Avrupa Birliği’nin Libya konusunda Türkiye ile işbirliği yapmaya ihtiyacı var

Dün Trablus’ta Sirte şehrine doğru harekete geçmeye hazırlanan UMH güçleri (Reuters)
Dün Trablus’ta Sirte şehrine doğru harekete geçmeye hazırlanan UMH güçleri (Reuters)
TT

Avrupa Birliği’nin Libya konusunda Türkiye ile işbirliği yapmaya ihtiyacı var

Dün Trablus’ta Sirte şehrine doğru harekete geçmeye hazırlanan UMH güçleri (Reuters)
Dün Trablus’ta Sirte şehrine doğru harekete geçmeye hazırlanan UMH güçleri (Reuters)

Avrupa Birliği (AB), Libya'daki tüm tarafları Birleşmiş Milletler (BM) kararları doğrultusunda ‘Berlin Konferansı’nda verdikleri sözlere uymaya çağırırken Türkiye, AB ile Libya konusunda işbirliği yapmak istediğini dile getirdi. Bununla birlikte Türkiye, cumartesiyi pazara bağlayan gece Vatiyye Hava Üssü’ne düzenlenen hava saldırısında tahrip olan hava savunma sisteminin yerine yenisini konuşlandırmak üzere hazırlıklara başladı.
Öte yandan AB Dış Politika ve Güvenlik İşleri Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell, Libya'da barışı yeniden sağlama ihtiyacını vurgulayarak “Daha fazla iş birliğine ihtiyacımız var. Türkiye ile ilişkimiz, dış politika açısından AB'nin en önemli meselesi haline geldi” dedi.
Dün Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Dışişleri Bakanlığı’ndaki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Borrell, “Şuan (Türkiye ile) ilişkimiz, ideal olmaktan çok uzak. Birtakım ciddi meseleler var. Bunları derhal ele almamız gerekiyor. Herkes BM kararları doğrultusunda Libya konulu Berlin Konferansı'ndaki taahhütlerine uymalıdır” şeklinde konuştu. Türkiye tarafı ile Doğu Akdeniz'in yanı sıra Libya ve Suriye'deki son durumla ilgili de görüştüğünü belirten Borrell, “Berlin Konferansı’ndaki tüm katılımcılar bir barış anlaşmasını desteklemeli ve Libya'da barışı yeniden tesis etmek için yakın bir şekilde çalışmalıyız” dedi.
Öte yandan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye’nin Libya, Suriye ve Balkanlar konusunda AB ile işbirliği yapmayı umduğunu ve bu işbirliğini sabırsızlıkla beklediğini söyledi. Fransa’nın BM tarafından Libya’ya uygulanan silah ambargosunun uygulanıp uygulanmadığını denetleme görevi üstlendiği bir NATO misyonu sırasında Türk savaş gemilerinin biri tarafından taciz edildiği iddiası hakkında ise Çavuşoğlu, “(Fransa) en son Doğu Akdeniz’de bir taciz olayı iddiasında bulundu, ama bunun doğru olmadığını, doğruyu söylemediğini biz ispatladık. NATO veya Avrupa Birliği bunu söyleyemez ama biz çok açık söylüyoruz, Fransa burada dürüst davranmadı. Böyle bir durumda Fransa’nın açık ve net bir şekilde Türkiye’den özür dilemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Fransa’nın Libya Ulusal Ordusu lideri Halife Hafter’i desteklediğini belirten Çavuşoğlu, bunun Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile Türkiye arasında 27 Kasım 2019'da İstanbul'da imzalanan Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakatı Muhtırası’nı ve Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’nı baltalama çabası olduğunu kaydetti.
Diğer yandan Milli Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili, Libya’nın kuzeybatısındaki Vatiyye Hava Üssü’nün hedef alınmasının, ‘Hafter ve dış güçlerin ülkede kaosu sürdürme arzusunun bir göstergesi’ olduğunu belirtti. Türk basınında kimliği gizli tutularak açıklamaları aktarılan yetkili, Hafter'in alenen desteklemesinin, kaos ve çatışmalara neden olacağı göz önüne alındığında ‘bu saldırılara’ devam etmenin Hafter ve dış güçlerin Libya'da istikrarsızlığı sürdürme arzusundan kaynaklandığının açık olduğunu vurguladı.
Anadolu Ajansı (AA), daha önce askeri bir kaynaktan Vatiyye Hava  Üssü’nün 18 Mayıs'ta UMH’nin kontrolüne geçirmesinden bu yana ilk kez ‘kimliği belirsiz’ savaş uçakları tarafından bombalandığını aktarmıştı.
Buna karşın Libya Ulusal Ordusu’na (LUO) bağlı Ahlaki Rehberlik İdaresi Başkanı Tuğgeneral Halid el-Mahcub, Vatiyye Hava Üssü’nde 9 yerin vurulduğunu, vurulan hedeflerin yaklaşık yüzde 80'inin yok edildiğini ve bombardımanda üst düzey bir komutanın öldüğünü söyledi. Mahcub, bombardımanda, Türkiye’nin geçtiğimiz Perşembe günü üsse konuşlandırdığı Hawk hava savunma sisteminin, Koral bataryalarının ve radarlarının imha edildiğini açıkladı.
Öte yandan dün Türk basınında yer alan haberlere göre raporlar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Ankara'nın Ukrayna'dan satın alınan S-125 Hava Savunma Sistemi’ni Sirte ekseninde ve Libya'nın batısındaki bazı stratejik öneme sahip alanlarda aktifleştirdiğine işaret etti.



