Küresel piyasalarda gözler Fed'e çevrildi

Küresel pay piyasaları, açıklanan 3. çeyrek bilançoları ve enflasyon endişeleri arasında Asya borsaları hariç alış ağırlıklı bir seyir izlerken, gelecek hafta gözler merkez bankalarının faiz kararları başta olmak üzere yoğun veri gündemine çevrildi.

AA
AA
TT

Küresel piyasalarda gözler Fed'e çevrildi

AA
AA

ABD'de makroekonomik verilerde görülen yavaşlama, enflasyonda yükseliş eğiliminde sona gelindiğine ilişkin belirtiler ve beklentilerin üzerinde gerçekleşen şirket karlılıkları yatırımcıların risk iştahını artırdı.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) söz konusu veriler sonrası para politikası adımlarında aralık toplantısı itibarıyla yavaşlamaya gideceğine yönelik beklentiler güçlenirken, para piyasalarındaki fiyatlamalarda gelecek haftaki toplantıda ise 75 baz puan faiz artırımına kesin gözüyle bakılıyor.
Fed'in aralık toplantısına ilişkin beklentiler, yüzde 51 ihtimalle 50 baz puan, yüzde 41 ihtimalle ise 75 baz puanlık faiz artırımı şeklinde fiyatlanıyor.
Fed'in karar metnindeki ayrıntılar ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın toplantı sonrası yapacağı açıklamaların piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.
ABD'de söz konusu haber akışıyla tahvil faizlerindeki 12 haftalık yükseliş son bulurken, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi ile 3 aylık hazine bonosunun getirisi arasındaki fark Şubat 2020'den bu yana ilk kez sıfırın altına indi. Bu durum Fed'in çalışmalarında gelecek dönem için resesyon sinyali olarak kabul ediliyor.
Brent petrolün varil fiyatı bu hafta yüzde 2,6 değer kazanarak 94 dolara çıkarken, altının ons fiyatı haftayı yüzde 0,8 azalışla 1.645 dolardan tamamladı.

ABD'de bilanço sezonunda beklentiler karşılanıyor
ABD'de pay piyasaları bu hafta hem beklentilerden iyi gelen şirket karlılıkları, hem de Fed'in ultra şahin para politikasında sona yaklaşıldığına ilişkin beklentilerle alış ağırlıklı bir seyir izlerken, gelecek hafta Fed'in çarşamba günkü kararlarının yanı sıra devam eden şirket bilançolarındaki sonuçlar ile birlikte yoğun makroekonomik verilerin piyasaların yönü üzerinde etkili olması bekleniyor.
Hafta içinde açıklanan finansal sonuçlara göre ABD'nin önde gelen teknoloji şirketlerinden Apple ve Amazon'un geliri 3. çeyrekte artarken, Intel'in geliri ise azalış kaydetti. Google'ın ana kuruluşu Alphabet ve Microsoft gibi önemli şirketlerin karlılıkları da beklentilerin altında kaldı.
Amazon raporunda, enflasyon nedeniyle kişilerin harcanabilir gelirlerinin azaldığı belirtilerek, bu durumun şirketin operasyonlarını olumsuz etkilediği aktarıldı.
Ülkede açıklanan makroekonomik verilere göre, Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH) üçüncü çeyrekte yüzde 2,6 arttı. Beklenenden fazla toparlanma gösteren ABD ekonomisinin, yüzde 2,4 büyümesi öngörülüyordu.
İmalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), ekimde aylık bazda 2,1 puan azalışla 49,9'a inerek 28 ayın en düşük seviyesine geriledi ve Haziran 2020'den bu yana sektörde ilk kez daralma olduğuna işaret etti.
Ülkede hizmet sektörü PMI da ekimde geçen aya göre 2,7 puan azalarak 46,6'ya indi ve hizmet sektöründeki daralmanın sürdüğünü gösterdi.
S&P Case-Shiller Ulusal Konut Fiyat Endeksi, ağustosta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artarak konut fiyatlarındaki artışın önceki aylara kıyasla yavaşlamaya devam ettiğini gösterdi.
Ülkenin 20 kentindeki konut fiyatlarına ilişkin endeks de ağustosta aylık bazda mevsim etkilerinden arındırılmış olarak yüzde 1,3 azalarak Mart 2009'dan bu yana en hızlı düşüşü kaydetti.
ABD'de Conference Board Tüketici Güven Endeksi ise enflasyon endişelerinin etkisiyle ekimde aylık 5,3 puan azalışla 102,5'e gerileyerek 3 ayın en düşüğüne indi.
Ülkede 30 yıl vadeli mortgage (konut kredisi) için ortalama faiz oranı ise yüzde 7,16 ile 2001'den bu yana en yüksek seviyeye ulaşırken, yeni konut satışları artan mortgage faiz oranları ve yüksek seyreden konut fiyatlarının etkisiyle eylülde aylık bazda yüzde 10,9 azalışla 603 bine geriledi.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi ise eylülde ağustosta olduğu gibi aylık yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 6,2 arttı.
Gıda ve enerji kalemlerinin hesaplama dışı tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi de eylülde beklentiler dahilinde aylık yüzde 0,5 artarken, yıllık yüzde 5,1 ile piyasa beklentilerinin altında yükseliş kaydetti.
Bu gelişmelerle New York borsasında S&P 500 endeksi haftalık yüzde 3,95, Nasdaq endeksi yüzde 2,24 ve Dow Jones endeksi yüzde 5,72 yükseldi.
31 Ekim ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi Dallas Fed imalat aktivite endeksi, salı ISM imalat sanayi PMI ve inşaat harcamaları, çarşamba ADP özel sektör istihdam raporu, perşembe dış ticaret dengesi, fabrika siparişleri ve dayanıklı mal siparişleri, cuma ise tarım dışı istihdam ve işsizlik oranı takip edilecek.

