Asya ve Avustralya kıtalarında koronavirüsle mücadele sürüyor

Bir tıbbi ekip, Seul'deki bir hastanede koronavirüs bulaşmış bir kişiyi taşıyor (AFP)
Bir tıbbi ekip, Seul'deki bir hastanede koronavirüs bulaşmış bir kişiyi taşıyor (AFP)
TT

Asya ve Avustralya kıtalarında koronavirüsle mücadele sürüyor

Bir tıbbi ekip, Seul'deki bir hastanede koronavirüs bulaşmış bir kişiyi taşıyor (AFP)
Bir tıbbi ekip, Seul'deki bir hastanede koronavirüs bulaşmış bir kişiyi taşıyor (AFP)

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında Endonezya zorlu bir sınav verirken Çin, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda salgını kontrol altına almayı başardı. İşte bu ülkelerdeki son durum:
Endonezya’da günlük rekor bir sıçrama ile yaklaşık 4 bin 200 Kovid-19 vakasının kaydedilmesinin ardından Aralık ayında yapılması planlanan yerel seçimleri erteleme çağrıları arttı.
Endonezya Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkede dün sabaha kadar 4 bin 176 koronavirüs vakası kaydedildi. Böylece toplam vaka sayısı 248 bin 852 vakaya yükseldi. Bakanlık, Kovid-19 kaynaklı ölümlerin ise 124 kişi artarak toplam 9 bin 677 ölüme yükseldiğini duyurdu.

Çin
Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, bir önceki gün kaydedilen 10 koronavirüs vakasına kıyasla 20 Eylül'de 12 yeni koronavirüs vakasının kaydedildiğini açıkladı. Komisyon yaptığı açıklamada, yeni vakaların tamamının yurt dışından gelenlerde tespit edildiğini belirtti. Ayrıca, bir önceki gün kaydedilen 21 vakaya kıyasla 25 semptom göstermeyen vaka tespit ettiklerini kaydetti.
Şarku’l Avsat’ın Reuters haber ajansından aktardığına göre Çin'deki toplam vaka sayısı şu anda 85 bin 291’e yükselirken koronavirüsten hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 634 olarak sabit kaldı.

Güney Kore
Güney Kore haber ajansı Yonhap'ta yer alan habere göre, Kore Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (KCDC) ülkede dün 70 yeni koronavirüs vakası kaydedildiğini, böylece toplam vaka sayısının 23 bin 45'e yükseldiğini duyurdu. 
Dün, Güney Kore'nin son 38 günde 100'den az vaka kaydettiği ikinci gün oldu.

Avustralya
Reuters haber ajansına göre Avustralya’nın Victoria eyaletinden yetkililer dün (pazartesi) yaptıkları açıklamada günlük vaka sayısında düşüş yaşanmaya devam ettiğini ve bölgede Kovid-19 kaynaklı 2 ölüm ve 11 vaka kaydedildiğini duyurdu. Koronavirüsün Avustralya'daki merkez üssü olan Victoria’da yetkililer, önceki gün (pazar) eyalette üç ayın en düşük günlük vakalarının tespit edildiğini belirterek 5 ölüm ve 14 vaka kaydedildiğini duyurmuştu.
Victoria'nın başkenti Melbourne'da uygulanan sıkı izolasyon önlemleri, Ağustos ayı başlarında 700 vakaya ulaşan bölgede günlük vaka sayısını azaltmaya katkıda bulundu.  Victoria Eyaleti Başbakanı Daniel Andrews, dün günlük basın toplantısında yaptığı açıklamada, "Bu sadece güzel bir gün değil, harika bir gün. Ancak bu rakamlar hala çok yüksek ve karantina önlemlerini kaldırmak için henüz çok erken" diye konuştu.

Yeni Zelanda
Sağlık yetkilileri dün, izolasyonda iki hafta geçirdikten sonra Kovid-19 testi pozitif çıkan bir vatandaşın virüsü nereden kaptığına dair kaynağını hala aradıklarını söyledi. Yeni Zelanda Sağlık Genel Müdürü Ashley Bloomfield, basına yaptığı açıklamada söz konusu vatandaşın 27 Ağustos'ta Hindistan'dan Yeni Zelanda'ya döndüğünü ve zorunlu izolasyonunu Christchurch'te tamamladığını belirtti. Daha sonra semptomlar göstermeden ve 18 Eylül'de Kovid-19 testi pozitif çıkmadan önce Auckland'daki evine döndü.
Ülkenin en büyük şehri olan Auckland, ülkenin 100 günü aşkın süre sonra yaşadığı yeni koronavirüs vakalarının ardından 12 Ağustos'tan bu yana kısıtlamalara tabi tutuldu.
Başbakan Jacinda Ardern dün yaptığı açıklamada çarşamba gününden itibaren Auckland'da kısıtlamaların hafifletileceğini ve 100 kişilik toplantılara izin verileceğini duyurdu.



