Yurt dışına kayıtlı seçmenler oy vermeye başladı

Türkiye'deki 28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi kapsamında yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenlerin oy verme işlemleri başladı.

Erdoğan destekçileri (AFP)
Erdoğan destekçileri (AFP)
TT

Yurt dışına kayıtlı seçmenler oy vermeye başladı

Erdoğan destekçileri (AFP)
Erdoğan destekçileri (AFP)

Japonya'daki gurbetçiler, başkent Tokyo ile Nagoya kentinde, yerel saat ile 08.00'den itibaren, oy kullanmaya başladı.

Türkiye'nin Tokyo Büyükelçiliği ile Nagoya Başkonsolosluğu önünde sabah saatlerinde oy vermeye gelen çok sayıda vatandaş sıraya girdi.

İki kentteki Türk seçmenler, 20-21 Mayıs'ta yerel saatle 08.00-22.00 arasında oy verebilecek.

6 bin civarında Türk vatandaşının yaşadığı Japonya genelinde yaklaşık 5 bin Türk seçmen bulunuyor.

Japonya'daki oy pusulalarının, oy verme işleminin sona ereceği 21 Mayıs sonrası, Türkiye'ye hava yoluyla gönderilmesi planlanıyor.

Azerbaycan

Seçmenler, Türkiye'nin Bakü Büyükelçiliği ile Nahçıvan ve Gence başkonsolosluklarında kurulan sandıklarda TSİ 07.00 itibarıyla oy kullanmaya başladı.

Seçim içim Bakü'de 9, Gence'de 3, Nahçıvan'da 3 sandık kuruldu.

Oy verme işleminin 22 Mayıs'a kadar süreceği Azerbaycan'da, Bakü Büyükelçiliğinde 7 bin 417, Gence Başkonsolosluğunda 2 bin 277, Nahçıvan Başkonsolosluğunda 1349 olmak üzere toplam 11 bin 43 kayıtlı seçmen bulunuyor.

Azerbaycan'daki Türk seçmenler seçimin ilk turuna yüzde 60,26 katılım sağlamıştı.

Almanya

Türkiye'nin Köln Başkonsolosluğu'nda sabahın erken saatlerinde sandıkların açılmasını bekleyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu.

Köln'de seçmenler kurulan 24 sandıkta oylarını kullanmaya başladı.

Yaklaşık 1,5 milyon seçmenle yurt dışında en çok seçmenin bulunduğu ülke olan Almanya'daki Türkler, 24 Mayıs'a kadar 08.00 ile 22.00 saatleri arasında oylarını kullanabilecek.

Aachen ve Regensburg kentlerinde ise 09.00-18.00 saatleri arasında 21 Mayıs'a kadar oy kullanılabilecek.

Litvanya

Litvanya'da yaşayan Türk vatandaşları, Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta yerel saatle 08.00'den itibaren oy kullanmaya başladı. Oy verme işlemi 22.00'ye kadar sürecek.

Litvanya'da oy verme işlemi 21 Mayıs'ta yerel saatle 22.00'da sona erecek.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine göre, Litvanya'da yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı 795 seçmen bulunuyor.

Litvanya'daki Türkler seçimin ilk turuna yüzde 73,21 katılım sağlamıştı.

Kırgızistan

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı 3 bin 119 seçmen için Türkiye'nin Bişkek Büyükelçiliği'nde kurulan bir sandıkta oy verme işlemleri 21 Mayıs akşamına kadar sürecek.

Havanın güneşli olması nedeniyle oylamanın yapıldığı Büyükelçilik binası önünde seçmenler için gölgelik ve çok sayıda sandalye konuldu.

Kırgızistan'da yurt dışı kütüğüne kayıtlı Türk seçmenler seçimin ilk turunda yüzde 51,48 oranında katılım sağlamıştı.

Kazakistan

Kazakistan’da yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye’nin Astana Büyükelçiliği ile Almatı ve Aktau Başkonsolosluklarında kurulan sandıklarda TSİ 05.00 itibarıyla oy kullanmaya başladı.

Kazakistan’da başkent Astana’da 1578, Almatı’da 4008 ve Aktau’da 520 olmak üzere toplam 6 bin 106 kayıtlı Türk seçmen için, ülke genelindeki temsilciliklerde 3 sandık kuruldu.

Sandıklarda oy kullanma işlemi 22 Mayıs yerel saatle 22.00’de sona erecek.

Kazakistan’daki Türkler seçimin ilk turunda yüzde 40 dolayında katılım sağlamıştı.

