Fas, İsrail ile güvenlik iş birliğinden ne ölçüde yararlanıyor?

Benny Gantz’ın üç gün sürecek Rabat ziyaretinde birçok alanda anlaşmalar imzalanması bekleniyor.

Fas, İsrail ile güvenlik iş birliğinden ne ölçüde yararlanıyor?
TT

Fas, İsrail ile güvenlik iş birliğinden ne ölçüde yararlanıyor?

Fas, İsrail ile güvenlik iş birliğinden ne ölçüde yararlanıyor?

Naoufel Cherkaoui
İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, 23 Kasım’da Fas’ı ziyaret etti. İlk kez Fas’a giden Gantz üç gün sürmesi planlanan ziyareti kapsamında güvenlik iş birliği çerçevesinde Fas ile bir mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, Rabat’ın yüksek teknolojiye sahip ekipman edinmesine ve güvenlik alanındaki iş birliğinden faydalanmasına olanak tanıyacak.

Güvenlik iş birliği
Gantz’ın ziyareti, Ulusal Güvenlik Danışmanı Fas asıllı Meir Ben-Shabbat’ın Aralık 2020’nin sonunda ve Dışişleri Bakanı Yair Lapid’in geçen Ağustos’taki ziyaretinden sonra üst düzey bir İsrailli yetkili tarafından yapılan üçüncü Rabat ziyareti oldu.
Uluslararası ilişkiler alanında çalışmalar yürüten Falı Profesör İssam Laroussi, Gantz’ın ziyaretinin güvenlik iş birliği alanını da kapsayan, 2020 yılında imzalanan anlaşma doğrultusunda gerçekleştiğini söyledi. Ziyaret, özellikle Cezayir Cumhurbaşkanlığı’nın Krallık ile diplomatik ilişkilerini kesme kararının ardından Fas’ın bölgesel komşuluk ilişkilerinde tanık olduğu köklü değişim ve dönüşümlerin ortasında gelişti. Laroussi, İsrail ile istihbarat ve askeri alanlardaki koordinasyona dikkat çekerken, Fas Krallığı’nın Tel Aviv açısından hayati önem taşıyan silahlardan yararlandığını vurguladı.

Güvenlik ve istihbarat alanları
İsrail tarafı, Gantz ile Fas Ulusal Savunma İdaresinden Sorumlu Bakan Abdullatif Ludi tarafından imzalanan anlaşmanın ayrıntılarını açıklamadı. İsrail Savunma Bakanı, anlaşmanın yalnızca güvenlik ve istihbarat alanlarını kapsadığını söylerken bunun ‘güvenlik anlaşmalarının yapılmasına, Fas’a güvenlik ve askeri teçhizat satışına ve Fas ile ortak askeri tatbikatların düzenlenmesine’ olanak sağladığını bildirdi. Medyada çıkan haberlere göre mutabakat zaptı, iki ülke arasındaki güvenlik iş birliğini kapsıyor. Ayrıca Fas’ın son derece gelişmiş İsrail güvenlik teçhizatı edinmesine de olanak sağlıyor. Gantz, operasyonel planlama, araştırma ve geliştirme alanındaki iş birliğine ek olarak anlaşmayı ‘görüş alışverişinde bulunmak, ortak projeler başlatmak ve İsrail’i Fas’a ihracat yapmaya teşvik edecek olanakları sağlamak açısından çok önemli’ olarak nitelendirdi.
Fas Kraliyet Silahlı Kuvvetleri Genel Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada ziyaretin, Fas Krallığı ve İsrail Devleti arasındaki iş birliği ilişkileri çerçevesinde gerçekleştiği belirtildi. Süreç, Kral 6. Muhammed’in başkanlığında, 2020 yılında diplomatik ilişkilerinin yeniden başlamasıyla sonuçlanan ‘Fas- İsrail- ABD’ üçlü bildirgenin imzalanmasından bu yana somut bir ilerlemeye tanık oldu. İki bakan daha önce savunma alanındaki bilgilerin korunmasına ilişkin bir anlaşma ve siber güvenlik alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Yaptıkları açıklamalarda savunma alanında kaydedilen ilerlemeye övgüde bulunuldu.
Güney Bölgesi Komutanı Kraliyet Silahlı Kuvvetleri Genel Müfettişi Belhayr el-Faruk, İsrailli Bakan ile bir araya geldi. Taraflar, iki ülke arasındaki iş birliğinin boyutunu dikkat çekti. İş birliğinin, ‘özellikle eğitim ve savunma yeteneklerinin güçlendirilmesi ve teknoloji transferi alanlarında sürdürülen deneyim alışverişinin umut verici olduğu vurgulandı.