ABD, Latin Amerika’da yeni hedef mi arıyor? Rubio’dan Küba’ya mesaj

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün Florida’nın Palm Beach kentindeki Mar-a-Lago kulübünde düzenlenen basın toplantısında konuştu (EPA)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün Florida’nın Palm Beach kentindeki Mar-a-Lago kulübünde düzenlenen basın toplantısında konuştu (EPA)
TT

ABD, Latin Amerika’da yeni hedef mi arıyor? Rubio’dan Küba’ya mesaj

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün Florida’nın Palm Beach kentindeki Mar-a-Lago kulübünde düzenlenen basın toplantısında konuştu (EPA)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün Florida’nın Palm Beach kentindeki Mar-a-Lago kulübünde düzenlenen basın toplantısında konuştu (EPA)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün (cumartesi) yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump yönetiminin Batı Yarımküre’de ABD’nin hâkimiyetini yeniden tesis etmeye yönelik girişimleri kapsamında Küba’nın bir sonraki hedef olabileceğini ima etti.

Rubio, Venezuela’da gerçekleştirilen ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşinin tutuklanmasıyla sonuçlanan ABD askeri operasyonunun ardından, Küba hükümetinde görev alan bir yetkili olsaydı endişe duyacağını söyledi. Venezuela ve Küba’ya uzun süredir ilgi duyan Rubio, ABD merkezli Associated Press ajansına verdiği demeçte, “Eğer Havana’da yaşıyor ve hükümette görev alıyor olsaydım, en azından biraz endişelenirdim” ifadelerini kullandı.

ABD’nin Latin Amerika’da uzun bir askeri müdahaleler geçmişi bulunuyor. Bu kapsamda, 15–19 Nisan 1961 tarihleri arasında, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından eğitilen ve finanse edilen, eski Küba Devlet Başkanı Fidel Castro karşıtı yaklaşık 1400 savaşçı, Havana’ya 250 kilometre uzaklıktaki Domuzlar Körfezi’ne çıkarma yapmaya çalışmış, ancak komünist yönetimi devirmeyi başaramamıştı.

Çatışmalar sırasında her iki taraftan da yaklaşık 100 kişi hayatını kaybetmişti.


