UNICEF İran'da çocuklara uygulanan şiddeti kınadı

Geçen Ekim'de Tokyo'da İran'daki protestolarla dayanışma amacıyla düzenlenen bir gösteride genç Nika Şakarami'nin pankartı (AFP)
Geçen Ekim'de Tokyo'da İran'daki protestolarla dayanışma amacıyla düzenlenen bir gösteride genç Nika Şakarami'nin pankartı (AFP)
TT

UNICEF İran'da çocuklara uygulanan şiddeti kınadı

Geçen Ekim'de Tokyo'da İran'daki protestolarla dayanışma amacıyla düzenlenen bir gösteride genç Nika Şakarami'nin pankartı (AFP)
Geçen Ekim'de Tokyo'da İran'daki protestolarla dayanışma amacıyla düzenlenen bir gösteride genç Nika Şakarami'nin pankartı (AFP)

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Eylül ortasında başlayan protestolardan bu yana İranlı yetkililer tarafından uygulanan ve 60'tan fazla çocuğun ölümüne ve çok sayıda kişinin yaralanmasına neden olan şiddeti kınadı. UNICEF, çocuklar için güvenli bir yer olarak kalması gereken okullara yapılan baskınlara son verilmesini talep etti.
BM organı yaptığı açıklamada, "çocuklara yönelik her türlü şiddeti kınadığını" belirterek, "50'den fazla çocuğun ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına yol açtığı bildirilen her türlü şiddet ve kötü muameleye son verilmesi" çağrısında bulundu.
Çocuklar için her zaman güvenli yerler olması gereken okullarda devam eden baskınlar ve aramalardan derin endişe duymaktayız. İran Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye taraftır ve çocukların yaşam, mahremiyet, düşünce özgürlüğü ve barışçıl toplanma haklarına saygı duyma, koruma ve yerine getirme yükümlülüğü vardır. İlk çocuk kurban vakalarının ortaya çıkmasından bu yana endişelerimizi doğrudan ilettiğimiz yetkililer, kimliklerine bakılmaksızın tüm çocukların barışçıl toplanma haklarına saygı göstermelidir. Ayrıca, çocukların yararına olan uygulamalar, hükümetin çalışmalarının merkezinde yer almalıdır. Çocukların her koşulda haklarını talep etmek için güvenlik içinde yaşayabilecekleri yollar bulunması gerekmektedir. Bu sebeple, İranlı yetkililerden gereksiz veya orantısız güç kullanmaktan kaçınmalarını istiyoruz. Pek çok aile, baskılar nedeniyle çocuklarını kaybetti. Onların acısını paylaşıyoruz."
UNICEF, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in güvenlik güçlerine "gereksiz veya orantısız güç kullanmaktan kaçınma" çağrısını yineledi. Çocuklar ve ergenler sadece yaşamlarını ve özgürlüklerini değil, ruh ve beden sağlıklarını da tehdit eden her türlü zarardan korunmalıdır. Pek çok ebeveyn, huzursuzluklar nedeniyle çocuklarında yıkıcı bir kayıp yaşadı." İfadelerini kullanarak açıklamada, “kendilerine, sevdiklerine ve bu olaylardan etkilenen topluluklara derin üzüntülerimizi ifade ediyoruz.” denildi.
İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (Hrana), 26 Kasım itibarıyla ayaklanmalar sırasında 63'ü çocuk olmak üzere 450 protestocunun öldürüldüğünü bildirdi. Ayrıca 60 güvenlik mensubunun öldürüldüğünü ve yetkililerin 18.173 kişiyi tutukladığını açıkladı.
İran, protestocular için resmi ölü sayısını açıklamadı, ancak İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Bakıri Kani, İran'da 16 Eylül'den bu yana gerçekleşen protestolarda yaklaşık 50 polisin öldürüldüğünü belirtti.



Rusya: BMGK'nin Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkeleriyle genişlemesini destekliyoruz

Sergey Lavrov (AA)
Sergey Lavrov (AA)
TT

Rusya: BMGK'nin Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkeleriyle genişlemesini destekliyoruz

Sergey Lavrov (AA)
Sergey Lavrov (AA)

Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Lavrov, Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda, küresel yönetim sisteminin reformu konusunda konuştu.