İnsansız hava araçları
İssam Laroussi, iki taraf arasındaki iş birliği çerçevesinde İsrail’in Fas’a insansız hava araçları sağladığına ve iki ülke arasındaki askeri iş birliği alanının Fas’ın güneyindeki illerde genişletildiğine dikkat çekti. Profesör, özellikle ayrılıkçı Polisario Cephesi’nden veya Rabat ile diplomatik ilişkilerini kesen Cezayir askeri rejiminden yöneltilen tacizlerle mücadele için askeri cephaneliği ve ülkenin savunma sistemlerini güçlendirmeyi amaçlayan diğer projeler de olduğunu belirtti. Laroussi ayrıca Fas’ın ‘çıkarlarını, özellikle de Sahra’daki egemenliğini’ korumak için İsrail Savunma Bakanı’nın ziyaretinden faydalanacağını kaydetti.

Mutabakat zaptı
‘The Time of Israel’ gazetesi ziyarete ilişkin haberinde şu ifadelere yer verdi:
“Bu mutabakat zaptının imzalanmasıyla iki ülkenin savunma bakanlıkları ve ordusu, birbirleriyle daha kolay ve daha fazla iş birliği yapabilir ve istihbarat bilgilerini paylaşabilir. Geçmişte bu iletişim ancak her iki tarafın istihbarat servisleri aracılığıyla mümkün olmuştur.”

Gazeteye göre İsrail Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili şu açıklamalarda bulundu:
“İsrail, barış anlaşmaları da imzalanan Ürdün ve Mısır ile yakın güvenlik ilişkilerini sürdürüyor. Ancak onlarla imzalanan herhangi bir savunma mutabakat zaptı yok. Bu da Fas ile varılan bu mutabakatı emsalsiz kılıyor.”
Yetkili ayrıca Fas ile askeri iş birliği anlaşması imzalanmasını ‘ortak projeler oluşturulmasını ve İsrail savunma ihracatının Fas’a kolaylıkla ulaşmasını sağlayacak çok önemli bir olay’ olarak nitelendirdi.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı haberde değerlendirmelerde bulunan, jeostratejik alanda çalışmalar yürüten Faslı uzman Şarkavi er-Ravdani şunları söyledi:
“Son Fas- İsrail iş birliği, altı anlaşmanın imzalandığı, Fas- ABD- İsrail üçlü anlaşması ile eşdeğerdir. Fas’ın Tel Aviv ile ilişkileri sadece silah satışı değil, Rabat’ın önemli jeopolitik dönüşümler yaşayan  bölge ile ilişkisini güçlendirmeyi de kapsıyor.”

Niyetlerden şüphe etmek
Fas- ABD- İsrail üçlü bildirgesinden yaklaşık bir yıl sonra, Fas’ın ‘herhangi bir kazanım elde etmeden İsrail’le ilişkiler kurmakta acele etme ‘suçlaması yöneltilmesine neden olan bu anlaşmanın ciddiyeti konusunda şüpheler mevcut. Üçlü bildirge, Rabat’ın Sahra meselesindeki tutumunu ‘Sahra bölgesine özerklik verme önerisini’ kabul ederek desteklemenin yanı sıra Krallığa büyük düzeyde ekonomik ve güvenlik imtiyazı sağlamayı da vaat ediyordu. Zira mevcut ABD yönetimi, eski ABD Başkanı Donald Trump tarafından ABD-Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)- İsrail fonlarıyla kurulan ve üç milyar doları geçmesi beklenen İbrahim Fonu’nu dondurma kararı aldı. ABD ayrıca Sahra sorunundaki tavrını belirleme konusunda isteksiz davranıyor.

Strateji ve güvenlik alanlarında uzman olan Faslı Muhammed et-Tayyar, Fas-İsrail ilişkilerine dair şu değerlendirmelerde bulundu:
“Normalleşmeden söz edemeyiz. Ama durum, yaşanan kesintiden sonra diplomatik ilişkileri yeniden başlatmakla ilgili. Bu noktada Fas’la ilişkilerin son derece sağlamlaştırılması için sert bir baskı yapan, çok önemli bir seçim bloğu oluşturan ve yaklaşık bir milyon kişi olduğu tahmin edilen bir Faslı Yahudi cemaatinin varlığını hatırlatmak zorundayız.”
İsrail Savunma Bakanı’nın ziyaretinin ve ‘güvenlik, askeri ve ekonomik alanları kapsayan’ mutabakat zaptının süreçte sadece bir durak olduğuna dikkat çeken uzman, iki ülkede de büyükelçilik açma prosedürlerinin tamamlanmasının ardından diplomatik ilişkilerin hızlanacağına dikkat çekti. Tel Aviv’in güney Fas illerinde konsolosluk açacağını duyurmasının beklendiğini belirtti.

Muhammed et-Tayyar Washington’ın tavrına ilişkin de şunları söyledi:
“Tavır gayet netti. Herhangi bir değişiklik olmadı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Fas Dışişleri Bakanı ile yaptığı son görüşmede ABD yönetiminin özerklik önerisine bağlılığını ve Fas’ın Sahra üzerindeki egemenliğini tanıma taahhüdünü iletti.”



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.