Apple, dijital dönüşüm planında Suudi Arabistan’ı desteklemeye kararlı

Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare, Şarku’l Avsat’a konuştu: Bölgedeki kadınlar için uygulama ekonomisi fırsatları yaratacağız

Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare (Şarku’l Avsat)
Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare (Şarku’l Avsat)
TT

Apple, dijital dönüşüm planında Suudi Arabistan’ı desteklemeye kararlı

Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare (Şarku’l Avsat)
Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın birkaç yıl önce, Suudi Arabistan’da uygulamalar geliştirilmesi ve tüm öğrenciler için yaratıcı bir eğitim müfredatının geliştirilmesini teşvik eden, sınıf ortamında Arapça eğitim içeriğinin zenginleştirilmesi gibi bir dizi proje aracılığıyla ortaklığın yönlerini görüşmek üzere Apple’ın San Francisco’da bulunan Silikon Vadisi'ndeki genel merkezine yaptığı ziyaret sırasındaki iş fırsatları arayışı, Suudi Arabistanlı yetenekli gençlerin Apple'ın genel merkezinde eğitim almalarını sağladı.
Apple, Suudi Arabistan 2030 Vizyonu çerçevesindeki birçok projeyi 2030 yılına kadar gerçekleştirmek için dijital dönüşüm sürecine katkıda bulunacak ve bu süreci hızlandıracak 100'den fazla uygulama ürettikleri Riyad'daki Prenses Nura Bint Abdurrahman Üniversitesi’nde açılan Apple Akademisi'nden 100'den fazla genç kadını mezun ederek Apple Global Geliştirici Pazarlama Kıdemli Direktörü Esther Hare’in ifadesiyle ortaklığın meyvelerinin toplanmasını kutluyor.
Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Apple'ın dijital dönüşüm planında Suudi Arabistan'a yardım edeceğine dair söz verdiğini hatırlatan Hare, Suudi Arabistan’ın büyüyen bir iOS geliştirici topluluğuna sahip olduğunu belirtti. Yeni nesil uygulama geliştiricilerini, onları uygulama ekonomisindeki işlere hazırlamak için araçlar ve eğitimlerle desteklemeye vurgu yapan Hare,  Apple'ın bölgedeki kadınlara uygulama ekonomisi için yeni iş fırsatları sağlamak amacıyla Riyad'daki ilk kadın akademisini hayata geçirmekten gurur duyduğunun altını çizdi.

Suudi Arabistan’ın seçilmesi
Apple’ın Suudi Arabistan'ı Apple Akademisi için bölgesel bir merkez olarak seçilmesine değinen Hare, Suudi Arabistan’ın Ortadoğu'daki en büyük ülke olduğunu ve bu ülkede meydana gelen heyecan verici değişikliklerle ilgili muazzam fırsatların onu bu tür projelerin merkezi haline getirdiğini söyledi. Apple'ın çeşitliliğe ve kapsayıcılığa odaklandığını belirten Hare, şirketin uygulama ekosistemini mümkün olduğunca çok kişiye sunarak, geliştirici çeşitliliğini genişletmek ve iPhone ve şirketin diğer platformları için uygulamalar geliştirmek istediğini kaydetti.
Apple Akademi’nin de bünyesinde yer aldığı Prenses Nura Bint Abdurrahman Üniversitesi’nin sadece Ortadoğu’nun değil, dünyanın en büyük kadın üniversitesi olduğunun altını çizen Hare, “Onlar çok başarılı ortaklar, burada ortak olmaktan heyecan duyduk, muazzam bir destek söz konusu. Şu an eğitime büyük bir ilgi gösteriliyor. Üniversitede kaç kişinin olduğundan, enerjisinden, güzel binasından, bugünü mümkün kılan her şeyden ve mezunların gerçek bir programdan geçtiğinden bahsediyoruz. Bu gerçekten heyecan verici” ifadelerini kullandı.
Hare, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Suudi Arabistan, ülkede yakında gerçekleşecek değişikliklere duyduğumuz heyecanla birlikte dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında 19. sırada yer alıyor. Bu, devasa yatırım fırsatları anlamına geliyor. Apple adına, burada yapılan işlere gerçekten bağlıyız. Suudi kadınların Apple Akademisi'nden mezun olduğunu görmek bizi heyecanlandırıyor. Çünkü yaptıkları iş ve bunda başarılı olmaları açısından bir sonraki büyük fırsatı temsil ediyorlar. Zaten somut aktarılabilir becerilere sahip oldukları ve iş gücü alanına katılmaya hazır oldukları için Apple Akademi aracılığıyla işe alınmaya hazır bir kadronun yeteneklerinden ve bunun verdiği heyecandan bahsediyoruz. Sonunda harika bir hediyeye sahip oldular. Çünkü sadece kodlamayı öğrenmekle kalmadılar, nasıl işbirliği yapabileceklerini ve ülkeye nasıl önemli kazanımlar sağlayabileceklerini de öğreniyorlar.”

