ABD Dışişleri Bakanlığı Baş Müfettişi Suudi Arabistan’la silah anlaşmasının yasal uygunluğunu doğruladı

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo
Dışişleri Bakanı Mike Pompeo
TT

ABD Dışişleri Bakanlığı Baş Müfettişi Suudi Arabistan’la silah anlaşmasının yasal uygunluğunu doğruladı

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo
Dışişleri Bakanı Mike Pompeo

ABD Dışişleri Bakanlığı, bakanlığın baş müfettişinin nihai raporuna göre Suudi Arabistan, BAE ve Ürdün’le yapılan silah anlaşmalarında hukuki prosedürlere uygunluğun tespit edildiğini bildirdi. Raporda ayrıca, Dışişleri Bakanı'nın acil durumlarda kullandığı yetkilere dayanarak kararın ABD yasalarına uygun olduğunu ve Silahların Kontrolü ve İhracatı Yasası’nda herhangi bir ihlal bulunmadığını doğruladı. Böylece Bakanlık, bu anlaşmaların sahiplerine yönelik  bir yıl boyunca süren tartışmalara son verdi.
Bakanlık’tan üst düzey bir yetkili ile dün telefonla yapılan basın toplantısındaki açıklamada, raporlarda elde edilen esas bulgunun Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun geçen yılın Mayıs ayında, söz konusu satışlar ve ABD savunma teçhizatı malzemelerinin 22 teklifle Suudi Arabistan, BAE ve Ürdün'e sevk edilmesi ve satışlarıyla alakalı Mayıs 2019’da olağanüstü yetkilerini kullanımına ilişkin onayı olduğu belirtildi. Toplam 8 milyar 100 milyon dolarlık anlaşma satışlarının, tüm yasal gereklilikler ve bakanın yetkileri dahilinde tamamen tutarlı olduğu kaydedildi.
Yetkili açıklamasında, baş müfettişin nihai raporunun acil durum operasyonuna ve dışişleri bakanına verilen yetkilere atıfta bulunduğunu ve bakanın bunu kötüye kullanmadığını belirtti. Buna delil olarak, eski ABD Başkanı Ronald Reagan'ın Suudi Arabistan'a, İran’ın altyapısına yönelik tehditlerine karşılık vermesi için Stinger füzeleri sağlamaya çalıştığı 1984 yılındaki bu olay da dahil olmak üzere geçmişte yaşanan olaylara dikkat çekti. Ardından 1990'da Başkan George W. Bush döneminde yaşananlara atıfta bulunarak, dönemin Dışişleri Bakanı’nın, Körfez Savaşı'ndan ve Saddam Hüseyin rejiminin Kuveyt'i işgalinden önce askeri teçhizatının Suudi Arabistan'a gelişini hızlandırmaya çalıştığını belirtti. Açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Bu tarihi olaylara ve ABD hükümetinin aldığı yasal önlemlere bakacak olursak, bu alıntıların tümü son raporlarda yer aldı. Başmüfettişlik Ofisi, acil durum yetkilerinin uygulanmasına ilişkin söz konusu tarihsel olaylara atıfta bulundu ve bunu delil gösterdi. Müfettişlik Ofisi, bakanın bu yetkilerini yasaya uygun olarak kullandığına ve onayının Dışişleri Bakanlığı tarafından uygun şekilde yerine getirildiğine karar verdi.”
Üst düzey yetkili açıklamasının devamında, eski baş müfettişin bu konudan çekilip sorumluluğu kendisine devrettiği Baş Müfettiş Yardımcısı Diana Shaw'ın onayının  ardından raporun yayınlanacağını belirtti. Ayrıca raporun, Kontrol yasasına göre Pompeo'nun onayının ve silah ihracatına yönelik gereksinimlerin uygunluğunu doğruladığını kaydetti.
Dışişleri bakanının satış anlaşmasını hızlandırmak için kullandığı acil durum yetkisinin Körfez'de bölgedeki sıkıntılar ve sorunlar nedeniyle olduğunu belirten yetkili, geçen yıl İran'ın kötü niyetli faaliyetleri ve vekilleri tarafından gelen saldırıların doğrudan bir sonucu olduğunu, bu kararların uygun önlemlerin alınması gerektiği için uygulandığını belirtti.  Aynı zamanda, “Bakanlık ve ortak kurumları, devletin sivillere zarar vermeyerek ABD savunma mekanizmalarının risklerini azaltmak için ek hafifletme önlemleri uygulaması ve böylece sivillere zarar verme riskini de azaltacağı rapor üzerinde zaten çalışıyorlardı” dedi. Ayrıca, müttefiklerle güvenlik alanlarında işbirliği konusunda çok sayıda katılım sağlamanın yanı sıra daha iyi ekipman sağlayarak koalisyona ek eğitim sunmayı hedeflediğini kaydetti.
ABD Dışişleri Bakanlığı yaptığı basın açıklamasında, Temsilciler Meclisi ve Senato'daki Kongre üyelerini, asılsız bulduğu beyan ve medya açıklamalarını geri çekmeye çağırdı. Ayrıca bu iddiaları ve açıklamaları destekleyen ABD medyasına da, rapor yayınlanmadan önce raporla ilgili suçlamalarda bulunan yasama üyelerinin isimleri de dahil olmak üzere söz konusu medya açıklamalarını geri çekmesi için  çağrıda bulundu. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Temsilci Eliot Engel, yönetimin İran acil durumuyla ilgili yalan söylediğini, bunun "yasanın ihlali" olduğunu iddia ederken, Temsilci Bob Menendez de "yasayı görmezden geldiği için” Pompeo'nun hatalı olduğunu vurguladı. Baş Müfettişlik Ofisi, bakanın Kongre tarafından kendisine verilen yetkileri kullandığını kanıtladı. The New York Times gazetesi Haziran 2020'de Baş Müfettişin incelemesi henüz tamamlanmadı halde Pompeo'nun "yasadışı hareket etmiş olabileceğini" beklediklerini belirtti. Bu yanlış ifadelerden çekilmeleri gerekiyor.”



