Bryant, Şarku’l Avsat’a konuştu: KİK ile serbest ticaret anlaşması tarihi bir adım... İmzanın sonbaharda atılması bekleniyor

Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı, anlaşmanın malların yanı sıra hizmetler ve yapay zekâyı da kapsadığını vurguladı

Bryant, Şarku’l Avsat’a konuştu: KİK ile serbest ticaret anlaşması tarihi bir adım... İmzanın sonbaharda atılması bekleniyor
TT

Bryant, Şarku’l Avsat’a konuştu: KİK ile serbest ticaret anlaşması tarihi bir adım... İmzanın sonbaharda atılması bekleniyor

Bryant, Şarku’l Avsat’a konuştu: KİK ile serbest ticaret anlaşması tarihi bir adım... İmzanın sonbaharda atılması bekleniyor

Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Birleşik Krallık ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) arasındaki serbest ticaret anlaşmasının sadece ekonomik değeriyle değil, konseyin bir G7 ülkesiyle imzaladığı ilk anlaşma olması bakımından da tarihi bir nitelik taşıdığını belirtti.

Şarku’l Avsat’a verdiği mülakatta anlaşmanın takvimine ilişkin detayları paylaşan Bryant, nihai imzaların atılmasının ardından anlaşmanın ‘yaklaşık bir yıl veya en geç 14 ay içinde’ yürürlüğe girebileceğini açıkladı. Londra yönetiminin, metinlerin hukuki incelemesinin tamamlanmasını müteakip anlaşmayı eylül veya ekim ayına kadar imzalamayı hedeflediği kaydedildi.

Anlaşmanın ekonomik boyutuna değinen Bryant, bu ortaklığın Birleşik Krallık için yaklaşık 3,7 milyar sterlinlik ek bir ticaret hacmi yaratmasının, Körfez ülkeleri için de benzer oranlarda kazanç sağlamasının beklendiğini ifade etti. Bölgesel açıdan hassas bir dönemde bu adımın ‘sembolik bir önem’ taşıdığına dikkat çeken Bryant, İran ile bağlantılı gerilimlere ve ‘Tahran’ın Körfez’deki müttefiklere yönelik gerçekleştirdiği saldırılara’ atıfta bulundu. Bryant ayrıca, anlaşmanın kapsamlı yapısına vurgu yaparak, gümrük vergilerinin düşürülmesinin ötesinde hizmet sektörü, dijital ekonomi ve yapay zekâ gibi alanları da kapsadığını, böylece her iki taraftaki şirketlerin faaliyetlerini kolaylaştıracağını sözlerine ekledi.

İmzanın sonbaharda atılması bekleniyor

Bryant, anlaşmanın öneminin yalnızca ekonomik boyutla sınırlı olmadığını, özellikle son bölgesel gelişmeler ışığında siyasi ve stratejik bir anlam da taşıdığını vurguladı. Bu anlaşmanın, refahı artırmanın yanı sıra Körfez ülkelerinin ekonomilerini hidrokarbon bağımlılığından kurtararak çeşitlendirme çabalarını destekleme yolu olarak her iki tarafın da ‘ticarette ilerlemesi’ gerektiği mesajını verdiğini ifade etti. Bryant, Londra’nın Körfez’deki ortaklarıyla olan ekonomik, güvenlik ve stratejik ilişkilerine bağlılığını teyit etmek istediği bir dönemde bu anlaşmanın yapılmasının, sürece ek bir önem kazandırdığını da sözlerine ekledi.