Topluluğun geliştirdiği uygulamalar
Herkesin uygulamalara ihtiyacı olduğunu vurgulayan Hare, “Apple'ın deposu, herkesin girebileceği, kendi dillerinde uygulamalar edinebileceği, yerelleştirilme konusundaki sorunlarla başa çıkabileceği canlı bir pazar yeri olacak şekilde oluşturulmalı. Bunun için gerçek dünyada, sorunları çözmek için bölgede bulunan, sorunun ne olduğunu anlayan geliştiricilere ihtiyaç var” diye konuştu.
Hare, şunları söyledi:
“Elbette kişisel olarak bir Suudi için asla bir uygulama geliştiremeyeceğim, çünkü hem ne gibi sorunlarla karşılaştıklarını hem de Arapça bilmiyorum. Bu da herkese göre uygulamalar geliştirmek için dünyanın dört bir yanından geliştiricilere ne kadar ihtiyacımız olduğunu gösteriyor. Bu da platformun başarısı.”
Hare'ye göre Apple Akademi’nin başarısına yardımcı olacak faktörler arasında enerji ve insan gücü geliyor. Mezunların yaptıkları iş ve üstlendikleri dönüşüm konusunda istekli olduklarını belirten Hare, buna çok bağlı olduklarına dair gerçek bir his olduğunu vurguladı. Bu değişimin gerçekleşmesiyle ilgili enerjinin, tutkunun ve heyecanın hissedildiği bu tür öğrenme ortamlarını görmenin heyecan verici olduğunu söyleyen Hare, “Apple'ın yaklaşımını ve dünyanın dört bir yanındaki geliştirici akademileri için şirket tarafından oluşturulan modelini motive olmuş eğitimciler ve öğrencilerle birleştirerek, güçlü bir iş başarısı sağladı” dedi.
Hare, Apple Akademi'nin dijital dönüşüm planında Suudi Arabistan'a yardım etmeye ne gibi katkısı olabileceğiyle ilgili olarak ise şunları söyledi:
“Apple Akademi’nin bulunduğu Suudi Arabistan'ın, gelişmekte olan iOS uygulama ekonomisinde iş bulmak ve iş olanakları yaratmak isteyen girişimciler, geliştiriciler ve tasarımcılar için araçlar ve eğitimler sağlamak üzere tasarlanan iddialı programına bağlıyız. Bu programı toplumları canlandırmak ve dünyanın dört bir yanındaki gençlere iş fırsatları sağlamak için tasarladık. Buradaki mezunların çoğu, kariyerlerine iOS geliştiricileri, UX tasarımcıları, proje yöneticileri ve daha birçok branşta başladılar ve harika işler yaptılar. Programı genişlettikçe, dünya standartlarında öğrenim fırsatlarıyla her yıl 600'den fazla kadına ulaşmayı umuyoruz.”

