Türkiye ve Rusya, Suriye'nin kuzeydoğusundaki su sorununu çözmek için görüşmeler yürütüyor

Haseke kırsalı. (AFP)
Haseke kırsalı. (AFP)
TT

Türkiye ve Rusya, Suriye'nin kuzeydoğusundaki su sorununu çözmek için görüşmeler yürütüyor

Haseke kırsalı. (AFP)
Haseke kırsalı. (AFP)

Rus subaylar ve Türk yetkililer dün sabah Resulayn’ın doğu kırsalındaki el-Aluk kuyusu istasyon binasında bir araya geldiler. Görüşmenin gündeminde Özerk Yönetim bölgelerine içme suyu sağlanması ve Türk ordusunun etkisi altındaki bölgelere elektrik hizmetinin sunulması vardı.
Görüşmeleri yakından takip eden üst düzey bir kaynağın aktardığı bilgilere göre Türk tarafının 14 yeraltı kuyusu ve 6 su pompasının çalıştırılması karşılığında Türk ordusu ve müttefik Suriye silahlı grupların kontrolü altındaki Barış Pınarı Harekatı alanlarının 50 megavat elektrik payı alması yönünde Rus tarafına talepte bulunuldu.
Özerk Yönetim yetkililerinin Haseke ve tüm Cezire bölgelerindeki elektrik arzının 20 megavatı geçmediğini Rus müzakere heyetine ilettiğini belirten kaynak, “Bu nedenle, hayati önemdeki insani tesislerin askeri çatışmalardan ve etkileşimlerden tarafsızlaştırılması yönünde bir anlaşmaya bu koşullarda varılamaz” ifadelerini kullandı.

Devriyeler sürüyor
ABD ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG), Suriye'nin kuzeydoğusundaki Kamışlı’da yürüttüğü ortak devriye, aylar süren aranın ardından şehir merkezinde yeniden başladı. Askeri dört zırhlı araçtan oluşan bir konvoy, Suriye-Türkiye sınır şeridinde alçak irtifada uçan helikopterlerin eşliğiyle Rimelan bölgesinden Kamışlı'nın doğu girişindeki Cemaya mahallesine doğru devriye gezdi. Devriyeye eşlik eden helikopterler Kamışlı’ya varılmadan önce nerede olduklarını ve hareketlerini duyurmanın yanı sıra Rus ve ABD orduları arasındaki ortak koordinasyon mekanizması kapsamında Kamışlı şehrine uyarı atışları yaptı.
Deyrizor kırsalındaki ABD kuvvetleri insansız hava araçlarıyla düzenlenen bir dizi füze saldırısına maruz kalırken SDG’den bir askeri yetkili ise söz konusu eylemlerden terör örgütü DEAŞ’a bağlı hücreleri sorumlu tuttu.
ABD ordusu bu yılın başı itibariyle, Rus tarafıyla çatışmanın artması ardından askeri açıdan bölünmüş şehirde askeri devriyeler yürütmeyi durdurmuştu. 20 Haziran'da Haseke’nin kuzey kırsalındaki Tel Tamer kasabası girişinde, M4 yolunda bir ABD devriyesini durduran Rus devriyesi, yola zırhlı araçlar yerleştirerek kasabaya girişini engellemişti. Nitekim SDG’ye ait bir askeri aracın eşlik ettiği ABD devriyesi geri çekilmek zorunda kalmıştı.
Kamışlı kırsalında Esed’e bağlı Ulusal Savunma Kuvvetleri kontrolü altındaki Tel el-Meha köyü sakinleri 15 Haziran'da bir ABD devriyesine karşı durmuştu. Aynı şekilde Farfara köyünden bir grup da  SDG aracının eşlik ettiği bir ABD devriyesini durdurmuş, köylerine girmesini engelleyerek Ulusal Savunma Kuvvetleri üyeleriyle beraber taşlamıştı.
Kamışlı şehrini alarak buradan Türkiye ve Irak ile olan sınır bölgelerine kadar askeri devriyeler yürüten Rus askeri polisi, Kamışlı’daki sivil havaalanı yakınlarında bir hava üssü inşa etmişti.
Diğer yandan Rimelan petrol bölgesinde konuşlanan ABD kuvvetlerine ait devriyeler ise DEAŞ’a sadık uyuyan hücreleri takip etmek için petrol sahalarını ve Irak ile sınır bölgelerini denetliyorlar. Ancak süreçte iki ordudan askerler arasında çatışmalar tekrarlanmış, bazı durumlarda kavga noktasına varan çatışmalar kaydedilmişti.
Deyrizor'un doğu kırsalına konuşlu ABD kuvvetleri, DEAŞ'la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’nun Suriye'deki en büyük üssü olan el-Ömer Petrol Sahası ve yakınlarındaki Koniko Gaz Sahası’nın hedef alındığı bir dizi füze saldırısına maruz kalmıştı. Bu saldırıların arkasında terör örgütü DEAŞ’ın uyuyan hücrelerinin olduğunu öne süren SDG'nin medya merkezi direktörü Ferhad Şami “Bu yöndeki ilk soruşturmalar, füzenin rastgele ve çok uzak olmayan bir bölgeden atıldığını gösteriyor” ifadelerini kullandı. Nitekim Uluslararası Koalisyon güçlerinin de desteğiyle komşu bölgelerin tarandığı geniş bir güvenlik uygulamasına başlandı. Şami duruma ilişkin “Saldırıya karışanların aranması için Deyrizor'un kuzeydoğusunu, Hişam ilçesine bağlı el-İzbe bölgesini taradık” dedi.



Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)
TT

Tunus, olağanüstü hal uygulamasını 2026 yılının sonuna kadar uzattı

Tunus polisi (AFP)
Tunus polisi (AFP)

Tunus Cumhurbaşkanlığı ülkedeki olağanüstü halin 31 Aralık 2026'ya kadar uzatılmasına ilişkin bir kararname yayınladı.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, bugün yürürlüğe girecek olan uzatma, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Ülkede olağanüstü hal, 24 Kasım 2015'te başkentin merkezinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’na düzenlenen ve 12 güvenlik görevlisinin ölümüne neden olan saldırının "DEAŞ" örgütü tarafından üstlenilmesinden bu yana on yıldan fazla bir süredir devam ediyor.


Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
TT

Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, göreve başlamasının yıldönümünde Suriye haber ajansı SANA'ya göre bugün yaptığı açıklamada, Suriyelilerin "Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek kapsamlı bir kalkınmayla geleceği birlikte inşa edeceklerini" söyledi.

“X” platformunda yaptığı bir paylaşımda el-Şara şunları söyledi: “Suriye Arap Cumhuriyeti başkanlığı görevini üstlenmemin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında, Suriye halkının her alanda gösterdiği fedakarlıkları ve sabrı hatırlıyorum ve Allah'tan bu emanete layık olmamı diliyorum.”

Şöyle devam etti: “Geleceği birlikte, sarsılmaz bir adalet, kalıcı istikrar ve kapsamlı bir kalkınma ile inşa edeceğiz; bu da Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek ve halkının özlemlerini karşılayacaktır.”

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, 29 Ocak 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, "askeri operasyon komutanlığı ve Suriye devrimci güçlerinin geniş katılımıyla" Suriye devriminin zaferini ilan eden bir konferans düzenlendi.

SANA’nın haberine göre"konferans, Ahmed el-Şara'nın Cumhurbaşkanı olarak atanmasını, tüm askeri grupların ve devrimci siyasi ve sivil organların feshedilmesini ve devlet kurumlarına entegre edilmesini ilan ederek önemli bir dönüm noktası oldu."

Konferansta ayrıca 2012 anayasasının iptali, tüm istisnai yasaların askıya alınması, Beşşar Esed rejiminin ordusunun dağıtılması ve "Suriye ordusunun ulusal temeller üzerine yeniden inşası" ilan edildi.

