Batı medyasının gündeminde Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın röportajı var

Batı medyası: Veliaht Prens, Vizyon 2030’da ülkesinin diplomatik çabalarına ve ilerlemesine odaklanıyor.

TT

Batı medyasının gündeminde Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın röportajı var

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, NEOM bölgesindeki Sindala Adası'nda Bret Baier ile bir araya geldi. (Fox News)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, NEOM bölgesindeki Sindala Adası'nda Bret Baier ile bir araya geldi. (Fox News)

Batı medyası, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın dün Fox News’e verdiği röportajı büyük bir ilgiyle karşıladı. Birçok haberde, röportajın tüm yönleri ele alındı. Medyada siyasi ve ekonomik boyutlara, Çin ve ABD liderleri hakkındaki konuşmalarına, bölgedeki barış geleceği ve İran ile ilişkilere, enerji piyasalarına, Vizyon 2030’a, ekonomik büyümeye ve Veliaht Prens’in ülkesindeki hukuk reformlarına değinildi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın yorumları, uluslararası politika takipçileri ve özellikle Suudi Arabistan ile ilgili birçok önemli yöne ışık tuttu. Selman, Rusya-Ukrayna savaşı ve ABD-İran santrafüj değişim anlaşması gibi büyük uluslararası olayların yanı sıra, ABD Başkanı Joe Biden yönetimi ile İsrail ile ilişki konusundaki müzakerelerin de ilerlediğini söyledi. Diğer yandan Filistin meselesinin önemine vurgu yaptı ve herhangi bir İsrail ile normalleşmenin temeli olarak gördüğünü kaydetti.

Suudi Arabistan'ın ‘Filistinlilerin daha iyi bir hayata kavuşmasıyla’ ilgilendiğini ve Filistinlilerin acılarını hafifletmek için ABD Başkanı Joe Biden yönetimiyle müzakerelere devam ettiğini de sözlerine ekledi.

Veliaht Prens, Çin arabuluculuğuyla devam eden Suudi Arabistan-İran ilişkilerini de açık bir biçimde ele aldı. Selman, Suudi Arabistan'ın Çin'i arabulucu olarak seçmediğini, Çin'in iki tarafa da bu teklifi yaptığını söyledi. Görüşmeler, 2020 yılında Irak tarafından başlatılmıştı.

Prens Muhammed bin Selman'ın röportajı, Suudi Arabistan-İran ilişkilerinin mevcut seviyesine dair bir iyimserliğe sahne oldu. Selman Prens, "Şimdi iyi bir başlangıcımız var ve bunun devam etmesini umuyoruz. Biz ve İranlılar elimizden geleni yapıyoruz" dedi. Ayrıca geçtiğimiz hafta İran'da Suudi Arabistan futbol takımına gösterilen sıcak karşılamayı ‘son derece olumlu’ olarak değerlendirdiklerini kaydetti. Ancak, aynı zamanda, herhangi bir ülkenin nükleer silaha sahip olmasından duyduğu endişeyi de gizlemedi. Veliaht Prens sözlerinin devamında "Bu kötü bir adımdır ve bunu yapan herhangi bir ülke, dünyanın geri kalanıyla savaşa girer. Dünya yeni bir Hiroşima görmek istemiyor" dedi. İran'ın nükleer silaha sahip olması durumunda, Suudi Arabistan'ın da güvenlik ve güç dengesi için aynı şeyi yapacağını söyledi.

Veliaht Prens, 2019'dan bu yana ilk kez büyük bir ABD haber kanalı ile yaptığı röportajda, petrol üretimini azaltma kararlarının amacının piyasayı stabilize etmek olduğunu, Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline yardım etmek olmadığını bildirdi. "Sadece arz ve talebi izliyoruz. Arzda bir eksiklik olursa, OPEC'teki rolümüz bu eksikliği gidermektir. Arzda fazlalık varsa, OPEC'teki rolümüz bunu dengelemek, piyasayı stabilize etmek içindir" dedi. Muhammed bin Selman ayrıca, Rusya ve Ukrayna ile iyi ilişkilere sahip olduklarını, diyalog yolunu tercih ettiklerini ve bir tarafı diğerine karşı desteklemediklerini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Suudi Arabistan Veliaht Prensi, ABD ile ilişkilere dair de şunları söyledi:

"Washington'la önemli güvenlik bağlarımız var... Başkan Biden'la seçkin bir ilişkimiz var. Kendisi çok odaklanmış ve iyi hazırlanıyor."

