İİT’den Afganistan’a insani yardım çağrısı

İİT’in 17. Dışişleri Bakanları Konseyi’nin olağanüstü toplantısından bir kesit (İİT)
İİT’in 17. Dışişleri Bakanları Konseyi’nin olağanüstü toplantısından bir kesit (İİT)
TT

İİT’den Afganistan’a insani yardım çağrısı

İİT’in 17. Dışişleri Bakanları Konseyi’nin olağanüstü toplantısından bir kesit (İİT)
İİT’in 17. Dışişleri Bakanları Konseyi’nin olağanüstü toplantısından bir kesit (İİT)

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), 17. Dışişleri Bakanları Konseyi’nin Afganistan konulu olağanüstü toplantısı bugün Pakistan’ın başkenti İslamabad’da başladı.
Pakistan Başbakanı İmran Han, Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha ve İslam Kalkınma Bankası Grubu Başkanı Dr. Muhammed Süleyman Caser açılış oturumunda konuşma yaptı.
İİT Genel Sekreteri İbrahim Taha, dayanışma ve ortak İslami eylemi destekleme konusundaki kararlılığı çerçevesinde bu önemli toplantıya çağrıda bulunduğu için Suudi Arabistan’a teşekkür etti.
Ayrıca, konferansa ev sahipliği yapan, katılımcılara karşı cömert misafirperverliği ve nezaketi için Pakistan hükümeti ve halkına en içten teşekkürlerini iletti.
İbrahim Taha, Afganistan’daki tüm taraflara halkın istikrar, insana yakışır bir yaşam ve refah umutlarını gerçekleştirmek amacıyla şiddetten vazgeçmek ve kalıcı barışı tesis etmek için çalışmaları çağrısında bulundu.

Afgan halkının karşı karşıya olduğu insani zorluklar karşısında İİT’nin insani yardım sağlamadaki rolünün her zamankinden daha gerekli hale geldiğini vurgulayan İbrahim Taha, teşkilatın Kabil’deki misyonunun rolünün güçlendirilmesi için finansal, insani ve lojistik kaynaklarla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
İbrahim Taha, Afganistan’da terör ve şiddet eylemleriyle mücadele etmek ve Afgan topraklarının terör örgütleri için bir platform ya da sığınak olarak kullanılmamasını sağlamak için ortak çabaların önemini bir kez daha dile getirdi.

Prens Faysal’dan ‘bölgesel istikrar’ uyarısı
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Afganistan’ın terörist ve radikal grupları barındırmak için kullanılmamasını sağlama gereğini vurgulayarak, ülkedeki insani durumun kötüye gitmesinin bölgesel istikrarı etkileyeceği konusunda uyardı.
Uluslararası topluma Afganistan’daki kötüleşen durumun durdurulmasına yardım etme çağrısında bulunan Prens Ferhan, Afganların da ülkelerindeki trajediyi sona erdirmeye katkıda bulunmaları gerektiğini dile getirdi.

Suudi Arabistan’ın hava ve kara yoluyla Afganistan’a insani yardım gönderdiğini söyleyen Prens Faysal, Afgan halkına insani yardım sağlamak için mekanizmaların oluşturulacağına dair umudunu ifade etti.
DEAŞ’ın Afganistan’daki terör saldırılarını kınayan Prens Faysal, Afganistan’daki mevcut durumun çökmesinin bölgesel ve küresel anlamda kaosa yol açacağını söyledi.
Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi ise, acil yardım olmadan Afganistan’daki durumun zora gireceği konusunda uyararak, toplantıda Afgan halkı adına konuşulacağına dikkat çekti.
Taliban’ın iktidara gelmesinin ardından uluslararası toplum milyarlarca dolarlık yardım ve varlıkları dondurdu. Kış yaklaşırken, 38 milyonluk ülkedeki Afganlar büyük bir insani kriz riskiyle karşı karşıya kaldı.

