Cumhurbaşkanı Erdoğan: Güvensizlik ve huzursuzluk ortamına müsaade etmedik, etmeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin her ne surette olursa olsun bir güvensizlik ve huzursuzluk ortamına sürüklenmesine müsaade etmedik, etmeyeceğiz" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Güvensizlik ve huzursuzluk ortamına müsaade etmedik, etmeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (AA)

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tekirdağ Valiliği önündeki meydanda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Tekirdağ'ın tüm ilçelerine selamlarını gönderdi.

Murat Hüdavendigar'ın yadigarı olan ilin kendilerinin göz bebeği olduğunu, Tekirdağ'a hasbi ve yürekten bağlı olduklarını dile getiren Erdoğan, "3 Kasım 2002'den beri Tekirdağ'ın tercihi ne olursa olsun şehrimizi hiçbir zaman ihmal etmedik, kaderine terk etmedik. Her fırsatta Tekirdağ'ın misafiri olduk, ya partimizin kongreleri ya toplu açılış törenleri ya da seçim mitinglerimiz vesilesiyle şehrimize sık sık geldik, sizlerle hasret giderdik. Son olarak bundan 8 ay önce Tekirdağlı kardeşlerimizle birlikteydik. 14-28 Mayıs seçimlerinde temennimiz Tekirdağ'da Cumhur İttifakı'nın renkleriyle boyamaktı. Ancak bu arzumuzu maalesef gerçekleştiremedik." diye konuştu.

Bu nedenle kendilerini ve projelerini Tekirdağlı vatandaşlara tam olarak anlatamadıklarını, Tekirdağ'ı ikna etmeye yetersiz kaldıklarını düşündüklerini söyleyen Erdoğan, "Bu eksiğimizi 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri'nde telafi etmeye var mıyız? Bunun için önümüzde 50 gün var. Bu 50 günü çok iyi değerlendirmemiz lazım. Hata varsa düzeltecek, sıkıntı varsa giderecek şayet insanımıza ulaşma noktasında engeller varsa mutlaka aşacağız." ifadelerini kullandı.

"Hangi siyasi partiden olursa olsun seçmen velinimetimizdir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan çok daha fazla sayıda Tekirdağlının gönlüne girmenin yollarını arayacaklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

Ama hiçbir şart altında, tercihinden dolayı milletimizi asla yargılamayacak, milletimize karşı kesinlikle hürmetsizlik etmeyeceğiz. Kardeşlerim şunu bir kez daha samimiyetle ifade etmek isterim: Biz ayıran ve ayrıştıran değil, birleştiren bir anlayışla siyaset yapıyoruz. Biz, muhalefet gibi hatayı, kusuru, yanlışı, oy tercihinden dolayı seçmende değil, daima kendimizde arıyoruz. Bize oy versin veya vermesin, sandığa giden, özgür iradesini ortaya koyan kullandığı oyla demokrasimizin gücüne güç katan her bir vatandaşımızın başımızın üzerinde yeri vardır, hangi siyasi partiden olursa olsun seçmen velinimetimizdir.

"Bizde CHP'li belediye başkanları gibi milleti tehdit etmek olmaz"

Partilerini ve ittifaklarını rakiplerden ayıran temel vasıflarının bu olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

Bizde, CHP gibi vatandaşa 'Tıpış tıpış gideceksiniz, oyunuzu vereceksiniz.' diyen kibirli bir dil olamaz. Bizde oy tercihleri sebebiyle insanımızı 'makarnacı, kömürcü, göbeğini kaşıyan adam' yaftası vurarak aşağılama olmaz. Bizde sırf kendisine rey vermedi diye depremzedelere hakaret etmek, mağdurları gecenin bir yarısında kapı dışarı atmak olmaz. Bizde CHP'li belediye başkanları gibi 'Oy yoksa hizmet de yok' diye milleti açık açık tehdit etmek olmaz. Meselenin trajikomik tarafı CHP zihniyetinin sadece oy vermeyenlere değil, yüksek oranlarda oy veren il ve ilçelerimize dahi hizmet etmemesidir.

"Türkiye'yi yönetmeye namzet gördükleri zatı kendi partilerini yönetmeye yeterli görmediler"

Erdoğan, Tekirdağ Valiliği önündeki meydanda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, beceriksizlik, iş bilmezlik ve ideolojik bağnazlığın CHP'yi esir aldığını, nereye ellerini atsalar orasının adeta kuruduğunu, çöktüğünü ve çürüdüğünü söyledi.

CHP'nin idare ettiği illerde vatandaşların vizyoner projelerle tanışmayı bırakın klasik belediyecilik hizmetlerini bile almakta zorlandığına dikkati çeken Erdoğan, "Düşünebiliyor musunuz? Millet görev vermiş, yetki vermiş, imkan vermiş ama bunlar çıkıyor, temel atmamakla, asfalt dökmemekle, yol yapmamakla övünebiliyor. Kimi, belediye başkanı olduğu şehre fırsat bulursa veya yolu düşerse uğruyor. Yönetimdeki zafiyetlerinin faturasını ise ya hükümete ya vatandaşa keserek kendi kusurlarını örtmeye çalışıyor." diye konuştu.

