ABD, İran’ın nükleer anlaşmayı canlandırma konusundaki tepkisini değerlendirmek için zaman sınırı çizmedi

ABD, İran’ın nükleer anlaşmayı canlandırma konusundaki tepkisini değerlendirmek için zaman sınırı çizmedi
TT

ABD, İran’ın nükleer anlaşmayı canlandırma konusundaki tepkisini değerlendirmek için zaman sınırı çizmedi

ABD, İran’ın nükleer anlaşmayı canlandırma konusundaki tepkisini değerlendirmek için zaman sınırı çizmedi

ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Tahran'ın Washington'u esneklik göstermeye çağırmasının ardından, İran'ın 2015 nükleer anlaşmasını kurtarmak için nihai taslağa tepkisini değerlendirmek için Washington ve Avrupa Birliği (AB) arasında müzakerelerin sürdüğünü belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ned Price dün akşam yaptığı açıklamada,  “ABD, İran'ın yanıtını Avrupa Birliği aracılığıyla aldı. Bunu inceliyoruz AB ile Avrupalı müttefiklerimizle istişare ediyoruz. Yorumlarımızı özel olarak AB’ye ilettik” ifadelerini kullandı. Yetkili ayrıca, değerlendirmenin zaman alacağını söyleyerek, yanıt için zaman çerçevesi belirtmeyi reddetti.
Price, bunun İranlıların amaçlarının ciddiyetini gösterdikleri son aşama olması gerektiğini belirterek, 2021 baharında bu sürecin başlamasıyla birlikte Ortak Kapsamlı Eylem Planı’na (JCPOA) uyum konusunda karşılıklı dönüş sağladıklarını ve bunların basit meseleler olmadığına vurgu yaptı.
Sözcü, “Bu anlaşma temelde Mart ayından beri masada. JCPOA uyumluluğuna karşılıklı dönüş konusunda nihai bir anlaşmanın nasıl görüneceğini biliyoruz. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile ana noktalar üzerinde anlaşıyoruz. 16 ila 17 ay boyunca müzakere edilebilecek her şeyi müzakere ettik” dedi.
Price, Tahran ile Washington arasındaki dolaylı görüşmelerde ‘arabulucu’ olarak topu Avrupa Birliği'nin sahasına attı.
Price, İran tarafından gündeme getirilen herhangi bir öneriyi veya sorunu tartışmayı reddederek “İranlılar, bu müzakerenin yalnızca tek bir şey hakkında olduğunu, yalnızca İran'ın nükleer programına odaklanan nükleer anlaşma ve İran'ın yapmasına izin verilen şey olduğunu açıkça duydular” dedi.
ABD yönetiminin İran'ın eklediği taleplere rağmen anlaşmanın yapılabileceği konusundaki iyimserliği veya karamsarlığının boyutuyla ilgili bir soruya ise Price, "İyimser ya da kötümser bir bakış açısıyla işlem yapmıyoruz, çünkü bu en büyük dış politikadır. Başkan bu konuda netti” yanıtını verdi.
Price, "Anlaşma, ABD ulusal güvenliğinin çıkarına olmayacağı bir noktaya geldiğinde sona erecek" dedi.
ABD ile İran arasında 16 ay aralıklı ve dolaylı görüşmelerin ardından, üst düzey bir AB yetkilisi 8 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, AB’nin İran’a nihai bir anlaşma metni sunduğunu ve birkaç hafta içinde Tahran’dan yanıt beklediklerini ifade etti.
İran teklife Pazartesi günü geç saatlerde yanıt verdi, ancak ne Tahran, ne de Avrupa Birliği yanıtın içeriği hakkında herhangi bir ayrıntı vermedi.
İran Dışişleri Bakanı Emir Abdullahiyan, ABD’yi kalan üç sorunu çözmek için esneklik göstermeye çağırdı ve Tahran’ın yanıtının nihai kabul veya reddetme olmayacağını belirtti.
Reuters haber ajansına konuşan diplomat ve yetkililer, Tahran ve Washington’ın AB’den gelen nihai anlaşma metnini kabul etmemesinin pek olası olmadığını, çünkü bunun anlaşmayı yeniden canlandırmak her iki tarafın da çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı.
Nükleer müzakerelerdeki başarısızlık, yeni bir bölgesel savaşın patlak vermesi riskini taşıdığından, önemli riskler taşıyor.
İran, nükleer anlaşmanın başarısız olması durumunda İsrail’in herhangi bir saldırısına sert bir yanıt vereceği konusunda uyardı.
ABD eski Başkanı Donald Trump, göreve başlamadan önce imzalanan nükleer anlaşmanın İran’a tavizler verdiğini söyleyerek, 2018’de anlaşmadan çekildi ve sert ABD yaptırımlarını yeniden dayattı.
Bu, İran’ın uranyum zenginleştirme kısıtlamalarını ihlal etmeye başlamasına neden oldu.



