Trump ve Pelosi'nin çatışması şiddetlendi

ABD Başkanı Donald Trump ve ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Çarşamba günü yapılan Beyaz Saray toplantısında gergin anlar yaşadı (Beyaz Saray)
ABD Başkanı Donald Trump ve ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Çarşamba günü yapılan Beyaz Saray toplantısında gergin anlar yaşadı (Beyaz Saray)
TT

Trump ve Pelosi'nin çatışması şiddetlendi

ABD Başkanı Donald Trump ve ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Çarşamba günü yapılan Beyaz Saray toplantısında gergin anlar yaşadı (Beyaz Saray)
ABD Başkanı Donald Trump ve ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Çarşamba günü yapılan Beyaz Saray toplantısında gergin anlar yaşadı (Beyaz Saray)

Soruşturma komisyonları huzurunda ‘Ukrayna davası’ suçlamalarıyla ilgili ifadeleri devam ederken ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskı yoğunlaştı. ABD’li bir diplomat, dün konuyla ilgili ABD Kongresi’ne yaptığı açıklamada, Trump ve kişisel avukatı Rudy Giuliani’nin Trump’ın siyasi rakibi Joe Biden’la bağlantılı bir Ukrayna şirketini araştırmalarını isteyip Ukrayna’yı ABD iç politikasına müdahil ederek ABD politikasını ihlal ettiğini ifade etti.
Avrupa Birliği (AB) Büyükelçisi Gordon Sundland, azil soruşturmaları yürüten ABD Kongresi komisyonlarına, Trump’ın mayıs ayında diplomatlara kişisel avukatı Giuliani'yi de Ukrayna’yla ilgili tartışmalara dahil etmelerini emrettiğini söyledi. Sundland, “Giuliani, Trump’ın Ukrayna’nın yolsuzlukla mücadele davalarını soruşturması gerektiğine dair Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'den bir açıklama istediğini doğruladı. Giuliani, Trump için özellikle 2016 seçimleri ve Borisma davalarının yolsuzlukla mücadele soruşturmalarında önemli olduğunu zikretti” dedi. Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden, Ukrayna şirketi Borisma’nın yönetim kuruluna katılmıştı.
Bu açıklama Trump’a yakın olan iki isim Giuliani ve Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton arasında Ukrayna konusundaki eski bir anlaşmazlığa ilişkin sızıntıların yayınlanmasından sonra geldi. New York Times gazetesine göre, Bolton’un yardımcısı pazartesi günü Kongre’ye yaptığı açıklamada Beyaz Saray’ın Ukrayna’yı baskı altına alma çabalarının Bolton’u endişelendirdiğini ifade etti.
Gazetenin haberine göre Bolton, Rudy Giuliani’nin, “herkesi havaya uçuracak bir el bombası” olduğu konusunda uyardı.
Diğer yandan, çarşamba günü Beyaz Saray toplantısında ABD’nin Suriye politikasının görüşüldü. Toplantıda Trump’ın ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’ye sert sözler sarf etmesinin ardından Demokrat yetkililer, toplantıyı terk etti.
Trump, Twitter hesabından toplantıda Nancy’nin kendisine parmak uzattığı bir fotoğrafı paylaşarak “Nancy’nin acilen bir yardıma ihtiyacı var. Ya kafasında bir şey var ya da sözün kısası ülkemizden hoşlanmıyor. Bugünkü Beyaz Saray toplantısında çok sinirlendi. İzlemesi üzücüydü. Lütfen Nancy için dua edin çünkü o çok hasta” dedi.
Diğer yandan Trump’ın “Asabi Nancy” lakabını taktığı Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi de Trump’ın toplantıda sinirlendiğini belirtti. Söz konusu toplantı, 24 Eylül’de Trump’ın azli prosedürlerinin başlamasından bu yana ikili arasındaki ilk toplantıydı. Senato’daki Demokrat Parti liderlerinden Chuck Schumer’ın açıklamasına göre, Trump ‘yıkıcı ve bayağı’ eleştiriler yapmaya başladığında Pelosi de Başkan’ın sinirlendiğini belirtti.
Schumer, ABD birliklerinin Kuzey Suriye’den çekilme kararının tartışıldığı toplantıdan ayrıldıktan sonra “Trump, özellikle Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’ye hakaretler yağdırdı. Nancy’nin üçüncü sınıf bir politikacı olduğunu ifade etti” dedi.
Nancy, Temsilciler Meclisi’nin ezici çoğunluğu ABD askerlerini Suriye’den çekme kararını kınayan karar tasarısını desteklediği için Trump’ın ‘oldukça sarsılmış’ göründüğünü belirtti.
Demokrat Partili milletvekili Steny Hoyer de kendisi ve diğer demokratların, Trump’ın Pelosi’ye karşı davranışı sebebiyle ‘aşağılanmış hissettiklerini’ ifade etti. Hoyer “Bu toplantılara daha önce birçok kez katıldım ancak paralel bir devlet kurumuna bu derece saygısızlık eden bir başkan görmedim” dedi.
Trump'ın Sözcüsü Stephanie Grisham da Başkan’ın sözlerinin ‘ölçülü ve belirleyici’ olduğunu, Pelosi’nin toplantıdan ayrılmasının ise şaşırtıcı olmamakla birlikte anlamsız olduğunu ifade etti. Grisham, Twitter adresinden yaptığı açıklamada “Demokrat liderleri ise toplantıdan hiddetle ayrılıp kameralara sızlanmayı seçerken diğer herkes ise ülkemiz adına çalışmaya devam etti” ifadelerinde bulundu.
Diğer yandan, ABD Başkanı Donald Trump’ın azli soruşturmasında kilit bir rol oynayan ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Elijah Cummings ise dün 68 yaşında vefat etti. Maryland eyaletinden bir milletvekili, Cummings’in kronik sağlık durumunun kötüleşmesi nedeniyle öldüğünü ifade etti.
Konuşmasındaki belagat ve cumhuriyetçi sesiyle meşhur ve saygın bir şahsiyet olan Cummings, Temsilciler Meclisi Denetim ve Reform Komisyonu’na başkanlık etmişti. Cummings’in azil soruşturmasının kalbinde yer alması ve daha önce defalarca kendisiyle çatışmasına rağmen Trump, Twitter hesabından paylaştığı bir gönderide “Elijah Cummings’in ailesi ve arkadaşlarına en içten başsağlığı dileklerimi sunarım. Bu çok saygın siyasi liderin gücünü, tutkusunu ve bilgeliğini kendim de görmüştüm” ifadelerinde bulundu.
Temmuz ayında Trump, Elijah’ın temsil ettiği seçim bölgesi hakkında “Baltimore bölgesi çok kötü ve çok tehlikeli. Sıçanlar ve farelerle dolu. Elijah, Baltimore'da daha fazla zaman geçirmiş olsaydı, muhtemelen bu çok tehlikeli ve kirli yerin temizlenmesine yardımcı olabilirdi” demişti.
Cummings ise “Ben seçim bölgesindeki evime her gün gidiyorum. Her sabah kalkıp komşularım için mücadele veriyorum. Yürütme organını denetlemek benim anayasal görevim. Ancak seçmenlerim için mücadele etmek benim vicdani görevim” diyerek cevap vermişti.



