Yurt dışına kayıtlı seçmenler oy vermeye başladı

Türkiye'deki 28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi kapsamında yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenlerin oy verme işlemleri başladı.

Erdoğan destekçileri (AFP)
Erdoğan destekçileri (AFP)
TT

Yurt dışına kayıtlı seçmenler oy vermeye başladı

Erdoğan destekçileri (AFP)
Erdoğan destekçileri (AFP)

Japonya'daki gurbetçiler, başkent Tokyo ile Nagoya kentinde, yerel saat ile 08.00'den itibaren, oy kullanmaya başladı.

Türkiye'nin Tokyo Büyükelçiliği ile Nagoya Başkonsolosluğu önünde sabah saatlerinde oy vermeye gelen çok sayıda vatandaş sıraya girdi.

İki kentteki Türk seçmenler, 20-21 Mayıs'ta yerel saatle 08.00-22.00 arasında oy verebilecek.

6 bin civarında Türk vatandaşının yaşadığı Japonya genelinde yaklaşık 5 bin Türk seçmen bulunuyor.

Japonya'daki oy pusulalarının, oy verme işleminin sona ereceği 21 Mayıs sonrası, Türkiye'ye hava yoluyla gönderilmesi planlanıyor.

Azerbaycan

Seçmenler, Türkiye'nin Bakü Büyükelçiliği ile Nahçıvan ve Gence başkonsolosluklarında kurulan sandıklarda TSİ 07.00 itibarıyla oy kullanmaya başladı.

Seçim içim Bakü'de 9, Gence'de 3, Nahçıvan'da 3 sandık kuruldu.

Oy verme işleminin 22 Mayıs'a kadar süreceği Azerbaycan'da, Bakü Büyükelçiliğinde 7 bin 417, Gence Başkonsolosluğunda 2 bin 277, Nahçıvan Başkonsolosluğunda 1349 olmak üzere toplam 11 bin 43 kayıtlı seçmen bulunuyor.

Azerbaycan'daki Türk seçmenler seçimin ilk turuna yüzde 60,26 katılım sağlamıştı.

Almanya

Türkiye'nin Köln Başkonsolosluğu'nda sabahın erken saatlerinde sandıkların açılmasını bekleyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu.

Köln'de seçmenler kurulan 24 sandıkta oylarını kullanmaya başladı.

Yaklaşık 1,5 milyon seçmenle yurt dışında en çok seçmenin bulunduğu ülke olan Almanya'daki Türkler, 24 Mayıs'a kadar 08.00 ile 22.00 saatleri arasında oylarını kullanabilecek.

Aachen ve Regensburg kentlerinde ise 09.00-18.00 saatleri arasında 21 Mayıs'a kadar oy kullanılabilecek.

Litvanya

Litvanya'da yaşayan Türk vatandaşları, Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta yerel saatle 08.00'den itibaren oy kullanmaya başladı. Oy verme işlemi 22.00'ye kadar sürecek.

Litvanya'da oy verme işlemi 21 Mayıs'ta yerel saatle 22.00'da sona erecek.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine göre, Litvanya'da yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı 795 seçmen bulunuyor.

Litvanya'daki Türkler seçimin ilk turuna yüzde 73,21 katılım sağlamıştı.

Kırgızistan

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı 3 bin 119 seçmen için Türkiye'nin Bişkek Büyükelçiliği'nde kurulan bir sandıkta oy verme işlemleri 21 Mayıs akşamına kadar sürecek.

Havanın güneşli olması nedeniyle oylamanın yapıldığı Büyükelçilik binası önünde seçmenler için gölgelik ve çok sayıda sandalye konuldu.

Kırgızistan'da yurt dışı kütüğüne kayıtlı Türk seçmenler seçimin ilk turunda yüzde 51,48 oranında katılım sağlamıştı.

Kazakistan

Kazakistan’da yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye’nin Astana Büyükelçiliği ile Almatı ve Aktau Başkonsolosluklarında kurulan sandıklarda TSİ 05.00 itibarıyla oy kullanmaya başladı.

Kazakistan’da başkent Astana’da 1578, Almatı’da 4008 ve Aktau’da 520 olmak üzere toplam 6 bin 106 kayıtlı Türk seçmen için, ülke genelindeki temsilciliklerde 3 sandık kuruldu.

Sandıklarda oy kullanma işlemi 22 Mayıs yerel saatle 22.00’de sona erecek.

Kazakistan’daki Türkler seçimin ilk turunda yüzde 40 dolayında katılım sağlamıştı.

Türkmenistan

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenler Türkiye’nin Aşkabat Büyükelçiliği'nde kurulan sandıkta yerel saatle 08.00’de oy kullanmaya başladı.

Oy verme işleminin 22 Mayıs saat 20.00’ye kadar devam edeceği Türkmenistan’da Büyükelçi Togan Oral da oyunu kullandı.

Oral, oy vermenin anayasal bir hak olduğunu ifade ederek "Bu hak olmakla birlikte aynı zamanda ülkemizin geleceği ile ilgili söz sahibi olmanız için bize verilmiş olan bir fırsat." dedi.

Türkmenistan’daki Türk seçmenler seçimim ilk turunda yüzde 54,65 katılım sağlamıştı.

Lübnan

Seçmenler, Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliğinde kurulan sandıklarda yerel saatle 08.00 itibarıyla oy kullanmaya başladı.

AA muhabirine konuşan Türkiye'nin Beyrut Büyükelçisi Ali Barış Ulusoy, "Yüksek Seçim Kurulunun belirlemiş olduğu takvim ve kurallar çerçevesinde 20-22 Mayıs tarihleri boyunca sabah 08.00 akşam 22.00 olmak üzere hafta sonu 6'şar sandık ve pazartesi de tek sandık oylama yapılabilecek." ifadelerini kullandı.