İsrail ordusunun Suriye’nin güneyine 22 askeri araçla girmesinin ardından 3 kişi gözaltına alındı

Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
TT

İsrail ordusunun Suriye’nin güneyine 22 askeri araçla girmesinin ardından 3 kişi gözaltına alındı

Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)
Suriye’de Kuneytra kentinin genel görünümü (Arşiv – Reuters)

İsrail ordusuna bağlı bir birlik, bugün (perşembe) Suriye’nin güneyinde, Kuneytra’nın güney kırsalındaki Sayda el-Hanût köyüne girdi.

Şarku'l Avsat'ın Suriye televizyonundan aktardığı habere göre 22 askeri araçtan oluşan işgal gücünün köye girerek aralarında iki kardeşin de bulunduğu üç genci gözaltına aldı.

Haberde, bu askeri hareketliliğin Kuneytra kırsalında İsrail güçleri tarafından gerçekleştirilen tekrarlanan ihlaller zincirinin bir parçası olduğu belirtildi.

Öte yandan İsrail ordusu, ultra-Ortodoks (Haredi) askerlerden oluşan “Haşmonaim” Tugayı’na bağlı birliklerin Suriye’nin güneyindeki güvenlik bölgesine konuşlandırıldığını duyurdu. Bu adım, söz konusu tugayın bölgede ilk kez konuşlandırılması olarak değerlendiriliyor.


ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
TT

ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)

Grönland, ABD’nin füze savunması için gerçekten önemli bir yer, ama Washington’ın füze kalkanı ya da diğer adıyla ‘Altın Kubbe’yi kurmak için başka seçenekleri de var. ABD aslında Başkan Donald Trump'ın ülkesinin güvenliği için ‘hayati’ olduğunu söylediği bu kutup adasını ele geçirmek zorunda değil.

ABD füze savunma sistemi hangi özelliklere sahip?

ABD balistik füze savunma sistemi, füzeleri tespit etmek ve izlemek için uydular ve erken uyarı radar ağından oluşur.

Bu sistemler (Pasifik Okyanusu’ndaki) Mariana Adaları, Alaska, Büyük Britanya ve Grönland gibi yerlerde bulunuyor.

ABD ayrıca Aegis Savaş Sistemi ile donatılmış savaş gemilerine güvenebilir ve Romanya'nın Deveselu ile Polonya'nın Redzikowo kentlerinde bulunan radarlarını kullanabilir.

Tüm bunların yanında Washington, Kaliforniya ve Alaska'da konuşlandırılmış 44 Yer Taban Önleyici (GBI) füzesi dahil olmak üzere çeşitli türlerde önleyici füzelere sahip.

Stratejik Araştırmalar Vakfı (Fondation pour la Recherche Stratégique/FRS) araştırmacısı Etienne Marcuz’a göre ABD bu füzeleri konuşlandırarak ‘Asya kıtasından gelebilecek her türlü tehdidi bertaraf etmeyi’ amaçlıyor. Ayrıca, GBI silolarının Rusya'dan gelen herhangi bir tehdidi önlemek için uygun konumda olmadığını da belirten

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı değerlendirmede Markuz, GBI füzelerinin doğudan gelen bir tehdidi önlemesinin olası olmadığını, çünkü bu füzelerin ABD'nin kuzeydoğusunda konuşlandırılabileceğini söyledi.

Trump'ın amacının radarları ve önleyici füzeleri ‘doğru yere’ yerleştirmek olduğunu düşünerek, Grönland'ı ilhak etmenin belirtilen nedeninin ‘bahaneden’ ibaret olduğunu savunan Markuz, “Bu füzelerin bir kısmı Polonya ve Romanya'da da bulunuyor. Dolayısıyla bu argüman ikna edici değil” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, ABD’nin Aegis muhriplerinde SM-3 füzeleri bulunduğuna dikkati çeken Markuz, Polonya ve Romanya'da, füzelerden ayrılır ayrılmaz uzayda nükleer savaş başlıklarını önlemek için tasarlanmış SM-3 füzelerinin olduğunu, ABD'nin THAAD füze savunma sisteminin ise üst atmosferdeki son aşamada savaş başlıklarını önleyebildiğini kaydetti.

Altın Kubbe projesi nedir?

Göreve başladıktan kısa bir süre sonra, Başkan Trump, ABD topraklarını her türlü füze saldırısından korumayı amaçlayan Altın Kubbe projesini duyurdu.

ABD Başkanı, görev süresinin sonuna kadar 175 milyar dolarlık bir bütçe ayırarak operasyonel bir sistem kurmayı planlıyor, ancak birçok uzman bu hedefin bu süre içinde gerçekleştirilmesinin gerçekçi olmadığını düşünüyor.

