Putin 5 suikast girişiminden kurtuldu

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Reuters)
TT

Putin 5 suikast girişiminden kurtuldu

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Reuters)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in beş suikast girişiminden sağ kurtulduğu ve hayatından endişe duyduğu için her yere keskin nişancı birimiyle gittiği öne sürüldü. 
The Sun gazetesinin haberine göre, Ukrayna Savunma İstihbarat Başkanı Kyrylo Budanov, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin başlangıcında Putin’in bir suikast girişiminden sağ kurtulduğunu söyledi.
Ukrayna merkezli Pravda gazetesine konuşan Budanov, “Kısa bir süre önce Kafkasya yetkililerinin dediği gibi, suikast girişimi oldu. Bu kamuya açık olmayan bir bilgidir. Kesinlikle başarısız bir girişim, ama gerçekten oldu. Yaklaşık 2 ay önceydi” dedi.
Rus liderin hayatından endişe ederek, her yere özel bir keskin nişancı birimi ile gittiği iddia ediliyor.

Haberde Putin’in paranoyak hale geldiği, kimseyi kendisine fazla yaklaştırmadığı ve zehirleneceği korkusuyla kendisi yemeden önce yemeklerin tadına bakan bir ekibi olduğu da belirtildi.
Putin’in ölümcül zehirlere maruz kalmamak için yakın zamanda kendi eldivenlerinin yapılması talimatı verdiğine dair söylentiler var.
Putin, havuz suyundaki şüpheli kimyasal seviyeleri günde birkaç kez kontrol etmelerini istediğinden sabahları yüzme alışkanlığını da bıraktı.

The Sun, Budanov’un açıkladığının yanı sıra Putin’in daha önce 4 suikast girişimine maruz kaldığını ortaya koydu.

Azerbaycan ziyareti sırasında
Putin’in Ocak 2002’de Azerbaycan’a yaptığı resmi ziyaret sırasında, Iraklı bir kişi Rus lidere suikast hazırlığında olduğu gerekçesiyle yakalandı.
Afgan ve Çeçen militanlarla bağlantıları olan Iraklı ve suç ortağı 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Kremlin yakınlarında
Kasım 2002’de ortaya çıkan ayrıntılara göre, Rus liderin içinde olduğu aracın Kremlin yakınlarındaki bir otoyoldan geçmesi gerekiyordu.
Yol boyunca, yeni tabelalar yerleştiriyormuş gibi görünen bir grup insan vardı.
Medyada yer alan habere göre, yol boyunca patlamaya hazır 40 kilo patlayıcı bulundu.

Güvenlik güçleri bunu fark etti ve Putin’in aracının rotasını değiştirdi.
Rus yetkililer, bugüne kadar konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı ve böyle bir şeyin olduğunu inkar etti.

İngiltere’deki suikast girişimi
İngiltere terörle mücadele polisi, Ekim 2003’te Putin’e yönelik bir suikast planının engellendiği bildirildi.
The Sunday Times’a konuşan bir kaynak, iki suikastçının yakalandığını, ancak herhangi bir suçlamada bulunulmadan serbest bırakıldıklarını ve Rusya’ya döndüklerini söyledi.

Eski bir KGB tetikçisi olan adamların, Putin’in yurtdışı seyahatindeyken bir keskin nişancı tarafından vurulması için bir plan hazırladığı iddia edildi.
Gazete, konuya ilişkin ayrıntıların, komplocu olduğu iddia edilen kişiyle temasa geçtikten sonra İngiltere’ye kaçan eski bir Federal Güvenlik Servisi (FSB) subayı olan Alexander Litvinenko tarafından İngiliz polisine verildiğini bildirdi.

Çeçen’in suikast girişimi
Çeçen Adam Osmayev, 2012’de Putin’e suikast düzenleme planının suya düşmesinin ardından tutuklandı.
‘Terörist’ olarak nitelendirilen Osmanev, Ukrayna’nın Karadeniz kıyısındaki Odessa limanında özel kuvvetler tarafından yakalandı.
Rus güvenlik servisleri Osmayev’in İngiltere’deki prestijli bir yüksek öğrenim kurumundan mezun olduğunu ve Putin’e muhalif önde gelen bir Çeçen aileden olduğunu iddia etti.



Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
TT

Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)

Avustralya, ülkenin güneydoğusunda etkili olan ve geniş ormanlık alanları küle çeviren yangınlar nedeniyle bugün ‘afet durumu’ ilan etti.

Victoria eyaletinde (başkenti Melbourne) hava sıcaklıklarının 40 dereceyi aşması ve kuvvetli rüzgârların etkili olması, orman yangınlarının yayılması için elverişli koşullar oluşturdu. Yetkililer, mevcut durumun 2019’un sonu ile 2020’nin başında yaşanan ve ‘kara yaz’ olarak anılan büyük yangınları hatırlattığını belirtti.

