Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliği kurmak için sabırsızlanıyoruz’

Petrides, Aden Körfezi açıklarında korsanlıkla mücadele için Avrupa deniz operasyonu desteklediklerini söyledi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides. (Facebook)
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides. (Facebook)
TT

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Suudi Arabistan ile savunma alanında iş birliği kurmak için sabırsızlanıyoruz’

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides. (Facebook)
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides. (Facebook)

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)Savunma Bakanı Charalambos Petrides, Suudi Arabistan ile savunma, askeri ve güvenlik iş birliği konusunda yakın zamanda ikili anlaşmalar imzalamayı planladıklarını açıkladı. Uluslararası alanda güvenliği, istikrarı ve barışı sağlamak için Doğu Akdeniz’den Aden Körfezi’ne, Kızıldeniz’den Arap Körfezi’ne ve Hint Okyanusu’na kadar olan su yollarında deniz güvenliğinin artırılması gerektiğini vurguladı.
Petrides, Riyad’daki Savunma Fuarı’nı ‘teknolojik ilerleme ve atılımların ulusal güvenlik için kritik öneme sahip olduğu’ savunma sanayilerine dair son bilgilere ve gelişmelere ulaşmak için önemli bir küresel etkinlik olarak nitelendirdi.
Bakan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ile ikili ilişkilerin tüm zamanların en yüksek seviyesinde olduğunu ve bunları geliştirmek ve tüm ana alanlarda iş birliğini bir sonraki seviyeye yükseltmek için kararlı olduklarını belirtti. Bakan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İlişkilerimizde uzun bir yol kat ettik. Karşılaştığımız bölgesel ve ortak zorluklar üzerinde yakın koordinasyon sağlarken savunma ve askeri alanlarda da oldukça umut verici beklentilerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Bu amaçla, mümkün olan en kısa sürede bir anlaşma imzalamak için sabırsızlanıyoruz.”
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı, Doğu Akdeniz’de büyük miktarlarda doğalgaz ve petrol bulunmasının, bölgenin jeoekonomik, ülkesinin de jeopolitik önemine başka bir boyut kattığını, bu durumun bazı ülkelerin hırını artırdığını ve GKRY’nin ve bölgenin istikrar ve güvenliğini tehdit eden ciddi güvenlik sorunlarına neden olduğunu vurguladı. Bakan Petrides, Suriye ve Libya’daki istikrarsızlık, Afganistan’daki son olaylar, Lübnan’daki siyasi ve ekonomik durum, düzensiz göç akışları, terörizm, radikalizm ve Ortadoğu’daki çalkantılı süreç gibi diğer faktörlerin de bir şekilde söz konusu güvenlik sorunlarını artırdığını ve büyük küresel güvenlik zorluklarına neden olduğunu kaydetti.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Savunma Bakanı Charalambos Petrides, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda başta bölgesel olmak üzere uluslararası alana dair merak edilen soruları cevapladı:

-Doğu Akdeniz krizindeki son gelişmeler açısından şu anki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bildiğiniz üzere Kıbrıs, Doğu Akdeniz’de, üç büyük kıtanın, medeniyetlerin ve dinlerin kavşağında yer alıyor. Bu bölge, stratejik konumu nedeniyle çatışmaların ve jeostratejik gelişmelerin merkezinde bulunuyor. Suriye ve Libya’daki mevcut istikrarsızlık, Afganistan’daki son olaylar, Lübnan’daki siyasi ve ekonomik durum, düzensiz göç akışları, terörizm, radikalizm ve Ortadoğu’daki çalkantılı süreç büyük küresel güvenlik sorunları olmaya devam ediyor. Tüm bunların yanı sıra Doğu Akdeniz’de çok büyük miktarlarda doğalgaz ve petrolün bulunması, bölgenin jeoekonomik öneminin yanı sıra bizim jeopolitik önemimize de başka bir boyut kazandırdı. Tüm bu nedenlerden dolayı dış ve savunma politikamızla uluslararası ve bölgesel siyasi- askeri iş birliğini güçlendirmeyi ve bölgede güvenlik ve istikrar için bir güç olarak hareket etmeyi amaçlıyoruz. AB ve NATO ülkelerinin yanı sıra bölgesel ortaklarla ikili savunma ve askeri iş birliğimizi güçlendirmeyi, yakın askeri ilişkiler kurmayı, yakın temaslar kurmayı ve geniş çaplı ortak tatbikatlar yoluyla birlikte çalışma alanlarını geliştirmeyi amaçlıyoruz. Hava ve deniz üsleri gibi savunma altyapılarımız, çok uluslu savunma iş birliği için bir merkez olarak, Güney Kıbrıs’ın bölgesel rolünü sağlamak üzere iş birliği yaptığımız ortak ve dost ülkelerin emrindedir.

-Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Arap Körfezi gibi bazı su yolları korsanlığa ve gemi kaçırma olaylarına sahne oluyor. Bu durumun bölge güvenliği açısından tehlikeleri nelerdir?
Lefkoşa yönetimi hukuka ve kurallara dayalı uluslararası düzene, özellikle de seyrüsefer özgürlüğüne ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne saygı gösterilmesi gerektiği konusunda ısrarcı. Münhasır ekonomik bölgemizde bir takım Türk girişimlerine tanık oluyoruz. Ayrıca yıllardır Doğu Akdeniz sularında asılsız iddialarla bölgesel istikrarsızlık durumu da yaşanıyor. Bu amaçla her zaman tüm ülkelerin, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne tam olarak uyması, bölgesel istikrarı ve deniz güvenliğini tehdit eden eylemlerden kaçınması gerektiği çağrısında bulunduk. Bu, Doğu Akdeniz’den Aden Körfezi’ne, Kızıldeniz’den Arap Körfezi’ne ve Hint Okyanusu’na kadar uzanan önemli su yolları için oldukça önemli ve yakından ilgili bir durum. Herhangi bir tarafın uluslararası hukuka saygı duyması ve kimsenin bölgesel istikrarsızlığa yol açmaması, çevrenin ve okyanusların korunmasını sekteye uğratmaması, ticari mal akışını engelleyen hayati deniz ticaret yollarının deniz güvenliğini tehdit etmemesi gerekmektedir. Aynı zamanda Güney Kıbrıs’ın önemli bir deniz ülkesi ve büyük bir gemi siciline sahip olması nedeniyle korsanlık tehdidi gibi deniz güvenliği konularına özel önem veriyoruz. Bu nedenle en başından beri Aden Körfezi açıklarında korsanlık faaliyetleriyle mücadele etmek için AB deniz harekâtı ATALANTA’yı destekliyoruz. Her zaman tüm ülkeler tarafından Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku ve Seyrüsefer Özgürlüğü Sözleşmesi’ne saygı gösterilmesini savunacağız.

-Suudi Arabistan- Güney Kıbrıs ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Siyasi, askeri ve güvenlik iş birliğinin başlıca alanları nelerdir?
Geçtiğimiz yıllarda, özellikle de 2015’ten bu yana, iki ülke arasındaki ilişki önemli ölçüde gelişti. Bu durum ortak öneme sahip farklı kritik alanlarda pratik, somut ve etkili iş birliğine olanak tanıdı. 2015 yılında Riyad’da Güney Kıbrıs Büyükelçiliği’nin kurulması ve faaliyete başlaması ve 2018’de Lefkoşa’da Suudi Arabistan Büyükelçiliği’nin açılması, diplomatik ilişkilerimizde yeni bir dönemin başlangıcı ve iki ülke arasında daha fazla iş birliği için umut verici bir başlangıç ​​oldu. Güney Kıbrıs liderinin ilk tarihi ziyareti 2018 yılında gerçekleşti. Ziyaret, siyasi, ticari, güvenlik ve kültürel alanlar da dahil olmak üzere çeşitli alanlarda ikili ilişkilerimizin artması için hayati ve hızla gelişen bir sıçrama tahtası işlevi gördü. İki ülke arasındaki ekonomik, ticari, finansal ve yatırım ilişkilerini genişletmek için daha fazla ivme sağlayan bir dizi anlaşma imzaladık. Son olarak Mart 2021’de iki ülkenin dışişleri bakanları arasında ilk siyasi diyalog toplantısı yapıldı ve bir dizi önemli kazanım üzerinde anlaşmaya varıldı. Bu yılın başlarından beri Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı ve Suudi Dışişleri Bakanı’nı Güney Kıbrıs’ta ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu nedenle ikili ilişkilerimizin her zaman en yüksek seviyede olduğunu, onları geliştirme ve tüm ana alanlarda iş birliğimizi bir sonraki seviyeye taşıma niyetinde olduğumuzu belirtmek isterim.

