İhvan'dan uzaklaşan Hamas İran ve Hizbullah ile yakınlaşıyor

Filistinli grupların liderleri ile Hamas’ın önde gelen yetkilileri Gazze’de Hamas’ın 31.kuruluş yıldönümünü kutlarken (Ahmed Hasebullah)
Filistinli grupların liderleri ile Hamas’ın önde gelen yetkilileri Gazze’de Hamas’ın 31.kuruluş yıldönümünü kutlarken (Ahmed Hasebullah)
TT

İhvan'dan uzaklaşan Hamas İran ve Hizbullah ile yakınlaşıyor

Filistinli grupların liderleri ile Hamas’ın önde gelen yetkilileri Gazze’de Hamas’ın 31.kuruluş yıldönümünü kutlarken (Ahmed Hasebullah)
Filistinli grupların liderleri ile Hamas’ın önde gelen yetkilileri Gazze’de Hamas’ın 31.kuruluş yıldönümünü kutlarken (Ahmed Hasebullah)

Hamas hareketi ile Suriye rejimi arasında yeniden siyasi ilişkiler kurulabileceğini gösteren deliller artmaya devam ediyor. Karşılıklı siyasi flörtleşmelerin artması, Hamas liderlerinin Şam rejimine karşı olumlu bir dil kullanmaya başlamaları ve ilk başlarda destekledikleri Suriye devrimi hakkındaki duruşlarını değiştirmeleri söz konusu gerçeği kanıtlayan delillerden bir kaçı.
Hamas-Şam rejimi yakınlaşmasını gösteren veriler
Independent Arabia'dan İzzeddin Ebu Ayşe'nin haberine göre Birçok veri iki taraf arasında yakınlaşma olduğunu gösteriyor. Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye Suriye devrimin ayaklanma olmaktan çıkıp uluslararası ve bölgesel hesapların tasfiye edildiği bir olgu haline geldiğini belirtti. Hamas Siyasi Büro üyesi Mahmud al-Zahar ise Suriye rejimi ile siyasi ilişkilerin kesildiği söylentilerini yalanlayarak bu ilişkilerin güçlenmesini ümit ettiğini ifade etti.
2017 yılında İhvan-ı Müslimin’den ayrılan Hamas İran ile ilişkilerini geliştirdi. Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah da birçok kez Hamas’ı savundu.
Hamas’ın ilk başlarda Suriye’deki devrime destek vermesi iki taraf arasındaki ilişkileri germişti. 2012 yılında o dönem Hamas’ın siyasi büro başkanlığı yapan Halid Meşal devrimin Gazze’deki bayraktarlığını üstlenirken Hamas’ın Suriye topraklarındaki tüm siyasi büroları kapatılmıştı. Hamas yakın bir vakitte yine Suriye devrimine destek verdiğini açıklamış ve Beşşar Esad’tan halkının sesini dinlemesini talep etmişti.
Suriye rejimi ile yakınlaşma
Hamas son zamanlarda Suriye devrimine destek veren tutumundan geri adım atarken bölgedeki siyasi rekabetten ayrı kalmak ve tarafsız olmak istediğini belirtmişti. Diğer devletlerin iç işlerine karışmak istemediğini ifade eden Hamas’ın bu açıklamaları hareketin yeni tüzüğü ile çelişiyor. 2017 yılında kabul edilen yeni tüzükte Hamas’ın hareketin gelişmesi hedefiyle diğer devletleri açılması yer alıyor.
Hamas Siyasi Büro Üyesi Mahmud el-Zahar Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada Hamas, Suriye ve Lübnan arasındaki ilişkilerin gelişmesi gerektiğini belirtti. Bu üç taraf arasında tüm alanlarda işbirliği yapılması gerektiğini ifade eden Az-Zahar şuan bu seviyeye ulaşılmadıklarını belirterek söz konusu hedef için çalışılmaya başlandığını ve bu konunun tartışmaya açık olmadığını ifade etti.
