Yurt dışına kayıtlı seçmenler oy vermeye başladı

Türkiye'deki 28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi kapsamında yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenlerin oy verme işlemleri başladı.

Erdoğan destekçileri (AFP)
Erdoğan destekçileri (AFP)
TT

Yurt dışına kayıtlı seçmenler oy vermeye başladı

Erdoğan destekçileri (AFP)
Erdoğan destekçileri (AFP)

Japonya'daki gurbetçiler, başkent Tokyo ile Nagoya kentinde, yerel saat ile 08.00'den itibaren, oy kullanmaya başladı.

Türkiye'nin Tokyo Büyükelçiliği ile Nagoya Başkonsolosluğu önünde sabah saatlerinde oy vermeye gelen çok sayıda vatandaş sıraya girdi.

İki kentteki Türk seçmenler, 20-21 Mayıs'ta yerel saatle 08.00-22.00 arasında oy verebilecek.

6 bin civarında Türk vatandaşının yaşadığı Japonya genelinde yaklaşık 5 bin Türk seçmen bulunuyor.

Japonya'daki oy pusulalarının, oy verme işleminin sona ereceği 21 Mayıs sonrası, Türkiye'ye hava yoluyla gönderilmesi planlanıyor.

Azerbaycan

Seçmenler, Türkiye'nin Bakü Büyükelçiliği ile Nahçıvan ve Gence başkonsolosluklarında kurulan sandıklarda TSİ 07.00 itibarıyla oy kullanmaya başladı.

Seçim içim Bakü'de 9, Gence'de 3, Nahçıvan'da 3 sandık kuruldu.

Oy verme işleminin 22 Mayıs'a kadar süreceği Azerbaycan'da, Bakü Büyükelçiliğinde 7 bin 417, Gence Başkonsolosluğunda 2 bin 277, Nahçıvan Başkonsolosluğunda 1349 olmak üzere toplam 11 bin 43 kayıtlı seçmen bulunuyor.

Azerbaycan'daki Türk seçmenler seçimin ilk turuna yüzde 60,26 katılım sağlamıştı.

Almanya

Türkiye'nin Köln Başkonsolosluğu'nda sabahın erken saatlerinde sandıkların açılmasını bekleyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu.

Köln'de seçmenler kurulan 24 sandıkta oylarını kullanmaya başladı.

Yaklaşık 1,5 milyon seçmenle yurt dışında en çok seçmenin bulunduğu ülke olan Almanya'daki Türkler, 24 Mayıs'a kadar 08.00 ile 22.00 saatleri arasında oylarını kullanabilecek.

Aachen ve Regensburg kentlerinde ise 09.00-18.00 saatleri arasında 21 Mayıs'a kadar oy kullanılabilecek.

Litvanya

Litvanya'da yaşayan Türk vatandaşları, Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta yerel saatle 08.00'den itibaren oy kullanmaya başladı. Oy verme işlemi 22.00'ye kadar sürecek.

Litvanya'da oy verme işlemi 21 Mayıs'ta yerel saatle 22.00'da sona erecek.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine göre, Litvanya'da yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı 795 seçmen bulunuyor.

Litvanya'daki Türkler seçimin ilk turuna yüzde 73,21 katılım sağlamıştı.

Kırgızistan

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı 3 bin 119 seçmen için Türkiye'nin Bişkek Büyükelçiliği'nde kurulan bir sandıkta oy verme işlemleri 21 Mayıs akşamına kadar sürecek.

Havanın güneşli olması nedeniyle oylamanın yapıldığı Büyükelçilik binası önünde seçmenler için gölgelik ve çok sayıda sandalye konuldu.

Kırgızistan'da yurt dışı kütüğüne kayıtlı Türk seçmenler seçimin ilk turunda yüzde 51,48 oranında katılım sağlamıştı.

Kazakistan

Kazakistan’da yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye’nin Astana Büyükelçiliği ile Almatı ve Aktau Başkonsolosluklarında kurulan sandıklarda TSİ 05.00 itibarıyla oy kullanmaya başladı.

Kazakistan’da başkent Astana’da 1578, Almatı’da 4008 ve Aktau’da 520 olmak üzere toplam 6 bin 106 kayıtlı Türk seçmen için, ülke genelindeki temsilciliklerde 3 sandık kuruldu.

Sandıklarda oy kullanma işlemi 22 Mayıs yerel saatle 22.00’de sona erecek.

Kazakistan’daki Türkler seçimin ilk turunda yüzde 40 dolayında katılım sağlamıştı.

Türkmenistan

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenler Türkiye’nin Aşkabat Büyükelçiliği'nde kurulan sandıkta yerel saatle 08.00’de oy kullanmaya başladı.

Oy verme işleminin 22 Mayıs saat 20.00’ye kadar devam edeceği Türkmenistan’da Büyükelçi Togan Oral da oyunu kullandı.

