Ezher, kadınları önemli makamlara getirerek neyi hedefliyor?

Fatıma Ahmar (Facebook)
Fatıma Ahmar (Facebook)
TT

Ezher, kadınları önemli makamlara getirerek neyi hedefliyor?

Fatıma Ahmar (Facebook)
Fatıma Ahmar (Facebook)

El-Ezher Üniversitesi Rektörü Dr. Ahmed et-Tayyib, Dr. Nahla es-Saidi'yi Uluslararası Öğrenci İşlerinden Sorumlu Danışman olarak atama kararının ardından, dün ise Fatıma Ahmar’ı Giza Eğitim Bölgesi Başkanlığı görevine getirdi.
El-Ezher Üniversitesi Danışmanı Dr. Muhammed ed Davani, Ezher’in Mısır hükümetinin kadınları özellikle de liderlik pozisyonlarında güçlendirme planını yakından takip ettiğini söyledi. Davani, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Ezher’in kadınların yanında olduğunu ve kadınları güçlendirmeye çalıştığını ifade etti.
Gözlemcilere göre, kadınların liderlik pozisyonlarına atanması Tayyib dönemindeki Ezher’de ortaya çıktı. Mart 2021'de El Ezher Şeyhi, herkesi, Dünya Kadınlar Günü sırasında ‘kadınları güçlendirmek, onları herhangi bir şiddete, adaletsizliğe veya marjinalleştirmeye maruz bırakmayı suç haline getirmek ve hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm haklarını korumak için daha fazlasını yapmaya’ çağırdı.
Geçtiğimiz Pazartesi günü Ezher Şeyhi, Dr. Fatma el Ahmar’ı Giza el Ezher Eğitim bölgesinin merkezi yönetimin başına atayan bir karar yayınladı. Mülakatları geçen Ahmar, Ezher’in Giza Eğitim Bölgesi başkanlığını üstlenen ilk kadın oldu.
Davani açıklamasında, kadınların yanında olan Ezher’in sorunları çözmeye yardımcı olduğunu, kadınları güçlendirmenin yanı sıra bilim, düşünce ve yaratıcılık konusunda Müslüman kadınlara rol model sunmaya çalıştığını söyledi. Davani ayrıca, “Ezher, kadınları bilimsel ve pratik hayatın her alanında güçlendirdi. Kadınları dışlamak Ezher’in ruhunda yok” ifadelerini kullandı.
El Ezher Üniversitesi’nin aile bilincinin yanı sıra kadınların toplum hizmetinde güçlendirilmesine güçlü bir şekilde katkı sağladığına değinen Davani, Ezher’in Mısır hükümetinin dini söylemi yenilemedeki büyük rolleri nedeniyle kadınları tüm pozisyonlarda, özellikle de liderlikte makamlarında güçlendirme planını takip ettiğini söyledi. Davani ayrıca, Ezher’in, terörist grupların çocukların ve gençlerin zihinlerine aşılamaya çalıştıkları radikal fikirlerle mücadele ettiğini aktardı.
Mısır Ulusal Kadın Konseyi üyesi Dr. Heba Hecras ise, Ezher Şeyhi’nin, Mısırlı kadınları, liyakat ve yetki ilkesine göre liderlik pozisyonlarını üstlenmelerini sağlayarak, tarafsızlık ilkesine göre hareket ettiğini söyledi. Konuyla ilgili Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Hecras, Ezher Şeyhi’nin cinsiyetçi davranmadığını belirterek, Tayyip’in tüm Mısır makamlarına, kadınların gerekli koşulları yerine getirmeleri halinde liderlik pozisyonlarını üstlenmeleri gerektiğine dair örneklik teşkil ettiğini kaydetti.
Geçtiğimiz ay El-Ezher Üniversitesi Rektörü Dr. Ahmed et-Tayyib, Dr. Nahla es-Saidi'yi Uluslararası Öğrenci İşlerinden Sorumlu Danışman olarak atadı.
Duyurunun ardından bazı sosyal paylaşım sitelerindeki kullanıcılar, Saidi’nin adını taşıyan bir hesaba atıfta bulunarak, Saidi’nin ‘Müslüman Kardeşler ve diğer radikal akımlara desteğini belirten’ ifadeler de dahil olmak üzere yaptığı paylaşımları hesaplarında paylaştı. Ancak Ezher Şeyhi'nin danışmanı, Facebook'taki resmi hesabından yaptığı açıklamada, Saidi’nin daha önce herhangi bir siyasi çalışmaya yada tarafa dahil olduğu iddialarını reddetti.
Diğer yandan el Ezher’in Giza Bölgesi’ndeki Genel Merkezi’nde çalışmaya başladığını söyleyen Ahmar Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Ezher Şeyhi ve yetkililere teşekkür etti. El Ezher’in, yetkinliklerini kanıtladıkları sürece kadınları liderlik pozisyonlarında güçlendirme politikasından memnun olduğunu söyleyen Ahmar, ilk görevinin, öğretmenlerden başlayarak öğrencilerden ve enstitülerden geçerek birleşik eğitim süreciyle ilgilenmek olduğunu bildirdi.
Ahmar, geçtiğimiz Pazartesi günü Facebook hesabından yaptığı açıklamada, kendisine güvenerek El Ezher’in Giza Bölgesinin başkanlığına atanması kararı için Ezher liderliğine duyduğu şükran ve minnet duygularını ifade ederek, bölgenin başkanlığını üstlenen ilk kadın olduğunu dile getirdi. 