James Gunn'dan DC itirafı: Önce teklifi reddettim

DC Stüdyoları Eş Başkanı ve Eş CEO'su James Gunn, "Marvel'ı bıraktığım için hiç pişman değilim" diyor (Reuters)
DC Stüdyoları Eş Başkanı ve Eş CEO'su James Gunn, "Marvel'ı bıraktığım için hiç pişman değilim" diyor (Reuters)
TT

James Gunn'dan DC itirafı: Önce teklifi reddettim

DC Stüdyoları Eş Başkanı ve Eş CEO'su James Gunn, "Marvel'ı bıraktığım için hiç pişman değilim" diyor (Reuters)
DC Stüdyoları Eş Başkanı ve Eş CEO'su James Gunn, "Marvel'ı bıraktığım için hiç pişman değilim" diyor (Reuters)

James Gunn, hem DC Stüdyoları'nın eş CEO'su olarak hem de geçen yazın gişe canavarı Superman'in yönetmen koltuğunda oturarak şimdiden büyük ses getirdi. Oysa Gunn, bu görevi neredeyse hiç kabul etmeyecekti; üstelik hem önemli bir yönetmen hem de stüdyo yöneticisi olmanın sonsuza dek sürdürülebilir olduğundan da hâlâ emin değil.

Variety'ye konuşan Gunn, "Bunun daha önce gerçekten yapıldığını sanmıyorum. Walt Disney bile yönetmenden çok yapımcı gibiydi. Bu bir deney. Evet, bazen kulağa çılgınlık gibi geliyor; özellikle de ben çok 'konvansiyonel' filmler yapmadığım için" dedi. 

Gunn sözlerini şöyle sürdürdü: 

Görkemli, büyük prodüksiyonları seviyorum, olayım bu. Önce teklife hayır dedim. Kevin Feige'in yaptığı işi yapmak istemiyordum. Fakat bunu Peter Safran'la birlikte yapacağımızı fark edince iş heyecan verici hale geldi. Yine de bunun uzun vadede sürdürülebilir olup olmadığından emin değilim. Günün saatleri yetmiyor.

DC hayranları içinse rahatlatıcı bir tablo var: Gunn'ın sinema ve dizi tarafındaki planları yıllar sonrasına uzandığı için, yakın zamanda koltuğu bırakması olası görünmüyor. Ancak Gunn, bir süre yönetmenliği ikinci plana atıp yöneticilik görevlerine odaklanabilir.

Gunn'ın yönetmen koltuğundaki bir sonraki projesi, şu sıralar yapım aşamasında olan ve 2027'de vizyona girmesi planlanan devam halkası Man of Tomorrow. Bu filmde Superman, Brainiac'a karşı koyabilmek için ezeli düşmanı Lex Luthor'la güçlerini birleştirmek zorunda kalıyor. 

Brainiac karakterini Alman oyuncu Lars Eidinger'in canlandıracağı da kısa süre önce açıklanmıştı. Özellikle beğeni toplayan Alman dizisi Babylon Berlin'deki performansıyla öne çıkan 49 yaşındaki Eidinger, ayrıca Shawn Levy'yle Netflix mini dizisi Göremediğimiz Tüm Işıklar'da (All the Light We Cannot See) ve Noah Baumbach'la Beyaz Gürültü'de (White Noise) çalışmıştı. 

DC Stüdyoları'nın sıradaki filmi Supergirl, 26 Haziran'da vizyona girecek. Ardından Clayface, 11 Eylül'de sinemaseverlerle buluşacak.

Independent Türkçe, Variety, GamesRadar


New York Belediye Başkanı Mamdani, Maduro operasyonuna itiraz etmek için Trump'ı aramış

(Donald Trump/Truth Social)
(Donald Trump/Truth Social)
TT

New York Belediye Başkanı Mamdani, Maduro operasyonuna itiraz etmek için Trump'ı aramış

(Donald Trump/Truth Social)
(Donald Trump/Truth Social)

Zohran Mamdani, ABD'nin Venezuela'daki askeri harekatına itiraz etmek için Donald Trump'ı bizzat aradı ve Güney Amerika'daki operasyonların "New Yorkluları doğrudan etkileyeceğini" söyledi.