Oral, oy vermenin anayasal bir hak olduğunu ifade ederek "Bu hak olmakla birlikte aynı zamanda ülkemizin geleceği ile ilgili söz sahibi olmanız için bize verilmiş olan bir fırsat." dedi.

Türkmenistan’daki Türk seçmenler seçimim ilk turunda yüzde 54,65 katılım sağlamıştı.

Lübnan

Seçmenler, Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliğinde kurulan sandıklarda yerel saatle 08.00 itibarıyla oy kullanmaya başladı.

AA muhabirine konuşan Türkiye'nin Beyrut Büyükelçisi Ali Barış Ulusoy, "Yüksek Seçim Kurulunun belirlemiş olduğu takvim ve kurallar çerçevesinde 20-22 Mayıs tarihleri boyunca sabah 08.00 akşam 22.00 olmak üzere hafta sonu 6'şar sandık ve pazartesi de tek sandık oylama yapılabilecek." ifadelerini kullandı.

Sandıklarda oy kullanma işlemi 22 Mayıs'ta yerel saatle 22.00’de sona erecek.

Lübnan'daki Türkler seçime ilk turda yüzde 35 dolayında katılım sağlamıştı.

İspanya

Türkiye'nin Madrid Büyükelçiliği ile Barselona Başkonsolosluğunda kurulan sandıklarda oy kullanma işlemine yerel saatle 08.00'de (TSİ 09.00) başlandı.

Kimliklerini ibraz ederek oy kullanabilen vatandaşlar, 22 Mayıs'a kadar 08.00 ile 22.00 saatleri arasında oy kullanabilecek.

İspanya'da oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından 23 Mayıs sabahı Madrid ve Barselona'daki oylar, diplomatik kuryelerin eşliğinde Türk Hava Yolları tarifeli uçağıyla Türkiye'ye ulaştırılacak.

Cumhurbaşkanı ve 28. dönem milletvekili için yapılan ilk seçimde İspanya'da kayıtlı 5 bin 838 seçmenden 3 bin 510'u oy kullanmıştı.

Özbekistan

Türk seçmenler, Türkiye'nin Taşkent Büyükelçiliği ile Semerkant Başkonsolosluğu'nda kurulan sandıklarda TSİ 06.00'da oy kullanmaya başladı.

Türkiye'nin Taşkent Büyükelçisi Olgan Bekar ve büyükelçilik mensupları da oylarını kullandı.

Büyükelçi Bekar, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci turu için oy verme sürecinin başladığı Özbekistan’da, Türk vatandaşlarının 2 gün boyunca Taşkent Büyükelçiliği ve Semerkant Başkonsolosluğu'nda kurulan sandıklarda oylarını kullanabileceklerini kaydetti.

Bekar, daha önceki turda gerçekten demokrasinin geleceği için umut veren çok büyük oranda katılımın gerçekleştiğini anımsatarak, bunun bir başarı olduğunu, seçimlerin ne kadar demokratik ve açık şekilde gerçekleştiğini gösteren en önemli kanıt olduğunu vurguladı.

Oy verme işleminin yarın TSİ 20.00'da sona ereceği Özbekistan’da toplam 3 bin 239 kayıtlı seçmen bulunuyor.

Seçim için Taşkent’te 2, Semerkant’ta 1 olmak üzere toplam 3 adet sandık kuruldu.

Özbekistan’daki Türk seçmenler seçimin ilk turunda yüzde 50 civarında katılım sağlamıştı.

Fransa

Fransa'daki Türk vatandaşları, Paris, Marsilya, Strazburg, Lyon, Nantes, Bordo kentlerinde yerel saat ile 08.00'den itibaren Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turu için oy kullanmaya başladı.

Bu kentlerdeki oy verme işlemleri 24 Mayıs'a kadar 08.00-22.00 saatleri arasında gerçekleşecek.

Fransa'da yaşayan Türk seçmenler ayrıca Mulhouse, Clermont-Ferrand ve Orleans kentlerinde 20-21 Mayıs'ta 09.00-21.00 saatlerinde oy kullanabilecek.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi'nde Fransa'da kayıtlı 397 bin 86 seçmenden 197 bin 634'ü oy kullanmış, katılım oranı 49,77 olmuştu.

İsveç

İsveç'in başkenti Stockholm'de bulunan Stockholm Fuarı (Alvsjö) alanında sandıklar kuruldu. İsveç'te kayıtlı 42 bin 773 seçmen, 24 Mayıs'a kadar oylarını burada kullanabilecek.

Seçmenler sabah saatlerinde oy kullanılacak alanın önünde kuyruklar oluşturdu. Yerel saatle 08.00'da başlayan oy kullanma işlemi saat 22.00'ye kadar sürecek.

Sandıkların kurulduğu alan çevresinde güvenlik önlemleri alındı.

Stockholm'de ilk oyu 2 numaralı sandıkta kullanan Kamil Akan, AA muhabirine, vatandaşlık görevini yerine getirdiği için mutlu olduğunu söyledi.

