Avrupa’da koronavirüs önlemleri hafifletiliyor

Brüksel'deki bir sığınma evindeki bir hemşire, dün kızını karşılamaya hazırlanan yaşlı kadının dudaklarıma ruj sürerken (EPA)
Brüksel'deki bir sığınma evindeki bir hemşire, dün kızını karşılamaya hazırlanan yaşlı kadının dudaklarıma ruj sürerken (EPA)
TT

Avrupa’da koronavirüs önlemleri hafifletiliyor

Brüksel'deki bir sığınma evindeki bir hemşire, dün kızını karşılamaya hazırlanan yaşlı kadının dudaklarıma ruj sürerken (EPA)
Brüksel'deki bir sığınma evindeki bir hemşire, dün kızını karşılamaya hazırlanan yaşlı kadının dudaklarıma ruj sürerken (EPA)

Avrupa, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sebebiyle haftalarca süren tecridin ardından İspanyollar ve İtalyanlar plaj ve yüzme havuzlarına döndü.  Virüs sebebiyle dünya üzerine en az 345 bin insan hayatını kaybetti.
Şarku’l Avsat’ın Reuters haber ajansından aktardığına göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün genel izolasyon tedbirlerinin başlamasından bu yana Kremlin’de bir toplantı düzenledi. Toplantı, koronavirüs salgını sonrasında Rusya’nın bazı turistik merkezlerinin yeniden açılması ve kısıtlamaların hafifletilmesine izin verilebileceği açıklamasın ardından geldi. Rusya’da son 24 saatte 8 bin 946 yeni vakanın görülmesiyle, ülkedeki toplam vaka sayısı 353 bin 427’ye ulaştı. Yetkililer, virüs sebebiyle 92 kişinin de hayatını kaybettiğin, böylelikle toplam ölü sayısının 3 bin 633 olduğunu söyledi.
Rusya’da virüsün en çok görüldüğü yer olan başkent Moskova, genel izolasyonun 9. Haftasına giriyor. Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, kısıtlamaları kaldırmak için henüz çok erken olduğunu ancak hükümet ofislerinin Pazartesi günü başlayarak başkentte açılmasına izin verileceğini aktardı.
Rusya Devlet Başkanı, 9 Mayıs’ta gerçekleşen ve ülkesinin 2. Dünya savaşı sırasında Nazi Almanyası üzerindeki zaferinin yıldönümü kutladığı günden bu yana ilk kez Kremlin’de görüldü. Putin, haftalardır Moskova'nın batısındaki evinde, eleştirmenlerinin sığınak olarak tanımladığı bir odadan hükümet toplantılarına başkanlık etti.
Brüksel'de, Avrupa Komisyonu, sınırların açılması ve Schengen bölgesinde hareket özgürlüğü sağlanması konusunda üye ülkelerle yapılan görüşmeler devam ediyor. AB Komisyonu Sözcüsü Stefan de Keersmaecker, bu konuyla ilgili istişarelerin Komisyon üyelerinin her Çarşamba günü haftalık toplantısında yapıldığını bildirdi. Fransa tarafından İngiltere ve İspanya'dan gelen insanlar için karantinaya yönelik karşılıklı tedbirler alma niyetiyle ilgili olarak, Komisyon,  vatandaşların herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmamaları gerektiğini vurguladı.
AB Komisyon Sözcüsü bir sanal basın toplantısı sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Avrupa Uygulama Otoritesi’nin, bu yıl yaz mevsiminde Avrupa Birliği dışındaki ülkelerin vatandaşlarına sınırlar açmak konusunun, şu anda iç sınırlar dosyası ile başa çıkma önceliği olması sebebiyle  daha sonra ele alınacağını vurguladı. İtalya ve Yunanistan tarafından sınırların açılasına olasılığına da değinirken, Belçika dahil diğer ülkelerin böyle bir karar alma konusunda isteksiz olduğunu bildirdi.
AFP’nin haberine göre, Madrid sakinleri derin bir nefes aldı. 2019 yılının sonunda Çin’de patlak veren ve hızlı bir şekilde tüm dünyaya yayılan koronavirüs salgını sebebiyle sıkı izolasyon önlemleri uygulanırken, İspanya dün kafe, restoran ve yeşil alanların yeniden açılması kararını alarak önlemleri hafifletmeye gitti. Madrid sakinleri sabahın erken saatlerinde, 6 haftanın ardından ilke kez kapılarını açan Retiro Park’a koştu. Sopr kıyafetlerinin üzerine maske giyen 50 yaşındaki bir kadın, parkın yeniden açılmasının kendisine sakinlik ve rahatlama verdiğini söyledi. İspanya’daki çoğu plajlar da yeniden açıldı.
Öte yandan, İtalya’da restoranların yeniden açılmasından bir hafta sonra spor salonları ve yüzme havuzlarının yeniden kısıtlamaların kaldırılmasının bir başka aşaması. İzlanda'da ise diskolar, barlar ve spor salonları yeniden açılmaya hazırlanıyor.
Ukrayna’nın başkenti Kiev’de metrolar yeniden açıldı.
Almanya'da, restoranların çoğu ve turistik bölgelerdeki bazı oteller dün yeniden çalışmaya devam etmeyi başardı. Ancak Berlin, 5 Temmuz’a kadar sosyal mesafe önlemlerini uzatmayı planlıyor.
Yaklaşık 37 bin kişinin hayatını kaybettiği İngiltere’de ise, 1 Haziran’dan itibaren okullar kısmi şekilde açılacak.