Erdoğan, 14 ve 28 Mayıs'taki seçim süreci ile sonrasında buna bir kez daha şahit olduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

Depremzedelerimize bugün bile hatırladıkça onlar adına hicap duyduğumuz hakaretleri savurmaktan çekinmediler ama bir kez olsun kendilerini hesaba çekmediler. Bir defa bile egolarını ayaklar altına alıp vatandaşa öz eleştiri vermediler. Millete parmak sallamadan önce şöyle aynanın karşısına geçip, 'Acaba biz nerede hata yapıyoruz?' sorusunu kendilerine sormadılar. Bir günah keçisi bulup hiçbir şey olmamış gibi pişkince yollarına devam ettiler. Son seçim yenilgisinde tüm faturayı '13'üncü Cumhurbaşkanımız' diyerek yere göğe sığdıramadıkları Bay Kemal'e kestiler. Türkiye'yi yönetmeye namzet gördükleri zatı kendi partilerini yönetmeye yeterli görmediler.

"Anadolu insanını hiçbir zaman hizmete ve hürmete layık bulmadılar"

CHP başta olmak üzere muhalefetin mazisine bakıldığında bunun gibi sayısız garabet ve skandallarla karşılaşılacağını belirten Erdoğan, Türkiye'de CHP'nin tarihinin aynı zamanda millete ve milli iradeye meydan okumanın, milletin değerleriyle kavga etmenin tarihi olduğunu söyledi.

Erdoğan, CHP'nin Anadolu insanını hiçbir zaman hizmete ve hürmete layık bulmadığını dile getirerek, "Biraz emek verip, çalışıp, ter döküp seçmenin kalbini ve zihnini kazanmak yerine her zaman kolaya kaçtılar. Kimi zaman vesayet odaklarından kimi zaman emperyalist güçlerden kimi zaman da son seçimlerde olduğu gibi terör baronlarından medet umdular. Aylarca Kandil'deki terör elebaşları bunlar için açıkça oy istedi. Öyle mi? Kandil'den oy istediler. Benim Tekirdağlı kardeşim, Kandil'den oy isteyenlerin uzantılarına oy verir mi?" ifadelerini kullandı.

Seçimlere 50 gün kaldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "50 gün sonra sandıklarda bunlara gereken cevabı vermeye hazır mıyız? CHP ve şürekasından bir kez olsun bu utanmazlığa itiraz gelmedi. Bugün de kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzaktan kumanda ettiği yapılarla, dikkat edin çay demlemiyorsunuz ha, demlenerek seçim kazanmanın hesabını yapıyorlar. Niçin bu tür yollara tevessül ediyorlar biliyor musunuz? Çünkü bunların millete ve milli iradeye saygıları yok." diye konuştu.

"Bunlarda demokrasiye ve demokrasi kültürüne bağlılık yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Kadınlar ile 31 Mart'ta sandıkları patlatacaklarına inandığını belirterek, şunları söyledi:

Bunlarda demokrasiye ve demokrasi kültürüne bağlılık yok. Bunlarda kendini vatandaşa karşı sorumlu hissetme duygusu yok. Bunlarda istişare etmek, sokağa kulak vermek gibi bir alışkanlık yok. Bunlarda hatasından dolayı milletten helallik isteme diye bir erdem yok. Bunlarda Türkiye'yi büyütmek, Türkiye'ye ufuk çizmek, ülkemizin önünü açmak, şehirlerimizi yeni yatırımlarla geliştirmek gibi bir dert yok. Peki bunun yerine ne var? Tek parti dönemi faşizmine özlem var. Vatandaşa tepeden bakma hastalığı var. Terör örgütlerine şaşı bakma zihniyeti var. Siyasi ikballeri için her şeyi yapma omurgasızlığı var. Seçim meydanlarında tutamayacakları sözleri verme hainliği var. Çantada keklik gördükleri kupon belediyeler için meydan muharebesi verme ihtirası var. Bir de iradesine haciz koydukları vatandaşlarımızı korkutmak, ürkütmek, endişelerini istismar etmek var. Gençler, bugüne kadar hep bunu yaptılar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yalan ve istismar siyasetiyle bir şekilde gemilerini yürüttüler. Köken, inanç, meşrep, mezhep ve hayat tarzı üzerinden insanımıza korku salarak bir şekilde siyasi kariyerlerini garanti altına aldılar ama artık millet nazarında tüm kredilerini bitirmiş, sıfırı tüketmişlerdir." şeklinde konuştu.

"Önümüzdeki 50 gün boyunca her zamankinden çok daha fazla çalışacağız"

Erdoğan, Tekirdağ Valiliği önündeki meydanda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, CHP'nin istismar ve korku siyasetinin, 31 Mart'ta son bulacağını belirterek, AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın bu süreci kolaylaştıracağını söyledi.

Önlerindeki 50 gün boyunca her zamankinden çok daha fazla çalışacaklarını dile getiren Erdoğan, "Ana kademe çok daha fazla çalışmaya var mıyız? Kadın kolları, çok daha fazla çalışmaya var mıyız? Gençler çok daha fazla çalışmaya var mıyız?" diye sordu, mitinge katılanlar da "Evet" diye yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarının fitne girişimlerine karşı kimseyi ötekileştirmeyeceklerini, kutuplaştıranlardan ve gerilimi körükleyenlerden değil, kucaklaştıranlardan ve kardeşliği savunanlardan olacaklarını anlattı.

Hiçbir ayrım gözetmeden milletin tüm fertlerini bağırlarına basacaklarını ve Türkiye Yüzyılı'nın inşası için gece gündüz demeden çalışacaklarını ifade eden Erdoğan, hiçbir engelin kendilerini yollarından alıkoymasına izin vermeyeceklerini dile getirdi.

