Türkiye'de 2021'de yaklaşık 1 milyon 492 bin konut satıldı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Türkiye'de 2021'de yaklaşık 1 milyon 492 bin konut satıldı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Türkiye'de konut satışları, 2021'de bir önceki yıla göre yüzde 0,5 azalarak 1 milyon 491 bin 856'ya geriledi.
Türkiye İstatistik Kurumu, geçen yılın aralık ayı ve 2021 yılına ilişkin konut satış istatistiklerini açıkladı.
Buna göre, konut satışları 2021'de bir önceki yıla göre yüzde 0,5 azalışla 1 milyon 491 bin 856'ya düştü.
Ocak-Aralık 2021 döneminde ipotekli konut satışı yüzde 48,6 gerileyerek 294 bin 530, diğer satış türlerinde ise yüzde 29,3 artarak 1 milyon 197 bin 326 oldu. 2021 yılında ipotekli satışların payı yüzde 19,7, diğer satışların payı yüzde 80,3 olarak gerçekleşti. Bu dönemde ilk defa satılan konutlar yüzde 1,7 azalışla 461 bin 523'e geriledi.
İkinci el konut satışları ise yüzde 0,1 artışla 1 milyon 30 bin 333 olarak kayıtlara geçti. İlk el konut satış oranı yüzde 30,9, ikinci el konut satış oranı yüzde 69,1 oldu.
Konut satışlarında 2021'de İstanbul 276 bin 223 konut satışı ve yüzde 18,5 payla ilk sırayı aldı. İstanbul'u 144 bin 104 konut satışı ve yüzde 9,7 payla Ankara, 86 bin 722 konut satışı ve yüzde 5,8 payla İzmir izledi. En az satış ise 267 konutla Hakkari'de gerçekleşti.
Türkiye genelinde konut satışları geçen ay, Aralık 2020'ye kıyasla yüzde 113,7 artarak 226 bin 503'e ulaştı. İstanbul, söz konusu ayda 39 bin 26 konut satışı ve yüzde 17,2 ile en yüksek paya sahip oldu.
İstanbul'u 21 bin 481 konut satışı ve yüzde 9,5 payla Ankara, 13 bin 386 konut satışı ve yüzde 5,9 payla İzmir izledi. Konut satışlarının en az olduğu il 44 konutla Hakkari olarak kayıtlara geçti.

Yabancılara 58 bin 576 konut satıldı
Konut satış istatistiklerine göre, Türkiye genelinde 2021 yılında yabancılara 58 bin 576 konut satıldı.
Yabancıların satın aldığı konut sayısı geçen yıl bir önceki yıla oranla yüzde 43,5 yükseldi. Geçen yıl toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 3,9 oldu, 2021'de ilk sırayı 26 bin 469 konut satışıyla İstanbul alırken, bu kenti sırasıyla 12 bin 384 konut satışıyla Antalya, 3 bin 672 konut satışıyla Ankara izledi.
Yabancılara yapılan konut satışları Aralık 2021'de bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 77,1 artarak 7 bin 841 oldu. Geçen ay yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 3 bin 300 konut satışıyla İstanbul aldı. İstanbul'u sırasıyla 1827 konut satışıyla Antalya, 489 konut satışıyla Ankara izledi.
İran vatandaşları geçen yıl Türkiye'den 10 bin 56 konut satın alırken, İran'ı, 8 bin 661 konutla Irak ve 5 bin 379 konutla Rusya vatandaşları izledi.
Aralık 2021'deyse İran vatandaşları Türkiye'den 1462 konut aldı. İran vatandaşlarını sırasıyla 1039 konutla Irak, 885 konutla Rusya vatandaşları izledi.

Üçte birini kadınlar aldı
Türkiye genelinde 2021 yılında erkekler yüzde 54,9 payla 819 bin 730, kadınlar yüzde 34 payla 506 bin 495 konut sahibi olurken, yüzde 1,9 payla 28 bin 900 konut kadınlar ve erkekler tarafından ortaklaşa alındı.
İstanbul'da kadınlar 83 bin 226, erkekler 142 bin 120, kadınlar ve erkekler ortak olarak 6 bin 962 konut satın aldı.

