Washington yönetimi, Katar'ın Hizbullah'a sağladığı finansmana sessiz kalmakla itham edildi

Washington yönetimi, Katar'ın Hizbullah'a sağladığı finansmana sessiz kalmakla itham edildi
TT

Washington yönetimi, Katar'ın Hizbullah'a sağladığı finansmana sessiz kalmakla itham edildi

Washington yönetimi, Katar'ın Hizbullah'a sağladığı finansmana sessiz kalmakla itham edildi

ABD merkezli internet sitesi The Washington Free Beacon, Trump yönetiminin Katar’ın İran tarafından desteklenen terör örgütü Hizbullah’ı finanse etmiş olabileceğine dair haberler konusunda sessizliğini koruduğunu öne sürdü. Dışişleri Bakanlığı’na göre bu durum, Katar’ın başkenti Doha’yı ziyaret eden üst düzey bir ABD heyetinin “küresel terörizmle mücadeleye olan bağlılığı için bu ülkeye teşekkür etmesini” tartışmalı bir hale getirmesi muhtemel bir konu olarak görülüyor.
Sitenin yazarlarından Adam Kredo tarafından yayınlanan bir haberde, geçen hafta sitede Katar’ın Lübnan’daki Hizbullah yapılanmasına silah sevkiyatını finanse ettiği haberinin ardından Trump yönetiminin Dışişleri Bakanlığı Terörle Mücadele İşleri Koordinatörü Büyükelçi Nathan Sales’i çarşamba günü Katar’a gönderdiği belirtildi. Ziyaretin amacının iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmek ve Doha’nın “Hizbullah” gibi terörist gruplarla mücadele çabalarına ABD’nin açık bir biçimde övgüde bulunduğunu belirtmek olduğu kaydedildi.
İnternet sitesi, Trump yönetiminin Katar’ın terörizmi finanse etmedeki rolü konusundaki sessizliğinin ABD hükümetiyle birlikte savaştığı iddia edilen Katar’ın bizzat terörist grupları finanse ettiğini düşünen Kongre’deki Cumhuriyetçiler arasındaki gerginliği artırabileceğine işaret etti.
The Washington Free Beacon sitesi söz konusu Katar ziyaretinin, Katar’ın son haftalarda İsrail’e yönelik saldırılarını artıran Hizbullah’a yasa dışı yollardan silah sevkiyatı yapma çabalarına ilişkin yeni iddiaların ortaya çıkmasında sadece günler sonra gelmesine dikkat çekti. American Fox News’in haberine göre Katar, konuyla ilgili taraflara rüşvet teklif ederek söz konusu silah sevkiyatındaki rolünü gizlemeye çalıştı.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü raporu gayri resmi olarak kabul etti. Katar’ın terörizme karşı savaşta ABD’nin kilit bir müttefiki olmaya devam ettiğini vurguladı.
Sitedeki haberde Trump yönetiminin geçtiğimiz hafta Beyrut’ta meydana gelen ve 7 binden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olan büyük patlamanın ardından Hizbullah’a karşı yeni yaptırımlar hazırlanmakta olduğu yönündeki haberler hakkında yorum yapmayı reddettiğine işaret edilerek Başkan ve hükümet istifaya çağırıldı.
ABD, Lübnan’a gönderdiği bir dizi yardımın Hizbullah’ın eline geçebileceği konusundaki endişeleri dile getirdi.
Cumhuriyetçi Parti milletvekilleri, Katar’ın Hizbullah’ı finanse ettiği iddiası ve bu yardımın Hizbullah’ın silahlanmasını artırabileceğinden duydukları endişe sebebiyle Lübnan’a ekonomik yardım çabalarının suiistimal edilmesine muhtemel gözüyle bakıyor.
Trump yönetiminin Temsilciler Meclisi ve Senato’daki Cumhuriyetçi Parti’deki müttefikleri, “Hizbullah’ın” ana yararlanıcı olduğunu gösteren kanıtlara rağmen ABD’li vergi mükelleflerinin ödedikleri vergiyle Lübnan ordusunun finanse eilmesinin ABD’nin çıkarlarına hizmet ettiği konusundaki ısrarları sebebiyle Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı ile görüş ayrılığına düştü. Katar’ın Hizbullah’a destek sağladığı ortaya çıkarsa milletvekilleri bunu hem Doha’yı hem de Beyrut’u diplomatik yollardan izole etmek için bir sebep olarak görebilir.
Katar, ABD’lileri öldüren terör saldırılarına Katar’ın fon sağladığı iddiaları da dahil olmak üzere terör finansmanı hakkında çok sayıda Kongre oturumuna konu oldu. Cumhuriyetçilerin bu konuda seslerini yükseltmesi birçok yöneticiyi ABD’nin Katar ile yakın ilişkilerini yeniden değerlendirmeye yöneltti.



