Ortadoğu’da daha fazla gerilim istemeyen Rusya’dan İran’ın S-400 talebine ret

İkinci Dünya Savaşı Stalingrad zaferinin 75.yıldönümünde yapılan törende S-400 füzeleri (Reuters)
İkinci Dünya Savaşı Stalingrad zaferinin 75.yıldönümünde yapılan törende S-400 füzeleri (Reuters)
TT

Ortadoğu’da daha fazla gerilim istemeyen Rusya’dan İran’ın S-400 talebine ret

İkinci Dünya Savaşı Stalingrad zaferinin 75.yıldönümünde yapılan törende S-400 füzeleri (Reuters)
İkinci Dünya Savaşı Stalingrad zaferinin 75.yıldönümünde yapılan törende S-400 füzeleri (Reuters)

Bloomberg’in haberine göre Rusya, İran’ın S 400 füze savunma sistemlerini satın alma talebini, Ortadoğu’da daha fazla gerginliğe sebep olmamak için reddetti.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in söz konusu füzelerin İran’a satılmasını reddettiğini açıkladı. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, 7 Mayıs’ta Moskova’yı ziyaret etmişti.
Zarif'in S-400 füze sistemleri için bir talepte bulunup bulunmadığı net değil. Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ay İran tehditlerini caydırmak için bölgeye daha fazla ABD askeri göndermeyi kabul ettiği bir zamanda, gelişmiş füze sistemini edinme girişimleriyle örtüşüyor.
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton,  gelecek hafta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK), İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) bulunan 4 gemiye yapılan saldırıları ile ilgili kanıt göndereceğini açıkladı.
Putin’in İran’a yönelik silah ambargosunu kaldırdıktan bir yıl sonra 2016 yılında 800 milyon değerinde beş adet S-300 savunma sistemi satış sözleşmesi İran ile Rusya arasında imzalandı. Ancak Rusya bu sözleşmeden vazgeçti. İran konuyla ilgili uluslararası Adalet Mahkemesi’ne 4 milyar dolarlık bir tazminat davası açtı. Ancak daha sonra Kremlin, füze sistemlerini İran’a satmaya karar verince, İran davadan vazgeçti.
Ruhani hükümeti tarafından nükleer anlaşmanın en önemli kazanımlarından biri olarak kabul edilen 2020 yazından itibaren İran'ın silah alımlarına getirilen kısıtlamaların kaldırılması gerekiyor ve bunun müzakereler sırasında Rusya ve Çin tarafından desteklenmesi gerekiyor.
Devrim Muhafızları Devrim Konseyi Sekreteri Muhsen Rezai, “İran, Rusya bize yardım etse ya da etmese de kendisini savunabilir” dedi.
İran, nükleer anlaşmanın uygulanmasının ardından, Sukhoi 30 ve T-90 tanklarından oluşan bir filo satın alma isteğini açıkladı ve Kasım 2016'nın sonunda İran eski Savunma Bakanı Hüseyin Dehqan, Rus yetkililerle, 10 Milyar dolarlık anlaşma imzaladığını açıkladı.
Sukhoi  Su-30 ve T-90 tanklarına ek olarak, İran'ın tedarik listesinde S-400 de dahil olmak üzere topçu sistemleri ve helikopter var.



Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
TT

Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)

Bilgili kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın ekim ayında Irak özel temsilcisi olarak atadığı Mark Savaya'nın artık bu görevde olmadığını bildirdi.

Bu değişiklik, Washington'un Irak siyasetinde İran etkisini sınırlama çabaları nedeniyle Washington ve Bağdat arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleşti.

Görsel kaldırıldı.Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD elçisi Mark Savaya, (Arşiv-Irak Haber Ajansı)

Irak asıllı Amerikalı Hristiyan iş adamı Savaya, Trump tarafından üst düzey görevlere atanan az sayıdaki Arap Amerikalıdan biriydi. Trump, 2024 başkanlık seçimleri sırasında Detroit'te ve ülke genelinde Arapların ve Müslümanların oylarını kazanmak için kampanyasını yoğunlaştırmıştı.

Savaya'nın neden ayrıldığı veya yerine birinin atanıp atanmayacağı henüz belli değil.