Sandıklarda oy kullanma işlemi 22 Mayıs'ta yerel saatle 22.00’de sona erecek.

Lübnan'daki Türkler seçime ilk turda yüzde 35 dolayında katılım sağlamıştı.

İspanya

Türkiye'nin Madrid Büyükelçiliği ile Barselona Başkonsolosluğunda kurulan sandıklarda oy kullanma işlemine yerel saatle 08.00'de (TSİ 09.00) başlandı.

Kimliklerini ibraz ederek oy kullanabilen vatandaşlar, 22 Mayıs'a kadar 08.00 ile 22.00 saatleri arasında oy kullanabilecek.

İspanya'da oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından 23 Mayıs sabahı Madrid ve Barselona'daki oylar, diplomatik kuryelerin eşliğinde Türk Hava Yolları tarifeli uçağıyla Türkiye'ye ulaştırılacak.

Cumhurbaşkanı ve 28. dönem milletvekili için yapılan ilk seçimde İspanya'da kayıtlı 5 bin 838 seçmenden 3 bin 510'u oy kullanmıştı.

Özbekistan

Türk seçmenler, Türkiye'nin Taşkent Büyükelçiliği ile Semerkant Başkonsolosluğu'nda kurulan sandıklarda TSİ 06.00'da oy kullanmaya başladı.

Türkiye'nin Taşkent Büyükelçisi Olgan Bekar ve büyükelçilik mensupları da oylarını kullandı.

Büyükelçi Bekar, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci turu için oy verme sürecinin başladığı Özbekistan’da, Türk vatandaşlarının 2 gün boyunca Taşkent Büyükelçiliği ve Semerkant Başkonsolosluğu'nda kurulan sandıklarda oylarını kullanabileceklerini kaydetti.

Bekar, daha önceki turda gerçekten demokrasinin geleceği için umut veren çok büyük oranda katılımın gerçekleştiğini anımsatarak, bunun bir başarı olduğunu, seçimlerin ne kadar demokratik ve açık şekilde gerçekleştiğini gösteren en önemli kanıt olduğunu vurguladı.

Oy verme işleminin yarın TSİ 20.00'da sona ereceği Özbekistan’da toplam 3 bin 239 kayıtlı seçmen bulunuyor.

Seçim için Taşkent’te 2, Semerkant’ta 1 olmak üzere toplam 3 adet sandık kuruldu.

Özbekistan’daki Türk seçmenler seçimin ilk turunda yüzde 50 civarında katılım sağlamıştı.

Fransa

Fransa'daki Türk vatandaşları, Paris, Marsilya, Strazburg, Lyon, Nantes, Bordo kentlerinde yerel saat ile 08.00'den itibaren Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turu için oy kullanmaya başladı.

Bu kentlerdeki oy verme işlemleri 24 Mayıs'a kadar 08.00-22.00 saatleri arasında gerçekleşecek.

Fransa'da yaşayan Türk seçmenler ayrıca Mulhouse, Clermont-Ferrand ve Orleans kentlerinde 20-21 Mayıs'ta 09.00-21.00 saatlerinde oy kullanabilecek.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi'nde Fransa'da kayıtlı 397 bin 86 seçmenden 197 bin 634'ü oy kullanmış, katılım oranı 49,77 olmuştu.

İsveç

İsveç'in başkenti Stockholm'de bulunan Stockholm Fuarı (Alvsjö) alanında sandıklar kuruldu. İsveç'te kayıtlı 42 bin 773 seçmen, 24 Mayıs'a kadar oylarını burada kullanabilecek.

Seçmenler sabah saatlerinde oy kullanılacak alanın önünde kuyruklar oluşturdu. Yerel saatle 08.00'da başlayan oy kullanma işlemi saat 22.00'ye kadar sürecek.

Sandıkların kurulduğu alan çevresinde güvenlik önlemleri alındı.

Stockholm'de ilk oyu 2 numaralı sandıkta kullanan Kamil Akan, AA muhabirine, vatandaşlık görevini yerine getirdiği için mutlu olduğunu söyledi.

Akan "İki hafta içinde ikinci kez sandığa gelip oy kullandık, kullandığım oy Türkiye için vatanımız için hayırlı olur inşallah." dedi.

İsviçre

Türkiye'nin Bern Büyükelçiliği ile Zürih ve Cenevre başkonsolosluklarında kurulan sandıklarda oy kullanma işlemine yerel saat ile 08.00'de başlandı.

İsviçre'de yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenler, 20-24 Mayıs tarihleri arasında 08.00 ile 22.00 saatleri arasında oy verebilecek.

Türkiye'nin Cenevre Başkonsolosluğunun bulunduğu binada oy kullanmak için kurulan alan ve çevresinde güvenlik önlemleri alındı.

Seçmenlerin sabah saatlerinde oy kullanılacak alanın önünde uzun kuyruklar oluşturduğu görüldü.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'nde, İsviçre'de kayıtlı 105 bin 802 seçmenden 60 bin 95'i oy kullanmıştı.

Finlandiya

Seçmenler, Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de yerel saatle 08.00'den itibaren oy kullanmaya başladı, oy verme işlemi 22.00'ye kadar sürecek.

Finlandiya'da oy verme işlemi 23 Mayıs'ta yerel saatle 22.00'de sona erecek.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi'nde Finlandiya'da kayıtlı 6 bin 791 seçmenden 3 bin 365'i oy kullanmıştı.

Belçika

Brüksel'deki Expo alanında kurulan sandıklarda oy kullanma işlemine ilk gün yoğun ilgi vardı.