"Bir tanesi yakalandı, diğerlerini de inşallah yakalayacağız"

Erdoğan, dün AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay'ın seçim çalışmaları esnasında gerçekleşen menfur olayı bir kez daha lanetlediğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

Saldırıda yaralanan vatandaşımıza Rabb'imden acil şifalar diliyorum. İstanbul Emniyetimiz ve İstanbul Başsavcılığımız gerekli tahkikatı titizlikle yürütmektedir. Türkiye'nin her ne surette olursa olsun bir güvensizlik ve huzursuzluk ortamına sürüklenmesine müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Son 21 yıldır olduğu gibi terör örgütleriyle suç şebekeleriyle çetelerle şehir eşkıyalarıyla milletimizin canına ve malına kasteden tüm alçaklarla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu vesileyle dünkü hadise sonrasında farklı mecralardan geçmiş olsun dileklerini ileten tüm siyasi parti genel başkanlarına teşekkür ediyorum. Siyaset kurumunun bu konudaki hassas ve sorumlu tavrını demokrasimiz adına takdirle karşıladığımızı burada tekrar ifade etmek istiyorum. Bir tanesi yakalandı şu anda, diğerlerini de inşallah yakalayacağız.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı'ya da rahmet diyerek, ailesine ve parti teşkilatına başsağlığı dileklerini iletti.

"Devletimizin şefkat eli deprem bölgesinin her daim üzerindedir"

Geçen hafta "asrın felaketi" olarak nitelenen 6 Şubat depremlerinin 1. yılı olduğunu anımsatan Erdoğan, "53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz bu büyük afetin yıl dönümünü deprem bölgesinde geçirdik. Depremzedelerimizle kucaklaştık, dertleştik." ifadesini kullandı.

Bu zor günde devlet olarak depremzedelerin yanlarında olduklarını, acılarını samimiyetle paylaştıklarını gösterdiklerini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Hükümetimizin deprem bölgesini asla ihmal etmediğini ve etmeyeceğini çok açık ve net biçimde ziyaretimizde bir kez daha ortaya koyduk. Bu vesileyle yapımı tamamlanan afet konutları ve köy evleri kuralarını çekerek, hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Yani yalan yok, laf ola beri gele yok ve şu anda bütün illerimizi dolaşıyoruz ve hak sahiplerine de konutlarını teslim ediyoruz. Ziyaret ettiğim 5 ilimizde bizzat teslim ettiğimiz konut ve köy evi sayısı 31 binden fazladır. Deprem turistleri görmese ve kabul etmese de devletimizin şefkat eli deprem bölgesinin her daim üzerindedir. Durmak yok, durmak yok. Bu gerçeği yurt dışından bölgeyi ziyarete gelen yabancı basın mensupları da açıkça dile getirmektedir. Sadece 11 ilimizi ve 14 milyon insanımızı değil, 85 milyon olarak hepimizi acıya boğan bu afetin üstesinden Allah'ın izniyle geliyoruz ve geleceğiz. Her zaman söylediğimiz gibi gideni geri getiremeyiz ama maddi zararları telafi etmek mümkündür.

"31 Mart'tan sonra kentsel dönüşüm süreçlerini daha da hızlandıracağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin kendilerine hatırlattığı en önemli hususun, depreme dayanıklı binalar ve konutlar yapmaları gerektiği olduğunu kaydetti.

TOKİ vasıtasıyla son 21 yılda 1 milyon 300 binden fazla konut üreterek bu konuda ciddi mesafe katettiklerine dikkati çeken Erdoğan, "Aynı şekilde kentsel dönüşüm projelerini destekleyerek, teşvik ederek hukuki süreçlerini basitleştirerek kararlılığımızı ispat ettik." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, tüm bunların, muhalefetin engelleme çabalarına rağmen yapıldığına vurgu yaparak, şöyle devam etti:

Sizler de gayet iyi biliyorsunuz TOKİ ve kentsel dönüşüm meselesinde bize demediklerini bırakmadılar. Vatandaşımızın zihnini bulandırmak için ortaya olmadık yalanlar attılar. Mahalle ve apartman sakinlerini örgütleyerek, kışkırtarak, hukuki destek altında provoke ederek kentsel dönüşüm projelerini provoke ettiler. Reklama verdikleri önemin yarısını yönettikleri şehirlerin depreme dirençli hale getirilmesine vermediler. Kentsel dönüşümle şehrini depreme hazırlamak yerine vatandaşın önüne geçip eylem yapan, nümayiş belediye başkanları bile gördük. Maalesef aynı aymazlığı bugün de sergiliyorlar. Daha 1 sene önce yaşadığımız büyük acıya ve yıkıma rağmen illerimizi afetlere hazırlamak konusunda elle tutulur somut hiçbir adım atmıyorlar. Benzer çarpık bakış açısının Tekirdağ'da da olduğunun farkındayım. 31 Mart'tan sonra hükümet, belediye el ele vermek suretiyle işbirliği içinde kentsel dönüşüm süreçlerini daha da hızlandıracağız. Çarpık ve sağlıksız yapılaşmanın yaygın olduğu, deprem riski yüksek illerimize daha fazla yoğunlaşacağız.

"Genç, dinamik bir yapıyla Tekirdağ'ı ayağa kaldıracağız"

Tekirdağ Valiliği önündeki meydanda düzenlenen mitingde konuşan Erdoğan, Tekirdağ'ı, Cumhur İttifakı Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cüneyt Yüksel'le tüm ilçelerde el ele vermek suretiyle yeniden ayağa kaldıracaklarını söyledi.

