Yapay zeka ateşkesi: Ciddi endişeler mi, ticari rekabet mi?

Sol baştan Wi-Fi teknolojisinin mucitlerinden Mısır asıllı Kanadalı bilim insanı Hatim Zalul (Şarku’l Avsat), İtalya'daki Calabria Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği profesörü Domenico Talia (Calabria Üniversitesi), Fas asıllı Kanadalı bilgisayar bilimci Yoshua Bengio (Facebook) ve California Üniversitesi'nde bilgisayar uzmanı Stuart Russell (California Üniversitesi)
Sol baştan Wi-Fi teknolojisinin mucitlerinden Mısır asıllı Kanadalı bilim insanı Hatim Zalul (Şarku’l Avsat), İtalya'daki Calabria Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği profesörü Domenico Talia (Calabria Üniversitesi), Fas asıllı Kanadalı bilgisayar bilimci Yoshua Bengio (Facebook) ve California Üniversitesi'nde bilgisayar uzmanı Stuart Russell (California Üniversitesi)
TT

Yapay zeka ateşkesi: Ciddi endişeler mi, ticari rekabet mi?

Sol baştan Wi-Fi teknolojisinin mucitlerinden Mısır asıllı Kanadalı bilim insanı Hatim Zalul (Şarku’l Avsat), İtalya'daki Calabria Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği profesörü Domenico Talia (Calabria Üniversitesi), Fas asıllı Kanadalı bilgisayar bilimci Yoshua Bengio (Facebook) ve California Üniversitesi'nde bilgisayar uzmanı Stuart Russell (California Üniversitesi)
Sol baştan Wi-Fi teknolojisinin mucitlerinden Mısır asıllı Kanadalı bilim insanı Hatim Zalul (Şarku’l Avsat), İtalya'daki Calabria Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği profesörü Domenico Talia (Calabria Üniversitesi), Fas asıllı Kanadalı bilgisayar bilimci Yoshua Bengio (Facebook) ve California Üniversitesi'nde bilgisayar uzmanı Stuart Russell (California Üniversitesi)

Dün ChatGPT 3.5’in sunduğu yetenekleri henüz kavramaya başlamışken, OpenAl bu ayın ortalarında daha gelişmiş bir sürüm olan GPT-4’ü sunarak takipçilerini şaşırttı. Bu gelişme bu sefer teknoloji uzmanlarını endişelendirdi. Böylece uzmanlar, yapay zeka sistemlerinin gelişimine altı ay süreyle ara verileceği bir yaz ateşkesi çağrısında bulundukları bir mektup yayınladı.
İngiltere’deki Sheffield Üniversitesi’nde bilişsel robotik profesörü Tony Prescott (Sheffield Üniversitesi)
Mektuba imza atan taraflar, ‘yapay zekanın insanlığın yararına olacak şekilde doğru yönde kullanılmasın garanti eden kurallar üzerinde istikrar tesis edilene kadar beklenmesi’ çağrısında bulundu. Mektup, bin 377 önde gelen bilgisayar bilimcisi ve teknoloji üreticileri tarafından imzalandı. İmzalayanlar arasında şirketi Neuralink’in insan beynine çip yerleştirmeyi hedeflediği, aynı zamanda Tesla otomotiv şirketinin sahibi Elon Musk ve Apple Computer’ın kurucularından Steve Wozniak da var.
Kar amacı gütmeyen Future of Life kuruluşu tarafından imzalanan mektupta, insan zekası ile rekabet yeteneğine sahip yapay zeka sistemlerinin toplum, insanlık ve gelecek için büyük riskler oluşturabileceği, interneti doğru olmayan bilgiler ile doldurabileceği uyarısı yer alıyor.
Mektupta, “Yapay zeka laboratuvarları; yaratıcıları dahil olmak üzere hiç kimsenin anlayamayacağı, tahmin edemeyeceği veya güvenilir bir şekilde kontrol edemeyeceği daha güçlü dijital zihinler geliştirme ve dağıtma yönünde kontrolden çıkmış bir yarışa kilitlendi. Tüm yapay zeka laboratuvarlarını GPT-4'ten daha güçlü yapay zeka sistemleri eğitimine en az altı ay ara vermeye çağırıyoruz. Bu duraklama halka açık ve doğrulanabilir olmalı, tüm kilit aktörleri içermelidir. Böyle bir duraklama hızlı bir şekilde yasalaştırılmadığı taktirde hükümetler devreye girmeli ve bir moratoryum başlatmalıdır” ifadelerine başvuruldu.
Şarku’l Avsat, aralarında bildiriye imza atan dört kişinin bulunduğu, yapay zeka alanında uzman beş bilim insanı ile temasa geçerek bu endişelerin ciddiyeti, ticari rekabetle ilgili olup olmadığına ilişkin nedenler ve tahminleri ele aldı.