Akan "İki hafta içinde ikinci kez sandığa gelip oy kullandık, kullandığım oy Türkiye için vatanımız için hayırlı olur inşallah." dedi.

İsviçre

Türkiye'nin Bern Büyükelçiliği ile Zürih ve Cenevre başkonsolosluklarında kurulan sandıklarda oy kullanma işlemine yerel saat ile 08.00'de başlandı.

İsviçre'de yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenler, 20-24 Mayıs tarihleri arasında 08.00 ile 22.00 saatleri arasında oy verebilecek.

Türkiye'nin Cenevre Başkonsolosluğunun bulunduğu binada oy kullanmak için kurulan alan ve çevresinde güvenlik önlemleri alındı.

Seçmenlerin sabah saatlerinde oy kullanılacak alanın önünde uzun kuyruklar oluşturduğu görüldü.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'nde, İsviçre'de kayıtlı 105 bin 802 seçmenden 60 bin 95'i oy kullanmıştı.

Finlandiya

Seçmenler, Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de yerel saatle 08.00'den itibaren oy kullanmaya başladı, oy verme işlemi 22.00'ye kadar sürecek.

Finlandiya'da oy verme işlemi 23 Mayıs'ta yerel saatle 22.00'de sona erecek.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi'nde Finlandiya'da kayıtlı 6 bin 791 seçmenden 3 bin 365'i oy kullanmıştı.

Belçika

Brüksel'deki Expo alanında kurulan sandıklarda oy kullanma işlemine ilk gün yoğun ilgi vardı.

Türkiye'nin Brüksel Başkonsolosu Umut Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk gün gözlemlenen yüksek orandaki katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Oy kullanmanın yurt dışındaki seçmen için yerleşik bir kültür haline geldiğini belirten Deniz, ilk turda önceki seçimlere kıyasla oy veren vatandaşların sayısının arttığını söyledi.

Deniz, yurt dışında ikamet eden tüm vatandaşları demokratik haklarını kullanmaya davet etti.

Belçika'da başkent Brüksel’in yanı sıra Anvers ve Hasselt şehirlerinde de oy verilebiliyor.

Seçmenler oylarını 20-24 Mayıs tarihlerinde yerel saatle 08.00-22.00 arasında kullanabilecek.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine göre Belçika'da 153 bin 443 kayıtlı seçmen bulunuyor.

Yurt dışı oylar, yüksek güvenlik altında Ankara'ya gelecek

Yurt dışında oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından oylar, YSK'nin belirlediği yöntemlerle yüksek güvenlik altında diplomatik kuryelerle Türkiye'ye getirilecek.

Bu oylar, Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığınca Ankara ATO Congresium Fuar Merkezi'ndeki güvenlikli alanda saklanacak.

Türkiye'de 28 Mayıs Pazar günü saat 17.00'de oy verme işleminin tamamlanmasının ardından diğer sandıklarla birlikte yurt dışı sandıklar da açılacak. Oyların sayım ve dökümleri Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı nezaretinde yapılacak.

Romanya

Romanya’nın Bükreş ve Köstence kentlerinde 20-21 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek oy verme işleminin yanı sıra temsilcilikler dışında oy kullanmak isteyenler gümrüklerde 28 Mayıs saat 17.00'ye kadar oy verebilecek.

Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan AA muhabirine, Romanya’daki seçmenlerin 20-21 Mayıs tarihlerinde 08.00-22.00 saatleri arasında oylarını kullanabileceğini belirtti.

Büyükelçi Altan, Romanya'da, Türkiye'deki 14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'ne yüzde 44-45 civarında katılım olduğunu anlatarak, bu sefer tüm seçmenleri oy kullanmaya davet ettiklerini söyledi.

Romanya’da yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı 10 bin 173 seçmen bulunuyor.

Polonya

Seçmenler, Polonya'nın başkenti Varşova'da yerel saatle 08.00'den itibaren oy kullanmaya başladı, oy verme işlemi 22.00'ye kadar sürecek.

Seçmenlerin oy vermek için erken saatlerde uzun kuyruklar oluşturduğu gözlendi.

Polonya'da oy verme işlemi 21 Mayıs'ta yerel saatle 22.00'da sona erecek.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi'nde Polonya'da kayıtlı 10 bin 457 seçmenden 5 bin 89'u oy kullanmış, katılım oranı yüzde 48,67 olmuştu.

Bosna Hersek

Bosna Hersek'te Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçiliği ile Mostar ve Banja Luka Başkonsolosluklarında kurulan sandıklarda yerel saat ile saat 08.00'da oy kullanma işlemi başladı.

Bosna Hersek genelinde 2 bin 946 seçmen bulunurken, seçimin ilk turunda yüzde 50 katılım sağlanmıştı.

Bosna Hersek'te oy verme işlemi yarın akşam yerel saat ile 22.00'da sona erecek.

