Libya’da yapımını Türk-Libya ortaklığının üstlendiği Trablus-Terhune yolu projesinde ilk kazma vuruldu

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Libya’da yapımını Türk-Libya ortaklığının üstlendiği Trablus-Terhune yolu projesinde ilk kazma vuruldu

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Libya’nın başkenti Trablus’u Terhune kentine bağlayan yolun yeniden yapım ve genişletme çalışmalarına törenle başlandı.
Projenin başlangıcı dolayısıyla Trablus’un güneydoğusundaki Salahaddin bölgesinde düzenlenen törene Libya Ulaştırma Bakanı Muhammed eş-Şuhubi de katıldı.
Bakan Şuhubi, Anadolu Ajansı (AA) muhabirine yaptığı açıklamada, 82 kilometrelik yol yapım ve genişletme projesini Türk-Libya ortaklığında kurulan şirketin hayata geçireceğini belirtti.
Şuhubi, "Bu yol Trablus’a çıkan önemli yollardan biridir. Libya şu an yeniden imar sürecine girdi. Türkiye’yi ziyaretimizde Türk firmalarını Libya’ya davet ederek Libya’nın tekrar inşasında katkı sağlamaları çağrısında bulunduk" ifadelerini kullandı.
Bu kapsamda birçok Türk şirketin Libya'da faaliyet gösterdiğini hatırlatan Şuhubi, "Türk firmaları Libya’da halen Trablus Uluslararası Havaalanı, Sebhe Havaalanı, Sebhe-Ubari ve Ummul Eranib-Katrun yolunun yapımının yanı sıra Misrata kenti ve Libya’nın batısında birçok projeyi hayata geçirmek için çalışıyorlar” dedi.

Önemli ve stratejik bir proje
AA muhabirine konuşan başkent Trablus'un Kasr bin Gaşir bölgesi Belediye Başkanı Muhammed Sakkug da belediye sınırları içindeki Salahaddin bölgesinden Terhune’ye uzanan bu yolu yenileme projesinin çok önemli ve stratejik olduğunu vurguladı.
Sakkug, "Bu yolu kullanacak olan bölge halkı ve bütün Libyalılar rahat, kolay ve modern şartlarda bir yolculuk yapacak. Libya içindeki ve dışındaki tüm Türk şirketlerinin Libya’nın yeniden imarında katkı sağlamalarını temenni ediyoruz" dedi.

Çalışmaların 8 ayda tamamlanması planlanıyor
Projenin Şantiye Şefi Basri Çakmak ise, İnfitah (Açılım İnşaat) şirketi olarak projenin 2 çarpı 2 şeklinde bölünmüş yol olarak dizayn edildiğini söyledi.
Mühendis ve çalışanların çoğunun Türkiye’den geldiğini aktaran Çakmak, "İmkanlar sağlanırsa 8 ay gibi bir sürede proje tamamlanacak. Türkiye’de zaten birçok alanda bu işleri yapıyoruz. İnşallah burada da güzel bir iş çıkaracağız” dedi.

Türkiye’de eğitim görmüş Libyalı mühendis
Projede, üniversite eğitimini Türkiye'de tamamlayan Libyalı genç inşaat mühendisi Seyyid en-Neas da görev alıyor.
Uludağ Üniversitesinden 2018'de mezun olduğunu söyleyen Neas, bir yıldır bu projenin hazırlık aşamalarında görev aldığını dile getirdi.

Terhune kentinin önemi
Libya’nın batısındaki en büyük kabileden ismini alan Terhune kenti, ülkenin doğusundaki silahlı güçlerin lideri Halife Hafter’in 4 Nisan 2019'da başkent Trablus’a saldırı emri verdiği dönemde ve özellikle 2020'de Libya ordusuna en fazla direnen kent olmuştu.
Terhune’nin hükümet güçlerinin eline geçmesinin ardından Hafter’e bağlı silahlı güçler, birkaç gün içinde başkent Trablus’un 500 kilometre doğusundaki Sirte kentine kadar çekilmek zorunda kalmıştı.
Libyalılar, Ecdabya kentinde doğup büyüse de Hafter’in de aslen Terhune kabilesine mensup olduğunu söylüyor.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.