Yapay zeka histerisi
Söz konusu mektup, bu açıklamaları mantıksal endişelerin ifadesi olarak görenler ile ‘histeri’ düzeyinde abartılı korkular olarak görenler arasında ciddi bir muhalefete neden oldu. New York Üniversitesi'nde fahri profesör Gary Marcus, Çarşamba günü yaptığı ve ABD'de Ulusal Halk Radyosu (NPR) web sitesinde yayınlanan açıklamalarında bu ifadeyi kullandı. Aynı zamanda şu ifadelere başvurdu:
“Mektup, halihazırda var olandan daha akıllı seviyedeki yapay zeka hayaletinden duyulan korkuyu ifade ediyor. Ancak korkuları ateşleyen GPT-4 aracı süper zeka değildir. Ne kadar etkileyici olursa olsun, yalnızca talebe hangi kelimeler ile cevap verileceğine dair tahminler yapan bir tekst oluşturucudur. Kapsamlı yazı çalışmalarının özümsenmesi yoluyla öğretilenlere dayalıdır. Akıllı mekanizmaların kısa vadede getireceği olasılıklar, insanların kontrolü dışında kendi kendine gelişebileceği hususunda endişe duyanlara katılmıyorum. Beni endişelendiren, sıradan yapay zekanın suçlular veya teröristler tarafından insanları aldatmak veya tehlikeli dezenformasyon yaymak için kullanılması olacaktır.”
Wi-Fi teknolojisinin mucitlerinden Mısır asıllı Kanadalı bilim insanı Hatim Zalul, Marcus'un yapay zekaya yönelik endişelerin abartı olduğu konusundaki düşüncelerine katıldığını söylüyor. Şarku’l Avsat’a konuşan Zalul, “Nükleer bomba dahil olmak üzere insanlığa yönelik tüm tehlike kapılarını kapatmışken şimdi ise yapay zekanın insanlara yönelik tehdidini mi gündeme getiriyoruz?” ifadelerini kullandı.
Kendisinin teknolojik varlıklar arasındaki rekabetten kaynaklanan ekonomik çıkarlardan endişe duyduğunu dile getiren Zalul, söz konusu mektubun imzalanması ardında da bu tür çıkarların bulunabileceğine değindi. Aynı zamanda, “Ancak imza atarken daha asil amaçları olan başkaları olduğuna şüphe yok. Nitekim yapay zekanın istihdam üzerindeki etkilerinden de korkuluyor. Yapay zeka hayatımızı kolaylaştıracak ve görevlerimizi yerine getirmemize yardımcı olacak. Altı ay süreyle gelişimi durdurmamalı, daha fazla gelişme için çaba göstermeliyiz. Endişeli olanlara tavsiyem ChatGPT'ye çaresini sormaları, ben her sorumda böyle yapıyorum” ifadelerini kullandı.