Karadağ

Bölge ülkelerinden Karadağ'da da 28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turu yerel saat ile 08.00'de oy verme işlemleri başladı.

Türkiye'nin Podgoritsa Büyükelçiliği'nde kurulan sandıklarda vatandaşlar, yarın akşam yerel saat ile 22.00'a kadar oylarını kullanabilecek.

Yurt dışı oylar, yüksek güvenlik altında Ankara'ya gelecek

Yurt dışında oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından oylar, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) belirlediği yöntemlerle yüksek güvenlik altında, diplomatik kuryelerle Türkiye'ye getirilecek.

Bu oylar, Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığınca Ankara ATO Congresium Fuar Merkezi'ndeki güvenlikli alanda saklanacak.

Türkiye'de 28 Mayıs Pazar günü saat 17.00'de oy verme işleminin tamamlanmasının ardından diğer sandıklarla birlikte açılacak. Oyların sayım ve dökümleri Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının nezaretinde yapılacak.

Hollanda

Hollanda’daki Türk vatandaşları, başkent Amsterdam ile Lahey ve Deventer kentlerinde yerel saat ile 08.00'den itibaren Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turu için oy kullanmaya başladı.

Bu kentlerdeki oy verme işlemleri 24 Mayıs'a kadar 08.00-22.00 saatleri arasında gerçekleşecek.

Hollanda’da yaşayan Türk seçmenler ayrıca Eindhoven kentinde 20-21 Mayıs'ta 09.00-21.00 saatlerinde oy kullanabilecek.

Türkiye’nin Rotterdam Başkonsolosu Sevgi Kısacık, AA muhabirine, seçmenlerin daha geniş bir şekilde oy kullanabilmelerini sağlamak için sandık sayılarının artırıldığını, saat sürelerinin ise uzatıldığını söyledi.

Kısacık, “Vatandaşlarımızı demokratik haklarını kullanmaları için ikinci turda da sandıklara bekliyoruz. Çok ciddi hazırlıklar yaptık. Güvenli ve huzur içinde oy kullanmaları için bütün hazırlıklarımız tamamlandı.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve 28. dönem milletvekili seçiminin ilk turunda Hollanda’da kayıtlı 286 bin 753 seçmenden 146 bin 179’u oy kullanmıştı.

Arnavutluk

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da seçmenler, yerel saatle 08:00'dan itibaren oy kullanmaya başladı.

Türkiye’nin Tiran Büyükelçisi Tayyar Kağan Atay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci turu kapsamında Arnavutluk’ta Tiran Büyükelçiliğimizde oy kullanma işlemleri başladı. 20, 21 ve 22 Mayıs günlerinde, 08.00 ile 22.00 saatleri arasında yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı vatandaşlarımız oylarını kullanabilir. Vatandaşlarımızı oylarını kullanmak üzere büyükelçiliğimize bekliyoruz.” dedi.

Kuzey Makedonya

Türkiye’nin Üsküp Büyükelçiliği'nde de oy verme işlemi yerel saatle 08.00'da başladı.

Kuzey Makedonya’daki Türk seçmenler, 21 Mayıs’a kadar oy kullanabilecek.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'nde Arnavutluk’ta bin 632, Kuzey Makedonya’da ise bin 765 seçmen oy kullanmıştı.

Ürdün

Ürdün'deki Türk seçmenler, Türkiye'nin Amman Büyükelçiliğinde yerel saatle 08.00'den itibaren oy kullanmaya başladı.

Türkiye'nin Amman Büyükelçisi Erdem Ozan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Türk milleti dünyaya gerçek demokrasinin gerçek anlamını göstermiştir ve göstermeye devam etmektedir." dedi.

Ozan, seçim süreciyle ilgili de her şeyin yolunda gittiğini ifade etti.

Ülkede oy verme işlemi 20-21 Mayıs tarihlerinde yerel saatle 08.00 - 22.00 saatleri arasında yapılacak.

Ürdün'de, yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı yaklaşık 3 bin Türk seçmen bulunuyor.



CHP liderliğinin tasfiyesi: Yargısal bir süreç mi, siyaset mühendisliği mi?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara'daki parti genel merkezine yapılan polis baskınının ardından açıklama yaparken, 24 Mayıs 2026 (AFP)
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara'daki parti genel merkezine yapılan polis baskınının ardından açıklama yaparken, 24 Mayıs 2026 (AFP)
TT

CHP liderliğinin tasfiyesi: Yargısal bir süreç mi, siyaset mühendisliği mi?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara'daki parti genel merkezine yapılan polis baskınının ardından açıklama yaparken, 24 Mayıs 2026 (AFP)
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara'daki parti genel merkezine yapılan polis baskınının ardından açıklama yaparken, 24 Mayıs 2026 (AFP)

Ömer Önhon

Küresel jeopolitiğin büyük bir dönüşüm geçirdiği, Türkiye'nin hemen kapı komşuları Suriye'den Ukrayna'ya ve İran'a uzanan savaş ve krizlerin yaşandığı bir dönemde, Ankara siyasi yaşamının özünü derinden etkileyen iç bir çalkantıyla meşgul görünüyor.