-Suudi Arabistan, Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde, dört gün boyunca Uluslararası Savunma Fuarı’na ev sahipliği yapacak. Bu konferansın önemine ilişkin değerlendirmeniz nedir?
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in himayesinde düzenlenecek Uluslararası Savunma Fuarı, önemli bir küresel etkinliktir. Seçkin sergiler ve savunma sanayi için bir merkezdir. Düzenleme komitesini tebrik ediyor, daveti ve etkileyici programı için Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı’na şükranlarımı sunuyorum. Fuara katılımım vesilesiyle aynı zamanda Güney Kıbrıs Savunma Bakanı olarak Suudi Arabistan’a yönelik ilk ziyaretimi gerçekleştireceğim. Fuara katılımımız, Güney Kıbrıs ve Krallık arasındaki savunma iş birliğimizi güçlendirme arzumuzun bir diğer kanıtıdır. Bu büyüklükte bir fuara katılım, benzeri görülmemiş küresel güvenlik sorunları çağında, savunma sanayilerindeki en son bilgilere ve gelişmelere ulaşmak için iki ülkenin ulusal güvenliği açısından kritik bir önem taşıyor. Ayrıca Suudi Arabistan’ı bu faaliyeti organize ettiği ve ev sahipliği yaptığı için içten tebrik ediyorum.

-İki ülke arasında savunma sanayi alanında herhangi bir anlaşma yapılması yönünde bir istek var mı?
Aslında biz savunma ve güvenlik alanında iş birliği sağlamak istiyoruz. Bu durum, ikili iş birliğimizin sürekli olarak güçlendirilmesine ve gelecek beklentilerine katkı sağlayacaktır. Aslında ilişkilerimiz son birkaç yılda oldukça yol kat etti. Savunma ve askeri alanlarda oldukça umut verici ikili beklentilerimiz var. Bunu daha da geliştirmeyi hedeflediğimize emin olabilirsiniz. Karşılaştığımız bölgesel ve ortak zorluklar hususunda yakın bir koordinasyon içindeyiz. Bu amaçla savunma ve askeri iş birliği konusunda en kısa sürede bir anlaşma imzalanmasını bekliyoruz. Eğitim kursları ve personel değişimleri de dahil olmak üzere iş birliği yapmaya ve yapılandırılmış bir ortaklık kurmaya hazırız. Aynı şekilde kısa süreli ziyaretlerde ve Doğu Akdeniz’deki tatbikatlarla Suudi Arabistan Kraliyet Hava Kuvvetleri ve Donanması’nı ağırlamaya hazırız. Ayrıca yakın gelecekte bakanlıklarımız ile silahlı kuvvetler arasında daha fazla güvenlik ve savunma iş birliği kurmamızı sağlayacak bir dizi ikili anlaşmanın imzalanmasını umut ediyoruz

-Suudi Arabistan’ın bölgede güvenlik ve istikrarı desteklemedeki rolü ve terörle mücadele çabalarının etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Elbette Suudi Arabistan bölgesel güvenlik, istikrar ve terörle mücadele için önemli bir ortaktır. Hem Güney Kıbrıs hem de Krallık, DEAŞ’ı yenmek için Uluslararası Koalisyon’un bir parçasıdır. İki ülke bölgesel iş birliğini geliştirmek ve terör tehditlerine karşı koymak konusunda ortak hedeflere sahip. Biliyorsunuz, çok fazla ayrıntıya girmem mümkün değil. Ancak şunu belirtmek istiyorum ki ikili ilişkilerimizin yenilenmesinden sonra, son 4- 5 yılda terörle mücadele de dahil bölgesel güvenliği ve istikrarı artırmak için ikili istişareler ve değişimlerle bu alanlarda çalışıyoruz. Bu amaç çerçevesinde; Suudi Arabistan’ın rolü oldukça önemlidir.  Bu alanlardaki ikili iş birliğimizin artmasını umut ediyoruz.



Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Lübnan Başbakanı ikili ilişkileri ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumu kapsamında New York’ta Lübnan Başbakanı Dr. Nevvaf Selam ile bir araya geldi.