Birleşmiş Milletler (BM), Afganistan’ın dünyanın en kötü insani felaketlerinden biri ile karşı karşıya olduğuna vurgu yaparken, Dünya Gıda Programı (WFP) ülkenin gelecekte ciddi bir kıtlık yaşanacağı konusunda uyardı.
Ağustos ortasında iktidara gelen Taliban hükümetini şimdiye kadar hiçbir ülke tanımadı.



Kudüs'te otobüsün dini tören yapan Yahudilerin arasına dalması sonucu bir genç öldü

Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)
Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)
TT

Kudüs'te otobüsün dini tören yapan Yahudilerin arasına dalması sonucu bir genç öldü

Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)
Yahudi din adamlarının, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması baskısına karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün bir grup yayaya çarpması sonucu bir kişinin öldüğü kaza yerine ulaşan kurtarma ekipleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Dün Kudüs’te Ultra Ortodoks Yahudilerin zorunlu askerlik hizmetine karşı düzenlediği kitlesel yürüyüşte, bir otobüs sürücüsü kalabalığa daldı. Otobüsün çarpması sonucu bir genç öldü.

İsrail polisi, sürücüyü gözaltına aldıklarını ve olayı soruşturduklarını açıkladı.

Reuters'ın haberine göre olayın videosunda otobüsün binlerce kişinin katıldığı gösteride erkeklerden oluşan kalabalığa doğrudan daldığı görülüyor.

İsrail acil servisleri, otobüsün çarptığı 18 yaşındaki gencin olay yerinde öldüğünü açıkladı.

fvgth
Ultra Ortodoks Yahudiler, topluluklarından erkeklerin İsrail ordusuna askere alınması yönündeki baskıya karşı düzenledikleri protesto sırasında bir otobüsün kalabalığın içine dalması sonucu bir kişinin hayatını kaybetmesinin ardından bölgenin güvenliğini sağlayan İsrail güvenlik güçleri, Kudüs, 6 Ocak 2026 (Reuters)

İsrail’de zorunlu askerlik hizmeti ve bu hizmetten muaf olanlar konusunda uzun süredir devam eden tartışma, İsrail'in derin bölünmüş toplumunda gerginliğe neden oldu ve Başbakan Binyamin Netanyahu'yu geçtiğimiz yıl boyunca üzerinde artan siyasi baskıyla karşı karşıya bıraktı.

Ortodoks dini okul öğrencileri uzun süredir zorunlu askerlik hizmetinden muaf tutuluyor. Birçok İsrailli, askerlik yapan çoğunluk için haksız bir yük olduğunu düşündükleri bu durumu eleştiriyor.

Dini topluluğun orduya katılmaya direnmesi, dini liderlerin askerlik hizmetinin zayıflatabileceğinden korktuklarını söyledikleri güçlü dini kimlik duygusuna dayanıyor.

Askerlik konusu, artan askeri faaliyetler arasında gerginliğin kaynağı olmaya devam ediyor. Son iki yılda İsrail, Gazze Şeridi, Lübnan, Suriye, Yemen ve İran ile bağlantılı savaşlar nedeniyle son on yılların en yüksek askeri kayıplarını yaşadı.


ABD-Suriye-İsrail ortak açıklaması Paris görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını doğruladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

ABD-Suriye-İsrail ortak açıklaması Paris görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını doğruladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

ABD, İsrail ve Suriye hükümetleri, Paris'te üç taraf arasında yapılan görüşmelerin ardından salı günü ortak bir bildiri yayınladı.

Açıklamada şunlar belirtildi:

“İsrail ve Suriye'nin üst düzey yetkilileri, ABD’nin himayesinde, Paris'te bir araya geldi. Başkan Donald Trump'ın Ortadoğu'daki liderliği, Suriye'nin egemenliği ve istikrarı, İsrail'in güvenliği ve her iki ülkenin refahına odaklanan verimli görüşmeler yapıldı.”

