ABD Dışişleri Bakanlığı Baş Müfettişi Suudi Arabistan’la silah anlaşmasının yasal uygunluğunu doğruladı

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo
Dışişleri Bakanı Mike Pompeo
TT

ABD Dışişleri Bakanlığı Baş Müfettişi Suudi Arabistan’la silah anlaşmasının yasal uygunluğunu doğruladı

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo
Dışişleri Bakanı Mike Pompeo

ABD Dışişleri Bakanlığı, bakanlığın baş müfettişinin nihai raporuna göre Suudi Arabistan, BAE ve Ürdün’le yapılan silah anlaşmalarında hukuki prosedürlere uygunluğun tespit edildiğini bildirdi. Raporda ayrıca, Dışişleri Bakanı'nın acil durumlarda kullandığı yetkilere dayanarak kararın ABD yasalarına uygun olduğunu ve Silahların Kontrolü ve İhracatı Yasası’nda herhangi bir ihlal bulunmadığını doğruladı. Böylece Bakanlık, bu anlaşmaların sahiplerine yönelik  bir yıl boyunca süren tartışmalara son verdi.
Bakanlık’tan üst düzey bir yetkili ile dün telefonla yapılan basın toplantısındaki açıklamada, raporlarda elde edilen esas bulgunun Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun geçen yılın Mayıs ayında, söz konusu satışlar ve ABD savunma teçhizatı malzemelerinin 22 teklifle Suudi Arabistan, BAE ve Ürdün'e sevk edilmesi ve satışlarıyla alakalı Mayıs 2019’da olağanüstü yetkilerini kullanımına ilişkin onayı olduğu belirtildi. Toplam 8 milyar 100 milyon dolarlık anlaşma satışlarının, tüm yasal gereklilikler ve bakanın yetkileri dahilinde tamamen tutarlı olduğu kaydedildi.
Yetkili açıklamasında, baş müfettişin nihai raporunun acil durum operasyonuna ve dışişleri bakanına verilen yetkilere atıfta bulunduğunu ve bakanın bunu kötüye kullanmadığını belirtti. Buna delil olarak, eski ABD Başkanı Ronald Reagan'ın Suudi Arabistan'a, İran’ın altyapısına yönelik tehditlerine karşılık vermesi için Stinger füzeleri sağlamaya çalıştığı 1984 yılındaki bu olay da dahil olmak üzere geçmişte yaşanan olaylara dikkat çekti. Ardından 1990'da Başkan George W. Bush döneminde yaşananlara atıfta bulunarak, dönemin Dışişleri Bakanı’nın, Körfez Savaşı'ndan ve Saddam Hüseyin rejiminin Kuveyt'i işgalinden önce askeri teçhizatının Suudi Arabistan'a gelişini hızlandırmaya çalıştığını belirtti. Açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Bu tarihi olaylara ve ABD hükümetinin aldığı yasal önlemlere bakacak olursak, bu alıntıların tümü son raporlarda yer aldı. Başmüfettişlik Ofisi, acil durum yetkilerinin uygulanmasına ilişkin söz konusu tarihsel olaylara atıfta bulundu ve bunu delil gösterdi. Müfettişlik Ofisi, bakanın bu yetkilerini yasaya uygun olarak kullandığına ve onayının Dışişleri Bakanlığı tarafından uygun şekilde yerine getirildiğine karar verdi.”
Üst düzey yetkili açıklamasının devamında, eski baş müfettişin bu konudan çekilip sorumluluğu kendisine devrettiği Baş Müfettiş Yardımcısı Diana Shaw'ın onayının  ardından raporun yayınlanacağını belirtti. Ayrıca raporun, Kontrol yasasına göre Pompeo'nun onayının ve silah ihracatına yönelik gereksinimlerin uygunluğunu doğruladığını kaydetti.
Dışişleri bakanının satış anlaşmasını hızlandırmak için kullandığı acil durum yetkisinin Körfez'de bölgedeki sıkıntılar ve sorunlar nedeniyle olduğunu belirten yetkili, geçen yıl İran'ın kötü niyetli faaliyetleri ve vekilleri tarafından gelen saldırıların doğrudan bir sonucu olduğunu, bu kararların uygun önlemlerin alınması gerektiği için uygulandığını belirtti.  Aynı zamanda, “Bakanlık ve ortak kurumları, devletin sivillere zarar vermeyerek ABD savunma mekanizmalarının risklerini azaltmak için ek hafifletme önlemleri uygulaması ve böylece sivillere zarar verme riskini de azaltacağı rapor üzerinde zaten çalışıyorlardı” dedi. Ayrıca, müttefiklerle güvenlik alanlarında işbirliği konusunda çok sayıda katılım sağlamanın yanı sıra daha iyi ekipman sağlayarak koalisyona ek eğitim sunmayı hedeflediğini kaydetti.
ABD Dışişleri Bakanlığı yaptığı basın açıklamasında, Temsilciler Meclisi ve Senato'daki Kongre üyelerini, asılsız bulduğu beyan ve medya açıklamalarını geri çekmeye çağırdı. Ayrıca bu iddiaları ve açıklamaları destekleyen ABD medyasına da, rapor yayınlanmadan önce raporla ilgili suçlamalarda bulunan yasama üyelerinin isimleri de dahil olmak üzere söz konusu medya açıklamalarını geri çekmesi için  çağrıda bulundu. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Temsilci Eliot Engel, yönetimin İran acil durumuyla ilgili yalan söylediğini, bunun "yasanın ihlali" olduğunu iddia ederken, Temsilci Bob Menendez de "yasayı görmezden geldiği için” Pompeo'nun hatalı olduğunu vurguladı. Baş Müfettişlik Ofisi, bakanın Kongre tarafından kendisine verilen yetkileri kullandığını kanıtladı. The New York Times gazetesi Haziran 2020'de Baş Müfettişin incelemesi henüz tamamlanmadı halde Pompeo'nun "yasadışı hareket etmiş olabileceğini" beklediklerini belirtti. Bu yanlış ifadelerden çekilmeleri gerekiyor.”