Muhammed bin Selman, Ağustos 2022'de Brezilya'nın ev sahipliğinde düzenlenen BRICS zirvesinde Suudi Arabistan'ın üyeliğe davet edilmesine ilişkin olarak, bu grubun ‘siyasi bir ittifak olmadığını ve ABD'ye karşı olmadığını, bunun kanıtı olarak Washington'ın müttefiklerinin de grupta yer aldığını’ söyledi.

Batı basınında yapılan yorumlarda, ABD menşeili ABC kanalı, Suudi Arabistan'ın son beş yılda ‘diplomatik çabalarına ve Vizyon 2030’da ilerlemeye odaklanmaya başladığını’ söyledi. Vizyon 2030, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın geniş kapsamlı bir ekonomik reform planı, gençler için iş fırsatları yaratmak ve Suudi Arabistan'ı petrole olan bağımlılığından kurtarmak için geliştirilen bir plan olarak ön plana çıkıyor. Haberde, Riyad'ın Yemen'deki İran destekli Husilerle savaşın sona ermesinde önemli ilerleme kaydettiğini de belirtildi. Bu hafta, başkent Riyad'da bir Husi heyetini ağırladı. Ayrıca, Suriye'nin Arap Birliği'ne geri dönmesi için yapılan çabalara liderlik etti. Geçtiğimiz mart ayında Çin arabuluculuğunda İran ile diplomatik ilişkileri yeniden kurmak için bir anlaşmaya vardı.

Batı basını, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın ülkesinde gerçekleştirdiği kapsamlı sosyal reformlar sayesinde Suudi Arabistan'ın, son derece muhafazakar bir ülkeden, iddialı bir eğlence gücü ve destinasyonuna dönüştüğü değerlendirmesinde de bulundu. Ülke, artık büyük futbol yıldızlarından golf turnuvalarına, video oyunlarından diğer alanlarda yatırımlar yaparak parasını her şeye yatırıyor. Haberler, ABD Başkanı Joe Biden'ın da Veliaht Prens'in gerçekliğini kabul ettiğini ve onunla ilişkileri düzeltmek için çalıştığına dikkat çekti. Biden, petrol fiyatlarının kontrol altına alınması ve diğer bölgesel sorunların yönetilmesi için Veliaht Prens'in yardımını arıyor.

AP, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın röportajına ilişkin olarak, Selman’ın herhangi bir normalleşme anlaşmasının Filistin Devleti'nin kurulmasında önemli bir ilerleme gerektirdiğini söylemesinin, İsrail'in tarihindeki en dindar ve milliyetçi hükümetleri için tanıtılması zor bir şey olduğunu belirtti.

Fox News sunucusu Brett Baier, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Suudi Arabistan hükümetinden çok sayıda bakanla yaptığı röportajın ardından, "Bunu kariyerimdeki en iyi röportajlardan biri olarak görüyorum. Bu röportajı dünyanın en güçlü adamlarından biriyle yaptım" dedi.

Fox News'in baş siyasi sunucusu Brett Baier, kariyeri boyunca, birçok önemli siyasi olayda yer aldı. Dünyanın dört bir yanındaki liderler, başkanlar, politikacılar ve ünlülerle röportaj yaptı. Bu röportajlar arasında, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Barack Obama, eski ABD Başkanı George W. Bush, eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy de yer alıyor.