Absolutely delighted that after four years we have concluded negotiations with the GCC on an ambitious FTA worth £3.7bn a year, offering big opportunities to 🇬🇧 businesses with a 20% increase in trade. Many thanks to my @biztradegovuk team especially Tom and Anna pic.twitter.com/y72WI5TdVJ

— Chris Bryant (@RhonddaBryant) May 20, 2026

 

Öngörülen takvime ilişkin olarak Bryant, şu ana kadar müzakerelerin tamamlandığını, ana unsurlar ile metinlerin büyük bölümü üzerinde mutabakata varıldığını belirterek, bir sonraki aşamanın resmi imzalar öncesinde anlaşmanın hukuki incelemesi olduğunu açıkladı. Birleşik Krallık’ın Hindistan ile imzaladığı ve imzalanmasından bir yıldan kısa bir süre sonra yürürlüğe giren anlaşmayı örnek gösteren Bryant, “Bunu eylül veya ekim ayında yapabilmeyi umuyorum” dedi. Bryant, Londra’nın söz konusu anlaşmayı ‘yaklaşık bir yıl veya en geç 14 ay içinde’ yürürlüğe koymayı hedeflediğini kaydetti.

Londra ile KİK’teki ortakları arasındaki anlaşma maddelerine yönelik müzakere süreci 22 Haziran 2022’de başlamış ve 20 Mayıs 2026’da anlaşmaya varıldığının duyurulmasıyla tamamlanmıştı.

Hizmetler, ortaklığın merkezinde yer alıyor

Şarku’l Avsat’ın, Birleşik Krallık’ı Körfez ülkelerinin ABD, Çin ve Avrupa Birliği (AB) gibi diğer ticari ortaklarından ayıran özelliklerin neler olduğuna yönelik sorusuna Bryant, doğrudan ‘hizmet sektörü’ yanıtını verdi.

Bu sektörün, Birleşik Krallık ile Körfez ülkeleri arasındaki en önemli iş birliği alanlarından birini oluşturduğunu vurgulayan Bryant; finansal ve hukuki hizmetler, mimarlık, inşaat, kreatif sektörler, finansal teknolojiler (fintek) ve yaşam bilimleri alanlarında Birleşik Krallık’ın sahip olduğu güce dikkat çekti.

We’ve just secured a historic trade deal with the Gulf.

This is a huge win for British business, and for working people who will feel the benefits in the years ahead.

We’ve secured five major trade deals with international partners - delivering on our commitment to drive… https://t.co/e35wHOJ5YP

— Keir Starmer (@Keir_Starmer) May 20, 2026

Londra’nın küresel bir finans merkezi olma konumunun, birçok Körfez ekonomisinin Birleşik Krallık’a yatırım yapma, şirketlerini Londra Borsası’nda halka arz etme veya İngiliz ekonomisindeki varlıklarını genişletme eğilimini açıkladığını belirten Bryant, hukuki hizmetlerin de Birleşik Krallık’ın sunduğu imkanların önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Bryant, “Hukukun üstünlüğü, Birleşik Krallık kimliğinde son derece köklü bir kavramdır” diyerek, yasal düzenleme reformları ve profesyonel hizmetlere yönelik artan açılım sayesinde uluslararası ve İngiliz hukuk firmalarının Suudi Arabistan ile diğer Körfez ülkelerindeki varlıklarını genişletebildiklerini kaydetti.

Bryant ayrıca, Birleşik Krallık’ın geçen yıl gerçekleştirdiği 19,4 milyar sterlinlik ihracatla bu alanda dünyanın en büyük ikinci ihracatçısı konumunda olduğu reklam ve kreatif hizmetler sektörüne de değindi.

İngiliz nüfuzunun kreatif endüstrilerde sadece reklamla sınırlı kalmayıp Körfez’de geniş bir yer bulan müzik, sinema ve kültürel içeriklere kadar uzandığını ekleyen Bryant; bu alanların yanı sıra kreatif teknolojiler, fintek ve yaşam bilimlerinin de iki taraf arasındaki ekonomik ilişkileri büyütmek adına geniş fırsatlar sunduğunu belirtti.

Mallara uygulanan vergilerin indirilmesi

Bryant’ın hizmet sektörünün önemine geniş yer ayırması, anlaşmanın gerçek değerinin mal ticaretinden ziyade bu sektörde olup olmadığı sorusunu beraberinde getirdi. Bryant bu soruya, mal ticaretinin de önemli bir paya sahip olduğunu belirterek yanıt verdi ve Körfez’e giden İngiliz mallarının yüzde 93’ündeki gümrük vergilerinin düşürülmesinin doğrudan bir etki yaratacağına dikkat çekti.