Lavrov, son yıllarda çok kutuplu dünya düzeninin oluşum sürecinin devam ettiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

Bugün, artan küresel zorluklar ve tehditler karşısında, modern gerçekleri yansıtmayan çok taraflı mimarinin reformuna ihtiyaç var. Küresel yönetim kurumlarının reformu yönündeki çalışmalar durakladı. Batılı ülkeler hakimiyetini korumaya çalışıyor. Washington, G20 liderlerinin 2010'da yaptığı anlaşmalarının uygulanmasını sabote ediyor.

Batı'nın Ukrayna'ya 250 milyar dolardan fazla para sağladığına dikkati çeken Lavrov, diğer yandan dünyanın diğer yerlerinin kalkınması için yapılan maddi desteğin yetersiz olduğunu dile getirdi.

Lavrov, BMGK'nin reformu ve gelişmekte olan ülkelerin de BMGK'deki karar alma sürecine katılması gerektiğini vurgulayarak, "BMGK'nin 15 üyesinden 6'sı Batı'yı temsil ediyor. Bu yapının genişlemesini ancak Asya, Afrika ve Latin Amerika'dan ülkelerin katılımıyla destekleyebiliriz." ifadesini kullandı.

Bakan Lavrov, BRICS'in G20 ülkeleriyle ilişkileri güçlendirme yönünde adımlar atacağını da kaydetti.


Almanya, Rusya'ya "Ukrayna savaşını durdur" çağrısında bulundu

Annalena Baerbock (AA)
Annalena Baerbock (AA)
TT

Almanya, Rusya'ya "Ukrayna savaşını durdur" çağrısında bulundu

Annalena Baerbock (AA)
Annalena Baerbock (AA)

Baerbock, G20 Dışişleri Bakanları toplantısı için gittiği Brezilya'da açıklamalarda bulundu.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'a seslenen Baerbock, "Sayın Lavrov, eğer insan hayatını umursuyorsanız, kendi halkınızı, Rus çocuklarını ve gençlerini umursuyorsanız bu savaşı artık sonlandırmalısınız. Eğer Rusya bu savaşı şimdi sonlandırsaydı, hepimizin talebi olan barışın, adaletin yolu açılırdı." dedi.

Baerbock, G20 üyesi olan Rusya'nın iki yıldır pervasızca dünyayı en kötü savaşa maruz bıraktığını savunarak, "Rusya'nın savaşı, doğum hastanelerini, okulları ve kreşleri kasten bombalayarak Ukrayna halkına özellikle de en savunmasız durumdaki kadınlara ve çocuklara korkunç acılar yaşattı. Binlerce çocuk Ukrayna'dan Rusya'ya kaçırıldı, anneleri onları bulamasın diye isimleri değiştirildi." ifadelerini kullandı.

Rusya'nın, Ukrayna'nın gıda ihracatını engellediğini ve gıdayı acımasızca silah olarak kullandığını ileri süren Baerbock, bunun da en çok dünyanın en yoksul insanlarını, kadınlarını ve çocuklarını etkilediğini savundu.

Baerbock, Gazze'ye insani yardımın ulaştırılması için insani araya ihtiyacın olduğunu söyledi.

Her iki taraftaki acıyı görmenin ve insanlığın bölünmez olduğunu anlamanın önemine vurgu yapan Baerbock, "Hristiyan, Müslüman veya Yahudi kanı diye bir şey yok. Sadece insan kanı var." dedi.

Baerbock, hem Filistinlilerin hem de İsraillilerin yan yana barış ve güvenlik içinde yaşamasına olanak sağlayacak bir çözüme ihtiyacın olduğunu, bunun da iki devletli çözüm ile mümkün olduğunu belirtti.


Kanada'da, aynı aileden 4 Müslümanı öldüren saldırgan müebbet hapis cezası aldı

(AA)
(AA)
TT

Kanada'da, aynı aileden 4 Müslümanı öldüren saldırgan müebbet hapis cezası aldı

(AA)
(AA)

Kanada'da yayın yapan CBC News kanalının haberine göre, Yargıç Renee Pomerance, Veltman'ın 2021'de işlediği suça ilişkin kararını açıkladı.

Pomerance, cinayet ve cinayete teşebbüs suçlarından Veltman'ın müebbet hapis cezasına çarptırıldığını bildirdi.

