AB’den Zelenskiy'e bir sonraki zirveye katılma daveti

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy. (Reuters)
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy. (Reuters)
TT

AB’den Zelenskiy'e bir sonraki zirveye katılma daveti

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy. (Reuters)
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy. (Reuters)

Avrupa Parlamentosu'nun yarın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin ağırlanacağı Brüksel’deki merkezinde tüm hazırlıklar tamamlandı. Bu, geçtiğimiz sene şubat ayında Rusya ile Ukrayna arasında savaşın patlak vermesinin ardından Zelenskiy’nin Avrupa kurumlarına yaptığı ilk ziyaret olacak. Zelenskiy geçtiğimiz aralık ayında gerçekleştirdiği ilk yurt dışı seyahatinde ABD’yi ziyaret etmişti. Ancak Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği (AB) kurumlarından yetkililer, ziyareti çevreleyen riskler ve güvenlik kaygıları göz önüne alındığında, ziyareti son dakikaya kadar onaylamamaya kararlı.
Zelenskiy’nin AB Konseyi Başkanı Charles Michel'den AB’nin bir sonraki zirvesine bizzat katılması yönünde davet aldığı bildirildi. Şarku’l Avsat’ın güvenilir kaynaklardan edindiği bilgilere göre, ziyaret onaylandığı takdirde Zelenskiy perşembe sabahı Brüksel'e gelecek. Burada, Avrupa Parlamentosu'nun merkezine geçerek özel bir konuşma gerçekleştirecek. Ardından da Avrupalı ​​liderlerin göç konusunda zirve gerçekleştireceği, Washington ve Pekin'in ABD ve Çin şirketlerine sunduğu destek tedbirlerine Avrupa'nın tepkisini konuşacakları AB Konseyi genel merkezine geçecek.
Daha önce online platformda Avrupa Konseyi ve Parlamentosu'na birkaç kez hitap eden Zelenskiy, geçen yaz adaylık talebinin rekor hızla kabul edilmesi ardından ülkesinin AB’ye katılım sürecinin hızlandırılması için bir süredir baskı yapıyor.
Zelenskiy geçtiğimiz hafta sonu Kiev'de düzenlenen AB-Ukrayna zirvesi ardından AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Konsey Başkanı Michel ile düzenlediği basın toplantısında Brüksel ziyareti daveti aldığını açıklamıştı. Ancak bu hususta ciddi güvenlik zorlukları olduğunu vurgulamıştı.
Kiev’de ilk kez düzenlenen bu zirve, (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in, özellikle Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrasında AB ile Rusya arasında uzun yıllar süren aidiyet meselesinin ardından Ukrayna'nın Batı kampına katılmak istemesine Avrupa'nın verdiği desteğin açık bir teyidi sayılıyor.
Süreci yakından takip eden kaynaklar AB’yi Ukrayna'nın katılım sürecini hızlandırmaya ve Rusya'ya karşı koymak için askeri desteği artırmaya çağıran kararlar alan Parlamento'da Zelenskiy'nin geniş çapta kabul göreceği beklentisinde. Nitekim Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Konsey Başkanı Michel bu üyeliği hızlandırma konusunda istekli görünüyor.
Zelenskiy'nin Avrupa Parlamentosu ziyaretinden yararlanarak Ukrayna'nın birliğe girme ısrarına yanıt vermekte tereddüt eden Avrupalı ​​liderlere özel görüşmeler sırasında baskı yapması bekleniyor. Nitekim Fransa, Almanya ve Hollanda; Polonya ve eski Sovyetler Birliği çatısı altındaki dönemin Baltık ülkeleri gibi Ukrayna’nın talebinin de hızlandırılmasına şiddetle karşı çıkıyor. Avrupalı ​​diplomatik çevreler, Zelenskiy'nin Avrupalı ​​liderlerle yapacağı görüşmelerde savaşın içinde bulunduğu askeri durum ve ülkesinin AB üyeliği için gerekli koşulları yerine getirmek için şimdiye kadar gösterdiği çabalar konusunda ısrar edeceği görüşündeler. Aynı zamanda bu talebin olası reddi karşılığında Ukrayna silahlı kuvvetlerine uzun menzilli taarruz silahları ve avcı bombardıman uçakları verilmesinin önerilebileceğini belirtiyor. Ancak Zelenskiy'nin söz konusu ziyaret sırasında bu hedeflerden herhangi birine ulaşamayacağı düşünülüyor. Zira Ukrayna'ya askeri destek sağlamaya devam etmekte isteksiz olan ve çok geç olmadan diplomatik çabalara daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini belirten ülkelerin ayısının artmaya başladığı biliniyor.