Kudüs'te otobüsün dini tören yapan Yahudilerin arasına dalması sonucu bir genç öldü

Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)
Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)
TT

Kudüs'te otobüsün dini tören yapan Yahudilerin arasına dalması sonucu bir genç öldü

Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)
Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Dün Kudüs’te Ultra Ortodoks Yahudilerin zorunlu askerlik hizmetine karşı düzenlediği kitlesel yürüyüşte, bir otobüs sürücüsü kalabalığa daldı. Otobüsün çarpması sonucu bir genç öldü.

İsrail polisi, sürücüyü gözaltına aldıklarını ve olayı soruşturduklarını açıkladı.

Reuters'ın haberine göre olayın videosunda otobüsün binlerce kişinin katıldığı gösteride erkeklerden oluşan kalabalığa doğrudan daldığı görülüyor.

İsrail acil servisleri, otobüsün çarptığı 18 yaşındaki gencin olay yerinde öldüğünü açıkladı.

fvgth
Ultra Ortodoks Yahudiler, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması yönündeki baskıya karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün kalabalığın içine dalması sonucu bir kişinin hayatını kaybetmesinin ardından bölgenin güvenliğini sağlayan İsrail güvenlik güçleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)

İsrail’de zorunlu askerlik hizmeti ve bu hizmetten muaf olanlar konusunda uzun süredir devam eden tartışma, İsrail'in derin bölünmüş toplumunda gerginliğe neden oldu ve Başbakan Binyamin Netanyahu'yu geçtiğimiz yıl boyunca üzerinde artan siyasi baskıyla karşı karşıya bıraktı.

Ortodoks dini okul öğrencileri uzun süredir zorunlu askerlik hizmetinden muaf tutuluyor. Birçok İsrailli, askerlik yapan çoğunluk için haksız bir yük olduğunu düşündükleri bu durumu eleştiriyor.

Dini topluluğun orduya katılmaya direnmesi, dini liderlerin askerlik hizmetinin zayıflatabileceğinden korktuklarını söyledikleri güçlü dini kimlik duygusuna dayanıyor.

Askerlik konusu, artan askeri faaliyetler arasında gerginliğin kaynağı olmaya devam ediyor. Son iki yılda İsrail, Gazze Şeridi, Lübnan, Suriye, Yemen ve İran ile bağlantılı savaşlar nedeniyle son on yılların en yüksek askeri kayıplarını yaşadı.


ABD-Suriye-İsrail ortak açıklaması Paris görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını doğruladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

ABD-Suriye-İsrail ortak açıklaması Paris görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını doğruladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

ABD, İsrail ve Suriye hükümetleri, Paris'te üç taraf arasında yapılan görüşmelerin ardından salı günü ortak bir bildiri yayınladı.