Cumartesi günü düzenlediği basın toplantısında Mamdani, "Başkanı aradım ve bu eyleme itirazımı iletmek için doğrudan kendisiyle konuştum" dedi ve başkana "rejim değişikliği arayışına [ve] federal ve uluslararası hukukun ihlaline karşı olduğunu" söylediğini ekledi.

Perşembe günü resmen göreve başlayan New York Belediye Başkanı, görüşmeyle ilgili daha fazla bilgi paylaşmadı ancak yardımcıları, "kısa" diye nitelendirilen görüşmeyi başlatanın kendisi olduğunu söyledi.

Mamdani, "Karşıtlığımı belirttim, açıkça ifade ettim ve konu orada kaldı" dedi.

Bir zamanlar başkanı "faşist" diye nitelendiren Mamdani, cumartesi günü operasyonlardan duyduğu hayal kırıklığını internette de dile getirdi ve yönetimin yakalanan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu Brooklyn'deki bir gözaltı merkezinde tutma niyetini eleştirdi.

dvf
Zohran Mamdani, ABD'nin Venezuela'daki askeri harekatına itiraz etmek için Donald Trump'ı bizzat aradığını söyledi (AP)

Mamdani, X'te, "Bu sabah ABD ordusunun Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşini yakalaması ve New York'ta federal gözaltında tutulmalarının planlanması konusunda bilgilendirildim" diye yazdı.

Egemen bir ulusa tek taraflı saldırmak bir savaş eylemi ve federal ve uluslararası hukukun ihlalidir. Bu aleni rejim değişikliği arayışı sadece yurt dışındakileri etkilemiyor, aynı zamanda bu şehri ev olarak gören onbinlerce Venezuelalı da dahil New Yorkluları doğrudan etkiliyor. Benim odak noktam onların ve her New Yorklunun güvenliği ve yönetimim durumu izleyip ilgili yönergeleri yayımlamaya devam edecek.

Independent, Beyaz Saray'dan Mamdani'nin açıklamasıyla ilgili yorum almak için iletişime geçti.

cdfgth
Bir zamanlar başkanı "faşist" diye nitelendiren Mamdani, cumartesi günü çevrimiçi olarak operasyonlardan ve yönetimin yakalanan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu Brooklyn'deki bir gözaltı merkezinde tutma niyetinden duyduğu hayal kırıklığını da dile getirdi (AP)

Belediye başkanıyla başkan arasındaki çatışma, göreve gelmesinden bu yana ilki ancak muhtemelen son olmayacak. Maduro halihazırda Metropolitan Gözaltı Merkezi'nde tutuluyor ve Manhattan'da kendisine federal uyuşturucu ve silah suçlamaları isnat edilecek.

Haberlere göre, pazartesi günü bile mahkemeye çıkabilir.

Mamdani, cumartesi günü gazetecilere, "Başkan ve ben, anlaşmazlık noktaları konusunda birbirimize her zaman dürüst ve açık olduk" dedi.

New Yorklular beni dürüst ve açık sözlü olmam için, bunu her zaman görevimin bu şehri yuva olarak gören insanlara hizmet etmek olduğu anlayışıyla yapmam için seçtiler.

Belediye başkanı, Maduro'nun gözaltında tutulduğu süre boyunca başına gelenler üzerinde çok az etkisi olacağını kabul edercesine şunları ekledi:

Federal hükümetin her türlü eyleminin New Yorkluların günlük yaşamları üzerinde minimum düzeyde etki yaratması benim sorumluluğum.

Belediye başkanlığı kampanyası sırasında Mamdani, ABD dış politikasının diğer yönlerini, özellikle de Ortadoğu'da İsrail'e verilen desteği sert bir şekilde eleştirmiş ancak Latin Amerika'daki olaylarla pek ilgilenmemişti.

Independent Türkçe