Türkiye'nin Brüksel Başkonsolosu Umut Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk gün gözlemlenen yüksek orandaki katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Oy kullanmanın yurt dışındaki seçmen için yerleşik bir kültür haline geldiğini belirten Deniz, ilk turda önceki seçimlere kıyasla oy veren vatandaşların sayısının arttığını söyledi.

Deniz, yurt dışında ikamet eden tüm vatandaşları demokratik haklarını kullanmaya davet etti.

Belçika'da başkent Brüksel’in yanı sıra Anvers ve Hasselt şehirlerinde de oy verilebiliyor.

Seçmenler oylarını 20-24 Mayıs tarihlerinde yerel saatle 08.00-22.00 arasında kullanabilecek.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) verilerine göre Belçika'da 153 bin 443 kayıtlı seçmen bulunuyor.

Yurt dışı oylar, yüksek güvenlik altında Ankara'ya gelecek

Yurt dışında oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından oylar, YSK'nin belirlediği yöntemlerle yüksek güvenlik altında diplomatik kuryelerle Türkiye'ye getirilecek.

Bu oylar, Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığınca Ankara ATO Congresium Fuar Merkezi'ndeki güvenlikli alanda saklanacak.

Türkiye'de 28 Mayıs Pazar günü saat 17.00'de oy verme işleminin tamamlanmasının ardından diğer sandıklarla birlikte yurt dışı sandıklar da açılacak. Oyların sayım ve dökümleri Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı nezaretinde yapılacak.

Romanya

Romanya’nın Bükreş ve Köstence kentlerinde 20-21 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek oy verme işleminin yanı sıra temsilcilikler dışında oy kullanmak isteyenler gümrüklerde 28 Mayıs saat 17.00'ye kadar oy verebilecek.

Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan AA muhabirine, Romanya’daki seçmenlerin 20-21 Mayıs tarihlerinde 08.00-22.00 saatleri arasında oylarını kullanabileceğini belirtti.

Büyükelçi Altan, Romanya'da, Türkiye'deki 14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'ne yüzde 44-45 civarında katılım olduğunu anlatarak, bu sefer tüm seçmenleri oy kullanmaya davet ettiklerini söyledi.

Romanya’da yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı 10 bin 173 seçmen bulunuyor.

Polonya

Seçmenler, Polonya'nın başkenti Varşova'da yerel saatle 08.00'den itibaren oy kullanmaya başladı, oy verme işlemi 22.00'ye kadar sürecek.

Seçmenlerin oy vermek için erken saatlerde uzun kuyruklar oluşturduğu gözlendi.

Polonya'da oy verme işlemi 21 Mayıs'ta yerel saatle 22.00'da sona erecek.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi'nde Polonya'da kayıtlı 10 bin 457 seçmenden 5 bin 89'u oy kullanmış, katılım oranı yüzde 48,67 olmuştu.

Bosna Hersek

Bosna Hersek'te Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçiliği ile Mostar ve Banja Luka Başkonsolosluklarında kurulan sandıklarda yerel saat ile saat 08.00'da oy kullanma işlemi başladı.

Bosna Hersek genelinde 2 bin 946 seçmen bulunurken, seçimin ilk turunda yüzde 50 katılım sağlanmıştı.

Bosna Hersek'te oy verme işlemi yarın akşam yerel saat ile 22.00'da sona erecek.

Karadağ

Bölge ülkelerinden Karadağ'da da 28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turu yerel saat ile 08.00'de oy verme işlemleri başladı.

Türkiye'nin Podgoritsa Büyükelçiliği'nde kurulan sandıklarda vatandaşlar, yarın akşam yerel saat ile 22.00'a kadar oylarını kullanabilecek.

Yurt dışı oylar, yüksek güvenlik altında Ankara'ya gelecek

Yurt dışında oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından oylar, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) belirlediği yöntemlerle yüksek güvenlik altında, diplomatik kuryelerle Türkiye'ye getirilecek.

Bu oylar, Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığınca Ankara ATO Congresium Fuar Merkezi'ndeki güvenlikli alanda saklanacak.

Türkiye'de 28 Mayıs Pazar günü saat 17.00'de oy verme işleminin tamamlanmasının ardından diğer sandıklarla birlikte açılacak. Oyların sayım ve dökümleri Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının nezaretinde yapılacak.

Hollanda

Hollanda’daki Türk vatandaşları, başkent Amsterdam ile Lahey ve Deventer kentlerinde yerel saat ile 08.00'den itibaren Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turu için oy kullanmaya başladı.

Bu kentlerdeki oy verme işlemleri 24 Mayıs'a kadar 08.00-22.00 saatleri arasında gerçekleşecek.

Hollanda’da yaşayan Türk seçmenler ayrıca Eindhoven kentinde 20-21 Mayıs'ta 09.00-21.00 saatlerinde oy kullanabilecek.

Türkiye’nin Rotterdam Başkonsolosu Sevgi Kısacık, AA muhabirine, seçmenlerin daha geniş bir şekilde oy kullanabilmelerini sağlamak için sandık sayılarının artırıldığını, saat sürelerinin ise uzatıldığını söyledi.

Kısacık, “Vatandaşlarımızı demokratik haklarını kullanmaları için ikinci turda da sandıklara bekliyoruz. Çok ciddi hazırlıklar yaptık. Güvenli ve huzur içinde oy kullanmaları için bütün hazırlıklarımız tamamlandı.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve 28. dönem milletvekili seçiminin ilk turunda Hollanda’da kayıtlı 286 bin 753 seçmenden 146 bin 179’u oy kullanmıştı.

Arnavutluk

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da seçmenler, yerel saatle 08:00'dan itibaren oy kullanmaya başladı.