Bu indirimlerin birçoğunun anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte hemen uygulanacağını açıklayan Bryant, böylece gıda maddeleri ve bazı İngiliz mallarının Körfez’deki tüketiciler için daha düşük maliyetli hale geleceğini ifade etti. Anlaşmanın otomotiv sektörü için de kazanımlar içerdiğini belirten Bryant, gümrük vergilerinden yıllık yüz milyonlarca sterlin tasarruf sağlanacağını kaydetti.

Bryant, bu kazanımların ‘İngiliz şirketleri için çok iyi’ olacağını, ancak aynı zamanda Körfez’deki tüketicilerin de çıkarına hizmet edeceğini söyledi.

dfvfdb
Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin sonuçlandırılmasına ilişkin ortak bildirinin imza töreninden (Körfez İşbirliği Konseyi)

Hizmet ve malların yanı sıra anlaşma, İngiliz şirketlerinin Körfez’deki, Körfez şirketlerinin ise Birleşik Krallık’taki faaliyetlerini ‘çok daha kolay’ hale getirecek düzenleyici maddeler de içeriyor. Ticari engellerin yalnızca gümrük vergilerinden ibaret olmadığını hatırlatan Bryant; gümrük prosedürleri, evrak işleri, lisanslar ve verilerin yerelleştirilmesi gibi gerekliliklerin, kimi zaman gümrük vergilerinin kendisi kadar büyük engeller oluşturabildiğini ifade etti. Bryant, anlaşmanın bu başlıkları kapsamasının, her iki taraftaki şirketlerin karşılaştığı engellerin kaldırılması adına önemli bir ilerleme olduğunu sözlerine ekledi.

Yapay zekâ ve dijital ekonomi

Yapay zekâ başlığına ilişkin olarak Bryant, Körfez ülkelerinin veri merkezleri, büyük dil modellerinin geliştirilmesi ve yapay zekânın ulusal ekonomilere entegrasyonu alanlarında yatırımlarını hızlandırdığı bir dönemde, anlaşmanın dijital ekonomiye ayrılmış eksiksiz bir bölüm içerdiğini belirtti.

Anlaşmada yer alan taahhütler arasında, her iki tarafın da dijital veri transferlerine gümrük vergisi uygulamama yönündeki kalıcı taahhüdünün yanı sıra dijital ortamda iş yapmayı kolaylaştırmayı amaçlayan düzenlemelerin de bulunduğunu açıklayan Bryant; Birleşik Krallık’ın sadece veri merkezleriyle değil, aynı zamanda kreatif teknoloji, fintek ve bu yeni dönüşümlerden yararlanabilecek diğer teknoloji sektörleriyle ‘muhtemelen Avrupa’nın yapay zekâ alanındaki lider ülkesi’ olduğunu ifade etti.

Eğitim ve öğretim

Bryant, Birleşik Krallık ile Körfez arasındaki eğitim ilişkilerine de dikkat çekerek bu bağları ‘son derece güçlü’ olarak nitelendirdi.

Londra’nın, özellikle ekonominin çeşitlendirilmesiyle bağlantılı sektörlerde Körfez gençlerinin eğitilmesi için yeni yollar aramaya istekli olduğunu belirten Bryant, beceri geliştirme alanındaki iş birliği fırsatlarına Suudi Arabistan’ı örnek gösterdi. Bryant, “Suudi Arabistan, ekonomisini çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olarak büyük ölçüde geliştirmeyi hedeflediği turizm sektöründe çalışacak 600 bin kişiye ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor” dedi.

dfvdevfe
Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, 20 Mayıs’ta Downing Street’te düzenlenen imza töreninde (Reuters)

Bryant, sözlerine, “Birleşik Krallık olarak bu tür eğitimleri oldukça kaliteli bir şekilde sunduğumuzu biliyorum ve bu iş birliğini ortaklaşa genişletmenin yollarını aramayı arzu ediyoruz” şeklinde devam etti.

