Apple, dijital dönüşüm planında Suudi Arabistan’ı desteklemeye kararlı

Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare, Şarku’l Avsat’a konuştu: Bölgedeki kadınlar için uygulama ekonomisi fırsatları yaratacağız

Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare (Şarku’l Avsat)
Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare (Şarku’l Avsat)
TT

Apple, dijital dönüşüm planında Suudi Arabistan’ı desteklemeye kararlı

Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare (Şarku’l Avsat)
Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın birkaç yıl önce, Suudi Arabistan’da uygulamalar geliştirilmesi ve tüm öğrenciler için yaratıcı bir eğitim müfredatının geliştirilmesini teşvik eden, sınıf ortamında Arapça eğitim içeriğinin zenginleştirilmesi gibi bir dizi proje aracılığıyla ortaklığın yönlerini görüşmek üzere Apple’ın San Francisco’da bulunan Silikon Vadisi'ndeki genel merkezine yaptığı ziyaret sırasındaki iş fırsatları arayışı, Suudi Arabistanlı yetenekli gençlerin Apple'ın genel merkezinde eğitim almalarını sağladı.
Apple, Suudi Arabistan 2030 Vizyonu çerçevesindeki birçok projeyi 2030 yılına kadar gerçekleştirmek için dijital dönüşüm sürecine katkıda bulunacak ve bu süreci hızlandıracak 100'den fazla uygulama ürettikleri Riyad'daki Prenses Nura Bint Abdurrahman Üniversitesi’nde açılan Apple Akademisi'nden 100'den fazla genç kadını mezun ederek Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare’in ifadesiyle ortaklığın meyvelerinin toplanmasını kutluyor.
Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Apple'ın dijital dönüşüm planında Suudi Arabistan'a yardım edeceğine dair söz verdiğini hatırlatan Hare, Suudi Arabistan’ın büyüyen bir iOS geliştirici topluluğuna sahip olduğunu belirtti. Yeni nesil uygulama geliştiricilerini, onları uygulama ekonomisindeki işlere hazırlamak için araçlar ve eğitimlerle desteklemeye vurgu yapan Hare,  Apple'ın bölgedeki kadınlara uygulama ekonomisi için yeni iş fırsatları sağlamak amacıyla Riyad'daki ilk kadın akademisini hayata geçirmekten gurur duyduğunun altını çizdi.

Suudi Arabistan’ın seçilmesi
Apple’ın Suudi Arabistan'ı Apple Akademisi için bölgesel bir merkez olarak seçilmesine değinen Hare, Suudi Arabistan’ın Ortadoğu'daki en büyük ülke olduğunu ve bu ülkede meydana gelen heyecan verici değişikliklerle ilgili muazzam fırsatların onu bu tür projelerin merkezi haline getirdiğini söyledi. Apple'ın çeşitliliğe ve kapsayıcılığa odaklandığını belirten Hare, şirketin uygulama ekosistemini mümkün olduğunca çok kişiye sunarak, geliştirici çeşitliliğini genişletmek ve iPhone ve şirketin diğer platformları için uygulamalar geliştirmek istediğini kaydetti.
Apple Akademi’nin de bünyesinde yer aldığı Prenses Nura Bint Abdurrahman Üniversitesi’nin sadece Ortadoğu’nun değil, dünyanın en büyük kadın üniversitesi olduğunun altını çizen Hare, “Onlar çok başarılı ortaklar, burada ortak olmaktan heyecan duyduk, muazzam bir destek söz konusu. Şu an eğitime büyük bir ilgi gösteriliyor. Üniversitede kaç kişinin olduğundan, enerjisinden, güzel binasından, bugünü mümkün kılan her şeyden ve mezunların gerçek bir programdan geçtiğinden bahsediyoruz. Bu gerçekten heyecan verici” ifadelerini kullandı.
Hare, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Suudi Arabistan, ülkede yakında gerçekleşecek değişikliklere duyduğumuz heyecanla birlikte dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında 19. sırada yer alıyor. Bu, devasa yatırım fırsatları anlamına geliyor. Apple adına, burada yapılan işlere gerçekten bağlıyız. Suudi kadınların Apple Akademisi'nden mezun olduğunu görmek bizi heyecanlandırıyor. Çünkü yaptıkları iş ve bunda başarılı olmaları açısından bir sonraki büyük fırsatı temsil ediyorlar. Zaten somut aktarılabilir becerilere sahip oldukları ve iş gücü alanına katılmaya hazır oldukları için Apple Akademi aracılığıyla işe alınmaya hazır bir kadronun yeteneklerinden ve bunun verdiği heyecandan bahsediyoruz. Sonunda harika bir hediyeye sahip oldular. Çünkü sadece kodlamayı öğrenmekle kalmadılar, nasıl işbirliği yapabileceklerini ve ülkeye nasıl önemli kazanımlar sağlayabileceklerini de öğreniyorlar.”