İpotekli konut satışları Aralık 2021'de yükseldi
Türkiye genelinde geçen yılın aralık ayında ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 209,3 artarak 45 bin 260 oldu. Diğer konut satışları Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 98,4 artışla 181 bin 243 olarak gerçekleşti.
Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı geçen yılın aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 108 artarak 76 bin 747'ye çıktı. İkinci el konut satışları geçen ay bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 116,8 artarak 149 bin 756 oldu.



Seul'deki ABD-Çin görüşmeleri, Trump-Şi zirvesinin yolunu açıyor

Bessent ile Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung arasında Seul'de gerçekleşen görüşme (Reuters)
Bessent ile Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung arasında Seul'de gerçekleşen görüşme (Reuters)
TT

Seul'deki ABD-Çin görüşmeleri, Trump-Şi zirvesinin yolunu açıyor

Bessent ile Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung arasında Seul'de gerçekleşen görüşme (Reuters)
Bessent ile Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung arasında Seul'de gerçekleşen görüşme (Reuters)

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, bugün Güney Kore’de bir araya geldi. Görüşme, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında Pekin’de gerçekleşecek kritik zirve öncesi siyasi ve ekonomik zemini hazırlamayı hedefliyor.

Incheon Havalimanı’nda gerçekleşen buluşma öncesinde her iki yetkilinin de Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung ile ayrı ayrı görüşmesi, Seul’ün dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki dev randevu öncesi stratejik bir diplomatik durak haline geldiğini gösterdi.

Uzmanlar, Bessent ve He Lifeng arasındaki temasların nihai bir müzakere turundan ziyade "nabız yoklama" niteliği taşıdığını belirtiyor. Tarafların, yarın ve cuma günü Pekin’de yapılacak zirvede müzakere edilebeilecek konuların sınırlarını çizmeye ve birbirlerinin pozisyonlarını test etmeye odaklandığı tahmin ediliyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu durum, her iki tarafın da erkenden büyük tavizler vermeden gerilimi düşürme ve anlaşmazlıkları yönetme arzusunu yansıtıyor.

Gündemin ilk sırasında ticaret, yatırım ve yarı iletkenler var

Hazırlık gündeminde ticaret ve yatırım dosyalarının ağırlık kazanması beklenirken, iki ülke arasındaki akışı kolaylaştıracak yeni forum veya çerçevelerin oluşturulması konuşuluyor.

Pekin’in Boeing uçakları, tarım ürünleri ve Amerikan enerjisi alımı konusunda yeni duyurular yapabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Buna karşılık Çin tarafı, ABD’nin gelişmiş yarı iletken ihracatına yönelik kısıtlamalarını hafifletmesi için baskı yaparken, kritik çip üretim ekipmanlarına erişimini engelleyen adımlara da itirazlarını sürdürüyor.

Jeopolitik ağırlık: İran ve nadir toprak elementleri

Görüşmeler yalnızca ekonomiyle sınırlı kalmayacak. Çin'in Tahran ile olan ilişkileri ve İran petrolünün ana alıcısı olması nedeniyle, İran ile gerilim/savaş başlığının da masaya gelmesi muhtemel görünüyor. Ayrıca Çin’in nadir toprak elementleri ihracatına getirdiği kısıtlamalar, ikili ilişkilerde önemli bir koz kartı olarak öne çıkıyor.

Şu aşamada erken taviz ihtimali düşük görünüyor. Washington, yüksek teknoloji üzerindeki kısıtlamaları esnetmeye niyetli bir görüntü sergilemezken; Pekin de mevcut ekonomik ve ticari performansının kendisine büyük tavizlerden kaçınmak için geniş bir manevra alanı sunduğuna inanıyor.