"Yeniden Tekirdağ" dediklerini ifade eden Erdoğan, "Genç, dinamik bir yapıyla Tekirdağ'da merkezi yönetim ve Tekirdağ Belediyemiz, el ele vereceğiz ve Tekirdağ'ı ayağa kaldıracağız. Tekirdağ'ın da bu süreçte bizlere destek vereceğine, bu mücadelemizde bizleri yalnız bırakmayacağına inanıyorum. Biz, Tekirdağ'ı tıpkı hükümet işlerinde olduğu gibi yerel yönetim tarafında da hak ettiği hizmetlerle buluşturmak istiyoruz. Tekirdağ'ın AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gerçek belediyecilik vizyonuna acil ihtiyacı olduğu açıktır. İnşallah 31 Mart yerel seçimleri bu noktada, Tekirdağ'ımız için bir milat olacaktır." diye konuştu.

Erdoğan, Tekirdağlıların 31 Mart'ta sandıklara gittiğinde en doğru, en isabetli kararı vereceğinden şüphe duymadığını dile getirerek, meydandakilere, "Gençler öyle mi? Şimdi Tekirdağ'a soruyorum, hazır mıyız? Tekirdağ, 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart'ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuza sıkı sıkıya sahip çıkmaya var mıyız? Seçim akşamı Tekirdağ'la birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı'nın renkleriyle boyamaya var mıyız?" sorularını yöneltti.

Meydandakilerin, "Evet" yanıtı üzerine Erdoğan, "Rabb'im hepinizden razı olsun." karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet ve eser siyasetlerinin en yakın şahidinin Tekirdağ olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

Son 21 yılda Tekirdağ'a güncel rakamlarla toplamda 157 milyar liralık yatırım yaptık. 4 bin 149 adet yeni derslik inşa ettik. Namık Kemal Üniversitesini ilimize kazandırdık. 4 bin 973 kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Şehrimize farklı branşlarda toplam 45 spor tesisi yaptık. Şehrimiz için Tekirdağ'da, Hayrabolu'da ve 2 tane Çorlu'da olmak üzere toplam 7 millet bahçesi projemiz bulunuyor. Çorlu ve Süleymanpaşa, Yavuz millet bahçemizin yapımını tamamladık. Diğer millet bahçelerimizin projelendirme çalışmaları devam ediyor. İnşallah en kısa sürede tamamlamayı hedefliyoruz. Kentsel dönüşümde riskli yapı olarak tespit edilen 2 bin 919 konut ve 469 iş yerinin dönüşümünü sağladık.

İktidara geldiklerinde Takirdağ'da 2 adet atık su arıtma tesisiyle nüfusun yüzde 21'ine hizmet verilirken bugün 19 atık su arıtma tesisiyle nüfusun tamamına hizmet götürüldüğüne işaret eden Erdoğan, "Şehrimizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 3,5 milyar liralık sosyal yardım yaptık. Sağlıkta, toplamda 1546 yataklı, 15'i hastaneden oluşan toplam 33 sağlık tesisi inşa ettik. Bunları biz yaptık. Ülkemize kazandırdığımız 17'nci şehir hastanemiz olan Tekirdağ Şehir Hastanemizi tamamlayıp Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesini Tekirdağ'ın hizmetine sunduk. 100 yataklı Kapaklı Devlet Hastanemizin inşası devam ediyor. Tekirdağ'ımız için ihale, proje ve arsa aşamasında 16 adet sağlık tesisimiz bulunuyor. 86 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 323 kilometre ilaveyle 409 kilometreye çıkardık." ifadelerini kullandı.

"Trafikte azalma sağlayarak zaman ve yakıt kayıplarının önüne geçeceğiz"

Erdoğan, Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyolu projesinin şehir ve bölge için çok mühim olduğunu vurgulayarak, "Bu otoyolumuzun Malkara, Çanakkale, 1915 Çanakkale Köprüsü dahil, kesimini ne yaptık? Tamamladık. Kınalı-Malkara kesiminin de tamamlanmasıyla trafikte azalma sağlayarak zaman ve yakıt kayıplarının önüne geçeceğiz. Yapımı süren Kuzey Marmara Otoyolu'nun Başakşehir-Nakkaş arası ile Kınalı-Malkara Otoyolu kesiminin bitirilmesiyle Marmara Bölgesi'nin otoyol ringi tamamlanmış olacak." diye konuştu.

Kapaklı Köprülü Kavşağı ve bağlantı yollarını tamamladıklarını dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

İstanbul, Halkalı, Pehlivanköy, Demirköprü ve Pehlivanköy Hudut arasındaki demir yolunu yenileyerek modernize ettik. 31 kilometre uzunluğundaki Tekirdağ-Muratlı arasındaki demir yolunu çift hatlı, elektrikli ve sinyalli hale getirdik. Asya-Avrupa koridorunun ilk parçasını oluşturan Halkalı-Kapıkule hızlı tren projemizle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. İki kesimden oluşan bu projenin 153 kilometrelik Çerkezköy Kapıkule kesimi ve 76 kilometrelik Halkalı-Çerkezköy hattındaki çalışmalar devam ediyor. Şehrimiz için önemi yüksek bir diğer projemiz Tekirdağ-Çerkezköy Lojistik Merkezi İntermodal Terminali projesidir. Projenin etüt, fizibilite ve operasyonel plan çalışmaları ile kamulaştırması büyük oranda bitti, yapım ihalesi için çalışmalarımız sürüyor.

"Tekirdağlı çiftçilerimize toplamda 6,2 milyar lira tarımsal destek verdik"

Erdoğan, Tekirdağ Valiliği önündeki meydanda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Tekirdağlı çiftçilere toplamda 6,2 milyar lira tarımsal destek verdiklerini aktardı.