Birleşik Krallık’ın turizm ve otelcilik alanındaki eğitimlerde önemli bir deneyime sahip olduğunu ve Körfez ülkeleriyle bu alandaki iş birliğini büyütmek istediklerini kaydeden Bryant; çok sayıda Suudi Arabistan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) vatandaşı gencin ya Birleşik Krallık’ta ya da Körfez bünyesinde İngiliz yeterlilik belgeleri sağlayan programlarda eğitim gördüğüne dikkat çekti.

Ticaretin ötesine geçen bir ortaklık

Serbest ticaret anlaşmasının Birleşik Krallık ile KİK arasındaki ilişkileri yeni bir seviyeye taşıdığını belirten Bryant, İran ile bağlantılı savaş ortamının müzakerelerin ilerlemesine engel teşkil etmediğine dikkat çekti. Bryant, KİK ülkeleriyle yapılan ticari anlaşmanın öneminin yanı sıra Londra ile Körfez ortakları arasındaki ikili ilişkilerin de büyük önem taşıdığını vurguladı.

Bu doğrultuda Suudi Arabistan’ı örnek gösteren Bryant, ülkelerinin Riyad yönetimi ile Dünya Kupası hazırlıklarına nasıl katkı sağlanabileceği konusunda görüşmeler yürüttüğünü belirtti. Bryant; açılış ve kapanış törenlerinin organizasyonu, taraftar alanlarının yönetimi, biletleme sistemleri ve güvenlik hususları gibi alanlarda Birleşik Krallık’ın sahip olduğu deneyimi sunabileceğini ifade etti.

Büyük etkinliklerin düzenlenmesindeki İngiliz tecrübesinin sadece dar anlamda bir güvenlik unsuruyla sınırlı olmadığını açıklayan Bryant; bu deneyimin aynı zamanda taraftar deneyimini, kalabalık yönetimini ve etkinliğin hem keyifli hem de güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamayı da kapsadığını sözlerine ekledi.

Brexit anlaşması

Birleşik Krallık, 23 Haziran’da İngiliz halkının AB’den ayrılma yönünde oy kullandığı Brexit referandumunun 10. yıl dönümünü geride bıraktı. Bu yıl dönümünde konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bryant, AB’den ayrılmanın Birleşik Krallık’a bağımsız ticaret anlaşmaları yapma yetkisi verdiğini, ancak bunu Brexit’in doğrudan bir ‘faydası’ olarak görmediğini belirtti. Bryant, “Bu durum, işten kovulduğunuzda ailenizle vakit geçirmek için daha fazla zamanınızın kalacağını söylemeye benziyor; oysa siz çoğunlukla işinizde kalmayı tercih ederdiniz” ifadesini kullandı.

Birleşik Krallık’ın artık dünya genelinde serbest ve adil ticarete dayalı anlaşmalar yoluyla ‘serbest ticaret yapbozunu’ tamamlamaya çalıştığını ekleyen Bryant; Londra’nın Hindistan ve Güney Kore ile anlaşmalar imzaladığını, Türkiye ile müzakereleri sürdürdüğünü ve Körfez ülkeleriyle de mutabakata vardığını hatırlattı.

AB’nin de Hindistan ile bir anlaşma imzaladığına dikkat çeken Bryant, AB’nin ilerleyen süreçte KİK’in kapısını çalmasının muhtemel olduğunu ifade etti.

Başbakanların sıklığı

Bu mülakat, Keir Starmer’ın istifasının ardından Birleşik Krallık’ta on yıl içindeki yedinci başbakanı karşılamaya yönelik hazırlıkların yapıldığı bir döneme denk geldi. Downing Street sakinlerinin benzeri görülmemiş bir hızla değiştiği bu tablo, Londra’nın ortakları nezdinde dış politika, ticari ve savunma taahhütlerinin sürekliliği konusunda soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

dfv fdb
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, 22 Haziran’da istifasını açıkladıktan sonra kürsüden ayrılırken (EPA)

Bu endişeler karşısında Bryant, söz konusu anlaşmanın ‘tek bir kişi ya da geçici bir hükümet tarafından değil, Birleşik Krallık tarafından imzalandığını’ vurgulayarak, “Bu konu benimle ilgili değil, Birleşik Krallık ile ilgili ve ülke olarak KİK ile bir anlaşma yapılıyor” ifadesini kullandı. Birleşik Krallık’ta başbakan kim olursa olsun anlaşmanın Birleşik Krallık ile Körfez ülkeleri arasında yürürlükte kalacağını belirten Bryant, “Bu konuda endişelenmeye gerek yok” dedi.