American Enterprise Institute'tan (AEI) Todd Harrison'ın tahminlerine göre projenin maliyeti 20 yıl içinde yaklaşık 1 trilyon dolar olacak ve daha etkili bir kalkan için 3,6 trilyon dolara kadar çıkacak.

Düşük Dünya yörüngesinde, yörüngesinden ayrılıp hedef alınan füzeyle çarpışmak üzere tasarlanmış bir önleme uydusu filosunun konuşlandırılması başlıca yenilik olarak planlanıyor.

Etienne Marcuz, bununla ilgili olarak ‘başarısızlık durumunda başka fırlatma seçenekleri de olması gerektiğini’ söyledi. Marcuz Ayrıca, “ABD de kara ve denizdeki füze ve önleme yeteneklerini geliştirecek” diye ekledi.

Peki, neden Grönland?

ABD’ye fırlatılan kıtalararası balistik füzelerin Kuzey Kutbu üzerinden geçeceğini açıklayan Markuz, radar algılama ve önleme yeteneklerine duyulan ihtiyaca dikkat çekti.

ABD ordusu şu anda Grönland'ın kuzeybatısındaki Pituffik Uzay Üssü’ne radar sistemlerine sahiptir.

Gözetleme operasyonları ile ilgili olarak Markuz, uzaydaki füzeleri izlemek için Grönland'da radarların bulunmasının her zaman yararlı olduğunu, ancak bunların öneminin giderek azalacağını belirtti.

MArkuz, ABD'nin şu anda düşük Dünya yörüngesine Hipersonik ve Balistik Takip Alanı Sensörü (Hypersonic and Ballistic Tracking Space Sensor/HBTSS) uyduları konuşlandırdığını ve bunun özellikle atmosferin dışında uçan füzeleri izlemek için olduğunu açıkladı.

Ayrıca, ABD, Grönland ve Danimarka arasında mevcut savunma anlaşmaları Washington'ın birçok şeyi yapmasına imkan tanıyor.

AFP’ye konuşan Hidrojen jeopolitiği, küresel pazarlar ve stratejiler konusunda Kıdemli Araştırmacı Mika Blugion Merid, ABD'nin Grönland'da teknik, maddi ve insan kaynaklarını kısıtlama olmaksızın kullanabileceğini, isterse nükleer kaynaklarını bile yeniden konuşlandırabileceğini söyledi.

Ancak Danimarka ve Grönland yetkililerinin bilgilendirilmesi ve danışılması gerekiyor.

Merid, şunları ekledi:

“Danimarkalılar, kendilerine danışıldıktan sonra bir projeyi reddederse ve ABD bunu tek taraflı olarak uygularsa, bu Danimarka'nın egemenliğinin ihlali olarak yorumlanabilir ve diplomatik ve siyasi gerginliğe yol açabilir. Bu yüzden Danimarka yasal anlamda veto hakkına sahip olmasa da gerçekte ABD'nin Grönland'da yaptığı her şey için siyasi bir anlaşmaya varılması gerekiyor.”


Rusya, casusluk suçlamasıyla bir İngiliz diplomatı sınır dışı etti

Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)
Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)
TT

Rusya, casusluk suçlamasıyla bir İngiliz diplomatı sınır dışı etti

Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)
Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)

Rusya, Ukrayna savaşı nedeniyle Moskova ile Batı arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde, “casusluk” suçlamasıyla bir İngiliz diplomatı sınır dışı ettiğini açıkladı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan bugün (Perşembe) yapılan açıklamada, İngiltere’nin Moskova Büyükelçiliği’nde görevli bir diplomatın “Britanya gizli servislerine mensup olduğuna dair bilgiler” alındığı belirtilerek, söz konusu diplomatın akreditasyonunun iptal edildiği bildirildi. Açıklamaya göre, İngiltere’nin maslahatgüzarı Danae Dholakia bakanlığa çağrılarak karar kendisine iletildi ve diplomata Rusya’dan ayrılması için iki haftalık süre tanındı.

Rus devlet televizyonu RT’nin, Rusya Federal Güvenlik Servisi’ne (FSB) dayandırdığı haberde ise, söz konusu kişinin “Moskova’daki İngiliz Büyükelçiliği’nin bir biriminde sekreterlik görevi kisvesi altında Rusya’ya gönderilmiş, beyan edilmemiş bir İngiliz istihbarat subayı” olduğu öne sürüldü. FSB, İngiliz subayın akreditasyonunun iptal edildiğini ve iki hafta içinde Rusya’yı terk etmesinin istendiğini duyurdu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ayrıca, Londra’nın bu konudaki tutumunu sertleştirmesi halinde Moskova’nın tepkisinin “kararlı ve net” olacağı uyarısında bulunarak, “Rusya, Britanya özel servislerine mensup ve resmen beyan edilmemiş personelin topraklarımızdaki faaliyetlerine müsamaha göstermeyecektir” açıklamasını yaptı.