Türkmenistan

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenler Türkiye’nin Aşkabat Büyükelçiliği'nde kurulan sandıkta yerel saatle 08.00’de oy kullanmaya başladı.

Oy verme işleminin 22 Mayıs saat 20.00’ye kadar devam edeceği Türkmenistan’da Büyükelçi Togan Oral da oyunu kullandı.

Oral, oy vermenin anayasal bir hak olduğunu ifade ederek "Bu hak olmakla birlikte aynı zamanda ülkemizin geleceği ile ilgili söz sahibi olmanız için bize verilmiş olan bir fırsat." dedi.

Türkmenistan’daki Türk seçmenler seçimim ilk turunda yüzde 54,65 katılım sağlamıştı.

Lübnan

Seçmenler, Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliğinde kurulan sandıklarda yerel saatle 08.00 itibarıyla oy kullanmaya başladı.

AA muhabirine konuşan Türkiye'nin Beyrut Büyükelçisi Ali Barış Ulusoy, "Yüksek Seçim Kurulunun belirlemiş olduğu takvim ve kurallar çerçevesinde 20-22 Mayıs tarihleri boyunca sabah 08.00 akşam 22.00 olmak üzere hafta sonu 6'şar sandık ve pazartesi de tek sandık oylama yapılabilecek." ifadelerini kullandı.

Sandıklarda oy kullanma işlemi 22 Mayıs'ta yerel saatle 22.00’de sona erecek.

Lübnan'daki Türkler seçime ilk turda yüzde 35 dolayında katılım sağlamıştı.

İspanya

Türkiye'nin Madrid Büyükelçiliği ile Barselona Başkonsolosluğunda kurulan sandıklarda oy kullanma işlemine yerel saatle 08.00'de (TSİ 09.00) başlandı.

Kimliklerini ibraz ederek oy kullanabilen vatandaşlar, 22 Mayıs'a kadar 08.00 ile 22.00 saatleri arasında oy kullanabilecek.

İspanya'da oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından 23 Mayıs sabahı Madrid ve Barselona'daki oylar, diplomatik kuryelerin eşliğinde Türk Hava Yolları tarifeli uçağıyla Türkiye'ye ulaştırılacak.

Cumhurbaşkanı ve 28. dönem milletvekili için yapılan ilk seçimde İspanya'da kayıtlı 5 bin 838 seçmenden 3 bin 510'u oy kullanmıştı.

Özbekistan

Türk seçmenler, Türkiye'nin Taşkent Büyükelçiliği ile Semerkant Başkonsolosluğu'nda kurulan sandıklarda TSİ 06.00'da oy kullanmaya başladı.

Türkiye'nin Taşkent Büyükelçisi Olgan Bekar ve büyükelçilik mensupları da oylarını kullandı.

Büyükelçi Bekar, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci turu için oy verme sürecinin başladığı Özbekistan’da, Türk vatandaşlarının 2 gün boyunca Taşkent Büyükelçiliği ve Semerkant Başkonsolosluğu'nda kurulan sandıklarda oylarını kullanabileceklerini kaydetti.

Bekar, daha önceki turda gerçekten demokrasinin geleceği için umut veren çok büyük oranda katılımın gerçekleştiğini anımsatarak, bunun bir başarı olduğunu, seçimlerin ne kadar demokratik ve açık şekilde gerçekleştiğini gösteren en önemli kanıt olduğunu vurguladı.

Oy verme işleminin yarın TSİ 20.00'da sona ereceği Özbekistan’da toplam 3 bin 239 kayıtlı seçmen bulunuyor.

Seçim için Taşkent’te 2, Semerkant’ta 1 olmak üzere toplam 3 adet sandık kuruldu.

Özbekistan’daki Türk seçmenler seçimin ilk turunda yüzde 50 civarında katılım sağlamıştı.

Fransa

Fransa'daki Türk vatandaşları, Paris, Marsilya, Strazburg, Lyon, Nantes, Bordo kentlerinde yerel saat ile 08.00'den itibaren Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turu için oy kullanmaya başladı.

Bu kentlerdeki oy verme işlemleri 24 Mayıs'a kadar 08.00-22.00 saatleri arasında gerçekleşecek.

Fransa'da yaşayan Türk seçmenler ayrıca Mulhouse, Clermont-Ferrand ve Orleans kentlerinde 20-21 Mayıs'ta 09.00-21.00 saatlerinde oy kullanabilecek.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi'nde Fransa'da kayıtlı 397 bin 86 seçmenden 197 bin 634'ü oy kullanmış, katılım oranı 49,77 olmuştu.

