Kremlin'in gizli anketi sızdırıldı: Rus halkının çoğu barış istiyor

Putin'in anketlerin kamuoyuyla paylaşılmasını sınırlandırmayı planladığı öne sürüldü

Putin'in 24 Şubat'ta başlattığı savaşta çatışmalar 281. gününde de sürüyor (Reuters)
Putin'in 24 Şubat'ta başlattığı savaşta çatışmalar 281. gününde de sürüyor (Reuters)
TT

Kremlin'in gizli anketi sızdırıldı: Rus halkının çoğu barış istiyor

Putin'in 24 Şubat'ta başlattığı savaşta çatışmalar 281. gününde de sürüyor (Reuters)
Putin'in 24 Şubat'ta başlattığı savaşta çatışmalar 281. gününde de sürüyor (Reuters)

Rusya Federal Güvenlik Servisi'nin (FSO) düzenlediği ankette yurttaşların Ukrayna savaşına verdiği desteğin azaldığı ortaya çıktı.
Bağımsız haber sitesi Meduza'nın ele geçirip yayımladığı anket sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 55'i barış yoluyla savaşın sonlanması gerektiğini savunuyor.
Anket, FSO'nun temmuzda düzenlediği çalışmaya kıyasla kamuoyunda savaşa dair görüşlerin ciddi şekilde değiştiğini gösteriyor.
Temmuzdaki ankette katılımcıların yalnızca yüzde 32'si Ukrayna'yla barış yapılmasını talep ettiğini söylemişti. Kremlin'in savaşı sürdürmesi gerektiğini savunanların oranıysa yüzde 57'ydi.
Kasımda yapılan anketteyse savaşın devam etmesini isteyenlerin oranı yüzde 25 oldu.
FSO'nun anketi, Rusya'daki bağımsız sosyoloji enstitüsü Levada Merkezi'nin ekimde düzenlediği çalışmayla benzer sonuçlara sahip. Levada'nın anketinde de katılımcıların yüzde 57'si barış görüşmelerini desteklediğini, yüzde 27'siyse savaşın sürmesini istediğini söylemişti. Her iki ankette de toplam katılımcı sayısı paylaşılmadı.
Levada Merkezi'nin direktörü Denis Volkov, halkın savaşa desteğinin özellikle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 21 Eylül'de açıkladığı seferberlikten sonra azaldığına dikkat çekti.
Meduza'ya konuşan Volkov, "Bu, tamamen savaşta şahsen yer almaya yönelik çekincelerden kaynaklanıyor. Artık riskler arttı ve halk barış görüşmelerinin başlamasını istiyor" dedi.

"Yakın zamanda protestolar başlayabilir"
Sosyolog Grigori Yudin de "Ruslar, gündelik yaşamlarının dağılmasıyla ve bir tehlike hissiyle karşı karşıya geldi" ifadelerini kullandı. Yudin, yakın zamanda ülkede savaş karşıtı protestoların başlayabileceği öngörüsünde de bulundu.
Siyaset bilimci Vladimir Gelman ise kamuoyunun savaş hakkındaki görüşlerinin Putin yönetiminin tutumunu etkilemesinin pek mümkün olmadığını savundu. Gelman, Kremlin'in taviz vermeye hazır olmadığını belirterek, barış görüşmesi ihtimalinin anketlerden ziyade savaşın gidişatıyla belirleneceğini ifade etti.
 



Trump, Tahran'la olan çatışmada tansiyonu yükseltiyor

Dün yayınlanan bir fotoğrafta, 9 Ocak'ta Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerden biri görülüyor (AP)
Dün yayınlanan bir fotoğrafta, 9 Ocak'ta Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerden biri görülüyor (AP)
TT

Trump, Tahran'la olan çatışmada tansiyonu yükseltiyor

Dün yayınlanan bir fotoğrafta, 9 Ocak'ta Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerden biri görülüyor (AP)
Dün yayınlanan bir fotoğrafta, 9 Ocak'ta Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerden biri görülüyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, İran ile olan çatışmada bahisleri yükseltti ve “göstericilerin anlamsızca öldürülmesini” protesto etmek amacıyla İranlı yetkililerle planlanan toplantının iptal edildiğini duyurdu.

Trump, protestoculara “yardım yolda” diyerek doğrudan bir mesaj gönderdi ve hareketlerine devam etmelerini, kurumları basmalarını ve baskıdan sorumlu olanların isimlerini kaydetmelerini istedi. Trump, olası bir askeri saldırı ihtimalinin giderek artmasıyla birlikte, yönetiminin İran'daki gelişmelerle başa çıkmak için senaryolar arayışını yoğunlaştırdığı bir dönemde, kararının cinayetler durana kadar geçerli olacağını belirtti.

