Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya artık sadece turizmin ve tarımın değil, diplomasinin de küresel yıldızlarından biri haline dönüşüyor. Dün başlayan ve üçüncüsü yapılan Antalya Diplomasi Forumu, bu yükselişin işaretlerinden biridir." dedi.

AA
AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş"

AA
AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Turgut Özal Spor Salonu önünde düzenlenen Antalya mitinginde vatandaşlara hitap etti.

"Akdeniz'i saran zümrüt yayılsın, her şeyinle güzellikte daimsin Antalya. Sevdasın, tutkusun, aşksın, gönlümde kurulu köşksün Antalya. Anlatmaya yetmez diller, sana çıkar bütün yollar Antalya." ifadeleriyle vatandaşları selamlayan Erdoğan, Antalya'da olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Erdoğan, bugünkü mitinge 80 bin kişinin katıldığı bilgisinin kendisine iletildiğini belirterek "10 binler Antalya'da bugün bizlerle beraber. Ne kadar kaldı şurada artık, 30 günümüz var. Ana kademe, kadın kolları, gençler, Cumhur İttifakı 31 Mart'a hazır mıyız? 31 Mart'ta yeniden Antalya diyor muyuz?" ifadelerini kullandı.

Vatandaşlardan "evet" yanıtını alan ve Antalya'nın ilçelerinin isimlerini tek tek sayarak yerel seçimde destek sözü alan Erdoğan, Antalya'nın yerel seçimlerde destan yazmaya hazırlandığını vurguladı.

"Antalya diplomasinin de küresel yıldızlarından biri haline dönüşüyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "buğulu gözlerle Akdeniz ufuklarını süzen" Antalya'nın, turizmiyle, tarımıyla, ticaretiyle ve hepsinden önemlisi insanıyla Türkiye'ye değer kattığına, huzur verdiğine işaret ederek "Antalya artık sadece turizmin ve tarımın değil, diplomasinin de küresel yıldızlarından biri haline dönüşüyor. İşte dün başlayan ve üçüncüsü yapılan Antalya Diplomasi Forumu, bu yükselişin işaretlerinden biridir." değerlendirmesinde bulundu.

Foruma binlerce kişinin katıldığına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Antalya artık sadece Türkiye'nin değil, dünyanın bütünleştiği bir yer. Bu tür organizasyonlar, şehrimizin marka değerinin artmasına da katkı sağlıyor. Bu vesileyle başta evladınız, yol arkadaşım Mevlüt Çavuşoğlu'na çok teşekkür ediyorum. Çünkü bu konuda önemli gayretleri oldu ve Diplomasi Forumu'nu buralara kadar getirdik. Biz de Antalya Diplomasi Forumu'nda dünyanın dört bir yanından gelen katılımcılara ülkemizi ve küresel meselelere yaklaşımımızı anlatma imkanı bulduk."

"Seçimler, siyasetçiler için hesap verme dönemleridir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü mitingde hem vatandaşlarla hasret gidermeyi hem de 31 Mart seçimlerinde destek talep etmek istediklerinin altını çizerek "Biliyorsunuz seçimler, siyasetçiler için hesap verme dönemleridir. Biz zaten yıllardır hesap verdik, hesap veriyoruz ama hesaptan kaçanlara da 31 Mart'ta hesap sormaya hazır mıyız? Gümbür gümbür 31Mart'a hazırlanıyor muyuz?" diye konuştu.

Alandakilerden "evet" yanıtını alan Erdoğan, "Hükümeti veya belediyeleri yönetmek için sandıkta yetki alan siyasetçiler, seçim meydanlarında yaptıklarının muhasebesini yapar, yapacaklarının sözünü verirler. Milletimiz bu süreçte gördüklerini, duyduklarını kendi iç dünyasında değerlendirir, verdiği kararı da sandıkta ilan eder. Antalya, şimdi geçtiğimiz 5 yılda büyükşehir ve ilçeleriyle, belediyelerini yönetenlere notlarını veriyor, önümüzdeki 5 yıl için aday olanları da ölçüp tartıyor." dedi.