Üç Amerikan savaş gemisi Haiti açıklarına ulaştı

Port-au-Prince'te bir çocuk, çete şiddeti nedeniyle yerinden edilen ailelerin kaldığı barınakta uyuyor, (AP)
Port-au-Prince'te bir çocuk, çete şiddeti nedeniyle yerinden edilen ailelerin kaldığı barınakta uyuyor, (AP)
TT

Üç Amerikan savaş gemisi Haiti açıklarına ulaştı

Port-au-Prince'te bir çocuk, çete şiddeti nedeniyle yerinden edilen ailelerin kaldığı barınakta uyuyor, (AP)
Port-au-Prince'te bir çocuk, çete şiddeti nedeniyle yerinden edilen ailelerin kaldığı barınakta uyuyor, (AP)

ABD askeri yetkilileri, iktidardaki cumhurbaşkanlığı cuntasının iktidara tutunmaya çalıştığı ve uyuşturucu kartellerinin şiddetinin arttığı bir dönemde, Amerikan savaş gemilerinin Haiti kıyılarına ulaştığını duyurdu.

ABD'nin Haiti Büyükelçiliği'nin X platformunda dün yayınladığı açıklamaya göre, ABD savaş gemileri USS Stockdale, USCGC Stone ve USCGC Diligence, Port-au-Prince Körfezi'ne girerek "Amerika Birleşik Devletleri'nin Haiti'nin güvenliği, istikrarı ve geleceğine olan sarsılmaz bağlılığını yansıtıyor."

Büyükelçilik açıklamasında, filonun "Savaş Bakanı Pete Hegseth'in talimatıyla", Karayipler ve Doğu Pasifik'teki uyuşturucu kaçakçılarını hedef alan ve şimdiye kadar uyuşturucu taşıdığından şüphelenilen teknelere düzenlenen hava saldırılarında 100'den fazla kişinin ölümüne yol açan "Güney Mızrağı Operasyonu"nun devamı olarak gönderildiği belirtildi.

Haiti'de, dokuz üyeli geçiş dönemi başkanlık konseyinin görev süresinin 7 Şubat'ta sona ermesi öncesinde gerilim artıyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Konsey istifa etmeyi kabul etmesine rağmen, bazı üyeleri, ABD yetkililerinin görev sürelerinin cumartesi günü sona ereceği yönündeki uyarılarını dikkate almadan geçiş dönemi yönetimi projelerine devam ediyor.

Çete şiddeti, eski Başbakan Ariel Henry'nin 2024 yılında istifa etmesine yol açtı. Ülke 2016 yılından beri seçim yapmadı; bu durum, hükümet otoritesinin çökmesine ve güvenlik, sağlık ve ekonomik krizlerin daha da kötüleşmesine neden oldu.

Haiti, Batı Yarımküre'nin en yoksul ülkesi olup, topraklarının büyük bir bölümü, düzenli olarak cinayet ve tecavüz işleyen rakip silahlı çetelerin kontrolündedir. Amerika Birleşik Devletleri yakın zamanda, bu çeteleri desteklemekle suçlanan üst düzey Haitili yetkilileri hedef alan yeni vize kısıtlamaları açıkladı.