Suudi Arabistan ve Pakistan, Çin menşeli savaş jetleri için görüşüyor

JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
TT

Suudi Arabistan ve Pakistan, Çin menşeli savaş jetleri için görüşüyor

JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)

Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Çin menşeli JF-17 savaş jetleri için müzakere yürütülüyor.

Kimliklerinin açıklanmaması şartıyla Reuters'a konuşan iki Pakistanlı yetkili, JF-17 Thunder uçaklarının satışı için Suudi Arabistan'la görüşme yapıldığını savunuyor.

İslamabad ve Pekin ortaklığıyla Pakistan'da üretilen jetlerle ilgili anlaşmanın değerinin 4 milyar dolara kadar çıkabileceği aktarılıyor.

Riyad yönetimi, 2018'de İslamabad'a 6 milyar dolarlık destek paketi verileceğini açıklamıştı. Bu paketin içinde Pakistan Merkez Bankası'na 3 milyar dolarlık mevduat ve ertelenmiş ödemeyle 3 milyar dolarlık petrol tedariki yer alıyordu.

Suudi Arabistan o zamandan beri mevduatları birçok kez yeniledi. Geçen yıl 1,2 milyar dolarlık bir erteleme de dahil, İslamabad'ın döviz rezervlerini istikrara kavuşturmasına yardımcı oldu.

Pakistanlı yetkililer, Suudi Arabistan'a 2 milyar dolarlık kredi ödemesinin sözkonusu savaş jetleriyle yapılmasının planlandığını belirtiyor.

İslamabad yönetimi, silah ihracatını artırıp yerli savunma sanayisini önemli bir gelir kaynağına dönüştürmek amacıyla son aylarda yabancı ülkelerle görüşmeleri hızlandırdı. Libya Ulusal Ordusu'yla 4 milyar dolar değerinde JF-17 anlaşması yapılmıştı. Ayrıca Bangladeş'le de jetlerin satışı için müzakereler sürüyor.

Suudi Arabistan ise hava gücünü çeşitlendirme sürecinde. ABD Başkanı Donald Trump ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçen ay Beyaz Saray'da bir araya gelmişti. ABD Başkanı, Riyad yönetimine F-35 satışını onayladıklarını duyurmuştu. Ortadoğu'da F-35 savaş uçağına sahip olan tek ülke İsrail ise hamleye tepki göstermişti.

Suudi Arabistan-Pakistan savunma anlaşması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'la Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması"nı imzalamıştı.

Amerikan medyasındaki haberlerde, iki ülke arasındaki savunma işbirliğini geliştirmeyi ve herhangi bir saldırıya karşı ortak caydırıcılığı artırmayı hedefleyen anlaşmanın "bölgesel güç dengelerini değiştirebileceği" yorumu yapılmıştı.

Pakistan ordusundan bugün yapılan açıklamada, Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı Zahir Ahmed Baber Sidhu'nun, Suudi Arabistanlı mevkidaşı Turki bin Bander bin Abdulaziz'le bu hafta "savunma işbirliği, bölgesel güvenlik ve gelecekteki ortaklıklarla ilgili" görüştüğü bildirildi.

Independent Türkçe, Reuters, Arab News


Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
TT

Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirmeye yönelik tehditleri, ada ülkesi sakinlerinin de tepkisini çekiyor.

Trump, cumartesi günü Venezuela'ya düzenlenen askeri operasyondan sonra yaptığı açıklamada, ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland'a sahip olmaları gerektiğini savunmuştu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de salı günkü açıklamasında, Trump yönetiminin Grönland'a sahip olmak için "ABD ordusunu kullanmak da dahil" çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtmişti.

Washington'ın Venezuela'nın ardından Grönland'a da askeri müdahalede bulunabileceğine dair endişeler artarken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kuzey ülkesini "satın almayı hedeflediklerini" söylemişti.

Ancak 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı olan Grönland'da yaşayanlar, Trump'ın açıklamalarından rahatsız.

BBC'nin irtibata geçtiği, Grönland'ın başkenti Nuuk'ta yaşayan 32 yaşındaki işletmeci Mia Chemnitz şunları söylüyor:

Grönland halkı Amerikalı olmak istemiyor. Biz satılık değiliz.

Danimarka Parlamentosu'nda Grönland'ı temsil eden iki milletvekilinden biri olan Aaja Chemnitz de Trump'ın açıklamaları karşısında "dehşete düştüğünü" belirterek, "ABD'nin başka bir NATO müttefikini ilhak etmeyi gündeme getirmesi tamamen saygısızca bir davranış" diyor.