Al-Zahar, asıl sorunun Arap bölgesinde yaşanan ve Hamas’ı etkileyen anlaşmazlıklar olduğunu belirterek Hamas’ın bir ülkeye gittiği vakit o ülke başka bir ülkeyle kötü ilişkilere sahipse Hamas’ın direkt olarak diğer ülkenin düşmanı ilan edildiğini ve bu durumun Hamas’ın Arap ülkeleri ile siyasi ilişkilerini geliştirmesine engel olduğunu ifade etti.
Şam dargın
Şam rejiminin, Hamas’ın Suriye devriminin ardından sergilediği tavırdan rahatsız olduğunu ifade eden Al-Zahar her ülkenin sergilenen politikaları rejime destek verilip verilmemesine göre değerlendirdiğini belirtti. Al-Zahar “En doğru olan Hamas’ın Suriye ile iyi ilişkilere sahip olması. Özellikle de İsrail’in bölgede bulunması aramızda ortak bir payda oluşturuyor” dedi.
Al-Zahar, topraklarının bir parçasını İsrail’in işgal ettiği ülkelerin Hamas ile iyi ilişkilere sahip olması ve tarafların ortak paydalarda buluşarak her seviyede işbirliği yapması gerektiğini belirtti.
Esed rejimi ile Hamas yönetimi arasında doğrudan temas olup olmadığı konusunda kendisine yöneltilen soruya cevap vermekten kaçınan Al-Zahar Hamas’ın gerçekleştirdiği görevleri Filistin içi ve dışı olarak ikiye ayırdığını ve tüm faaliyetlerin ilişkilerin geliştirilmesi noktasında önemli olduğunu ifade etti. Bölgede değişen siyasi durumun Hamas-İran yakınlaşmasını güçlendirdiğini belirten Zahar Esed rejiminin başarısız olacağını, Suriye’nin İsrail yanlısı bir hale geleceğini ve Suriye’de direniş ekseninin rolünün azalacağını belirten kişilerin bu iddialarında yanıldıklarının ortaya çıktığı belirtti.
Yakınlaşmalar
Hamas ile Şam rejimi arasında yakınlaşma olduğunu gösteren diğer delillerden biri de Hamas’ın direniş ekseni (İran-Hizbullah-İslami Cihat) olarak isimlendirilen taraflara yakınlaşması. Hizbullah unsurlarının Suriye topraklarında bulunması da Hamas’ın Şam rejimi ile yakınlaşmak zorunda bırakan durumlardan biri.
Akademisyen ve siyasi analist Naci ez-Zaza Hamas’ın Arap derinliğine ihtiyacı olduğunu ve Suriye’nin direniş ekseninin gelişme kaydettiği en temel bölge olduğunu ifade ederek Suriye topraklarının Hamas’a unsurlarını eğitme fırsatı tanıdığını belirtti. Zaza, iki taraf arasındaki ilişkileri etkileyen tek gelişmenin Hamas’ın Suriye devrimini desteklemesi olduğunu söyledi.
Suriye’de durumların düzelmesiyle birlikte Hamas ile Şam rejimi arasında yeniden siyasi ilişkiler kurulabileceğini ifade eden Zaza, Hamas’ın İsrail karşısında istediği siyasi ve askeri desteği alabilmesi için buna ihtiyacı olduğunu ifade etti. Zaza, Suriye’nin direniş ekseni ile yakınlaşması sonrasında bu gelişmelerin yaşandığını ve Hamas’ın istediğinin bu olduğunu belirtti.
İki taraf arasında yeniden siyasi ilişkiler kurulması hakkında konuşulması için vaktin henüz erken olduğunu çünkü Suriye’deki siyasi durumun buna hazır olmadığı belirten Zaza bu yakınlaşmanın sağlanmasında rol oynayan birçok etken bulunduğunu belirtti. Zaza “Suriye eğer Rusya ile yakınlaşırsa İran ekseninden uzaklaşmış oluyor ve bunun sonucunda Hamas’a kucak açması zor hale geliyor. Suriye eğer İran ve Hizbullah’a yaklaşırsa Hamas’a rahat bir şekilde kucak açabilir” dedi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.