Saldırganın eylemleri "terör" olarak tanımlandı

Saldırganın ismini kullanmayan Pomerance, "Bunun nedeni, eylemlerinin terör faaliyeti teşkil etmesidir. Aslında eylemlerinin, terör faaliyetinin kitap tanımı olduğu söylenebilir." ifadelerini kullandı.

Pomerance, Kanada toplumunda nefret ve ırkçılığa yer olmadığını belirterek, "Bu olay bölge halkında korku ve yıkım yarattı. (Veltman) Onları Müslüman oldukları için öldürdü." dedi.

Veltman Kasım 2023'te ise birinci derece cinayet ve cinayete teşebbüsten suçlu bulunmuştu.

Kanada'daki Müslüman karşıtı saldırı

Kanada'nın Ontario eyaletine bağlı London kentinde 6 Haziran 2021'de kamyonetini kaldırımda yürüyen beş kişilik Müslüman ailenin üzerine süren saldırgan, 74 yaşındaki büyükanne Talat Afzaal, 46 yaşındaki oğlu Salman Afzaal, 44 yaşındaki eşi Madiha Salman ile 15 yaşındaki kızları Yumna Salman'ın ölümüne neden olmuştu.

Ailenin 9 yaşındaki oğulları Fayez Salman, saldırıda ağır yaralanmıştı.

22 yaşındaki saldırgan Nathaniel Veltman, olay yerine 6 kilometre mesafedeki Cherryhill Bulvarı'nda gözaltına alınmıştı.

Polis, saldırının ailenin Müslüman olmasından dolayı yapıldığına inandıklarını açıklarken, Kanada Başbakanı Justin Trudeau da olayla ilgili, "Bu öldürme tesadüf değildi. Bu, topluluklarımızdan birinin kalbinde nefretle motive edilen bir terörist saldırıydı." ifadelerini kullanmıştı.


BMGK'deki ateşkes tasarısını reddeden ABD, kendi rehine takas formülünde ısrarcı

Antony Blinken (AA)
Antony Blinken (AA)
TT

BMGK'deki ateşkes tasarısını reddeden ABD, kendi rehine takas formülünde ısrarcı

Antony Blinken (AA)
Antony Blinken (AA)

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyindeki (BMGK) Gazze'de ateşkes tasarısını, "verimli bir sonuç doğuracağına inanmadıkları" için reddettiklerini belirten ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, kendi önerileri olan rehine takası ve Gazze'ye insani yardımları barındıran formülün daha işlevsel olduğunu savundu.

Blinken, G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı için bulunduğu Brezilya'nın Rio de Janerio kentinde, basın mensuplarına gündemi değerlendirdi.

ABD'nin de diğer G20 ülkeleri gibi Gazze'deki "çatışmaların sona erdiğini" görmek istediğini vurgulayan Blinken, "BMGK tasarısı verimli olmayacaktı. Bu konuda iki başlıkta çekincemiz vardı, biri tasarı rehinelerle ilgili bir şey söylemiyordu, diğeri de zamanlaması." dedi.

Blinken, ABD'nin önerisinin hem Hamas'ın elindeki rehinelerin kurtarılması hem de Gazze'ye yeteri kadar insani yardımın ulaştırılması noktasında işlevsel olduğunu savunarak, "Biz ivedi bir şekilde kalan rehinelerin serbest bırakılması ve uzatılmış bir insani ateşkesin sağlanmasına odaklanmış durumdayız." diye konuştu.

Blinken'dan Lula'nın Holokost'la ilgili sözlerine cevap

ABD Dışişleri Bakanı, İsrail'in Gazze'deki sivillere yönelik şiddetli saldırılarını, Adolf Hitler'in Yahudilere yönelik soykırımına (Holokost) benzeten Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva'ya yanıt verdi.

Blinken, konuyla ilgili soru üzerine, Lula'nın Holokost'la ilgili yorumuyla "tamamen karşıt fikirde" olduklarını belirtti.

Rusya'ya Navalni yaptırımları

Blinken, Aleksey Navalni'nin ölümüyle ilgili soruya da yanıt verirken, cuma günü duyuracakları yeni yaptırımlarla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e karşılık vereceklerini söyledi.