Türkiye’nin Tiran Büyükelçisi Tayyar Kağan Atay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanı Seçimi ikinci turu kapsamında Arnavutluk’ta Tiran Büyükelçiliğimizde oy kullanma işlemleri başladı. 20, 21 ve 22 Mayıs günlerinde, 08.00 ile 22.00 saatleri arasında yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı vatandaşlarımız oylarını kullanabilir. Vatandaşlarımızı oylarını kullanmak üzere büyükelçiliğimize bekliyoruz.” dedi.

Kuzey Makedonya

Türkiye’nin Üsküp Büyükelçiliği'nde de oy verme işlemi yerel saatle 08.00'da başladı.

Kuzey Makedonya’daki Türk seçmenler, 21 Mayıs’a kadar oy kullanabilecek.

14 Mayıs'taki Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'nde Arnavutluk’ta bin 632, Kuzey Makedonya’da ise bin 765 seçmen oy kullanmıştı.

Ürdün

Ürdün'deki Türk seçmenler, Türkiye'nin Amman Büyükelçiliğinde yerel saatle 08.00'den itibaren oy kullanmaya başladı.

Türkiye'nin Amman Büyükelçisi Erdem Ozan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Türk milleti dünyaya gerçek demokrasinin gerçek anlamını göstermiştir ve göstermeye devam etmektedir." dedi.

Ozan, seçim süreciyle ilgili de her şeyin yolunda gittiğini ifade etti.

Ülkede oy verme işlemi 20-21 Mayıs tarihlerinde yerel saatle 08.00 - 22.00 saatleri arasında yapılacak.

Ürdün'de, yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı yaklaşık 3 bin Türk seçmen bulunuyor.



Türkiye, 27 Temmuz tarihinden önce Kerkük-Ceyhan boru hattının tam kapasiteye çıkarılması için baskı yapıyor

(foto altı) Irak’tan Türkiye’ye petrol taşınması ve ardından yurt dışına ihraç edilmesi amacıyla kullanılan Kerkük-Ceyhan boru hattında bakım çalışmaları yürüten bir işçi (Reuters)
(foto altı) Irak’tan Türkiye’ye petrol taşınması ve ardından yurt dışına ihraç edilmesi amacıyla kullanılan Kerkük-Ceyhan boru hattında bakım çalışmaları yürüten bir işçi (Reuters)
TT

Türkiye, 27 Temmuz tarihinden önce Kerkük-Ceyhan boru hattının tam kapasiteye çıkarılması için baskı yapıyor

(foto altı) Irak’tan Türkiye’ye petrol taşınması ve ardından yurt dışına ihraç edilmesi amacıyla kullanılan Kerkük-Ceyhan boru hattında bakım çalışmaları yürüten bir işçi (Reuters)
(foto altı) Irak’tan Türkiye’ye petrol taşınması ve ardından yurt dışına ihraç edilmesi amacıyla kullanılan Kerkük-Ceyhan boru hattında bakım çalışmaları yürüten bir işçi (Reuters)

Bağdat ile Ankara, 27 Temmuz’da sona erecek 1973 tarihli petrol taşımacılığı anlaşmasının süresinin dolmasına kısa bir süre kala, yeni bir stratejik petrol taşımacılığı anlaşması hazırlamak için zamana karşı yarışıyor.

Bu kapsamda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın başkanlık ettiği üst düzey görüşmeler Ankara’da başladı. Irak heyetinde Dışişleri ve Petrol bakan yardımcılarının yer aldığı görüşmelerde, mevcut anlaşmanın yerine geçecek yeni bir formül ele alındı. Ankara, Bağdat’ın mevcut anlaşma hükümlerinin bir yıl daha uzatılması yönündeki talebini ise kesin bir dille reddetti.

Ankara, müzakerelerde Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın günlük 1,5 milyon varillik azami kapasitesine ulaştırılması için baskı yapıyor. Hâlihazırda günlük 180 bin varili aşmayan sevkiyatın artırılmasını isteyen Türkiye, anlaşmaya varılamaması halinde ay sonu itibarıyla petrol ihracatını derhal durdurabileceği uyarısında bulunurken, nihai kararın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verileceği belirtiliyor.

Tahkim krizi

Ankara, Paris’teki uluslararası tahkim sürecine konu olan bir anlaşmanın uzatılmasının anlamlı olmayacağını savunurken, 5 ila 10 yıl süreli, kapsamlı ve Irak’ın kullanılmayan boru hattı kapasitesi için tazminat niteliğinde ücret ödemesini zorunlu kılan hükümler içeren yeni bir anlaşma talep ediyor.

Söz konusu baskılar, Uluslararası Ticaret Odası’nın Mart 2023’te Türkiye’yi Bağdat’a 1,5 milyar dolar tazminat ödemeye mahkûm eden kararı sonrasında Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın durdurulmasının ardından geldi. Hattaki kesinti nedeniyle Irak’ın 23 milyar doları aşan zarara uğradığı, petrol akışının ise geçen yılın sonlarında kısmen yeniden başladığı belirtiliyor.

Bayraktar, X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, enerji alanındaki iş birliğini ele almak üzere çarşamba günü Ankara’da Irak Petrol ve Dışişleri bakanlıklarının üst düzey yetkilileriyle bir araya geldiğini duyurdu. Görüşmelerde, Kerkük’ten Türkiye’nin güneyindeki Adana ilinde bulunan Ceyhan Limanı’na uzanan Irak–Türkiye Ham Petrol Boru Hattı da masaya yatırıldı.

Irak heyetinde Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Bahr el-Ulum, Petrol Bakan Yardımcısı Nasır Aziz Cabbar ve Irak’ın Ankara Büyükelçisi Macid el-Lecmavi yer aldı.