Berri, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Ateşkes anlaşması ileriye doğru atılmış bir adımdır, doğrudan müzakereleri reddediyoruz

Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
TT

Berri, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Ateşkes anlaşması ileriye doğru atılmış bir adımdır, doğrudan müzakereleri reddediyoruz

Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)

Lübnan Parlamentosu Başkanı Nabih Berri, Lübnan cephesindeki ateşkes anlaşmasından duyduğu temkinli memnuniyeti dile getirirken, İsrail ile doğrudan müzakereleri reddettiğini yineledi. İranlı mevkidaşı Muhammed Bakır Kalibaf'ın dün yaptığı telefon görüşmesinde, ateşkesin İran'ı da kapsayan kapsamlı bir anlaşma yoluyla sağlandığını teyit ettiğini belirtti.

Meclis Başkanı Berri, duyurunun hemen ardından Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, anlaşmanın başlangıçta 10 günlük olduğunu belirterek, özellikle duyuruda İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesinin bu aşamada yer almaması nedeniyle, uygun koşullar oluşmadan güneydeki insanların köylerine ve evlerine dönmeleri çağrısında bulunmayacağını vurguladı.

Berri, "İsrail'in niyetleri" ışığında ateşkese temkinli yaklaşırken, şu anda önemli olanın meselenin ilerleme kaydetmesi ve ateşkesin doğru yönde atılmış bir adım olması olduğunu belirtti. Ateşkesin ardından giderek daha istikrarlı hale gelen iç durum konusunda hiç endişe duymadığını vurguladı.


Filistin Yönetimi, 1982'de Paris'te gerçekleşen saldırıyla ilgili bir şüpheliyi Fransa'ya teslim etti

Fransız polisi (Arşiv- AP)
Fransız polisi (Arşiv- AP)
TT

Filistin Yönetimi, 1982'de Paris'te gerçekleşen saldırıyla ilgili bir şüpheliyi Fransa'ya teslim etti

Fransız polisi (Arşiv- AP)
Fransız polisi (Arşiv- AP)

Filistin yönetimi, 1982 yılında Paris’in Rue des Rosiers Caddesi’nde bir Yahudi restoranına düzenlenen ve altı kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı gerçekleştiren grubu yönettiği şüphesiyle aranan Filistinli Hişam Harb’i dün Fransa’ya teslim etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bu bilgi, Harb’in avukatlarından biri tarafından ajansa yapılan açıklamayla doğrulandı.

Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu'ndan Avukat Ammar Duveyk AFP’ye Kudüs’ten telefonla yaptığı açıklamada, "Hişam Harb'ın ailesi bugün benimle iletişime geçti ve Filistin Yönetimi tarafından kendisinin Fransız yetkililerine teslim edildiği konusunda bilgilendirildiklerini söyledi" dedi.

Mahmud el-Adra olarak da bilinen Hişam Harb (72 yaşında) hakkında, on yıldan uzun süre önce çıkarılmış uluslararası yakalama kararı bulunuyor. Harb, Temmuz 2025'in sonlarında Paris'teki Özel Ceza Mahkemesi'ne Jo Goldenberg restoranına ve çevresindeki mahalleye yönelik saldırıyı gerçekleştirmek suçlamasıyla sevk edilen altı kişiden biri.

Nice şehrinde görev yapan bir Fransız polisi (AFP)Nice şehrinde görev yapan bir Fransız polisi (AFP)

9 Ağustos 1982’de Paris’in Marais bölgesindeki Rue des Rosiers’de bulunan “Jo Goldenberg” restoranına yönelik düzenlenen saldırıda, el bombası patlaması ve silahlı saldırı sonucu altı kişi hayatını kaybetmiş, 22 kişi yaralanmıştı. Saldırı, üç ila beş kişiden oluşan bir grup tarafından gerçekleştirilmişti.

Saldırı, Filistin Kurtuluş Örgütü'nden ayrılan radikal Sabri el-Benna (Abu Nidal) liderliğindeki Fetih Devrim Konseyi'ne atfedildi.

Hişam Harb'ın oğlu Bilal el-Adra da babasının teslim edildiğini doğruladı. El-Adra AFP'ye yaptığı açıklamada, babasının dün özel bir numaradan kendisini aradığını, ağlayarak, "Şimdi beni Fransız yetkililerine teslim etmek istiyorlar. Kendinize iyi bakın. Hepinizi çok seviyorum" dediğini aktardı.