ABD Sahil Güvenliği: "Karanlık Filo"ya ait yaklaşık 800 gemi dünyada geziyor

 4 Aralık 2022'de Rusya'nın Nakhodka Körfezi'nde bir ham petrol tankeri yanaşıyor (Reuters)
4 Aralık 2022'de Rusya'nın Nakhodka Körfezi'nde bir ham petrol tankeri yanaşıyor (Reuters)
TT

ABD Sahil Güvenliği: "Karanlık Filo"ya ait yaklaşık 800 gemi dünyada geziyor

 4 Aralık 2022'de Rusya'nın Nakhodka Körfezi'nde bir ham petrol tankeri yanaşıyor (Reuters)
4 Aralık 2022'de Rusya'nın Nakhodka Körfezi'nde bir ham petrol tankeri yanaşıyor (Reuters)

Bir ABD Sahil Güvenlik subayı dün yaptığı açıklamada, yaptırımlar altındaki "karanlık filo" olarak adlandırılan gemilerden 800'e yakınının dünya çapında seyrettiğini ve bunlardan sadece birkaçının ele geçirildiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre aralık ayında ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'ya giden ve gelen yaptırım uygulanan petrol tankerlerinin izlenmesi emrini vermişti; bu kampanya şimdiye kadar ABD güçlerinin yedi gemiye el koymasıyla sonuçlandı.

Tuğamiral David Baratta, bir kongre oturumunda, “İran, Venezuela, Çin ve Rusya arasında yaptırım uygulanan Karanlık Filo'ya ait 600 ila 800 arasında gemi olduğunu tahmin ediyoruz” dedi.

Ele geçirilen gemilerin yalnızca bu filonun “çok küçük bir yüzdesini” temsil ettiğini ifade etti.

Baratta, Karanlık Filo gemilerinin konumlarını ve kimliklerini gizlemek için çeşitli yöntemler kullandığını belirterek, “sahte belgeler, sahte sahiplik ve imha edilen gemilerin kimlikleri” gibi yöntemleri örnek gösterdi.

Washington, Karayipler'e büyük bir deniz gücü konuşlandırdı; burada uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığını iddia ettiği teknelere saldırdı, yaptırımlara tabi petrol tankerlerine el koydu ve 3 Ocak'ta Venezuela'nın solcu Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun tutuklanmasıyla sonuçlanan bir askeri operasyon gerçekleştirdi.

Son haftalarda Amerika Birleşik Devletleri tarafından ele geçirilen gemiler arasında, ABD güçlerinin Venezuela kıyılarından Kuzey Atlantik'e kadar takip ettiği, Rusya ile bağlantılı bir gemi de bulunuyordu.

Aynı dönemde, Fransız donanması geçen ay Akdeniz'de Rusya bağlantılı bir petrol tankerini durdurdu ve eylül ayında Rusya bağlantılı başka bir geminin ele geçirilmesinin ardından, gemiye bir Fransız limanına kadar eşlik etti.


Axios: ABD-İran nükleer görüşmeleri cuma günü Umman'da yapılacak

Özel elçi Steve Wittkoff ve ABD Başkanı'nın damadı Jared Kushner, cuma günü İran'la yapılacak görüşmelere katılacak (AP)
Özel elçi Steve Wittkoff ve ABD Başkanı'nın damadı Jared Kushner, cuma günü İran'la yapılacak görüşmelere katılacak (AP)
TT

Axios: ABD-İran nükleer görüşmeleri cuma günü Umman'da yapılacak

Özel elçi Steve Wittkoff ve ABD Başkanı'nın damadı Jared Kushner, cuma günü İran'la yapılacak görüşmelere katılacak (AP)
Özel elçi Steve Wittkoff ve ABD Başkanı'nın damadı Jared Kushner, cuma günü İran'la yapılacak görüşmelere katılacak (AP)

Axios muhabiri Barak Ravid bir Arap kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD ve İran arasındaki nükleer görüşmelerin cuma günü Umman'da yapılmasının beklendiğini belirtti.

Ravid, aynı kaynağa atıfta bulunarak, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran'ın görüşmelerin Türkiye'den Umman'a taşınması talebini kabul ettiğini ve Umman'da yapılacak görüşmelere Arap ve İslam ülkelerinin katılımı konusunda müzakerelerin devam ettiğini ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Tahran'ın planlanan görüşmelerin Türkiye'den Umman'a taşınmasını ve kapsamının daraltılmasını talep etmesinin ardından, ABD'nin İran ile "şu anda" müzakere yürüttüğünü söyledi. Beyaz Saray'da gazetecilere konuşan Trump, bu hafta sonu yapılması planlanan görüşmelerin nerede gerçekleşeceğine dair ayrıntı vermekten kaçındı.