Yeniden nükleer anlaşma görüşmeleri ‘ince ayrıntılar’ aşamasında

UAEA Başkanı Rafael Grossi (sağda) Viyana'da Avrupa Birliği Siyasi Direktörü Enrique Mora ile istişarelerde bulundu (UAEA)
UAEA Başkanı Rafael Grossi (sağda) Viyana'da Avrupa Birliği Siyasi Direktörü Enrique Mora ile istişarelerde bulundu (UAEA)
TT

Yeniden nükleer anlaşma görüşmeleri ‘ince ayrıntılar’ aşamasında

UAEA Başkanı Rafael Grossi (sağda) Viyana'da Avrupa Birliği Siyasi Direktörü Enrique Mora ile istişarelerde bulundu (UAEA)
UAEA Başkanı Rafael Grossi (sağda) Viyana'da Avrupa Birliği Siyasi Direktörü Enrique Mora ile istişarelerde bulundu (UAEA)

Viyana'daki müzakereler, özellikle de ABD yaptırımlarıyla ilgili beklenenden daha uzun süreceği anlaşılan ince ayrıntıları tartışma aşamasına girdi. Şarku’l Avsat’a konuşan Avrupalı kaynaklar, görüşmelerin artık ‘ciddi ve ayrıntılı tartışma’ aşamasına girdiğini, ABD yaptırımlarıyla ilgili küçük detayların ‘şimdiye kadar bir atılımın kaydedilmesini engellediğini’ söyledi.
İran havayolu Iran Air’e yönelik yaptırımların kaldırılması konusunun tartışıldığı örneğini veren kaynaklar, bir tarafın yaptırımları kaldırmayı reddetmesinin konuyu karmaşıklaştırdığını, uzun soluklu bir tartışmaya sebebiyet verdiğini söyledi.
İran medyasında, İranlı 500 kişi ve kuruluş adlarını içeren bir yaptırım listesinin Washington'un isimleri listeden çıkarmayı reddetmesi nedeniyle ‘müzakereleri çıkmaza soktuğu’, bunun İran'ın nükleer anlaşmaya dönüşten ‘ticari olarak’ yararlanmasını zorlaştıracağı ifadeleri yer almıştı.
Nitekim Avrupalı ​​kaynaklar, İran'ın nükleer yükümlülüklerine ilişkin tartışmanın ‘daha kolay’ olduğunu, zirâ İran'ın bu konudaki görevlerinin bilindiği ve netleştiğini belirtti. Bu ifadeler, İran'ın yaklaşık üç yıl önce edindiği modern ve ileri teknoloji ile ilgili müzakerelerde var olmaya devam eden zorluklara rağmen kaydedildi.
İran’ın kurduğu, yüksek kalitede uranyum zenginleştirebilen yaklaşık 150 modern santrifüj, müzakerelerde tartışılan bir sorun olmaya devam ediyor. İran, bu cihazların demonte edilmesi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından izlenmeye tabi tutulması ardından da elinde tutmak isterken ABD ise bu cihazların imha edilmesi ya da demonte edilip yurtdışına satılmasını talep ediyor.
Söz konusu Avrupa kaynakları, UAEA Başkanı Rafael Grossi'nin, nükleer teknolojideki deneyimlerinden yararlanılması ve kendisinden tavsiye alınması için müzakere oturumlarından birine katılmaya davet edildiğini söyledi. Nitekim Grossi'nin önümüzdeki günlerde bu toplantılardan birine katılması bekleniyor. Avrupalı müzakereciler, söz konusu tartışılan konu hakkında Grossi’den tavsiye isteyebilir.
Avrupa’nın ​​müzakerelerdeki koordinatörü İspanyol diplomat Enrique Mora, görüşmelerde kaydedilen ilerleme hakkında bilgi vermek üzere iki gün önce UAEA merkezinde Grossi ile bir araya geldi.
Görüşmelerin sonuçlarını, geçtiğimiz Şubat ayında Tahran ile UAEA arasında imzalanan ve ajans müfettişlerinin denetimine izin veren teknik anlaşma süresinin 21 Mayıs'ta sona ermesi öncesinde bir sonucun kaydedilip kaydedilmeyeceğini bekleyen Grossi, önümüzdeki birkaç gün içerisinde İranlılarla bu yönde görüşmelere başlayacak. Öncesinde ise İran parlamentosu, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasını garanti edecek siyasi bir anlaşmanın yokluğunda bu denetimlerin durdurulmasını öngören bir kararı oylayacak.
Bu turun başında yaptığı açıklamada, ülkesinin 21 Mayıs'a kadar herhangi bir anlaşmaya varılamaması durumunda bu süreyi uzatmaya hazır olduğunu açıklayan İranlı Başmüzakereci Abbas Arakçi, bir gün önce ise İran'ın denetimlere imkan sağlayan Ek Protokol’e yaptırımlar kaldırılmadan dönmeyeceğini söyledi.
Söz konusu Ek Protokol’ü geçtiğimiz Şubat ayında askıya alan İran, diğer denetimlerin de sınırlandırmış, 21 Mayıs'ta kalıcı olarak durdurulacağı uyarısında bulunmuştu.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, bu tarihe kadar bir anlaşmaya varmanın zor olduğunu söylüyor. Diğer yandan ülkesinin müzakerelerdeki heyetine başkanlık eden Rus Büyükelçisi Mihail Ulyanov ise 21 Mayıs öncesinde bir anlaşmaya varmanın ‘zor ancak mümkün’ olduğunu söyleyerek daha iyimser görünüyor. Ulyanov, bu tarihin atlanmasının bu ay sonunda herhangi bir anlaşmaya varılmayacağı anlamına gelmediğini belirtti.
Dördüncü tur müzakereler, yaklaşık altı gün içinde sona eren önceki üç müzakereye kıyasla en uzun soluklu olanıydı. İran heyeti, Tahran'a dönmeden önce görüşmeleri tamamlamak için Viyana'daki kalış süresini birkaç gün daha uzattı. Dün Ramazan Bayramı'nın ilk günü ve Avusturya'nın resmi tatili olmasına rağmen müzakereler durmadan devam etti.



Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
TT

Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)

Kremlin dış politika danışmanı Yuri Ushakov, Başkan Vladimir Putin'in üç ABD temsilcisiyle yapıcı gece görüşmeleri yaptığını belirterek, Putin ile ABD temsilcisi Witkoff arasındaki görüşmeyi "her açıdan faydalı" olarak nitelendirdi.

Ushakov gazetecilere, "Güvenlik konularında üçlü çalışma grubunun ilk toplantısının bugün Abu Dabi'de yapılması konusunda mutabakata varıldı" dedi.

Putin, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir anlaşmaya "oldukça yakın" olduğunu açıklamasının ardından gece yarısından kısa bir süre önce Moskova'da elçiler Steve Witkoff, Jared Kushner ve yakın zamanda ABD Başkanı Donald Trump tarafından Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atanan Josh Grunebaum ile bir araya geldi.


Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
TT

Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, küresel çatışmaları çözmeyi amaçlayan Barış Konseyi girişimine Kanada'nın katılımına yönelik davetini geri çekti.

Trump, Truth Social'da Kanada Başbakanı Marc Carney'e hitaben yazdığı bir yazıda, "Lütfen bu mektubu, Barış Konseyi'nin, bir noktada şimdiye kadar kurulmuş en prestijli liderler konseyi olacak olan bu girişime Kanada'nın katılımına ilişkin davetini geri çektiğinin bir bildirisi olarak kabul edin" ifadelerini kullandı.

Daha önce Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD başkanının Davos'ta yaptığı "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşıyor" şeklindeki kışkırtıcı iddiasına yanıt vermişti. Yeni yasama oturumunun başlamasından önce Quebec şehrinde yaptığı konuşmada Carney, "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşamıyor. Kanada, biz Kanadalılar olduğumuz için gelişiyor" demiş, ancak iki ülke arasındaki "olağanüstü ortaklığı" da kabul etmişti.

Carney'nin yorumları, salı günü Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı ve coşkulu alkışlarla karşılanan konuşmasının ardından geldi. Konuşmasında, kurallara dayalı, ABD liderliğindeki küresel düzenin "parçalanmış" olduğunu savundu.

Carney konuşmasında ayrıca, "Amerikan hegemonyası" döneminde refah içinde yaşayan Kanada gibi orta güçlerin, yeni bir gerçekliğin başladığını ve "itaatkarlığın" onları büyük güçlerin saldırganlığından koruyamayacağını anlamaları gerektiğini belirtti.

Carney, hükümetinin savunma harcamalarını artırma planlarını özetleyerek, "Egemenliğimizi savunmalı ve sınırlarımızı güvence altına almalıyız" dedi. Kanada'nın "denizdeki dünyaya bir ışık ve örnek olma" görevi olduğunu da ifade etti.


İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)

Başbakan Pedro Sánchez, bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, eleştirmenlerin Birleşmiş Milletleri zayıflattığını söylediği, ABD Başkanı Donald Trump tarafından yakın zamanda başlatılan "Barış Konseyi"ne İspanya'nın katılmayacağını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Sanchez Brüksel'deki AB zirvesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Daveti takdir ediyoruz, ancak reddediyoruz" dedi.

Sanchez, "Bunu esasen ve gerçekten tutarlılık adına yapıyoruz," diyerek kararın "çok taraflı sistemle, Birleşmiş Milletler sistemiyle ve uluslararası hukukla" tutarlı olduğunu belirtti.

İspanya Başbakanı ayrıca Konseyin "Filistin Yönetimini içermediğine" de dikkat çekti.

Trump, ajansı dün İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda resmen başlattı ve burada çeşitli ülkelerle birlikte kuruluş tüzüğünü imzaladı.

Yaklaşık 60 hükümet katılmaya davet edildi, ancak Washington'un Batılı müttefiklerinden çok azı kamuoyu önünde kabul etti; şu ana kadar imzalayan tek AB üyesi ülkeler Macaristan ve Bulgaristan oldu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük rakiplerinden ikisi olan Rusya ve Çin de davet edildi, ancak henüz kesin bir taahhütte bulunmadılar.

Trump, konseyi başlangıçta İsrail ile Filistinli Hamas grubu arasındaki savaşın ardından Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını denetleyecek bir organ olarak tasarlamıştı.

O zamandan beri, kuruluşun hedeflerini genişleterek dünya çapındaki çatışmaları ve krizleri ele almayı önerdi ve törende konseyin Gazze'nin ötesinde "başka konulara da uzanabileceğini" söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre birçok analist bu öneriyi, Trump'ın saygı duyduğunu söylediği ancak çatışmaları çözmede başarısız olduğu için defalarca eleştirdiği Birleşmiş Milletler'e bir saldırı olarak görüyor.