Dijital dönüşüm
Dijital dönüşümün, yeni araçlar, fikirler ve becerilerle dolu yeni bir işgücü alanı oluşturacağına inanan Hare, Apple Akademi’nin 10 aylık bir süre zarfında, hızlı bir şekilde, kurulduğunu, ancak akademiden mezun olan kadınların, doğrudan sektöre girmeye, fark yaratmaya ve dönüştürmeye tamamen hazır olduğunu belirtti.
Suudi Arabistan’ın bu dijital dönüşümün bir parçası olmak için işgücüne katılmaya ve kendi işini kurmaya hazır, gerçekten heyecanlı ve yetenekli kadınlarla dolacağını kaydeden Hare, “Bu yüzden Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 hedefine ulaşmasına nasıl yardımcı olacaklarını sadece hayal edebilirsiniz” ifadelerini kullandı.
Şirketin, kadın mezunları aracılığıyla makine öğrenimi ve artırılmış gerçeklik becerilerine sahip en akıllı insanlar için stratejik bir ortam yarattığını söyleyen Hare, “Mezun olanların farklı geçmişlere sahip olduklarını görmek çok heyecan verici. Bazıları finans, hukuk, sanat, bazıları ise tıp ve sağlık alanlarında geçmişe sahipler” şeklinde konuştu.

100 mezun
Bu mezunların doğrudan iş piyasasına girmeye hazır olduklarını ifade eden Hare, “Suudi Arabistan’daki teknoloji endüstrisinin geleceğini temsil eden 100 genç kadınla tanıştım. Bunun yanında Suudi Arabistan’ın uygulama geliştirici topluluğu her yıl büyüyecek. Bunun sadece büyük bir büyümeden ibaret olmayacağına, aynı zamanda bu bölgeden doğan muazzam bir yetenek olacağına eminim” yorumunda bulundu.
Apple Akademi’de verilen derslere değinen Hare, “Apple Akademi mezunları, kodlamayı ve iOS uygulamalarını geliştirmek için Swift'i kullanmayı öğrenirken, pazarlama, işletme ve işbirliği becerileri, işletme yönetme, karar verme, girişimcilik ve kodlama kullanıcı arayüzü ortamında olmayı öğreniyorlar” dedi.
Hare, röportajın sonunda şunları söyledi:
“Sonuçları görmeye başlamamız biraz zaman alabilir, ama bence 5 yıl sonra bambaşka bir dünya olacak. Çünkü bu mezunlar kendi alanlarında çalışacaklar. Öğrendikleri becerileri alıp yaşadıkları her yerde paylaşacaklar. Kendi işlerini kurarak ekonomiye katkıda bulunacaklar.”
Riyad'daki Riyad'daki Prenses Nura Bint Abdurrahman Üniversitesi’nde açılan Apple Akademisi'nin programcılara ve girişimcilere adanmış ilk uluslararası akademi olduğunu ve bölgedeki kadınları güçlendirmek ve onları kariyer gelişiminde desteklemek için tasarlandığını vurgulayan Hare, Apple'ın ABD, Güney Kore, Brezilya, Endonezya ve İtalya’da geliştiriciler için açtığı akademilerin de olduğunu belirtti. Hare, “Dünyanın dört bir yanındaki akademik programlarımıza bakıldığında mezunların Apple Akademi'den birden fazla iş fırsatı ile ayrıldıklarını görebiliriz” ifadelerini kullandı.



Mekke Anlaşması ülkelerinin genelkurmay başkanları güvenlik durumunu ve tehditleri görüştü

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantıda (Reuters)
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantıda (Reuters)
TT

Mekke Anlaşması ülkelerinin genelkurmay başkanları güvenlik durumunu ve tehditleri görüştü

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantıda (Reuters)
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantıda (Reuters)

Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na taraf ülkelerin genelkurmay başkanları, cuma günü Suudi Arabistan'ın karşı karşıya olduğu güvenlik durumu ve tehditleri ele aldı. Genelkurmay başkanları, vatandaşların ve ülkede yaşayanların güvenliğinin sağlanması ve ülkenin korunması amacıyla Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'nin teyakkuz ve profesyonelliğini takdir etti.