Dijital yönetim
Mektuba imza atanlardan biri olan İtalya'daki Calabria Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği profesörü Domenico Talia, Zalul’un bu tavsiyesinin yapay zeka kullanımının kabul edilir şekli olduğunu söylüyor. İnsanların yapay zekanın kötüye kullanımından endişe duyduklarını, bunun makul olduğunu ifade eden Talia, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte şu ifadelere başvuruyor:
“Sağlık, finans ve bilimsel keşif gibi birçok alanda ve toplumsal sektörde yapay zekadan faydalanabiliyoruz. Ancak şeffaf olmayan, iyi belgelenmemiş sistemler oldukları için kullanımları riskli olabilir, ayrıca bazı durumlarda kullanıcılar için sorun yaratabilecek yanlış cevaplar verebilirler. Talep edilen duraklama süresi, yapay zeka teknolojilerinin yaygın hale getirilmesine yönelik yeni politikaların ve vatandaşları yanlış kullanımlardan koruyan yasa ve yönetmeliklerinin tartışılması açısından faydalı olabilir.”
İngiltere’deki Sheffield Üniversitesi’nde bilişsel robotik profesörü Tony Prescott ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şöyle söylüyor:
“Başlıca kaygılarım, yapay zekanın insan işlevleri üzerindeki etkileri ve yanlış bilgilendirmedeki artış potansiyeli ile ilgili. Güçlü yeni nesil yapay zeka teknolojilerinin hem iyi hem de kötü yönde büyük toplumsal etkileri olabilecek ticari kuruluşlar tarafından geliştiriliyor olması daha kapsamlı bir mesele. Bu, pek az ulusal veya uluslararası yönetim ve gözetim ile gerçekleşiyor. İhtiyacımız olan, yapay zeka şirketlerinin geliştirdikleri teknolojiler ve hedefleri konusunda daha şeffaf olmalarını sağlayacak dijital yönetim. Yönetmelik ile şuan ilaç geliştirmede yaptığımıza benzer bir şekilde faydalar artırılıp zararlar azaltılabilir. Önerilen süre, yapay zekanın insanların geçim kaynakları üzerindeki etkilerini, yanlış bilgilerin yayılmasını ve koruma şekillerini belirlemek için kullanılabilir. Bu koruma, bu teknolojilerin kullanımının belirli alanlarla sınırlandırılmasını içerebilir.”

Uluslararası bir anlaşma
Söz konusu mektuba imza atanlardan Fas asıllı Kanadalı bilgisayar bilimci Yoshua Bengio, Prescott’un önerilen sürenin fırsat bilinmesi hakkındaki ifadelerine katıldığını söylüyor. 2018 Turing Ödülü’nü alan Bengio,
bu süre zarfında yapay zekanın ürettiği içeriğin insan yapımı olmadığını kolayca anlayacak şekilde işaretlenmesini sağlayacak mekanizmaların devreye sokulabileceğinden bahsediyor. Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte aynı zamanda şöyle ekliyor:
“Bu süreden yapay zekanın insanları etkilemek için siyasi reklamlarda veya hedefli reklamlarda kullanılmasını yasaklayan kurallar geliştirerek yararlanabiliriz. Gelecekte çok daha güçlü bir düzenleme gerekecek. Avrupa Birliği'nde bu yönde bir yasa tasarısı hazırlanıyor. Yakında Kanada'da onaylanacak. Nükleer riskler, insan klonlama gibi hususlarda yaptığımıza benzer uluslararası anlaşmalara ihtiyacımız var. Toplumun yapay zekanın sağladığı güce nasıl uyum sağlayabileceğini düşünmek ve gezegenimizin siyasi ve ekonomik örgütlenme biçimini kökten değiştirmeye hazırlanmak için sosyal bilimler ve beşeri bilimler alanlarındaki araştırmalara da yatırım yapmalıyız.”
Berkeley’deki California Üniversitesi'nde bilgisayar uzmanı Stuart Russell de mektuba imza atanlardan biri. Şarku’l Avsat’a konuşan Russell, “İnsan yetenekleriyle eşleşen veya bunları aşan yapay zeka sistemleri, insanlık için sınırsız riskler oluşturacaktır. Teknoloji şirketlerinden elde edilen veriler, riskler ne olursa olsun bu hedef doğrultusunda yarıştan vazgeçilmeyeceğini gösteriyor. Bu nedenle, düzenleme için bir duraklama süresi gerekli. Bu duraklama, yapay zeka sistemleri için geçerli bir analiz ve test metodolojisi geliştirmek için kullanılabilir. Güvenli olmalarını ve insanlar için tehdit oluşturmamalarını sağlayabilir, dezenformasyon gibi kaçınılmaz olarak meydana gelebilecek kötüye kullanım için çözümler geliştirebiliriz” ifadelerine başvurdu.



