Afganistan'da ailesinin borçları için satılan 9 yaşındaki kız çocuğu kurtarıldı

"Babam ekmeğimiz, pirincimiz ve unumuz olmadığı için beni sattı"

Kardeşleri ve annesiyle güvenli eve götürülen Pervane, "Bu evde çok mutluyum" dedi (Abdul Raziq Sediqi/CNN)
Kardeşleri ve annesiyle güvenli eve götürülen Pervane, "Bu evde çok mutluyum" dedi (Abdul Raziq Sediqi/CNN)
TT

Afganistan'da ailesinin borçları için satılan 9 yaşındaki kız çocuğu kurtarıldı

Kardeşleri ve annesiyle güvenli eve götürülen Pervane, "Bu evde çok mutluyum" dedi (Abdul Raziq Sediqi/CNN)
Kardeşleri ve annesiyle güvenli eve götürülen Pervane, "Bu evde çok mutluyum" dedi (Abdul Raziq Sediqi/CNN)

Afganistan'da ailesinin borçları için 55 yaşındaki bir adama satılan 9 yaşındaki kız çocuğu kurtarıldı.
Pervane Malik, kasımda babası Abdul Malik tarafından 55 yaşındaki Kurban'a 200 bin Afgan Afganisi (yaklaşık 28 bin 500 TL) değerinde nakit para, koyun ve toprak karşılığında satılmıştı.
24 Kasım'da CNN'in satışın görüntülerini kaydetmesiyle olay gündem oldu ve birçok tepki geldi. Bunun üzerine Kurban'ın kaçarak saklandığı ve Pervane'nin de ailesinin yanına döndüğü bildirildi.
Pervane, 5 kardeşi ve annesi Reza Gül, ABD merkezli kar amacı gütmeyen yardım kuruluşu Too Young To Wed (Evlenmek İçin Çok Genç -TYTW) tarafından güvenli bir eve götürüldü.
İki hafta önce babası kendisini satarken Pervane, "Babam ekmeğimiz, pirincimiz ve unumuz olmadığı için beni sattı" demişti.
Kurban da bunun "ikinci evliliği" olduğunu ve kız çocuğuna iyi davranılacağını söylemişti.
Öte yandan annesi, kızının eve dönmek ve okula gitmek için babasına yalvardığını belirtmişti.
Yerinden edilmiş aile, 4 yıldır Badgis eyaletindeki bir kampta yaşıyordu.
Annesi, kızının Kurban'ın yanına tekrar dönmek istemediğini, orada kendisine şiddet uyguladıklarını söylediğini de anlatmıştı.
Pervane, "Bana kötü davrandılar. Küfür ediyorlardı, beni erkenden uyandırıp çalıştırıyorlardı" demişti.
Kardeşleri ve annesiyle güvenli eve geçen Pervane, "Bu evde çok mutluyum. Bana yeni bir hayat verdiler" ifadelerini kullandı.
Öte yandan aile hala Kurban'a borçlu. Baba Abdul, kızının satışından aldığı parayı başka borçlarını ödemek için kullanmıştı.
Ayrıca Pervane ve ailesi için uzun vadede nasıl bir koruma sağlanacağı henüz belli değil.
TYTW yetkilisi Stephanie Sinclair, ailenin güvenliğinin sağlanabilmesinin kuruluşun alacağı fonlarla mümkün olacağını söyleyerek "Afganistan'daki kadınları ve kız çocuklarını yalnız bırakmamak uluslararası topluluk için ahlaki bir görev. Her hayat önemlidir" dedi.
Baba Abdul ise şu anda Badgis'teki kampta borçlarını ödemek için çalışıyor. Kızlarını ve eşini güvenli bir yere yerleştirmeleri için TYTW yetkililerine izin veren Abdul, "Pervane kurtarıldığı için mutluyuz" dedi.
15 yaş altındakilerin evlenmesi ülkede yasadışı olmasına rağmen, özellikle kırsal kesimlerde çoğunlukla ekonomik sebeplerden ötürü yıllardır böyle evlilikler düzenleniyor.
Afganistan'ın ekonomik durumu, ABD birliklerinin çekilmesi ve Taliban'ın ağustosta ülkenin yönetimini ele geçirmesinin ardından daha da kötüleşti. ABD, ülkeden çekildikten sonra Afganistan'ın uluslararası bankalardaki hesaplarını bloke etmiş, Afganistan Merkez Bankası'ndaki yaklaşık 9 milyar doları (yaklaşık 107 milyar TL) da dondurmuştu.

Independent Türkçe, CNN



Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
TT

Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barak, cuma günü yaptığı açıklamada, Şam yönetimine bağlı güçler ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan son çatışmaların ardından, Washington’un ülkedeki tüm taraflarla yakın temasını sürdürdüğünü bildirdi.

Barak, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, ABD’nin Suriye’de tansiyonu düşürmek, gerilimin tırmanmasını önlemek ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeniden müzakere sürecine dönülmesini sağlamak için 24 saat esasına göre çalıştığını ifade etti.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir anlaşma imzalamış ve buna göre sivil ve askerî tüm kurumlarını yıl sonuna kadar devlet kurumlarıyla birleştirmeyi kabul etmişti. Ancak tarafların, anlaşmanın uygulanması konusunda şu ana kadar kayda değer bir ilerleme sağlayamadığı belirtiliyor.


Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı
TT

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Amerika Birleşik Devletleri, İran’a yönelik tehditlerin ardından Ortadoğu’daki askerî varlığını güçlendirdi. Şarku’l Avsat’ın ABD medyasından aktardığı haberlere göre, Güney Çin Denizi’nde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisi ile ona eşlik eden çok sayıda savaş gemisi bölgeye doğru hareket ediyor.

Birleşmiş Milletler, İran’a protestolara katılanlara yönelik planlanan tüm idamları durdurma çağrısında bulunarak, protestolar sırasında yaşanan tüm ölümlerin bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını istedi.

İsviçre, Bern’deki İran Büyükelçisi’ni Dışişleri’ne çağırarak, İran güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetten duyduğu derin endişeyi dile getirdi ve idam cezasına kesin olarak karşı olduğunu vurguladı.

Yeni Zelanda ise İran’ın başkenti Tahran’daki büyükelçiliğini geçici olarak kapattığını, konsolosluk faaliyetlerini Türkiye’nin başkenti Ankara’ya taşıdığını açıkladı.


Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
TT

Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).

ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün ABD'nin çağrısıyla düzenlenen BM Güvenlik Konseyi acil toplantısında, “İran halkı, İslam Cumhuriyeti'nin acımasız tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde özgürlüğünü talep ediyor” ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Waltz, ABD'nin mesajının açık olduğunu belirterek, “Başkan Donald J. Trump ve Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın cesur halkının yanındadır” dedi.

Waltz sözlerine şöyle devam etti: “Başkan Trump, Birleşmiş Milletler'de gördüğümüz gibi bitmek bilmeyen görüşmeler yapan biri değil, eylem adamıdır. Katliamı durdurmak için tüm seçeneklerin masada olduğunu açıkça belirtti ve bunu İran rejiminin liderliğinden daha iyi bilen kimse yok.”

Waltz, protestoların “yabancı bir komplo” ve askeri harekatın öncüsü olduğu yönündeki İran'ın iddialarını reddederek, “Dünyadaki herkes, rejimin her zamankinden daha zayıf olduğunu ve bu yüzden İran halkının sokaklardaki gücünden dolayı bu yalanı yaydığını bilmeli” şeklinde konuştu.

Waltz, “Onlar korkuyorlar. Kendi halklarından korkuyorlar” ifadesini kullandı.