Ben-Gvir, İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırımların ardından Avrupa Birliği'ni "antisemitik" olarak nitelendirdi

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir (Arşiv- Reuters)
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir (Arşiv- Reuters)
TT

Ben-Gvir, İsrailli yerleşimcilere yönelik yaptırımların ardından Avrupa Birliği'ni "antisemitik" olarak nitelendirdi

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir (Arşiv- Reuters)
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir (Arşiv- Reuters)

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Avrupa Birliği’nin Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik şiddet olayları nedeniyle İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulama kararının ardından AB’yi “antisemitik” olmakla suçladı.

Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin aşırı sağcı isimlerinden biri olan Ben-Gvir, “Antisemitik bir birlikten ahlaki karar beklemek, güneşin batıdan doğmasını beklemek gibidir” dedi.

Ben-Gvir açıklamasında, “Düşmanlarımız saldırılar düzenleyip Yahudileri öldürürken, Avrupa Birliği kendini savunanların ellerini bağlamaya çalışıyor” dedi.

Avrupa Birliği’nin kararına tepki gösteren Ben-Gvir, X platformundaki paylaşımında yerleşim faaliyetlerinin devam edeceğini belirterek, “İnşa, tarım, savunma ve İsrail topraklarının tamamında yerleşim sürecek” ifadelerini kullandı.


İran, Amerika ve İsrail adına 'casusluk' yapmakla suçlanan bir kişiyi idam etti

İranlı bir kadın, pazar günü Tahran'da ABD ve İsrail karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (AFP)
İranlı bir kadın, pazar günü Tahran'da ABD ve İsrail karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (AFP)
TT

İran, Amerika ve İsrail adına 'casusluk' yapmakla suçlanan bir kişiyi idam etti

İranlı bir kadın, pazar günü Tahran'da ABD ve İsrail karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (AFP)
İranlı bir kadın, pazar günü Tahran'da ABD ve İsrail karşıtı bir duvar resminin önünden geçiyor (AFP)

İran, dün İsrail ve ABD adına “casusluk” yaptığı suçlamasıyla bir kişinin idam edildiğini açıkladı. Bu infaz, Tahran yönetiminin iki ülkeye karşı yürüttüğü güvenlik operasyonları kapsamında gerçekleştirilen son idamlardan biri oldu.

İran yargısına bağlı haber platformu Mizan, İrfan Şekurzade’nin ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve İsrail dış istihbarat servisi Mossad ile iş birliği yaptığı gerekçesiyle idam edildiğini duyurdu.

Mizan, idamın ne zaman gerçekleştirildiği ya da Şekurzade’nin ne zaman gözaltına alındığı konusunda bilgi vermedi. Ancak Şekurzade’nin, “uydu teknolojileri alanında faaliyet gösteren İranlı bilimsel kuruluşlardan birinde” çalıştığını belirtti.

Norveç merkezli insan hakları örgütleri Hengaw ve İran İnsan Hakları Örgütü’ne göre Şekurzade, Tahran Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde öğrenciydi.

İdam edilmeden önce yazdığı mektupta hakkındaki suçlamaları reddeden Şekurzade’nin, insan hakları örgütlerine göre şu ifadeleri kullandığı belirtildi: “Başka bir masum ruhun sessizce ve kimsenin dikkatini çekmeden yok edilmesine izin vermeyin.”

Hengaw, havacılık ve uzay mühendisliği yüksek lisans öğrencisi olan Şekurzade’nin “zorla itiraf alınması amacıyla dokuz ay boyunca hücre hapsinde ağır fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz bırakıldığını” öne sürdü.

AFP’nin Mizan’dan aktardığına göre ise Şekurzade’nin CIA ve Mossad’a “bilinçli ve gönüllü şekilde gizli bilgiler verdiği” iddia edildi.

