Mısır, Rus Sputnik V aşısı üretecek

Sağlık Bakanlığı aşı randevularının hızlandırılması için çağrıda bulunuyor

Mısır, Rus Sputnik V aşısı üretecek
TT

Mısır, Rus Sputnik V aşısı üretecek

Mısır, Rus Sputnik V aşısı üretecek

Mısır merkezli ilaç şirketi Minapharm dün (Perşembe), yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilen Rus aşısı Sputnik V’nin Mısır’da yıllık yaklaşık 40 milyon doz üretilmesi için Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) ile bir sözleşme imzaladı.
Minapharm ve RDIF tarafından yapılan ortak açıklamada, tarafların teknoloji sevkiyatlarına hemen başlayacağı belirtildi. Minapharm’ın internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamaya göre, aşıların 2021’in üçüncü çeyreğinde piyasaya sürülmesi bekleniyor. Üretim şirketin Kahire’deki tesisinde gerçekleştirilecek ardından tüm dünyaya dağıtılacak.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO), örgüte bağlı misyonun çalışmalarının planlandığı üzere Mayıs ayında sona ermesinden birkaç hafta sonra Rus aşısının kullanımına izin verebileceğini duyurdu.
Çarşamba günü Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli huzurunda, Mısır’da aşı üretimi konusunda uzmanlaşmış olan Vacsera şirketi ile Çin arasında Sinovac aşının üretilmesi için iki anlaşma imzalandı.
Bakanlar Kurulu’nun resmi Facebook hesabı üzerinden yapılan açıklamada, bu sözleşmelerin, “virüsün yayılmasını önlemenin yanı sıra, virüse karşı koruma ve tecrübeleri paylaşmayı” hedeflediği belirtildi.
Mısır Sağlık Bakanı Hale Zayid’in açıklamalarına göre, bu ay içinde Sinopharm aşısının yeni bir partisinin ulaşması bekleniyor, söz konusu parti, Mısır tarafından satın alınan ve gönderilmesi planlanan 20 milyonluk dozun 500 binini içeriyor.
Sağlık Bakanlığı’nın istatistiklerine göre, 100 milyondan fazla nüfusa sahip Mısır’da, salgına bağlı 12 bin 800’i aşan can kaybı dahil olmak üzere yaklaşık 219 bin vaka kaydedildi.
Diğer yandan, Sağlık Bakanlığı, salgının yayılmasının önlenmesi, tüm şehirlerde mümkün olduğu kadar çok sayıda kişinin aşılanması ve salgının stabil durumunun korunması için, vatandaşlara aşı randevu alımlarının hızlandırılması çağrısında bulundu.
Sağlık Bakanlığı aşıların güvenli ve etkili olduğunu belirterek vatandaşlara güvence verdi. Bakanlık yan etkilerle ilgili olarak şunları söyledi:
“Vatandaşların endişesini anlıyoruz ancak endişeye gerek yok, yan etkilere doktora ihtiyaç duymadan kendiliğinden kayboluyor.”
Mısır Sağlık ve Nüfus Bakanlığı Kovid-19 aşısı olmak üzere randevu alınması için bir web sitesi açtı. Bakanlık randevu almak için sitenin tek yol olmadığını, site üzerinden kayıt yapılamaması halinde bakanlığın telefon hattı üzerinden randevu alınabileceğini belirtti. Bakanlık ayrıca, vatandaşların karşılanması ve bilgilerinin kaydedilmesi için her hastaneye bir sağlık ekibi gönderdi.



İhvan, belgesel çekerek yeniden varlık bulmaya çalışıyor

Mısır’daki İhvan üyelerinin ‘terörist bir gruba katılma’ suçlamasıyla yargılandığı duruşmadan bir kare (AFP) 
Mısır’daki İhvan üyelerinin ‘terörist bir gruba katılma’ suçlamasıyla yargılandığı duruşmadan bir kare (AFP) 
TT

İhvan, belgesel çekerek yeniden varlık bulmaya çalışıyor

Mısır’daki İhvan üyelerinin ‘terörist bir gruba katılma’ suçlamasıyla yargılandığı duruşmadan bir kare (AFP) 
Mısır’daki İhvan üyelerinin ‘terörist bir gruba katılma’ suçlamasıyla yargılandığı duruşmadan bir kare (AFP) 

Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan-ı Müslimin), ‘Rabia Meydanı’nda oturma eylemleri’ konulu bir belgesel çekerek bir kez daha varlık sahnesine çıkmaya çalışıyor. 14 Ağustos 2013'te İhvan’ın gerçekleştirdiği oturma eyleminin dağılmasının 10. yıldönümüne denk geliyor. Belgeselin arka planındaki amaç, oturma eylemleri vasıtasıyla ‘İhvan anlatısını’ tanıtmak.

Basında çıkan haberlere göre şu anda İngiltere'nin başkenti Londra’daki gösterimi yapılan yeni belgesel filmin yapımcılığını, İhvan'a bağlı olduğu düşünülen bir şirket yaptı. Filmin pazarlaması da İhvan tarafından finanse edilen başka şirketler tarafından yapılıyor.

Filmin yapımcı şirketi, iki gün önce Londra'da İngiliz siyasetçilerin ve gazetecilerin katılımıyla bir sempozyum düzenledi. Sempozyum, İhvan’ın sahibi olduğu ‘Mekameleen’ ve ‘el-Hivar’ da dahil olmak üzere Müslüman Kardeşler kanallarında yayıncılık yapan Usame Gaviş tarafından yönetildi. Usame aynı zamanda filmin yapımcılığını üstlenen medya şirketinin editoryal platformunu da yönetiyor.