En güçlü aday Andy Burnham’ın karşısına bir rakip çıkmaması durumunda yeni başbakanın görevine başlamasının beklendiği 3 hafta sonrasında kendi koltuğunda kalmayı öngörüp öngörmediği yönündeki soruya ise Bryant, durumun ‘kendi elinde olmadığını’ belirterek Arapça, “İnşallah” yanıtını verdi.



Beyaz Saray, internet sitesinde yayımladığı video oyunlarıyla tepki çekti

5 oyun paylaşılırken 6.'sının da yolda olduğu aktarıldı (Arcade.gov)
5 oyun paylaşılırken 6.'sının da yolda olduğu aktarıldı (Arcade.gov)
TT

Beyaz Saray, internet sitesinde yayımladığı video oyunlarıyla tepki çekti

5 oyun paylaşılırken 6.'sının da yolda olduğu aktarıldı (Arcade.gov)
5 oyun paylaşılırken 6.'sının da yolda olduğu aktarıldı (Arcade.gov)

Göçmen karşıtı hamleleriyle dikkat çeken Donald Trump yönetimi, son olarak Beyaz Saray'ın internet sitesinde bir dizi oyun yayımladı. 

Bu eski tip video oyunların bazılarında ABD'nin güney sınırındaki göçmenler yakalanıyor veya sınıra duvar örülüyor. 

Rio Run adlı oyunda kullanıcılar, Rio Grande nehri boyunca devriye geziyor ve kendi taraflarına geçen herkesi yakalayarak yüksek bir puan almaya çalışıyor. 

Eskiden cep telefonlarında da oynanabilen Yılan'a benzeyen oyunda kullanıcının mavi kravatlı yaşlı bir beyaz erkek, yakalananlarınsa siyah, esmer ya da beyaz göçmenler olduğu görülüyor.

Fox News, kullanıcının kontrol ettiği karakterin Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı, sınır güvenliğinden sorumlu Tom Homan olduğunu bildiriyor. 

Sınırı geçenlerden biri yakalandığında o kişi turuncu bir tulum giyip kullanıcının karakterinin arkasından ilerliyor. 

Build The Wall adlı oyundaysa kullanıcılardan tuğlaları üst üste dizmeleri ve "zombi sınır kuşatmasına" karşı "hattı korumaları" bekleniyor.

Diğer oyunlarda kullanıcılardan, ABD'nin simgesi olan kel kartalı National Mall boyunca uçurmaları ya da elmas ve paraları toplayarak "çocuklarının Trump hesaplarını" doldurmaları isteniyor.

Beyaz Saray'dan CNN'e yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Bu, eğlence ve kazanma kültürüyle Demokratların Amerika için öngördüğü karanlık sosyalist vizyon arasındaki farkı daha da belirginleştirme çabasıdır.

Trump ve Beyaz Saray, sosyal medyayı ve devlete ait çevrimiçi platformları agresif biçimde kullanmaları nedeniyle sert eleştirilere maruz kalıyor. 

Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries'in "Meksika şapkası" diye de bilinen sombreroyla gösterilmesi ve Barack-Michelle Obama çiftinin ormandaki maymunlar şeklinde tasvir edilmesi gibi paylaşımların, ırkçılığın en üst seviyede kurumsallaştığını gösterdiği vurgulanıyor. 

Diğer yandan İran savaşı ve hayat pahalılığı gibi gündemler varken Beyaz Saray'ın video oyunları paylaşması da yönetimin önceliklerine dair soru işaretleri yaratıyor.