Avrupa'da gözler İngiltere Merkez Bankası'na çevrildi
Avrupa'da borsalar New York borsasına paralel alış ağırlıklı bir seyir izlerken, gelecek hafta gözler perşembe günkü İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararı ile Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın konuşmaları başta olmak üzere yoğun veri gündemine çevrildi.
BoE'nin gelecek hafta politika 75 baz puan faiz artıracağına yönelik beklentiler güçlü kalmayı sürdürürken, 50 baz puanlık faiz artışı ihtimali de masada kalmaya devam ediyor.
ECB hafta içinde üç temel politika faizini 75 baz puan artırarak, 2009’dan bu yana en yüksek seviyesine çıkardı. Banka'dan yapılan açıklamada, bu artışla beraber önemli oranda parasal sıkılaşmaya gidildiği kaydedilerek, Kurul'un kararlarını enflasyon ve ekonomideki gidişata göre toplantıdan toplantıya almaya devam edeceği belirtildi.
TLTRO III operasyonlarında da küçülmeye gidileceği ve buradaki faiz oranlarının 23 Kasım'da değişeceği kaydedilen açıklamada, enflasyonun bir süre bu seviyelerde kalmasının beklendiği ifade edildi.
ECB Başkanı Christine Lagarde, toplantı sonrası yaptığı açıklamada bankanın faiz artışlarına devam edeceğini ancak faiz artışının büyüklüğünün toplantıdan toplantıya belirleneceğini söyledi.
Lagarde, basın mensuplarının ısrarcı sorularına karşın gelecek toplantıdaki faiz artışının büyüklüğüne ilişkin ipucu vermezken, Avrupa basınında çıkan haberlerde, üç üyenin 50 baz puan yönünde oy kullandığı belirtildi.
İngiltere'de Liz Truss'ın istifasının ardından iktidardaki Muhafazakar Parti içerisinde başlayan liderlik yarışını kazanan Hint asıllı Rishi Sunak, ülkenin etnik azınlıktan gelen ilk başbakanı oldu.
Bölgede açıklanan makroekonomik verilere göre, Almanya ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde çeyreklik yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 1,1 büyüyerek beklentileri geride bıraktı.
Almanya'da eylülde yüzde 10 olan yıllık enflasyon, enerji ve gıda fiyatlarındaki son yükselişle ekimde yüzde 10,4'e çıkarak 1951'den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.
Bölge genelinde imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI verileri 50'nin altında kalarak daralmaya işaret etti.
Bu hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,12, Almanya'da DAX endeksi yüzde 4,03, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 3,94 ve İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 4,46 yükseldi.
Gelecek hafta pazartesi Avro Bölgesi'nde büyüme ve TÜFE, çarşamba Almanya'da işsizlik, Avro Bölgesi'nde perşembe işsizlik ve cuma Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri takip edilecek.