Başta Genel Başkan Özgür Özel olmak üzere ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) lider kadrosu kısa bir süre önce tasfiye edildi. Özel, 2023 yılındaki parti kongresinde genel başkanlığa seçilmişti. Ancak yargı, o kongreyi iptal ederek önceki duruma dönülmesine hükmetti. Bu kararla birlikte eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, 13 yıllık genel başkanlığı süresince girdiği 11 seçimin tamamında yenilgiye uğramasına karşın eski ekibiyle birlikte yeniden CHP liderliğine geri döndü.

Özel'in genel başkanlığı döneminde ise 2002'den bu yana girdiği her seçimi kazanan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), 2024 yerel seçimlerinde tarihinin en ağır seçim yenilgisini tattı. CHP, başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere tüm büyükşehirlerde galip geldi.

O tarihten bu yana CHP'nin sıkıntıları birbiri ardına gelmeye devam etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en güçlü rakibi olarak değerlendirilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, geçtiğimiz yıl mart ayından bu yana yolsuzluk suçlamasıyla tutuklu olarak yargılanıyor. Cumhurbaşkanlığına aday olabilmenin ön koşulu olan üniversite diploması iptal edilen İmamoğlu hakkında bir de siyasi casusluk iddiasıyla ayrı bir dava açıldı.

Son iki yılda İmamoğlu'nun yanı sıra CHP'li yaklaşık 50 belediye başkanı da yolsuzluk suçlamalarıyla görevden uzaklaştırıldı. Bir kısmı tutuklandı, bir kısmının yerine ise hükümet tarafından kayyum atandı.

Yargı kararıyla göreve dönen Kılıçdaroğlu, şu an itiraz aşamasındaki mahkeme kararının kesinleşmesinin ardından parti kurultayı düzenleyeceğini ve genel başkanlık seçimlerine gidileceğini açıkladı.

Özgür Özel'in destekçileri, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin CHP liderliğine dönüşünün parti tabanının iradesiyle değil, yargı kararıyla gerçekleştiğini öne sürerek bu yapıyı ‘atanmış CHP’ olarak nitelendiriyor. Bu kesime göre yeni liderlik, Özel ve ekibinin yeniden öne çıkabileceği iç seçimlere kapı aralamak bir yana, cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine dek mevcut konumunu korumaya çalışacak.

CHP tabanının ve sempatizanlarının büyük çoğunluğu Özel'in yanında saf tutarken yargı kararları Kılıçdaroğlu'na hukuki üstünlük tanıyor.

Bu aşamada taraflardan hiçbiri geri adım atmaya hazır görünmüyor. CHP içindeki iki rakip kanat arasındaki bu çekişme ise iktidar partisinin işine yarıyor.

AK Parti hükümeti, yaşananların muhalefeti zayıflatmak ve parçalamak amacıyla yargı ve kolluk kuvvetleri başta olmak üzere devlet kurumlarının araçsallaştırıldığı, planlı bir projenin parçası olduğu yönündeki iddiaları reddediyor.

AK Parti lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaşanan bu çalkantılı sürecin CHP'nin kendi içindeki çatışmalardan ve bazı yetkililerinin işlediği hukuki ihlallerden kaynaklandığı açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümetin yaşananlarla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını ve bağımsız yargının yalnızca görevini yerine getirdiğini vurgularken CHP ve diğer muhalefet temsilcileri Türkiye'de yargı bağımsızlığının artık kalmadığını savunuyor.

Türkiye yıllardır yüksek enflasyonla boğuşuyor. Hayat pahalılığı, Türk kamuoyunun en büyük derdi olmaya devam ediyor. Resmi rakamlara göre yaklaşık yüzde 120'ye ulaştıktan sonra yüzde 33'e gerileyen enflasyon, hâlâ önemli bir sorun olmayı sürdürüyor.

CHP, AK Parti’ye yakınlığıyla bilinen eski İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek'in Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yakın zamanda Adalet Bakanı olarak atanmasının ardından Türk hükümetini yargıyı CHP'yi zayıflatmak ve tasfiye etmek amacıyla kullanmakla görevlendirmekle suçluyor.

Muhalefet, tüm bunların arkasındaki daha büyük hedefin olduğunu ve mevcut anayasanın izin vermediği üçüncü bir cumhurbaşkanlığı dönemine aday olabilmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hukuki, siyasi ve parlamenter zemin hazırlamak ve ardından yaklaşan seçimleri kazanmasının amaçlandığını öne sürüyor.