Suudi Arabistan’dan bölgesel istikrarı güçlendirmek için diyalog vurgusu

Mühendis Velid el-Hireyci, Yeni Delhi'de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları toplantısında konuşuyor (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Mühendis Velid el-Hireyci, Yeni Delhi'de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları toplantısında konuşuyor (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan’dan bölgesel istikrarı güçlendirmek için diyalog vurgusu

Mühendis Velid el-Hireyci, Yeni Delhi'de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları toplantısında konuşuyor (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Mühendis Velid el-Hireyci, Yeni Delhi'de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları toplantısında konuşuyor (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hireyci, perşembe günü yaptığı açıklamada, bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirmeye yönelik çabaların desteklenmesi amacıyla, BRICS ülkeleri de dâhil olmak üzere ilgili tüm taraflar arasında diyaloğun sürdürülmesinin önemini yineledi.

Hireyci bu açıklamayı, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud adına, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılımı sırasında yaptı. “Dayanıklılık, inovasyon, iş birliği ve sürdürülebilirlik için inşa etmek” başlığıyla gerçekleştirilen toplantıya Suudi Arabistan davetli ülke statüsüyle katıldı.

Suudi yetkili konuşmasında, “Krallık, Basra Körfezi ve Kızıldeniz’deki istikrarın yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını, özellikle belirsizlik ve kriz dönemlerinde küresel ekonominin dayanıklılığı ve istikrarı açısından temel bir unsur olduğunu vurgulamaktadır” dedi.

Hireyci ayrıca bu istikrarın korunmasının ortak bir sorumluluk ve tüm uluslararası toplumun kolektif çıkarı olduğunu belirtti.

vfdvfd
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Waleed Al-Khuraiji'yi kabul etti. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan’ın mevcut durum ve Körfez ülkeleri ile Ürdün’e yönelik son saldırılar konusunda derin endişe duyduğunu ifade eden Hireyci, gerilimin düşürülmesi, itidal çağrısı yapılması ve uluslararası hukuka bağlı kalınmasının önemini vurguladı. Ayrıca bölgede tansiyonu daha da yükseltebilecek ek adımlardan kaçınılması gerektiğini söyledi.

Suudi yetkili, bölgenin küresel ticaret ağlarında hâlâ hayati bir merkez konumunda bulunduğunu, Asya ile Avrupa arasındaki küresel enerji arzı ve ticari malların önemli bir bölümünün Basra Körfezi ve Kızıldeniz’deki deniz koridorlarından geçtiğini belirtti.

Hireyci, bu bölgenin güvenliği veya istikrarını etkileyebilecek herhangi bir aksaklığın, küresel enerji piyasaları, enflasyon oranları, sürdürülebilir kalkınma çabaları ve genel anlamda dünya ekonomik büyümesi üzerinde anında ve geniş çaplı sonuçlar doğuracağını ifade etti.

brg
BRICS grubu ülkelerinin dışişleri bakanlarının Perşembe günü Yeni Delhi'de gerçekleştirdiği toplantıdan bir kare (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Dünyanın hızlı teknolojik ve ekonomik dönüşümlere tanıklık ettiğini kaydeden Hireyci, özellikle yapay zekâ ile bağlantılı fırsatlar ve gelecekteki etkiler göz önünde bulundurulduğunda, ülkelerin hızlanan dijital dönüşüme uyum sağlamasına özel önem verilmesi gerektiğini söyledi.