Yeni iş birliği fırsatları

Bayraktar, görüşmelerde iki ülke arasındaki ham petrol boru hattının özel bir gündem maddesi olarak ele alındığını, ayrıca doğal gaz ve elektrik sektörlerinde daha kapsamlı iş birliği imkânlarının da değerlendirildiğini belirtti. Ankara’nın yeni Irak hükümetiyle yakın iş birliği içinde çalışmayı hedeflediğini ifade eden Bayraktar, mevcut enerji altyapısının verimliliğinin artırılması ve yeni iletim bağlantılarının kurulmasıyla bu altyapının güçlendirilmesini amaçladıklarını söyledi.

Bölgeye ilişkin jeopolitik vizyonu kapsamında konuşan Bayraktar, Türkiye’nin Irak ile ortak yürütülen Kalkınma Yolu Projesi’ni yalnızca ticari yük taşımacılığına yönelik bir koridor olarak görmediğini, aynı zamanda bölgesel enerji arz güvenliğini güçlendirecek ve bölge içi ticareti canlandıracak ‘entegre stratejik bir enerji güzergâhı’ olarak değerlendirdiğini ifade etti. Bayraktar, bu alandaki ortaklığın bölgedeki enerji piyasalarının istikrarının sağlanması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

rtbtrbgr
İstanbul’da Kalkınma Yolu Projesi kapsamında düzenlenen Türkiye-Irak toplantısına Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden bakanlar video konferans yoluyla katıldı. (Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı)

Kalkınma Yolu Projesi, Irak’tan Türkiye ve limanlarına uzanan kara yolu ile demir yolu hatlarını kapsıyor. Irak sınırları içindeki uzunluğu yaklaşık bin 200 kilometre olan proje, Körfez ülkeleri ile Avrupa arasında yük taşımacılığını hedefliyor.

Türk kaynaklar, Türkiye’nin Irak petrolünün Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı üzerinden ihracatını düzenleyen ve 27 Temmuz 1973’te imzalanan anlaşmanın mevcut hükümlerle uzatılmasına karşı çıktığını bildirdi.

Irak devletine bağlı Petrol Pazarlama Şirketi (SOMO) Genel Müdürü Ali Nizar ise hükümetin, boru hattının geleceğine ilişkin müzakerelerin kesintiye uğramadan sürdürülmesini sağlamak amacıyla Türkiye’ye anlaşmanın uzatılması yönünde teklifte bulunduğunu açıkladı.

Ankara, ‘uluslararası tahkim sürecine konu olmuş bir anlaşmanın uzatılmasının fayda sağlamayacağını’ savunurken, boru hattının tam kapasite kullanılmasını güvence altına alacak mekanizmalar içeren yeni bir anlaşma imzalanmasını talep ediyor. Türkiye ayrıca hattın Irak’ın güneyine kadar uzatılması gibi alternatif seçenekleri de gündeme getiriyor.

Ceyhan Limanı, Irak petrolünün ihracatı açısından hayati öneme sahip çıkış noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Irak’ın ana petrol ihracat terminali olan Basra Limanı ise, ABD ve İsrail’in geçtiğimiz şubat ayı sonunda İran’a yönelik saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanmasından etkilenirken, geçen yıl düzenlenen İsrail saldırılarından da zarar gördü.

Türkiye’den gelen baskılar

Türkiye, Mart 2023’te, Paris merkezli Uluslararası Ticaret Odası’nın, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) 2014-2018 döneminde Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı üzerinden Bağdat’ın onayı olmaksızın gerçekleştirdiği petrol ihracatı nedeniyle Ankara’yı Irak’a 1,5 milyar dolar tazminat ödemeye mahkûm etmesinin ardından petrol akışını durdurmuştu. Türkiye ise anlaşmayı ihlal etmediğini savunurken, Irak’tan 1,4 milyar dolar tutarında alacağı bulunduğunu öne sürmüştü.

Ankara, boru hattındaki bazı arızaların giderilmesinin ardından hattın 2023 yılının sonlarından itibaren yeniden petrol akışına hazır hale getirildiğini açıklamıştı.

2023’te faaliyetleri duran boru hattı, günlük yaklaşık 450 bin varil petrol taşırken, Türkiye’ye yönelik petrol ihracatının durmasının Irak ekonomisine 23 milyar doları aşan zarar verdiği tahmin ediliyor.

Boru hattı üzerinden petrol akışı geçen yılın sonlarında yeniden başlatıldı. Ancak 2018 sonrası dönemi kapsayan ikinci bir tahkim davası sürerken, tahkim kararının uygulanmasına ilişkin bir dava da ABD’de bir mahkemenin gündeminde bulunuyor.

Basına yansıyan haberlere göre Türkiye, müzakerelerde Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın günlük 1,5 milyon varillik tam kapasiteyle işletilmesi için baskı yapıyor. Hâlihazırda hattan geçen günlük petrol miktarı ise 180 bin varili aşmıyor.

Ankara, devam eden görüşmelerde 5 ila 10 yıl süreli stratejik bir anlaşma imzalanmasını hedefliyor. Türkiye, yeni anlaşmada Irak’ın sözleşme süresi boyunca boru hattında kullanılmayan kapasite için tazminat niteliğinde mali ödeme yapmasını zorunlu kılan bağlayıcı hükümlerin yer almasını talep ediyor.

Türk yetkililere göre, müzakerelerin çıkmaza girmesi ve tarafların ay sonuna kadar yeni anlaşma üzerinde uzlaşamaması halinde Ankara, Irak’tan boru hattı üzerinden petrol akışını derhal durdurmasını isteyebilir.

Kaynaklar, nihai kararın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verileceğini belirtti.