Topluluğun geliştirdiği uygulamalar
Herkesin uygulamalara ihtiyacı olduğunu vurgulayan Hare, “Apple'ın deposu, herkesin girebileceği, kendi dillerinde uygulamalar edinebileceği, yerelleştirilme konusundaki sorunlarla başa çıkabileceği canlı bir pazar yeri olacak şekilde oluşturulmalı. Bunun için gerçek dünyada, sorunları çözmek için bölgede bulunan, sorunun ne olduğunu anlayan geliştiricilere ihtiyaç var” diye konuştu.
Hare, şunları söyledi:
“Elbette kişisel olarak bir Suudi için asla bir uygulama geliştiremeyeceğim, çünkü hem ne gibi sorunlarla karşılaştıklarını hem de Arapça bilmiyorum. Bu da herkese göre uygulamalar geliştirmek için dünyanın dört bir yanından geliştiricilere ne kadar ihtiyacımız olduğunu gösteriyor. Bu da platformun başarısı.”
Hare'ye göre Apple Akademi’nin başarısına yardımcı olacak faktörler arasında enerji ve insan gücü geliyor. Mezunların yaptıkları iş ve üstlendikleri dönüşüm konusunda istekli olduklarını belirten Hare, buna çok bağlı olduklarına dair gerçek bir his olduğunu vurguladı. Bu değişimin gerçekleşmesiyle ilgili enerjinin, tutkunun ve heyecanın hissedildiği bu tür öğrenme ortamlarını görmenin heyecan verici olduğunu söyleyen Hare, “Apple'ın yaklaşımını ve dünyanın dört bir yanındaki geliştirici akademileri için şirket tarafından oluşturulan modelini motive olmuş eğitimciler ve öğrencilerle birleştirerek, güçlü bir iş başarısı sağladı” dedi.
Hare, Apple Akademi'nin dijital dönüşüm planında Suudi Arabistan'a yardım etmeye ne gibi katkısı olabileceğiyle ilgili olarak ise şunları söyledi:
“Apple Akademi’nin bulunduğu Suudi Arabistan'ın, gelişmekte olan iOS uygulama ekonomisinde iş bulmak ve iş olanakları yaratmak isteyen girişimciler, geliştiriciler ve tasarımcılar için araçlar ve eğitimler sağlamak üzere tasarlanan iddialı programına bağlıyız. Bu programı toplumları canlandırmak ve dünyanın dört bir yanındaki gençlere iş fırsatları sağlamak için tasarladık. Buradaki mezunların çoğu, kariyerlerine iOS geliştiricileri, UX tasarımcıları, proje yöneticileri ve daha birçok branşta başladılar ve harika işler yaptılar. Programı genişlettikçe, dünya standartlarında öğrenim fırsatlarıyla her yıl 600'den fazla kadına ulaşmayı umuyoruz.”

Dijital dönüşüm
Dijital dönüşümün, yeni araçlar, fikirler ve becerilerle dolu yeni bir işgücü alanı oluşturacağına inanan Hare, Apple Akademi’nin 10 aylık bir süre zarfında, hızlı bir şekilde, kurulduğunu, ancak akademiden mezun olan kadınların, doğrudan sektöre girmeye, fark yaratmaya ve dönüştürmeye tamamen hazır olduğunu belirtti.
Suudi Arabistan’ın bu dijital dönüşümün bir parçası olmak için işgücüne katılmaya ve kendi işini kurmaya hazır, gerçekten heyecanlı ve yetenekli kadınlarla dolacağını kaydeden Hare, “Bu yüzden Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedefine ulaşmasına nasıl yardımcı olacaklarını sadece hayal edebilirsiniz” ifadelerini kullandı.
Şirketin, kadın mezunları aracılığıyla makine öğrenimi ve artırılmış gerçeklik becerilerine sahip en akıllı insanlar için stratejik bir ortam yarattığını söyleyen Hare, “Mezun olanların farklı geçmişlere sahip olduklarını görmek çok heyecan verici. Bazıları finans, hukuk, sanat, bazıları ise tıp ve sağlık alanlarında geçmişe sahipler” şeklinde konuştu.