"Her meselesinde Antalya'nın yanında yer almaya devam edeceğiz"

Cumhur İttifakı olarak büyükşehir ve ilçe adaylarıyla Antalya'ya hizmete talip olduklarını söyleyen Erdoğan, genel seçimlerde kendilerine cumhurbaşkanlığında yüzde 43, milletvekilliğinde ise yüzde 41 oy veren Antalyalılara teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tabii bu oy oranları, Antalya ile aramızdaki muhabbeti yansıtmaktan uzaktır. İnşallah hep birlikte 31 Mart'ta sandıkları Cumhur İttifakı oylarıyla patlatarak bunu telafi edeceğimize inanıyorum. Bugün buradaki şu muhteşem mitingimizin 31 Mart'taki zaferimizin müjdecisi olduğuna inanıyorum. Şimdi burada, sizlerden bunun sözünü almak istiyorum; Antalya, 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı belediyeciliği, gerçek belediyecilik için söz veriyor mu? Antalya, tercihini milli iradeden, gelişmeden, kalkınmadan yana kullanmak için söz veriyor mu? Sırtını Toroslar'a verip ayağını Akdeniz'e uzatan Antalya'nın sözünde duracağına ben yürekten inanıyorum. Biz de Cumhurbaşkanıyla, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla her meselesinde Antalya'nın yanında yer almaya devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı olarak, hükümet olarak, Cumhur İttifakı ve kabinenin ülke için iş başında, ülkenin yönetiminde olduğunu vurgulayarak "Şimdi Cumhur İttifakı ve şu anda da hükümet olarak iş başında olduğumuza göre, yerel yönetimi de 31 Mart'ta bize teslim ettiğinizde evelallah ülkeyi biz uçurmaya devam edecek miyiz? Öyleyse bu ülkeyi maalesef çöpten çukurdan, çamurdan çıkarmayanlara bir daha teslim edemeyiz." diye konuştu.

"Antalya'nın dünya şehri vasfını, her alanda güçlendirme konusundaki sözlerimizi yerine getireceğiz"

Antalya'nın dünya şehri vasfını, her alanda güçlendirme sözlerini yerine getireceklerini söyleyen Erdoğan, siyasi hayatları boyunca her zaman "ne aldanan olacağız ne aldatan olacağız" anlayışına sıkı sıkıya bağlı kaldıklarını söyledi.

Millete asla yalan söylemediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizi aldatmaya kalkanlar da eninde sonunda kendi kazdıkları kuyulara düştüler ama ülkemizde tüm sermayesi yalan ve aldatma üzerine kurulu bir zihniyet var ki bir türlü ıslah olmuyor. Bir türlü milletin safına katılamıyor. Bu faşist zihniyet tercihini ya vesayetçilerden ya darbecilerden ya emperyalistlerden, son dönemde de terör örgütlerinden yana kullanıyor." ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 31 Mart seçimlerine yönelik parti teşkilatıyla yaptığı konuşmayı hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Geçtiğimiz günlerde CHP'nin yeni genel başkanı, parti teşkilatının yöneticilerine seçim dönemine özel öğütler veriyor. Ne diyor? 'Gerçek niyetinizi saklayın', konuşmayın ki tepki almayın, polemiğe girmeyin ki zararlı çıkmayalım, susun ki yüreğinizdekilerden vatandaş haberdar olmasın.' diyor. Yani 'şu seçim geçene kadar sahte olun, gerçek yüzünüzü saklayın, milleti kandırın' diyor. Kim bu? CHP'nin genel başkanı. Akla bakar mısınız? Parti yöneticilerine, 'millete saygılı olun' demiyor da 'riyakarlık yaparak milleti kandırın' diyor. Teşkilatlarına 'dürüst davranın' demiyor da 'seçime kadar maskelerinizi takın ve sakın çıkarmayın.' diyor."

Tabii ne yapsalar boş, ne yapsalar beyhude. Hangi maskeyi takarsa taksınlar milletimiz bunların ne olduğunu artık gayet iyi biliyor ama niyetlerini ve taktiklerini kendi ağızlarıyla ikrar etmelerinden açıkçası biz memnuniyet duyduk. Görüldüğü gibi sandıkta hesaba çekilecekleri günler yaklaştıkça bunların ayakları titremeye başladı. Hangi kılığa gireceklerini, hangi yalana sarılacaklarını, hangi istikamete koşturacaklarını şaşırdı. CHP'nin genel başkanı önce İstanbul'da, Mersin'de ve kimi başka yerlerde DEM ile demlendi, ittifak yaptı. Bu iki parti aralarında yaptıkları gizli kapaklı anlaşmalarla belediye başkan adaylıklarını, meclis üyeliklerini, belediye yönetimlerini paylaştı."

"Riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş"

CHP Genel Başkanı Özel'in, CHP ve DEM Parti arasında yerel seçimlerdeki işbirliği iddialarına ilişkin açıklamasını anımsatan Erdoğan, "CHP Genel Başkanı çıkıp utanmadan, 'bizim DEM ile ittifakımız yok' diye demeç veriyor. Yalan bunların ağzına yuva yapmış, riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş. Herkesi kör, alemi sersem sanıyorlar." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Milletin feraset şamarı yüzlerine defalarca indiği halde bu aymazlıklarından bir türlü vazgeçmiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, nafile. Milletimiz sadece maskelerin arkasına sakladıkları gerçek yüzlerini değil, onların ciğerlerini biliyor. Bukalemun gibi renkten renge girseler de bu millet onları gördüğü her yerde tanır ve layık olduğu cevabı verir.

Biz milletimize sözümüz olan eser ve hizmet siyasetine devam ediyoruz. Türkiye'nin demokrasi ve kalkınma eksiklerini telafi ettiğimiz gibi bugünkü sıkıntılarını da yine biz çözeceğiz. Ülkemizi siyasetiyle, diplomasisiyle, sanayisiyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle dünyanın en üst sıralarına nasıl taşıdıysak Türkiye Yüzyılı ile zirveye de öyle çıkaracağız. Gerisinde 10 yıllık zorlu bir mücadelenin, bölgesel ve küresel krizin olduğu ekonomik sıkıntılarımızın çözümünde önemli mesafe katettik. İşte büyüme rakamları açıklandı. Türkiye geçtiğimiz yıl yüzde 4,5 oranında büyürken milli gelirimiz ne oldu? 1,1 trilyonu ve kişi başına milli gelirimiz ne oldu? 13 bin doları aştı. Nereden, nereye?"

"Antalya böyle zübük siyasetçi oyunlarına gelmez"

Tesis ettikleri kesintisiz büyüme iklimi sayesinde istihdamda üretimde, ihracatta, turizmde her yıl yeni rekorlar kırarak yola devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, "Tüm bunları söylerken çalışanları ve emekliler başta olmak üzere vatandaşlarımızın yaşadıkları zorlukları asla görmezden gelmiyoruz. Tam tersine bu sıkıntıların çözümünün üretiminin, büyümenin, yatırımdan, çalışmaktan, kazanmaktan geçtiğini de söylüyoruz." dedi.

Türkiye'nin kimi yerler gibi zahmetsiz gelir kaynaklarına sahip bir ülke olmadığını söyleyen Erdoğan, kendilerinin ne yapıyorlarsa alın teriyle yapacaklarını söyledi.

Bu şekilde ortaya çıkacak kazancı 85 milyonla bölüşeceklerinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Antalya her yıl milyonlarca turisti ağırlamazsa bereketli topraklarında yaz, kış üretim yapmazsa sahip olduğu refah seviyesini nasıl koruyacak? Aynı durum 81 vilayetimizin tamamı için de geçerlidir. Her kim karşınıza çıkıp da hesapsız kitapsız atıp tutuyorsa bilin ki size hiçbir şey vermeyeceği gibi elinizdekinden olmasına yol açacaktır. Antalya böyle zübük siyasetçi oyunlarına gelmez. Antalya, 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart'ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya, ana kademe, kadın kolları, gençler hazır mıyız? Antalya ile birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı'nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Antalya'nın altın çağını başlatmaya var mıyız?"



Suudi Arabistan ve Türkiye’den bölgesel ve küresel gelişmeler üzerine görüşme

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye’den bölgesel ve küresel gelişmeler üzerine görüşme

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün (Salı) Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda bir araya geldi. Görüşmede bölgesel ve küresel gelişmeler ile bu konularda yürütülen çalışmalar ele alındı. Ayrıca liderler, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin durumu ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, görüşmenin başında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılarken, Erdoğan da ziyaretten ve Suudi yetkililerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti. Erdoğan, Riyad’a gelişinde El-Yemame Sarayı’nda resmi törenle karşılandı.