İsveç

İsveç'in başkenti Stockholm'de bulunan Stockholm Fuarı (Alvsjö) alanında sandıklar kuruldu. İsveç'te kayıtlı 42 bin 773 seçmen, 24 Mayıs'a kadar oylarını burada kullanabilecek.

Seçmenler sabah saatlerinde oy kullanılacak alanın önünde kuyruklar oluşturdu. Yerel saatle 08.00'da başlayan oy kullanma işlemi saat 22.00'ye kadar sürecek.

Sandıkların kurulduğu alan çevresinde güvenlik önlemleri alındı.

Stockholm'de ilk oyu 2 numaralı sandıkta kullanan Kamil Akan, AA muhabirine, vatandaşlık görevini yerine getirdiği için mutlu olduğunu söyledi.

Akan "İki hafta içinde ikinci kez sandığa gelip oy kullandık, kullandığım oy Türkiye için vatanımız için hayırlı olur inşallah." dedi.

İsviçre

Türkiye'nin Bern Büyükelçiliği ile Zürih ve Cenevre başkonsolosluklarında kurulan sandıklarda oy kullanma işlemine yerel saat ile 08.00'de başlandı.

İsviçre'de yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenler, 20-24 Mayıs tarihleri arasında 08.00 ile 22.00 saatleri arasında oy verebilecek.

Türkiye'nin Cenevre Başkonsolosluğunun bulunduğu binada oy kullanmak için kurulan alan ve çevresinde güvenlik önlemleri alındı.

Seçmenlerin sabah saatlerinde oy kullanılacak alanın önünde uzun kuyruklar oluşturduğu görüldü.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'nde, İsviçre'de kayıtlı 105 bin 802 seçmenden 60 bin 95'i oy kullanmıştı.

Finlandiya

Seçmenler, Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de yerel saatle 08.00'den itibaren oy kullanmaya başladı, oy verme işlemi 22.00'ye kadar sürecek.

Finlandiya'da oy verme işlemi 23 Mayıs'ta yerel saatle 22.00'de sona erecek.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi'nde Finlandiya'da kayıtlı 6 bin 791 seçmenden 3 bin 365'i oy kullanmıştı.

Belçika

Brüksel'deki Expo alanında kurulan sandıklarda oy kullanma işlemine ilk gün yoğun ilgi vardı.

Türkiye'nin Brüksel Başkonsolosu Umut Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk gün gözlemlenen yüksek orandaki katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Oy kullanmanın yurt dışındaki seçmen için yerleşik bir kültür haline geldiğini belirten Deniz, ilk turda önceki seçimlere kıyasla oy veren vatandaşların sayısının arttığını söyledi.

Deniz, yurt dışında ikamet eden tüm vatandaşları demokratik haklarını kullanmaya davet etti.

Belçika'da başkent Brüksel’in yanı sıra Anvers ve Hasselt şehirlerinde de oy verilebiliyor.

Seçmenler oylarını 20-24 Mayıs tarihlerinde yerel saatle 08.00-22.00 arasında kullanabilecek.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine göre Belçika'da 153 bin 443 kayıtlı seçmen bulunuyor.

Yurt dışı oylar, yüksek güvenlik altında Ankara'ya gelecek

Yurt dışında oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından oylar, YSK'nin belirlediği yöntemlerle yüksek güvenlik altında diplomatik kuryelerle Türkiye'ye getirilecek.

Bu oylar, Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığınca Ankara ATO Congresium Fuar Merkezi'ndeki güvenlikli alanda saklanacak.

Türkiye'de 28 Mayıs Pazar günü saat 17.00'de oy verme işleminin tamamlanmasının ardından diğer sandıklarla birlikte yurt dışı sandıklar da açılacak. Oyların sayım ve dökümleri Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı nezaretinde yapılacak.

Romanya

Romanya’nın Bükreş ve Köstence kentlerinde 20-21 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek oy verme işleminin yanı sıra temsilcilikler dışında oy kullanmak isteyenler gümrüklerde 28 Mayıs saat 17.00'ye kadar oy verebilecek.

Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan AA muhabirine, Romanya’daki seçmenlerin 20-21 Mayıs tarihlerinde 08.00-22.00 saatleri arasında oylarını kullanabileceğini belirtti.

Büyükelçi Altan, Romanya'da, Türkiye'deki 14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'ne yüzde 44-45 civarında katılım olduğunu anlatarak, bu sefer tüm seçmenleri oy kullanmaya davet ettiklerini söyledi.

Romanya’da yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı 10 bin 173 seçmen bulunuyor.