Asya'da sular durulmuyor
Asya borsalarında bu hafta karışık bir seyir izlenirken, Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) para politikası duruşunu değiştirmedi.
Banka, politika faizini yüzde eksi 0,1'de bırakırken, 2022-2024 mali yıllarına ilişkin enflasyon beklentilerini yukarı yönlü revize etti.
Söz konusu kararı oy birliğiyle alan BoJ, sınırsız miktarda devlet tahvili ve yıllık 12 trilyon yen borsa yatırım fonları (ETF) ile yıllık 180 milyar yen Japon gayrimenkul yatırım fonları (J-REIT) alımına devam edeceğini bildirdi.
Yendeki zayıflamaya ilişkin endişelerin arttığı ve enflasyonun Banka'nın hedeflerinin üzerine çıktığı bir dönemde ultra gevşek para politikasının sürdürülmesine gerekçe olarak, "küresel ekonomideki yavaşlama eğilimi ve enflasyondaki yükselişin geçici faktörlerden kaynaklanması" gösterildi.
Hafta içinde Çin'de ekonomik gidişata yönelik artan endişelerle dolar/yuan paritesi uluslararası piyasada 7,37'yle rekor kırdı.
Çin'de ülkeyi gelecek 5 yılda yönetecek Komünist Parti (ÇKP), 20. Ulusal Kongresi'nin ardından yönetim organlarını belirlerken, büyümenin aksayabileceği ve bölgede tansiyonun artabileceğine yönelik endişeler yuanı dolar karşısında tarihi düşük seviyeye taşıdı.
Analistler, Çin'de bugün açıklanan verilere göre ülkenin üçüncü çeyrekte yüzde 3,9 büyüyerek beklentileri geride bırakmasına karşın, verinin alt kalemleri ve özellikle perakende satışların tahminlerin altında kalmasının ekonomiye ilişkin soru işaretlerini artırdığını ifade etti.
Ülkede tüketimin özellikle üçüncü çeyreğin son ayında önemli derecede azaldığını, işsizliğin yükseldiğini ve ihracatın yavaşladığına dikkati çeken analistler, Çin ekonomisi için gelecek dönemin zorlu geçebileceğini bildirdi.
Çin'in yeni kadrolarının Hong Kong üzerindeki baskıyı artırabileceğine yönelik endişeler Hong Kong borsasında sert satışlarla kendini gösterirken, Hang Seng endeksi 2009'dan bu yana en düşük seviyeye geriledi.
Bölgede açıklanan diğer makroekonomik verilere göre, Çin ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde yıllık ve çeyreklik yüzde 3,9 büyüyerek beklentileri geride bıraktı. Ülkede sanayi üretimi de eylülde yüzde 6,3 artarak öngörüleri aşarken, perakende satışlar aynı dönemde yüzde 2,5 artsa da tahminlerin altında kaldı.
Japonya'da imalat sanayi ve hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) sırasıyla 50,7 ve 53 seviyelerinde gerçekleşti.
Güney Kore ekonomisi 3. çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,1 ile beklentilerin üzerinde büyüdü.
Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,80 ve Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 2,49 yükselirken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 4,05 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 8,32 geriledi.
31 Ekim ile başlayan haftanın veri takviminde pazartesi Çin'de imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI ile çarşamba Japonya'da BoJ'un toplantı tutanakları edilecek. Japonya'da piyasalar perşembe günü tatil nedeniyle kapalı olacak.

Yurt içinde gözler enflasyon verilerine çevrildi
Yurt içinde bu hafta Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksinde kar satışları öne çıkarken, gelecek hafta gözler perşembe günü açıklanacak enflasyon verilerine çevrildi.
Hafta içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, yılın son Enflasyon Raporu'nu açıkladı.
Kavcıoğlu, 2022 yıl sonu enflasyon tahminini 4,8 puanlık güncellemeyle yüzde 60,4'ten yüzde 65,2'ye yükselttiklerini belirterek, "Enflasyon tahmin aralığımızın orta noktaları 2022 yılı sonunda yüzde 65,2, 2023 yıl sonunda yüzde 22,3 ve 2024 yıl sonunda ise yüzde 8,8 seviyelerine tekabül etmektedir." dedi.
BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 1,41 kazançla 3.878,98 puandan tamamlarken, gördüğü en yüksek seviyeyi 4.015,62 puana taşıdı.
Dolar/TL haftayı bir önceki haftalık kapanışın yüzde 0,1 altında 18,5770'ten tamamladı.
Analistler, BIST 100 endeksinde teknik açıdan 3.950 ve 4.000 seviyelerinin direnç, 3.850 ve 3.800 puanın destek olarak takip edileceğini kaydetti.
Gelecek hafta yurt içinde salı imalat sanayi PMI, perşembe yurt içi ÜFE, ve cuma reel efektif döviz kuru verileri takip edilecek.