Putin yönetiminin, Navalni'nin ölümünden sorumlu olduğunu öne süren Blinken, G20 olarak Ukrayna konusundaki hassasiyetin süreceği mesajını verdi.


Putin, Rus stratejik bombardıman uçağı "Tu-160M" ile uçtu

(AA)
(AA)
TT

Putin, Rus stratejik bombardıman uçağı "Tu-160M" ile uçtu

(AA)
(AA)

Rus basınındaki görüntülerde Rusya'ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da bulunan Putin'in, "Tu-160M" ile uçması yer alıyor.

NATO'nun "Blackjack" adıyla tanımladığı "Tu-160"ın geliştirilmiş versiyonuyla uçan Putin, dün de aynı uçağın bir modelini Kazan'daki üretim tesisinde incelemişti.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, gazetecilere yaptığı açıklamada, uçuşun yaklaşık 40 dakika süreceğini, uçağın rotasının "askeri sır" olduğu gerekçesiyle açıklanmayacağını söylemişti.

Nükleer silah taşıma kapasitesine sahip "Tu-160M", 2 bin kilometreye ulaşarak ses hızının üzerine çıkabiliyor.


Alman Meclisinde hükümetin Ukrayna'ya Taurus füzeleri sağlamasını içeren önerge reddedildi

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)
TT

Alman Meclisinde hükümetin Ukrayna'ya Taurus füzeleri sağlamasını içeren önerge reddedildi

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)

Muhalefetteki Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin verdiği ve hükümetin Ukrayna'ya Taurus füzeleri sağlamasını içeren önerge, 182’ye karşı 480 oyla reddedildi. Oylamada, 5 milletvekili "çekimser" kaldı.

Önergede, Taurus füzelerinin sağlanmasının yanında Rusya’ya yaptırımların artırılması ve Rus varlıklarının Ukrayna için harcanması talepleri de yer aldı.

Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Partisi Genel Başkanı ve CDU/CSU Meclis Grubu Başkanı Friedrich Merz, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Almanya'nın, Ukrayna'ya yeteri kadar yardım edip etmediğinin sorulması gerektiğini belirterek, Ukrayna'ya Rusya'yı etkili şekilde püskürtmek için Ukrayna’nın acil ihtiyaç duyduğu malzemeyi sağlaması gerektiğini söyledi.

CDU/CSU Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Johann Wadephul da Başbakan Olaf Scholz'dan Ukrayna'ya Taurus füzelerinin verilmemesine ilişkin problemin ne olduğunu bilmek istediğini kaydederek, "Bunu kimse bilmiyor, mantıklı bir açıklama alamadık." dedi.

Wadephul, Meclisin ve kamuoyunun, füzelerin Ukrayna’ya neden verilmediğini bilme hakkı bulunduğunu vurguladı.

Sosyal Demokrat Parti Milletvekili (SPD) Gabriela Heinrich ise CDU/CSU’nun Ukrayna’ya silah sistemleri verilmesi konusunda dar bir tartışıma içinde olduğunu savunarak, Almanya’nın ABD’den sonra Ukrayna’ya en fazla silah veren ülke olduğuna işaret etti.

"Kimse tek bir sistemin oyun (Taurus) değiştirici olduğunu kesin olarak iddia edemez." diyen Heinrich, Başbakan Scholz'un Almanya'nın savaşta taraf olmayacağı konusunda halka güvence verdiğini kaydetti.

Öte yandan hükümeti oluşturan SPD, Yeşiller ve Hür Demokrat Parti’nin (FDP) verdiği ve hükümete Ukrayna’ya "daha fazla kapsamlı silah sistemlerini sağlamayı" talep eden önerge ise 284’e karşı 382 oyla kabul edildi.

Bu önergede, Taurus füzelerinin Ukrayna'ya verilmesi yer almıyor.

Almanya Başbakan Scholz, Ukrayna’nın da talep ettiği Taurus füzelerinin, Kiev'e sağlanmasına şimdiye kadar yeşil ışık yakmadı.


İsrail, Hamas ile esir takası müzakerelerini yürüten heyetin yetkilerini genişletecek

(AA)
(AA)
TT

İsrail, Hamas ile esir takası müzakerelerini yürüten heyetin yetkilerini genişletecek

(AA)
(AA)

İsrail Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Gallant, Beyaz Saray'ın Orta Doğu ve Kuzey Afrika Koordinatörü Brett McGurk ile Tel Aviv'de bir araya geldi.