Sonuç olarak Seul’deki bu temaslar, sorunları tek seferde çözecek bir süreçten ziyade, Pekin zirvesi öncesi pozisyonların tahkimi ve beklentilerin yönetimi hamlesi olarak değerlendiriliyor. Ancak bu görüşme, Trump-Şi zirvesinin ticaret ve teknoloji savaşlarında somut bir yumuşama mı getireceğini, yoksa rekabeti sadece kontrol altında mı tutacağını belirleyecek olması açısından büyük önem taşıyor.


Macaristan'daki BYD fabrikasında kötü muamele iddiası: Gözler Manisa projesinde

4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)
4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)
TT

Macaristan'daki BYD fabrikasında kötü muamele iddiası: Gözler Manisa projesinde

4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)
4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)

Çinli elektrikli araç üreticisi BYD, Avrupa'daki ilk fabrikasını 2027'de Macaristan'ın Szeged kentinde açmaya hazırlanırken işçilere kötü muamele iddialarıyla gündem oldu.

50'yi aşkın göçmen işçiyle görüşen New York merkezli China Labor Watch (CLW), inşaatta Avrupa Birliği'nin iş yasalarının ihlal edildiğini bildiriyor. 

Çin'den getirilen işçilerin izin kullanmadan haftanın 7 günü görev yaptığı, borçlandırarak çalıştırıldığı, ekstra mesailerde yasal limitlerin aşıldığı ve katı bir şekilde yönetilen çalışanların zor koşullarda yaşadığı öne sürülüyor. 

12 ila 14 saati bulan çalışma sürelerine rağmen fazla mesai ücreti ödenmediği aktarılıyor. Maaşlardaki gecikmenin üç ayı bulabildiği de iddialar arasında.

Çoğu işçi doğrudan BYD adına değil, taşeronlar tarafından çalıştırılırken bazılarının işe girmek için 2400 euroyu bulan paralar ödediği belirtiliyor. 

Hak savunucuları, bunun borç esaretine yol açabileceğini vurguluyor. 

Avrupa Komisyonu suçlamalardan haberdar olduğunu ve Macaristan makamlarının konuyla ilgili soruşturmasının sürdüğünü açıkladı.

BYD ise 14 Şubat'ta gerçekleşen bir kazada bir işçinin öldüğünü doğrularken olaya dair incelemenin devam ettiğini belirtti. 

Szeged sakinleri, bu inşaatın çevreye ve bölgede yaşayanların sağlığına vereceği zararlar ve kentin altyapısına bindireceği yüklere dair yeterince bilgilendirilmediklerini söylüyor. 

Sayıları 4 bini bulan işçiler arasında verem vakaları görüldüğüne dair söylentiler de kentte dolaşıyor.

Brezilya'da da benzer suçlamalarla karşılaşan BYD'nin Manisa'da üretim tesisi açması planlanıyor.  

Geçen ay yapılan genel seçimleri büyük farkla kaybeden Viktor Orban, Çin'le ilişkileri derinleştirmek istiyordu. 

Aralarında batarya şirketi CATL'nin de aralarında olduğu Çin şirketleri ülkeye önemli yatırımlar yaptı.

Ülkenin yeni lideri Péter Magyar, bu projelerin bazılarının gözden geçirileceğini söylüyor. 

Independent Türkçe, Guardian, CBC


ABD'de servet eşitsizliği 40 yılın zirvesine çıktı

Federal verilere göre ABD'deki servet eşitsizliği onlarca yılın en yüksek seviyesinde ve Trump yönetiminin imza niteliğindeki vergi yasası ultra zenginlere daha da fazla fayda sağladı (AFP)
Federal verilere göre ABD'deki servet eşitsizliği onlarca yılın en yüksek seviyesinde ve Trump yönetiminin imza niteliğindeki vergi yasası ultra zenginlere daha da fazla fayda sağladı (AFP)
TT

ABD'de servet eşitsizliği 40 yılın zirvesine çıktı

Federal verilere göre ABD'deki servet eşitsizliği onlarca yılın en yüksek seviyesinde ve Trump yönetiminin imza niteliğindeki vergi yasası ultra zenginlere daha da fazla fayda sağladı (AFP)
Federal verilere göre ABD'deki servet eşitsizliği onlarca yılın en yüksek seviyesinde ve Trump yönetiminin imza niteliğindeki vergi yasası ultra zenginlere daha da fazla fayda sağladı (AFP)

Federal verilere göre ABD'de servet eşitsizliği, Trump yönetimi altında ekonominin giderek zenginleri daha fazla kayırdığı bir dönemde, neredeyse son 40 yılın en yüksek seviyesine çıktı.

