İrlanda merkezli teknoloji danışmanlığı şirketi Accenture, 19 bin kişiyi işten çıkarmayı planladığını duyurdu.
Şirketin ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na (SEC) yaptığı bildirimde, gelecek 18 ay içinde 19 bin kişinin işine son verilmesinin öngörüldüğü aktarıldı.
Açıklamada, bu sayının şirketin mevcut iş gücünün yüzde 2,5'ine denk geldiği belirtilerek, işten çıkarmaların yarısından fazlasının idari işlerdeki çalışanları etkileyeceği kaydedildi.
- Teknoloji sektöründe işten çıkarma dalgası sürüyor
Salgında personel sayısını önemli ölçüde artıran teknoloji şirketlerinde işten çıkarma dalgası devam ediyor.
Yükselen enflasyon ve olası resesyon, endişelere neden olurken özellikle ABD'de birçok teknoloji şirketi, geçen yıl itibarıyla binlerce kişiyi işten çıkarma ya da yeni işe alımlara ara verme kararı almaya başlamıştı.
Bu şirketler arasında Meta, Amazon, Microsoft ve Google'ın ana kuruluşu Alphabet gibi teknoloji sektörünün önde gelen firmalarının bulunması dikkati çekmişti.
Son olarak Facebook, Instagram ve WhatsApp'ın sahibi Meta, 10 bin çalışanının daha işine son vermeyi planladığını duyururken, ABD'li e-ticaret devi Amazon gelecek haftalarda 9 bin çalışanını daha işten çıkaracağını açıklamıştı.
Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun 2026–2030 stratejisi Veliaht prens Muhammed bin Selman başkanlığında onaylandıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5262674-suudi-arabistan-kamu-yat%C4%B1r%C4%B1m-fonu%E2%80%99nun-2026%E2%80%932030-stratejisi-veliaht-prens-muhammed
Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun 2026–2030 stratejisi Veliaht prens Muhammed bin Selman başkanlığında onaylandı
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman
Suudi Arabistan’ın ekonomik geleceğine yön verecek önemli bir adım olarak, Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) yönetim kurulu, Veliaht Prens Muhammed bin Selman başkanlığında 2026–2030 stratejisini onayladı. Yeni strateji, fonun “hızlı büyüme ve genişleme” aşamasından “sürdürülebilir değer yaratma ve etkiyi maksimize etme” aşamasına geçişini temsil eden köklü bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor.
Strateji kapsamında yatırımlar üç ana portföy altında yeniden yapılandırılırken, hedef; rekabetçi yerel ekonomik ekosistemler oluşturmak ve Suudi Arabistan’ın küresel liderliğini güçlendirmek olarak belirlendi.
Vizyon 2030 ile uyum
Yeni beş yıllık plan, Suudi Arabistan Vizyon 2030’un üçüncü aşamasıyla uyumlu şekilde hazırlandı. PIF’in son yıllarda elde ettiği başarılar üzerine inşa edilen strateji, fonun yönetim altındaki varlıklarını 3,4 trilyon riyalin (906,6 milyar dolar) üzerine çıkarmasının ardından geliyor.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun 2021-2025 stratejisinin lansmanı sırasında daha önce bir toplantıya başkanlık etmişti (SPA)
Fon; yapay zekâ, yenilenebilir enerji ve ileri teknolojiler gibi kritik sektörlerde kaydettiği büyüme sayesinde, küresel ekonomide stratejik bir aktör konumunu pekiştirdi.
Üç ana yatırım portföyü
Yeni strateji kapsamında PIF yatırımları üç ana portföyde toplanacak:
1- Vizyon portföyü:
Ekonominin öncelikli sektörleri arasında entegrasyonu artırmayı, yerel büyümeyi desteklemeyi ve ulusal hedeflere katkı sağlamayı amaçlıyor. Bu portföy; turizm ve eğlence, kentsel gelişim, ileri sanayi ve inovasyon, lojistik ve sanayi, temiz enerji ve su altyapısı ile NEOM gibi mega projeleri kapsayan altı entegre ekonomik ekosistemi içeriyor. Ayrıca yerel özel sektörle iş birliklerini artırmayı ve uluslararası yatırımcıları çekmeyi hedefliyor.
2- Stratejik yatırımlar portföyü:
Stratejik varlıkların getirilerini artırmaya, PIF şirketlerinin küresel oyunculara dönüşmesini desteklemeye ve ekonomik etkiyi büyütmeye odaklanıyor. Uzun vadeli küresel eğilimler doğrultusunda yatırımlar sürdürülecek.