fedvfedv
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafında Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölge Valisi Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Spor Bakanı Prens Abdülaziz bin Turki bin Faysal, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bandar, Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan, Kültür Bakanı Prens Badr bin Abdullah bin Farhan, Devlet Bakanı ve Güvenlik Danışmanı Dr. Musaad el-‘Aiban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasbi, Maliye Bakanı Muhammed el-Ced’an, Yatırım Bakanı Müh. Halid el-Falih, Ulaştırma ve Lojistik Hizmetler Bakanı Müh. Saleh el-Casser ile Türkiye Büyükelçisi Fahd Ebü’n-Nasr katıldı.

bgtbhgt
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın huzurunda tokalaştı. (SPA)

Türk tarafında ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Adalet ve Kalkınma Partisi Başkan Yardımcısı Efkan Ala, milletvekili İsmet Büyükataman, Türkiye’nin Riyad  Büyükelçisi Emrullah İşler, Milli İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Ofisi Müdürü Hasan Doğan ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç hazır bulundu.

dcdc
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’a ulaştığında bölge valisi yardımcısı tarafından karşılandı. (SPA)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad’a resmi ziyaret kapsamında bugün (Salı) geldi. Havalimanında kendisini Riyad Bölge Valisi Prens Muhammed bin Abdulrahman, Riyad Belediye Başkanı Prens Faysal bin Abdulaziz bin Ayaf, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasbi, Türkiye Büyükelçisi Emrullah İşler  ve Suudi yetkililer karşıladı.


Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
TT

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)

Suudi Arabistan’a resmi ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin bölgesel barış, istikrar ve refah açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Erdoğan, İran ve ABD arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduklarını belirterek, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel güvenlik mekanizmaları önerisi

Erdoğan, krizlerin önlenmesine yönelik bölgesel güvenlik mekanizmalarının kurulması çağrısında bulundu. Ziyaretinin gündeminde, başta Gazze’deki ateşkes ve Suriye’deki durum olmak üzere bölgesel meselelerin görüşülmesi, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve somut adımlar atılması hedeflerinin bulunduğunu aktardı.

Türkiye-Suudi Arabistan İşbirliği

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye ve Suudi Arabistan’ın tarihi ve köklü ilişkilere sahip iki dost ülke olduğunu belirterek, savunma sanayii işbirliğinin güven tesis etmeyi, kapasiteyi artırmayı ve teknolojiyi geliştirmeyi amaçladığını söyledi. Erdoğan, “Bu ilişkiyi yalnızca ikili gündemle sınırlı görmedik; bu değerli dostluk, bölgemizde barış, istikrar ve refah için stratejik öneme sahiptir” dedi.

fergb
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2022’de Ankara’daki görüşmeleri sırasında (SPA)

Erdoğan, ekonomik ilişkilerin ötesinde, koordinasyon ve ortak akılla istikrar sağlayacak bir yaklaşımın benimsendiğini ifade ederek, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile önceki görüşmelerde bölgesel ve uluslararası meselelerin ele alındığını ve ortak çalışmanın artırılmasına yönelik kararlılığın teyit edildiğini söyledi.

İkili ve bölgesel gündem

Cumhurbaşkanı, ziyaretin temel amacının bölgesel konularla ilgili istişareleri derinleştirmek ve ikili ilişkileri ileriye taşımak olduğunu belirtti. Ziyaret kapsamında iş dünyasıyla toplantıların da yapılacağı, ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.

Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması, sivillerin korunması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve zorunlu göçlerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, ikinci aşama barış planının başarısının ateşkesin güçlendirilmesine ve yeniden imar çalışmalarına bağlı olduğunu söyledi. Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak bu süreçte aktif rol oynayacağını belirtti.

efgthju
Erdoğan, geçen ekim ayında Gazze’de barış için Şarm El-Şeyh Anlaşması’na katılmıştı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ve yerinden edilmeleri sona erdirmeden herhangi bir çözümün mümkün olamayacağını vurguladı. Ateşkesin güçlendirilmesi, insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imarın acilen başlatılması gerektiğini söyledi. BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak İsrail’in Gazze’den kademeli şekilde çekilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte aktif rol oynayacağını ifade etti.

Güvenlik ve insanî önlemler

Erdoğan, barış gücü veya uluslararası misyon tartışmalarına ilişkin olarak, bu tür mekanizmaların yalnızca sivilleri koruma, insani yardımları ulaştırma ve kalıcı barışı sağlama amacıyla anlamlı olacağını ifade etti. Türkiye’nin gerekli koşullar sağlandığında, Gazze’de barışı sağlamak için askerî katkı da dahil olmak üzere her türlü desteğe hazır olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı, çözümün tek bir ülkenin veya tarafın varlığıyla sınırlandırılamayacağını belirterek, barış planının doğru koşullar, doğru otorite ve doğru hedefler üzerine kurulması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, çözümün meşruiyet kaynağının yalnızca Filistin halkının iradesi olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin rolünün, kalıcı ateşkes, adil barış, insani yardımlara erişim ve yeniden imar ile siyasi çözümü desteklemek olduğunu söyledi.