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, Riyad'daki toplantılarında Mekke-i Mükerreme'yi ve Suudi Arabistan'ın sivil ve ekonomik altyapısını hedef alan saldırıları şiddetle kınadı.

Toplantıya katılanlar, üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, istihbarat paylaşımının geliştirilmesi, askeri koordinasyonun artırılması ve kapasite entegrasyonunun sağlanması yollarını görüştü. Bu adımların ortak caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağı belirtildi.

scdfgt
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları, cuma günü Riyad'daki toplantı sırasında (Reuters)

Katılımcılar, Riyad'daki toplantının üç ülke arasındaki savunma ortaklığının gücünü ortaya koyduğunu belirterek Mekke Anlaşması kapsamında üstlenilen yükümlülüklerin etkin askeri iş birliğine dönüştürülmesi için derhal harekete geçme yönündeki ortak kararlılıklarını vurguladı.

Üç ülke, ortak savunmaya bağlılıklarını yineleyerek Suudi Arabistan'ın güvenliği, egemenliği ve toprak bütünlüğünü savunma konusundaki kararlılıklarını ortaya koydu. Ülkeler ayrıca halkları ve silahlı kuvvetleri arasındaki köklü ilişkiler ile karşılıklı güvene vurgu yaptı.


Erdoğan: Mekke Anlaşması bölge sorunlarına çözüm için güçlü bir adım

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan: Mekke Anlaşması bölge sorunlarına çözüm için güçlü bir adım

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nı bölge sorunlarına içeriden çözüm bulma yolunda doğru yönde atılmış güçlü bir adım olarak nitelendirdi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise anlaşmanın yeni yasama yılının 1 Ekim'de başlamasının ardından Meclis'e sunularak görüşülmesini ve onaylanmasını beklediğini söyledi.

Bu arada Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyad bin Hamid er-Ruveyli ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir ile Riyad'da düzenlenecek acil toplantıya katılacağını açıkladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da cuma günü yaptığı açıklamada üç ülkenin genelkurmay başkanlarının, Mekke Ortak Savunma Anlaşması uyarınca Suudi Arabistan'a nasıl destek verilebileceğini görüşmek üzere acil bir toplantı düzenleyeceğini bildirdi. Anlaşma, taraflardan herhangi birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış bir saldırı olarak kabul edilmesini öngörüyor.

New York'taki görüşmeler

Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dışişleri bakanları perşembe günü New York'ta, genelkurmay başkanlarının düzenleyeceği acil toplantıya ilişkin hazırlıkları ele aldı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre görüşmede, Mekke Ortak Savunma Anlaşması uyarınca Suudi Arabistan'a destek sağlanmasının yolları ve taraflardan herhangi birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış bir saldırı sayılması hükmü ele alındı.

hy
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, perşembe günü New York'ta Pakistanlı ve Türk mevkidaşlarıyla “Mekke Anlaşması” kapsamında genelkurmay başkanlarının düzenleyeceği acil toplantının hazırlıklarını görüştü (Türkiye Dışişleri Bakanlığı - X)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. oturumunun New York'taki çalışmaları kapsamında Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la bir araya geldi.

Üç bakan, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi ve Suudi Arabistan'daki sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan saldırılarını en sert ifadelerle kınadı. Bakanlar ayrıca Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'nin teyakkuzunu ve ülkenin güvenliğini savunma kapasitesini takdir etti.

Bakanlar, Suudi Arabistan'ın BM Şartı'nın 51. maddesi uyarınca güvenliğini savunmak için uygun gördüğü önlemleri alma hakkını teyit etti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı kaynakları, toplantıda ayrıca anlaşma kapsamında yürütülecek iş birliğinin kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla sürdürülen teknik müzakerelerin son aşamasının ele alındığını bildirdi.

Anlaşma, 7 Ağustos'ta Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanmıştı. Anlaşma, bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik, barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesini ve bölgede artan istikrarsızlık karşısında ortak caydırıcılık kapasitesinin artırılmasını amaçlıyor.