Polonya

Seçmenler, Polonya'nın başkenti Varşova'da yerel saatle 08.00'den itibaren oy kullanmaya başladı, oy verme işlemi 22.00'ye kadar sürecek.

Seçmenlerin oy vermek için erken saatlerde uzun kuyruklar oluşturduğu gözlendi.

Polonya'da oy verme işlemi 21 Mayıs'ta yerel saatle 22.00'da sona erecek.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi'nde Polonya'da kayıtlı 10 bin 457 seçmenden 5 bin 89'u oy kullanmış, katılım oranı yüzde 48,67 olmuştu.

Bosna Hersek

Bosna Hersek'te Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçiliği ile Mostar ve Banja Luka Başkonsolosluklarında kurulan sandıklarda yerel saat ile saat 08.00'da oy kullanma işlemi başladı.

Bosna Hersek genelinde 2 bin 946 seçmen bulunurken, seçimin ilk turunda yüzde 50 katılım sağlanmıştı.

Bosna Hersek'te oy verme işlemi yarın akşam yerel saat ile 22.00'da sona erecek.

Karadağ

Bölge ülkelerinden Karadağ'da da 28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turu yerel saat ile 08.00'de oy verme işlemleri başladı.

Türkiye'nin Podgoritsa Büyükelçiliği'nde kurulan sandıklarda vatandaşlar, yarın akşam yerel saat ile 22.00'a kadar oylarını kullanabilecek.

Yurt dışı oylar, yüksek güvenlik altında Ankara'ya gelecek

Yurt dışında oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından oylar, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) belirlediği yöntemlerle yüksek güvenlik altında, diplomatik kuryelerle Türkiye'ye getirilecek.

Bu oylar, Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığınca Ankara ATO Congresium Fuar Merkezi'ndeki güvenlikli alanda saklanacak.

Türkiye'de 28 Mayıs Pazar günü saat 17.00'de oy verme işleminin tamamlanmasının ardından diğer sandıklarla birlikte açılacak. Oyların sayım ve dökümleri Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının nezaretinde yapılacak.

Hollanda

Hollanda’daki Türk vatandaşları, başkent Amsterdam ile Lahey ve Deventer kentlerinde yerel saat ile 08.00'den itibaren Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turu için oy kullanmaya başladı.

Bu kentlerdeki oy verme işlemleri 24 Mayıs'a kadar 08.00-22.00 saatleri arasında gerçekleşecek.

Hollanda’da yaşayan Türk seçmenler ayrıca Eindhoven kentinde 20-21 Mayıs'ta 09.00-21.00 saatlerinde oy kullanabilecek.

Türkiye’nin Rotterdam Başkonsolosu Sevgi Kısacık, AA muhabirine, seçmenlerin daha geniş bir şekilde oy kullanabilmelerini sağlamak için sandık sayılarının artırıldığını, saat sürelerinin ise uzatıldığını söyledi.

Kısacık, “Vatandaşlarımızı demokratik haklarını kullanmaları için ikinci turda da sandıklara bekliyoruz. Çok ciddi hazırlıklar yaptık. Güvenli ve huzur içinde oy kullanmaları için bütün hazırlıklarımız tamamlandı.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve 28. dönem milletvekili seçiminin ilk turunda Hollanda’da kayıtlı 286 bin 753 seçmenden 146 bin 179’u oy kullanmıştı.

Arnavutluk

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da seçmenler, yerel saatle 08:00'dan itibaren oy kullanmaya başladı.

Türkiye’nin Tiran Büyükelçisi Tayyar Kağan Atay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci turu kapsamında Arnavutluk’ta Tiran Büyükelçiliğimizde oy kullanma işlemleri başladı. 20, 21 ve 22 Mayıs günlerinde, 08.00 ile 22.00 saatleri arasında yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı vatandaşlarımız oylarını kullanabilir. Vatandaşlarımızı oylarını kullanmak üzere büyükelçiliğimize bekliyoruz.” dedi.

Kuzey Makedonya

Türkiye’nin Üsküp Büyükelçiliği'nde de oy verme işlemi yerel saatle 08.00'da başladı.

Kuzey Makedonya’daki Türk seçmenler, 21 Mayıs’a kadar oy kullanabilecek.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'nde Arnavutluk’ta bin 632, Kuzey Makedonya’da ise bin 765 seçmen oy kullanmıştı.

Ürdün

Ürdün'deki Türk seçmenler, Türkiye'nin Amman Büyükelçiliğinde yerel saatle 08.00'den itibaren oy kullanmaya başladı.

Türkiye'nin Amman Büyükelçisi Erdem Ozan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Türk milleti dünyaya gerçek demokrasinin gerçek anlamını göstermiştir ve göstermeye devam etmektedir." dedi.