Bir kaynak, Savaya'nın önemli durumlardaki "yanlış yönetimini" işaret etti; bunlar arasında, Trump'ın Bağdat'ı açıkça uyardığı bir hamle olan, eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin bir sonraki başbakanlık için aday gösterilmesini engelleyememesi de yer alıyordu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kaynak ve üst düzey bir Iraklı yetkili, bu hafta başlarında Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile görüşmek üzere Erbil'e giden ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Dışişleri Bakanlığı'nda Irak portföyünün başına geçeceğine inanıldığını söyledi.

Detroit'te kenevir işi yürüten ve Trump ile yakın ilişkileri olan Savaya'nın diplomatik deneyiminin olmaması nedeniyle elçi olarak seçilmesi şaşırtıcı olmuştu.

İki kaynak, atanmasından bu yana Irak'a giderek resmi olarak göreve başlamadığını bildirdi.

İki Iraklı yetkili, geçen cuma günü Irak'ı ziyaret edip üst düzey yetkililerle görüşmeler yapmasının planlandığını, ancak bu görüşmeleri aniden iptal ettiğini ifade etti.

Bu olay, Trump'ın Irak'ı Maliki'yi başbakan olarak yeniden seçmesi halinde Washington'un petrol zengini ve ABD'nin yakın müttefiki olan bu ülkeye tüm desteğini keseceği konusunda uyarmasından günler sonra gerçekleşti.

ABD'nin görev süresi boyunca mezhep çatışmalarını körüklemek ve DEAŞ'ın yükselişine izin vermekle suçladığı Maliki, Irak'ın en büyük parlamento bloğu tarafından birkaç gün önce bu göreve aday gösterildi.

Trump'ın açıklamaları, Irak'ta İran bağlantılı grupların etkisini sınırlama kampanyasının şimdiye kadarki en açık örneği oldu; Irak ise en büyük iki müttefiki olan Washington ve Tahran ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.


Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
TT

Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)

Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin bugüne kadarki en kapsamlı belge açıklaması, “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında kamuoyuyla paylaşıldı. Ancak bu adım, dosyayı kapatmaktan ziyade, meseleyi siyasi ve ahlaki boyutlarıyla yeniden tartışmaya açtı. Hükümet, sansür ve yasal istisnalar çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunurken; aralarında hayatta kalan mağdurlar ile Demokrat ve Cumhuriyetçi milletvekillerinin de bulunduğu eleştirmenler, belge sayısının artmasının gerçek anlamda şeffaflık sağlamadığı görüşünde. Eleştirilerde, gecikmeler, seçici açıklamalar ve bilgi karartmalarının, en etkili isimleri koruma altında tutabileceği, buna karşılık mağdurların kamusal teşhire maruz kalma riskini daha da artırabileceği vurgulanıyor.

E-postalar, o dönemde Ticaret Bakanı olarak görev yapan Howard Lutnick'in, Epstein'in adasında Aralık 2012'de yapılacak bir toplantı/öğle yemeğinin ayrıntılarını, varış düzenlemelerini, zamanlamayı ve Epstein'in asistanıyla yapılan yazışmaları koordine ettiğini ortaya koyuyor.

En çok konuşulan başlıklardan biri olan Prens Andrew'un yeni belgelerde yer alması, "ilgi çeken isimlerden" biri olarak öne çıktı.


Trump: Hindistan, İran petrolü yerine Venezuela petrolü satın alacak

ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)
TT

Trump: Hindistan, İran petrolü yerine Venezuela petrolü satın alacak

ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya giderken Air Force One uçağında (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump bugün yaptığı açıklamada, Hindistan'ın İran'dan petrol almak yerine Venezuela'dan petrol alacağını söyledi.

Trump, Washington'dan Florida'ya giderken Air Force One uçağında gazetecilere, "Bu konuda zaten bir anlaşmaya vardık, daha doğrusu bir anlaşma fikrine vardık" dedi.

Ayrıca Çin'in de Venezuela petrolü satın almak için Amerika Birleşik Devletleri ile bir anlaşma yapmasının memnuniyetle karşılanacağını ifade etti.