Açıklamada, Suriye ve İsrail taraflarının aşağıdaki mutabakatlara vardıkları da eklendi:

“Taraflar, her iki ülke için güvenlik ve istikrarı sağlayacak kalıcı düzenlemeler arayışındaki kararlılıklarını yeniden teyit ederler. Taraflar, istihbarat paylaşımı, askeri gerilimin azaltılması, diplomatik ilişkiler ve ticari fırsatlar konusunda acil ve sürekli koordinasyonu kolaylaştırmak için, ABD'nin himayesinde ortak bir entegrasyon mekanizması – özel bir irtibat hücresi – kurmaya karar verdiler. Bu mekanizma, herhangi bir anlaşmazlığı derhal ele almak ve yanlış anlamaları önlemek için bir platform görevi görecek.”

ABD tarafı, ‘bu olumlu adımları’ överken Ortadoğu'da kalıcı barışın sağlanması için daha geniş çaplı çabalar çerçevesinde bu mutabakatların uygulanmasını desteklemeye kararlı olduğunu vurgulayarak “Egemen devletler saygılı ve yapıcı bir şekilde işbirliği yaptıklarında, refah da peşinden gelir” ifadelerine yer verdi.

Ortak bildiri, bugünkü önemli toplantının ruhunu ve her iki tarafın gelecek nesillerin yararı için ilişkilerinde yeni bir sayfa açma kararlılığını yansıtıyordu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi, İsrail'in ‘bölgenin istikrarı ve güvenliği teşvik etme taahhüdünü yenilediğini’ doğrulayan bir açıklama yayınladı ve Suriye tarafıyla ‘ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde Suriye ile ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi gerekliliğini’ görüştüğünü belirtti.

Öte yandan Suriye, Beşşar Esed rejiminin düşmesinden sonra İsrail’in kontrol ettiği topraklardan askerlerini çekilmesini istiyor ve egemenliğini garanti altına alacak karşılıklı bir güvenlik çerçevesi talep ediyor. Buna karşın İsrail, herhangi bir anlaşmayı, güneybatı Suriye'nin bazı bölgelerinin silahsızlandırılması da dahil olmak üzere güvenlik çıkarlarının korunmasını garanti altına alan koşullara bağladı.


Tel Aviv ve Şam yeni bir güvenlik anlaşmasına doğru ilerliyor

Fotoğraf: SANA
Fotoğraf: SANA
TT

Tel Aviv ve Şam yeni bir güvenlik anlaşmasına doğru ilerliyor

Fotoğraf: SANA
Fotoğraf: SANA

Kaynaklar, ABD'nin himayesinde ve Paris'in ev sahipliğinde düzenlenen İsrail-Suriye görüşmelerinin beşinci turunun, Tel Aviv ve Şam arasında yeni bir güvenlik anlaşması konusunda ön anlaşma ile sonuçlandığını bildirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dün dağıtılan ortak açıklamada, iki ülkenin istihbarat alışverişi ve askeri gerilimin azaltılması gibi konuları koordine etmek üzere bir iletişim hücresi kurma konusunda anlaştığı belirtildi.

ABD’li bir yetkili, ülkesinin Suriye'nin güneyindeki gerilimi azaltmak amacıyla Ürdün'ün başkenti Amman'da ABD-İsrail-Suriye görev gücü kurulmasını önerdiğini söyledi. ADB merkezli haber sitesi Axios'a konuşan yetkili, ortak görev gücünün Suriye'nin güneyinde silahsızlanma ve Beşşar Esed rejiminin düşmesinden sonra İsrail ordusunun işgal ettiği Suriye topraklarından çekilmesi konusunda yapılan müzakerelerin temelini oluşturacağını söyledi.

Güvenlik cephesinde ise Suriye Arap Haber Ajansı SANA dün, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Halep'in Şeyh Maksud Mahallesi yakınlarındaki ordu mevzilerini insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alması sonucu bir askerin öldürüldüğünü bildirdi.

SANA ayrıca, SDG'nin şehrin Eşrefiyye ve Şeyh Maksud mahallelerini çevreleyen yerleşim bölgelerini bombalaması sonucu ikisi kadın üç sivilin öldüğünü ve 15 kişinin yaralandığını aktardı.

SDG ise Suriye Savunma Bakanlığı'na bağlı silahlı grupların Şeyh Maksud Mahallesi’ni hedef aldığını ve mahalle sakinlerinden birinin öldürüldüğünü açıkladı.