3- Finansal yatırımlar portföyü:
Fonun mali gücünü desteklemek ve gelecek nesiller için ulusal serveti büyütmek amacıyla sürdürülebilir finansal getiriler hedefleniyor. Küresel piyasalarda doğrudan ve dolaylı yatırımlarla portföy çeşitliliği ve esneklik artırılacak.
Rumiayan: Yeni fırsatlar doğacak
PIF Başkanı Yasir el-Rumayyan, stratejinin fonun yerel ve uluslararası büyümesini sürdüreceğini belirterek, son on yılda gerçekleştirilen mega projeler ve stratejik yatırımlar sayesinde önemli kazanımlar elde edildiğini vurguladı.
Yasir el-Rumayyan’ın daha önce katıldığı bir konferans sırasında (Şarku’l Avsat)
Rumayyan, fonun varlıklarının altı kat büyüdüğünü, uluslararası yatırımcıların Suudi ekonomisine çekildiğini ve önümüzdeki dönemde de Vizyon 2030 hedeflerine katkının süreceğini ifade etti.
Küresel ve yerel esneklik vurgusu
Yeni dönemde PIF, hem yerel hem de küresel yatırımlarda esnek bir yaklaşım benimseyecek. Hızla değişen küresel ekonomik koşullara uyum sağlanarak, yatırım verimliliği artırılacak; veri ve yapay zekâ teknolojilerinden yararlanılarak kurumsal mükemmeliyet hedeflenecek.
Stratejinin, fonun uzun vadeli yönünü belirleyerek onu hem yerel hem de küresel ölçekte etkili bir yatırımcı olarak konumlandırması bekleniyor.
Önceki başarıların üzerine inşa edilecek
Yeni strateji, önceki dönem kazanımlarını temel alıyor. Öne çıkan veriler şöyle:
Varlıklar 2015’te 500 milyar riyalden 2025’te 3,4 trilyon riyalin üzerine çıktı
2017’den bu yana yıllık ortalama Yüzde 7’nin üzerinde hissedar getirisi sağlandı
2021–2025 döneminde yaklaşık 750 milyar riyal yerel yatırım yapıldı
2021–2024 arasında petrol dışı GSYH’ye 910 milyar riyal katkı sağlandı
2024 itibarıyla petrol dışı GSYH’nin yaklaşık Yüzde 10’u PIF katkısıyla oluştu
2021–2024 döneminde 590 milyar riyal yerel içerik harcaması yapıldı
Asya, Avrupa ve Amerika’da yeni ofisler açılarak küresel varlık genişletildi
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından yüksek notlar alındı (Moody’s: Aa3, Fitch: A+)
PIF’in 2026–2030 stratejisi, Suudi Arabistan’ın ekonomik dönüşüm sürecinde belirleyici bir yol haritası olarak öne çıkıyor.
ABD, Rus petrol şirketi Lukoil'e yönelik yaptırım muafiyetini uzattıhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5262515-abd-rus-petrol-%C5%9Firketi-lukoile-y%C3%B6nelik-yapt%C4%B1r%C4%B1m-muafiyetini-uzatt%C4%B1
ABD, Rus petrol şirketi Lukoil'e yönelik yaptırım muafiyetini uzattı
ABD'nin New Jersey eyaletindeki Newark bir Lukoil benzin istasyonu (Arşiv-Reuters)
ABD'li yetkililer dün, Trump yönetiminin ham petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlama çabaları kapsamında, Rus petrol devi “Lukoil”un yaptırım muafiyetinin, Rusya dışındaki akaryakıt istasyonlarını da kapsayacak şekilde uzatıldığını duyurdu.
Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından alınan bu karar, ABD gibi ülkelerdeki “Lukoil” istasyonlarının 29 Ekim'e kadar müşterilerine hizmet vermeye devam edebilmesine imkan sağlıyor.
Ofis, bu önlemin benzin istasyonlarının araç malzemeleri satın alma, sigorta primlerini ödeme ve çalışanların maaşlarını ödeme gibi «olağan iş akışı» kapsamındaki işlemleri gerçekleştirmelerine imkan tanıdığını açıkladı.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırı başlatmasıyla Ortadoğu'da savaşın fitili ateşlendi ve petrol fiyatları keskin bir artış gösterdi.
Ofis, bu muafiyetin «Lukoil’in Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi listesine alınmasının tüketiciler üzerindeki etkilerini hafifletmeye» yönelik bir girişim olduğunu ifade etti.