İran, olası bir saldırıya karşı İsrail’i ve ABD üslerini hedef almakla tehdit etti

İran’ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolardan bir kare  (Reuters)
İran’ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolardan bir kare  (Reuters)
TT

İran, olası bir saldırıya karşı İsrail’i ve ABD üslerini hedef almakla tehdit etti

İran’ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolardan bir kare  (Reuters)
İran’ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolardan bir kare  (Reuters)

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, bugün (Pazar) ABD Başkanı Donald Trump’ı uyararak, İran’a yönelik herhangi bir saldırıya İsrail’i ve bölgedeki ABD askeri üslerini “meşru hedefler” olarak vurarak karşılık vereceklerini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre bu uyarı, İran Parlamentosu’nun ülkede devam eden protestoları görüşmek üzere bugün kapalı oturumda toplanmasının ardından geldi. Oturum sırasında milletvekilleri, genel kurul salonunda “Amerika’ya ölüm!” sloganları atarak hükümet yanlısı tezahüratlarda bulundu.

Rehberlik rejimine yakın isimlerin çoğunlukta olduğu parlamentodaki bu tablo, yüksek enflasyonun tetiklediği ve iki haftadır süren gösterileri kontrol altına almakta zorlanan İran hükümetinin baskı altında olduğu bir dönemde yaşandı.

Galibaf, “Sürdürülebilir güvenlik, ekonomik istikrarın temel şartıdır. İran’a karşı savaş çıkaranlar, halkın geçimini hedef almış olur” dedi.

İran yönetiminin protesto ve itiraz hakkını tanıdığını söyleyen Galibaf, buna karşın “terörizm ve DEAŞ unsurlarıyla mücadele edeceklerini” vurguladı. Galibaf, önümüzdeki günlerde güvenliğin yeniden tesis edileceğini, dün ise ülkede “terörist savaşta gerileme” yaşandığını savundu. Bu ifadelerle, geçen ayın sonlarından bu yana ülkeyi sarsan olaylara atıfta bulundu.

Son protesto dalgasının üçüncü haftasına girilirken, İran makamları güvenlik ve yargı alanındaki uyarıların dozunu yükseltti. Tahran ve diğer kentlerde gösteriler sürerken, uluslararası tepkiler de ABD’den gelen uyarılar ile Avrupa’dan gelen kınamalar arasında çeşitlendi.

İran Devrim Muhafızları, cumartesi günü yaptığı açıklamada, güvenliğin korunmasının “kırmızı çizgi” olduğunu vurguladı. Ordu ise kamu mallarını koruma sözü verdi. Bu açıklamalar, yetkililerin son yılların en geniş çaplı protestolarını bastırmaya yönelik çabalarını artırdığı bir dönemde geldi.

Söz konusu mesajlar, ABD Başkanı Donald Trump’ın cuma günü İran liderliğine yönelik yeni bir uyarıda bulunarak ABD’nin müdahale edebileceğini ima etmesinin, ardından ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun cumartesi günü “ABD, cesur İran halkını desteklemektedir” açıklamasını yapmasının sonrasında geldi.

İran genelinde son iki haftada yaygınlaşan protestolar, başlangıçta yüksek enflasyona karşı ekonomik taleplerle ortaya çıktı; ancak kısa sürede yönetim sisteminin sona erdirilmesini isteyen siyasi taleplere dönüştü. İran makamları ise olayların arkasında ABD ve İsrail’in bulunduğunu öne sürerek, yaşananları “isyan” olarak nitelendiriyor. Buna karşılık, insan hakları grupları onlarca göstericinin hayatını kaybettiğini belgeliyor.

