Kral Selman: Salgın G20 dönem başkanlığı kapsamında ki çalışmalarımızı engellemedi

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Kral Selman: Salgın G20 dönem başkanlığı kapsamında ki çalışmalarımızı engellemedi

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Suudi Arabistan’ın G20 dönem başkanlığı kapsamındaki çalışmalarına bir engel oluşturmadığını aksine uluslararası güçleri çalışmaya ve krize çözüm bulmaya teşvik ettiğini söyledi.
Dünyanın halk sağlığı ve küresel ekonomiyi tehdit eden salgınla mücadelede birleştiğine dikkat çeken Kral Selman, krizleri ele almanın yanı sıra küresel ve dijital sağlık sistemleri geliştirmek için uluslararası işbirliğini güçlendirmek gerektirdiğini belirtti.
Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, G20 bünyesinde düşünce kuruluşlarının toplandığı T20 Zirvesi’nde Kral Selman’ın mesajını okudu.
Kral Selman söz konusu mesajında, düşünce kuruluşlarının ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulmasını desteklemede önemli ve etkili bir role sahip olduğuna dikkat çekerek, şu ifadelerle devam etti;
“T20 grubu, insanlığı, sağlığı, ekonomiyi ve gelişimini etkileyen çeşitli konulardaki vizyonunu sundu.
Konular ticaret, yatırım ve büyüme, iklim değişikliği, çevre ve gıda güvenliği, altyapıya yatırımın önemi, uluslararası çok taraflı işbirliğinin geleceği ve küresel yönetimi içerecek şekilde çeşitlilik gösterdi.
T20 grubunda, dijital inovasyon çağında eğitimin ayrım gözetmeksizin herkesi kapsadığını vurguladınız.
G20 dönem başkanlığının, gelecekteki işgücü piyasası eğilimleriyle uyumlu yeni beceriler kazanmak, gençlere gelecek vaat eden bir ekonomi inşa etmeleri ve sosyal koruma sistemlerini güçlendirmeleri için fırsatlar sağlamak üzere toplumun eğitim ve çalışma ihtiyacını tartışma konusundaki kararlılığını teyit ediyoruz.
T20 zirvesinde, özellikle salgının ışığında evrensel sağlık kapsamının hızlandırılması da dahil olmak üzere sürdürülebilir kalkınma hedefleri konusunda G20’nin desteğini tartıştınız. Bunlar, uluslararası çok taraflı işbirliğinin güçlendirilmesini gerektiren önemli ve hayati konulardır.
Bize ve gelecek nesillere uygun çözümlere ulaşmakla ilgilenen hükümetler ve uluslararası kuruluşlar arasındaki uluslararası işbirliğini güçlendirmenin önemini vurgulamadan, gezegeni korumak, krizlerle başa çıkmak küresel ve dijital sağlık sistemleri geliştirme yeteneklerimizi artırmak hakkında konuşmak zordur.
Bu nedenle dünya, insanları yaşamlarına yönelik tehditlerden korumak için dünya ülkelerinin aldığı istisnai ve kararlı önlemler de dahil olmak üzere, halk sağlığı ve küresel ekonomiyi tehdit eden salgınla mücadelede birleşti.
Yaşadığımız salgının ışığında, küresel krizlerle yüzleşmek için finansal sistemleri yeterince güçlendirme, yükselen piyasalara ve gelişmekte olan ülkelere sermaye akışlarının yeniden sağlanmasını destekleme ve küresel ekonomiyi ilerletmek için dijital ekonomiden yararlanmanın önemi yeniden ortaya çıkıyor.
G20 üyeleri, çevresel zorlukları ele almanın yeni yolları ve her türden emisyonların daha etkin yönetimi konusunda işbirliği ve tartışmaları geliştirmek için birçok fırsata sahip oldu.
Düşünce kuruluşlarının ekonomik ve sosyal politika oluşturmayı desteklemede önemli ve etkili bir role sahip olduğundan şüphemiz yok ve grubunuz bu yıl harika bir iş çıkardı. T20’nin bu ve diğer acil konular için birçok tavsiyede bulunduğunu biliyoruz.
Riyad Zirvesi’nde, koronavirüs salgını ve onun acil ekonomik, sağlık ve sosyal sonuçlarıyla mücadeleye yönelik birleşik bir uluslararası yanıtla ilgili olarak G20’nin rolünü artıran uluslararası çözümler ve girişimler bulmayı dört gözle bekliyoruz.
G20 dönem başkanı olan Suudi Arabistan, T20 dahil iletişim gruplarının tüm toplantılarının sonuçlarına ilgi gösterdi.
Geçtiğimiz Mart ayında, salgın ile yüzleşmede işbirliği yollarını gözden geçiren G20 Olağanüstü Liderler Zirvesi toplantısı öncesinde ortak iletişim gruplarının açıklamalarını gözden geçirmiştik.
Olağanüstü Liderler Zirvesi sırasında G20 liderleri olarak kabul ettiğimiz şeye dayanarak, mevcut önceliklerimiz hayat kurtarmak, koronavirüse karşı bir aşı bulmak, salgının sağlık, sosyal ve ekonomik sonuçlarıyla mücadele etmek, mevcut salgınla ve kısa vadeli etkileriyle mücadele etmemize yardımcı olacak güçlü bir küresel sağlık sistemi oluşturmak için çalışmak etrafında dönüyor.
T20 zirvesine Riyad’ın ev sahipliği yapmasını ummuştuk. Maalesef salgın bizi bundan alıkoydu. Salgının sona ermesinden sonra ülkemizi ziyaretinizi dört gözle bekliyoruz.
Size bu yıl başarılı bir zirve ve önümüzdeki yıllarda da başarılarınız devamını dileriz.”



