​ABD yaptırımları: Bugün Hizbullah’a, yarın ortaklarına

Emin Şeri, Vefik Safa, Muhammed Raad (AFP)
Emin Şeri, Vefik Safa, Muhammed Raad (AFP)
TT

​ABD yaptırımları: Bugün Hizbullah’a, yarın ortaklarına

Emin Şeri, Vefik Safa, Muhammed Raad (AFP)
Emin Şeri, Vefik Safa, Muhammed Raad (AFP)

ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Mal Varlıklarını Denetleme Bakanlığı, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir adım atarak Lübnan Meclisi’ndeki iki Hizbullahlı milletvekilini Amerikan yaptırımları listesine aldı. İki Milletvekili Emin Şerri ve Direnişe Vefa Bloğu (Hizbullahlı milletvekilleri ve müttefikleri) Başkanı Muhammed Rad’ın yanı sıra Hizbullah ile Lübnan’daki müttefikleri arasındaki siyasi ilişkilerin mimarı ve Lübnan Dışişleri Bakanlığı’nın daimî ziyaretçisi olan İrtibat ve Koordinasyon Birimi Yetkilisi Vefik Safa da yaptırımların kapsamında yer aldı.
ABD Hazine Bakanlığı Terör ve Mali İstihbarat Müsteşarı Sigal Mandelker söz konusu kararla eş zamanlı olarak Hizbullah’ı, Lübnan pParlamentosundaki unsurlarını, terör örgütünün finans ve güvenlik alanlarındaki çıkarlarını desteklemek ve İran’daki kötü niyetli faaliyetlerin etkisini artırmak adına kurumları manipüle etmek için kullanmakla suçladı.
Kararda ayrıca milletvekili Emin Şeri, Yabancı Mal Varlıklarını Denetleme Ofisi’nin raporuna dayalı olarak Hizbullah’ın üye hesaplarının dondurulmasından sonra Merkez Bankası yetkililerini ve aile üyelerini tehdit etmekle suçlandı. Güvenlik Yetkilisi Vefik Safa ise yasa dışı uyuşturucu ve silah türü mal kaçırmak ve Hizbullah’ın tespit ve inceleme yapılmaksızın belirli kargoları yönlendirmesi için Lübnan limanları ve sınır geçitlerinden faydalanmakla suçlanıyor.
ABD Hazine Bakanlığı’nın yeni kararından önce, 2018 yılında çıkarılan karar, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ı, vekili Naim Kasım’ı, yardımcısı Hasan el-Halil’i ve Şura Meclisi üyeleri Muhammed Yezbek ile İbrahim Emin es-Seyyid’i kapsıyordu.
Bu karar daha başlangıç
Hizbullah’ın iki milletvekili ve liderinin itham edilmesi sürpriz olmadı. Zira bu suçlama, değiştirilen ve HIFPA2 olarak bilinen Hizbullah’ın Finansmanı ile Savaş yasasının uygulanması kapsamında geldi. Söz konusu yasa 2018 yılında, 1983'te gerçekleşen ve Lübnan’daki ABD Büyükelçiliği'nin ve Deniz Piyadeleri Karargâhı'nın patlatılmasının yıl dönümünde ABD Başkanı Donald Trump tarafından onandı. Yasanın yeni sürümü, Hizbullah’a bağlı Temsilciler Meclisi üyeleri ve bakanları hakkında dönemsel raporlar hazırlanmasını şart koşuyor ki bu, söz konusu kişiler hakkında yaptırım uygulanmasına zemin sağlıyor.
Bu karar ayrıca ABD yönetiminin Hizbullah’ı bir terör örgütü olarak nitelemesinden, Hizbullah’ın Finansmanı ile Mücadele yasasını (HFPA1) çıkarmasından ve Hizbullah’ı Kuzey ve Güney Amerika başta olmak üzere birçok yabancı ülkede takibe almasından bu yana Hizbullah hakkında aldığı önlemler bağlamında verildi. Daha önce bir sene içerisinde Hizbullah ile iş tutmakla suçlanan 40 kurum veya şahsa karşı yaptırım kararı alınmamıştı.
Independent Arabia’ya konuşan kaynaklar şunları aktardı:
“ABD Hazine Bakanlığı’nın bu kararı daha başlangıç. Hizbullah yetkilileri hakkında başka yaptırım kararları da alınacak. Ancak ABD yönetimi bu kararlarda ne kadar ileriye gidecek ve bu kararlar Hizbullah’ın müttefiklerine kadar uzanacak mı, bu soru halen cevapsız. Özellikle de HIFPA2 yasası, Hizbullah’ın siyasi meclis üyeleri ve liderleri ile ortaklarına işaret etmişken.”