Görüşmede, İsrail'in Gazze'ye saldırıları ve Hamas'ın elindeki 134 esirin serbest bırakılmasına ilişkin çabalar ele alındı.

Mc Gurk'ü Hamas'ın elindeki esirlerin serbest bırakılmasına ilişkin çabaları ve İsrail'e verdiği destek nedeniyle takdir eden Gallant, "Esirlerle ilgili müzakerecilerimize verilen yetkiyi genişleteceğiz." ifadelerini kullandı.

Gallant, Gazze Şeridi'nin orta ve güneyindeki Filistinli direnişçilerin ortadan kaldırılması gerektiğini iddia ederek, Gazze Şeridi'ne yoğun kara saldırılarına devam edeceklerini ifade etti.

Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen'deki İran destekli güçler tarafından düzenlenen saldırılardan söz eden Gallant, İran'ın, İsrail topraklarına silah ve patlayıcı kaçakçılığı yaparak bölgeyi istikrarsızlaştırmayı amaçladığını öne sürdü.


Avrupa Parlamentosu üyelerinin telefonlarında casus yazılım olduğu ortaya çıktı

(AA)
(AA)
TT

Avrupa Parlamentosu üyelerinin telefonlarında casus yazılım olduğu ortaya çıktı

(AA)
(AA)

AP Sözcü Vekili Delphine Colard, AA muhabirine yaptığı yazılı açıklamada, Komite üyelerinin siber güvenliğini sağlamak için gerçekleştirilen taramalarda SEDE'nin 2 üyesinin kişisel telefonlarında casus yazılım bulunduğunu teyit etti.

Colard, "Söz konusu jeopolitik bağlamda ve SEDE tarafından takip edilen dosyaların niteliği göz önüne alındığında, bu alt komite üyelerinin ve çalışmalarını destekleyen personelin cihazlarına özel bir dikkat gösterilmektedir." ifadesini kullandı.

Casus yazılım saldırılarının arkasında kimin olduğuna dair bilgi vermeyen Colard, "Faaliyetin doğası gereği AP'nin güvenliği, siber güvenlik konuları veya bu özel prosedürde kullanılan araçlar hakkında daha fazla yorum yapmıyoruz." açıklamasında bulundu.

Colard, 2 komite üyesinin telefonlarında casus yazılım izlerinin tespit edilmesinin ardından tüm üyelere teknolojik cihazlarını taramadan geçirmeleri çağrısında bulunulduğunu aktardı.

Nisan 2022'den beri 250'den fazla milletvekilinin cihazı tarandı

AP Başkanı Roberta Metsola, Mart 2022'de ilk kez bazı milletvekillerinin cihazlarında casus yazılım bulunmasının ardından tüm AP üyelerine kişisel telefon ve bilgisayarlarında casus yazılım taraması yapılması imkanı sundu.

Bu kapsamda ilk kontroller, Nisan 2022'de başlarken şimdiye kadar 250'den fazla AP üyesinin cihazlarına yönelik 500'den fazla tarama yapıldı.

Prosedüre göre kişisel cihazında olası tehlike unsuru tespit edilen AP milletvekilinin rızasıyla siber güvenlik servisleri tarafından derinlemesine analiz gerçekleştiriliyor ve ardından milletvekili süreçle ilgili bilgilendiriliyor.

Casus yazılım saldırısıyla karşı karşıya kalan SEDE üyeleri, Aralık 2023'te Hindistan, İsrail ve işgal altındaki Filistin topraklarını ziyaret etmişti.

Milletvekilini hedef alan saldırıda "Pegasus" casus yazılımı kullanılmış

Politico internet sitesinin haberine göre AP milletvekilleri Nathalie Loiseau ve Elena Yoncheva, telefonlarında casus yazılım tespit edildiğini doğruladı.

SEDE'ye başkanlık yapan Fransız milletvekili Loiseau, kişisel telefonunda İsrailli siber güvenlik şirketi tarafından geliştirilen "Pegasus" casus yazılımı bulunduğunu ifade ederek, milletvekillerine telefonlarını kontrol ettirmeleri tavsiyesinde bulundu.