İran uzun süredir Batılı ülkeler tarafından, uydu programını balistik füze kapasitesini geliştirmek amacıyla kullanmakla suçlanıyor.

İnsan hakları kuruluşlarına göre İran, Çin’in ardından dünyada en fazla idam cezası uygulayan ikinci ülke konumunda bulunuyor.

Şarku’l Avsat’ın Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü’nden aktardığına göre İslam Cumhuriyeti geçen yıl en az bin 500 kişiyi idam etti. Örgüt bunun dünyadaki en yüksek rakamlardan biri olduğunu açıkladı.

İran, şubat ayının sonlarından beri İsrail ve ABD ile fiili bir çatışma süreci yürütüyor. İki ülkenin İran topraklarına yönelik yoğun saldırılarının ardından başlayan gerilimde, 8 Nisan’dan bu yana ateşkes uygulanıyor.

Çatışmaların başlamasından bu yana İran, özellikle casusluk ve güvenlik suçlamalarıyla ilgili davalarda idam cezalarının infazını artırdı.

Tahran yönetimi geçen pazartesi günü de hükümet karşıtı protestolarla bağlantılı oldukları gerekçesiyle üç kişiyi idam etmişti.


Japonya'da trendeki tuhaf koku 10 kişiyi hastanelik etti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Japonya'da trendeki tuhaf koku 10 kişiyi hastanelik etti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Japonya'da pazar günü, Tokyo yakınlarında hareket halindeki bir trende bilinmeyen bir maddenin püskürtüldüğü yönündeki ihbarların ardından 10 kişinin hastaneye kaldırıldığı bildirildi.

Olay, 10 Mayıs günü saat 16.30 civarında, Tokaido Hattı'nda sefer yapan Doğu Japonya Demiryolu Şirketi'ne (JR East) ait trende meydana geldi. Tren, Kanagawa prefektörlüğündeki Odawara istasyonundan Gunma'daki Takasaki'ye giderken, yolcular vagonlardan birinde tuhaf bir koku olduğunu bildirdi.

Yerel medyaya göre öksürmeye başlayan bazı yolcular boğaz tahrişi ve nefes alma güçlüğünden yakındı.

Tren, Kanagawa prefektörlüğündeki Kawasaki istasyonunda acil duruş yaptı ve itfaiyecilerle acil durum personeli etkilenen vagonu inceledi.

İhbarın ardından istasyona 20'den fazla ambulans ve acil durum aracı sevk edildi.

Tokyo Weekender'a göre, 30'lu yaşlarında bir kadın, saat 16.40'tan kısa süre önce acil servisi arayarak trende tanımlanamayan bir maddenin salındığını bildirdi. Kadın, eşi ve bir yaşındaki kızları daha sonra hastaneye kaldırıldı ancak hiçbiri ciddi bir sağlık sorunu yaşamadı. Ailenin bulunduğu vagondaki bazı yolcuların tuhaf, biber benzeri bir kokudan şikayet ettiği bildirildi.

İlk haberlere göre yaklaşık 10 yolcu rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Ancak Kyodo News'un aktardığı, polisten gelen son gelişmelerde, tıbbi müdahale görenler arasında üç kişilik bir aileye odaklanıldı.

The Japan Times'a göre hiçbir görgü tanığı trenin içinde herhangi bir madde püskürtüldüğünü gördüğünü bildirmedi ve itfaiyeciler gaz ölçümlerinde tehlikeli bir bulguya rastlamadı. Ancak birkaç yolcu biber benzeri bir koku fark ettiğini söyledi.

Maddenin niteliği bilinmiyor.

Dedektifler daha sonra incelemeler sırasında zararlı bir gaz tespit edilmediğini ve yetkililerin vagonun içine herhangi bir madde püskürtülüp püskürtülmediğini henüz belirleyemediğini söyledi.

JR East, olaydan sonra Yokohama'yla Shinagawa arasındaki Tokaido Hattı'nın Tokyo yönlü seferlerini geçici olarak askıya aldı ve daha sonra seferler kademeli olarak yeniden başladığında bazı trenler Yokosuka Hattı güzergahı üzerinden yönlendirildi.

Yetkililer şüpheli maddeyle ilgili ayrıntıları açıklamadı ve yolcuların rahatsızlıklarının boyutu belirsizliğini koruyor.

Independent Türkçe