ABD'nin listesine göre sözü edilen ortaklar kimler? Emel, Özgür Yurtsever Hareket ve el-Merede partileri mi? Yaptırımların daha önce Arap Tevhid Partisi Başkanı Viam Vehhab’ı kapsadığı göz önüne alındığında ABD yönetimi, Hizbullah’a yönelik baskıda bu kadar ileri gider mi? Kaynaklar yaptıkları açıklamada yaptırım kararlarının müttefikleri kapsaması çağrısı yapan Senatör Ted Cruz gibi radikal Cumhuriyetçiler ile devlet kurumları ve Hizbullah arasında ayrım yapılması gerektiğini belirten ılımlılar arasında bir görüş ayrılığı yaşandığını belirtti.
Damlalık yöntemi
ABD yönetiminin Hizbullah’ın müttefikleri konusundaki kararının ne olacağı halen belirsizliğini koruyor. Bununla birlikte yaklaşımı, yaptırımlarda ‘damlalık’ yöntemine dayalı olup bunun devam edeceği muhakkak. 
17 Temmuz’da Lübnan Dışişleri Bakanı ve Yurtsever Hareket Lideri Cibran Basil’in ABD Dışişleri’nin ev sahipliği yaptığı Yıllık Dini Özgürlükler Konferansı'na katılmak üzere Washington’a gitmesi bekleniyor. Her ne kadar Lübnan Dışişleri Bakanlığı'ndan kaynaklar Basil’in Washington’daki faaliyet gündemini açıklamak istemezken bu ziyaret, ABD'nin Hizbullah’a yaptırım uygulaması ve buluşmaların Basil’in eline Hizbullah’ın müttefiklerine açık ve doğrudan bir Washington mesajı verecek olmasından dolayı önemli işaretler taşıyor. Independent Arabia’nın edindiği bilgilere göre Yurtsever Hareket hesabına çalışan Savunma Bakanı İlyas Bu Saab’ın Washington’ı ziyaret etme planı vardı. Bununla birlikte Genelkurmay Başkanı Joseph Avn’ın Washington’a yönelik son ziyaretine damga vuran toplantılarının aksine bu ziyareti mümkün kılan görüşmeler üst düzeyde gerçekleşmedi.
Hizbullahlı milletvekilleri, Lübnan hükümeti ile Temsilciler Meclisi’nden ABD Hazine Bakanlığı’nın yeni kararına karşı tavır almasını talep ederken bu talebe yönelik resmî yanıt gecikmedi.
Kararı eleştiren ve ‘ABD’nin böyle bir uygulamaya başvurmasını esefle karşılayan’ Cumhurbaşkanı Mişel Avn, söz konusu kararın ‘Lübnan’ı ve bankacılık sektörünü gözettiğini belirten ABD'nin önceki tutumu ve kara paranın aklanması ve terör saldırılarında kullanılması ile mücadeleye ilişkin uluslararası anlaşmalar ile örtüşmediğini’ ifade etti. Başbakan Saad Hariri ise ‘bu yaptırımlarla yeni bir eğilim gösterilmiş olsa da önceki yaptırımlardan farkı olmadığını’ söyleyerek mevcut hamleyi basit göstermeye çabaladı. Bu yaptırımların Temsilciler Meclisi'nin ve Bakanlar Kurulu'nun faaliyetlerini etkilemeyeceğini belirten Hariri duruma yönelik tavır alınacağının sözünü vererek meseleyi büyütmeme çağrısı yaptı.
Karara yönelik en sert tepki ise Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri’den geldi. “Hizbullahlı milletvekillerine yönelik yaptırımlar tüm Lübnan’a yönelik bir saldırıdır” ifadelerini kullanan Berri, Uluslararası Parlamentolar Birliği'ne ‘bu akıl almaz tavra karşı gerekli tutumun benimsenmesi’ çağrısında bulundu. Berri ayrıca ‘Amerikan demokrasisi dünya demokrasilerine saldırır mı oldu?’ sorusunu yöneltti.
Yapılan değerlendirmelere göre ABD'nin mesajı açık: Mevcut ABD-İran çekişmesinde resmî bir tutum alınması bekleniyor.
Besbelli ki gri tonlar artık Amerikalılar için kullanışlı değil.



Trump, İran'la iş yapan tüm ülkelere gümrük vergisi uygulanmasını öngören emri imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, İran'la iş yapan tüm ülkelere gümrük vergisi uygulanmasını öngören emri imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın dün, İran'la iş yapan ülkelere yüzde 25 oranında gümrük vergisi uygulanmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladığını açıkladı.