Yeni Hicaz Demiryolu, Körfezi Avrupa'ya bağlayacak bir strateji olarak geri dönüyor

Hicaz Demiryolu, kıtalararası bir kara lojistik koridoru olarak bir kez daha gündemde (AFP)
Hicaz Demiryolu, kıtalararası bir kara lojistik koridoru olarak bir kez daha gündemde (AFP)
TT

Yeni Hicaz Demiryolu, Körfezi Avrupa'ya bağlayacak bir strateji olarak geri dönüyor

Hicaz Demiryolu, kıtalararası bir kara lojistik koridoru olarak bir kez daha gündemde (AFP)
Hicaz Demiryolu, kıtalararası bir kara lojistik koridoru olarak bir kez daha gündemde (AFP)

Muhammed Ali el-Arimi

Uluslararası sahnede jeopolitik ve ekonomik dönüşümlerin hızlandığı bir dönemde, tedarik zincirleri ve ticaret koridorları hakkındaki tartışmalar artık sadece analitik lüks olmaktan çıkıp, küreselleşmenin yeni haritasında yer almayı hedefleyen ülkeler için ulusal stratejilerin omurgası haline geldi. Özellikle de 2024 ve 2026 yılları arasında denizlerde seyrüseferi etkileyen, Babu’l Mendeb Boğazı ile Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları nedeniyle Süveyş Kanalı'ndan geçen trafiğin yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalmasına neden olan ardı ardına gelen krizlerden sonra.

Bu tamamen jeo-ekonomik perspektiften bakıldığında, Hicaz Demiryolu, nostalji uyandıran tarihi bir iş olarak değil, Arap Körfezi limanlarını Avrupa'nın kalbine birleşik bir ağ üzerinden bağlamanın ekonomik avantajlarına sahip kıtalararası bir kara lojistik koridoru olarak, çağdaş stratejik düşüncede yeniden ön saflara yerleşti.

Dikkatler şimdi, Umman Sultanlığı'ndan başlayıp Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye'den geçerek Avrupa kıtasının doğal kapısı olan, onunla doğrudan demiryolu bağlantısı bulunan Türkiye'ye ulaşan entegre bir güzergâh boyunca bu hattı canlandırmayı ve geliştirmeyi amaçlayan fizibilite çalışmalarına ve lojistik planlara yönelmiş durumda. Bu güzergâh, en modern teknik standartlara göre yılda milyonlarca ton mal taşıyabilecek modern bir ulaşım sisteminin önünü açacaktır.

Tarihsel ve teknik bağlamla ilgili olarak, Osmanlı Padişahı İkinci Abdülhamit döneminde 1 Mayıs 1900'de resmi kararnameyle inşa edilmeye başlanan ve 1 Eylül 1908'de resmi olarak açılan orijinal Hicaz Demiryolu'nun, Şam'ı Medine'ye bağlayan bin 308 kilometre uzunluğunda olduğunu hatırlatmakta fayda var. O dönemde, bin 050 milimetre genişliğinde dar hatlı bir ray sistemi kullanılıyordu.

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonraki siyasi dağılma sebebiyle bu hat uzun yıllar kapalı kalmış ve büyük bir bölümü yıkılmış olsa da bugün önerilen ekonomik vizyon, mühendislik ve finansal temelleri ile eskisinden tamamen farklı. Nitekim modern ağlarla tam uyumluluk sağlamak için bin 435 milimetrelik küresel standart hat genişliğini kullanarak hatlar inşa etmeyi veya mevcut hatları buna uygun olacak şekilde yenilemeyi amaçlıyor.

Bu teknolojik dönüşüm, projenin Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ortak demiryolu ağını entegre etmeyi amaçlaması nedeniyle ekonomik blokları birbirine bağlamanın temel taşını temsil ediyor. Proje, Körfez ülkeleri arasındaki yüksek düzeyde koordinasyonla aşamaları tamamlanmaya çalışılan ve toplam uzunluğu yaklaşık 2 bin 177 kilometre olan bu ortak demiryolu ağını, Arap Maşrık (Levant) bölgesi ve Güney Avrupa'daki kara ulaşım sistemleri ile entegre etmeyi hedefliyor.

Yukarıdakilere ilave olarak, Umman Sultanlığı'nın “Vizyon 2040” projesinin temsil ettiği lojistik stratejilerin yakından incelenmesi, Duqm ve Sohar limanları gibi bu koridorun deniz-kara başlangıç ​​noktasını oluşturan limanların ve özel ekonomik bölgelerin geliştirilmesine yönelik yatırımların boyutunu ortaya koyuyor.

Bu yönelim, Umman ve BAE arasında stratejik bir ortaklık olan ve Sohar Limanı’nı BAE'nin ulusal ağına bağlayan 303 kilometrelik bir demiryolu hattının inşası için yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırım ile “Hafeet Rail” Şirketinin kuruluşuyla pratik olarak somutlaşmıştır.

Bu perspektiften bakıldığında, bir sonraki adımın, bu ağın Suudi Arabistan’ın derinliklerine bağlanması olması, bilhassa Krallığın kuzey sınırına kadar uzanan gelişmiş bir demiryolu altyapısına sahip olması nedeniyle mantıklı bir adımdır. Suudi Arabistan Demiryolu Şirketi, Riyad'dan Ürdün sınırındaki el-Hadisa ve el-Kurayyat'a kadar bin 242 kilometre uzunluğundaki Kuzey Tren Hattı'nı işletmektedir. Bu, pratikte Suriye sınırına ulaşmak için gereken altyapının büyük bir kısmının artık faaliyette olduğu ve saatte yaklaşık 120 kilometre hızla gidebilen yük trenlerinin ve saatte yaklaşık 200 kilometre hızla gidebilen yolcu trenlerinin bu ağı kullanabileceği anlamına geliyor.