Teknolojiye ve dijital kapasitelere adil erişimin sağlanmasının, herkes için dengeli ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olmaya devam edeceğini de sözlerine ekledi.


Kutsal topraklara 860 bin hacı adayı geldi

Bakanlar, Krallığın hacılara hizmet etmeye tamamen hazır olduğunu teyit ettiler. (Fotoğraf: Salih el-Ganem)
Bakanlar, Krallığın hacılara hizmet etmeye tamamen hazır olduğunu teyit ettiler. (Fotoğraf: Salih el-Ganem)
TT

Kutsal topraklara 860 bin hacı adayı geldi

Bakanlar, Krallığın hacılara hizmet etmeye tamamen hazır olduğunu teyit ettiler. (Fotoğraf: Salih el-Ganem)
Bakanlar, Krallığın hacılara hizmet etmeye tamamen hazır olduğunu teyit ettiler. (Fotoğraf: Salih el-Ganem)

Suudi Arabistan, bu yıl Hac ibadetini yerine getirecek hacıları karşılamak ve onlara hizmet etmek için tüm sektörlerinin hazır olduğunu ve gelişlerinden güvenli dönüşlerine kadar entegre bir hizmet sistemi sunulacağını teyit etti.

Suudi Arabistan'dan beş bakan, dün düzenledikleri basın toplantısında, hacıların güvenliğini ve sağlığını korumanın yanı sıra, Mekke ve Medine'deki kutsal mekanlarda lojistik hareketlerini kolaylaştırmak ve rahat etmelerini sağlamak için tam hazırlık içinde olduklarını vurguladı.

Bakanlar, hacı adaylarının sağlık durumunun güven verici olduğunu ve endişelenecek bir durum bulunmadığını belirterek, salgın hastalıklar ve diğer gelişmelerin uluslararası kuruluşlarla koordineli olarak yakından takip edildiğini ifade etti.

Yapay Zekâ destekli güvenlik ve "Mekke Yolu" girişimi

Suudi Arabistan Medya Bakanı Selman el-Dusari, hac güvenlik sisteminin komuta merkezlerinden sahaya kadar, yapay zekâ ve modern teknolojiler aracılığıyla hareket analizi ve yoğunluk tahmini yapan hassas planlarla yönetildiğini, bunun da müdahale hızını ve güvenlik seviyesini artırdığını belirtti.

fvfrbv
Enformasyon Bakanı Selman el-Dusari basın toplantısında (Fotoğraf: Salih el-Ganem)

Dusari, İçişleri Bakanlığı'nın "Mekke Yolu" girişimini bu yıl 10 ülkede ve 17 noktada sekizinci kez uyguladığını, bugüne kadar 1,2 milyondan fazla hacı adayının bu hizmetten yararlandığını belirtti. Ayrıca kutsal mekanların %100 oranında 5G ağıyla kapsandığını ve 4 bin 200'den fazla teknik personelin sahada görev yaptığını ifade etti. İslam İşleri, Davet ve İrşad Bakanlığı da 100'den fazla ülkeden âlimler, İslam şahsiyetleri ve şehit aileleri de dahil olmak üzere 2 bin 500'den fazla hacıyı ağırlamak için hazırlıklarını tamamladı" ifadelerini kullandı.

Enformasyon Bakanı bu yılki Hac mevsiminde, 150'den fazla medya kuruluşu ve 3 binden fazla yerel ve uluslararası medya mensubu görev yapacağını açıkladı.

Hac ve Umre Bakanlığı: 860 bin Hacı geldi

Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia, şu ana kadar hava, kara ve deniz yoluyla 860 binden fazla hacı adayının geldiğini duyurdu. Rabia, bu yıl 126'dan fazla İslam dışı ülkeden aracı olmadan doğrudan rezervasyon imkânı sağlandığını ve Mina'daki kapasitenin yeni çadır alanlarıyla artırıldığını belirtti.

Bakan ayrıca, bu yıl tüm dış hacılar için uygulanan "Bavulsuz Hacı" girişimine dikkat çekti. Bu hizmet sayesinde hacıların bagajları ülkelerinden konaklama yerlerine taşınıyor, işlemlerin tamamlanma süresi ise 120 dakikadan 15 dakikaya indirildiğini vurguladı.

sddv
Hac ve Umre Bakanı, şu ana kadar yaklaşık 860 bin hacı adayının geldiğini doğruladı (Fotoğraf: Salih el-Ganem).