ABD kaynakları, senaryoların geleneksel hava saldırılarının ötesine geçen askeri, siber ve psikolojik seçenekleri içerdiğini söyledi.

Bu arada, Tahran ile Avrupa arasındaki gerginlik de arttı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, “Avrupa'nın çifte standardı” olarak nitelendirdiği durumu eleştirdi ve ülkesinin yeni kısıtlamalara veya yaptırımlara “aynı şekilde karşılık vereceği” uyarısında bulundu. Dün birkaç Avrupa ülkesi baskıyı artırdı ve gösterilere yönelik baskıyı protesto etmek için İran büyükelçilerini çağırdı.

Sahadaki insan hakları örgütleri, protestolarda ölü sayısının 2 bini aştığını bildirdi. HRANA 2 bin 3 ölüm belgelediğini aktarırken, İranlı bir yetkili de Reuters'e aynı rakamı doğruladı.


Kosta Rika, Cumhurbaşkanına yönelik bir suikast planının ortaya çıkarıldığını duyurdu

Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
TT

Kosta Rika, Cumhurbaşkanına yönelik bir suikast planının ortaya çıkarıldığını duyurdu

Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)

Kosta Rika hükümeti dün, sağcı partisinin muhtemelen kazanacağı ulusal seçimler öncesinde Başkan Rodrigo Chavez'e suikast planını ortaya çıkardığını duyurdu.

Ülkenin İstihbarat ve Ulusal Güvenlik Müdürlüğü başkanı Jorge Torres, “anonim bir kaynak”tan alıntı yaparak, Chávez'e suikast için bir tetikçiye ödeme yapıldığını söyledi.

Başsavcı Carlo Diaz gazetecilere, “sosyal medyada çok aktif” olarak tanımlanan bir kadın şüphelinin soruşturma altında olduğunu söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

1 Şubat'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleriyle bağlantısı olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtti.

Anayasa gereği ikinci kez aday olamayan son derece popüler Chávez, eski bakanlarından Laura Fernández'i halefi olarak destekledi.

Fernández, Karayip ülkesinde artan şiddetin sorumlusu olarak gösterilen uyuşturucu kaçakçılarına karşı sert önlemler alacağına dair kampanyasıyla, kamuoyu yoklamalarında önde gidiyor.

Muhalefet grupları, El Salvador Cumhurbaşkanı Nayib Bukele'nin seçimlere müdahale edebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Chavez, Bukele'yi bugün Kosta Rika'ya davet ederek, El Salvador'daki terörle mücadele gözaltı merkezinden esinlenerek inşa edilecek devasa yeni bir hapishanenin temel atma törenine katılmasını istedi. Bu merkezde, Bukele'nin suç çetelerine karşı yürüttüğü savaşın bir parçası olarak binlerce genç yargılanmadan tutuluyor.

Geçen yıl ABD'den bu hapishaneye sınır dışı edilen birçok Venezuelalı, serbest bırakıldıklarında işkence gördüklerini söylediler.


Washington, üç Arap ülkesindeki Müslüman Kardeşler şubelerini terör listesine ekledi

Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
TT

Washington, üç Arap ülkesindeki Müslüman Kardeşler şubelerini terör listesine ekledi

Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)

ABD yönetimi, Lübnan, Ürdün ve Mısır'daki Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) Teşkilatı’nın şubelerini, terör örgütü listesine aldı ve bu şubelere ve üyelerine yaptırımlar uyguladı. ABD Hazine ve Dışişleri bakanlıkları dün, bu şubelerin ABD ve çıkarları için tehdit oluşturduğunu açıkladı.

Dışişleri Bakanlığı, Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın Lübnan şubesini en ağır niteleme olan ‘yabancı terör örgütü’ olarak nitelendirdi ve bu gruba mali destek sağlamayı suç saydı.

Ürdün ve Mısır şubeleri, özellikle Hamas'a verdikleri destek nedeniyle Hazine Bakanlığı tarafından ‘uluslararası terör örgütleri’ listesine eklendi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu sınıflandırmanın Müslüman Kardeşler Teşkilatı şubelerinin ‘şiddet ve istikrarsızlık faaliyetlerine’ karşı yürütülen çabaların ilk adımlarını yansıttığını söyledi.