100 mezun
Bu mezunların doğrudan iş piyasasına girmeye hazır olduklarını ifade eden Hare, “Suudi Arabistan’daki teknoloji endüstrisinin geleceğini temsil eden 100 genç kadınla tanıştım. Bunun yanında Suudi Arabistan’ın uygulama geliştirici topluluğu her yıl büyüyecek. Bunun sadece büyük bir büyümeden ibaret olmayacağına, aynı zamanda bu bölgeden doğan muazzam bir yetenek olacağına eminim” yorumunda bulundu.
Apple Akademi’de verilen derslere değinen Hare, “Apple Akademi mezunları, kodlamayı ve iOS uygulamalarını geliştirmek için Swift'i kullanmayı öğrenirken, pazarlama, işletme ve işbirliği becerileri, işletme yönetme, karar verme, girişimcilik ve kodlama kullanıcı arayüzü ortamında olmayı öğreniyorlar” dedi.
Hare, röportajın sonunda şunları söyledi:
“Sonuçları görmeye başlamamız biraz zaman alabilir, ama bence 5 yıl sonra bambaşka bir dünya olacak. Çünkü bu mezunlar kendi alanlarında çalışacaklar. Öğrendikleri becerileri alıp yaşadıkları her yerde paylaşacaklar. Kendi işlerini kurarak ekonomiye katkıda bulunacaklar.”
Riyad'daki Riyad'daki Prenses Nura Bint Abdurrahman Üniversitesi’nde açılan Apple Akademisi'nin programcılara ve girişimcilere adanmış ilk uluslararası akademi olduğunu ve bölgedeki kadınları güçlendirmek ve onları kariyer gelişiminde desteklemek için tasarlandığını vurgulayan Hare, Apple'ın ABD, Güney Kore, Brezilya, Endonezya ve İtalya’da geliştiriciler için açtığı akademilerin de olduğunu belirtti. Hare, “Dünyanın dört bir yanındaki akademik programlarımıza bakıldığında mezunların Apple Akademi'den birden fazla iş fırsatı ile ayrıldıklarını görebiliriz” ifadelerini kullandı.



Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar Suudi Arabistan’da yeniden ihracatı rekor seviyeye taşıdı, ticaret fazlası iki katına çıktı

Suudi Arabistan'ın batısındaki Kral Abdullah Limanı açıklarında konteyner yüklü bir gemi (SPA)
Suudi Arabistan'ın batısındaki Kral Abdullah Limanı açıklarında konteyner yüklü bir gemi (SPA)
TT

Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar Suudi Arabistan’da yeniden ihracatı rekor seviyeye taşıdı, ticaret fazlası iki katına çıktı

Suudi Arabistan'ın batısındaki Kral Abdullah Limanı açıklarında konteyner yüklü bir gemi (SPA)
Suudi Arabistan'ın batısındaki Kral Abdullah Limanı açıklarında konteyner yüklü bir gemi (SPA)

Son ticari gelişmeler, Suudi ekonomisinin jeopolitik sarsıntılar karşısındaki olağanüstü dayanıklılığını bir kez daha ortaya koydu. Krallığın mal ticareti dengesi fazlası, geçen yılın aynı dönemine göre Nisan ayında yüzde 100’ün üzerinde artarak 25,4 milyar riyale (6,77 milyar dolar) ulaştı.

Resmî istatistikler, daha önce Hürmüz Boğazı’nda yaşanan deniz taşımacılığı aksaklıklarının Suudi lojistik sisteminin başarısına dönüştüğünü gösterdi. “Yeniden ihracat” kalemi, 2017’den bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye çıkarak 15,5 milyar riyale (4,13 milyar dolar) ulaştı. Bu yükseliş, Suudi Arabistan’ın limanlarını alternatif güzergâhlara dönüştürerek bölgesel yük trafiğini kriz döneminde başarıyla karşılamasının sonucu olarak değerlendirildi. Veriler, ülkenin altyapısının küresel ticaret akışını güvence altına alma ve “Vizyon 2030” hedefleriyle uyumlu sürdürülebilir yapısal kazanımlar elde etme kapasitesini ortaya koydu.