Öte yandan, Suudi Arabistan'ın ulaşım ve lojistik sektörünü Vizyon 2030'un en önemli sütunlarından biri olarak belirlemesi ve bu sektörün GSYİH'ye katkısını bu on yılın sonuna kadar yüzde 6’dan yüzde 10’a çıkarmayı hedeflemesi nedeniyle, finansal ve jeoekonomik analizler Suudi Arabistan'ın kilit rolünü de dikkate almalıdır.

Riyad, bölgenin en büyük projesi olan ve tahmini maliyeti 7 ila 10 milyar dolar arasında değişen “Suudi Arabistan Kara Köprüsü” projesiyle bu yönelimi destekliyor. Bu proje, ülkenin doğusunu ve batısını demiryolu hattıyla birbirine bağlayacak. Bin 300 kilometrelik hat, Dammam'daki Kral Abdulaziz Limanı'ndan Cidde’deki İslam Limanı'na kadar uzanıyor.

Bu kara köprüsünün, kuzeye doğru giden modernize edilmiş Hicaz Demiryolu ile kesişmesi, Hint Okyanusu ve Arap Körfezi'nden Avrupa'ya kara yoluyla mal taşımacılığını, kritik deniz koridorlarından geçmeye gerek kalmadan mümkün kılan eşsiz bir lojistik merkezi oluşturacaktır. Bu ise normal şartlarda Ümit Burnu üzerinden ortalama 22 gün veya Süveyş Kanalı üzerinden 14 gün süren lojistik yolculuk süresini, birleşik kara ağı üzerinden sadece beş ila yedi güne indirmektedir.

Marmaray Tüneli

Ancak, planlamadan fiili uygulamaya geçiş, demiryolunun Ürdün ve Suriye topraklarına ulaştığı noktada en büyük zorlukla karşılaşıyor ki bu bölge, bahsedilen uluslararası lojistik zincirinin merkezi bağlantısını oluşturuyor.

Ürdün, yaklaşık 900 kilometre uzunluğunda ve tahmini maliyeti 2,5 ila 3 milyar dolar olan ulusal bir demiryolu ağı projesini yıllardır hayata geçirmeye çalışıyor. Bu ağ, güneydeki Akabe Limanı’nı başkent Amman'a ve ardından Suudi Arabistan ve Suriye sınırlarına bağlamayı hedefliyor. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı analize göre finansman, bu hedefin önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor.

İşler Suriye topraklarına girildiğinde daha da karmaşıklaşıyor. 2011 yılından önce 2 bin 450 kilometre uzunluğunda olan ve yılda yaklaşık 10 milyon ton mal taşıyan demiryolu altyapısı, raylarının, istasyonlarının ve depolarının yüzde 70'inden fazlasına uzanan büyük bir hasara maruz kaldı.

Dünya Bankası analistleri, Suriye'deki bu hayati sektörün uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi ve yeniden inşası için en az 4 ila 5 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç duyulacağını tahmin ediyor ve ayrıca sınır ötesi sevkiyatların güvenliğini garanti altına almak için sürdürülebilir bir siyasi ve güvenlik istikrarın da şart olduğunu belirtiyor.

Bu rakamlara dayanarak, bu güzergahın kuzey ucundaki Türkiye'nin bu projeye en hazır lojistik ortak olduğu açığa çıkıyor. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), 13 bin kilometreyi aşan geniş bir ağa sahip ve Ankara 2053 stratejisi kapsamında toplamda 190 milyar doları aşan yatırımlar ile bu ağı 28 bin kilometreye çıkarmayı hedefliyor; bu yatırımlar içinde demiryolu sektörü en büyük paya (yüzde 60) sahip.

Türkiye'nin bu projedeki stratejik önemi, 29 Ekim 2013'te açılan, Boğaz’ın altından geçen ve tarihte ilk kez Asya ile Avrupa kıtalarını karadan birbirine bağlayan ünlü Marmaray demiryolu tüneline sahip olmasında yatıyor. Şu anda kıtaları aşan uluslararası yük trenleri bu tüneli kullanıyor.

Buna ilave olarak, Hicaz Demiryolu'nun tarihi Meydan-ı Ekbez Sınır Kapısı veya yeni güzergahlar üzerinden Türk ağına bağlanması, KİK ülkeleri ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki son resmi istatistiklere göre 170 milyar avroyu aşan muazzam ticaret hacminden faydalanarak, Körfez ülkelerinin mallarının doğrudan Macaristan, Avusturya ve Almanya'ya sorunsuz bir şekilde akmasını sağlayacaktır.

Gümrük ve idari haritayı inceleyen herkes, demiryolları ve köprülerin inşasının temsil ettiği mühendislik zorluklarının ve sorunlarının hikâyenin sadece yarısını oluşturduğunu anlayacaktır. Diğer yarısı ise transit taşımacılığı düzenleyen yasal çerçeveler ve uluslararası anlaşmalarla temsil edilen yumuşak altyapıda yatmaktadır.

Rutin gümrük işlemleri ve belge kontrolleri nedeniyle sınır geçişlerinde yaşanan gecikmelerin, Ortadoğu'daki kara taşımacılığına toplam yüzde 40'a kadar varan ek bir maliyet ekleyebileceği bilinen bir ekonomik gerçektir.