Eski çalışanından Google ifşası: "Gazze savaşında İsrail ordusuna yardım edildi"

SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)
SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)
TT

Eski çalışanından Google ifşası: "Gazze savaşında İsrail ordusuna yardım edildi"

SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)
SEC'e yapılan şikayetlerin hepsi için soruşturma başlatılmıyor (Reuters)

Google'ın kendi etik ilkelerini ihlal ederek İsrail ordusu için çalışan bir şirkete yardımda bulunduğu ifşa oldu.

Washington Post, eski bir Google çalışanının ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na (SEC) yaptığı şikayeti haberleştirdi. 

Temmuz 2024'te İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) sağladığı e-posta adresini kullanan bir müşterinin Google'ın bulut bilişim biriminden destek talep ettiği aktarıldı. 

İsrail ordusuyla iş yapan CloudEx için çalıştığı anlaşılan bu kişinin, havadan çekilen görüntüler kullanılarak drone, zırhlı araç ve askerlerin teşhisinde Google'ın Gemini hizmetinin daha isabetli sonuçlar vermesini istediği belirtildi.  

Yanıt veren Google ekibinin iç testler yaptığı ve önerilerde bulunduğu ortaya kondu. 

CloudEx çalışanının sonrasında sorunun çözüldüğünü aktardığı ifade edildi. 

Google'ın o dönemki etik ilkelerine göre, yapay zeka teknolojisinin silahlar veya "uluslararası normları ihlal eden" gözetim uygulamaları için kullanılamayacağına dikkat çekildi. 

CloudEx aracılığıyla bu iki ilkeyi de çiğneyen Google'ın, yatırımcıları ve düzenleyici kurumları kandırdığı iddia edildi. 

Adı ve görevi açıklanmayan ifşacı, Amerikan gazetesine yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Google'daki pek çok projem, yapay zeka etiğine dair iç değerlendirme sürecinden geçti. Bu süreç çok sağlamdır ve çalışanlara düzenli olarak şirketin yapay zeka prensiplerinin ne kadar önemli olduğu hatırlatılır. Ama mesele İsrail ve Gazze olunca tam tersi geçerli oldu. SEC'e başvuruda bulundum çünkü şirketin bu çifte standarttan sorumlu tutulması gerektiğini hissettim.

SEC'e yapılan şikayette, İsrail'in 71 bini aşkın Filistinliyi öldürdüğü Gazze savaşında Gemini'dan istifade ettiği öne sürüldü. 

Google geçmişte İsrail hükümeti için silahlar ya da istihbarata dair "çok hassas" çalışmalar sergilemediklerini savunuyordu. 

Teknoloji devinin bir sözcüsü, son iddialar üzerine Washington Post'a konuşarak suçlamaları reddetti:

Bir genel kullanım sorusunu yanıtladık. Standart yardım masası bilgisini her müşteriye veririz. Bunu aşan bir teknik destek sağlamadık. Bu soruyu, yapay zeka ürünlerine birkaç yüz dolardan fazla harcamayan bir hesap yöneltti ki bu şartlarda yapay zekanın herhangi bir şekilde kayda değer kullanımı imkansız.

Google belgeleri, "bulut video zekası" hizmetinin nesne takibinin ilk bin dakika boyunca ücretsiz olduğunu, sonrasındaysa dakika başına 15 sent para aldığını bildiriyor.

Şirket, yapay zekanın silah ve gözetim için kullanılmasına karşı çıkan prensiplerini, çalışanlarının tüm protestolarına rağmen Şubat 2025'te rafa kaldırmıştı. 