Suriye’de barış ve birlik

Erdoğan, Suriye’de hükümet ile “Suriye Demokratik Güçleri” arasındaki uzlaşma çabalarına değinerek, ülkenin savaş ve bölünme yıllarının ağır bedellerini ödediğini belirtti. Türkiye’nin önceliğinin Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak, ulusal birliği güçlendirmek ve devlet otoritesini tüm ülkeye yaymak olduğunu vurguladı.

evfedrv
Erdoğan, 24 Mayıs 2025’te Dolmabahçe Sarayı’nda Şara’yi kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı, çatışma bölgelerinin daraltılması ve sağlanan anlaşmaların ilerleme kaydettiğini, ancak saha gelişmelerinin tek başına kalıcı kazanımlar için yeterli olmadığını ifade etti. Toplumsal uzlaşının sağlanması ve merkezi hükümete destek verilmesinin önemine işaret eden Erdoğan, bunun kuzeydoğu Suriye’den güneyine, sahil bölgelerinden tüm ülkeye uygulanması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, Suriye’nin komşularına tehdit oluşturmayan, terör örgütlerine alan açmayan ve tüm toplumsal bileşenlerini eşit vatandaşlık temelinde kucaklayan bir ülke olmasının bölgesel istikrar açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu sürece Suudi Arabistan ve diğer dost ülkelerle birlikte aktif destek sağlayacağını belirtti.

Sudan’da barış çabaları

Sudan’daki savaşın bininci gününe yaklaşılırken Erdoğan, Türkiye’nin diplomatik çabalarla barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin Sudan’da güvenilir bir dış aktör olarak mevcut çabaları güçlendirdiğini belirten Erdoğan, TİKA ofisinin ve Türk Ziraat Bankası şubesinin açılması, THY seferleri ile bölgesel bağlantının artırıldığını ifade etti.

Türkiye’nin insani yardımlar kapsamında Sudan’a 12 bin 600 ton malzeme ve 30 bin çadır gönderdiğini hatırlatan Erdoğan, tarım, madencilik ve enerji alanlarındaki iş birliğinin sürdüğünü ve yeniden imar çalışmalarının değerlendirildiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin Suudi Arabistan, ABD ve Mısır ile iş birliğine de önem verdiğini belirtti.

Somali ve İsrail’in tanıma kararı

Erdoğan, İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararının meşruiyetinin olmadığını ve Türkiye’nin Somali’nin toprak bütünlüğünü savunmaya devam edeceğini vurguladı. Erdoğan, Netanyahu hükümetinin eylemlerinin Afrika Boynuzu’nda istikrarı tehdit ettiğini ve bu adımların tüm Afrika kıtasına risk oluşturduğunu belirtti. Erdoğan, bölgesel aktörlerin ve uluslararası kuruluşların bu karara karşı tavır almasını desteklediklerini ifade etti.

İran ve bölgesel arabuluculuk

Erdoğan, ABD-İran geriliminin önlenmesine yönelik olarak Türkiye’nin, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi bölge ülkeleriyle yürüttüğü istişare ve koordinasyon girişimlerine değindi. Türkiye’nin herhangi bir savaşın çıkmasına izin vermeyeceğini, diplomasi ve ortak akılla çözüm üretme ilkesini benimsediğini vurguladı. Erdoğan, Türkiye’nin İran’daki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve istikrarın sağlanmasına önem verdiğini belirtti.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberindeki heyetle birlikte Salı günü Suudi Arabistan’a resmi bir ziyaret kapsamında Riyad’a geldi.

Erdoğan’ı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman bin Abdülaziz, Riyad Belediye Başkanı Prens Faysal bin Abdülaziz bin Ayyaf, refakatçi bakan sıfatıyla Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Suudi Arabistan’ın Türkiye Ankara Fehd Ebu’n-Nasr, Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler ile bölge polis müdür vekili Tümgeneral Mansur bin Nasır el-Uteybi karşıladı.