Genel İstatistik Kurumu’nun (GASTAT) perşembe günü yayımladığı öncü göstergeler, Suudi Arabistan’ın dış ticaret performansında dikkat çekici bir iyileşmeye işaret etti. Veriler, Krallığın çevresindeki zorluklara rağmen ticari ivmesini koruduğunu ve dış sektörünün güçlü yapısını sürdürdüğünü gösterdi. Ticaret fazlasındaki artış, bir yandan ihracattaki yükselişten diğer yandan ithalat harcamalarındaki düşüşten kaynaklandı.

Kuruma göre toplam mal ihracatı Nisan ayında yıllık bazda yüzde 9,3 artarak yaklaşık 101 milyar riyale (26,93 milyar dolar) yükseldi. Bu rakam, 2025’in aynı ayında kaydedilen yaklaşık 93 milyar riyalin üzerinde gerçekleşti.

Petrol ihracatı destekledi

Büyümenin temel itici gücü petrol ihracatındaki yükseliş oldu. Petrol ihracatı yüzde 11,7 artarak 69,6 milyar riyale (18,56 milyar dolar) çıktı. Geçen yıl aynı dönemde bu rakam yaklaşık 62,7 milyar riyal (16,72 milyar dolar) seviyesindeydi.

Petrol dışı ihracat (yeniden ihracat dâhil) ise yüzde 4,5 artışla 31,4 milyar riyale (8,37 milyar dolar) ulaştı. Bu kalem içinde yeniden ihracat tek başına yüzde 20,4 yükselerek 15,5 milyar riyale (4,13 milyar dolar) çıktı ve 2017’den bu yana en yüksek aylık seviyeyi gördü.

Bu güçlü performansta, “makine, elektrikli cihazlar ve ekipmanlar ile bunların parçaları” sektöründeki yüzde 74’lük artış etkili oldu. Söz konusu ürün grubu, yeniden ihraç edilen malların toplamının yüzde 53,5’ini oluşturdu.

Yoğun lojistik faaliyet, Suudi Arabistan’ın İran savaşı sırasında Hürmüz Boğazı’nda yaşanan deniz taşımacılığı sorunları nedeniyle bölgesel yük trafiğinin bir bölümünü kendi limanlarına yönlendirmesinden kaynaklandı. Krallık, sevkiyatları Cidde ve Yenbu’daki Kızıldeniz limanlarına kaydırırken, doğu ve batı kıyılarındaki limanların kapasitesini artırdı ve Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı devreye alarak petrol ve mal akışının kesintisiz sürmesini sağladı.

Bu çabaların sonucunda petrol dışı ihracatın (yeniden ihracat dâhil) ithalata oranı yüzde 37,8’den yüzde 41,6’ya yükseldi.

Bu kapsamda Bloomberg, Suudi Arabistan’ın, ABD ile İran arasında bölgedeki petrol akışını yeniden canlandırmayı amaçlayan barış anlaşmasının üzerinden bir haftadan fazla süre geçmesinin ardından, Basra Körfezi’ndeki Ras Tanura Limanı’ndan ham petrol yüklemelerine yeniden başlamaya hazırlandığını bildirdi.

İthalattaki düşüş ticaret fazlasını güçlendirdi

Öte yandan toplam mal ithalatı yüzde 5,2 azalarak 80 milyar riyalden (21,33 milyar dolar) 76 milyar riyale (20,26 milyar dolar) geriledi.

Bu düşüş, ticaret dengesindeki iyileşmeyi destekledi. Mal ticareti fazlası yüzde 100,8 artışla Nisan 2025’teki yaklaşık 13 milyar riyalden (3,47 milyar dolar) Nisan 2026’da 25,4 milyar riyale (6,77 milyar dolar) yükseldi.

Başlıca ticaret ortakları

Petrol dışı ihracatta ilk sırayı yüzde 28,1 payla makine ve elektrikli ekipmanlar aldı. Bunu yüzde 17,1 ile plastik ve kauçuk ürünleri izledi.