Şarku’l Avsat’a konuşan bir Suudi kaynak, "Krallık, hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askeri operasyonu desteklemek için kullanılmasına izin vermemiştir" dedi

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan bir Suudi kaynak, "Krallık, hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askeri operasyonu desteklemek için kullanılmasına izin vermemiştir" dedi

Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Raid Karmali, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın hava sahasının herhangi bir saldırı amaçlı askerî operasyonda kullanılmasına izin vermediğini belirterek, Riyad yönetiminin gerilimin düşürülmesi için çalıştığını ve savaşı sona erdirmeye yönelik Pakistan girişimlerini desteklediğini söyledi.

Kaynak, bazı tarafların “şüpheli nedenlerle” Suudi Arabistan’ın tutumuna ilişkin yanıltıcı bir algı oluşturmaya çalıştığını ifade etti.

Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı Kamu Diplomasisi ve Genel İşler Müsteşarı Raid Krimli, Riyad’ın gerilimin azaltılması ve çatışmaların tırmanmasının önlenmesi yönündeki tutumunun sürdüğünü vurguladı. Krimli, Suudi Arabistan’ın İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakere sürecini ve diplomatik çabaları desteklediğini belirtti.

Krimli, X platformundaki paylaşımında, Suudi Arabistan’a atfedilen ve kimliği belirsiz kaynaklara dayandırılan bazı haberlerin Riyad’ın resmî tutumuyla çeliştiğini ifade ederek, ülkesinin “gerilimi azaltma ve tırmanmayı önleme” yönündeki kararlı pozisyonunu yineledi.

Dr. Raid Karmali,, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Dr. Raid Karmali,, Riyad'da Fransız heyetini kabul ederken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Abdulaziz bin Sagir ise Suudi Arabistan’ın başından beri net bir pozisyon ortaya koyduğunu belirterek, Riyad’ın yaklaşımının “gerilimi artırmamak ve tüm anlaşmazlıkları siyasi diyalog yoluyla çözmek” olduğunu söyledi.

Bin Sagir, Muhammed bin Selman ile Mesud Pezeşkiyan arasında gerçekleşen telefon görüşmesini hatırlatarak, Veliaht Prens’in görüşmede Suudi Arabistan’ın topraklarının veya hava sahasının askerî operasyonlarda kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkça ifade ettiğini belirtti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili de 24 Mart’ta Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyad yönetiminin İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın uzamasını istediği yönündeki iddiaları daha önce de yalanladığını belirtmişti.

Yetkili, Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud’un Riyad’da düzenlenen Arap ve İslam ülkeleri dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamayı hatırlatarak, İran saldırılarının sona ermesi gerektiğini ve “Suudi Arabistan’ın sabrının bir sınırı olduğunu” söylediğini aktardı. Ayrıca Riyad’ın siyasi ve diğer yöntemlerle karşılık verme hakkını saklı tuttuğu ifade edildi.

Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Bin Sagir’e göre Suudi Arabistan’ın temel talepleri arasında “İran saldırılarının durdurulması, savaşın sona erdirilmesine yönelik güvence verilmesi, İran’ın Körfez ülkeleri ve diğer Arap ülkelerinin iç işlerine müdahale etmemesi ile deniz güvenliği ve enerji güvenliğinin sağlanması” yer alıyor.

Bin Sagir, Riyad’ın gerilimi düşürmek ve müzakerelere alan açmak istediğini belirterek, olası bir gerilimin müzakere sürecini sekteye uğratabileceği ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması riskini artırabileceği uyarısında bulundu.

Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl de perşembe günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticaret ve küresel enerji güvenliği açısından en kritik deniz yollarından biri olduğunu söyledi.

Hürmüz Boğazı'nın kuzeyinde bulunan bir grup küçük teknenin uydu görüntüsü (Reuters)Hürmüz Boğazı'nın kuzeyinde bulunan bir grup küçük teknenin uydu görüntüsü (Reuters)

El-Vasıl’ın açıklamaları, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile ABD’nin New York’ta düzenlediği ortak basın toplantısında, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğüne ilişkin karar tasarısının sunulması sırasında yapıldı.