Birleşik gümrük anlaşması

Yeni Hicaz Demiryolu projesinin deniz taşımacılığına gerçek bir rakip olabilmesi için, beş katılımcı ülkenin, dijital ön gümrükleme sistemini benimseyen, her sınır geçişinde tekrarlanan denetimler olmadan mühürlü konteynerlerin geçişini sağlamak için “TIR Sistemi” olarak bilinen uluslararası karayolu taşımacılığı anlaşmasını uygulayan birleşik bir gümrük anlaşması imzalaması gerekiyor. Ayrıca, koridoru yönetmek, istikrar ve finansal şeffaflık arayan uluslararası nakliye şirketleri açısından ticari cazibesini korumak amacıyla ton ve kilometre başına navlun oranını standartlaştırmak için ortak bir üst düzey demiryolu otoritesi kurulması da şart.

Diğer bölgesel projeleri bu proje ile karşılaştıran bir analizde, Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılması, Irak'ın 17 milyar dolarlık “Kalkınma Yolu” projesinden (Fav Limanı’nı Türkiye'ye bağlayan ve 2029'da tamamlanması hedeflenen 1200 kilometrelik yol) veya Eylül 2023'te duyurulan Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (EIEC) projesinden ayrı olarak değerlendirilemez. Bununla birlikte, daha derinlemesine bir coğrafi analiz, Hicaz Demiryolu'nun bu tür karşılaştırmalarda benzersiz bir avantaja sahip olduğunu ortaya koyuyor. Zira bu proje Arap Yarımadası ile Maşrık’ın kalbindeki büyük tüketim ve sanayi bloklarını düz ve sürdürülebilir bir kara yoluyla birbirine bağlıyor. Böylece konteynerlerin gemilerden trenlere boşaltılmasını ve ardından yeniden yüklenmesini gerektiren çok modlu nakliye operasyonlarına olan ihtiyacı azaltıyor ki, bu operasyonlar hasar olasılığını yüzde 15 artırıyor ve genel lojistik maliyetlerini yükseltiyor.

Hicaz Demiryolu hattı ile beş ülkenin birbirine bağlanmasının, hattın modernizasyonunun ve uluslararası standartlara uygun hale getirilmesinin toplam maliyeti tahmini olarak 35 milyar dolardır. Bu rakam, büyüklüğüne rağmen, uzun vadeli stratejik getirileri ile karşılaştırıldığında ve bölge ekonomilerini deniz boğazlarında yaşanan dalgalanmalardan koruyan güvenli ve sürdürülebilir bir alternatif sunduğu, jeo-ekonomik entegrasyonda Arap Maşrık bölgesinde 21. yüzyılın zorlukları ve emelleriyle uyumlu yeni bir sayfa açacağı göz önüne alındığında, ticari olarak faydalı olmayı sürdürmektedir.

* “Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia'dan çevrilmiştir.”


Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa savunma yapısına "entegrasyonunu" istedi

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Haziran 2025'te Hollanda'nın Lahey kentinde düzenlenen NATO zirvesinde basın toplantısında konuşuyor (Reuters)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Haziran 2025'te Hollanda'nın Lahey kentinde düzenlenen NATO zirvesinde basın toplantısında konuşuyor (Reuters)
TT

Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa savunma yapısına "entegrasyonunu" istedi

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Haziran 2025'te Hollanda'nın Lahey kentinde düzenlenen NATO zirvesinde basın toplantısında konuşuyor (Reuters)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Haziran 2025'te Hollanda'nın Lahey kentinde düzenlenen NATO zirvesinde basın toplantısında konuşuyor (Reuters)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde, Türkiye’nin Avrupa savunma mimarisine entegre edilmesi ve savunma sanayisine yönelik kısıtlamaların kaldırılması çağrısında bulundu.

Erdoğan’ın çağrısı özellikle, Türkiye’nin dışında bırakıldığı Avrupa Birliği’nin SAFE (Security Action for Europe) programını hedef alıyor. Söz konusu program, Avrupa Komisyonu’nun üye ülkelerin savunma sanayisi ve teknolojik kapasitesini güçlendirmek amacıyla finansman sağlamasını öngörüyor.

İstanbul’da düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi’nin açılışında konuşan Erdoğan, “Karşı karşıya olduğumuz zorlukların üstesinden gelebilmek için müttefikler arasında yükün adil ve hakkaniyetli biçimde paylaşılması, savunma sanayii ticaretinin önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor” dedi.

Türkiye’nin Avrupa’daki savunma ve güvenlik girişimlerine dâhil edilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Ankara’nın bu tür projelere entegre edilmesinin önemine dikkat çekti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Haziran 2026'da İstanbul Tersane Komutanlığı'nda düzenlenen bir etkinlikte konuşma yaptı (AFP)Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 20 Haziran 2026'da İstanbul Tersane Komutanlığı'nda düzenlenen bir etkinlikte konuşma yaptı (AFP)

Avrupa Komisyonu’ndan yanıt

Erdoğan’ın açıklamalarıyla eş zamanlı olarak Avrupa Komisyonu da konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.

Komisyon Sözcüsü Thomas Regnier, “Yasal düzenlemeler oldukça açık. SAFE programı kapsamında üçüncü ülkeler, savunma projelerine yüzde 35 oranında katılım sağlayabiliyor” dedi.

Regnier, bu tür bir katılımın ancak ikili anlaşmalarla mümkün olduğunu belirterek, “Kanada örneğinde olduğu gibi bunun için bir anlaşma gerekiyor. Türkiye ile şu anda böyle bir anlaşma bulunmuyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki rolü

NATO’nun personel sayısı bakımından ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye, savunma sanayisinde de dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Şarku’l Avsat’ın aldıı bilgiye göre Türkiye’nin savunma ihracatı, yılın ilk beş ayında yüzde 29,5 artışla yaklaşık 4 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, 2024 yılı genelinde 7 milyar dolar seviyesindeydi.

Karadeniz’e kıyısı bulunan Türkiye, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Kiev’e sağladığı insansız hava araçlarıyla (İHA) savaşın ilk dönemlerinde önemli bir rol üstlendi.