Bu durum, iki ülke bu hafta görüşmeler yapmış olmasına rağmen, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerginliğin arttığı bir dönemde ortaya çıkıyor.


Trump, İran ile yapılan görüşmeleri övdü ve görüşmelerin önümüzdeki haftanın başlarında yeniden başlayacağını doğruladı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, İran ile yapılan görüşmeleri övdü ve görüşmelerin önümüzdeki haftanın başlarında yeniden başlayacağını doğruladı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İran arasında Umman'da yapılan dolaylı görüşmelerin ardından Washington'un İran konusunda "çok iyi görüşmeler" gerçekleştirdiğini söyledi ve iki tarafın "önümüzdeki haftanın başlarında" tekrar bir araya geleceğini doğruladı.

Trump, hafta sonu için Florida'daki Mar-a-Lago'ya giderken Air Force One uçağında gazetecilere şunları söyledi: "İran hakkında çok iyi görüşmeler yaptık ve İran'ın bir anlaşma yapmak istediği anlaşılıyor."

"Önümüzdeki haftanın başlarında tekrar görüşeceğiz" dedi.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin başlamasından önce ABD elçisi Steve Wittkoff ve Jared Kushner'ı kabul etti (AP)Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin başlamasından önce ABD elçisi Steve Wittkoff ve Jared Kushner'ı kabul etti (AP)

Görüşmelere katılan İran heyetine başkanlık eden İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada "çok olumlu bir atmosfer" olduğunu belirterek, "Müzakerelerde bulunduk ve karşı tarafa görüşlerimizi ilettik" dedi ve iki tarafın "müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını" ifade etti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (EPA)İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (EPA)

Arakçi, görüşmelerin yalnızca nükleer meseleye odaklandığını ve Amerikalılarla başka hiçbir konuyu görüşmediklerini vurguladı. ABD ise İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin de ele alınması gerektiğinde ısrar ediyor.

İran Dışişleri Bakanı, görüşmelerin devam etmesi için Washington'dan ülkesine yönelik "tehditlerini" durdurmasını istedi ve müzakerecilerde izlenecek yolu her iki başkentle de istişarede bulunduktan sonra belirleyeceklerini açıkladı.

Müzakerelerin sona ermesinden kısa bir süre sonra Washington, İran'ın petrol sektörüne yönelik yeni yaptırımlar açıkladı; bu yaptırımlar 15 kuruluşu, iki şahsı ve 14 gemiyi hedef alıyordu.

Bunlar, ABD'nin haziran ayında İsrail'in İran'a karşı başlattığı 12 günlük savaş sırasında İran'ın nükleer programının kilit noktalarına yönelik saldırılarından beri yapılan ilk görüşmelerdi.

 Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, müzakerelerin başlamasından önce İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede (AP)Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, müzakerelerin başlamasından önce İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede (AP)

İran devlet televizyonu görüşmelerin dolaylı olarak yapıldığını bildirirken, Umman Dışişleri Bakanlığı Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamad el-Busaidi'nin her heyetle ayrı ayrı görüştüğünü gösteren fotoğraflar yayınladı.

Ancak ABD haber sitesi Axios, iki kaynağa dayanarak, Umman'da Arakçi, Witkoff ve Kushner arasında doğrudan görüşmelerin gerçekleştiğini bildirdi.

Umman Dışişleri Bakanı “X” platformunda yaptığı açıklamada, “Bugün Maskat'ta İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında çok ciddi görüşmeler yapıldı” ifadelerini kullandı. Bakanlık görüşmelerin “İran ve Amerika'nın pozisyonlarını netleştirmek ve olası ilerleme alanlarını belirlemek açısından faydalı olduğunu” vurguladı.

Arakçi daha önce de ülkesinin “herhangi bir aşırı talep veya Amerikan provokasyonuna karşı egemenliğini ve ulusal güvenliğini savunmaya hazır olduğunu” teyit etmişti.

X platformunda şunları yazdı: “İran, açık gözlerle ve geçen yılın acı hatırasıyla diplomasiye giriyor… İyi niyetle görüşmeler yürütüyoruz ve haklarımızı kararlılıkla savunuyoruz.”

Sıfır nükleer kapasite

Washington'da, Beyaz Saray sözcüsü Caroline Leavitt perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD heyetinin İran ile "sıfır nükleer yetenek" konusunu görüşeceğini söyledi. Leavitt, Trump'ın "diplomasi dışında birçok seçeneği bulunduğunu" belirterek, "tarihin en güçlü ordusunun başkomutanı" olduğunu vurguladı.