Seçimlerin 2028 mayısında yapılması öngörülüyor. Ancak tarihin 2027'nin son çeyreğine alınabileceğine ilişkin görüşler de gündemde. Bunun yanı sıra AK Parti’nin seçim dengelerinin kendi lehine döndüğünü değerlendirmesi halinde birkaç ay içinde erken seçime gidebileceği ihtimali de konuşuluyor.

bghy
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk savunma sanayii şirketi Baykar'ın Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve şirketin İcra Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar ile Suriye Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, İstanbul'da düzenlenen SAHA Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı'nın kapanış töreninde (Reuters)

Bu bağlamda AK Parti'nin seçim tarihini belirlerken göz önünde bulundurduğu dört temel başlık öne çıkıyor:

Ana muhalefet partisinin zayıflatılması

CHP'nin ve özellikle Ekrem İmamoğlu'nun yükselen popülaritesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile iktidar partisinde ciddi kaygılara yol açtı. Her iki taraf da elindeki tüm araçları kullanarak bu tehdidi etkisiz kılmaya çalışıyor.

Parlamenter dengelerin değiştirilmesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden cumhurbaşkanlığına aday olmasına ve diğer yasal reformların hayata geçirilmesine olanak tanıyacak anayasa değişikliklerini geçirebilmek için 600 sandalyeli Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 400 milletvekiline ihtiyaç var. Bunu sağlamanın yolu ya diğer partilerden milletvekillerinin AK Parti’ye transfer olmasından ya da başka bir siyasi partinin desteğinden geçiyor. Bu noktada gerçek anlamda ağırlıklı bir seçenek olarak yalnızca Kürt yanlısı Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) görünüyor.

"Terörden arınmış Türkiye" projesinin tamamlanması

AK Parti, PKK terörünün kalıcı biçimde sona erdirilmesinin ve Kürt meselesinin çözüme kavuşturulmasının Kürt yanlısı DEM Parti’nin desteğini garantileyebileceğini ve seçimlerde en azından bir kesim Kürt seçmeni partiye çekebileceğini hesaplıyor. Ne var ki Türk toplumu son derece hassas olan bu karmaşık meseleye ilişkin derin gerilimler barındırıyor. İşler planlandığı gibi gitmezse AK Parti, oy kazanmaya çalışırken oy kaybedebilir.

Ekonomik güçlüklerin aşılması

Türkiye yıllardır yüksek enflasyonla boğuşuyor. Hayat pahalılığı, Türk kamuoyunun en büyük derdi olmaya devam ediyor. Resmi rakamlara göre yaklaşık yüzde 120'ye ulaştıktan sonra yüzde 33'e gerileyen enflasyon, hâlâ önemli bir sorun olmayı sürdürüyor. Yabancı yatırımcılara sunulan devlet teşvik paketleri de beklenen sonuçları vermedi. Faiz oranları, ulusal paranın aşırı değerlenmesi ve işsizlik rakamları ise hükümetin arzu ettiği tablonun tam tersini yansıtıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Filistin meselesi ve İran savaşı nedeniyle İsrail'i sert bir dille kınamasına karşın ABD'ye yönelik her türlü eleştiriden kaçınmaya devam etmesi, Trump'ın Türkiye'ye yönelik politikalarını olumlu değerlendirmesine ve Cumhurbaşkanı’nın ABD Başkanı ile kurduğu iyi ilişkiyi riske atmak istememesine bağlanıyor.

Hükümet, istediği siyasi ve ekonomik koşulları oluşturabilmek için olumlu bir iç ortama ihtiyaç duyuyor. Ancak Türk siyasetini sarsan olumsuz gelişmelerin yakında son bulacağına dair herhangi bir işaret bulunmuyor. Aksine mevcut ayrışmaların derinleşeceğine ve yeni kırılmaların ortaya çıkacağına ilişkin göstergeler ağır basıyor.

Ankara'da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek ve aralarında ABD Başkanı Donald Trump'ın da bulunduğu NATO üyesi ülkelerin liderlerini bir araya getirecek NATO Zirvesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından büyük önem taşıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye ev sahipliği yapmanın kazandırdığı prestijin yanı sıra vizyonunu uluslararası kamuoyuna en geniş platformda sunma ve Trump'ı ağırlama fırsatı da bulacak.

Pek çok analist, NATO Zirvesi'nin ardından muhalefete yönelik yeni adımların atılacağını öngörüyor. Bu adımların Özgür Özel dahil bazı CHP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını ve tutuklanmalarını kapsayabileceği belirtiliyor. Hükümetin muhalefet üzerindeki baskıyı artırmayı sürdürmesi halinde ise Türkiye'nin giderek demokrasiden uzaklaşan bir yönetim anlayışına sürüklendiği iddialarını güçlendirme riskiyle yüz yüze geleceği vurgulanıyor.

İç gündem bu gelişmelerle meşgulken Türkiye'nin iç siyasi hesapları, ABD ve Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler, Ortadoğu ve İsrail meseleleri başta olmak üzere dış politika dosyalarıyla iç içe geçiyor.