El-Rabia, Allah'ın misafirlerine hizmet sisteminin, 60'tan fazla devlet ve operasyonel kuruluş arasında kurumsal entegrasyonla 600'den fazla eylem planı aracılığıyla işlediğini açıkladı. Ayrıca "Nusuk" uygulamasının dünya çapında 51 milyondan fazla kullanıcıya hizmet verdiğini, bu yılki Hac sezonunda sunduğu dijital hizmet sayısının 130’u aştığını ifade etti.

Ulaşım ve Lojistik: 1,5 milyon hacı için 3 milyon koltuk

Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Bakanı Mühendis Salih el-Casir, havacılık sektörünün yurt dışından gelecek 1,5 milyondan fazla hacı adayı için 6 havalimanında 300'den fazla noktaya bağlanan 3 milyon koltuk kapasitesi hazırladığını belirtti. Casir, Şarku’l Avsat’ın ulaşım maliyetlerindeki artışa ilişkin sorusuna, erken sunulan paketlerin hacıları bu fiyat artışlarından koruyacağı yanıtını verdi.

El-Casir, hac mevsiminde güvenli ve kolay bir ulaşım deneyimi sağlamak amacıyla ulaştırma ve lojistik hizmetler sisteminin çalışmalarını sundu. Kutsal mekânlara çıkan tüm yol ağlarının değerlendirildiğini, kapsamlı bakım planlarının uygulandığını, köprülerin onarıldığını ve yol soğutma teknolojisinin yaygınlaştırıldığını belirtti. Ayrıca, hacıların konaklama yerlerinden Mescid-i Haram'a nakli için 3 binden fazla, ring seferleri için ise 5 bin otobüs tahsis edildiğini kaydeden Casir, bu yılki hac sezonunda misafirlere hizmet vermek üzere 46 binden fazla personelin görevlendirildiğini ifade etti.

Belediye ve Sağlık: Sahada tam denetim

Belediyeler ve Konut Bakanı Macid el-Hugail ise hizmet sisteminin son yıllarda çeşitli devlet kurumları arasında entegrasyon ve hazırlık düzeyinde hızlı bir gelişme gösterdiğini ve bunun da Allah'ın misafirlerine sunulan hizmetlerin kalitesinin artmasına katkıda bulunduğunu teyit etti.

Bakan Macid el-Hugail, kutsal mekanlarda 4,6 milyon metrekarelik gelişmiş bir altyapı ağı ve 24 saat çalışan 88 bin temizlik birimi oluşturulduğunu, gıda ve su güvenliği için günlük 2 bin 800 denetim yapıldığını bildirdi. Kapsamlı günlük izleme için 66 hizmet merkezi ve 5 laboratuvarın bulunduğuna dikkat çekti.

sdvdfsv
Sağlık Bakanı'na göre salgın konusunda endişe yok ve uluslararası kuruluşlarla koordineli olarak yakın takip yapılıyor (Fotoğraf: Saleh Al-Ghannam).

Sağlık Bakanı Fahd el-Celacel ise Krallığın Hac sistemini her yıl geliştirmeye devam ettiğini ve Hac mevsiminin, Krallığın insanlığa hizmet yolunda sunduğu en yüksek düzeyde bakımı somutlaştıran önde gelen bir küresel model haline geldiğini teyit etti.

Sağlık Bakanı Fahd el-Celacel ise "Hanta" virüsü gibi salgın hastalıklara yönelik endişeleri gidererek, uluslararası kuruluşlarla yüksek düzeyde takip yapıldığını ve şu an için herhangi bir salgın endişesi bulunmadığını vurguladı.

fdvfbf
Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı, Krallığın hacıları modern teknolojiler ve yapay zekâ ile yönetilen bir güvenlik sistemi içinde karşıladığını vurguladı (Fotoğraf: Salih el-Ganem)

Bakanın açıklamasına göre hacılara hizmet etmek üzere 52 binden fazla sağlık personeli görev yapıyor; ayrıca, kutsal mekanlarda bulunan 3 bin 800 yatak da dahil olmak üzere, Allah'ın misafirlerine hizmet etmek için 20 binden fazla yatak sağlanıyor (bu sayı geçen sezona göre 3 kat artış gösterdi). 11 ambulans uçağı ve 7 bin 700 sağlık görevlisi tarafından desteklenen 3 bin ambulans aracı tahsis edildi ve hastanelerin çalışmalarını desteklemek üzere kutsal mekanlarda 25 sağlık merkezi kurulduğunu ifade etti.