Görüşmeler, Washington'un Ortadoğu'daki askeri varlığını güçlendirdiği, USS Abraham Lincoln uçak gemisini ve saldırı grubunu bölgeye konuşlandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; İran ise saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağını belirtmişti.

Umman'ın resmi haber ajansı tarafından yayınlanan bir videoda, Ortadoğu'daki operasyonları denetleyen ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) komutanı Amiral Brad Cooper'ın ülkesinin heyetine katıldığı görüldü.

Görüşmeler, İran'da binlerce kişinin ölümüne yol açan protestoların yaygın bir şekilde bastırılmasından haftalar sonra yapıldı.

İranlı yetkililer, protestolara katılan "isyancılar"ın yanı sıra çoğunluğu güvenlik personeli ve sivillerden oluşan yaklaşık 3 bin kişinin öldürüldüğünü kabul etti.

İnsan hakları örgütleri ise daha yüksek rakamlar bildirdi. ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA, çoğunluğu protestocu olmak üzere 6 bin 941 kişinin ölümünü belgelediğini ve 51 bin gözaltı kaydettiğini belirtti.

Perşembe günü Trump, "Müzakere ediyorlar...saldırmamızı istemiyorlar" dedi ve ABD'nin bölgede "büyük bir filo" konuşlandırdığını söyledi.

Protestocuları desteklemek amacıyla İran'a saldırmakla tehdit ettikten sonra, ABD Başkanı odağını nükleer programa çevirdi.

Batı ülkeleri ve İsrail, İran'ı nükleer bomba edinmeye çalışmakla suçluyor; Tahran ise bu iddiayı reddederek sivil nükleer program hakkını savunuyor.

Görüşmeler başlamadan önce, Çin Dışişleri Bakanlığı, İran'ın egemenliğini, güvenliğini, ulusal onurunu, meşru haklarını ve çıkarlarını koruma konusunda İran'a desteğini teyit ederek, tek taraflı zorbalığa karşı olduğunu belirtti.

Gerginliğin artma riskleri

İran, yaptırımların kaldırılması için yalnızca nükleer meseleyi görüşmek istediğini ısrarla belirtiyor ve füze programı veya bölgedeki silahlı gruplara, özellikle Lübnan Hizbullahı'na, Filistin Hamas hareketine ve Yemen'deki Husilere verdiği destekle ilgili herhangi bir müzakereyi reddediyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters) ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)

Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, “Görüşmelerin somut sonuçlar vermesi için, balistik füzelerinin menzili, bölgedeki terör örgütlerine verdikleri destek, nükleer programları ve kendi halklarına karşı tutumları gibi belirli noktaları içermesi gerektiğini” kesin bir dille ifade etti.

 ABD merkezli Savaş Çalışmaları Enstitüsü ise “Tahran'ın ABD taleplerini karşılamada uzlaşmaz tavrını sürdürmesi, İran ve ABD'nin diplomatik bir çözüme ulaşma olasılığını azaltıyor” değerlendirmesinde bulundu.


Maskat görüşmeleri sona erdi… Devamı diğer başkentlerde yapılacak istişarelere bağlı

ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
TT

Maskat görüşmeleri sona erdi… Devamı diğer başkentlerde yapılacak istişarelere bağlı

ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi

Umman Sultanlığı'nda bugün gerçekleştirilen İran ve ABD arasındaki görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, iki tarafın bugünkü görüşmelerde dile getirilen mesajlar konusunda her iki ülkenin başkentleriyle istişarede bulunduktan sonra görüşmelere devam etme konusunda anlaştığını açıkladı.

İran ve Amerikan heyetleri, Umman arabulucusu Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi aracılığıyla mesaj alışverişinde bulundular. El-Busaidi, bugünkü görüşmelerin "çok ciddi" olduğunu ve her iki tarafın pozisyonlarını netleştirmeye ve ilerleme kaydedilebilecek olası alanları belirlemeye yardımcı olduğunu söyledi.

Arakçi, görüşmelerin atmosferinin "iyi" olduğunu ve bir sonraki oturumun tarih ve yerinin birkaç gün içinde belirleneceğini ifade etti.

Washington, Tahran ile yapacağı görüşmelerde İran'ın nükleer programını, balistik füzelerini, bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteği ve kendi halkına yönelik muamelesini de ele almak istiyor. Ancak İran, yalnızca nükleer konuları görüşmek istiyor.