Tekirdağ'da 3 baraj, 2 gölet, 2 yeraltı depolama tesisi ile 4 gölet ve 7 atık su arıtma tesisini hizmete aldıklarına işaret eden Erdoğan, son 21 yılda inşa ettikleri sulama tesisleriyle 30 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayata geçirdikleri projelerle Ergene Nehri'nin su kalitesinde iyileşme sağlandığını ve kirliliğin azaldığını belirterek, Ergene Havzası'nda son teknolojiye sahip 18 ileri biyolojik atık su arıtma tesisi inşa edip hepsini hizmete aldıklarını, bu 18 tesisin 11'ini Tekirdağ'da yaptıklarını ifade etti.

Tekirdağ'a son 21 yılda 14 yeni organize sanayi bölgesi, 2 endüstri bölgesi, 1 teknopark ve 54 araştırma geliştirme merkezi kurduklarını anlatan Erdoğan, şehrin bütün ilçelerine doğal gaz arzını verdiklerini kaydetti.

"Siyasetteki gayemiz, mensubu olmaktan şeref duyduğumuz aziz milletimize aşkla hizmettir"

Bunların 21 yılda şehre kazandırdıkları yatırım, hizmet, proje ve eserlerin sadece özeti olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

Şehrimizin eksiklerini giderme, ihtiyaçlarını karşılama, sorunlarına çözüm bulma noktasında çok daha fazlasını yaptığımızı sizler zaten biliyorsunuz. Şunu lütfen unutmayın: Bizim siyasetteki gayemiz, mensubu olmaktan şeref duyduğumuz aziz milletimize aşkla hizmettir. 81 vilayetin tamamı, 780 bin kilometrekarenin tamamı bizim nazarımızda aynıdır, eşittir. Biz Türkiye'yi bir bütün olarak kalkındırmanın, büyütmenin, yüceltmenin çabasındayız. Tüm bu mücadeleyi koltuk veya siyasi ikbal uğruna değil, evlatlarımıza daha müreffeh, daha güçlü ve itibarlı bir Türkiye bırakmak için yapıyoruz. Biz ne diyoruz? 'Biz, bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.

Erdoğan, her fani gibi kendilerinin de eksiği ve hatası olabileceğini, gücünü aşan sebeplerle ortaya çıkan bazı aksaklıkların bulunabileceğini belirterek, "Gün olacak bizler de emaneti sahibine teslim edeceğiz. İlanihaye yaşamak var mı, yok. İşte kızımız (Fatma Sevim Baltacı) kadın kollarımızda başkan yardımcısıydı. Dün akşam maalesef emaneti sahibine teslim etti. Şimdi de yetişebilirsem inşallah ben de cenaze merasimine yetişme arzusundayım. Yol arkadaşımız, dava arkadaşımız bu kardeşimizin cenazesinde bulunmak bizler için bir görev." dedi.

"Sadece hizmet edecek ehil isimleri aday olarak belirledik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 85 milyonun her bir ferdinin, devletin bekası, milletin huzuru, evlatların aydınlık yarınları için döktükleri terin tanığı olduğunu vurguladı.

Erdoğan'ın "31 Mart'ta Tekirdağ'da artık bir yola ama yepyeni bir yola girelim.' diyorum. Öyleyse ne yapacağız, şu 50 günde çok çalışmaya var mıyız?" ifadesi üzerine alandaki katılımcılar, "evet" yanıtını verdi.

Tekirdağ'ın CHP'nin korku ve istismar üzerine kurulu esersizlik siyasetine mecbur ve mahkum olmadığının altını çizen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

Tekirdağ, gelişme ve ilerleme yerine CHP'nin beceriksiz yönetimi altında hayatta kalma mücadelesi vermeye mahkum değildir. Tekirdağ'da muhalefetin sömürdüğü sahte ve sanal kaygılar hizmetin önüne artık geçmemelidir. Tekirdağ mevcut durumdan çok daha iyisini hak ediyor. Tekirdağ büyükşehir kimliğine uygun hizmetleri artık fazlasıyla hak ediyor. Gelin, hep birlikte Tekirdağ'ı içine düştüğü bu dehlizden çıkaralım. Gelin, Tekirdağ'ı Cumhur İttifakı'nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturalım. Bu konuda şehrimize her açıdan çağ atlatacak güçlü bir kadro kurduk. Başka hesaplar peşinde koşmadan, sadece hizmet edecek, her anınızda hep yanınızda olacak ehil isimleri aday olarak belirledik.

"31 Mart akşamı Tekirdağ'dan müjdeli haberler bekliyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen günlerde tüm adayların tanıtımının yapıldığını, belediye başkan adaylarının tamamına güvendiklerini ve inandıklarını belirterek, "Kararlıyız ve kazanacağız." dedi.

Tekirdağ'ın tercihinin de başta büyükşehir olmak üzere bu sefer Cumhur İttifakı'ndan yana olmasını temenni ettiklerini dile getiren Erdoğan, "Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı ben sizlere emanet ediyorum. 31 Mart akşamı Tekirdağ'dan müjdeli haberler bekliyorum." diye konuştu.

Erdoğan, alandaki katılımcılara yönelttiği "Tekirdağ, 31 Mart'ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Tekirdağ, 31 Mart'ta Cumhur İttifakı'na destek veriyor muyuz?" sorulara gelen "evet" yanıtının ardından "Rabb'im yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Rabb'im bizleri utandırmasın, mahcup etmesin." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına son vermeden önce alandakilerle beraber, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız." sözlerini tekrarladı.