Bahreyn’de Devrim Muhafızları bağlantılı 5 sanığa müebbet hapis cezası

Fotoğraf: BNA
Fotoğraf: BNA
TT

Bahreyn’de Devrim Muhafızları bağlantılı 5 sanığa müebbet hapis cezası

Fotoğraf: BNA
Fotoğraf: BNA

Bahreyn’de casusluk suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkında mahkeme müebbet kararını verdi. Davada ikisi Afgan uyruklu, dördü Bahreyn vatandaşı olmak üzere toplam altı sanık, İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı olarak Bahreyn’de terör eylemler gerçekleştirmek ve ülkenin çıkarlarına zarar vermek amacıyla casusluk yapmakla suçlandı.

Mahkeme, beş sanığın müebbet hapis cezasına çarptırılmasına, bir sanığın ise beraatine hükmetti. Ayrıca ele geçirilen materyallere el konulmasına ve Afgan uyruklu sanıkların cezalarının infazının ardından ülkeden kalıcı olarak sınır dışı edilmesine karar verildi.

Şarku’l Avsat’ın Bahreyn Haber Ajansı BNA’dan aktardığı bilgilere göre ilk olayın ayrıntıları, Genel Soruşturma ve Kriminal Deliller Dairesi’nin yürüttüğü çalışmalar sonucunda elde edilen bilgilerle ortaya çıktı. Buna göre İran Devrim Muhafızları’nın Afgan uyruklu bir sanıkla irtibata geçerek onu Bahreyn’deki planlarını uygulamak üzere devşirdiği ve ülkeye karşı düşmanca faaliyetlerde bulunması için istihbari görevler verdiği belirlendi.

Sanıklara verilen görevler arasında, ülkedeki kritik ve hayati tesislerin izlenmesi, görüntülenmesi ve bu tesislere ilişkin bilgi toplanması yer aldı. Bu kapsamda söz konusu sanığın bir tesisi gözetleyip hakkında bilgi topladığı ve bunun karşılığında Devrim Muhafızları’ndan para aldığı tespit edildi. Sanığın ayrıca aynı uyruktan ikinci bir kişiyi bu faaliyetlerde kendisine yardımcı olması için devşirdiği, her iki zanlının suçta kullanılan ekipmanlarla birlikte yakalandığı bildirildi.

İkinci olayda ise, yine yapılan soruşturmalar sonucunda, Devrim Muhafızları unsurlarının İran’da bulunan firari bir Bahreyn vatandaşıyla irtibata geçtiği ve onu Bahreyn’e karşı çalışmaya ikna ettiği ortaya kondu. Söz konusu kişiye, ülke içinde yerel unsurları bulup devşirme ve bunları örgütün planlarını hayata geçirmek üzere kullanma görevi verildi.

BNA’ya göre bu doğrultuda söz konusu sanık üç Bahreyn vatandaşını daha devşirdi. Bu kişilere, ülkenin güvenliğine ve çıkarlarına zarar vermeyi amaçlayan görevler verildi. Bu görevler arasında kritik tesislerin izlenmesi, gözetlenmesi, görüntülenmesi ve bu tesislere ilişkin bilgilerin toplanarak Devrim Muhafızları’na iletilmesi yer aldı.

Savcılık, iki olaya ilişkin ihbarların alınmasının ardından derhal soruşturma başlattı. Gözaltına alınan sanıkların ifadeleri alındı, ele geçirilen elektronik cihazların incelenmesi için teknik bilirkişiler görevlendirildi ve tanıkların beyanlarına başvuruldu. Soruşturmayı yürüten yetkilinin ifadelerine göre, sanıkların Devrim Muhafızları’na sağladığı bilgi ve veriler, ülkedeki bazı hayati tesisleri hedef alan düşmanca terör eylemlerinde temel unsur oluşturdu ve bu durum ülkenin güvenliği ile istikrarını tehlikeye attı.