Adra açıklamasında, Ramallah'taki Filistin polisinin dün öğleden sonra kendisini çağırdığını ve babasının resmi olarak teslim edildiğini bildirdiğini doğruladı.

Oğlunun ifadesine göre, babasının davasını görüşmek üzere dün Ramallah'ta bir duruşma planlanmıştı. Ancak Filistin idare mahkemesi, çarşamba günü avukatların teslimin durdurulmasına yönelik acil başvurusunu gerekçe göstermeden reddetti.

El-Adra, ailesinin babasının akibetinden endişe duyduğunu, çünkü "iadenin tehlikeli ve yasadışı olduğunu ve bu nedenle adil bir yargılama garantisi sunmadığını" belirtti.

Harb ailesi ayrıca, kanser ve psikolojik sorunları da dahil olmak üzere çeşitli hastalıklardan muzdarip olduğundan onun için endişeleniyor.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, kasım ayında Harb’i teslim etmek için söz vermiş ve Fransa’nın Filistin devletini tanımasının bu talep için uygun bir zemin oluşturduğunu ifade etmişti.

Ancak Avukat Duveyk, bu teslimin, "Filistin Temel Yasası'nın açık bir ihlali olduğunu ve tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini" vurguladı.

Filistin yönetimi, Harb’i geçen yıl 19 Eylül’de, Fransa’nın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin devletini resmen tanımasından kısa süre önce gözaltına almıştı.

Fransa dışında bulunan dört şüpheli Hişam Harb, Nizar Tevfik Hammade, Emced Atta ve Nebil Osman için uzun zaman önce yakalama kararları çıkarılmıştı.


Beyrut'un güney banliyölerinde ateşkesin yürürlüğe girmesini kutlamak için silah sesleri yükseldi

Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
TT

Beyrut'un güney banliyölerinde ateşkesin yürürlüğe girmesini kutlamak için silah sesleri yükseldi

Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)

Beyrut'un güney banliyölerinde, İsrail ile yapılan ateşkesin yerel saatle dün gece yarısı yürürlüğe girmesini kutlamak amacıyla yoğun silah sesleri duyuldu.

Lübnan'ın resmi haber ajansı NNA, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce duyurduğu ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle “Beyrut'un güney banliyölerinde yoğun silah sesleri duyulduğunu” bildirdi.

 Yerlerinden edilmiş kişiler, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından evlerine dönüşlerini kutladılar (Reuters)Yerlerinden edilmiş kişiler, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından evlerine dönüşlerini kutladılar (Reuters)

Gece yarısını biraz geçtikten sonra makineli tüfek sesleri ve havaya atılan roketlerin patlama sesleri duyuldu; bu durum yarım saatten fazla sürdü. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre banliyönün gökyüzünde kırmızı çizgiler oluşturan mermi izleri görüldü.

Ajansın televizyon görüntülerinde, “Hizbullah”ın kalesi olan güney banliyösüne dönen mülteciler gösterdi. Bazıları İran destekli partinin bayrağını ya da 2024 yılında İsrail tarafından öldürülen genel sekreteri Hasan Nasrallah'ın fotoğraflarını taşıyordu.

Sosyal medyada kullanıcılar, ülkenin güneyindeki çeşitli bölgelerde evlerine dönen mültecilerin oluşturduğu araç kuyruklarını gösteren video görüntülerini paylaştı.

Lübnanlı yetkililer, savaşın bir milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine neden olduğunu belirtiyor.

Yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesi nedeniyle Sayda’daki (Sidon) bir yolda trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)Yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesi nedeniyle Sayda’daki (Sidon) bir yolda trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)

«Hizbullah», dün erken saatlerde yerinden edilmiş kişilere «durum tam olarak netleşene kadar sabırlı olmalarını ve güney, Bekaa ve Dahiye’deki hedef alınan bölgelere gitmemeleri» çağrısında bulundu.

Partiye bağlı İslam Sağlık Kurulu da yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilere “gece köylerine gitmemelerini ve sabaha kadar beklemelerini, hasar gören köy veya mahallelere gitmekte acele etmemelerini” tavsiye etti.

Ordu komutanlığı yaptığı açıklamada vatandaşlara, “kendi güvenlikleri için bölgede konuşlanmış askeri birimlerin talimatlarına uymaları ve İsrail saldırısının ardından geride kalan patlamamış mühimmat ve şüpheli nesnelere karşı dikkatli olmaları” çağrısında bulundu.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonraki bir saat içinde herhangi bir İsrail hava saldırısı kaydedilmedi.

Ulusal Haber Ajansı, «ateşkesin yürürlüğe girmesinden yaklaşık yarım saat geçmesine rağmen, İsrail ordusu topçu birliklerinin el-Hiyam ve Debin kasabalarını bombalamaya devam ettiğini ve aynı zamanda bölgede makineli tüfeklerle tarama operasyonları yürütüldüğünü» bildirdi.