Türkiye-ABD ilişkileri, Trump döneminde kayda değer bir iyileşme kaydetse de Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programından çıkarılması dahil olmak üzere ikili pek çok sorun halen çözüm bekliyor.

xscd
Türkiye'nin ana muhalefet partisi CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'daki parti genel merkezinde konuşma yaparken, 30 Mayıs 2026 (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Ankara ayrıca Trump'ın Suriye politikasını ve Washington'ın Kürt Halk Koruma Birlikleri'ne (YPG) verdiği desteği durdurma ya da en azından bu desteği yeniden yapılandırma kararını memnuniyetle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Filistin meselesi ve İran savaşı nedeniyle İsrail'i sert bir dille kınamasına karşın ABD'ye yönelik her türlü eleştiriden kaçınmaya devam etmesi, Trump'ın Türkiye'ye yönelik politikalarını olumlu değerlendirmesine ve Cumhurbaşkanı’nın ABD Başkanı ile kurduğu iyi ilişkiyi riske atmak istememesine bağlanıyor.

Türkiye-İsrail ilişkileri ise son derece gergin bir seyir izliyor ve iki ülke arasında sık sık sözlü tartışmalar yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'i soykırım uygulayan bir devlet olarak nitelendiriyor ve Netanyahu karşıtı cephenin ön saflarında yer alıyor.

Öte yandan İsrail, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin geleneksel rakipleri olan Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile koordinasyon kuruyor, Suriye'nin egemenliğini ihlal ediyor ve Washington'ı Ankara üzerinde baskı kurmaya yönlendirmek amacıyla Kongre ve yönetim nezdinde ABD'deki lobi faaliyetlerini yoğunlaştırıyor.

Sert açıklamalara rağmen hem Türkiye hem de İsrail, gerilimin silahlı çatışmaya dönüşmemesi konusunda hemfikir.

Bazı analistler, Trump olmasaydı siyasi gerginliklerin silahlı çatışmaya dönüşme riskinin daha da artacağını öne sürerken diğerleri Türkiye ve İsrail'in sert söyleme karşın gerilimin silahlı çatışma boyutuna taşınmaması konusunda özenli davrandığına dikkati çekiyor.

Türkiye-AB cephesinde de sorunlar tırmanabilir. Avrupa Parlamentosu üyelerinin bazıları, Türkiye'deki son iç siyasi gelişmeleri gerekçe göstererek AB Konseyi'ni Türkiye'ye karşı harekete geçmeye zorlamak için girişim başlatacaklarını açıkladı.

fvbghj
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) bağlı Süleymaniye kentinde düzenlenen törenle PKK üyeleri silahlarını  bırakırken, 11 Temmuz 2025 (AFP)

Öte yandan Türkiye uzun süredir AB üyeliğine aday ülke konumunda olsa da her iki taraf da savunma, enerji ve düzensiz göç gibi sınırlı iş birliği alanları dışında bu süreç için gerçek bir istek sergilemiyor.

Eğer Türkiye'deki iç çalkantılar dizginlenemezse daha da ağırlaşabilir ve etkileri yalnızca iç siyasetle sınırlı kalmayıp uluslararası meselelere de sıçrayabilir.


İtalya, NATO kapsamında Konya'ya SAMP/T hava savunma sistemi konuşlandıracak

Ukraynalı askerler, 4 Ağustos 2024'te Ukrayna'da yeri açıklanmayan bir Patriot hava savunma sistemi fırlatma rampasının önünden geçiyor (Reuters)
Ukraynalı askerler, 4 Ağustos 2024'te Ukrayna'da yeri açıklanmayan bir Patriot hava savunma sistemi fırlatma rampasının önünden geçiyor (Reuters)
TT

İtalya, NATO kapsamında Konya'ya SAMP/T hava savunma sistemi konuşlandıracak

Ukraynalı askerler, 4 Ağustos 2024'te Ukrayna'da yeri açıklanmayan bir Patriot hava savunma sistemi fırlatma rampasının önünden geçiyor (Reuters)
Ukraynalı askerler, 4 Ağustos 2024'te Ukrayna'da yeri açıklanmayan bir Patriot hava savunma sistemi fırlatma rampasının önünden geçiyor (Reuters)

Milli Savunma Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada, NATO'nun savunma planı kapsamında İtalya'nın Türkiye'nin orta kesiminde bir hava savunma sistemi konuşlandıracağını duyurdu.

Bakanlığın açıklamasında, "NATO'nun mevcut savunma planı çerçevesinde ve İttifak'ın hava savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla, İtalya'ya ait SAMP/T hava savunma sistemi Konya'daki 3. Ana Jet Üs Komutanlığı'na konuşlandırılacaktır" denildi.

Fransa ve İtalya'nın ortak projesi olarak geliştirilen SAMP/T, mobil karadan havaya füze savunma sistemi olarak biliniyor.

