Tel Aviv ‘eli kana bulaşan’ tutukluları serbest bırakmayı kabul etmiyor

Hamas ile İsrail arasında yürütülen esir takası görüşmelerinde yavaşlama yaşanıyor.

Ramallah’ta dün İsrail hapishanelerindeki Filistinlilerin serbest bırakılması için protestolar düzenlendi. (AFP)
Ramallah’ta dün İsrail hapishanelerindeki Filistinlilerin serbest bırakılması için protestolar düzenlendi. (AFP)
TT

Tel Aviv ‘eli kana bulaşan’ tutukluları serbest bırakmayı kabul etmiyor

Ramallah’ta dün İsrail hapishanelerindeki Filistinlilerin serbest bırakılması için protestolar düzenlendi. (AFP)
Ramallah’ta dün İsrail hapishanelerindeki Filistinlilerin serbest bırakılması için protestolar düzenlendi. (AFP)

İsrailli güvenlik yetkilileri, Hamas Hareketi’nin İsrail ile takas anlaşması kapsamında serbest bırakılacak Filistinli mahkumların sayısında taviz vermeye hazır olduğunu bildirdi. 
İsrail merkezli Walla internet sitesinde İsrail güvenlik kaynaklarının, Hamas’ın yaklaşık iki hafta önce Erez Sınır Kapısı’nda yapılan önceki görüşmelerde söz konusu tavizleri vermeye istekli olduğunu ifade ettiğini aktardı. İnternet sitesi, Mısırlı istihbarat yetkililerinin söz konusu görüşmeleri, sınırda İsrail güvenlik teşkilatı yetkilileriyle ve sınıra yakın başka bir geçişte Hamas yetkilileriyle saatlerce görüştüğünü belirtti.
Görüşmeler, ateşkesi sağlamak amacıyla başlatıldı. İsrail ekonomik projelerin ilerletilmesi ve ateşkesin sağlanması konularında şart olarak, Gazze’de kaybolan askerlerinin ve diğer unsurlarının iadesini talep etti. Hamas ise yanıt olarak İsrail’in ‘eli kana bulaşmış’ olarak nitelendirdiği yüzlerce Filistinli mahkumun serbest bırakılmasını şart koştu. Bu şart İsrail  tarafından kabul ediledi.
Süreç, söz konusu gelişmelerin ardından yavaşladı. İsrail kaynakları Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben-Şabat’ın görüşmelerin ayrıntılarından haberdar olduğunu aktardı. Hamas’ın Gazze Sorumlusu Yahya Sinvar’ın önümüzdeki ay yapılması planlanan Filistin seçimlerinden önce, seçmeni kazanmak için takas sürecine ağırlığını koyacağı tahmin ediliyor. İsrail tarafının ise bu konuda yüksek beklentileri olmadığı belirtiliyor.
Bu, Mısır’ın takas anlaşmasına ilişkin yürüttüğü ilk görüşme değil. İsrail ve Hamas arasındaki takas görüşmeleri uzun yıllardır devam ediyor. Geçtiğimiz yıl iki taraf arasında yoğun temaslar gerçekleşti. Ancak görüşmeler Hamas’ın, aralarında hareketin liderlerinin de bulunduğu mahkumların serbest bırakılması konusunda ısrar etmesi üzerine durdu. Ardından İsrail, kendi ifadesiyle ‘eli kana bulaşan esirleri serbest bırakmayı kabul etmediğini’ duyurdu.
Hamas 2011’de Filistin tarafının “Esirlere Vefa” ve İsrail’in “Şalit Anlaşması” sürecinde olduğu gibi lider konumundaki mahkumların serbest bırakılmasını istiyor. Ancak İsrail, Hamas’a Şalit Anlaşması’nın bir daha tekrarlanmayacağını bildirdi. Tel Aviv, 2011’de Mısır’ın arabuluculuğunda Hamas ile vardığı anlaşma uyarınca İsrail askeri Gilad Şalit’e karşılık bin 27 Filistinliyi serbest bırakmıştı.
Hamas, Gazze’de 2014 yılında çıkan savaşta ikisi asker (Hadar Goldin ve Aron Şaol) olmak üzere dört kişiyi esir aldı. İsrail söz konusu kişilerin öldürüldüğünü duyururken Hamas ise şu ana kadar akıbetlerine ilişkin bilgi vermedi. İsrail vatandaşı Avraham Mengistu (Etiyopya uyruklu) ve Haşim Bedvi es-Seyyid (Arap uyruklu) Gazze savaşının sonrasında bölgeye giriş yaptıklarında tutuklanmışlardı.
Tel Aviv cevabı, Filistinlilerin İsrail hapishanelerindeki mahkumların serbest bırakılması için çalışmaya devam etme sözü verdiği Filistinli Mahkumlar Günü’nde geldi. Filistin yönetimi mahkumlara koruma talep ederken Hamas, İsrail’i esirleri serbest bırakmaya zorlayacak güçlü belgelere sahip olduğunu duyurdu. Filistinli Mahkumlar Günü dün, serbest bırakılanlar, tutuklu aileleri ve birçok grubun katılımı ile Ramallah’ın merkezindeki Al Manara Meydanı’nda anıldı. Filistinli Mahkumlar Günü, Filistin Ulusal Konseyi’nin mahkumları desteklemek için 1974’te ilan ettiği ulusal çapta bir  etkinlik olarak biliniyor.
Hamas Hareketi’nin dış siyasi ofisinden sorumlu ismi olan Halid Meşal, işgal güçlerinin mahkumları hapishanelerden zorunda kalmadıkça serbest bırakmayacağını söyledi. Meşal, Filistinli Mahkumlar Günü vesilesiyle Hamas’a bağlı Aksa televizyon kanalına verdiği demeçte, esir meselesinin Hamas, tüm fraksiyonları ve Filistin halkı için öncelikli konulardan biri olduğuna işaret etti. Hareketin tutukluları kurtarmak için iki kat çaba sarf edeceğini vurguladı.
Meşal konuşmasının devamında, “Tutuklularımızın yakın bir zamanda yeniden ışığı göreceğinden eminim” ifadesini kullandı. Ayrıca mahkumların özgürlüklerini yeniden kazanması ve desteklenmesi noktasında tüm enerjilerini kullanacaklarını kaydetti.
İsrail hapishanelerinde 4 bin 400 tutuklu bulunuyor. Tutuklular İsrail’deki 23 hapishane ve gözaltı merkezlerinde tutuluyor. Mahkumların çoğunluğu Damon Horowitz Cezaevi’nde tutulurken aralarında çocukların da bulunduğu toplam 140 mahkum Ofer ve Megiddo hapishanelerinde bulunuyor.



Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
TT

Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)

Kremlin dış politika danışmanı Yuri Ushakov, Başkan Vladimir Putin'in üç ABD temsilcisiyle yapıcı gece görüşmeleri yaptığını belirterek, Putin ile ABD temsilcisi Witkoff arasındaki görüşmeyi "her açıdan faydalı" olarak nitelendirdi.

Ushakov gazetecilere, "Güvenlik konularında üçlü çalışma grubunun ilk toplantısının bugün Abu Dabi'de yapılması konusunda mutabakata varıldı" dedi.

Putin, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir anlaşmaya "oldukça yakın" olduğunu açıklamasının ardından gece yarısından kısa bir süre önce Moskova'da elçiler Steve Witkoff, Jared Kushner ve yakın zamanda ABD Başkanı Donald Trump tarafından Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atanan Josh Grunebaum ile bir araya geldi.


Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
TT

Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, küresel çatışmaları çözmeyi amaçlayan Barış Konseyi girişimine Kanada'nın katılımına yönelik davetini geri çekti.

Trump, Truth Social'da Kanada Başbakanı Marc Carney'e hitaben yazdığı bir yazıda, "Lütfen bu mektubu, Barış Konseyi'nin, bir noktada şimdiye kadar kurulmuş en prestijli liderler konseyi olacak olan bu girişime Kanada'nın katılımına ilişkin davetini geri çektiğinin bir bildirisi olarak kabul edin" ifadelerini kullandı.

Daha önce Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD başkanının Davos'ta yaptığı "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşıyor" şeklindeki kışkırtıcı iddiasına yanıt vermişti. Yeni yasama oturumunun başlamasından önce Quebec şehrinde yaptığı konuşmada Carney, "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşamıyor. Kanada, biz Kanadalılar olduğumuz için gelişiyor" demiş, ancak iki ülke arasındaki "olağanüstü ortaklığı" da kabul etmişti.

Carney'nin yorumları, salı günü Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı ve coşkulu alkışlarla karşılanan konuşmasının ardından geldi. Konuşmasında, kurallara dayalı, ABD liderliğindeki küresel düzenin "parçalanmış" olduğunu savundu.

Carney konuşmasında ayrıca, "Amerikan hegemonyası" döneminde refah içinde yaşayan Kanada gibi orta güçlerin, yeni bir gerçekliğin başladığını ve "itaatkarlığın" onları büyük güçlerin saldırganlığından koruyamayacağını anlamaları gerektiğini belirtti.

Carney, hükümetinin savunma harcamalarını artırma planlarını özetleyerek, "Egemenliğimizi savunmalı ve sınırlarımızı güvence altına almalıyız" dedi. Kanada'nın "denizdeki dünyaya bir ışık ve örnek olma" görevi olduğunu da ifade etti.


İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)

Başbakan Pedro Sánchez, bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, eleştirmenlerin Birleşmiş Milletleri zayıflattığını söylediği, ABD Başkanı Donald Trump tarafından yakın zamanda başlatılan "Barış Konseyi"ne İspanya'nın katılmayacağını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Sanchez Brüksel'deki AB zirvesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Daveti takdir ediyoruz, ancak reddediyoruz" dedi.

Sanchez, "Bunu esasen ve gerçekten tutarlılık adına yapıyoruz," diyerek kararın "çok taraflı sistemle, Birleşmiş Milletler sistemiyle ve uluslararası hukukla" tutarlı olduğunu belirtti.

İspanya Başbakanı ayrıca Konseyin "Filistin Yönetimini içermediğine" de dikkat çekti.

Trump, ajansı dün İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda resmen başlattı ve burada çeşitli ülkelerle birlikte kuruluş tüzüğünü imzaladı.

Yaklaşık 60 hükümet katılmaya davet edildi, ancak Washington'un Batılı müttefiklerinden çok azı kamuoyu önünde kabul etti; şu ana kadar imzalayan tek AB üyesi ülkeler Macaristan ve Bulgaristan oldu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük rakiplerinden ikisi olan Rusya ve Çin de davet edildi, ancak henüz kesin bir taahhütte bulunmadılar.

Trump, konseyi başlangıçta İsrail ile Filistinli Hamas grubu arasındaki savaşın ardından Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını denetleyecek bir organ olarak tasarlamıştı.

O zamandan beri, kuruluşun hedeflerini genişleterek dünya çapındaki çatışmaları ve krizleri ele almayı önerdi ve törende konseyin Gazze'nin ötesinde "başka konulara da uzanabileceğini" söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre birçok analist bu öneriyi, Trump'ın saygı duyduğunu söylediği ancak çatışmaları çözmede başarısız olduğu için defalarca eleştirdiği Birleşmiş Milletler'e bir saldırı olarak görüyor.