aracı (Arşiv)
ABD'ye ait bir MQ-9 insansız hava aracı (Arşiv)
TT

Pentagon, İran’daki savaş nedeniyle mühimmat sıkıntısı yaşandığını kabul etti

ABD'ye ait bir MQ-9 insansız hava aracı (Arşiv)
ABD'ye ait bir MQ-9 insansız hava aracı (Arşiv)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), dün yayımladığı raporda, Trump yönetiminin son aylarda reddettiği İran'daki savaşla bağlantılı "mühimmat eksikliği" yaşandığını kabul etti.

Pentagon Genel Müfettişliği'nin ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarına ilişkin raporunda, "Destansı Gazap (Epic Fury) Operasyonu sırasındaki mühimmat tüketimi stratejik stoklarda eksikliğe yol açmış ve sanayi sektöründe mühimmat stoklarının yenilenmesini engelleyen darboğazları ortaya çıkarmıştır" ifadelerine yer verildi. Ancak raporda, Bakanlığın üretim temposunu hızlandırmak için aldığı tedbirlere de dikkat çekildi.

Haziran ayında basında ABD'nin füze, özellikle de önleyici füze kullanımına kısıtlama getirdiğine dair haberler çıktığında hükümet bunu yalanlamış ve Donald Trump ülkenin "muazzam miktarda mühimmata" sahip olduğunu iddia etmişti. ABD Başkanı eylül ayı başında da ABD'nin "sınırsız miktarda mühimmata" sahip olduğu yönündeki ısrarını sürdürmüştü.

Şarku’l Avsat’ın basında yer alan haberlerden aktardığına göre bu mühimmat sıkıntısı, Trump'ın yaz aylarında Tahran'a yönelik geniş çaplı saldırıları tekrarlamamasına yol açtı.

Pentagon raporunda, "Önleyici füzelerin yoğun kullanımına rağmen, İran saldırıları Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün'deki ABD üslerinde bulunan yüzlerce bina ve tesise zarar vermiş ve tahrip etmiştir" denildi.

Nisan - Haziran 2026 dönemini kapsayan belgede, uçak filosunda meydana gelen hasarlara da yer verilerek; 4 adet "F-15" uçağının imha edildiği, 1 adet "F-35" uçağının hasar gördüğü, 7 adet "KC-135" yakıt ikmal uçağının hasar gördüğü veya imha edildiği ve "30'a kadar" "MQ-9 Reaper" insansız hava aracının (İHA) imha edildiği belirtildi.

Belgede, 28 Şubat'ta İsrail ve ABD'nin İran'a düzenlediği saldırılarla başlayan Körfez savaşına katılan ABD askeri personel sayısı 50 binden fazla olarak tahmin ediliyor. Raporda ayrıca, İran ve müttefiklerinin misillemelerinin dördü Irak, Kuveyt ve BAE'de olmak üzere diplomatik binalara da zarar verdiği açıklanıyor.


Trump, İran ile müzakerelere kapıyı açık bırakıyor

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump, İran ile müzakerelere kapıyı açık bırakıyor

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington’un Tahran ile yürütülecek diplomatik temaslara açık olduğunu ve İran tarafının savaşı sonlandırmak için acil bir anlaşma talep ettiğini belirtti.

Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda Tahran'ın sürekli iletişim kurduğunu savunurken, İrlanda temasları sırasında ABD'nin İran'daki varlığını uzun vadeli sürdürebileceğini ifade etti. Venezuela örneğini veren Trump, ABD’nin bölgede kalıp petrol kaynaklarını kontrol edebileceğini ve bu stratejinin savaş maliyetlerini karşılayabileceğini iddia etti. Ayrıca Washington’un ancak "uygun şartlar" sağlandığında bir anlaşmayı kabul edeceğini yineledi.

Pakistan’ın Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Asım İftihar Ahmed, İslamabad’ın BM ilkeleri ve uluslararası hukuk çerçevesinde çatışmaları durdurmak adına devrede olduğunu açıkladı. Pakistan, tarafları yeniden müzakere masasına oturtarak ateşkes sağlamayı ve bölgesel gerilimi düşürmeyi hedefliyor.

Pakistan'ın diplomatik girişimleri

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 23 Mayıs'ta Tahran'da Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile görüşüyor (EPA)

Pakistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Asım İftihar Ahmed, Geo News televizyonuna yaptığı açıklamada, İslamabad yönetiminin Ortadoğu’daki krizin sona erdirilmesi ve ABD-İran geriliminde ateşkes sağlanması amacıyla BM ilkeleri doğrultusunda uluslararası diplomasi trafiğini artırdığını açıkladı.

Ahmed, Pakistan’ın temel amacının çatışmaları derhal durdurmak, gerilimi önlemek ve tarafları yeniden müzakere masasına getirmek olduğunu belirtti.

BM Güvenlik Konseyi Şartı'nın anlaşmazlıkların savaş yoluyla değil, müzakereler aracılığıyla çözülmesini öngördüğünü hatırlatan Pakistanlı diplomat, uluslararası hukuka dayalı barışçıl bir çözüm dışında sürdürülebilir seçenek bulunmadığına dikkat çekti.

Bölgesel durumun olumsuz bir yöne doğru kaydığını kabul eden Ahmed, Pakistan’ın krizin daha fazla derinleşmesini önlemek adına üzerine düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getireceğini ifade etti.ABD-İran gerilimi karşısında bütün dünyanın süreci yakından takip ettiğini belirten diplomat, Pakistan’ın iki ülke arasındaki diyalog kanallarını açık tutma ve çatışmayı sonlandırma çabalarında öncü aktörlerden biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı.

İran'daki iç anlaşmazlıklar

Pezeşkiyan, Kalibaf ve Abbas Arakçi'nin de aralarında bulunduğu İranlı yetkililer, Ali Hamaney’e veda töreninde, (Reuters)

New York Times’ın İranlı üç yetkiliye dayandırdığı habere göre, hükümet ve güvenlik birimlerinin yürüttüğü tahkikatlar, ABD ile imzalanan mutabakatın İran yönetimindeki iç çatışmalar nedeniyle çöktüğünü ortaya koydu. Yönetimden habersiz hareket eden sertlik yanlısı bir grubun, savaşı sürdürmek amacıyla anlaşmayı sabotaj ettiği iddia edildi.

Temmuz ayında Washington ile mutabakat imzalanmasının ardından Hürmüz Boğazı'nda üç ticari geminin vurulması kararının, ABD ile barışa başından beri karşı çıkan nüfuzlu din adamı Hüseyin Taib tarafından alındığı belirtildi.

Yetkililer, Taib’in yeni Dini Lider’e "anlaşmaya varmanın ve savaşı bitirmenin bir hata olduğunu" sürekli bildirdiğini aktardı. Taib yakın tarihte asker ailelerine yaptığı konuşmada, "halkın haklarını yok sayan ve düşmanın aşırı taleplerine boyun eğen müzakerelerin İran siyasetinde yeri olmadığını"i fade etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre eski Dini Lider Ali Hamaney’in savaşın başında öldürülmesinin ardından oğlu Mücteba Hamaney’in halef seçilmesinde kilit rol oynayan Taib, yakın zamanda iç huzursuzlukları ve muhalefeti bastırmakla görevli "Besiç" kuvvetlerinin komutanlığına getirildi.

Devrim Muhafızları İstihbarat Başkanlığı görevini 20 yılı aşkın süre yürüten Taib, 2022 yılında İsrail sızmaları ve Türkiye’deki başarısız operasyonların ardından görevden alınmıştı.