Amerikan petrol devi, Venezuela'ya dönmeye hazırlanıyor

Exxon, Chavez'in petrol sektörünü kamulaştırma hamlesinin ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurmuştu (Reuters)
Exxon, Chavez'in petrol sektörünü kamulaştırma hamlesinin ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurmuştu (Reuters)
TT

Amerikan petrol devi, Venezuela'ya dönmeye hazırlanıyor

Exxon, Chavez'in petrol sektörünü kamulaştırma hamlesinin ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurmuştu (Reuters)
Exxon, Chavez'in petrol sektörünü kamulaştırma hamlesinin ardından ülkedeki faaliyetlerini durdurmuştu (Reuters)

Amerikan petrol devi ExxonMobil, yaklaşık 19 yıl önce çekildiği Venezuela'ya yeniden dönmesini sağlayacak anlaşmayı tamamlamaya yakın.

Wall Street Journal'ın aktardığına göre ExxonMobil, ülkedeki bazı petrol sahalarına yatırım yapmak için Venezuela devletine ait Petróleos de Venezuela firmasıyla ön anlaşma imzalamaya hazırlanıyor.

Habere göre muhtemel anlaşma, yeraltında toplam 50 milyar varilden fazla petrol barındıran sahaları kapsayabilir.

Diğer yandan görüşmelerin eylül sonrasına sarkabileceği veya tamamen sonuçsuz kalabileceği de ifade ediliyor.

Venezuela'nın resmi rakamlarına göre ülkenin elinde yaklaşık 300 milyar varillik petrol rezervi var. Bu rakam, Venezuela'yı dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi konumuna getiriyor.

ExxonMobil, ABD Başkanı Donald Trump'ın Amerikan petrol şirketlerini Venezuela'ya yatırıma teşvik etmesinin ardından görüşmeler yapmak üzere ekiplerini Karakas'a göndermişti.  

Firmanın rakibi Chevron da bu ayın başında Venezuela'daki ortak girişimleri üzerinden 5 yılda 7 milyar dolarlık yatırım yapmak için anlaşma imzalamış, üretimini günlük 600 bin varile çıkarmayı hedeflediğini açıklamıştı.

Bununla birlikte bazı büyük petrol ve doğalgaz şirketleri Venezuela'ya uzun vadeli yatırım hakkında temkinli davranıyor.

Eski Venezuela lideri Hugo Chávez'in 2007'deki kararıyla ExxonMobil ve ABD'nin üçüncü büyük petrol şirketi ConocoPhillips'in varlıklarına el konmuştu. Firmalar uğradıkları milyarlarca dolarlık kaybın tazmin edilmesine yönelik taleplerini sürdürüyor.

Amerikan petrol ve doğalgaz firmalarının Venezuela'da yatırımı yeniden değerlendirmesi, Washington'ın ocak ayında ülkeye düzenlediği askeri baskının ardından geldi. ABD ordusu, 3 Ocak'taki baskında Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmıştı.

Trump, Venezuela'yla "dünya tarihinin en büyük petrol anlaşmasını" yaptıklarını geçen ay duyurmuştu. Cumhuriyetçi lider, ABD'nin özel sektörle kurulan ortaklık aracılığıyla Venezuela'daki 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin büyük bölümü üzerinde kontrol sağladığını açıklamıştı.

Venezuela'da solcular anlaşmaya karşı protestolar düzenlerken, Maduro sonrasında ülkenin başına geçen Delcy Rodriguez sözleşmeyi savunmuştu.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Şam’dan akaryakıt fiyatlarında geri adım: Sübvansiyonlu motorin 115 Suriye lirası

Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)
Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)
TT

Şam’dan akaryakıt fiyatlarında geri adım: Sübvansiyonlu motorin 115 Suriye lirası

Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)
Şam'daki bir benzin istasyonu (Reuters)

Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir, sübvansiyonlu motorinin litre fiyatının 115 Suriye lirası (0,94 dolar)  olarak belirleneceğini açıkladı. Beşir, bakanlığın vatandaşların üzerindeki ekonomik yükü hafifletirken akaryakıt arzının sürekliliğini güvence altına alacak alternatifler üzerinde çalıştığını söyledi.