Anlaşmaya göre taraf ülkelerden herhangi birine yönelik saldırı, tüm taraflara yönelik saldırı kabul ediliyor.

vfgh
Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Siyasi ve Savunma Stratejik Komitesi'nin 31 Ağustos'ta İstanbul'da düzenlenen ilk toplantısından bir kare (AFP)

Kaynaklara göre bakanlar ayrıca anlaşma kapsamında oluşturulan Siyasi ve Savunma Stratejik Komitesi'nin gelecek toplantısına ilişkin hazırlıkları görüştü. Dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının katılımıyla komitenin ilk toplantısı 31 Ağustos'ta İstanbul'da yapılmıştı. Toplantıda Riyad'da bir genel sekreterlik kurulması ve bu görevin üç yıl süreyle Pakistan tarafından yürütülmesi kararlaştırılmıştı.

Erdoğan: Kardeşlerimize güveniyoruz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarına katılmasının ardından perşembe akşamı New York'tan dönüşünde Türk gazetecilere yaptığı açıklamada, Mekke Anlaşması’nı doğru yönde atılmış güçlü bir adım olarak nitelendirdi.

Erdoğan, coğrafi açıdan zorlu bir bölgede böylesine önemli bir girişim başlatıldığında bazı zorluklarla karşılaşılmasının şaşırtıcı olmadığını söyledi. Yeni bir fikir veya irade ortaya çıktığında bunu kabul etmeyenlerin bulunmasının doğal olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin provokasyonlara sürüklenmemek veya tuzaklara düşmemek için yeterli deneyime sahip olduğunu ifade etti.

fgthyj
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, üç ülkenin anlaşmanın kurumsal yapılanmasını tamamlamak üzere yollarına daha güçlü şekilde devam edeceğinden şüphesi olmadığını belirtti. Anlaşmayla bölge sorunlarına içeriden çözüm bulunmasını sağlayacak bir zemin oluşturulduğunu ifade eden Erdoğan, dışarıdan gelerek bölge için güvenlik reçeteleri yazanların çoğu zaman geride daha fazla istikrarsızlık bıraktığının görüldüğünü söyledi.

Bu kapsamda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da Mekke Anlaşması’nın henüz onay için Meclis'e sunulmadığını ve TBMM'nin yaz tatilinin ardından 1 Ekim'de çalışmalarına başlamasıyla birlikte anlaşmanın gündeme getirilmesini beklediğini söyledi.

cdfvghyj
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş (TBMM'nin X hesabı)

Kurtulmuş cuma günü yaptığı açıklamada, Mekke Anlaşması’nın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını, temel amacının devam eden çatışmalar ve İsrail'in “düşmanca politikaları” karşısında bölge ülkelerinin güvenliğini sağlamak olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, “Anlaşma İran'a karşı değil ve böyle de olmamalı. Aksine bunun İslam dünyasını kapsayan daha geniş bir anlaşmaya dönüşmesini umuyoruz. İran da buna katılabilir. Ayrıca bölgedeki diğer ülkelerin katılımıyla anlaşmanın daha da güçlenmesini umuyoruz” dedi.


Suudi Arabistan Müftüsü: Husiler, inancı ve yöntemi bozuk bir kötülük çetesidir

Suudi Arabistan Başmüftüsü Şeyh Dr. Salih el-Fevzan (SPA)
Suudi Arabistan Başmüftüsü Şeyh Dr. Salih el-Fevzan (SPA)
TT

Suudi Arabistan Müftüsü: Husiler, inancı ve yöntemi bozuk bir kötülük çetesidir

Suudi Arabistan Başmüftüsü Şeyh Dr. Salih el-Fevzan (SPA)
Suudi Arabistan Başmüftüsü Şeyh Dr. Salih el-Fevzan (SPA)

Suudi Arabistan Başmüftüsü Şeyh Dr. Salih el-Fevzan, Husileri “kötülük çetesi ve düşmanların maşası” olarak nitelendirerek, grubun “inanç ve yöntem bakımından bozgunculuk üzerine kurulduğunu, kendi yöneticilerine karşı ayaklandığını ve uzun yıllar boyunca art arda yaşanan fitneler sonucunda ülkeyi ve halkı bölüp parçaladığını” belirtti.