En yıkıcı yangınlardan birinin, ormanlarla kaplı Longwood yakınlarında çıktığı ve yaklaşık 150 bin hektarlık alanı etkilediği bildirildi.

Victoria Eyaleti Başbakanı Jacinta Allan tarafından ilan edilen afet durumu, itfaiye ve acil durum ekiplerine zorunlu tahliye dahil olmak üzere geniş yetkiler tanıyor.

Allan, alınan önlemlerin amacının ‘Victoria halkının hayatını korumak’ olduğunu vurgulayarak, “Bu çok net bir mesaj: Eğer sizden bölgeyi terk etmeniz istenirse, derhal ayrılın” dedi.

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)

Allan, eyaletteki en şiddetli yangınlardan biri sonrası kayıp olarak aranan üç kişinin sağ olarak bulunduğunu açıkladı.

Victoria Acil Durum Yönetimi Direktörü Tim Wiebusch ise eyalet genelinde en az 130 yapının tamamen tahrip olduğunu bildirdi. Wiebusch, 10 büyük yangının halen kontrol altına alınamadığını ve bunların bir kısmının ‘günler, hatta haftalar’ boyunca sürebileceğini söyledi.

Yetkililer, şimdiye kadar en ağır hasarın, nüfusu birkaç yüz kişiyi geçmeyen, seyrek yerleşimli kırsal bölgelerde meydana geldiğini belirtti. Yangınlarla mücadele için ülkenin dört bir yanından yüzlerce itfaiyeci bölgeye sevk edildi.

Araştırmacılar ise Avustralya’da iklim kaynaklı ısınmanın 1910 yılından bu yana ortalama 1,51 derece arttığını, bunun da karada ve denizde giderek daha sık görülen aşırı hava olaylarını körüklediğini vurguladı.


Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
TT

Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)

Venezuela Petrol Bakanlığı ve devlet petrol şirketi PDVSA, dün yaptıkları ortak açıklamada, ABD ve Venezuela'nın Minerva petrol tankerini Venezuela sularına geri getirmek için ortak bir operasyon gerçekleştirdiğini bildirdi.

Açıklamaya göre gemi “Venezüella makamlarına herhangi bir ücret ödemeden veya izin almadan” limandan ayrılmıştı.


Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
TT

Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)

Fransa, İngiltere ve Almanya liderleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı ve İranlı yetkililere itidal gösterip şiddete başvurmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in yaptıkları ortak açıklamada, “İran güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığına dair haberlerden derin endişe duyuyoruz ve protestocuların öldürülmesini şiddetle kınıyoruz... İranlı yetkilileri itidal göstermeye çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “İranlı yetkililer halkını korumakla yükümlüdür ve misilleme korkusu olmadan ifade özgürlüğünü ve barışçıl toplanma özgürlüğünü sağlamalıdır” denildi.

Daha önce, Avrupa Birliği'nin dış politika şefi Kaja Kalas, İran halkının “gelecekleri için mücadele ettiğini” belirterek, rejimin meşru taleplerini göz ardı etmesinin “gerçek yüzünü ortaya çıkardığını” belirtmişti.

X platformunda yaptığı paylaşımda, Tahran'dan gelen görüntülerde güvenlik güçlerinin “orantısız ve aşırı tepki” gösterdiğini belirterek, “barışçıl protestoculara yönelik her türlü şiddet kabul edilemez” diye vurguladı.

 İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)

“İnterneti kesmek ve protestoları şiddetle bastırmak, kendi halkından korkan bir rejimi ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Uluslararası tepkiler artarken, çok sayıda Avrupa Parlamentosu üyesinin protestoculara açık destek verdiğini açıklaması üzerine Tahran ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki anlaşmazlık daha da keskinleşti.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, “dünya bir kez daha cesur İran halkının ayağa kalktığına tanık oluyor” diyerek “Avrupa halkın yanında” olduğunu vurguladı.

Buna karşılık, İran'ın Avrupa Birliği nezdindeki misyonu, Avrupa Parlamentosu'nu çifte standart ve iç işlerine müdahale etmekle suçladı.

Belçika Başbakanı Bart De Vever, “cesur İranlıların yıllarca süren baskı ve ekonomik sıkıntılardan sonra özgürlüğü savunmak için ayaklandıklarını” belirterek, onların “tam desteğimizi hak ettiklerini” ve “şiddet yoluyla onları susturma girişimlerinin kabul edilemez olduğunu” vurguladı.

İsveç ve Avusturya, İran büyükelçisini dışişleri bakanlığına çağırdıklarını açıkladı.