Beşir, Suriye Petrol Şirketi Üst Yöneticisi Yusuf Kablaavi ile birlikte bugün (Perşembe) düzenlediği basın toplantısında, petrol sektöründeki son gelişmeler ve mevcut dönemde alınan tedbirler hakkında bilgi verdi. Beşir, vatandaşların geçim yükünü hafifletmek amacıyla farklı fiyat ve özelliklere sahip çeşitli motorin türlerinin piyasaya sunulacağını belirtti. Bakan ayrıca Suriye Petrol Şirketinin yönetim ve denetiminde, ham petrol işleme kapasitesi günlük 35 bin varile ulaşan bir dizi yerel elektrikli rafinerinin yeniden faaliyete geçirileceğini söyledi.

Petrol Ürünleri ve Maden Kaynakları Fiyatlarını Belirleme Daimi Komitesi, geçen pazar günü petrol ürünleri için yeni ve geçici bir fiyat listesi yayımlamıştı. Suriyeliler, bölgesel ve küresel gelişmelerden etkilenen karar kapsamında fiyatların yüzde 25 ila 40 arasında artırılmasına şaşırmıştı.

Karar, özellikle ekonomik, idari, güvenlik ve yaşam koşullarına ilişkin karmaşık sorunlarla karşı karşıya bulunan Suriye'nin doğu ve kuzey bölgelerinde geniş çaplı halk tepkisine yol açtı. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın zaten ağır olan günlük yaşam maliyetlerine yansıması endişesi tepkileri daha da artırdı.

dfvbgh
Suriye'nin kuzeyindeki El Bab kentinde protestocular, artan yakıt fiyatlarını protesto etti. (AFP)

Şarku’l Avsat’ın SANA'dan aktardığı habere göre  basın toplantısında konuşan Beşir, çarşamba günü Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya geldiğini ve vatandaşların üzerindeki yükü hafifletecek bir dizi uygulanabilir alternatifin ele alındığını söyledi. Beşir, kullanım alanına göre farklı özellik ve fiyatlara sahip çeşitli motorin türlerinin piyasaya sunulması yönündeki önerinin kabul edildiğini belirterek, böylece piyasadaki tek bir yüksek özellikli ve yüksek maliyetli ürüne olan bağımlılığın sona erdirileceğini ifade etti.

Enerji Bakanı, “Enerji fiyatlarındaki artışın vatandaşların yaşamına, tarım, üretim ve hizmet sektörlerine doğrudan yansıdığının farkındayız. Sorumluluğumuz yalnızca petrol ürünlerini temin etmekle sınırlı değil, aynı zamanda yükleri hafifletecek ve arzın sürekliliğini koruyacak çözümler aramayı da kapsıyor” dedi.

Beşir, bakanlığın başta ısınma, tarım ve destekten yararlanması gereken kesimler olmak üzere belirlenen alanlarda kullanılmak üzere sübvansiyonlu motorini litre başına 115 Suriye lirasından satışa sunacağını açıkladı. Bakan ayrıca ulaştırma ile üretim ve hizmet sektörlerindeki kullanımlar için uygun özelliklere sahip motorinin litre başına 150 liradan piyasaya sunulacağını bildirdi.

Beşir, bakanlığın günlük 35 bin varile kadar ham petrol işleme kapasitesine sahip bir grup elektrikli rafineriyi yeniden faaliyete geçirme kararı aldığını belirtti.

xcdfgh
Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Çarşamba akşamı Enerji Bakanı ile sektörün durumu ve yakıt dosyası hakkında görüştü (SANA)

Bakan, ham petrol ürünlerinin maliyetinin hazır petrol ürünlerine kıyasla daha düşük olduğunu ifade ederek elektrik üretiminde kullanılmak üzere aylık yaklaşık 140 milyon dolar tutarında gaz satın alındığını kaydetti.

Suriye'nin çeşitli ülkelerden günlük 5 milyon 300 bin metreküp gaz ithal ettiğini belirten Beşir, elektrik üretimi için gaz alımının aylık 140 milyon dolara mal olduğunu ve hazineye ilave yük getirilemeyeceğini söyledi.