Komitenin üyesi Bulgar milletvekili Yoncheva ise bu hafta yapılan tarama sırasında telefonunda casus yazılım izlerine rastlandığını belirterek, saldırının başarılı olup olmadığına ve hangi yazılımın kullanıldığına dair analiz beklediğini ifade etti.

Milletvekillerinin yanı sıra bir AP çalışanın da casus yazılımın hedefi olduğu öne sürüldü.

İsmi açıklanmayan bir SEDE üyesi, Loiseau'nun "durumun ciddiyeti" nedeniyle AP'deki siyasi grupların temsilcileriyle ilerleyen günlerde bir toplantı yapmasını beklediklerini kaydetti.

Yeşiller Grubundan ismi açıklanmayan AP milletvekili ise Fransa'nın Strazburg kentinde bulunan AP'deki Genel Kurulun gelecek hafta yapılacak açılış oturumunda "casus yazılım olaylarının" tartışılmasını talep edeceklerini dile getirdi.

İsrailli siber güvenlik şirketi NSO Group tarafından geliştirilen Pegasus casus yazılımının, kullanıcıların haberi olmadan telefon konuşmalarının dinlenmesi, ses kaydı alınması, e-postaların takip edilmesi ve telefonlardan fotoğraf çekilmesi gibi casusluk faaliyetleri için dünyanın dört bir yanında kullanıldığı ortaya çıkmıştı.


Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro: Gazze'de çocukları bombalarla katletmek çirkinliktir

Gustavo Petro (AA)
Gustavo Petro (AA)
TT

Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro: Gazze'de çocukları bombalarla katletmek çirkinliktir

Gustavo Petro (AA)
Gustavo Petro (AA)

Petro, sosyal medya platformu X'teki paylaşımında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu "çocuk katili" Herodes'e benzeterek, "Soykırıma karşı öfkeliyim. Çocukları bombalarla katletmek çirkinliktir. Latin Amerika halkının büyük çoğunluğu Netanyahu'nun barbarlığına ve onun çağdaş Herodes'e dönüşmesine karşıdır." ifadesini kullandı.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinde Gazze'de ateşkes talebinin veto edilmesini eleştiren Petro, "Muazzam sayıda insan, Filistin halkının yok edilmesine karşı çıkıyor. BM'deki vetolar, ya zulüm ve barbarlık getirecek ya da insanlık medeniyetine sahip çıkacak." değerlendirmesinde bulundu.

Petro, dün yaptığı açıklamada da İsrail'in Gazze'deki sivillere yönelik şiddetli saldırılarını Adolf Hitler'in Yahudilere yönelik soykırımına (Holokost) benzeten Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva'ya destek vermişti.

Cumhurbaşkanı Petro, "Brezilya Devlet Başkanı Lula ile tam dayanışma içinde olduğumu ifade ediyorum. Gazze'de soykırım yaşanıyor ve binlerce çocuk, kadın ve yaşlı sivil, alçakça öldürülüyor. Lula sadece gerçeği söylemiştir ve gerçek savunulmalıdır, yoksa barbarlık bizi ortadan kaldıracak." ifadesini kullanmıştı.


BM: İsrail'in saldırıları ve yetersiz yardım nedeniyle Gazze'de kıtlık an meselesi

(AA)
(AA)
TT

BM: İsrail'in saldırıları ve yetersiz yardım nedeniyle Gazze'de kıtlık an meselesi

(AA)
(AA)

BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA), X sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Gazze'de bir milyon çocuk her gün travmalarla karşı karşıya kalıyor. Yardımlar damla damla gelirken yiyecekler azalıyor ve kıtlık an meselesi." ifadelerine yer verildi.

Gazze'nin kuzeyinde her 6 çocuktan birinin ciddi düzeyde yetersiz beslendiğine dikkati çeken UNRWA, İsrail'in 139 gündür devam eden saldırılarında en büyük bedeli çocukların yanı sıra hamile ve bebeklerini emziren kadınların ödediğini vurguladı.

Gazze Şeridi'ni işgal eden İsrail ordusu, bölgeyi fiilen üçe bölmüş durumda. Bölünen yerlerde İsrail ordusunun kontrol noktaları bulunuyor. Bu noktalardan insani yardımlar dahil İsrail'in izni olmadan geçişlere müsaade edilmiyor.