Katar, Amerika ve İran arasında arabuluculuk çabalarının sürdüğünü teyit etti

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman Al Sani (AFP)
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman Al Sani (AFP)
TT

Katar, Amerika ve İran arasında arabuluculuk çabalarının sürdüğünü teyit etti

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman Al Sani (AFP)
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman Al Sani (AFP)

Katar Dışişleri Bakanlığı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’nin, Doha’nın arabuluculuk çabalarının sürdüğünü ve ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat muhtırasından doğan tüm müzakere süreçlerine destek verildiğini vurguladığını açıkladı.

Açıklamaya göre Şeyh Muhammed, ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Başkan Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bir araya gelerek, ABD-İran görüşmelerindeki son gelişmeleri ele aldı.

Bakanlık, görüşmenin içeriğine ilişkin daha fazla ayrıntı paylaşmadı.


Körfez ülkelerinin genelkurmay başkanları askeri iş birliğini ve İran saldırılarını ele aldı

Körfez ülkelerinin genelkurmay başkanları arasında gerçekleşen Yüksek Askeri Komitesi toplantısından bir kare (BNA)
Körfez ülkelerinin genelkurmay başkanları arasında gerçekleşen Yüksek Askeri Komitesi toplantısından bir kare (BNA)
TT

Körfez ülkelerinin genelkurmay başkanları askeri iş birliğini ve İran saldırılarını ele aldı

Körfez ülkelerinin genelkurmay başkanları arasında gerçekleşen Yüksek Askeri Komitesi toplantısından bir kare (BNA)
Körfez ülkelerinin genelkurmay başkanları arasında gerçekleşen Yüksek Askeri Komitesi toplantısından bir kare (BNA)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin genelkurmay başkanları, dün Bahreyn’in başkenti Manama'da gerçekleştirilen Yüksek Askeri Komite toplantısında ortak askeri çalışmanın güçlendirilmesi yollarını ele aldı.