Beşir, elektrik borçlarının birikmesi ve petrol ürünlerinden kaynaklanan zararların yatırım projeleri ile yatırım harcamalarını etkilediğini belirterek elektrik faturalarının ödenmemesi ve şebekeye yönelik usulsüz müdahalelerin Suriye Elektrik Şirketinin zararlarını artırdığını ifade etti.

Bakan, “Devlet, sosyalist ekonomi sisteminden serbest piyasa sistemine geçiş politikası benimsedi. Bunun beraberinde getirdiği zorlukların farkındayız” dedi.

Beşir, “Banyas Rafinerisinin yeniden faaliyete geçmesi ve yerli üretimin artırılması, petrol ürünleri fiyatlarına olumlu yansıyacak” ifadeleriyle açıklamalarını tamamladı.

Rafinerilerden çıkan ürünler belirli istasyonlarda satılacak

Suriye Petrol Şirketi Üst Yöneticisi Yusuf Kablaavi ise Enerji Bakanlığı ile uygulama mekanizmalarını görüştükten sonra söz konusu tedbirlerin hayata geçirilmesine yönelik uygulama planını hazırlamaya başladıklarını söyledi.

Kablaavi, geçen dönemde teknik ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların incelendiğini, sürecin sorunsuz şekilde yürütülmesi ve hedeflenen sonuca ulaşılması için karşılaşılabilecek engellerin aşılması üzerinde çalışıldığını belirtti.

bghju
Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir, Perşembe günü Suriye Petrol Şirketi CEO'su Yusuf Kablavi ile basın toplantısı düzenledi (Bakanlık hesabı)

Teknik ve idari hazırlıkların tamamlanma durumuna bağlı olarak uygulama adımlarının önümüzdeki günlerde başlamasını umduğunu ifade eden Kablaavi, uygulamanın ayrıntılarının aşamalı olarak açıklanacağını kaydetti.

Kablaavi, rafinerilerde işlenen petrol ürünlerinin illerde belirlenen akaryakıt istasyonları tarafından satılacağını doğruladı.

Yeni fiyat listesi 13 Eylül'de yayımlandı

Petrol Ürünleri ve Maden Kaynakları Fiyatlarını Belirleme Daimi Komitesi, 13 Eylül'de petrol ürünleri için yeni ve geçici bir fiyat listesi yayımlamıştı.

Enerji Bakanlığı daha sonra yaptığı açıklamada, Suriye'de petrol ürünleri fiyatlarının yükselmesinin, Banyas Rafinerisinin bakıma alınmasıyla eş zamanlı olarak bu ürünlerin küresel piyasalardan temin maliyetinde yaşanan olağanüstü artıştan kaynaklandığını bildirdi. Bakanlık, fiyat değişikliğinin geçici olduğunu ve arzın sürekliliğini sağlamakla birlikte ürünlerin iç piyasada bulunabilirliğini güvence altına almayı amaçladığını belirtti.

Bakanlık, Suriye piyasasının benzin, motorin ve fuel oilin küresel tedarik maliyetlerindeki artıştan etkilendiğini açıkladı. Banyas Rafinerisinin yaklaşık iki ay sürecek kapsamlı bakıma alınmasının ise hazır petrol ürünlerinin ithalatına olan ihtiyacı geçici olarak artırdığı kaydedildi.


FED, 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırdı: Warsh ile Trump arasında zorlu sınav

FED binası (Reuters)
FED binası (Reuters)
TT

FED, 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırdı: Warsh ile Trump arasında zorlu sınav

FED binası (Reuters)
FED binası (Reuters)

ABD Merkez Bankası (FED), politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti. Bu, Temmuz 2023'ten bu yana gerçekleştirilen ilk faiz artışı oldu. Karar, enflasyonun bankanın yüzde 2'lik hedefinin üzerinde seyretmeye devam ettiği ve enerji fiyatlarındaki yükseliş dalgasının ABD ekonomisine yansıma riskinin arttığı bir dönemde alındı.

Karar, Salı günü başlayan FEDeral Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının sonunda geldi. Son haftalarda piyasalarda faiz artışı beklentisi belirgin biçimde güçlenmişti.

Vadeli işlem sözleşmelerinde çeyrek puanlık faiz artışı ihtimali yüzde 90'ın üzerine çıkarken bu oran bir ay önce yaklaşık yüzde 36 seviyesindeydi. Enflasyonist baskıların artması ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması da beklentileri güçlendirdi.

