İran'a karşı Almanya ve Fransa'dan İngiltere'ye Hürmüz Boğazı desteği

İngiliz tankeri Stena Impero (AFP)
İngiliz tankeri Stena Impero (AFP)
TT

İran'a karşı Almanya ve Fransa'dan İngiltere'ye Hürmüz Boğazı desteği

İngiliz tankeri Stena Impero (AFP)
İngiliz tankeri Stena Impero (AFP)

Fransa ve Almanya, bugün, İran yetkililerine dün alıkonulan İngiliz petrol tankerinin gecikmeden serbest bırakılması için çağrıda bulundu.
Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “İran yetkililerine en kısa sürede mürettebatı ile birlikte el koyduğu tankeri serbest bırakması ve  Körfez'deki serbest dolaşım ilkelerine saygı göstermesi için çağrıda bulunuyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Almanya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise İran’ın tankere el koymasıyla Hürmüz Boğazı'ndaki tansiyonu ciddi bir şekilde artırdığı işaret edilerek, gecikmeden tankeri bırakması talep edildi.
Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, bugün yaptığı açıklamada, “Alman hükümeti, Körfez'deki iki ticari gemiye el koyulmasını şiddetle kınıyor. Uluslararası sulardaki bu müdahale haklı gösterilemez. Ayrıca bu adım, gerilimin tehlikeli bir şekilde tırmanmasına neden oluyor. İran’a iki geminin derhal bırakılması için çağrıda bulunuyoruz… Devam eden bölgesel tırmanış çok tehlikeli boyutlara ulaşabilir. Ayrıca mevcut krizden çıkmak için sürdürülen tüm çabaları da baltalıyor” ifadelerini kullandı.
Bahreyn ise yaptığı açıklamada, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki iki tankere el koymasını şiddetle kınadığını ifade ederek, İran’a bu tehlikeli ve düşmanca eylemlerden vazgeçmesi ve Stena Impero tankerini serbest bırakması çağrısında bulundu.
Bahreyn Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, İran’ın sorumsuz eylemlerine ve deniz trafiğine karşı sürdürdüğü tehditlere son vermesi çağrısında bulunarak, İngiltere ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dayanışma halinde olduğunu vurguladı.
Bakanlık, uluslararası barış ve güvenliği sağlamanın yanı sıra İran’ın uluslararası deniz güvenliği yasalarına ve anlaşmalarına uyması için uluslararası topluma kesin adımlar atma çağrısında bulundu.
İran, dün, uluslararası deniz hukukunu ihlal ettiği gerekçesiyle İngiltere bayraklı Stena Impero adlı petrol tankerine Hürmüz Boğazı'nda el koydu. İran bugün yaptığı açıklamada, tankerin Bandar Abbas Limanı'nda olduğunu bildirdi.
Açıklamada, ayrıca Liberya bandıralı ve İngiltere'de bir şirkete ait olan ikinci tankerin, yapılan güvenlik uyarısı sonrası serbest bırakıldığı belirtildi.
Londra, tankere el koyulmasının kabul edilemez bir eylem olduğunu ifade ederek,  İngiliz gemilerine geçici olarak Hürmüz Boğazı'nın dışında kalmaları tavsiyesinde bulundu.
ABD ASKERLERİ KÖRFEZ'DE OPERASYON HAZIRLIĞINDA
İRAN ALIKONULAN İNGİLİZ TANKERİ İLE İLGİLİ SORUŞTURMA AÇTI
 



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.