Ozan, seçim süreciyle ilgili de her şeyin yolunda gittiğini ifade etti.

Ülkede oy verme işlemi 20-21 Mayıs tarihlerinde yerel saatle 08.00 - 22.00 saatleri arasında yapılacak.

Ürdün'de, yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı yaklaşık 3 bin Türk seçmen bulunuyor.



Haaretz analizi: İsrail, Suriye'ye karşı çatışmacı tavrını sonlandırmalı

ABD Başkanı Donald Trump'ın desteği, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın elini güçlendiriyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın desteği, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın elini güçlendiriyor (AP)
TT

Haaretz analizi: İsrail, Suriye'ye karşı çatışmacı tavrını sonlandırmalı

ABD Başkanı Donald Trump'ın desteği, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın elini güçlendiriyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump'ın desteği, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın elini güçlendiriyor (AP)

Türkiye, Körfez ülkeleri ve ABD, Suriye'nin yeniden inşasına yatırıma hazırlanırken İsrail sürecin dışında kalıyor.

İsrail gazetesi Haaretz'in analizinde, Tel Aviv yönetiminin çatışmacı tavrını geride bırakıp Şam'la güvenlik anlaşması yapmaya odaklanması gerektiği yazılıyor.

Binyamin Netanyahu hükümetinin, Ahmed Şara yönetimine karşı tavrını değiştirmemesi halinde "bölgeyi yeniden şekillendirebilecek bu dönüşüm sürecinin dışında kalabileceği" ifade ediliyor.

Washington, bu hafta Suriye'yi 1979'dan bu yana yer aldığı "teröre destek veren devletler" listesinden çıkardığını duyurdu.

Analize göre Şara yönetimine güveni gösteren bu adımla Suriye'ye yatırımların önü açılırken ülke de küresel finans sistemine yeniden katılma fırsatı yakaladı.

Yazıda, Beşar Esad rejimini deviren Heyet Tahrir el-Şam'ın (HTŞ) eski liderinin, Suriye'nin bölge ülkeleriyle ve ABD'yle diplomasisini güçlendirerek bu süreç için büyük çaba sarf ettiği vurgulanıyor.

Suudi Arabistan, Riyad-Şam ortaklığıyla yeni bir havayolu şirketinin kurulması, Halep'te iki havalimanının geliştirilmesi, tuzdan arındırma tesislerinin inşası ve çeşitli telekomünikasyon projeleri dahil ülkeye 5 milyar dolardan fazla yatırım sözü verdi.

Katar'la Şam Havalimanı'nın yeniden inşası için anlaşma imzalanırken, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de Şam'da bir metro sistemi kurulması ve Tartus Limanı'nın yeniden inşasına odaklanıyor.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat'la Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar'ın toplantısında da Türkiye ve Suriye arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiği duyuruldu.

Analize göre Körfez ülkeleri, bu yatırımlar sayesinde İran'ın Suriye'de nüfuzunu yeniden artırmasını engellemeyi amaçlıyor.

Öte yandan İsrail'in bu yeni süreçte "ABD ve BAE gibi müttefiklerinin yanı sıra Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye gibi Washington'la yakın bağlara sahip ülkelerin temel çıkarlarına zarar vermemek için çok daha ihtiyatlı davranmak zorunda kalacağı" vurgulanıyor.

Tel Aviv'in Şam'la yapacağı muhtemel güvenlik anlaşmalarının iki tarafın da süreçten kazançlı çıkmasını sağlayabileceği belirtiliyor.  

Suriye hükümetine yönelik çatışmacı politikasını sürdürse bile İsrail'in bölgedeki dönüşümü durduramayacağı, aksine böyle bir yaklaşım nedeniyle karar süreçlerinin dışında kalabileceği ifade ediliyor.

Independent Türkçe, Haaretz, BBC


Ankara'nın bölgedeki nüfuzundan duyulan endişeler ve Şam ile Tel Aviv arasındaki gizli iletişim kanalları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (AFP)
TT

Ankara'nın bölgedeki nüfuzundan duyulan endişeler ve Şam ile Tel Aviv arasındaki gizli iletişim kanalları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (AFP)

Emel Şehade

İsrail, Suriye'deki askeri üstünlüğünü korumaya çabalıyor. İsrailli yetkililerden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik artan açıklamalara ve tehditlere, ayrıca Tel Aviv'in Türkiye'nin Suriye'de konuşlandığı yönündeki iddialarına rağmen güvenlik kurumundan bir kaynak, İsrail'in Suriye'deki saldırılarının ardından tansiyonun yükseldiği bir ortamda bu ilişkilerin dondurulduğundan bahseden raporlara karşın, iki taraf arasında mesajlaşmak ve sürtüşmeden kaçınmak için gizli iletişim kanallarının bulunduğunu ortaya çıkardı.