Aralık ayında Pentagon, çalışanlarının Gemini'ı kullanmaya başladığını duyurmuştu. 

SEC, IDF ve CloudEx, Amerikan gazetesinin yorum taleplerine yanıt vermedi. 

Independent Türkçe, Washington Post, Jerusalem Post


Kremlin, bu hafta Ukrayna ve ABD ile görüşmelerin yapılacağını doğruladı

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
TT

Kremlin, bu hafta Ukrayna ve ABD ile görüşmelerin yapılacağını doğruladı

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)

Rusya, bugün yaptığı açıklamada, dört yıldır süren savaşı sona erdirmek amacıyla pazar günü yapılması planlanan Ukrayna ve ABD ile Abu Dabi'deki görüşmelerin, üç tarafın programlarının koordinasyonu gerekliliği gerekçesiyle çarşamba gününe ertelendiğini doğruladı.

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov gazetecilere, "Görüşmeler gerçekten de geçen pazar günü yapılacaktı, ancak üç tarafın programlarının daha fazla koordinasyonu gerekiyordu" dedi.

Şunları da ekledi: “İkinci tur görüşmeler gerçekten de çarşamba ve perşembe günleri Abu Dabi'de yapılacak. Bunu teyit edebiliriz.”

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymir Zelenskiy pazar günü, üçlü görüşmelerin çarşamba ve perşembe günleri BAE başkentinde yapılacağını duyurmuştu.

Birleşik Arap Emirlikleri'nde 23 ve 24 Ocak tarihlerinde yapılan bu görüşmelerin ilk turu diplomatik bir atılım sağlayamadı.

Bu ikinci tur görüşmeler, Moskova'nın Ukrayna'ya karşı büyük çaplı saldırısının dördüncü yıldönümünden iki haftadan kısa bir süre önce gerçekleşiyor.

Görüşmelerin, şu ana kadar herhangi bir ilerleme kaydedilememesiyle birlikte, hassas bir konu olan toprak meselesine odaklanması bekleniyor.

Washington, on binlerce insanın ölümüne, milyonlarca insanın yerinden edilmesine ve Ukrayna'nın doğu ve güney bölgelerinin büyük bir kısmının harap olmasına neden olan iki komşu ülke arasındaki savaşa son verilmesi için baskı yapıyor.


İran: Pezeşkiyan nükleer müzakerelerin başlatılması talimatı verdi

Yetkililerin ‘casus yuvası’ olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD Büyükelçiliği’nin dış duvarlarında Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren duvar resminin önünden geçen bir adam (AFP)
Yetkililerin ‘casus yuvası’ olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD Büyükelçiliği’nin dış duvarlarında Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren duvar resminin önünden geçen bir adam (AFP)
TT

İran: Pezeşkiyan nükleer müzakerelerin başlatılması talimatı verdi

Yetkililerin ‘casus yuvası’ olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD Büyükelçiliği’nin dış duvarlarında Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren duvar resminin önünden geçen bir adam (AFP)
Yetkililerin ‘casus yuvası’ olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD Büyükelçiliği’nin dış duvarlarında Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren duvar resminin önünden geçen bir adam (AFP)

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Fars Haber Ajansı, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın nükleer müzakerelerin başlatılması yönünde talimat verdiğini bildirdi. Bu adım, yalnızca nükleer dosyayla sınırlı bir çerçevede ABD ile görüşmelere girilmesi ihtimalinin resmi düzeyde ele alındığına işaret ediyor.

Ajans, Tahran ile Washington arasında bu kapsamda müzakerelerin başlatılması konusunda bir mutabakata varılmasının mümkün olabileceğini aktardı.

Aynı bağlamda Tesnim Haber Ajansı, bilgili bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İran ile ABD arasında önümüzdeki günlerde üst düzey yetkililerin katılımıyla müzakerelerin başlayabileceği ihtimalini doğruladı.

