İsrail ‘yasadışı’ olabileceği için müttefiklerine yönelik aşı dağıtımını durdurdu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Kovid-19’a karşı aşı olurken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Kovid-19’a karşı aşı olurken (Reuters)
TT

İsrail ‘yasadışı’ olabileceği için müttefiklerine yönelik aşı dağıtımını durdurdu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Kovid-19’a karşı aşı olurken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Kovid-19’a karşı aşı olurken (Reuters)

İsrail Adalet Bakanlığı dün (Perşembe), yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılarının ihtiyaç fazlası kısmının diğer ülkelere dağıtımına ilişkin projenin durdurulduğunu açıkladı. Söz konusu adımın sebebinin, yetkililerin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun tartışmaya neden olan bu kararının “yasallığını” araştırmaları olduğu belirtildi.
Fransız haber ajansı AFP’ye göre, Netanyahu, Salı günü yaptığı bir açıklamada, Filistinlilere ve Kudüs’teki diplomatik varlıklarını güçlendirme planlarını duyuran iki ülke de dahil olmak üzere diğer birkaç ülkeye, aşılardan “sınırlı bir miktar” gönderileceğini söylemişti.
Adalet Bakanlığı dün, halkın aşı dağıtımı konusunun incelenmesine yönelik taleplerinin ardından “başsavcının, aşıların izinsiz olarak yabancı ülkelere nakledildiği iddialarını incelemekte olduğunu” belirtti. Bakanlık yaptığı açıklamada, İsrail Ulusal Güvenlik Danışmanı Meir Ben Shabat’ın aşı bağışına ilişkin karar konusunda Başsavcı'dan hukuki görüş istediğine dikkati çekti.
Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre, Ben Shabat savcıya “konuyla ilgili tüm faaliyetlerin dondurulması için bir mahkeme emri çıkarmasını” belirtti.
İsrail, Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan ve başsavcı tarafından denetlenen bir karar ile Filistin yönetimindeki sağlık çalışanlarının aşılanması için işgal altındaki Batı Şeria’ya birkaç bin doz aşı göndermişti.
Dün erken saatlerde, Savunma Bakanı Benny Gantz, Netanyahu’ya hitaben yazdığı bir mektupta, Filistin yönetimine aşı verilmesi kararında “gerekli prosedürleri ve İsrail’in tıbbi ihtiyaçlarını takip ederken, aşıların diğer ülkelere sağlanması konusunun ilgili komiteler tarafından ele alınmadığını” belirtti.
Netanyahu gibi Mart seçimlerinde adaylığını koymuş olan Gantz, tartışmalı politikanın gerekli istişare yapılmadan hayata geçirilmesi sebebiyle “yasadışı” olduğu iddiasında bulunarak, konunun öncelikle Bakanlar Kurulu’nda tartışılması gerektiğini belirtti.
Kaynaklar, Honduras’ın da aşı alacaklar listesine dahil edildiğini bildirdi. Honduras geçtiğimiz yıl büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıyacağını açıklamıştı.
Gelecek ay Kudüs’te bir diplomatik büro açmayı planlayan Çek Cumhuriyeti, Salı günü yaptığı açıklamada İsrail’den 5 bin doz Moderna aşısı aldığını duyurdu. Raporlara göre, Macaristan ve Guatemala da aşı almaya hazırlanıyor.
Birçok ülke aşı sağlamak için çalışırken, İsrail, 3,2 milyondan fazla insana iki doz Pfizer-BioNTech aşısı uyguladı, bu sayı nüfusunun üçte birinden fazlasına denk geliyor. İsrail, aşı kampanyasının Aralık ayında başlatılmasından bu yana aşı yetersizliği yaşanmasını önledi.
Netanyahu, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, verilecek aşı dozlarının “sembolik” olduğunu, İsrail vatandaşına tahsis edilen dozlardan verilmeyeceğini, ek dozlardan verileceğini söyledi ve aşıları diğer ülkelere vermenin diplomatik ağırlığına dikkati çekti.



Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
TT

Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barak, cuma günü yaptığı açıklamada, Şam yönetimine bağlı güçler ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan son çatışmaların ardından, Washington’un ülkedeki tüm taraflarla yakın temasını sürdürdüğünü bildirdi.

Barak, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, ABD’nin Suriye’de tansiyonu düşürmek, gerilimin tırmanmasını önlemek ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeniden müzakere sürecine dönülmesini sağlamak için 24 saat esasına göre çalıştığını ifade etti.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir anlaşma imzalamış ve buna göre sivil ve askerî tüm kurumlarını yıl sonuna kadar devlet kurumlarıyla birleştirmeyi kabul etmişti. Ancak tarafların, anlaşmanın uygulanması konusunda şu ana kadar kayda değer bir ilerleme sağlayamadığı belirtiliyor.


Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı
TT

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Amerika Birleşik Devletleri, İran’a yönelik tehditlerin ardından Ortadoğu’daki askerî varlığını güçlendirdi. Şarku’l Avsat’ın ABD medyasından aktardığı haberlere göre, Güney Çin Denizi’nde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisi ile ona eşlik eden çok sayıda savaş gemisi bölgeye doğru hareket ediyor.

Birleşmiş Milletler, İran’a protestolara katılanlara yönelik planlanan tüm idamları durdurma çağrısında bulunarak, protestolar sırasında yaşanan tüm ölümlerin bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını istedi.

İsviçre, Bern’deki İran Büyükelçisi’ni Dışişleri’ne çağırarak, İran güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetten duyduğu derin endişeyi dile getirdi ve idam cezasına kesin olarak karşı olduğunu vurguladı.

Yeni Zelanda ise İran’ın başkenti Tahran’daki büyükelçiliğini geçici olarak kapattığını, konsolosluk faaliyetlerini Türkiye’nin başkenti Ankara’ya taşıdığını açıkladı.


Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
TT

Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).

ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün ABD'nin çağrısıyla düzenlenen BM Güvenlik Konseyi acil toplantısında, “İran halkı, İslam Cumhuriyeti'nin acımasız tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde özgürlüğünü talep ediyor” ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Waltz, ABD'nin mesajının açık olduğunu belirterek, “Başkan Donald J. Trump ve Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın cesur halkının yanındadır” dedi.

Waltz sözlerine şöyle devam etti: “Başkan Trump, Birleşmiş Milletler'de gördüğümüz gibi bitmek bilmeyen görüşmeler yapan biri değil, eylem adamıdır. Katliamı durdurmak için tüm seçeneklerin masada olduğunu açıkça belirtti ve bunu İran rejiminin liderliğinden daha iyi bilen kimse yok.”

Waltz, protestoların “yabancı bir komplo” ve askeri harekatın öncüsü olduğu yönündeki İran'ın iddialarını reddederek, “Dünyadaki herkes, rejimin her zamankinden daha zayıf olduğunu ve bu yüzden İran halkının sokaklardaki gücünden dolayı bu yalanı yaydığını bilmeli” şeklinde konuştu.

Waltz, “Onlar korkuyorlar. Kendi halklarından korkuyorlar” ifadesini kullandı.