Konuşmasının ardından Erdoğan, Cumhur İttifakı'nın Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cüneyt Yüksel ve ilçe belediye başkan adaylarıyla birlikte vatandaşları selamladı.

Mitinge, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da katıldı.



Erdoğan ve Tebbun, Türkiye-Cezayir Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık etti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya geldi (TCCB)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya geldi (TCCB)
TT

Erdoğan ve Tebbun, Türkiye-Cezayir Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık etti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya geldi (TCCB)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Perşembe günü Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya geldi (TCCB)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, perşembe günü Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına iki ülkeden bakanların katılımıyla başkanlık etti.

Konsey toplantısı öncesinde Erdoğan ile Tebbun, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf’ın da katıldığı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler ve bunların farklı alanlarda geliştirilmesi ele alınırken, başta Gazze’deki durum ve “barış planının” ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik çabalar olmak üzere bölgesel ve uluslararası meseleler değerlendirildi.

Türk Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına göre görüşmelerde ayrıca İran’daki savaşın bölgeye etkileri, Hürmüz Boğazı meselesi ve İran ile ABD arasında çözüm sağlanmasına yönelik girişimler de masaya yatırıldı. Erdoğan ve Tebbun, bu çabalara destek verdiklerini vurguladı.

Taraflar ayrıca Libya’daki gelişmeleri, seçimlerin yapılması ve siyasi tıkanıklığın sona erdirilmesine yönelik çabaları değerlendirdi. İki lider, Libya’nın birliği ve istikrarına desteklerini yineledi.

Görüşmelerde Mali’de askeri noktalara yönelik saldırıların ardından ortaya çıkan durum da ele alındı. Erdoğan ile Tebbun, Mali’nin birliğinin desteklenmesi konusunda görüş birliği içinde olduklarını ifade etti.

rgrg
Ankara'da dün (Perşembe) Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısından önce, iki ülkenin dışişleri bakanlarının da katılımıyla Erdoğan ve Tebbun arasında bir görüşme gerçekleşti.(TCCB)

Tebbun, çarşamba günü üç günlük resmi ziyaret kapsamında Türkiye’ye gelmiş, Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından karşılanmıştı. Bu ziyaret, Tebbun’un cumhurbaşkanı olduktan sonra Türkiye’ye gerçekleştirdiği üçüncü ziyaret oldu.

Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, perşembe günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cezayir Cumhurbaşkanı için resmi karşılama töreni düzenledi. Ardından başlayan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısında ekonomi, ticaret, yatırım, savunma, eğitim, sağlık, enerji ve turizm başta olmak üzere birçok alandaki iş birliği ile ilişkilerin geliştirilmesi ele alındı.

Türkiye ile Cezayir, Erdoğan’ın Ocak 2020’de Cezayir’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, iki ülke arasında 23 Mayıs 2006’da imzalanan Dostluk ve İşbirliği Anlaşması temelinde konseyin kurulmasına ilişkin ortak bildiriyi imzalamıştı.

Konseyin enerji, sanayi, savunma ve ortak bölgesel siyasi meselelerde koordinasyonu güçlendirmesi hedefleniyor.

Toplantıya iki ülkeden dışişleri, içişleri, sanayi, enerji, tarım, ticaret, aile ve sosyal güvenlik bakanları da katıldı. Bakanlar, ikili ilişkilerin farklı sektörlerde geliştirilmesine yönelik görüşmeler gerçekleştirdi.

İki ülke, halen 6 milyar dolar seviyesinde bulunan ticaret hacmini kısa sürede yıllık 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Türkiye, hidrokarbon sektörü dışında Cezayir’deki en büyük yabancı yatırımcılardan biri konumunda bulunuyor. Türk yatırımları 6 milyar doları aşarken, bu alanda Fransa’yı geride bırakmış durumda.

fedv
Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Tebbun’e için resmi karşılama töreni düzenledi.

Türk yatırımları ağırlıklı olarak sanayi, özellikle demir-çelik ve tekstil sektörleri ile hizmet alanlarında yoğunlaşıyor. Bu sektörlerde faaliyet gösteren yaklaşık 1400 Türk şirketi bulunuyor.

Türkiye, 2025 yılında Cezayir’den sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithal eden ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor. İki ülke arasında uzun vadeli anlaşmalar bulunurken, bunlar arasında Türkiye’ye yılda 4 milyar metreküp LNG tedarikini öngören sözleşme de yer alıyor.

Tebbun’un, Türkiye’den daha fazla destek sağlamayı ve Türkiye’yi Cezayir ekonomisi açısından stratejik öneme sahip projelere dahil etmeyi amaçladığı belirtiliyor. Bu projeler arasında Mali ve Nijer sınırına uzanan güney demiryolu hattı da bulunuyor. Türkiye ise Afrika’daki varlığını güçlendirmeye ilgi gösterirken, dünyanın en büyük demir cevheri rezervlerinden biri kabul edilen Gara Cebilet madeninin işletilmeye başlanmasının ardından demir-çelik alanındaki yatırımlarını genişletmeyi hedefliyor.

sdcds
Erdoğan ve Tebbun arasında Perşembe günü gerçekleşen ikili görüşmelerden bir kare (TCCB)

Türkiye-Cezayir ilişkileri 2019’dan bu yana önemli ölçüde gelişme kaydetti. Erdoğan ile Tebbun karşılıklı olarak birçok ziyaret gerçekleştirirken, Erdoğan, 2019 sonunda cumhurbaşkanı seçilen Tebbun’un ardından 2020 başında Cezayir’i ziyaret eden ilk devlet başkanı olmuştu.