Şarku'l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İhvan’ın, “Rabia Meydanı’nda oturma eyleminin” 10. yıldönümünde bir hareket yaratma çabası, örgütün sürdürmeye çalıştığı ‘mazlumiyet’ propagandasınuı yeniden canlandırmayı amaçlıyor. Söz konusu olayları yaşamamış genç nesiller üzerinde tesirli yeni vasıtaların kullanılmasının yanı sıra örgütün siyasi amaçlarına hizmet eden çalışmalar sunarak fon kaynaklarını korumak da bu çabalar dahilinde.

‘Rabia Meydanı’nda oturma eylemi’ olayları, eski Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin görevden alınmasının hemen ardından Mursi yönetiminin lehine yapılan kitlesel halk gösterileri ve sonrasında yaşanan süreci anlatıyor.

Mısır Silahlı Kuvvetleri’nin taraf olduğu halk protestoları esnasında, örgüt liderlerinin talimatıyla İhvan eylemcileri, Mursi'nin tekrar iktidara gelmesi için baskı yapmak üzere Nasr şehrindeki Rabia meydanlarında, Nahda Hareketi’ne tabi olanlar da Kahire Üniversitesi yakınında bulunan Gize Valiliği önünde toplandı.

Mısır'daki Ulusal İnsan Hakları Konseyi'nin raporu da dahil olmak üzere birçok Mısır ve Arap insan hakları raporuna göre, oturma eylemine katılan protestocuların dağılmasını önlemek için bazı unsurlar tarafından silah kullanıldı. Karşılıklı ateş sonucu, hem oturma eylemine katılanlardan hem de oturma eylemini dağıtan Mısır güvenlik güçlerinden onlarca kişi öldü ve yaralandı.

2020 yılının Kasım ayında Mısır mahkemesi, Müslüman Kardeşler’in tutuklanan 59 üye ve liderini ‘bir toplanma ve oturma eylemi düzenlemeye katılmaktan’ suçlu bulduktan sonra 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. 7 sanığa da 5 yıl hapis cezası verildi. Haziran 2021'de Mısır Yargıtay Mahkemesi, nihai bir kararla, ‘Müslüman Kardeşler’in 12 üyesi ve liderinin idam edilmesi kararını’ onadı.

Müslüman Kardeşler örgütünün eski liderlerinden Mısırlı siyasi analist Muhtar Nuh, örgütün ‘Rabia Meydanı’nda oturma eyleminin’ onuncu yıldönümünde bir belgesel film çekmesini “bir tür iflas” olarak değerlendirdi. Nuh, “örgütün şu anda mağduriyet propagandasını pekiştiren ve ona sadık olanlara halen hayatta olduğuna dair mesajlar gönderen şeylerden başka hiçbir şey sunmadığına” dikkat çekti.

Nuh, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamasında “örgütün Batı fonunu çekmek için tarihi bir yeteneğe sahip olduğunu” söyledi. Geçtiğimiz yıllarda Müslüman Kardeşler üyelerinin ‘Arap siyasi rejimlerine şantaj aracı’ olarak kullanılan insan hakları kurumlarında aktif olduklarını beyan eden Nuh, örgütün pek çok unsurunun artık finansman çeken işler ve içerikler üretmede aktif olan, aynı zamanda kardeşlik anlatısı ve olayları gibi örgütün hedeflerine hizmet eden medya ve prodüksiyon platformları kurma eğiliminde olduklarını açıkladı.

Mısır'daki radikal örgütler uzmanı, araştırmacı ve Müslüman Kardeşler örgütünün Arap ve uluslararası kamuoyunu etkilemek için kullandığı modern araçları ele alan ‘Kılavuzun Şifresi’ kitabının yazarı Mahmud Basyoni, kardeşlik anlatısındaki merkezi olaylarla ilgili belgesellerin yapımının ‘yeni bir şey olmadığını’ düşünüyor. Basyoni, Müslüman Kardeşler’in sürekli ısıtıp ısıtıp gündeme getirdiği ‘mazlumiyet’ fikrinin inşasında Rabia Meydanı’nda oturma eylemi’ olaylarının merkezi önemini vurguladı.

Basyoni, Şarku'l Avsat'a, şu anda örgütte “aşırı derecede tehlikeli” olarak tanımladığı, teknolojiyi ve yeni etkileşim araçlarını kullanmada yetenekli olan gençlerin hâkim olduğu bir eğilimin varlığından bahsetti. Basyoni, “Örneğin bu gençler, sosyal medya platformlarında görsel içerik üretip tanıtmanın yanı sıra uluslararası insan hakları ve medya kuruluşlarının çalışma mekanizmalarını anlamaya, yabancı dillere hâkim olup Arap olmayan unsurlara da ulaşmaya çalışıyorlar.  Böylece kurumlarla kolayca iletişim kurup birçok olayla ilgili ‘kardeşlik’ anlatısını yayabiliyorlar” ifadelerini kullandı.

Radikal örgütler uzmanı ve araştırmacısı Basyoni, Müslüman Kardeşler’in belgeseller gibi çekici içerikler kullanarak Z kuşağını hedef almaya çalıştığını belirterek “Zaten bu nesil okumayı sevmez. Gidip raporları derinlemesine inceleme uğraşına girmezler” dedi. Basyoni, Müslüman Kardeşler'in, yaptıkları çalışmaları tarafsız ve örgütle resmi bağı olmayan şirket ve platformlar aracılığıyla sunma isteğine dikkat çekerek, Müslüman Kardeşler’in bu şekilde halkın daha geniş kitlelerinden kabul görmesini sağladığını açıkladı.