Görüşmede, ikili ilişkiler ile bu ilişkilerin çeşitli alanlarda güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgedeki son gelişmeler değerlendirildi ve Lübnan hükümetinin Lübnan devletini ve ulusal kurumlarını korumaya yönelik çabaları takdirle karşılandı. Bu çabaların bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağladığı ifade edildi.

Görüşmede ayrıca, iki ülke arasındaki iş birliği ve koordinasyon düzeyini artırmayı amaçlayan Suudi Arabistan-Lübnan Ortak Komitesi’nin çalışmalarının etkinleştirilmesi için sürecin başlatılması konusunda anlaşmaya varıldı.


Koalisyon: Riyad’a yönelen 2 İHA ile Hamis Muşayt’a gönderilen 2 balistik füze imha edildi

Yemen'de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l-Avsat)
Yemen'de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l-Avsat)
TT

Koalisyon: Riyad’a yönelen 2 İHA ile Hamis Muşayt’a gönderilen 2 balistik füze imha edildi

Yemen'de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l-Avsat)
Yemen'de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku'l-Avsat)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon, bugün yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan hava savunma sistemlerinin Husiler tarafından Riyad bölgesine gönderilen iki İHA ile Hamis Muşayt’ı hedef alan iki balistik füzeyi tespit ederek imha ettiğini duyurdu.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, Suudi Arabistan’a doğru yönelen füze ve İHA tehdidinin tespit ve takip edildiğini bildirmişti.

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü de ülkenin güneyindeki Abha kenti ile Hamis Muşayt vilayetinde olası bir tehdide karşı erken uyarı alarmı verdi. Alarm, birkaç dakika sonra kaldırıldı.

Sivil Savunma Müdürlüğü, X hesabından yaptığı açıklamada, bölge halkına güvenlik talimatlarına uymaya devam etmeleri, topluluk oluşturmaktan ve kesinlikle görüntü almaktan kaçınmaları çağrısında bulundu. Açıklamada, ihtiyaç halinde “998” numaralı acil yardım hattının aranması istendi.


Pakistan Başbakanı: Haremeyn-i Şerifeyn’in güvenliği “kırmızı çizgimizdir”

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıyor (Reuters)
Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıyor (Reuters)
TT

Pakistan Başbakanı: Haremeyn-i Şerifeyn’in güvenliği “kırmızı çizgimizdir”

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıyor (Reuters)
Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yapıyor (Reuters)

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif yaptığı açıklamada, Haremeyn-i Şerifeyn’in güvenliğinin ülkesi açısından “kırmızı çizgi” olduğunu vurgulayarak, Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları yeniden kınadı.

Şahbaz Şerif, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda dün yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasındaki “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını, aksine bölgede barış ve istikrarı güçlendirmeyi amaçladığını belirtti.

Pakistan Başbakanı, Ortadoğu’daki çatışmaların genişlemesinin hayati deniz ulaşım güzergâhlarına zarar verdiğini ve küresel ekonomiyi etkilediğini ifade ederek, Hürmüz ve Babülmendeb boğazlarının uluslararası ticarete açık tutulmasının gerekliliğine dikkat çekti.

Şahbaz Şerif, Pakistan’ın bölgesel gerilimleri kontrol altına almaya yönelik diplomatik çabalara destek verdiğini, bu kapsamda ABD ile İran arasında diyaloğun teşvik edilmesine katkı sağladığını belirtti. Pakistan’ın bölgedeki barış ve istikrarın sağlanması için çalışmayı tercih ettiğini belirtti.

Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AFP)
Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AFP)

Filistin meselesine de değinen Şahbaz Şerif, ülkesinin 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını desteklediğini ifade etti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Filistinlilerin zorla yerinden edilmesinin, Pakistan’ın değerlendirmesine göre İsrail’in soykırım gerçekleştirmeyi amaçlayan politikasının bir yansıması olduğunu belirten Şahbaz Şerif, İsrail’in Filistin toprakları, Lübnan ve Suriye’de yürüttüğü askeri operasyonları da tekrar kınadı.

Bölgesel konular kapsamında Pakistan’ın Cammu ve Keşmir konusundaki tutumunu yineleyen Şahbaz Şerif, sorunun Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda çözülmesi çağrısında bulundu.