Karar, ABD para politikasının seyrinde bir değişime işaret ediyor. Komite, Aralık ayından bu yana politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutmuştu. Bu dönemde politika yapıcılar, enflasyondaki yükselişin arkasındaki geçici faktörlerin zamanla ortadan kalkacağı görüşündeydi.

Ancak son fiyat verileri, enerji maliyetlerindeki yükseliş ve ekonomik aktivitenin gücünü koruması, enflasyonun politika yapıcıların umduğu hızda FED'in hedefine dönmeyeceğine ilişkin endişeleri artırdı.

cvfghyj
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve FED Başkanı Kevin Warsh, Asheville kentinde düzenlenen G20 ülkeleri maliye bakanları ve merkez bankası başkanları toplantısında (Reuters)

Şimdi gözler, kararın ardından basın toplantısı düzenleyecek FED Başkanı Kevin Warsh'a çevrildi. Piyasalar, Warsh'ın faiz artışını nasıl tanımlayacağına ve önümüzdeki aylarda yeni faiz artışlarına ilişkin herhangi bir sinyal verip vermeyeceğine odaklanıyor.

Warsh'ın açıklamaları, geçen ay Jackson Hole sempozyumunda yaptığı konuşmanın ardından özellikle önem kazandı. Warsh, son verilerin enflasyonun temel eğilimlerinde anlamlı bir iyileşme göstermediğini ve enflasyonun yeterince hızlı şekilde FED'in hedefine yönelmemesi halinde bankanın hâlâ "yapması gereken işler" bulunduğunu söylemişti.

Piyasa beklentileri, yatırımcıların Eylül ayındaki faiz artışını mutlaka tek seferlik bir adım olarak görmediğine işaret ediyor. Vadeli işlem sözleşmelerinde borçlanma maliyetlerinde ilave artışlar fiyatlanmaya başladı.

Büyük finans kuruluşları da tahminlerini değiştirdi. Karar öncesinde yayımlanan değerlendirmeye göre Morgan Stanley, bu yıl faiz artışı olmayacağı yönündeki tahminini değiştirerek biri Eylül, diğeri Aralık ayında olmak üzere iki faiz artışı öngörmeye başladı.

cfthyju
Kevin Warsh, Temmuz ayında Senato Bankacılık Komitesi'nde ifade verirken (AFP)

Faiz artışı, FED'in çok yönlü enflasyonist baskılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde geldi. Reuters'a göre bankanın enflasyon hedefinde kullandığı kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, Haziran ve Temmuz aylarında yıllık bazda yüzde 3,7 arttı. Yüksek petrol fiyatları da enerji maliyetlerindeki artışın iç fiyatlara yansıma riskini yeniden gündeme taşıdı.

ABD'nin uzun vadeli Hazine tahvillerinin getirileri de yüksek seviyelere çıktı. 10 yıllık tahvilin getirisi yüzde 5 seviyesini aşarken küresel ölçekte borçlanma maliyetlerinde artış yaşanıyor.

FED verilerine göre 10 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi 15 Eylül'de yüzde 4,97'ye ulaştı. 30 yıllık tahvilin getirisi ise yüzde 5,3'ün üzerine çıktı.

Uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükseliş, FED'in görevini daha da karmaşık hale getiriyor. Piyasaların belirlediği faiz oranları, politika faizindeki hareket sınırlı kalsa bile mortgage kredileri ile şirketlerin ve hanehalklarının kredi maliyetlerini etkiliyor.

Hazine tahvili getirilerindeki yükseliş, yüksek mali açıkla karşı karşıya bulunan ABD ekonomisinde kamu borcunun finansman maliyetini de artırıyor.

"Noktasal grafik" önümüzdeki dönemin çerçevesini çizecek

FED, faiz kararıyla eş zamanlı olarak üç aylık ekonomik projeksiyonlarını da güncelledi. Bu projeksiyonlar enflasyon, işsizlik ve büyüme tahminlerinin yanı sıra politika yapıcıların uygun gördüğü faiz patikasına ilişkin öngörüleri de içeriyor.

Bu toplantıda "noktasal grafik" olarak bilinen faiz projeksiyonları özellikle önem taşıyor. Önceki tahminler, komite üyeleri arasında faizlerin izlemesi gereken yol konusunda geniş bir görüş ayrılığı bulunduğunu göstermişti.