Sistem; savaş uçakları, insansız hava araçları, seyir füzeleri ve bazı balistik füze tehditlerine karşı kullanılabiliyor.

NATO'nun Türkiye'de konuşlu unsurlarının, şubat ayında başlayan Ortadoğu savaşından bu yana İran'dan fırlatılan balistik füzeleri dört kez etkisiz hâle getirdiği belirtilirken, bu gelişmeler üzerine İttifak'ın Türkiye'nin güneyindeki İncirlik Hava Üssü'ne yeni bir Patriot hava savunma bataryası konuşlandırdığı ifade edildi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, geçen nisan ayında Ankara'ya yaptığı ziyaret sırasında, Türkiye de dâhil olmak üzere bütün müttefiklerini savunmak için İttifak'ın "gerekli her şeyi yapacağını" söylemişti.

Türkiye, 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak.


Kahire, İran Savaşı gündemli Dörtlü Mekanizma toplantısına hazırlanıyor

Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Kahire, İran Savaşı gündemli Dörtlü Mekanizma toplantısına hazırlanıyor

Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır; bölgedeki gerilimi düşürmeyi amaçlayan ortak istişarelerin devamı niteliğinde, önümüzdeki dönemde Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan'ın katılımıyla düzenlenecek olan "İran Savaşı" konulu "Dörtlü Mekanizma"nın dördüncü toplantısına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından Perşembe günü yapılan açıklamaya göre; Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, "ortak istişarelerin sürdürülmesi ve gerilimi düşürmeye yönelik çabaların güçlendirilmesi" amacıyla Kahire'de yapılacak dördüncü toplantının hazırlıkları ele alındı.

Bölgede yaşanan tehlikeli gelişmeler karşısında dört ülke arasındaki yakın koordinasyonun sürdürülmesi konusundaki kararlılıklarını vurgulayan iki bakan, ayrıca ABD-İran müzakere sürecini desteklemeye yönelik çabaları da masaya yatırdı.

Önceki toplantıların kronolojisi

Dörtlü Mekanizma'nın daha önce gerçekleştirdiği toplantıların takvimi şu şekilde gelişti:

1. Toplantı: 20 Mart'ta Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da yapıldı.

2. Toplantı: 29 Mart'ta Pakistan'ın ev sahipliğinde düzenlendi.

3. Toplantı: 17 Nisan'da "Antalya Diplomasi Forumu" marjında Türkiye'nin Antalya kentinde gerçekleştirildi.

Son toplantının gündemi ve katılımcılar

"Dörtlü"nün son toplantısında; bölgedeki hızlı gelişmeler karşısında ortak koordinasyonun güçlendirilmesi yolları, ABD-İran müzakerelerinin seyri ve gerilimi düşürme çabalarının sürdürülmesi gibi kritik başlıklar ele alınmıştı. Toplantıda ayrıca, mevcut savaşın sona ermesinin ardından bölgesel düzenin geleceği, tansiyonun düşürülmesi ve bölgede güvenlik ile istikrarın yeniden tesisi konuları tartışılmıştı.

Söz konusu toplantıya şu isimler katılmıştı: Mısır Dışişleri Bakanı: Bedir Abdulati, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Prens Faysal bin Ferhan, Türkiye Dışişleri Bakanı: Hakan Fidan ve Pakistan Dışişleri Bakanı: İshak Dar

Bakanlar, savaşın küresel ekonomi üzerindeki yansımalarının yanı sıra uluslararası seyrüsefer, tedarik zincirleri, gıda güvenliği, enerji güvenliği ve petrol fiyatları üzerindeki etkilerini sınırlama ve bu zorlukların üstesinden gelme yollarına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın o dönemki açıklamasına göre taraflar, gelecek süreçte yakın koordinasyon ve istişareyi sürdürme ve müzakere sürecinin başarıya ulaşması için çaba sarf etme konusunda mutabık kalmıştı.

Diplomasiye Öncelik Vurgusu

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Tamim Hilaf, iki bakanın son telefon görüşmesinde bölgesel gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulunduğunu belirtti. Sözcü; bakanların, bölgedeki mevcut tırmanışı dizginlemeye yönelik siyasi ve diplomatik çabaların sürdürülmesinin önemini vurguladıklarını aktardı. Bakanlar, gerilimi azaltacak, savaşı sonlandıracak ve bölgesel istikrarı destekleyecek uzlaşılara varılması için ABD ile İran arasındaki müzakere sürecinin tamamlanması gerektiğinin altını çizdi.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre iki bakan; savaşın bölge ve dünya üzerinde yarattığı ciddi güvenlik, ekonomi ve jeopolitik sonuçlar karşısında, çatışmanın yayılmasını önlemek ve mevcut gerilimi kontrol altına almak adına diplomatik çözümlere öncelik verilmesi için ortak çabaların sürdürülmesinin önemini teyit etti.