Erdoğan Kasım 2023’te Cezayir’i ziyaret ederken, Tebbun da 2022 ve 2023 yıllarında Türkiye’ye gelmişti. Bu ziyaretlerde iki ülke arasında çok sayıda anlaşma, mutabakat zaptı ve iş birliği protokolü imzalandı.


Erdoğan ve Tebbun, Türkiye ile Cezayir arasındaki "Stratejik İşbirliği Konseyi"nin ilk toplantısına başkanlık etti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun ile bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun ile bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan ve Tebbun, Türkiye ile Cezayir arasındaki "Stratejik İşbirliği Konseyi"nin ilk toplantısına başkanlık etti

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun ile bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Ankara'da Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun ile bir araya geldi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Recep Tayyip Erdoğan ile Abdelmecid Tebbun, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde iki ülkeden bakanların katılımıyla Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık etti.

Konsey toplantısı öncesinde Erdoğan ve Tebbun, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cezayir Dışişleri Bakanı Ahmed Attaf’ın da bulunduğu bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin farklı alanlarda geliştirilmesi, bölgesel ve uluslararası meseleler ile özellikle Gazze’deki durum ve “barış planının” ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik çabalar ele alındı.

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına göre görüşmede ayrıca İran’daki savaşın bölgeye etkileri, Hürmüz Boğazı meselesi ve İran ile ABD arasında çözüm bulunmasına yönelik diplomatik girişimler de değerlendirildi. Erdoğan ve Tebbun, söz konusu çabalara destek verdiklerini ifade etti.

Liderler ayrıca Libya’daki gelişmeleri, seçimlerin gerçekleştirilmesine ve siyasi tıkanıklığın sona erdirilmesine yönelik girişimleri görüştü. İki cumhurbaşkanı, Libya’nın birliği ve istikrarına desteklerini yineledi.

Ankara'da dün, Stratejik İşbirliği Konseyi (Türkiye Başkanlığı) toplantısından önce, iki ülkenin dışişleri bakanlarının da katılımıyla Erdoğan ve Tebbun arasında bir görüşme gerçekleşti.Ankara'da dün, Stratejik İşbirliği Konseyi (Türkiye Başkanlığı) toplantısından önce, iki ülkenin dışişleri bakanlarının da katılımıyla Erdoğan ve Tebbun arasında bir görüşme gerçekleşti.

Görüşmelerde, askeri noktalara yönelik saldırıların ardından Mali’deki güvenlik ve mali durum da ele alındı. Erdoğan ve Tebbun, Mali’nin birliğinin korunması konusunda ortak görüş beyan etti.

Tebbun, üç gün sürecek resmi ziyaret kapsamında çarşamba günü Ankara’ya geldi. Cezayir Cumhurbaşkanı, Esenboğa Havalimanı’nda Erdoğan tarafından karşılandı. Bu ziyaret, Tebbun’un cumhurbaşkanı olduktan sonra Türkiye’ye gerçekleştirdiği üçüncü ziyaret oldu.

Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Tebbun için resmi karşılama töreni düzenledi. Ardından gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısında ekonomi, ticaret, yatırım, savunma, eğitim, sağlık, enerji ve turizm alanlarında iş birliği ile ilişkilerin geliştirilmesi konuları masaya yatırıldı.

Türkiye ile Cezayir, söz konusu konseyin kurulmasına ilişkin ortak bildiriyi Erdoğan’ın Ocak 2020’de Cezayir’e yaptığı ziyaret sırasında imzalamıştı. Konsey, iki ülke arasında 23 Mayıs 2006’da imzalanan Dostluk ve İşbirliği Anlaşması temelinde oluşturuldu.

Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Tebbun için resmi karşılama töreni düzenledi.Erdoğan, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Tebbun için resmi karşılama töreni düzenledi.

Konseyin; enerji, sanayi, savunma ve ortak bölgesel siyasi konularda koordinasyonun güçlendirilmesini hedeflediği belirtildi.

Toplantıya iki ülkeden dışişleri, içişleri, sanayi, enerji, tarım, ticaret, aile ve sosyal güvenlik bakanları da katıldı. Bakanlar, farklı sektörlerde ikili ilişkileri ele almak üzere çeşitli görüşmeler gerçekleştirdi.

Türkiye ve Cezayir, mevcut 6 milyar dolarlık ticaret hacmini kısa sürede yıllık 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Türkiye, hidrokarbon sektörü dışında 6 milyar doları aşan yatırımla Cezayir’deki en büyük yabancı yatırımcılar arasında yer alıyor ve bu alanda Fransa’yı geride bırakıyor.

Türk yatırımları ağırlıklı olarak sanayi, özellikle demir-çelik ve tekstil sektörleri ile hizmet alanlarında yoğunlaşıyor. Bu sektörlerde yaklaşık bin 400 Türk şirketi faaliyet gösteriyor.

Türkiye, 2025 itibarıyla Cezayir’den sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithal eden ülkeler arasında ilk sırada bulunuyor. İki ülke arasında Türkiye’ye yıllık 4 milyar metreküp LNG tedarikini kapsayan uzun vadeli anlaşmalar da bulunuyor.