Fevzan, nöbet tutan güçlere ve koalisyon güçlerine hitaben yayımladığı açıklamada, onları “Hz. Peygamber’in sahabelerini tekfir eden, Müslümanların kanlarını helal sayan ve camilerini yıkıp tahrip eden bu sapkın fırka ve bozuk gruba karşı tek saf halinde durmaya” çağırdı. Fevzan ayrıca, “Allah sizin yardımcınız ve destekçinizdir; O’na tevekkül edin” dedi.

Fevzan, “Allah bize bu dosdoğru dini (İslam’ı), bu bereketli ülkede birlik ve beraberliği, yöneticilerimizin etrafında tek saf olmayı lütfetti” ifadelerini kullandı. Suudi Arabistan’ın en büyük nimetlerinden birinin ülkenin Allah’ın Kitabı ve Resulü’nün sünneti üzerine kurulması ve iki kutsal mescide hizmet etme şerefine nail olması olduğunu belirten Fevzan, bu kutsal mekânlara, Raşid Halifeler döneminden beri benzeri görülmemiş bir hizmet ve bakım sunulduğunu söyledi.

Suudi Arabistan’ın bu büyük yapısının korunmasını, sınırlarında nöbet tutulmasını, ülkeye yönelik saldırıların püskürtülmesini ve topraklarının bir karışına dahi zarar vermek isteyen herkesin cezalandırılmasını “en büyük görevlerden ve en faziletli ibadetlerden biri” olarak nitelendiren Fevzan, Müslümanların kutsal mekânlarını barındıran bu ülkede İslam’ın büyük ibadetlerinden hac ve umrenin gerçekleştirildiğine dikkat çekti.

Başmüftü, sınırda nöbet tutanların büyük fazilet ve sevaplara sahip olduğunu belirterek, “Görevi yerine getirmek için her zaman hazır olmanız, yöneticilerinize ve sahadaki komutanlarınıza itaat etmeniz ve emirleri eksiksiz biçimde yerine getirmeniz gerekir. Allah, Peygamberinin sahabelerine de böyle emretmiştir” dedi. Fevzan, “Siz de Peygamberinin sahabelerinin izinden gidiyorsunuz; Müslümanların kutsal mekânlarını savunuyor ve tevhid sancağını yükseltiyorsunuz” ifadelerini kullandı. Ayrıca güçlere sabır, sebat ve sınır nöbetini sürdürme çağrısında bulundu.

Fevzan, koalisyon güçlerinin “önemli bir cephede ve şerefli, yüce bir görev başında” olduğunu belirterek, “Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; saflarınızı birleştirin, aranızda uyum içinde hareket edin ve söz birliği edin. Müslümanlara karşı düşmanlık eden, ülkede bozgunculuk çıkaran, yöneticilerine karşı ayaklanan ve Müslümanların kutsal mekânlarına kötülük yapmak isteyen bir düşmanla, yani Husilerle, savaştığınızı bilin. Ancak Allah onları gözetlemektedir” dedi.

Başmüftü, “Yemen’de meşru yönetimin idaresi altında güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesinin en zorunlu görevlerden biri olduğunu” vurguladı. Bunun, Yemenlilerin güven ve huzur içinde, refah ve istikrar içerisinde yaşaması ve ülkelerinin İslam dünyasındaki diğer ülkelerle birlikte kalkınma, gelişme ve toplumsal bütünlük yolunda ilerlemesi için gerekli olduğunu belirtti.

Fevzan, açıklamasının sonunda Allah’tan Suudi Arabistan ve Yemen’i her türlü kötülükten korumasını, sınırda nöbet tutan güçlere yardım etmesini ve Husilerin, onlara yardım eden ve destekleyenlerin kökünü kurutmasını diledi.