İsrail, Şam hükümetine Suriye ordusunun kapasitesinin güçlendirilmesine karşı olmadığını, ancak sınırlarının yakınlarında yeni bir tehdidin ortaya çıkmasına izin vermeyeceğini vurgulayan bir mesaj iletti. Suriye dosyasının ele alındığı güvenlik kurumu toplantılarından sızan bilgilere göre İsrail, Türkiye'yi bir hasma dönüştürme arayışında değil ve mevcut durumu korumaya çalışıyor.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, İsrail'in Türkiye ile gerilimi tırmandırmakta hiçbir çıkarı olmadığını belirterek, Tel Aviv'in mevcut her türlü görüş ayrılığı veya gerilimle başa çıkmak için Ankara ile diplomatik çözümleri tercih ettiğini ifade etti.

Ancak güvenlik kaynağından aktarıldığına göre İsrail, mesajların amacına ulaşamadığı durumlarda harekete geçmek zorunda kalıyor ve Türkiye’nin Suriye'deki askeri varlığına karşı özellikle de İsrail Hava Kuvvetleri'nin hareket serbestisini tehdit edebilecek hava savunma sistemleri, insansız hava araçları (İHA) ve füzelerin getirilmesi gibi konularda kırmızı çizgiler belirliyor. İsrail, Ankara'nın Suriye’deki havaalanına bir radar konuşlandırmaya ve daha sonra buna Türk askerleri tarafından işletilecek hava savunma sistemleri bağlamaya hazırlandığını ABD'ye bildirdi. İsrail'e göre bu adım bölgesel güç dengesinde bir kırılmaya/dönüşüme yol açabilir.

Tel Aviv, Türklerin Suriye'de ne radar sistemleri ne de önleme bataryaları olmak üzere hiçbir hava savunma sistemi kurmasına izin vermeyeceğini vurguladı. Ayrıca İHA pistleri ya da Golan Tepeleri'nde ve hatta Celile'de aynı anda binlerce hedefi vurabilecek binlerce mini İHA fırlatma sistemlerinin getirilmesi de dahil olmak üzere, stratejik dengeleri değiştirecek silahların Suriye'ye sokulmasına izin vermiyor.

İsrail ordusu, Suriye'nin topraklarının geniş bir bölümünde silahsızlandırılması gerektiği ve Suriye semalarında hava üstünlüğünü korumaya kararlı olduğu görüşünde. Bu durum orduya serbestçe hareket etme ve İran ile Irak gibi üçüncü çember ülkelerinde operasyon yapabilme imkânı tanıyor.

cvf
İsrail ordusuna göre Suriye'nin silahsızlandırılması gerekiyor (AFP)

İsrail, Türk sistemlerinin intikali için kesin bir tarih belirlememiş olsa da Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nü bu konuşlanmanın olası hedefi olarak değerlendiriyor.

Buna karşın İsrailli güvenlik yetkilileri, Türkiye'nin Suriye'de son derece müdahil olmasına rağmen ülkenin kuzeyindeki varlığını daralttığını ve oradaki pek çok askeri üssünün şu anda boş olduğunu ifade ediyor. Yetkililere göre dünyada pek çok aktörün Suriye'nin istikrarını önemsediği, her şeyden önce de İran'ın ve ortağı Rusya'nın Suriye topraklarına geri dönüşünü engellemeye odaklandığı bir dönemde İsrail, bu mantığın aleyhine hareket ediyor. Böylece yalnızca Suriyelileri değil, başta ABD olmak üzere bölgedeki tüm ilgili güçleri de kendisinden uzaklaştırıyor.

Bu tablo karşısında İsrail'in Suriye'ye yönelik bombardımanlarının Türkleri uzaklaştırmaya yetip yetmeyeceği, diplomatik yolların tükenip tükenmediği ve İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad Direktörü Roman Gofman’ın Suriye Dışişleri Bakanı Hasan Şeybani ile yaptığı tek bir görüşmenin kesintisiz bir diplomatik sürecin yerini alıp alamayacağı gibi pek çok soru gündeme taşındı.