Suudi Arabistan’dan Hürmüz Boğazı çağrısı: Seferler savaş öncesi düzene dönmeli

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan’dan Hürmüz Boğazı çağrısı: Seferler savaş öncesi düzene dönmeli

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, Çarşamba günü Madrid ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, ülkesinin bölgesel krizin çözümünde diplomatik süreci desteklediğini ve Hürmüz’ün güvenliğinin küresel ekonominin istikrarı için temel unsur olduğunu söyledi.

Stratejik ortaklık belgesi

Suudi Arabistan ile İspanya, Çarşamba günü ikili ilişkilerde yeni bir döneme girerek ilişkileri stratejik ortaklık seviyesine yükseltti. Taraflar, Stratejik Ortaklık Belgesi’ni imzalarken diplomatik ve özel pasaport sahiplerine karşılıklı vize muafiyeti anlaşmasına da imza attı.

Prens Faisal bin Ferhan, iki ülke liderleri düzeyinde kurulacak Ortaklık Konseyi’nin, ilgili kurumlar arasında koordinasyonu güçlendirecek kurumsal bir çerçeve oluşturacağını ve Riyad ile Madrid arasındaki ilişkileri ileri taşıyacak girişim ve projelere zemin hazırlayacağını ifade etti.

Barışa destek

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, bugün (Çarşamba) yaptığı açıklamada, 28 Şubat’ta başlayan bölgesel kriz konusunda Suudi Arabistan’ın diplomatik çözümden yana tutumunu yineledi.

Madrid’de İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Suudi Bakan, Riyad yönetiminin Ortadoğu’da tansiyonun düşürülmesi ve gerilimin tırmanmasının önlenmesi yönündeki desteğini sürdürdüğünü belirtti.

Prens Faysal bin Ferhan, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının yeniden normal seyrine dönmesinin önemine dikkat çekerek, boğazın güvenliği ve seyrüsefer serbestisinin küresel ekonomik istikrar açısından kritik olduğunu vurguladı.

fdvfdfdb
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, “Stratejik Ortaklık” belgesinin imza töreni sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)

Ayrıca Suudi Arabistan ile İspanya arasındaki ilişkilerin sürekli gelişim gösterdiğini ifade eden Bakan, Riyad ile Madrid arasındaki bağları daha ileri seviyeye taşımak amacıyla stratejik ortaklık belgesinin imzalandığını söyledi.

Albares: Suudi Arabistan’ın rolü merkezi öneme sahip

İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ise ülkesinin Suudi Arabistan ile ikili ilişkileri güçlendirmeye kararlı olduğunu belirterek, Suudi Arabistan’ın İspanya’nın Ortadoğu’daki önemli ticari ortaklarından biri olduğunu söyledi.

İspanyol Bakan, Suudi Arabistan’ın yalnızca Körfez ve bölgesel güvenlik açısından değil, uluslararası düzeyde de son derece merkezi bir rol oynadığını ifade etti.

Ayrıca İspanya’nın, İran’daki savaş konusunda Suudi Arabistan’ın “sağduyulu tutumunu” takdir ettiğini dile getirdi.

İspanya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Dışişleri Bakanı José Manuel Albares’in Çarşamba günü Madrid’de Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Ferhan’ı ağırladığı ve görüşmede bölgesel ve uluslararası önemli meselelerin yanı sıra ikili ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine yükseltilmesinin ele alındığı belirtildi.

Dayanışma ve iyimserlik

İspanya, İran’ın “gerekçesiz saldırılarının” ardından Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğunu yineleyerek, Riyad yönetiminin Ortadoğu’daki çatışmaların sona erdirilmesine katkı sağlayan rolünü desteklediğini açıkladı.

cbgfbgf
İspanya Dışişleri Bakanı, Suudi mevkidaşını Madrid’de karşılayarak ağırladı (İspanya Dışişleri Bakanlığı)

İspanya Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasında Stratejik Ortaklık Konseyi’nin kurulmasına ilişkin anlaşmanın imzalandığını belirterek, bu mekanizmanın siyasi, ekonomik, kültürel ve savunma alanlarının yanı sıra enerji ve ulaştırma sektörlerinde iş birliğini geliştireceğini kaydetti.

Açıklamada ayrıca, diplomatik, özel ve hizmet pasaportu sahiplerine karşılıklı vize muafiyeti anlaşmasının da imzalandığı bildirildi.