Suudi diplomat, boğazdaki deniz ulaşımının tehdit edilmesinin küresel piyasaların istikrarını ve uluslararası tedarik zincirlerini doğrudan etkileyeceğini belirtti.

El-Vasıl ayrıca, temel tüketim malları, tıbbi malzemeler ve insani yardımların akışının kesintiye uğramasının ciddi insani ve ekonomik sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Suudi diplomat, uluslararası hukuka uygun şekilde deniz güvenliğinin korunmasının ve uluslararası ticaretin güvenli biçimde sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, gerilimin azaltılması ve krizin büyümesinin önlenmesi için uluslararası toplumun koordineli hareket etmesi çağrısında bulundu.

 


Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler'de Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan delegesi Dr. Abdulaziz Al-Vasıl, dün New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
Suudi Arabistan delegesi Dr. Abdulaziz Al-Vasıl, dün New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler'de Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan delegesi Dr. Abdulaziz Al-Vasıl, dün New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
Suudi Arabistan delegesi Dr. Abdulaziz Al-Vasıl, dün New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında (Reuters)

Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Dr. Abdülaziz el-Vasıl, dün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticaret ve küresel enerji güvenliği açısından en kritik deniz güzergahlarından biri olduğunu vurguladı.

El-Vasıl, bu açıklamayı New York'ta Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri arasında düzenlenen ortak basın toplantısında yaptı. Toplantıda, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisini güvence altına alacak bir karar tasarısının sunulması konusu ele alındı.

Suudi diplomat, boğazdaki seyrüsefer serbestisine yönelik her türlü tehdidin doğrudan küresel piyasaların istikrarını ve uluslararası tedarik zincirlerini sarsacağı konusunda uyarıda bulundu.

El-Vasıl, bölgedeki bir aksamanın yaratacağı sonuçlara ilişkin şu noktalara dikkat çekti, Temel emtia akışının durması küresel pazarları kaosa sürükleyebilir. Tıbbi malzemelerin ve insani yardımların sevkiyatında yaşanacak kesintiler ciddi bir krize yol açabilir.

Deniz güvenliğinin korunmasının ve ticaretin uluslararası hukuka uygun şekilde kesintisiz devam etmesinin önemini belirten El-Vasıl, uluslararası toplumu şu adımları atmaya çağırdı: "Gerilimi düşürmek, krizin derinleşmesini önlemek ve hem bölgesel hem de uluslararası barış ve istikrarı korumak için eşgüdümlü bir uluslararası harekete ihtiyaç vardır."

El-Vasıl, açıklamasının sonunda hayati öneme sahip deniz yollarının korunması ve uluslararası barış ile güvenliğin tesisi için küresel iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.


BAE Savunma Bakanlığı: Hava savunma sistemleri İran füzelerini ve İHA’larını önlüyor

İran yapımı Shahed İHA (Arşiv- AP)
İran yapımı Shahed İHA (Arşiv- AP)
TT

BAE Savunma Bakanlığı: Hava savunma sistemleri İran füzelerini ve İHA’larını önlüyor

İran yapımı Shahed İHA (Arşiv- AP)
İran yapımı Shahed İHA (Arşiv- AP)

Birleşik Arap Emirlikleri bugün, ABD ve İran'ın Ortadoğu savaşındaki kırılgan ateşkesi tehdit eden karşılıklı ateş açmasından saatler sonra, hava savunma sistemlerinin İran'dan kaynaklanan füzeleri ve insansız hava araçlarını (İHA) engellediğini duyurdu.

Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, "BAE hava savunma sistemleri şu anda İran kaynaklı füze ve İHA’larla mücadele ediyor" ifadelerini kullandı. BAE ayrıca pazartesi ve salı günleri de İran'a atfedilen saldırıların hedefi olmuştu, Bu saldırılarda, Fuceyre emirliğindeki bir petrol tesisinde üç kişi yaralanmıştı.