Bu sorulara verilen yanıtlar kapsamında İsrail'in Ortadoğu'daki pek çok yeni teste cevap üretecek yeni bir politika geliştirmesi gerektiği belirtildi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Suriye'nin kuzeyinde tehlikeli ve amaçsız noktasal bir operasyonla övündüğü bir dönemde, burnunun dibinde İsrail'in parçası olmadığı yeni ittifaklar kuruluyor. Yalnızca bombardımanla güvenlik tesis edilemez ve tehditler önlenemez, çünkü bu durum, planlı bir politikanın ve Netanyahu döneminde içi boşaltılan diplomasinin yerini tutamaz. İsrail'in, Suriye ve Türkiye politikasına ilişkin olarak ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın uyarılarına kulak vermesi ve Türkiye ile bir gerilime girmekten sakınması gerekiyor.

Netanyahu, güvenlik kurumlarının üst düzey yetkililerinin katılımıyla Suriye ve Lübnan dosyalarını görüşmek üzere birden fazla toplantı gerçekleştirdi. Askeri yetkililer, İsrail'deki siyasi kademenin açıklamalarından ve artan tehditlerinden duydukları endişeyi dile getirerek, bu söylemlerin bölgeyi tehlikeli bir güvenlik tırmanışına sürükleme riski konusunda uyardılar.

Özellikle İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'yi Suriye'de tehlikeli bir maceraya sürüklediğini ve İsrail'in hiçbir tarafın güvenliğini tehdit etmesine izin vermeyeceğini iddia ettiği açıklamaları dikkati çekti. Katz bu açıklamaları ABD Temsilcisi Tom Barrack'ın, İsrail'in Ebu Zuhur Havalimanı'na hava saldırısı düzenleme kararında dayandığı bir istihbarat raporunun bulunmadığı yönündeki ifadelerine yanıt verdiği sırada dile getirdi.

İsrail gazetesi Haaretz yayımlanan bir haberde, Katz ile Barrack arasındaki aleni anlaşmazlıkların, ABD-İsrail görüş ayrılıklarının giderek gün yüzüne çıktığı son döneme kıyasla nadir bir durum olduğu değerlendirildi. Haberde ayrıca, ABD yönetiminin Netanyahu'nun iç siyasi arenada karşı karşıya kaldığı kısıtlamaları ve seçmenlerinin gözünde zayıf görünme korkusunu belirli bir ölçüde anlayışla karşılıyor olma ihtimaline dikkat çekildi.

Medya organları askeri bir yetkiliye dayandırdıkları haberlerde, İsrail'in asıl ikileminin, Türklerin Suriye topraklarına gelişmiş silahlar ve teknolojik araçlar yerleştirmeye kalkışması durumunda ne yapacağı noktasında yattığını aktardı. Bu kapsamda, düzenlenen saldırının amacının Ankara ve Şam'a İsrail'in hava üssüne gelişmiş insansız hava araçları, hava savunma sistemleri ve hassas füzelerin konuşlandırılmasını kabul etmeyeceği mesajını vermek olduğu öne sürüldü.

Öte yandan İsrail ordusu istihbarat birimlerinde eski bir albay olarak çeşitli görevlerde bulunmuş olan Dayan Merkezi araştırmacısı Michael Milstein, ‘Erdoğan rejimini İsrail'e düşman bir hasım’ olarak nitelendirerek, ordunun ve ilgili tüm birimlerin sınır hattına yerleşme çabaları karşısında teyakkuz halinde kalması çağrısında bulundu.

Fakat aynı zamanda Türkiye kaynaklı tehditlerin siyasi bir diyalog ve söylemle bertaraf edilmesinin mümkün ya da İsrail'in Suriye'deki saldırısının nihai ve zorunlu bir çıkış yolu olup olmadığının yanı sıra Ankara ile bir çatışmanın gelişmesi senaryosuna ve bunun uçuş hatları, ticaret ve enerji tedariki de dahil olmak üzere askeri, siyasi ve ekonomik tüm düzeylerdeki sonuçlarına ilişkin tüm analiz ve değerlendirmelerin İsrail'de yapılıp yapılmadığını sorguladı.

Milstein'a göre en kritik ve tehlikeli husus ise 7 Ekim 2023’ten bu yana süregelen diğer tüm cepheler -başta nükleer programının İsrail gündeminin merkezinde yer alması gereken İran olmak üzere- hâlâ aktifken yeni bir cephe daha açmanın ne anlama geleceğine ilişkin sorusuydu.