Lukoil için OFAC tarafından Aralık 2025'te verilen ve 29 Nisan'da sona erecek olan bir muafiyet kararı vardı.
Rusya, Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana ABD ve Avrupa'nın yaptırımlarına maruz kalıyor.
ABD'de benzin fiyatları galon başına 4 doları aşarak 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı; bu durum Trump yönetimi üzerindeki siyasi baskıyı artırdı.
9 Mart'ta Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmelerin ardından petrol üzerindeki bazı yaptırımları kaldırma planlarını açıkladı ve bu adımın “fiyatları düşürmeyi” amaçladığını belirtti.
ABD'de milyonerlerin sayısı artsa da zenginlik anlayışı değiştihttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5262289-abdde-milyonerlerin-say%C4%B1s%C4%B1-artsa-da-zenginlik-anlay%C4%B1%C5%9F%C4%B1-de%C4%9Fi%C5%9Fti
ABD'de milyonerlerin sayısı artsa da zenginlik anlayışı değişti
Fotoğraf: Unsplash
Yeni bir habere göre artık rekor sayıda Amerikalı milyoner var ancak servetlerinin değeri eskisi gibi değil.
The Washington Post'un federal veriler üzerinde yaptığı analize göre, ABD'de ortalama hane halkı net serveti 1 milyon doları aştı ve ailelerin yaklaşık yüzde 16'sının servetleri bu eşiği geçti.
Ancak 1 milyon dolar, birkaç 10 yıl öncesine göre çok daha az değerli. Örneğin Çalışma İstatistikleri Bürosu'nun Tüketici Fiyat Endeksi Enflasyon Hesaplayıcısı'na göre, 1996'da 1 milyon doların satın alma gücü bugün 2,1 milyon dolara eşdeğerdi.
Bugün birçok Amerikalı milyoner kendilerini kayda değer derecede zengin saymıyor gibi görünüyor. Northwestern Mutual'ın 2025 Planlama ve İlerleme Çalışması'na göre, en az 1 milyon dolarlık yatırım yapılabilir varlığa sahip Amerikalıların yaklaşık yüzde 64'ü kendilerini "zengin" olarak görmüyor.
Indiana'daki Donaldson Capital Management'tan finans danışman Nathan Winklepleck, The Washington Post'a, 1 milyon dolarlık servetin bir "kilometre taşı" olduğunu ancak "artık süper zengin olduğunuz anlamına gelmediğini" söyledi.
Gazeteye, "Eskiden olduğu gibi nadir bir statü değil" diye konuştu.
Yazılım sektöründe çalışan 27 yaşındaki Seattle sakini Martin Xu, The Washington Post'a geçen yıl 1 milyon dolara ulaştığını ancak hâlâ "küçük, sade bir dairede" yalnız yaşadığını ve genellikle evde yediğini söylemişti..
"Gerçekten güzel bir kilometre taşı" diye eklemişti.
Ama elbette o zamanki 1 milyon dolar, şimdikiyle aynı değil. Babamın yıllar önce bahsettiği 1 milyon dolara sahip değilim.
Konut fiyatları da artıyor. 2025 Zillow raporuna göre, ABD'de başlangıç seviyesindeki bir evin 1 milyon dolar veya daha fazla olduğu 230'dan fazla şehir var. Bu şehirlerin çoğu Kaliforniya, New Jersey ve New York'ta yoğunlaşmış olsa da ABD'nin her yerinde bulunabiliyorlar.
Zillow'un raporunda, "Elbette, Kaliforniya hâlâ 1 milyon dolarlık başlangıç evleri bulunan açık ara en fazla şehre (113) sahip ancak ABD eyaletlerinin tam yarısında en az bir böyle şehir var, listeye geçen yıl katılan Minnesota ve Rhode Island da bunların arasında" deniyor.
Bu haber, ABD'de giderek genişleyen servet uçurumuna ilişkin endişeler artarken geldi. Ocak ayında açıklanan Merkez Bankası verilerine göre, ABD'deki en zengin yüzde 1'lik kesim geçen yıl servetlerini yaklaşık 5 trilyon dolar artırdı ve artık toplamda yaklaşık 55 trilyon dolara sahipler; bu da en alttaki yüzde 90'lık kesimin neredeyse tüm servetine denk geliyor.
Forbes'un geçen ay bildirdiğine göre ABD ayrıca tahmini 989 milyardere ev sahipliği yapıyor ki bu da yeni bir rekor.
Independent Türkçe
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة