İran, Hamaney'in ölümünden üç aydan fazla bir süre sonra cenaze töreni için hazırlıkları duyurdu

Tören Tahran, Kum ve Meşhed'de olmak üzere üç ana aşamadan oluşmaktadır

31 Mart'ta Tahran'da bir güvenlik görevlisi, merhum Yüksek Lider Ali Hamaney'in resminin bulunduğu pankartın yanında duruyor (AFP)
31 Mart'ta Tahran'da bir güvenlik görevlisi, merhum Yüksek Lider Ali Hamaney'in resminin bulunduğu pankartın yanında duruyor (AFP)
TT

İran, Hamaney'in ölümünden üç aydan fazla bir süre sonra cenaze töreni için hazırlıkları duyurdu

31 Mart'ta Tahran'da bir güvenlik görevlisi, merhum Yüksek Lider Ali Hamaney'in resminin bulunduğu pankartın yanında duruyor (AFP)
31 Mart'ta Tahran'da bir güvenlik görevlisi, merhum Yüksek Lider Ali Hamaney'in resminin bulunduğu pankartın yanında duruyor (AFP)

İranlı yetkililer, eski dini lider Ali Hamaney'in cenaze töreni ve defin sürecine ilişkin ilk resmi ayrıntıları açıkladı. Hamaney, yaklaşık üç ay önce, 28 Şubat'ta savaşın başlamasıyla birlikte Tahran'ın merkezindeki karargâhına düzenlenen İsrail saldırısında hayatını kaybetmişti.

Tahran Belediye Başkan Yardımcısı Muhammed Emin Tevekkülzade, cenaze törenlerinin büyük olasılıkla Zilhicce ayının son günleri ile Muharrem ayının başlangıcında, ülkede Aşura törenlerinin başlamasıyla birlikte gerçekleştirileceğini söyledi. Tevekkülzade, hazırlıkların Tahran, Kum ve Meşhed'de olmak üzere üç ana aşamada yürütüldüğünü belirtti.

İran'ın büyük şehirlerinin kültürel ve sosyal işler komitesi toplantısında konuşan Tevekkülzade, tören organizasyonunun Devrim Muhafızları tarafından koordine edildiğini belirtt. Yetkili, halkın vedası için üç gün ayrıldığını, bunun ardından cenaze namazı ve resmi cenaze törenlerinin düzenleneceğini kaydetti.

ascdvfer
Tahran'da düzenlenen, Ali Hamaney'in suikastının 40. gününü anma töreninde bir kız çocuğu, Hamaney'in fotoğrafını tutuyor (Reuters)

Tevekkülzade, Tahran'daki cenaze törenlerinin en az 24 saat süreceğini belirtirken, başkentteki nihai tören alanının henüz netleşmediğini, Tahran Musallası ile Humeyni Türbesi'nin değerlendirilen seçenekler arasında yer aldığını söyledi.

Üç büyük şehirde tören

Belediye yetkilisi, cenaze törenlerinin Tahran, Kum ve Meşhed'de yapılmasının kesinleştiğini, diğer bazı eyalet ve şehirlerin de törenlerin bir bölümüne ev sahipliği yapmak için başvuruda bulunduğunu açıkladı.

Tevekkülzade, Hamaney'in vasiyeti ve ailesinin tavsiyeleri doğrultusunda defin işleminin, İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bulunan İmam Rıza Türbesi'nde gerçekleştirileceğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İmam Rıza Türbesi, Şiiler açısından en önemli dini merkezlerden biri olarak kabul ediliyor.

sdbrftb
Airbus uydusundan alınan bir görüntüde, cumartesi günü İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in karargahına yapılan saldırının ardından yaşananlar, (AP)

Yetkililer, törenlere çok sayıda kişinin katılmasını beklediklerini ifade ederken, beklenen kalabalığın yönetilebilmesi için Tahran ve çevre kentler arasında koordinasyon sağlandığını bildirdi.

Resmi tahminlere göre tören süresince başkente 15 ila 20 milyon kişinin gelebileceği öngörülüyor. Ancak organizasyon ve güvenlik düzenlemelerine ilişkin ayrıntılar paylaşılmadı.

Savaş nedeniyle ertelenmişti

İran yönetimi daha önce Hamaney için geniş katılımlı resmi bir cenaze töreni düzenlemeyi planladığını açıkladı. Ancak savaşın sürmesi ve güvenlik koşulları nedeniyle bu planlar hayata geçirilemedi.

Kısa süre önce Tahran İslami Tebliğ Koordinasyon Konseyi Başkanı Muhsin Mahmudî, cenaze organizasyonunu hazırlamak üzere özel bir komite kurulduğunu duyurdu. Mahmudî, çeşitli devlet kurumları ve güvenlik birimlerinin tören hazırlıkları üzerinde çalıştığını belirtti.

İran, geçtiğimiz nisan ayında Hamaney'in ölümünün 40. günü dolayısıyla anma etkinlikleri düzenlemiş, ancak resmi bir cenaze veya halkın katıldığı geniş çaplı bir tören gerçekleştirmemişti.

İranlı yetkililer, cenazenin özellikle İran'ın komşu ülkeleri ile Güney Asya'dan çok sayıda heyet ve üst düzey ismi çekmesinin beklendiğini ifade etti. Buna karşın yabancı katılımın düzeyi ve davetli listesi henüz açıklanmadı.

Hamaney, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran içindeki hedeflere yönelik ilk saldırıları sırasında hayatını kaybetti. Bu saldırılar, iki taraf arasında başlayan savaşın ilk aşaması olarak değerlendiriliyor.

sdvbfrt
İsrail ordusunun dün yayınladığı videodan alınan bir karede, Hamaney'in karargâhının hedef alındığı an görülüyor (AFP)

Hamaney'in ölümünün ardından dini liderlik makamı mart ayında oğlu Mücteba Hamaney'e geçti. Ancak Mücteba Hamaney, görevi devralmasından bu yana kamuoyu önüne çıkmadı. Bazı haberlerde, kendisinin de aynı saldırıda yaralandığı öne sürüldü.

Cenaze törenlerine ilişkin açıklama, savaşın resmen nisan ayı başında yürürlüğe giren ateşkes kapsamında durmuş olmasına rağmen, Tahran ile Washington arasındaki dolaylı müzakerelerin henüz somut bir sonuç vermediği bir dönemde yapıldı.



Arnavutluk’ta Trump’ın damadına soğuk duş: Ülkemiz satılık değil

Tiran'daki protestoya binlerce kişi katıldı (Reuters)
Tiran'daki protestoya binlerce kişi katıldı (Reuters)
TT

Arnavutluk’ta Trump’ın damadına soğuk duş: Ülkemiz satılık değil

Tiran'daki protestoya binlerce kişi katıldı (Reuters)
Tiran'daki protestoya binlerce kişi katıldı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın Arnavutluk’taki 4 milyar euroluk turizm projesi ülkede siyasi kriz yarattı.

Arnavutluk'un başkenti Tiran'da projeye karşı yapılan gösteriler 11. gününde de devam ediyor. Başbakan Edi Rama’nın ofisi önünde toplanan kalabalık "Arnavutluk satılık değildir" sloganları attı.

Avlonya (Vlora) kentindeki Zvernec bölgesinde planlanan proje, flamingo, fok ve deniz kaplumbağalarının yuvalama alanlarının bulunduğu koruma altındaki bölgenin yakınında olduğundan tepki çekiyor.

"Yeni Arnavutluk" mottosuyla Rama yönetiminin istifasını isteyen hükümet karşıtı hareket "flamingo devrimi" diye de niteleniyor.

Bunun yanı sıra projenin şeffaf olmadığına dair eleştiriler de yapılıyor. Reuters’ın iletişime geçtiği protestoculardan Leand Lakrori şunları söylüyor:

Zvernec’teki proje şeffaflıktan yoksun. Bu, Arnavutluk'ta son 35 yılda yaşananların vardığı son noktadır. Bu yüzden bugün, ‘Artık yeter’ diyoruz.

Analize göre protestolar, 2013'ten beri iktidardaki Rama için son sınav niteliğinde. Arnavutluk lideri, ülkedeki yolsuzluk sorununu çözemediği ve sağlık gibi temel hizmetlerde vaat ettiği iyileştirmeleri yapmadığı için eleştiri alıyor.  

Rama, bu haftaki açıklamasında lüks otel projesinin ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağını belirterek, inşaatın "sorumlu şekilde tamamlanacağını" savundu.  

Projeyi yöneten Kushner’ın ortaklarından Asher Abehsera, Wall Street Journal’a (WSJ) açıklamasında, protestolara "saygı duyduğunu" söylerken, süreci diyalogla yürüteceklerini öne sürdü.

Projenin detayları henüz belli değil. Ancak WSJ’nin aktardığına göre Zvernec’te otel, villa ve benzeri yapıların inşa edilmesi planlanıyor.

Buna ek olarak Zvernec’in karşısındaki Sazan adasında da ultra lüks bir tatil köyü kurulması öngörülüyor.

Diğer yandan Arnavutluk Özel Savcılık Ofisi’nin (SPAK) turizm projesiyle ilgili haziran başında açtığı soruşturma sürüyor.

Abehsera, arazinin aylar önce müteahhitler tarafından "net şekilde satın alındığını" söylüyor. Müteahhitler de SPAK’ın kendileriyle iletişime geçmediğini belirtiyor.

Ülkedeki kriz, Tiran yönetiminin Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecini de olumsuz etkileyebilir. Avrupa Komisyonu’ndan bir yetkili, Politico’ya açıklamasında projeyle ilgili endişelerin Arnavutluk yönetimine iletildiğini bildirmişti.

Kushner’ın Sırbistan’daki projesi de protestolarla karşılanmıştı. Belgrad'ın merkezindeki otel ve apartman kompleksi projesinin, 1999'daki Kosova Savaşı sırasında NATO'nun bombaladığı bir bölgede yapılması öngörülüyordu.

Belgrad yönetimi, bölgenin kültürel koruma statüsünü kaldırmış ve Kushner’ın firmasıyla anlaşma imzalamıştı. Ancak hukuki işlemler ve protestoların ardından Trump’ın damadı projeyi iptal etmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters, Politico


Petro-Mamdani görüşmesine Trump engeli

Gustavo Petro, Pink Floyd'un kurucularından Roger Waters'la Eylül 2025'te ABD'deki Filistin'e destek eylemine katılmıştı (Reuters)
Gustavo Petro, Pink Floyd'un kurucularından Roger Waters'la Eylül 2025'te ABD'deki Filistin'e destek eylemine katılmıştı (Reuters)
TT

Petro-Mamdani görüşmesine Trump engeli

Gustavo Petro, Pink Floyd'un kurucularından Roger Waters'la Eylül 2025'te ABD'deki Filistin'e destek eylemine katılmıştı (Reuters)
Gustavo Petro, Pink Floyd'un kurucularından Roger Waters'la Eylül 2025'te ABD'deki Filistin'e destek eylemine katılmıştı (Reuters)

ABD, solcu Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro'nun New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'yle görüşmesini son dakikada engellemiş.

New York Times'ın (NYT) aktardığına göre cuma günü Petro ve Mamdani arasında New York'ta gerçekleştirilmesi planlanan toplantı, ABD'li yetkililerin vize uyarıları üzerine iptal edildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Petro'nun vizesini geçen yıl iptal etmişti. Karar, Petro'nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na katılmak için Eylül 2025'te ABD'deyken Filistin yanlısı bir eyleme katılmasının ardından gelmişti.

NYT'ye konuşan ABD'li yetkililer, Petro'nun dün yapılan BM Güvenlik Konseyi toplantısına katılmak için sınırlı bir seyahat izni aldığını, bu toplantı dışındaki diğer faaliyetlere izin verilmediğini belirtti.

Kolombiyalı yetkililer de Bogota'daki ABD Büyükelçiliği yetkililerinin Kolombiya Dışişleri Bakanlığı'yla temasa geçmesinin ardından toplantının iptalini kabul ettiklerini söyledi.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Washington Post'a konuşan Kolombiyalı yetkililer, Beyaz Saray'ın iptal talebine rağmen Petro'nun Mamdani'yle görüşmek için ABD'ye gitmesi durumunda gözaltına alınmasından endişelenildiğini vurguluyor. Washington'ın görüşmeyi iptal etme talebinin tehdit olarak algılandığı aktarılıyor.

Kaynaklara göre Mamdani ve Petro, Amerika kıtasındaki demokrasinin geleceğini ele alacaktı. Ancak pek çok kişinin, bu görüşmeyi Mamdani'nin "küresel solun lideri olarak yükselişinin bir işareti gibi değerlendireceğini" ifade ediyor.

ABD'nin en büyük sosyalist örgütü Amerika Demokratik Sosyalistleri'ne (DSA) üye Mamdani, geçen yılki belediye başkanlığı seçimlerini kazanarak New York'u yöneten ilk Müslüman ve ilk Hint asıllı Amerikalı olmuştu.  

BMGK'de çarşamba günü düzenlenen oturumda Petro, "Filistin devletinin özgür ve egemen olması gerektiğini" tekrar vurgularken, ABD ordusunun Pasifik'te uyuşturucu taşıdığını ileri sürerek tekneleri vurmasını eleştirdi.

Amerikan ordusu, Venezuela'ya askeri yığınak kapsamında geçen yıl 2 Eylül'de Karayipler ve Pasifik'te başlattığı operasyonları sürdürüyor. O tarihten bu yana uyuşturucu taşıdığı iddia edilen teknelere yönelik düzenlenen 63 saldırıda en az 207 kişi öldürüldü.

Petro, geçen yıl kasımda yaptığı açıklamalarda Donald Trump'ın bu operasyonlarını "cinayet" diye nitelemişti. Bunun ardından ABD Hazine Bakanlığı, Kolombiya liderini yaptırım listesine almıştı.

2022'deki seçimi kazanarak Kolombiya'nın ilk solcu lideri olan eski M-19 gerillası Petro'nun, Trump'ın Gazze'deki soykırıma suç ortağı olduğunu söylemesi de ses getirmişti.  

Kolombiya Anayasası, cumhurbaşkanının görevini tek dönemle sınırladığından Petro, ağustosta koltuğu bırakacak.

Trump ise geçen haftaki açıklamasında, Petro'nun partisi Tarihsel Pakt'ın adayı Ivan Cepeda'yı "radikal solcu Marksist" diye niteleyip sağcı rakibi Abelardo De La Espriella'ya desteğini açıklamıştı.

Independent Türkçe, New York Times, Washington Post


ABD neden yeniden İran'ı vurmaya başladı?

Trump, çarşamba günü İran'a saldırı emri verdiğini belirttiği açıklamasında, Tahran'ın anlaşma yapmak yerine ABD'yi "enayi yerine koyduğunu" iddia etti (AFP)
Trump, çarşamba günü İran'a saldırı emri verdiğini belirttiği açıklamasında, Tahran'ın anlaşma yapmak yerine ABD'yi "enayi yerine koyduğunu" iddia etti (AFP)
TT

ABD neden yeniden İran'ı vurmaya başladı?

Trump, çarşamba günü İran'a saldırı emri verdiğini belirttiği açıklamasında, Tahran'ın anlaşma yapmak yerine ABD'yi "enayi yerine koyduğunu" iddia etti (AFP)
Trump, çarşamba günü İran'a saldırı emri verdiğini belirttiği açıklamasında, Tahran'ın anlaşma yapmak yerine ABD'yi "enayi yerine koyduğunu" iddia etti (AFP)

Son günlerde ABD ve İran arasındaki çatışmaların tekrar alevlenmesi, nisanda yapılan ateşkesin kalıcı hale getirilmesine yönelik çabaların sonuçsuz kalabileceği endişelerini artırıyor.

CNN'in analizinde, Donald Trump'ın daha önce sonuç vermeyen bir yönteme yeniden başvurarak bombardımanlarla Tahran'ı teslim olmaya zorladığı yazılıyor.

Ancak yeni saldırıların “Trump'ı çaresiz bırakan mevcut gidişatı uzatma riski taşıdığı” vurgulanıyor. Taarruzun İran yönetimini daha da inatçı hale getirdiği ve müzakerelerde ABD'ye güvenilemeyeceği görüşünü pekiştirdiği belirtiliyor.

Analize göre yeni ABD saldırılarında üç nokta öne çıkıyor.

Birincisi, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğini eski haline getirmemesinin ve nükleer programını sonlandırmaya yanaşmamasının Trump'ı iyice öfkelendirdiği görülüyor. İkincisi, yeni ABD saldırıları, Trump'ın rakibini anlaşmaya zorlamanın tek yolunun çatışma olduğuna inandığı izlenimini pekiştiriyor. Üçüncü olaraksa Cumhuriyetçi liderin, hassas bir dönemde güç kullanarak müzakereleri tehlikeye atma eğilimi bir kez daha açıkça görüldü.

Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi'nin en kıdemli Demokrat üyesi Jim Himes, İran'ın misillemeyle Birleşik Arap Emirlikleri veya Katar'daki enerji altyapısını tahrip etme kapasitesini elinde tuttuğunu hatırlatıyor. Ayrıca Tahran'ın, Yemen'deki Husilere, Kızıldeniz'deki petrol ihracat rotalarını kesme talimatı verebileceğini savunuyor.

Diğer yandan Hürmüz'deki hakimiyeti ve 28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail saldırılarından sağ çıkmasının İran'ı daha da güçlendirdiğine, dolayısıyla Tahran'ın Beyaz Saray'ın taleplerine kolayca boyun eğmeyeceğine dikkat çekiliyor.

Ayrıca ABD'nin saldırıları tırmandırmasının, Körfez'deki müttefiklerini de tehlikeye attığı hatırlatılıyor.

İranlı yetkililer, son saldırılarda iki su deposunun vurulduğunu ve 20 bine yakın kişinin içme suyu tedarikinin risk altına girdiğini açıkladı. İran'ın yarı resmi Batı Asya Haber Ajansı (WANA), Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik ilçesindeki Bamani bölgesinde yer alan iki beton su deposunun saldırıların hedefi olduğunu bildirdi.

New York Times'ın incelediği video ve uydu analiz verilerine göre depoların ABD tarafından vurulduğuna dair bulgular var. Bölgede GBU-39 tipi hassas güdümlü bombaların kalıntılarının bulunduğu aktarılıyor. Haberde, ABD ordusunun kasıtlı olarak sivil altyapıyı hedef almasının savaş suçu sayılabileceğine dikkat çekiliyor.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ABD'nin "yasadışı ve canice saldırılar" düzenlediği, bölgede gerilimin tırmandırılmasından Trump yönetiminin sorumlu olduğu vurgulandı.

Independent Türkçe, New York Times, Tesnim, CNN, Wall Street Journal