İthalatta da aynı ürün grubu, yüzde 33,3’lük payla ilk sırada yer aldı. Ulaştırma ekipmanları ve parçaları ise yüzde 10,2 ile ikinci sırada bulundu.

Ülkeler bazında ise Çin, Suudi Arabistan’ın en büyük ticaret ortağı olmayı sürdürdü. Çin, toplam Suudi ihracatının yüzde 15,2’sini oluştururken, onu yüzde 10,6 ile Birleşik Arap Emirlikleri ve yüzde 9,7 ile Güney Kore takip etti.

dgthyjk8
Krallığın güneyindeki Cizan Limanı (SPA)

İthalatta da Çin yüzde 29,4’lük payla ilk sırada yer aldı. Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 7,9 ile ikinci, ABD ise yüzde 7,2 ile üçüncü sırada bulundu.

Bu dönemde Cidde İslam Limanı kritik bir rol üstlendi. Liman, ithal edilen malların yüzde 33,7’sinin giriş yaptığı en önemli gümrük kapısı olurken, petrol dışı Suudi ihracatının yüzde 23,3’ünün çıkış noktası olarak da ilk sırada yer aldı.

“Suudi ekonomisinin dayanıklılığını gösteriyor”

Şura Meclisi Üyesi Fadl bin Saad el-Buayn, ticaret fazlasındaki güçlü artışın yalnızca ihracat rakamlarındaki iyileşmeyi değil, Suudi ekonomisinin küresel ve bölgesel ticaret dalgalanmalarına karşı dayanıklılığını da ortaya koyduğunu söyledi.

El-Buayn, “Ticaret fazlasının 25,4 milyar riyale ulaşması, Suudi Arabistan’ın yalnızca enerji ihracatçısı olarak değil, ticaret yollarını ve tedarik zincirlerini yeniden şekillendiren etkili bir oyuncu olarak da öne çıktığını gösteriyor” dedi.

Petrol dışı ihracat ve yeniden ihracattaki tarihi artışın gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi açısından önem taşıdığını belirten El-Buayn, ülkenin üç kıtayı birbirine bağlayan bir lojistik merkez olma yolunda ilerlediğini vurguladı. Ayrıca petrol dışı ihracatın ithalata oranındaki yükselişin, ekonominin dış ticarette petrole bağımlılığını kademeli olarak azalttığının olumlu bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Liman altyapısının önemi

Ticaret hukuku uzmanı ve danışman Dr. Usame bin Ganem el-Ubeydi ise Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı krizinin, Suudi Arabistan’ın limanlar, ulaşım ağları ve enerji altyapısına yaptığı yatırımların önemini ortaya koyduğunu söyledi.

El-Ubeydi’ye göre, uzun vadeli kalkınma projeleri olarak görülen bu yatırımlar, kriz dönemlerinde ekonomik istikrarı güçlendiren pratik araçlara dönüştü.

Gelecek dönemde ihracattaki bu artışın sürdürülebilir büyümeye dönüştürülmesi gerektiğini belirten El-Ubeydi, yerli üretim oranının artırılması ve Suudi ürünlerinin küresel rekabet gücünün yükseltilmesinin önemine dikkat çekti.

El-Ubeydi, ticaret fazlasının Suudi Arabistan’ın ulusal ihracatı artırma ve dünya pazarlarındaki varlığını genişletme politikasının doğruluğunu kanıtladığını, ekonominin yalnızca petrol gelirlerine bağımlı olmaktan uzaklaştığını ve bunun da “Vizyon 2030” hedefleriyle uyumlu şekilde gayrisafi yurt içi hasılaya olumlu katkı sağladığını ifade etti.

Böylece Nisan ayındaki ticari performans, ulaşım, lojistik ve enerji alanlarında yapılan stratejik yatırımların kriz zamanlarında gerçek bir güvence mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koydu. Ticaret fazlasındaki artış ve stratejik geçiş noktalarından geçen yük hacmindeki büyüme, Suudi dış ticaretinin yeni bir döneme girdiğini; ülkenin lojistik esnekliği, tedarik zincirlerini yönlendirme kapasitesi ve üç kıtayı birbirine bağlayan küresel bir ticaret merkezi olma hedefinde önemli ilerleme kaydettiğini gösterdi.


Suudi Arabistan gayrimenkul sektörü yeni bir yabancı yatırım dalgasına hazırlanıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi)
TT

Suudi Arabistan gayrimenkul sektörü yeni bir yabancı yatırım dalgasına hazırlanıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi)

Suudi Arabistan gayrimenkul piyasası, yabancıların mülk edinimine ilişkin uygulama yönetmeliğinin onaylanmasının ardından yeni bir yatırım dönemine girmeye hazırlanıyor. Sektörün yabancı sermaye açısından cazibesini artırması beklenen bu adımın; konut, ticaret ve konaklama projelerinde daha geniş fırsatların önünü açacağı öngörülüyor. Sektör temsilcileri, söz konusu hamlenin yatırımcı tabanını genişletmesini ve gayrimenkul sektörünü büyüyen Suudi ekonomisinin temel itici güçlerinden biri haline getirmesini bekliyor.

İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığında dün toplanan Bakanlar Kurulu, yabancıların gayrimenkul edinimine ilişkin uygulama yönetmeliğini onayladı. Kabine toplantısında ayrıca, Suudi vatandaşı olmayanların mülk edinebileceği coğrafi sınır ve bölgeler de belirlenerek kabul edildi.

Suudi Arabistan Belediye, Köy İşleri ve İskan Bakanı Macid el-Hukayl, Bakanlar Kurulu’nun uygulama yönetmeliği ile mülk edinme bölgelerini onaylamasının, Suudi gayrimenkul piyasasında yeni bir dönemin başlatılması adına önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Yabancıların mülk edinimine yönelik düzenlemenin piyasa hareketliliğine yansımaya başlamasıyla sektör yeni bir faza geçiyor. Uzmanlar, yeni yatırım akışının geliştiricileri arzı artırmaya teşvik edeceğini ve gayrimenkul projelerinin kalitesini yükselteceğini öngörüyor.

Önümüzdeki dönemin sadece talep artışıyla sınırlı kalmayacağını belirten uzmanlar, projeler arasında daha büyük bir rekabetin tetikleneceğini, bunun da piyasa verimliliğini artırarak arz, talep ve fiyatlar arasında daha güçlü bir denge kurulmasına katkı sağlayacağını değerlendiriyor.

Piyasayı canlandırmak

Gayrimenkul uzmanı Halid el-Caser Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu adımın Suudi Arabistan’daki gayrimenkul sistemine önemli bir ivme kazandıracağını belirtti. El-Caser, düzenlemenin katılımcı tabanını genişleterek ve mevcut fırsatları artırarak yatırım faaliyetlerini güçlendireceğini ve piyasa hareketliliğini canlandıracağını ifade etti.

Düzenlemenin ayrıca piyasaya daha fazla gayrimenkul arzı sağlanmasına katkıda bulunmasının beklendiğini aktaran el-Caser, bu durumun rekabetçiliği artıracağını, piyasa verimliliğini yükselteceğini, alıcılara daha geniş seçenekler ve daha dengeli fiyatlar sunacağını kaydetti.

El-Caser, bu girişimin özellikle Suudi Arabistan’ın tanıklık ettiği gelişmiş yasama ortamı ve reformlar ışığında Suudi gayrimenkul piyasasının yabancı yatırımcılar için cazibesini artıracağını vurguladı. El-Caser, bunun yabancı sermaye akışını destekleyeceğini ve gayrimenkul sektörünün Vizyon 2030 hedefleri kapsamındaki en vaat edici sektörlerden biri olarak konumunu güçlendireceğini sözlerine ekledi.

Sermayeyi çekmek

Ekonomist Ahmed eş-Şehri Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, yabancıların mülk edinimine ilişkin uygulama yönetmeliğinin onaylanmasının piyasada bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Eş-Şehri, bu adımın gayrimenkulü sınırlı dolaşıma sahip yerel bir varlık olmaktan çıkarıp, daha açık ve sermaye çekme kapasitesi yüksek bir yatırım sektörüne dönüştürerek önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini ifade etti.

cxvfvbf
Suudi Arabistan’daki konut birimleri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)

Adımın öneminin sadece mülk edinimine izin verilmesinde yatmadığını, aynı zamanda şu anda genişleme kaydeden Suudi ekonomisindeki uzun vadeli fırsatlara geliştirici ve yatırımcı çekmek için daha rekabetçi bir piyasa oluşturulmasında saklı olduğunu belirten eş-Şehri, düzenlemenin sektöre etkilerini değerlendirdi.