Açıklamada şunlar belirtildi:

“İsrail ve Suriye'nin üst düzey yetkilileri, ABD’nin himayesinde, Paris'te bir araya geldi. Başkan Donald Trump'ın Ortadoğu'daki liderliği, Suriye'nin egemenliği ve istikrarı, İsrail'in güvenliği ve her iki ülkenin refahına odaklanan verimli görüşmeler yapıldı.”

Açıklamada, Suriye ve İsrail taraflarının aşağıdaki mutabakatlara vardıkları da eklendi:

“Taraflar, her iki ülke için güvenlik ve istikrarı sağlayacak kalıcı düzenlemeler arayışındaki kararlılıklarını yeniden teyit ederler. Taraflar, istihbarat paylaşımı, askeri gerilimin azaltılması, diplomatik ilişkiler ve ticari fırsatlar konusunda acil ve sürekli koordinasyonu kolaylaştırmak için, ABD'nin himayesinde ortak bir entegrasyon mekanizması – özel bir irtibat hücresi – kurmaya karar verdiler. Bu mekanizma, herhangi bir anlaşmazlığı derhal ele almak ve yanlış anlamaları önlemek için bir platform görevi görecek.”

ABD tarafı, ‘bu olumlu adımları’ överken Ortadoğu'da kalıcı barışın sağlanması için daha geniş çaplı çabalar çerçevesinde bu mutabakatların uygulanmasını desteklemeye kararlı olduğunu vurgulayarak “Egemen devletler saygılı ve yapıcı bir şekilde işbirliği yaptıklarında, refah da peşinden gelir” ifadelerine yer verdi.

Ortak bildiri, bugünkü önemli toplantının ruhunu ve her iki tarafın gelecek nesillerin yararı için ilişkilerinde yeni bir sayfa açma kararlılığını yansıtıyordu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi, İsrail'in ‘bölgenin istikrarı ve güvenliği teşvik etme taahhüdünü yenilediğini’ doğrulayan bir açıklama yayınladı ve Suriye tarafıyla ‘ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde Suriye ile ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi gerekliliğini’ görüştüğünü belirtti.

Öte yandan Suriye, Beşşar Esed rejiminin düşmesinden sonra İsrail’in kontrol ettiği topraklardan askerlerini çekilmesini istiyor ve egemenliğini garanti altına alacak karşılıklı bir güvenlik çerçevesi talep ediyor. Buna karşın İsrail, herhangi bir anlaşmayı, güneybatı Suriye'nin bazı bölgelerinin silahsızlandırılması da dahil olmak üzere güvenlik çıkarlarının korunmasını garanti altına alan koşullara bağladı.


Tel Aviv ve Şam yeni bir güvenlik anlaşmasına doğru ilerliyor

Fotoğraf: SANA
Fotoğraf: SANA
TT

Tel Aviv ve Şam yeni bir güvenlik anlaşmasına doğru ilerliyor

Fotoğraf: SANA
Fotoğraf: SANA

Kaynaklar, ABD'nin himayesinde ve Paris'in ev sahipliğinde düzenlenen İsrail-Suriye görüşmelerinin beşinci turunun, Tel Aviv ve Şam arasında yeni bir güvenlik anlaşması konusunda ön anlaşma ile sonuçlandığını bildirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dün dağıtılan ortak açıklamada, iki ülkenin istihbarat alışverişi ve askeri gerilimin azaltılması gibi konuları koordine etmek üzere bir iletişim hücresi kurma konusunda anlaştığı belirtildi.

ABD’li bir yetkili, ülkesinin Suriye'nin güneyindeki gerilimi azaltmak amacıyla Ürdün'ün başkenti Amman'da ABD-İsrail-Suriye görev gücü kurulmasını önerdiğini söyledi. ADB merkezli haber sitesi Axios'a konuşan yetkili, ortak görev gücünün Suriye'nin güneyinde silahsızlanma ve Beşşar Esed rejiminin düşmesinden sonra İsrail ordusunun işgal ettiği Suriye topraklarından çekilmesi konusunda yapılan müzakerelerin temelini oluşturacağını söyledi.

Güvenlik cephesinde ise Suriye Arap Haber Ajansı SANA dün, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Halep'in Şeyh Maksud Mahallesi yakınlarındaki ordu mevzilerini insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alması sonucu bir askerin öldürüldüğünü bildirdi.

SANA ayrıca, SDG'nin şehrin Eşrefiyye ve Şeyh Maksud mahallelerini çevreleyen yerleşim bölgelerini bombalaması sonucu ikisi kadın üç sivilin öldüğünü ve 15 kişinin yaralandığını aktardı.

SDG ise Suriye Savunma Bakanlığı'na bağlı silahlı grupların Şeyh Maksud Mahallesi’ni hedef aldığını ve mahalle sakinlerinden birinin öldürüldüğünü açıkladı.