Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda iftar yemeği verildi

Yemeğe katılan eski TBMM Başkanı ve başbakanlardan Binali Yıldırım, Gazze'de devam eden orantısız, acımasız ve soykırıma varan katliamın sona ermesi temennisinde bulundu

Suudi Arabistan Krallığı Büyükelçiliği Resmi X Hesabı
Suudi Arabistan Krallığı Büyükelçiliği Resmi X Hesabı
TT

Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda iftar yemeği verildi

Suudi Arabistan Krallığı Büyükelçiliği Resmi X Hesabı
Suudi Arabistan Krallığı Büyükelçiliği Resmi X Hesabı

Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda, eski TBMM Başkanı ve başbakanlardan Binali Yıldırım'ın da katıldığı bir iftar yemeği verildi.

Yıldırım'ın yanı sıra çok sayıda Türk akademisyen, yetkili ve basın mensubu, Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi Fehd Esad Ebu el-Nasr'ın verdiği iftar yemeğinde buluştu.

Büyükelçi basına yaptığı açıklamada, "İftar yemeğinde çok sayıda Türk dostu aramızda görmekten çok mutluyuz. İlerleyen günlerde de Türk kardeşlerimizle pek çok dostluk ve ilişki kurmayı sabırsızlıkla bekliyoruz." dedi.

Büyükelçi Nasr, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin, tarihi ve köklü olduğunu ve son dönemde büyük bir gelişme kaydettiğini kaydetti.

Yıldırım ise bu ramazana Gazze'de Filistin'de acımasız bir katliam devam ederken girdiklerini söyledi.

Kısa sürede bu orantısız, acımasız ve soykırıma varan katliamın sona ermesi temennisinde bulunan Yıldırım, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Gazze'de ateşkesle ilgili aldığı son kararın ümit verici olduğunu söyledi.

Son yıllarda, özellikle Suudi Arabistan-Türkiye ilişkilerinde gözle görülür bir ilerleme olduğunu kaydeden Yıldırım, özellikle Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu projesi çerçevesinde Türk ve Suudi Arabistan yatırımcılarının, her iki ülkede de çok güzel altyapı, üstyapı ve endüstriyel projeler geliştirme imkanı bulduğunu kaydetti.

Yıldırım, geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Suudi Arabistan'a yaptığı ziyaretin, ilişkilerde ivmelenmenin başlangıcı olduğunu, bugün kısa vadede 7 milyar doları bulan dış ticaretin 10 milyar dolara, orta ve uzun vadede 30 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı.



Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

TT

Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarını arttırması ve Türkiye'yi Suriye'yi vesayeti altına almaya çalışmakla suçlamasının ardından Türkiye dün yaptığı açıklamada, İsrail'in Suriye'den çekilmesi ve istikrar çabalarını engellemekten vazgeçmesi gerektiğini belirtti.

Dışişleri bakanlığı açıklamasında, “İsrail, bölgedeki güvenliğe yönelik en büyük tehdit haline geldi” diyerek, “stratejik bir istikrarsızlaştırıcı, kaosa neden olan ve terörizmi körükleyen” bir ülke haline geldiğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre açıklama şöyle devam etti: “Dolayısıyla, bölgede güvenliğin tesis edilebilmesi için İsrail'in öncelikle yayılmacı politikalarından vazgeçmesi, işgal ettiği topraklardan çekilmesi ve Suriye'deki istikrar çabalarını baltalamaktan vazgeçmesi gerekmektedir.”

Suriye'ye yönelik hava saldırılarını dün gece yoğunlaştıran İsrail, saldırıları Şam'daki “yeni yöneticilere” bir uyarı olarak ilan etti ve Ankara'yı Suriye'ye vesayetini dayatmaya çalışmakla suçladı.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, çarşamba gecesi düzenlenen hava saldırılarının “İsrail Devleti'nin güvenliğinin tehlikeye atılmasına izin vermeyeceğimize dair açık bir mesaj ve gelecek için bir uyarı” olduğunu söyledi.

Katz yaptığı açıklamada, İsrail silahlı kuvvetlerinin Suriye içindeki tampon bölgelerde kalacağını ve güvenliğine yönelik tehditlere karşı harekete geçeceğini belirterek, Suriye hükümetini, İsrail'e düşman güçlerin girmesine izin vermesi halinde ağır bir bedel ödeyeceği konusunda uyardı.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki etkisine ilişkin endişelerini yansıtarak, Ankara'yı Suriye'de, Lübnan'da ve başka yerlerde “olumsuz bir rol” oynamakla suçladı.

Saar, Paris'te düzenlediği basın toplantısında “Suriye'ye Türk vesayetini empoze etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Niyetlerinin bu olduğu çok açık” ifadelerini kullandı.