Alınan kararlar arasında, Esed rejiminin güvenlik aygıtının dağıtılması ve yeni bir güvenlik kurumunun kurulmasının yanı sıra, Halk Meclisi, Arap Sosyalist Baas Partisi, Ulusal İlerici Cephe partileri ve bunlara bağlı örgüt, kurum ve komitelerin feshedilmesi ve herhangi bir isim altında yeniden kurulmalarının yasaklanması da yer alıyordu.


SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
TT

SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi, bugün (Cuma) ateşkes ve taraflar arasında askeri, güvenlik ve idari kurumların kademeli entegrasyonunu öngören kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Anlaşma kapsamında Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma kapsamında, temas hatlarındaki askeri birliklerin çekilmesi ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılması öngörülüyor. Ayrıca, ağırlıklı olarak Kürtlerin liderliğindeki SDG bünyesinden tugaylar içeren bir askeri tümen kurulması kararlaştırıldı.

SDG, anlaşmanın maddelerini önce bir açıklamayla duyururken, Şam yönetimi daha sonra resmi medya aracılığıyla anlaşmayı teyit etti. Yeni düzenleme, SDG’den üç tugayı kapsayan bir askeri tümenin oluşturulmasını ve Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın Halep’e bağlı bir tümen içine alınmasını içeriyor.

frgty6u7
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurları (AFP)

Anlaşma metninde, “özerk yönetim” kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi ve sivil personelin statülerinin korunması da yer aldı.

Anlaşma metninde Metinde, yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınacağı da belirtiliyor.

Anlaşma hangi maddeleri içeriyor?

SDG’nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye Hükümeti Arasındaki Anlaşma Metni;

Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında, kapsamlı bir anlaşma uyarınca ateşkese varılmış; iki taraf arasındaki askeri ve idari güçlerin kademeli bir entegrasyon süreci üzerinde de mutabakata varılmıştır.

Anlaşma; askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlo şehir merkezlerine girmesini ve bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını, Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulmasını ve buna ek olarak Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için bir tugay kurulmasını kapsamaktadır.

Anlaşma ayrıca, sivil memurların kadrolarının korunmasıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini de içermektedir.

Ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınması konusunda da anlaşmaya varılmıştır.

Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını birleştirerek, Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.”

Öte yandan, 24 Ocak’ta Şam ile SDG, aralarındaki ateşkesi 15 gün uzattıklarını ve görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı.

Kürtlerin öncülüğünde, Arap savaşçıları da bünyesinde barındıran SDG, Suriye iç savaşında kilit bir rol oynadı. ABD desteğiyle DEAŞ’a karşı mücadele eden SDG, örgütü Suriye’de büyük ölçüde yenilgiye uğrattı. Bu süreçte, kuzey ve doğu Suriye’de petrol sahalarını da içeren geniş alanların kontrolünü ele geçirerek özerk bir yönetim kurdu. Ayrıca binlerce radikal unsuru gözaltında tuttu; Uluslararası Af Örgütü, Ağustos 2023’te bu sayıyı yaklaşık 10 bin olarak tahmin etmişti.

Ancak Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından, Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, ülkenin devlet güçleri altında birleştirilmesi hedefiyle SDG ile güçlerin ve kurumların entegrasyonu konusunda müzakerelere başladı. Görüşmeler zaman zaman tıkanırken, bir askeri çatışmanın ardından taraflar yeni bir anlaşmaya ulaştı.

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma kapsamında SDG'den askeri tümen kurulacak, askeri ve idari güçlerin kademeli entegrasyonu sağlanacak ve Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma metnine göre, “askeri güçler temas hatlarından çekilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri Haseke ile Kamışlo şehir merkezlerine girecek”. Ayrıca SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir askeri tümen kurulacak ve Kobani güçleri için de Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde ayrı bir tugay oluşturulacak.