Tebbun’un, Türkiye’nin Afrika’daki varlığını güçlendirme politikası kapsamında Ankara’dan daha fazla destek ve yatırım talep ettiği belirtildi. Bu kapsamda Mali ve Nijer sınırına uzanan güney demiryolu projeleri ile dünyanın en büyük demir cevheri rezervlerinden biri kabul edilen Gara Cebilet madeninin işletilmesine yönelik Türk yatırımlarının genişletilmesi gündemde yer aldı.

Erdoğan ve Tebbun arasında dün gerçekleşen ikili görüşmelerden (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan ve Tebbun arasında dün gerçekleşen ikili görüşmelerden (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye-Cezayir ilişkileri 2019’dan bu yana önemli ölçüde gelişme gösterdi. Erdoğan ile Tebbun karşılıklı ziyaretlerde bulunurken, Erdoğan 2020 başında Tebbun’un cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Cezayir’i ziyaret eden ilk devlet başkanı olmuştu.

Erdoğan Kasım 2023’te Cezayir’i ziyaret ederken, Tebbun da 2022 ve 2023 yıllarında Türkiye’ye gelmişti. Söz konusu ziyaretlerde iki ülke arasında çok sayıda anlaşma, mutabakat zaptı ve iş birliği protokolü imzalandı.


Suudi Arabistan ile Türkiye arasında diplomatik ve özel pasaport sahiplerine vize muafiyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çarşamba günü Ankara'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti; görüşmede mevkidaşı Fidan’da hazır bulundu (SPA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çarşamba günü Ankara'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti; görüşmede mevkidaşı Fidan’da hazır bulundu (SPA)
TT

Suudi Arabistan ile Türkiye arasında diplomatik ve özel pasaport sahiplerine vize muafiyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çarşamba günü Ankara'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti; görüşmede mevkidaşı Fidan’da hazır bulundu (SPA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çarşamba günü Ankara'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nı kabul etti; görüşmede mevkidaşı Fidan’da hazır bulundu (SPA)

Suudi Arabistan ile Türkiye, diplomatik ve özel pasaport hamilleri için karşılıklı vize muafiyeti anlaşması imzaladı.

İmza töreninin ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ı çarşamba günü Ankara’da kabul etti.

Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA’dan aktardığı habere göre görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ele alındı; ortak çıkarları gözeten iş birliğinin geliştirilmesi ile bölgesel güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik adımlar değerlendirildi.

Anlaşma, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından, Ankara’da düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi’nin üçüncü toplantısının ardından imzalandı.

İkili temaslar

Fidan ve Bin Ferhan, konsey toplantısı öncesinde gerçekleştirdikleri ikili görüşmede, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin tüm alanlarda geliştirilmesi imkânlarını ele aldı. Görüşmede ayrıca uluslararası meseleler ve bölgedeki gelişmeler masaya yatırıldı. Özellikle Gazze’deki durum, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları ve Suriye topraklarında genişleme girişimleri ile İran’daki savaş ve bunun bölgeye etkileri ve savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabalar değerlendirildi.

dsedfvfd
Ankara'da bugün (Çarşamba) düzenlenen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi'nin üçüncü toplantısı öncesinde Fidan ve Bin Ferhan arasında gerçekleşen görüşmelerden bir sahne (Türk Dışişleri Bakanlığı)

Diplomatik kaynaklara göre iki bakan, Gazze’de barış anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının sürdürülmesi ve yeniden imar çalışmalarının başlatılmasının önemini vurguladı. Ayrıca İsrail’in bölgedeki genişlemeci uygulamalarının durdurulması, İran’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik çabaların desteklenmesi ve Tahran ile Washington arasında nihai bir anlaşmaya varılması gerektiği ifade edildi. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin yeni gerilim ve provokasyonlara yol açmaması gerektiği de dile getirildi.

Bakanlar ayrıca bölge ülkelerinin sorunlarını kendi aralarında çözmesi gerektiğini, “bölgesel sahiplenme” ilkesi çerçevesinde dış müdahalelere izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Her iki taraf, Ortadoğu’daki sorunların çözümü için diplomatik çabaların sürdürülmesi ve meselelerin diyalog yoluyla çözüme kavuşturulması gerektiğinin altını çizdi.

cdvvf
Ankara'da bugün (Çarşamba) düzenlenen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi'nin üçüncü toplantısından bir kare (Türk Dışişleri Bakanlığı)

Üçüncü Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi toplantısına eş başkanlık eden bakanlar, savunma, enerji ve turizm başta olmak üzere ekonomik, ticari ve yatırım alanlarındaki ilişkileri gözden geçirdi. Ayrıca bölgesel ve uluslararası meselelerde siyasi koordinasyonun sürdürülmesinin önemine dikkat çekildi.

İş birliği mekanizması

2016 yılında kurulan Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi, iki ülke arasında kurumsal çerçevede iş birliği ve istişareyi geliştirmeyi amaçlayan bir mekanizma olarak faaliyet gösteriyor.

Konseyin ilk toplantısı 7-8 Şubat 2017’de Ankara’da, ikinci toplantısı ise 18 Mayıs 2025’te Riyad’da düzenlendi.

Konsey bünyesinde beş alt komite bulunuyor: Siyasi ve diplomatik komite, askeri ve güvenlik komitesi, kültür-spor-medya ve turizm komitesi, sosyal kalkınma-sağlık-eğitim komitesi ile ticaret-sanayi-yatırım-altyapı ve enerji komitesi.

Alt komiteler düzenli aralıklarla toplanırken, son olarak siyasi ve diplomatik komite 28 Nisan’da çevrim içi olarak bir araya gelerek üçüncü konsey toplantısının hazırlıklarını gerçekleştirdi.