İran medyası, pazar günü protestolarla bağlantılı can kaybının 116’ya yükseldiğini duyurdu. İnternet kesintilerini izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks ise ülkede 60 saati aşkın süredir internetin büyük ölçüde kesik olduğunu bildirdi.

NetBlocks, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bu sansür uygulaması, ülkenin geleceği açısından kritik bir anda İranlıların güvenliği ve yaşam kalitesi için doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.

Söz konusu protestolar, zorlayıcı ekonomik koşullar ve geçen yıl İsrail ile yaşanan savaşın ardından, İran yönetiminin en az üç yıldır karşılaştığı en büyük iç meydan okuma olarak değerlendiriliyor.


Kaynaklar: Netanyahu ile Rubio, ABD’nin İran’a müdahale ihtimalini görüştü

Tahran’da hükümet karşıtı protestolardan bir kare (Reuters)
Tahran’da hükümet karşıtı protestolardan bir kare (Reuters)
TT

Kaynaklar: Netanyahu ile Rubio, ABD’nin İran’a müdahale ihtimalini görüştü

Tahran’da hükümet karşıtı protestolardan bir kare (Reuters)
Tahran’da hükümet karşıtı protestolardan bir kare (Reuters)

İsrailli kaynaklar, Reuters’a yaptıkları açıklamada, İran’da son yılların en büyük hükümet karşıtı protestolarının yaşandığı bir dönemde, ABD’nin olası bir müdahalesine karşı İsrail’in en üst düzey alarma geçtiğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, son günlerde defalarca müdahale tehdidinde bulunmuş, İran yönetimini göstericilere karşı güç kullanmaması konusunda uyarmıştı. Trump, dün (Cumartesi) yaptığı açıklamada, ABD’nin “yardım etmeye hazır olduğunu” ifade etti.

Hafta sonu güvenlik istişarelerine katılan kaynaklar, İsrail’in alarm seviyesini en üst düzeye çıkarmasının pratikte ne anlama geldiğine dair sorulara cevap vermedi.

İsrail ile İran, Haziran ayında 12 gün süren bir savaşa girmişti.

İsminin açıklanmasını istemeyen İsrailli bir kaynak dün (Cumartesi) yapılan bir telefon görüşmesinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, ABD’nin İran’a müdahale ihtimalini ele aldığının belirtti. Bir ABD’li yetkili, Rubio ile Netanyahu’nun görüştüğünü doğruladı; ancak görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi paylaşmadı.

İsrail’den, protestoların ülkeyi sardığı bir dönemde İran’a müdahale etme niyetine işaret eden bir açıklama gelmedi. Buna karşın, İran’ın nükleer ve füze programlarına yönelik endişeler nedeniyle iki ülke arasındaki gerilim devam ediyor. Cuma günü yayımlanan The Economist dergisine verdiği röportajda Netanyahu, İran’ın İsrail’e saldırması halinde ağır sonuçlarla karşılaşacağını söyledi. Protestolara atıfla ise, “Diğer tüm konularda, İran’ın içindeki gelişmelerin nasıl seyredeceğini görmemiz gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.


ABD'nin Mississippi eyaletinde altı kişi silahla vurularak öldürüldü; yetkililer şüpheliyi gözaltına aldı

ABD polisi (Arşiv- Reuters)
ABD polisi (Arşiv- Reuters)
TT

ABD'nin Mississippi eyaletinde altı kişi silahla vurularak öldürüldü; yetkililer şüpheliyi gözaltına aldı

ABD polisi (Arşiv- Reuters)
ABD polisi (Arşiv- Reuters)

Yerel medya ve ABD kolluk kuvvetleri, Mississippi'nin Clay County ilçesinde en az altı kişinin vurularak öldürüldüğünü ve olayın şüphelisinin gözaltına alındığını, daha fazla ayrıntı vermeden bildirdi.

NBC News'in bağlı kuruluşu WTVA, ölümlerin üç farklı yerde meydana geldiğini bildirdi.

Clay County Şerifi Eddie Scott, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, şüphelinin gözaltına alındığını ve “artık toplumumuz için bir tehdit oluşturmadığını” yazdı.

Scott gönderisinde Cuma günü gerçekleşen olaydaki ölü sayısından bahsetmedi, ancak YTVA altı kişinin öldüğünü doğruladı.

Ne Scott ne de polis departmanı Reuters'ın yorum talebine henüz yanıt vermedi.