Haziran ayındaki projeksiyonlarda 19 yetkiliden dokuzu, faiz oranının 2026 sonuna kadar en az 25 baz puan artırılması gerekeceğini öngörürken dokuz yetkili faizin mevcut seviyesinde kalmasını veya 25 baz puan indirilmesini bekliyordu.

fgthy
Kevin Warsh, geçen temmuz ayında düzenlediği basın toplantısında (AFP)

Yeni projeksiyonların, Eylül kararının daha sıkı bir para politikası döneminin başlangıcı mı yoksa son enflasyon dalgasına verilen sınırlı bir tepki mi olduğunu ortaya koyması bekleniyor.

Warsh'ın tutumu da bu projeksiyonların okunmasında ayrıca önem taşıyor. Warsh, önceki "noktasal grafik" turunda bireysel bir faiz tahmini sunmamıştı. Kararın ardından yapacağı açıklamaların faiz politikasının gelecekteki seyrine ilişkin sınırlı bir öngörü sunması ve kararların veriye bağlı kalacağını vurgulaması bekleniyor.

Enflasyon ve petrol kararın merkezinde

Faiz artışı, petrol fiyatlarının yeniden varil başına 100 doların üzerine çıktığı bir dönemde gerçekleşti. Orta Doğu'daki savaş ve deniz taşımacılığındaki aksaklıklar, arz endişelerini artırırken enerji maliyetlerinin yükselmesine yol açtı.

Bu gelişmeler, son haftalarda enflasyon ve faiz beklentilerinin yükselmesine neden olan faktörlerden biri oldu.

FED böylece zor bir dengeyle karşı karşıya. Faiz artışı, enflasyonun kalıcı hale gelmesini ve yüksek fiyat beklentilerinin yerleşmesini önlemeyi amaçlarken diğer yandan borçlanma maliyetlerini artırarak talep ve yatırımlar üzerinde baskı oluşturuyor.

Uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükseliş de politika faizinde ilave büyük artışlar yapılmasa dahi finansal koşulların sıkılaşmasına yol açabilir.

Piyasalar şimdi mevcut faiz artışının ardından yeni artışların gelip gelmeyeceğini izliyor.

Reuters'ın 14 Eylül tarihli anketine göre ekonomistlerin çoğunluğu Eylül ayında faiz artışı beklemeye başladı. Ankete göre Mart ayı sonuna kadar en az bir ilave faiz artışı yapılması bekleniyor.

FED'in bağımsızlığı için yeni sınav

Kararın siyasi bir boyutu da bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump, uzun süredir düşük faiz oranlarını tercih ettiğini açıklarken Warsh'ın FED başkanlığına atanması, bankanın borçlanma maliyetlerini düşürmeye yöneleceği beklentileri eşliğinde gerçekleşmişti.

Faiz artışı, Warsh'ı para politikasını enflasyon, büyüme ve iş gücü piyasasına ilişkin değerlendirmesine göre belirleme konusunda FED'in bağımsızlığını koruma sınavıyla karşı karşıya bırakıyor.

Warsh'ın basın toplantıları, piyasaların faiz politikasının gelecekteki seyrine ilişkin her türlü sinyale karşı hassasiyetinin arttığı bir dönemde özel önem taşıyor.

Piyasalar Temmuz ayında da FED toplantısının ardından tahvil getirilerinde yükseliş yaşamıştı. Banka o toplantıda faizi değiştirmemiş ve Warsh ekonomiye ya da para politikasının gelecekteki seyrine ilişkin net bir mesaj vermemişti.

Ancak Warsh'ın Jackson Hole'daki konuşması, yatırımcıların beklentilerinin yeniden şekillenmesine yardımcı oldu. Son enflasyon verileri de faiz artışı yönündeki beklentileri daha da güçlendirdi.

Dolayısıyla Eylül toplantısının önemi yalnızca 25 baz puanlık faiz artışından ibaret değil. Asıl mesele, FED'in enflasyonla mücadelenin para politikasının daha uzun süre sıkı tutulmasını gerektirdiği yönünde piyasalara net bir mesaj verip vermeyeceği veya Eylül artışının fiyatlar, enerji maliyetleri ve gelecek dönemde açıklanacak verilere bağlı bir adım olarak kalıp kalmayacağı olacak.