Eş-Şehri, bu durumun nitelikli gayrimenkul ürünlerine olan talebi artırarak konut, ticaret ve konaklama projelerinin cazibesini yükselteceğini, ayrıca krallıktaki yeni yatırımcı ve yerleşik grupların ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştiricileri daha fazla arz sağlamaya teşvik edeceğini öngördü. Eş-Şehri, bu doğrultuda en büyük etkinin doğrudan fiyat artışından ziyade, piyasa hacminin büyümesinde görülebileceğini ifade etti.

Fiyat dengesi

Sözlerine devam eden eş-Şehri, fiyatlar konusunda ilk aşamada yeni talebin oluşmasıyla en cazip lokasyonlarda fiyatların desteklenebileceğini, ancak orta vadede arz artışı ve geliştiriciler arasındaki yüksek rekabetin önemli bir denge unsuru olacağını belirtti. Eş-Şehri, sağlıklı bir gayrimenkul sektörünün sürekli fiyat artışıyla değil, piyasanın arz ve talep dengesini kurabilme yeteneğiyle inşa edildiğini ifade etti.

Eş-Şehri, bu adımın sektörü ‘ürün kıtlığı ve yüksek değer’ evresinden ‘ürün kalitesi ve piyasa rekabetçiliği’ evresine taşıyabileceğini aktardı. Bu süreçte konum, hizmet ve tasarım açısından en seçkin projelerin yatırım çekmede en yüksek kapasiteye sahip olacağını, daha düşük kalitedeki ürünlerin ise değerlerini korumakta daha büyük baskılarla karşılaşabileceğini dile getirdi.

Yabancıların mülk edinimine ilişkin düzenleme 22 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmişti. Söz konusu proje; yabancı bireyler, şirketler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların mülk edinme prosedürlerini ele alan 15 maddeden oluşuyor.


Riyad’da Yaşam Kalitesi'ne uyum sağlayan akıllı uygulamalar ve akıllı daireler

Riyad'ın merkezindeki yerel pazarda alışveriş yapan iki kadın (AFP)
Riyad'ın merkezindeki yerel pazarda alışveriş yapan iki kadın (AFP)
TT

Riyad’da Yaşam Kalitesi'ne uyum sağlayan akıllı uygulamalar ve akıllı daireler

Riyad'ın merkezindeki yerel pazarda alışveriş yapan iki kadın (AFP)
Riyad'ın merkezindeki yerel pazarda alışveriş yapan iki kadın (AFP)

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da ev aramak, uzun süre boyunca adeta bir mayın tarlasında yürümeye benziyor; verimsiz kullanılan alanlara sahip villalar için astronomik fiyatlar, yüksek bakım masrafları, "ilişkiler ve tahminler" üzerine kurulu bir piyasa ve net bir denetim mekanizmasının eksikliği dikkat çekiyordu.

Bugün ise ev arayan bir kişinin, akıllı telefonundan özel platform ve uygulamalara girerek kriterlerine uygun konutu bulması ve tüm işlemleri tek bir tıkla tamamlaması yeterli oluyor. Yeni nesil konut siteleri ve akıllı daireler artık sadece "dört duvar ve bir çatı" sunmuyor; kendi kendine yeten, yaşam kalitesini yukarı taşıyan birer "mikro şehre" dönüşüyor.

Bu yeni konut anlayışı, yerli halk ile farklı kültürlerden gelen yabancıların ortaklaşa kullandığı parklar, spor sahaları ve sosyal alanlar etrafında şekillenen yeni bir toplumsal model inşa ediyor. Bu yapısal ve yasal dönüşümden, bağımsız olarak çalışıp kendi ayakları üzerinde durma imkânına kavuşan genç ve bekar kadınlar da en güvenli şekilde faydalanıyor.

Suudi Arabistan emlak piyasasının henüz tam bir denge noktasına ulaşmadığı ve talebin arzdan daha güçlü kalmaya devam ettiği bir gerçek. Ancak devreye giren yeni yasal düzenlemeler, organize konut arzındaki artış ve destekli finansman (kredi) araçlarının çeşitlenmesi, çok daha sürdürülebilir ve dengeli bir geleceğe işaret ediyor.