II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Grönland'da askeri varlığı bulunan ABD için ada özellikle Kuzey Amerika'yla Kuzey Kutbu arasında yer aldığı için stratejik öneme sahip.

Son dönemlerde buzulların erimesiyle erişimi kolaylaşan nadir toprak mineralleri de Grönland'ın doğal kaynaklarına ilgiyi artırdı.

Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya ve Danimarka'nın, Trump'ın tehditlerine yanıt olarak yayımladığı ortak bildiride Grönland'la dayanışma vurgusu yapılmıştı.

Ancak olası bir askeri operasyon halinde Avrupa ülkelerinin ABD'ye karşı harekete geçip geçmeyeceği belli değil.

Mia Chemnitz, "Bir Grönlandlı olarak, kendime şu soruyu sormadan edemiyorum: Bu müttefikler için bizim değerimiz nedir? Bizi korumak için ne kadar ileri gidebilirler?" diye soruyor.

Grönland'daki İnuit yerlilerinden 42 yaşındaki Aleqatsiaq Peary ise adanın Danimarka'dan tamamen bağımsızlaşması ve gelecekte ABD kolonisine dönüşmemesi gerektiğini söylüyor:

Bu, bir efendinin kontrolünden diğerine, bir işgalcinin hakimiyetinden diğerine geçmek demek. Biz Danimarka'nın kolonisiyiz. Danimarka hükümetinin yönetimi altında zaten çok şey kaybediyoruz.

Independent Türkçe, BBC, NBC


Çin, nükleer füzyonda imkansız sanılan rekoru kırdı

Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
TT

Çin, nükleer füzyonda imkansız sanılan rekoru kırdı

Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)

Çin'deki bilim insanlarının füzyon enerjisinde kaydettiği çığır açıcı gelişme, yeni nesil enerji kaynağının gerçekten kullanılabilmesinin önündeki en inatçı engellerden birini nihayet aşabilir.

Çin Bilimler Akademisi'nden (ÇBA) bir ekip, "yapay Güneş" diye adlandırılan deneysel nükleer reaktörünün, daha önce imkansız olduğu düşünülen bir plazma yoğunluğuna ulaştığını açıkladı.

Tehlikeli atık bırakmadan neredeyse sınırsız enerji üretme potansiyeli sunan nükleer füzyon, bazıları tarafından temiz enerjinin "kutsal kasesi" ilan ediliyor.

Bu süreç Güneş'te meydana gelen doğal reaksiyonları taklit ediyor ancak büyük ölçekte gerçekleştirilmesi son derece zor bir iş.

ÇBA'nın Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak'ıyla (EAST) ulaşılan kilometre taşları da dahil, son yıllarda çeşitli önemli atılımlar kaydedildi.

ÇBA geçen sene yapay Güneş reaktörünü ilk kez bin saniyeden uzun süre çalıştırmayı başarmış, bu rekor daha sonra Fransa'nın WEST makinesi tarafından kırılmıştı.

Her iki deney de yakıtın (veya plazmanın) belirli bir seviyede kararsız hale gelmesine neden olan ve Greenwald Sınırı diye bilinen teorik yoğunluk sınırlı kalmıştı.

ÇBA araştırmacıları, kendini düzenleyen plazma-duvar adı verilen yeni bir süreç sayesinde plazmayı benzeri görülmemiş yoğunluk seviyelerinde kararlı tutmayı başardı.

Araştırmacılar, plazma yoğunluğunu uzun süredir geçerli olan deneysel sınırların çok ötesine taşımanın, çok daha yüksek enerji çıktılarıyla füzyon ateşlemesini gerçekleştirebileceğini söylüyor.

Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden, araştırmanın ortak yürütücüsü Profesör Ping Zhu şöyle diyor: 

Bulgular, tokamaklarda ve yeni nesil yanıcı plazma füzyon cihazlarında yoğunluk sınırlarını genişletmek için pratik ve ölçeklenebilir bir yol öneriyor.

Son atılım, hakemli dergi Science Advances'ta yayımlanan "Accessing the density-free regime with ECRH-assisted ohmic start-up on EAST" (EAST'te ECRH destekli ohmik başlatmayla yoğunluktan bağımsız rejime erişim) başlıklı çalışmada detaylandırılıyor.

Nükleer füzyon yoluyla pratik enerji üretiminin büyük ölçekte uygulanabilmesi için hâlâ ciddi gelişmelere ihtiyaç var ancak bazı girişimler, bunu önümüzdeki birkaç yılda hayata geçirmeyi hedefliyor.

ABD merkezli Helion Energy, nükleer füzyon enerjisi için dünyanın ilk satın alma anlaşmasını 2023'te imzalamış, Microsoft'a 2028'e kadar 50 MW füzyon enerjisi sağlama sözü vermişti.

Independent Türkçe