BMGK, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınadı

BMGK’nin önceki oturumundan
BMGK’nin önceki oturumundan
TT

BMGK, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınadı

BMGK’nin önceki oturumundan
BMGK’nin önceki oturumundan

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi  (BMGK) üyeleri,  İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik sınır ötesi terör saldırılarını kınadı. BMGK üyeleri silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) 8 Ekim'de Kral Abdullah Havalimanı ve Abha Sivil Havalimanı'na yapılan terör saldırılarına atıfta bulundu.
Yemen ile ilgili basın açıklaması yapan BMGK üyeleri, sivil ve ticari gemilere yönelik saldırılar da dahil olmak üzere, Yemen kıyıları açıklarında artan,  Aden Körfezi ve Kızıldeniz'deki gemilerin deniz güvenliğine önemli bir tehdit oluşturan sivil ve ticari gemilere yönelik saldırıları kınadıklarını ifade etti.
Açıklamada, Marib'de Husilerin tırmandırdığı gerginliğin derhal durdurulmasını ihtiyacının yanı sıra çatışmada çocukların askere alınması ve cinsel şiddet görmelerinin kınandığı kaydedildi.
Birleşmiş Milletler Yemen Özel Elçisi Hans Grundberg’e verilen desteğin yinelendiği açıklamada, tarafların BM himayesi altında iyi niyet ve ön koşulsuz olarak bir araya geleceklerine dair beklentiler teyit edildi.
Üyeler 2265 (2021) sayılı karar uyarınca Yemen'de derhal ateşkes talep ederek, kapsamlı diyalog yoluyla farklılıkları çözme ve siyasi hedeflere ulaşmak için şiddeti reddetme çağrısında bulundu. Suudi Arabistan’ın Yemen hükümeti tarafından desteklenen 22 Mart’taki açıklaması memnuniyetle karşılanırken, Yemen’in birliğine, egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne olan güçlü bağlılıkları teyit edildi.
Barış sürecindeki ilerleme eksikliğinin Yemen'deki teröristler tarafından istismar edilebileceğine dair endişelerini dile getirildiği açıklamada, BMGK’ye üye Devletler ve diğer aktörleri, hedeflenen silah ambargosu kapsamındaki yükümlülüklerine tam olarak uyma çağrısı yapıldı.
Güvenlik Konseyi üyeleri, tüm tarafların, insani yardım, sağlık çalışanları ve refakatçilerin yanı sıra insani erişim ve sivillerin korunması ile ilgili uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaları gereğini yineledi.
Uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası insan hakları hukuku ihlallerini en güçlü şekilde kınayan üyeler, Yemen'deki insan hakları ihlalleri ve uluslararası insancıl hukuk ihlalleri için hesap verebilirliğin sağlanması gereğini vurguladı.
BMGK’nın ilgili hükümleri ve 2216 (2015) kararları uyarınca kadınların da yer aldığı eşit ve tam Yemen liderliğindeki bir siyasi çözüme olan bağlılıklarını yineleyen üyeler, Ulusal Diyalog Konferansı tarafından belirlenen kapsayıcılık ve katılım ilkelerine olan açık desteklerini ifade etti.
Açlık ve ekonomik krizle şiddetlenen kıtlık riskinin artmasıyla yaşanan insani durumun boyutu hakkındaki ciddi endişelerini paylaşan üyeler, Yemen hükümetine yakıt gemilerinin düzenli ve gecikmeden Hudeyde Limanı’na girişini kolaylaştırması çağrısında bulundu.  Üyeler, temel ihtiyaç maddelerinin ve insani yardımın ulaştırılması için ülke içinde yakıtın serbest dolaşımını sağlayan tüm tarafların önemini vurguladı.
Hudeyde Limanı’ndan gelen yakıtın kişisel kazanç veya çatışmanın tırmanmasını finanse etmek için kullanılmaması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, taraflar BM Hudeyde Anlaşmasını Destekleme Misyonu  (UNMHA) ile iş birliği yaparak Hudeyde'nin istikrarı için çalışmaya çağırdı.
Güvenlik Konseyi üyeleri, ekonomik çöküşün kıtlık risklerini yönlendirmedeki merkezi rolünü ve Yemen içindeki temel finansal faaliyetlerin koordinasyonunu geliştirmek de dahil olmak üzere ekonomik reform ihtiyacını vurgulayarak, Yemen para biriminin dolar karşısında değer kaybetmesinde duyulan derin endişe dile getirildi. Yemen hükümetini ve Yemen ortaklarını, Merkez Bankası'na daha fazla döviz aktarmak dahil  ekonomiyi canlandırmak için olası tüm önlemleri düşünmeye çağıran üyeler ayrıca Safer petrol tankerinin oluşturduğu ciddi tehdit konusunda Husilerin sorumluluğun yanı sıra durumu barışçıl bir şekilde çözmek için ilgili tüm tarafların işbirliğini memnuniyetle karşılama istekleri ifade edildi.
Açıklama sonunda Yemen Başbakanı’nın ülkeye dönüşüyle, ekonomik reform yolundaki güçlü desteğine ek olarak, Yemen halkına temel hizmetlerin sağlanmasında hükümeti desteklemenin önemine işaret etti. Yemen'in güneyinde istikrarın sağlanması için tüm aktörlerin Riyad Anlaşması'nın tam olarak uygulanması ve hükümet hizmetlerinin sağlanması için yapıcı bir şekilde çalışma çağrısı yapılarak, ayrıca Aden’de resmi bir konvoyu hedef alan bomba yüklü araç saldırısı kınandı.



Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı telefon görüşmelerinde bölgesel gelişmeleri ele aldı

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı telefon görüşmelerinde bölgesel gelişmeleri ele aldı

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, bölgedeki son gelişmeleri değerlendirmek amacıyla Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, Bahreyn Dışişleri Bakanı Dr. Abdüllatif ez-Zeyani ve Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile bir dizi telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Dün gerçekleştirilen görüşmelerde, İran'ın bölge ülkelerine yönelik tekrarlayan saldırıları kınandı. Bakanlar, ülkelerin egemenlik haklarını ihlal eden ve bölgenin güvenliği ile istikrarını tehdit eden her türlü girişimi reddettiklerini bir kez daha vurguladılar. Görüşmelerde ayrıca bölgedeki güvenlik ortamının yeniden tesisi ve tansiyonun düşürülmesi amacıyla atılabilecek adımlar ele alındı. Taraflar, küresel enerji ve ticaret hattı için hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunmasının öncelikli bir konu olduğu konusunda görüş birliğine vardı.

Bu diplomatik girişim, bölgedeki güvenlik endişelerinin arttığı bir dönemde, Arap ülkelerinin ortak güvenlik ve istikrar vizyonu çerçevesinde koordinasyon içinde hareket etme kararlılığını yansıtıyor.


Kuveyt: Üç sınır karakolu ve bir açık deniz petrol sondaj platformu düşmanca saldırılara maruz kaldı

Kuveyt, ülkenin güvenliğini sağlamak için silahlı kuvvetlerinin sürekli hazırda beklediğini vurguladı (KUNA)
Kuveyt, ülkenin güvenliğini sağlamak için silahlı kuvvetlerinin sürekli hazırda beklediğini vurguladı (KUNA)
TT

Kuveyt: Üç sınır karakolu ve bir açık deniz petrol sondaj platformu düşmanca saldırılara maruz kaldı

Kuveyt, ülkenin güvenliğini sağlamak için silahlı kuvvetlerinin sürekli hazırda beklediğini vurguladı (KUNA)
Kuveyt, ülkenin güvenliğini sağlamak için silahlı kuvvetlerinin sürekli hazırda beklediğini vurguladı (KUNA)

Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud el-Atvan, ülkenin kuzeyindeki üç kara sınır karakolunun saldırıya uğradığını açıkladı. Saldırılarda maddi hasar meydana gelirken, Kuveyt Petrol Şirketi'ne ait karasularındaki bir deniz sondaj platformunun da düşman insansız hava aracıyla (İHA) hedef alındığı ve bir çalışanın yaralandığı bildirildi.

Albay el-Atvan, dün yaptığı yazılı açıklamada, olayların ardından ilgili kurumların eşgüdüm içinde gerekli müdahaleyi başlattığını belirtti. Yaralanan çalışanın tedavisinin sürdüğü ifade edildi.

Kuveyt Genelkurmay Başkanlığı ise silahlı kuvvetlerin yüksek hazırlık seviyesini koruduğunu vurgulayarak, ülkenin güvenliği ile toprak bütünlüğünü korumak amacıyla gerekli tüm tedbirlerin alındığını açıkladı.


İran saldırıları Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'ü hedef aldı

Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)
Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)
TT

İran saldırıları Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'ü hedef aldı

Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)
Bahreyn'in başkenti Manama (Arşiv)

İran Devrim Muhafızları Ordusu, bu sabah yaptığı açıklamada, Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD askeri üslerini ve noktalarını hedef aldığını duyurdu.

İran resmî haber ajansı İRNA'nın Devrim Muhafızları kaynaklı aktardığı açıklamalarda, Ürdün'deki Prens Hasan Hava Üssü, Bahreyn'deki ABD insansız hava araçları (İHA) komuta merkezi ve Kuveyt'teki Ali es-Salim Hava Üssü'nün de aralarında bulunduğu bazı askeri hava üslerine yönelik saldırılar düzenlendiği bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Bahreyn'de, ABD'nin İran'a yönelik son hava saldırılarının ardından hava saldırısı sirenleri çaldı.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, "Sirenler devreye sokuldu. Vatandaşlardan ve ülkede yaşayanlardan sakin olmaları, en yakın güvenli bölgeye gitmeleri ve haberleri resmî kanallar aracılığıyla takip etmeleri istenmektedir" ifadelerini kullandı.

Kuveyt ordusu da silahlı kuvvetlerinin, Kuveyt hava sahası içindeki düşman hava hedeflerine karşı koyduğunu açıkladı.

Kuveyt Genelkurmay Başkanlığı, X üzerinden yaptığı açıklamada, "Duyulabilecek patlama sesleri, hava savunma sistemlerinin düşman saldırılarını engellemesi sonucu meydana gelmektedir. Herkesin yetkili kurumlar tarafından yayımlanan güvenlik ve emniyet talimatlarına uyması rica olunur" ifadelerine yer verdi.