İsrail'deki birçok siyasi, güvenlik ve askeri merciyle örtüşen bir tutum sergileyen Milstein, “Bizden tamamen nesnel, yalnızca mesleki bir değerlendirmeye dayalı ve iç mutabakata tabi adımlar olarak görmemiz istenen girişimlerin arkasında siyasi saiklerin bulunduğuna dair ciddi şüpheler var. Son yıllarda tam aksini kanıtlayan ve bu tür soruların sorulmasını haklı çıkaran pek çok adım atıldı. Kamuoyu bu soruları sormakla ve aynı zamanda yöneltilen en ufak bir eleştirinin gevşeklik ya da vatanseverlikten yoksunluk olarak nitelendirilmesine karşı çıkmakla yükümlüdür” ifadelerini kullandı.


Reuters: Mossad başkanı ve Suriyeli bakan, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı hakkında görüştü

İsrail tarafından dün gerçekleştirilen saldırıların ardından Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü / Fotoğraf: Reuters
İsrail tarafından dün gerçekleştirilen saldırıların ardından Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü / Fotoğraf: Reuters
TT

Reuters: Mossad başkanı ve Suriyeli bakan, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı hakkında görüştü

İsrail tarafından dün gerçekleştirilen saldırıların ardından Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü / Fotoğraf: Reuters
İsrail tarafından dün gerçekleştirilen saldırıların ardından Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü / Fotoğraf: Reuters

İsrail istihbarat teşkilatı Mossad'ın başkanı ve Suriye dışişleri bakanı, İsrail'in Suriye'deki Ebu el-Zuhur hava üssünü bombalamasından birkaç gün önce telefon görüşmesi gerçekleştirerek Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığını görüştü.

Konuyla ilgili bilgi sahibi üç kaynağın Reuters’a verdiği bilgilere göre Mossad başkanı Roman Gofman, 14 Ağustos'ta Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile görüştü. Görüşme, İsrail ile Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki Şam hükümeti arasında bugüne kadar yapılan en üst düzey temaslardan biri olarak değerlendiriliyor.

İsrail'in salı günü Ebu el-Zuhur hava üssüne saldırmasının ardından, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Suriye'nin buraya Türk askerlerinin konuşlandırılmasına izin vermenin eşiğinde olduğunu ve bunun İsrail'in güvenliğine tehdit oluşturacağı yönünde defalarca yapılan uyarıları görmezden geldiğini ifade etmişti.

Kaynaklar, dört gün önce Gofman ile Şeybani arasında yapılan telefon görüşmesinde Türkiye'nin Suriye'ye askeri destek sağlama konusunun gündemin ana başlığı olduğunu belirtirken, kaynaklardan biri görüşmenin "İsrail'in, (Türkiye'nin) askeri varlığını artırma, silah satışı, insansız hava araçları temini ve diğer konulardaki soruları" üzerine odaklandığını söyledi.

Üst düzey bir yetkili olan ikinci kaynak ise Gofman'ın bu görüşmeyi, Türkiye'nin Suriye ordusuna silah temini konusunda bilgi almak için kullandığını ifade etti. Konuya yakın üçüncü kaynak, görüşmenin gerçekleştiğini doğruladı ve Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığının ele alındığını söyledi.

Ne olmuştu?

Türkiye, Suriye'de 2024'te Beşar Esad yönetiminin sona ermesinden bu yana Şara yönetimini destekleyen ülkeler arasında öne çıkarken, Ankara'nın Suriye'deki etkisi İsrail'de de güvenlik endişelerine neden oldu.

ABD ile yakın ilişkiler geliştiren Şara, temmuz ayında Suriye'nin İsrail'le bir güvenlik anlaşması yapmak istediğini ve İsrail'in Suriye'ye yönelik politikasının daha dengeli olması için farklı ülkelerin desteğini aradığını açıklamıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail'i tehdit edebilecek bir Türk askeri varlığının Suriye'de oluşmasına izin vermeyeceklerini söyledi.

Netanyahu, hava üssüne yönelik saldırıya ilişkin, Türkiye'yi daha önce bu konuda uyardıklarını ancak uyarıların dikkate alınmadığını savundu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ise İsrail'in açıklamalarını "mesnetsiz iddialar" olarak nitelendirerek, saldırıların Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirtti.

Türkiye ise belirli bir asker konuşlandırma planına ilişkin açıklama yapmadan, Suriye hükümetiyle iş birliğini sürdüreceğini ve ülkenin istikrarsızlaştırılmasına karşı olduğunu bildirdi.

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack da ABD'nin İsrail, Türkiye ve Suriye arasında olası çatışmaları önlemeye yönelik bir mekanizma oluşturmak için çalıştığını ve taraflar arasındaki bilgi paylaşımı ile diyaloğu kolaylaştırdığını açıkladı.

Independent Türkçe, Reuters