Tahran yönetimi ile Ahmedinejad arasında Çin polemiği büyüyor

Tahran yönetimi ile Ahmedinejad arasında Çin polemiği büyüyor
TT

Tahran yönetimi ile Ahmedinejad arasında Çin polemiği büyüyor

Tahran yönetimi ile Ahmedinejad arasında Çin polemiği büyüyor

İran Dışişleri Bakanlığı, İran ve Çin rejimleri arasındaki işbirliğinin önemine vurgu yaptı.
Eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın “yabancı bir ülke ile 25 yıllık ‘gizli sözleşme’ imzalamanın sonuçları üzerine” yaptığı uyarıların ardından İran Dışişleri Bakanlığı’ndan Ahmedinejad’a cevap gecikmedi.
Tahran ve Pekin arasında çeyrek asırlık stratejik işbirliği anlaşması imzalanmasına övgüde bulunan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musavi Ahmedineja’ın açıklamalarına atfen iki ülke arasında ortaya atılan “tüm spekülasyonları” yalanladı.
Sözcü Abbas Musavi düzenlediği basın toplantısında "İran ve Çin arasındaki işbirliği belgesinde belirsizlik yok" dedi.
Hükümetin belgeyi sunmasıyla ilgili bilgi sızıntısı, İran çevrelerinde yaygın tartışmalara yol açmıştı. İran web siteleri, eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın Gilan eyaletinde yaptığı konuşmada, çeyrek asırlık gizli bir sözleşme imzalanmasına karşı uyarıda bulunduğunu aktardı. Ahmedinejad, "İran halkının yönetimi ve taleplerini hesaba katmadan yabancı bir partiyle herhangi bir gizli anlaşma imzalamanın ülkenin ve halkın çıkarlarıyla tutarsız ve geçersiz olduğunu ve İran ulusunun bunu tanımayacağını söyledi."
Şarku’l Avsat’ın İran (Üniversite) Öğrencileri Haber Ajansı’ndan (ISNA) aktardığı habere göre Musavi’nin şu ifadeleri kullandı: "İki ülke arasında stratejik işbirliğinin düşmanı olması ve bu ilişkileri sabote etmek istemeleri doğaldır."
Musavi, "mesele yeni değil" diyerek, Tahran ve Pekin'in nükleer anlaşmanın yürürlüğe girmesinden bir hafta sonra, Ocak 2016'da, Çin Cumhurbaşkanı’nın Tahran'ı ziyareti esnasında kapsamlı ve stratejik bir işbirliği anlayışına ulaştıklarını belirtti.
Musavi, o zamanlar Ruhani ile Çin Cumhurbaşkanı Jinping arasında, iki ülke arasında tüm alanlarda kapsamlı bir işbirliği belgesi imzalama yolunu açan ve Rehber Ali Hameney tarafından da memnuniyetle karşılanan bir mutabakatın imzalandığına dikkat çekti.
Musavi bütün spekülasyon kapılarını kapattı ve Cevad Zarif'in (İran Dışişleri Bakanı) Pekin'i ziyaret ettiği sırada taslak belgeyi Çinli yetkililere sunduğunu belirtti.
Musavi, Ahmedinejad’a atfen "Farklı insanlar tarafından ortaya atılan spekülasyonları doğrulayamam" diyerek şöyle devam etti. “Medyada yer alan veya bu konuda bazı kişilerce yayınlanan bilgilerin hiçbiri doğru değil.” “İyi ilişkilere sahip olduğumuz ülkelerle uzun vadeli ilişkiler kurmaya çalışıyoruz” diyerek “Tahran'la yakın ilişkileri olan herhangi bir ülkeye benzer bir adım atmaya hazır olduklarını” ifade etti.
Musavi, "belgenin gelecekte tam olarak yayınlanabilecek şekilde hazırlandığını ve özellikle ekonomik ve siyasi işbirliğini de içerdiğini" söyleyerek "Çin ve İran'da onaylanması halinde yayınlanabileceğini” ifade etti.



Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
TT

Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)

Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna istilasının ardından ordusunu güçlendirmeye çalışan Avrupa ülkelerinden biri de Almanya oldu. 

2008 doğumlu 700 bin gence bu ay anket gönderildi. Kadın ve erkeklerin sağlık durumlarına ve askerlik yapıp yapmak istemediklerine dair bilgi vermeleri isteniyor. 

Yalnızca erkeklerin formu doldurması ve sağlık taramasından geçmesi zorunlu tutuldu. 

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ülkesinin milletvekillerine gönderdiği mektupta bu yıl 20 bin kişiyi silah altına almayı planladıklarını, diğer hizmetler için de 13 bin 500 kişinin daha orduya katılmasını öngördüklerini açıkladı. 

2035'e kadar muvazzaf asker sayısını 184 binden 260 bine, ihtiyat kuvvetleriniyse üç katına çıkararak 200 bine yükseltmeyi hedefleyen Almanya'nın bu rakamlara ulaşmasıysa zor görülüyor. 

Uzmanlar, yılda 60-70 bin kişinin askere alınması gerektiğini söylüyor. 

Berlin yönetimi maaşlarda artışa gitti, ayda 2750 euroya kadar para kazanmak mümkün. 4500 euroya yaklaşan sürücü ehliyeti ücretini karşılamak gibi teşvikler de veriliyor. 

Zorunlu askerliğin 2011'de askıya alındığı Almanya'da bu uygulamanın dönebileceği konuşuluyor.

Diğer yandan evrensel sağlık hizmeti, neredeyse ücretsiz üniversite eğitimi ve işsizlik maaşının verildiği Avrupa ülkesindeki on binlerce genç, sokaklara dökülerek askere gitmek istemediklerini vurguluyor. 

Ülke bütçesinin önemli kısmı yaşlılara ödenen emekli maaşlarına harcanırken hayat pahalılığı ve işsizlikle boğuşan gençler, bu fedakarlık karşılığında ne kazanacaklarını sorguluyor. 

2020'den beri anketler yapan Almanya ordusu, yeniden silahlanma politikalarının tüm yaş gruplarından geniş destek gördüğünü belirtiyor. 

Ancak askeri kariyer yapmayı düşünenlerin oranı son ankette en düşük düzeye geriledi. 

Diğer yandan bazı uzmanlar da gönüllülüğe dayalı bir askerlik sisteminin Alman ordusuna aradığı gücü veremeyeceğini savunuyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
TT

Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle Gazze'de bir barış konseyi kurulması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tepkisini çekti; Netanyahu bunu İsrail politikasına aykırı buluyor.

Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, Trump'ın Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulmasına ilişkin açıklamasının "İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasına aykırı olduğunu" belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu hayata geçirmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

Bu arada İsrail, Hamas'a silahsızlanması için iki aylık bir süre tanıdı ve bunu uygulamak için yeniden savaş tehdidinde bulundu.


Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
TT

Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin birkaç gün önce Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulması yönündeki duyurusunun İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasıyla çeliştiğini belirtti.

Ofis, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın bu konuyu Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile görüşeceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu ilerletmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

dcf
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)

Açıklamada, Trump'ın konseyin başkanlığını bizzat üstleneceği ve diğer üyelerin önümüzdeki haftalarda açıklanacağı belirtildi.

Konsey başkanı, bu operasyonel modeli desteklemek üzere Aryeh Lightstone ve Josh Grunbaum'u Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atadı. Onlara, konseyin stratejisini ve günlük operasyonlarını yönetmek, yetkisini ve diplomatik önceliklerini disiplinli bir uygulama mekanizmasına dönüştürmek görevi verildi.