Independent Türkçe, CNN, Fox News


Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı

Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı
TT

Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı

Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı

ABD ile İran arasındaki askeri çatışmaların yeniden başlaması ve Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin anlaşmazlığın derinleşmesiyle gerilim artıyor. Tarafları yeniden müzakere masasına oturtabilecek yeni bir çerçeve oluşturulması amacıyla müzakere kanallarını açık tutmaya yönelik arabuluculuk girişimleri ise sürüyor.

Şarku'l Avsat'ın Financial Times’ten aktardığına göre Washington; Başkan Donald Trump yönetiminin haziran ayında varılan mutabakat zaptına dönmekten vazgeçmesinin ardından, Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmasını İran’ın nükleer dosyasına bağlayan daha kapsamlı yeni bir anlaşma arayışında. Tahran ise bu kritik deniz yolunu yeniden açmak için ABD ablukasının kaldırılması, petrol muafiyetlerinin geri getirilmesi ve dondurulan varlıklarının bir kısmının serbest bırakılmasını şart koşuyor.

Pakistan iki taraf arasındaki arabuluculuk çabalarını sürdürürken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington’un mevcut çatışmayı bir "savaş" olarak nitelendirmediğini belirtti ve krizin ne zaman sona ereceğine dair bir takvim vermekten kaçındı. Bu durum, ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken çatışmanın iç siyasetteki yansımalarını da artırıyor.

Ağır askeri çatışmaların son dalgasında ABD ordusu, saldırılarını yaklaşık 100 İran hedefine ve devlete ait 2 tanker gemisine doğru genişletti. İran ise bölgedeki "ABD üslerine" füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenleyerek cevap verdi.

Ekonomik cephede ise petrol fiyatları bugün temmuz ortasından bu yana en yüksek haftalık kazancına yöneldi. ABD-İran çatışmasının tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi trafiğinin son derece düşük seviyelere gerilemesi, Ortadoğu’daki arz risklerini küresel enerji piyasalarının gündeminin ilk sırasına taşıdı.


ABD, çete şiddeti sürerken 100’den fazla kişiyi Haiti’ye sınır dışı etti

ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinden ikisi, Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı’nda devriye sırasında. (Reuters)
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinden ikisi, Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı’nda devriye sırasında. (Reuters)
TT

ABD, çete şiddeti sürerken 100’den fazla kişiyi Haiti’ye sınır dışı etti

ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinden ikisi, Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı’nda devriye sırasında. (Reuters)
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinden ikisi, Virginia eyaletinin Arlington kentindeki Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı’nda devriye sırasında. (Reuters)

ABD hükümeti, Karayipler’deki istikrarsızlığın sürdüğü Haiti’ye dün 100’den fazla kişiyi sınır dışı etti. ABD, Haiti’ye yönelik sınır dışı uçuşlarını son dönemde artırıyor.

Uçak Louisiana’dan havalandı ve Haiti’nin kuzeyindeki Cap-Haïtien kentine indi.

Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) uçuşlarının verilerini takip eden Human Rights First kuruluşunun Göçmenlik İcra Uçuşları Gözlemevi, “Bu, perşembe günü Haiti’ye düzenlenen üst üste üçüncü sınır dışı uçuşu. Bu durum, aylık uçuşlardan haftalık uçuşlara geçildiğini gösteriyor” açıklamasını yaptı.

Ağustos ayının sonunda iki ayrı uçuşla 200’den fazla kişi Haiti’ye sınır dışı edilmişti.

Şarku’l Avsatın AP’den aktardığına göre Haiti Dışişleri Bakanlığı koordinatörü Nicola Mardouchi, dün gerçekleşen uçuşta 101 sınır dışı edilen kişinin bulunduğunu söyledi. Mardouchi, bunlar arasında daha önce Haiti Vatandaşları Koruma Dairesi’nin başkanlığını yapan ve yolsuzlukla suçlanan Renan Hédouville’in de bulunduğunu belirtti.

Suç çeteleri, Haiti’nin başkentinin yaklaşık yüzde 70’ini ve ülkenin orta kesimlerindeki geniş toprakları kontrol ediyor.