2025'in sonu itibarıyla, hanelerin en zengin yüzde 1'i servetin yüzde 31,7'sine sahipti ve bu, ABD Merkez Bankası'nın 1989'da bu oranı takip etmeye başlamasından bu yana kaydedilen en yüksek pay.

Eski Çalışma Bakanı ve Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Kampüsü'nde onursal profesör olan Robert Reich, NBC News'a, "Donald Trump işçi sınıfından çok bahsediyor, MAGA tabanı da büyük ölçüde işçi sınıfından oluşuyor ancak verilere bakıldığında işçi sınıfının ikinci Trump yönetiminde durumu çok kötü" dedi.

İkinci Trump yönetimindeki gerçek büyüme, şirket kârlarında ve en zenginlerin servetinde oldu.

BD, gelir dağılımının en üstündekilerin orta sınıfın büyük çoğunluğuna kıyasla daha fazla avantaj elde ettiği bir tür "K şeklinde" ekonomiye dönüşmüş durumda.

Gözlemciler bu uçurumu açıklamak için çeşitli faktörlere işaret ediyor; bunlar arasında, İran savaşı küresel enerji piyasalarını kaosa sürükleyip benzin fiyatlarını yükseltirken bile, yapay zeka patlamasıyla ilgili umutların etkisiyle yıl boyunca rekorlar kırmaya devam eden borsa da var.

New York Merkez Bankası'nın bulgularına göre yüksek benzin fiyatlarına tepki olarak düşük gelirli Amerikalılar martta benzin tüketimini yaklaşık yüzde 7 azalttı ancak yine de daha yüksek fiyatlar nedeniyle yüzde 12 daha fazla harcama yaptı. Yüksek gelirli hanelerin tüketim alışkanlıklarıysa büyük ölçüde değişmedi.

Diğer makroekonomik göstergeler de benzer bir zengin-fakir uçurumunu gösterdi.

Genel olarak, işsizlik nisanda sabit kaldı ve ABD, beklenenden daha fazla, 115 bin kişilik istihdam yarattı. Ancak Wharton İşletme Okulu'nda profesör ve Allianz'ın baş ekonomi danışmanı olan Mohamed El-Erian, PBS'e, sonuçlardaki ırksal eşitsizliklerin devam ettiğini söyledi.

İstihdam raporunun ayrıntılarına bakarsanız, örneğin, siyah ve Hispanik işsizliğinin kötüleştiğini, Asyalı ve beyaz işsizliğininse aynı kaldığını veya iyileştiğini göreceksiniz. Siyah işsizliği artık beyaz işsizliğinin iki katı. Yani, ortalama olarak iyi görünen bir ekonomide, endişelendirmesi gereken büyük farklılıklar görüyoruz.

Trump yönetimi, ortalama vergi iadesinin artmasını, enflasyonun düşmesini, yeni doğan bebekler için 1000 dolarlık "Trump hesapları" açılmasını ve yabancı şirketlerin ABD'ye yatırım yapmayı taahhüt ettiğini söylediği trilyonlarca doları gerekçe göstererek ekonomi rakamlarını tüm Amerikalıları kapsayan bir "Altın Çağ"ın parçası diye övüyor.

Ancak geçen yıl kabul edilen imza niteliğindeki vergi yasası, orantısız bir şekilde zenginlere fayda sağladı.

Harcama paketi ayrıca Medicaid'e ayrılan fonları da kesti ve Cumhuriyetçiler, Uygun Fiyatlı Bakım Yasası kapsamındaki sübvansiyonların 2025 sonunda sona ermesine izin verdi.

The Independent, konuyla ilgili yorum almak için Beyaz Saray'la iletişime geçti.

Independent Türkçe