Kaynak, görüşmenin yer ve zamanının henüz netleşmediğini, ancak temasların İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ABD Başkanı’nın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff düzeyinde yapılmasının beklendiğini ifade etti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada, Tahran’ın ABD ile yaşanan gerilimleri ele almak üzere farklı diplomatik yolların ayrıntılarını değerlendirdiğini söyledi. Bekayi, önümüzdeki günlerde somut sonuçlar elde edilmesini umduklarını dile getirdi.

Bekayi, Pezeşkiyan’ın yürüttüğü temasların ‘devlet başkanları düzeyinde ve Dışişleri Bakanlığı kanalıyla en üst seviyede’ gerçekleştiğini belirterek, yapılan ziyaretlerin ‘İran diplomasisinin ulusal çıkarları koruma çabalarının bir parçası’ olduğunu vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump ise dün yaptığı açıklamada, İran’la bir anlaşmaya varmayı umduğunu söyledi. Trump’ın bu açıklaması, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in, İslam Cumhuriyeti’ne yönelik herhangi bir saldırının bölgesel bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki uyarısının ardından geldi.

Hamaney’in uyarılarını küçümseyen Trump, Florida eyaletinde bulunan Mar-a-Lago’daki malikanesinden gazetecilere yaptığı değerlendirmede, “Elbette bunu söyleyecek” dedi. Trump, “Bir anlaşmaya varmayı umuyoruz. Eğer bu gerçekleşmezse, o zaman haklı olup olmadığını görürüz” ifadelerini kullandı.

Axios internet sitesi, Trump yönetiminin İran’a farklı kanallar aracılığıyla bir anlaşma müzakere etmek üzere görüşmeye açık olduğunu ilettiğini aktardı. Konuya yakın kaynaklar, Türkiye, Mısır ve Katar’ın, gerilimin tırmanmasını önlemeye yönelik diplomatik çabalar kapsamında, önümüzdeki günlerde Ankara’da Steve Witkoff ile üst düzey İranlı yetkililer arasında olası bir toplantı düzenlenmesi için temaslarını sürdürdüğünü bildirdi.

Beyaz Saray yetkilileri ise Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik bir saldırı konusunda henüz nihai bir karar almadığını ve diplomatik seçeneğe açık olmaya devam ettiğini vurguladı. Yetkililer, Trump’ın müzakere söyleminin ‘bir manevra olmadığının’ altını çizdi.

Tahran, AB büyükelçilerini çağırdı

Bu kapsamda İran, Avrupa Birliği’nin (AB) DMO’yu ‘terör örgütü’ olarak sınıflandırmasını protesto etmek amacıyla, ülkede görev yapan AB üyesi tüm devletlerin büyükelçilerini Dışişleri Bakanlığı’na çağırdığını açıkladı. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, Tahran bu adımı AB’nin kararına resmi bir tepki olarak attı.

İran, AB’ye yönelik söylemini de sertleştirdi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, dün yaptığı açıklamada, AB ülkelerinin ordularını ‘terörist gruplar’ olarak nitelendirdi. Kalibaf’ın bu çıkışı, AB’nin DMO’yu terör örgütleri listesine alma kararına karşılık olarak geldi ve Avrupa’dan sert tepkilerle karşılandı.

AB dışişleri bakanları, DMO’yu tüm unsurlarıyla terör örgütleri listesine dahil etmişti. Karar, İran’daki üst düzey yetkililerden sert ve tepkili açıklamaların gelmesine yol açtı. Avrupa cephesinden doğrudan yanıt ise Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’dan geldi. Wadephul, İran’ın Avrupa ordularını ‘terörist’ olarak nitelemesini reddederek, bu açıklamayı “temelsiz ve propaganda amaçlı bir iddia” olarak değerlendirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise Çin ve Rusya ile gerçekleştirilen ortak askeri tatbikatlara ilişkin olarak, bu konudaki liderlik kararlarında herhangi bir sorun ya da değişiklik bulunmadığını ifade etti.