Bahreyn Haber Ajansı BNA'nın aktardığına göre toplantı, Bahreyn Genelkurmay Başkanı Orgeneral Ziyab el-Nuaymi başkanlığında KİK üyesi ülkelerin genelkurmay başkanları, KİK Genel Sekreterliği Askeri İşler Yardımcı Genel Sekreteri Hava Tümgenerali İsa el-Muhendis ve Konsey Birleşik Askeri Komutanı Tümgeneral Abdülaziz el-Belevi'nin katılımıyla gerçekleşti.

Nuaymi toplantıdaki konuşmasında “Hepimiz ülkelerimize yönelik İran’ın acı verici ve sistematik saldırganlığıyla karşı karşıyayız. Bu saldırganlık sivilleri yoğun biçimde hedef almış, uluslararası Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği güvenliğini ihlal etmiş ve ülkelerimizin ile bölgenin çıkarlarına zarar vererek uluslararası sözleşmelere, anlaşmalara ve hukuka hiçbir saygı göstermeksizin masum insanların hayatını tehlikeye atmıştır” ifadelerini kullandı.

Bu gelişmelerin kapsamlı Körfez dayanışmasını güçlendirmeyi ve bu hain saldırılara karşı tek cephe halinde durulmasını zorunlu kıldığını vurgulayan Nuaymi, “Bu olağandışı saldırılar, aramızdaki akrabalık bağlarından, amaç birliğinden ve ortak kaderden, ayrıca mevcut anlaşma ve sözleşmelerden hareketle ortak askeri iş birliğimiz için kapsayıcı ve pratik bir çerçeve oluşturmamızı gerektiriyor” dedi. Nuaymi ayrıca ‘bu toplantının söz konusu hain saldırılara karşı koymak, tek cephe halinde durmak, sağlam bir ortak eylem geliştirmek, kolektif tedbirler almak ve KİK üyesi ülkelerin ve bölgenin güvenliği ile istikrarını tehdit eden bu saldırıları sınırlamada hızlı müdahale kapasitesi oluşturmak için sorumlulukları üstlenmenin güçlü bir çıkış noktası olmasını’ temenni ettiğini söyledi.

İİT Terörle Mücadele Koalisyonu

Öte yandan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Terörle Mücadele Koalisyonu, Genel Sekreteri Hava Orgeneral Muhammed bin Said el-Muğeydi başkanlığında New York'taki BM merkezinde düzenlenen Terörle Mücadelede Dördüncü Yüksek Düzeyli Birleşmiş Milletler (BM) Konferansı'na katıldı. ‘Terörden Arınmış Bir Gelecek: Üye Devletlerin Öncülüğünde ve Paydaşların Katılımıyla Kapsamlı Uluslararası Terörle Mücadele İşbirliğinin Güçlendirilmesi’ başlığı altında gerçekleştirilen konferansa üst düzey yetkililer, karar alıcılar, ülke temsilcileri, uluslararası ve bölgesel kuruluş temsilcileri ile terörle mücadele alanında uzmanlaşmış isimler geniş çaplı katılım sağladı.

İİT Terörle Mücadele Koalisyonu’nun bu önemli uluslararası konferansa katılımı, uluslararası iş birliğini güçlendirme ve terörün yanı sıra radikalizmin tüm biçimleriyle mücadelede çabaları birleştirme konusundaki rolünün bir uzantısı niteliğinde. Aynı zamanda uluslararası kuruluşlar ve üye devletlerle stratejik ortaklıkları pekiştirme, terör tehditleriyle başa çıkma konusunda etkili politika ve uygulamaların geliştirilmesine katkıda bulunma ve bölgesel ile uluslararası güvenlik ile istikrarı güçlendirme hedeflerini de taşıyor.

Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA'nın aktardığına göre açılış oturumunda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve çok sayıda bakan ile üst düzey uluslararası yetkili söz aldı. Oturumda ortak uluslararası bağlılığın güçlendirilmesi yolları ve terörle mücadelede kapsamlı çok taraflı bir yaklaşım benimsenmesinin önemi ele alındı; artan güvenlik zorluklarıyla başa çıkılmasında hükümetlerin, uluslararası kuruluşların, sivil toplumun ve özel sektörün rolünün güçlendirilmesi de tartışıldı.

İİT Terörle Mücadele Koalisyonu’nun BM’nin bu platformuna katılımının, küresel terörle mücadele çabalarında etkin bir uluslararası ortak olarak konumunu yansıttığını vurgulayan Orgeneral el-Muğeydi, uluslararası arenada değişen zorlukların, ülkeler ile bölgesel ve uluslararası kuruluşlar arasındaki koordinasyonun ve rol tamamlayıcılığının güçlendirilmesini, terörle mücadelede ortak çalışma mekanizmalarının geliştirilmesini ve yayılmasının önlenmesi ile kök nedenlerinin ele alınmasını zorunlu kıldığını da sözlerine ekledi.


Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu işletme kârını ikiye katladı; varlıkları 2025’te 1,21 trilyon dolara yükseldi

Kral Abdullah Finans Merkezi’ndeki Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu Kulesi (PIF)
Kral Abdullah Finans Merkezi’ndeki Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu Kulesi (PIF)
TT

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu işletme kârını ikiye katladı; varlıkları 2025’te 1,21 trilyon dolara yükseldi

Kral Abdullah Finans Merkezi’ndeki Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu Kulesi (PIF)
Kral Abdullah Finans Merkezi’ndeki Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu Kulesi (PIF)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), ekonomik dönüşümün öncüsü ve kıtalararası küresel bir yatırımcı olarak konumunu pekiştiren bir adımla, 2025 yılına ait mali performans detaylarını uluslararası piyasaların takibine sundu. Londra Borsası’nda konsolide ve denetlenmiş mali tablolarını yayımlayan PIF, yıllık net kârını yüzde 152 gibi rekor bir oranda artırarak 17,36 milyar dolara (65,1 milyar riyal) yükselttiğini ve toplam varlıklarını yüzde 5 artışla 1,21 trilyon dolar (4,54 trilyon riyal) sınırına ulaştırdığını açıkladı.

Rakamlardaki bu yükselişin sadece piyasa dalgalanmalarının bir sonucu olmadığı, aksine oldukça esnek bir genişleme stratejisinin yansıması olduğu belirtildi. PIF’ın bu süreçte, HUMAIN şirketi aracılığıyla yapay zekâ gibi geleceğin sektörlerine yönelirken, diğer yandan Riyad Expo 2030 gibi büyük egemen projelerle yerel kalkınmaya öncülük ettiği ifade edildi. Ayrıca, yenilikçi yeşil finansman araçlarının devreye alınmasıyla birlikte, yabancı yatırımcıların fonun likiditesine ve sürdürülebilirliğine olan güveninin arttığı kaydedildi.

Operasyonel verimlilik ve kârlılıkta rekor artış

Konsolide mali tablolar, temel olarak iştirak ortaklıklarındaki kâr artışı ve fonun idari giderlerindeki yüzde 9’luk düşüşün etkisiyle, yıllık bazda kârlılıkta büyük bir geri dönüşe işaret etti. Bu durum, işletme verimliliğinin artırıldığının ve harcamaların sıkı bir şekilde kontrol altında tutulduğunun net bir göstergesi olarak değerlendirildi. Faaliyet kârı, 2024 yılındaki 9,2 milyar dolarlık (34,6 milyar riyal) seviyesinden yüzde 120’yi aşan bir sıçramayla 20,8 milyar dolara (77,9 milyar riyal) ulaştı.

Bu yükseliş, toplam gelirlerin bir önceki yıla kıyasla (413 milyar riyal) yüzde 9 oranında artarak 119,73 milyar dolara (449 milyar riyal) ulaşmasıyla desteklendi. Bu durum, fon portföyünün sürekli büyüdüğünü ve getirilerinin arttığını ortaya koydu.

Söz konusu güçlü faaliyet performansı doğrudan 2025 yılı net kârına da yansıdı. Net kâr, 2024 yılındaki 25,8 milyar riyal seviyesine kıyasla yüzde 152’lik rekor bir artışla 17,36 milyar dolara (65,1 milyar riyal) yükselerek bir önceki yılki seviyesini ikiye katladı.

Bu büyüme süreci, fonun 93,33 milyar doları (350 milyar riyalden fazla) aşan yüksek nakit ve nakit benzeri varlık seviyesini korumasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. Bu veri, PIF’ın yatırım stratejisini başarıyla sürdürme konusundaki yüksek mali kabiliyetini tescilledi.

Varlıkların yükseliş süreci ve 2030 hedefleri

Bu güçlü mali sonuçlar, fonun varlık tabanını ve yatırımlarını hızla genişletmeye devam ettiği bir dönemde geldi. Vizyon 2030’un yıllık raporuna göre, 2017 yılında yaklaşık 720 milyar riyal olan varlıklar, geçtiğimiz yılın sonu itibarıyla 4,54 trilyon riyale (1,21 trilyon dolar) yükselirken, 2030 yılına kadar 10 trilyon riyale ulaşılması hedefleniyor.

fvbthynj6m
Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) Başkanı Yasir er-Rumeyyan, Geleceğe Yatırım Girişimi Vakfı’nın düzenlediği bir zirvede katılımcılara hitap etti. (Şarku’l Avsat)

Bu ivme, PIF’ın bu yılın başında açıkladığı ve stratejik sektörleri inşa etme aşamasından, ekonomik ekosistemlerde entegrasyonu sağlama ve büyümeyi hızlandırma aşamasına geçmeyi amaçlayan yeni dönem (2026-2030) stratejisiyle de uyumluluk gösteriyor. Söz konusu strateji, Vizyon 2030’un üçüncü aşaması doğrultusunda özel sektörü sadece projeleri uygulayan bir aktör olmaktan çıkarıp değer yaratmada bir ortak konumuna getirmeyi ve uzun vadeli yatırımlarda daha derin ortaklıklara zemin hazırlamayı hedefliyor.

Bu bağlamda PIF Başkanı Yasir er-Rumeyyan, yeni stratejinin ‘büyüme ve genişleme aşamasından; sürdürülebilir değer yaratma, etkiyi en üst düzeye çıkarma ve yatırım verimliliğini artırma odaklı yeni bir aşamaya geçişi temsil eden doğal bir ilerleme’ olduğunu vurguladı. Er-Rumeyyan, bu hedefe, önceki planlarda yer alan 13 stratejik sektörün, belirli hedefleri olan şirketlere dayalı 6 entegre ekonomik ekosisteme dönüştürülmesiyle ulaşılacağını belirtti. Ayrıca mali getirileri artırmaya ve yatırım verimliliğine bağlı kalmaya odaklanılacağını, yatırım ve projelerin performansının sürekli olarak değerlendirileceğini ifade etti.

Geleceğin sektörlerine öncülük etmek

Geleceğin sektörleri kapsamında PIF, 2025 yılı boyunca altyapı, veri merkezleri, bulut teknolojileri, gelişmiş model ve uygulamaları içeren yapay zekâ değer zincirinin tüm aşamalarında yatırım yapma konusunda uzmanlaşan HUMAIN şirketini kurarak yapay zekâ ve ileri teknolojilerin geliştirilmesini hızlandırmaya odaklandı.

Bu doğrultuda atılan stratejik bir adımla PIF, ana varlıkları entegre etmek ve şirketin teknolojik kapasitesini genişletmek amacıyla Saudi Aramco ile ön protokol imzaladı. Anlaşma uyarınca çoğunluk hissesi fonda kalırken, Aramco HUMAIN şirketinde önemli bir azınlık hissesi devralacak.

dfbytnm
Riyad’da düzenlenen Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı sırasında ziyaretçiler, Suudi yapay zekâ şirketi HUMAIN’in standını inceliyorlar. (AFP)

Geleceğin mobilitesi ve sürdürülebilirlik sektöründe ise çoğunluk hissesi fona ait olan Lucid Group, araç teslimatlarının yıllık bazda yüzde 55 oranında büyük bir artış göstererek 2025 yılında 15 bin 841 araca ulaştığını duyurdu. Bu gelişme, Formula E ortaklığıyla başlatılan ve 2025 yılı sonuna kadar Suudi Arabistan, ABD ile Birleşik Krallık’ta 50 binden fazla öğrenciye ulaşmayı hedefleyen, STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) eğitimini yaygınlaştırmaya yönelik Driving Force programının hayata geçirilmesiyle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Turizm ve eğlence sektörü

Yerel kalkınma alanında ise PIF, öncü yerel kalkınma ve turizm projelerini desteklemek ve ekonomik ekosistemi güçlendirmek amacıyla adımlarını hızlandırdı. Bu kapsamda, Suudi Arabistan’ın ev sahipliği yapacağı Expo 2030’un tesislerini geliştirmek, işletmek ve bu tesislerden uzun vadeli yatırım fonu sağlamak üzere Expo 2030 Riyad şirketi kuruldu. Projenin sürdürülebilir turizmi desteklemeye, özel sektör için yeni fırsatlar yaratmaya; inşaat, işletme ve sonraki aşamalarda gayri safi yurt içi hasılaya olan katkıyı artırmaya güçlü bir destek sunması bekleniyor.

Eğlence ve lüks turizm sektöründe de 2025 yılında önemli gelişmeler kaydedildi. Kıddiye şehri, Kuzey Amerika dışındaki ilk Six Flags eğlence parkının açılışını duyurarak krallıkta benzersiz bir destinasyon oluşturdu. Bunun yanı sıra Red Sea Global şirketi, lüks kıyı destinasyonu Amaala’nın resmi açılışını gerçekleştirdiğini ilan etti.

Bu büyük inşaat ve kalkınma projelerine paralel olarak mali tablolar, PIF’ın yatırım amaçlı gayrimenkuller kaleminde de bir yükseliş ortaya koydu. Buna göre yatırım amaçlı gayrimenkullerin değeri, 2024 yılındaki 17,46 milyar dolarlık seviyesinden 21,46 milyar dolara ulaştı.

Yeşil finans dönemi

PIF’ın 576,4 milyar dolar değerindeki yatırım amaçlı menkul kıymetlerinin detayları, sürdürülebilir getiriler sağlamak amacıyla risklerin coğrafi ve parasal olarak çeşitlendirilmesine dayalı sıkı bir felsefeyi ortaya koydu. Buna göre, Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesi 344,2 milyar dolarla en büyük paya sahip olmayı sürdürürken, bu bölgeyi 145,9 milyar dolarla Kuzey Amerika, 44,7 milyar dolarla Avrupa ve 41,6 milyar dolarla Asya piyasaları takip etti.

bhnj6y7j
Suudi Arabistan’ın başkentinin havadan çekilmiş bir fotoğrafında Kamu Yatırım Fonu Kulesi görülüyor. (SPA)

Sermaye piyasalarını desteklemek amacıyla PIF, bölgeye odaklanan yenilikçi yatırım stratejileri geliştirmek üzere Goldman Sachs Asset Management ve Franklin Templeton gibi küresel finans kuruluşlarıyla mutabakat zaptı imzaladı. Finansman mimarisi alanında ise PIF, euro cinsinden ihraç ettiği 1,65 milyar euro değerindeki ilk yeşil tahvil ihracıyla yeni bir finansal başarıya imza attı. Söz konusu ihraç, arz edilen miktarın 6 katından fazla talep görerek rekor bir katılım kaydetti. Bunun yanı sıra, kısa vadeli bir finansman kanalı olarak ilk finansman bonosu programı da hayata geçirildi.

Özel sektörün güçlendirilmesi

Yerel ekonomik ekosistemi destekleme taahhüdü kapsamında PIF, büyük projelerdeki mevcut fırsatları değerlendirmek amacıyla portföy şirketleri ve kamu kurumlarının geniş katılımıyla Kamu Yatırım Fonu ve Özel Sektör Forumu’nun üçüncüsünü düzenledi. PIF’ın girişimleri; yerlileştirmeyi güçlendirme, yerel tedarikçileri geliştirme ve yeni başlayan projelerde özel sektörün payını artırma yönündeki çalışmalarını sürdürdü. Bu adımların, kaydedilen tarihi mali büyümenin önümüzdeki yıllarda Suudi Arabistan ekonomisinin kapsamlı ve sürdürülebilir yapısına doğrudan yansımasını güvence altına aldığı belirtildi.