Açıklamada ayrıca, savcılığın bu gelişmeler üzerine sanıkları Büyük Ceza Mahkemesi’ne sevk ettiği, davaların birden fazla duruşmada ele alındığı ve bu süreçte sanıkların avukatlarının hazır bulunması ile savunma haklarının kullanılması dâhil tüm yasal güvencelerin sağlandığı belirtildi. Mahkemenin daha önce, davaların ulusal güvenlikle ilgili hassas bilgiler içermesi nedeniyle yayın yasağı kararı aldığı da kaydedildi.

Savcılık, beraat kararı verilen sanıkla ilgili hükmü incelemekte olduğunu ve mevcut deliller doğrultusunda karara itiraz edip etmeyeceğini değerlendirdiğini bildirdi.

Açıklamada, Bahreyn’e karşı yabancı ve hasım unsurlarla casusluk yapmanın, ulusal güvenliğe yönelik en ağır suçlardan biri olduğu vurgulanarak, bu tür eylemlerin söz konusu tarafların düşmanca faaliyetler için kullanabileceği kritik bilgileri elde etmesine imkân sağladığına dikkat çekildi.

Savcılık, yasaların kendisine tanıdığı yetkiler çerçevesinde bu tür suçlara karşı kararlılıkla mücadele etmeyi sürdüreceğini ve bu fiilleri işleyenler hakkında caydırıcı yasal işlemlerin uygulanacağını belirterek, ülkenin güvenliği ve istikrarının korunmasının öncelik olduğunu yineledi.


Umman, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası deniz taşımacılığının sorunsuz bir şekilde sürdürülmesinin önemini vurguladı

Umman Dışişleri Bakanı Bedr Al Busaidi, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü Edward Llewellyn ile Maskat'ta görüştü (ONA)
Umman Dışişleri Bakanı Bedr Al Busaidi, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü Edward Llewellyn ile Maskat'ta görüştü (ONA)
TT

Umman, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası deniz taşımacılığının sorunsuz bir şekilde sürdürülmesinin önemini vurguladı

Umman Dışişleri Bakanı Bedr Al Busaidi, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü Edward Llewellyn ile Maskat'ta görüştü (ONA)
Umman Dışişleri Bakanı Bedr Al Busaidi, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü Edward Llewellyn ile Maskat'ta görüştü (ONA)

Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamad el-Busaidi, bugün yaptığı açıklamada, deniz yolları ve stratejik boğazların güvenliği ile emniyetinin korunmasının önemini yineleyerek, başta Hürmüz Boğazı olmak üzere uluslararası deniz taşımacılığının kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Umman Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu değerlendirmelerin, Bakan el-Busaidi’nin ülkeyi ziyaret etmekte olan Edward Llewellyn ile Maskat’ta gerçekleştirdiği görüşme sırasında dile getirildiği bildirildi.

Açıklamada, tarafların güvenlik ve denizcilik alanlarında iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi ile tecrübe paylaşımının önemine dikkat çektiği, bunun bölgesel güvenlik ve istikrarı desteklemenin yanı sıra uluslararası hukuk ve seyrüsefer serbestisi kurallarına bağlılığı pekiştireceği ifade edildi.

Görüşmede ayrıca bölgedeki son gelişmeler ve bunların yansımaları ele alınırken, gerilimin azaltılması, tansiyonun düşürülmesi ve sürdürülebilir siyasi ve diplomatik çözümlerin teşvik edilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi Körfez İstişare Zirvesi'ne başkanlık ediyor

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Katar Emiri Temim bin Hamad Al Sani ile bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Katar Emiri Temim bin Hamad Al Sani ile bir araya geldi (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Körfez İstişare Zirvesi'ne başkanlık ediyor

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Katar Emiri Temim bin Hamad Al Sani ile bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Katar Emiri Temim bin Hamad Al Sani ile bir araya geldi (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Salı günü Cidde’de Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin liderleri ve heyet başkanlarının katıldığı istişare zirvesine başkanlık etti.

Zirvede, artan bölgesel gerilimler çerçevesinde, bölgesel ve uluslararası gelişmelere ilişkin çeşitli başlıklar ele alınırken, bu gelişmelere yönelik ortak tutum ve koordinasyonun güçlendirilmesi üzerinde duruldu.

Toplantıda ayrıca, devam eden diplomatik çabalar değerlendirildi. Bu kapsamda, özellikle Pakistan’ın ABD ile İran arasında yürüttüğü arabuluculuk girişimi öne çıktı. Söz konusu girişimin, krizin kontrol altına alınması, müzakere kanallarının açılması, gerilimin düşürülmesi ve daha fazla tırmanmanın önlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Zirve sonunda, Körfez ülkeleri arasında ortak tutumun birleştirilmesinin önemi vurgulanırken, kolektif güvenlik sisteminin güçlendirilmesi ve ekonomik kazanımların korunması için ortak koordinasyonun artırılması gerektiği ifade edildi.